27 Aralık 2010 Pazartesi

BİZDEN HABERLER


ah öksürük geçmedi gitti..kaç gün önce başlayan sevgili öksürüğüme sesleniyorum burdan.aldığım antibiyotik ve şurup etkili olsun artık.ne gece yatabiliyorum,ne rahat nefEs alabiliyorum.bitsede kurtulsam.

yiğitle bişeyler yapalım dedik.sevgili arkadaşım ayşegül ve kızı  duru dan kopya çektik ve pirinçli mercimekli ortaya karışık bir  kardan adam yaptık.

sonra hızımızı alamadık ve mercimek yılbaşı ağacı  yaptık:))
ama ağaçta tosladık.beğenmedik.mercimekleri fırlattık attık.zaten getirdiklerim yetmedi.yiğit avuç avuç saçtı etrafa.ben hoşlanmadım bu durumdan ve bakliyat aktivitesi sona eriverdi:)


cumartesi sabah görümcem geldi.bir süre bizde kalacağa benziyor..yiğitin durumunu tahmin edersiniz.bir önceki postumda yazmıştım.bize bir başkası gelirse durumumuzun ne olacağını..
herşeyi 2 günde yaşadık...her istediği yada istemediği şeyler için  avaz avaz bağırıyor.yerlere yatıyor,,

görümcem sigara içiyor.ben yiğitin yaklaşmasını istemiyorum sigara içerken.kadının ağzının içine düşüyor..ne yapsam oyalayamıyorum..bu sefer o hadi annenin yanına git deyince kızılca kıyamat kopuyor.
offf ben çok sıkılıyorum bu durumlarından yiğitin....normali yok.ya abartacak çok gülecek,yada ağlayıp tepinecek.ortası yok...

iyi yanı biraz gelene gidene alışsın.belki bu süreçte normal olmayı da öğrenir..diyorum. umudum varmı?? yok

dün gece kardeşim geldi bide.nişanlısı ile birlikte.amaaan yiğiti hayal edebilen varmı???
ikisinde tepesinden inmedi.rahat çay bile içemediler.
yiğite ayakkabı almış teyzesi..e teyzesi alır da yiğit ne yapar.yatarken bile ayağından çıkarmaz..

sabah gözünü açar açmaz ayağına baktı..ayakkabıyı gece çıkarmıştım.onun için bi sabah konseri dinledik yiğitten.akşama kadar ayağındaydı evin içinde..



ve yiğit bugünlerde olur olmaz şeyler istiyor.aşeriyor desem değil.aç desem hiç değil.obur desem o hiç değil..
badem istedi avutamadım gecenin soğuğunda çıkıp büfelerde badem aradık..
geçen kurabiye istedi.tuzlusundan
bu gecede kek istedi.damla çikolata bulmuş dolaptan..uzatıp anne kek yap diyor bide ..
neyse yaptık birlikte...canınız çekmesin...



25 Aralık 2010 Cumartesi

29 aylık yiğit


29. aymızın bitmesine 6 günümüz var daha.
2,5 yaşında bir oğlum var diyeceğim bundan sonra soranlara..ne kadar ilginç birşey söylüyormuşum gibi geliyor.2,5 yaş..vay bee.

bence çok bilmişliğin başlangıç yaşı bu yaş.
sokakta çok bilmiş,insanı laflarıyla zora sokan bir çocuk görünce bir kızardımki..bu ne ki şimdi derdim.
ama benimki yetişiyor şimdi onların arasına.ve kızmak ne ki hoşuma gidiyor,hatta dört köşe oluyorum bu hallere ben hahaha

29 ay gelişimlerimiz şöyle.
hareket zaten vardı.kat eklendi buna sadece.daha bir ışık hızıyla yapıyor herşeyi.bir bakıyorum bisiklete,bir bakıyorum arabaya geçmiş,
yine bakıyorum orda yok.nerde diye ararken odasında puzzel oynuyor.yok beni çekiştiriyor balkona çıkalım diye,ordan sıkılıp ayakbı giycemmm diye bir bağırma duyuyorum kapıdan biyerden ..
işte bu kadar hızlı..
sabah kalkınca babasını sorar.yatakta görüp rahatladıklatan sonra bıdı bıdı konuşur,akşam ne yaptıksa onları söyler.efendime söyleyim;  -otur? -ne için? -oyun oynalm..-dur ocağa yumurta koyup geleyim annem..       -hayıyy ağlama sesi apartmanda herkesçe duyulur..-bebeğim kahvaltı yapcaksın hemen geliyorum
sonra arkamdan gelir.ev ayakkabıları giyilir.mutfağı talan ederken kahvaltı hazırlanır
klasik hergünkü olay.

17 kg,--98 boy 29 aylık gelişim için iyi diyor doktor.
herşeyi merak eder.kesici aletleri görünce ellemek ister fakat çocuk makaş ellemez-çocuk bıçak ellemez der:)
ama çaktırmadan ellemeye çalışır.
bir paket A4 kağıt alıp çekmeceye koyduk.aklına esince kalem bulup yazı yazar.bazende kalemle yine koltukları yazar ve aaaa yiğit koltuk yazdı der.
merdiven çıkıp inme hızı benden hallice..ona diyecek yok.top oynamayı çok seviyor..
anneyi severmisin soruma evet. ne kadar soruma çok . dememe bu kadayy der,kollarını açar.

beni öp derim.yanaklardan birer öper.birde yanaklarımdan vargücüyle kendine çevirip dudak der.
dudak öpülmez annem,hasta olursun derim.dudak deyip.gözlerini pörtletir ve zorla öper beni..

20 diş geçen ay tamamlandı.huysuzluklarını diş çıkarmalara bağlıyordum kendimce bir sebep bulmak için.şimdi dişte bitti.huysuzluklar 2 yaş sendromuna kaldı,onun üstüne yıkıyorum herşeyi şimdi.

puzzel becerisi iyice gelişti.bir kere görüyor ve o parçayı nereye koyacağını unutmuyor.o parça tek ayrı biyerde bile olsa alıp boş biryere bağlamadan da olsa yerine koyuyor.
karışık oldu ama anlatabilmişimdir inşallah bu durumu:)
yenilerini almak lazım da ben tembelim.oynamak istemiyorum bugünlerde.oyun kurmak içimden gelmez oldu.
hafızasını güçlü buluyorum aylar sonra bile daha önce okuduğumuz bir kitabın içindeki karakter isimlerini unutmuyor.
gün içinde kitaplarından bazı paragraflarını okuyo bana aklından.
kayu babasına, kaayuu diye seslendi diyor
domuş tuyyadan ev yaptı diyor.
evimizde kuş vardı ,şimdi gönderdim gerçi de-yere yem dökünce bana şikayet ediyordu .hala hatırlayıp
kuş mama dötme.ıııh diyor.ona kızıyormuş güya

başka çocuklarla oynamak istiyor.yolda sokakta çocuk görse .az bile olsa göz kontağı kursunlar oynamak için peşine takılıyor.cinsiyet farketmez.
kendi cinsiyetitin pek farkında değil.yani ayrımcılık yapmıyor.
kitapta kız ve erkeği ayırt ediyor ama kendisine uygulamıyor henüz.

kıyafetlerini kendi giyinmez.çıkarmayı sever ama bana yardım eder elini sokmada,kolunu kaldırmada.zorlanmam.
bişey giymemeyi tercih eder.tehditle,yada arkadaşların hasta diye kandırmakla bişey giydirebiliyorum.

ben oyununa karışınca hiç hoşlanmaz.ben ellemeyeceğim.onun verdiğini oynayacağım sadece.lider o olacak.komik sesler çıkarırsa kesin gülmek lazım.yoksa üstüme çıkarda zıplar..
yan yan bakıyor bugünlerde.mimikleri çok değişik.hiç düşünmediğim şeyler yapıyor.
hala herşeyin tadına bakıyor.ağzına sokuyor herşeyi.geçen kendi tırnak makasının arda tarafının tadına defalarca baktığı halde yine baktı..oğlum büyüdün sen.niye sokuyorsun ağzına diyorum.arkasını dönüp sokuyor yine.yani illaki bakacak tadına.

benden görüp tırnak yiyor.ben sıkıntıya girince elimi ağzıma sokarım.yiğitte daha ileri.dün acı oje sürdüm.önce aldırmadan soktu elini ağzına.acıı diye ağladı.bende anlattım.bundan sonra ağzına sokarsan elini dilin uff olur dedim.aklında tutuyor.bakıyor tam sokacak.uff anne sokma ağzına tıynakı diyor..

dil gelişimininde çok ilerlediğini düşünüyorum.2 yaşında sadece anne baba diyen yiğit, şimdi söylemediği şey yok gibi sanki.yani kelime haznesi geniş ama ben kullanım alanlarına göre demek istiyorum..
ortama sevdiği biri gelince meyabaa diyor.
çocuklara sakız dağıtan yaşlı bir dede var.yiğit onu seyrek görmesine rağmen.görünce yanına koşup.merabaa,şakış vey dedeee diyor.gülüyoruz hepimiz.
tv deki izlediği karakterlerin isimlerini biliyor.luli tv izliyor yiğit genelde.
çıkan her karakterin adını biliyor.hatta masallar,olaylar aynı olunca sıradaki olayı bile söylüyor.

nete taktı bugünlerde,kendi videolarını izlemek istiyor.hatta bilgisayarı kendi açıp masaüstü simgelerini kaydırmış herbirini başka yere.daha önce 2 defa bilgisayarı bozdu.üçüncü olmadan resimleri dvd ye almam lazım.

yiğitte hiç olmayan bişey çıktı ortaya.o benim..herşeye o benim diyor.
gerçekten istediği herşey onun..
ama geçen parkta aynı kepçe başka çocukta vardı.yiğit gözünü kısıp koştu ve kepçeye yapıştı.çocuk 4-5 yaşında.pustu kaldı.yiğit o beniiim diye çemkiriyor çocuğa.
ben hemen kendininkini götürdümde bıraktı zor bela.

geceleri hala birlikte uyuyoruz önce.an az iki kitap okunuyor.daha çok iserde ben uyuyorum okurken.kızıyor uyuklarsam eğer.yanından kalkıyorum yada kalkmıyorum.benim yorgunluğuma bağlı..

çiş konusunda dertliyim.geçen kardeşim geldi.gözümün içine baka baka yaptı.devamı geldi.o günden beri söylemiyor arası bişey.bu da bir dönem diyorum.geceleri bağlamaya başlamıştım bez.geçen üst üste 3 gece unuttum ve hiç yapmadı.
benim çocuk değişik.gece değilde gündüz yapıyor altına.)

küçük-büyük  acı-tatlı gibi zıt kavramları biliyor üstünde çalışmamamıza rağmen.
bisikletini pedallarını çevirerek kullanıyor yaklaşık 2 aydır.
dün pedallı arabasınıda öyle kullandı.
renkler iyice pekişti.ara renkleri bilmiyor.sormuyor bende söylemiyorum..

bugünlerde mesleklere takmış durumda.ölye bir kitap alacağım .sayılardan 3-4-5-6-7-9-10 çok kullandıkları.
1-2 yi niye saymıyorsun diyorum.
sevmediğini belirten işaretler yapıyor.
ingilizce şeyler biliyor kardeşimden dolayı..ben ilgilenmediğimden kardeşim gelince bildiklerini sayıyor o gelince.yenilerini öğreterek gidiyor o da.

evde benden başkası varsa yiğiti tanıyamıyorum.dışarı çıkınca başka çocuk sanki.
herkes bana acıyarak bakıyor.bu çocuk haramıi gibi diyenler var.
durmadan ağlayan,saçını başını yolan,kendini yerlere atan bir çocuk var dışarda.
çıkıyorum bende birileriyle.yoksa sinirlerim harap oluyor.kendi kendimize takılıyoruz bugünlerde.
sadece yiğitle ben evdeysek harika oluyor.ama böylede olmazki.dönem dönem değilmi.?geçecek.(inşallah)

fotolar çarşamba günden.sahile gittik.hava harikaydı.eşimle sohbet etme fırsatı yakaladık birazcık.yiğit denize koşar adımlarla gidince.ve bir saat aralıksız denize taş attı....

21 Aralık 2010 Salı

cıvıtma durumları

bugünlerde gene dolu geçirdik zamanımızı. kardeşim izinliydi iki gün . yiğit için çuvalla altın buldu kadar oldu.:)
teyzesini çok sever.
bir o kadarda şımarır.
bir kaç örnek vereyim; 
1--çişini 2 yaşından beri hiç söylemediği olmadı.teyzesini görünce beyim ayakta gözümün içine baka baka 3 kere çişini yaptı. kardeşim biyere gidecek biz çişe gidince düşüncesi ya da teyzesi her dakka onunla ilgilensin diye yaptı.ama ne bu şimdi. yaparkende söylemiyor.şöyle gözucumla baktım.
birincisinde anlamadım tamam filan dedim.yıkadım ve değiştirdik.ikincisinde uyardım güzel bir dille.teyzen burda kalacak.bana ya da ona söyle diye. yapma başka eşofmanın kalmadı dedim.

yok hiç dememişim gibi ,haber vermeden ayakta-oturarak bıraktı yine gözüme bakarak.

dellenmeyimmi ben şimdi.kızdım ve hemen yoluna girdi işler.off işin garibi içimden hiç kızmak gelmiyor.

2--ocakta tencere var.şimdiye kadar hiç ocağa yaklaşmadı. kendi kendine yaklaşınca cıss.
yanayım anne dedi. ama bu kardeşim gelince ocaktaki yemek dolu ve sıcak tencerenin kulpundan çekti ya.inanamadım

başlarım senin dikkatine de çekmenede deyip yapıştırasım çok geldi gitti. ama ya yansa....
ya sabır çektim içimden .bu kız gidecek dedim.

attık kendimizi bolcana avm lere.yılbaşı süslemeleri filan geçirelim vakti yoksa bu çocuk iyice cıvıttı dedik.



ayy çok güzeldi.bu kutup ayıları uyuyor.nefes alıp verişleri görünüyor.çok tatlılar.insanın kucaklayası geliyor.


bunlarda müzisyen kutup ayıları.yiğit baya bir dolandı diplerinde:))


migrostan sonra karşıda birde lunapark var.sen nerden biliyorsun lunapark olduğunu.babası aylar önce bir götürmüştü de.kucakta yada arabada gezilmişti oralar.
naptın aklına mı kazıdın???
hemen nupark diye tutturdu.gittik.hepsine atlıyor.hava soğuk.minceeem diye tepiniyor.hemen herşeye bindi.
teyzemiz soğuktan dondu ben yiğitle koşturdum.kardeşime  foto.mak verdim. hadi sen iyi çekersin filan diye.yoksa dondu kızcağız da gitcem diye tutturdu:))hangisine kafa patlatayım ben..:)



20 Aralık 2010 Pazartesi

ben bu aşkın.....



Yanlız kaldığım çok ender zamanlarda

niye bu kadar duygusalım??
niye sevgiye bu kadar açım??
sevilmediğimi hissettiğimde niye gücümü kaybetmiş-hasta hissediyorum kendimi??...diyorumda
sebebini buluyorum bu resime bakınca...

ben bu aşkın çocuğuyum

29 yıllık bir evlilik ,ama hala her fırsatta birbirine böyle bakan bir anne-babanın çocuğuyum.

çok aşık olup kaçarak evlenmişler,benimde hatırladığım çok fazla zorluklara göğüs gerip,hepsini aşıp bu aşkı hala taze saklıyorlar....
aşkı bize öğrettikleri için onlara teşekürü borç biliyorum..

18 Aralık 2010 Cumartesi

yeni bloğum merhaba

merhaba yeni bloğumm..merhaba kuzum yeni günlüğüne..
yeni blog açmamın sebebi herkesin bize ulaşmasını engellemek.özellikle istemediğim bir grup varki,bizi ordan gözlemleyip,yaptıklarımıza bakıp,hayatlarını bile bunlara göre düzenliyorlar..
güya fikir veriyorlar ama son rürat gereksiz fikirler ve kızdırıcı davranışları var..
en iyisi bu.eskisini yanlızca sen ve ben göreceğiz.
bizi sevenlere de burdan heber verip, bundan böyle burdan görüşeceğiz..
seni çok seviyorum bebeğim..
bu sayfa gibi bizde hayatımıza yeni bir sayfa açalım.....

bugünlerde bizz

yiğit iyileşti şükür.antibiyotiği tam bitirmedik ama.
bu da benim eksi tarafım,hiç ilaç yanlısı değilim,e doktora niye gidiyorum o zaman..başka yolla geçirmeye çalışıyorum hep..
ben kendim için de öyleyim hiç ilaç almam.başım ağrısa bile uyurum geçer..
inşallah daha pahalıya patlamaz bu ilacı bitirmeme bize..yiğitime

nene limon kaynattım,zorla içirdim geçen hafta.anne acııı diye söylendi ama bir çay bardağı zorla içti kuzu bundan.içinde elma da var.



şu hırsızlık işi olmasaydı çok heyecenlanacağım şeyler olmuştu.
yiğite araya araya bir bez kitaplık bulamadım hazırından..
iyi dikiş dikerim ama annemlerdeki makineyi açınca yiğit başından gitmiyor.banada yapışık..biyere de gönderemiyorum haliyle..
dedim bende bir yere diktireyim.hayalimdekini anlattım.kadın önemsedi fikilerimi ama yinede tam istediğim şey çıkmadı ortaya..
kapımızın arkasına astık .
ben çok değişiklik yapan biri olatak evimizde hiçbirşeyin yeri sabit değildir.
en sabit olan yer kapı arkasıydı.
alçağa astıkki yiğitin boyu yetip istediği kitabı kendisi seçebilsin.
arkası sert deri.yanları da alengirli deri.cepleri de leopar yapmış kadın..:)
işte bu..


aktiviteler yapıyoruz bu arada.yağmur,fırtına derken çıkamadık evden bir süre.sıkıldı yiğit.
çıkartma yapıştırıyoruz bu aralar bolca.dolabının üstü hep çıkartma oldu.
hamurdan ne yapalım dedim kurt dedi.KURT mu?*
peki.bir kap dolusu kurt yaptık..yani kurt sever bir evlat hiç hayal etmemiştim.)))



oyuncak kutusunun üstünü kelebekle doldurduk.
onun tabiriyle KEBELEK..çok tatlı söylüyor.bazen bişeyi söylettirip söylettirip gülüyorum .o da beni güldürdüğünü anladı da.bücür ben kızınca bu numarayı yapıyor.
hey allahım ya.


bir avm nin çocuk için ayrılmış oyun köşesinde duvarda bu çıkartmayı gördüm çok hoşuma gitmişti.aldık yiğitle yapıştırdık.yiğit gelip gidip yıldızları söktü.dolabına aktardı.kedilerde düştü.şimdi orası dımdızlak.tek ay kaldı.aydede deyip onuda dolabına istiyor..o da düşer yakında.üstünden süngerle iyice bastırmak lazımmış yapıştırırken.
gerçi yiğitin minik parmaklarına hangi çıkartma dayanabilir.minicik parmaklarla benim açamadığımı hemen açıyor.
bantın ucu çıkmazsa yiğite veriyorum hemen çıkarıyor.
problemçözer bir kuzum oldu:)))

12 Aralık 2010 Pazar

pazar yazım

haftasonlarını pek sevmem oldum olası.
bana kalabalık olan, hep yeni başlangıçları,hereketliği anımsatan pazartesiyi severim en çok....
ama bu haftasonum gayette güzel geçti.
cumartesi sabah erkenden kalktık yiğitle.amaaan o ne soğuk yaa.
çocuklu olmanın verdiği durumla mı yoksa gençlikten mi hissedememişim bilmem ama en soğuk hava geldi bana şimdiye kadar ANTALYA DA.
her şartta dışarıya çıkabilecek olan ben, yiğitle asla bu soğukta dışarı çıkmam...
yani 1 güncük çıkmadık:))
işte cumartesi sabahtan işlerimi yaptım yiğitle mısır patlattık odasında yiyordukki kapı çaldı.oleyyy annemler gelmiş.
hoş beşten sonra yiğit kıpır kıpır bi dakka durmuyor.babamı sıktı üstüne atlamaktan güçten kuvvetten kesti. bende hadi bari migrosa gidelim dedim.kalkıp gittik.
ama dondukki ne donmak.yiğiti sardım sarmaladım ama biz donduk.ne soğuk vardı..

inanın minicik elbiselerle ,kısa kollularla dolaşanlar vardı.
ya ben soğuğu bimiyorum,ya insanlar çıldırmış olmalı..

eve dönünce türk kahvesi yapayım dedim.anneciğim çok sever.
yaptım salona koyup içeri gittimki geldğimde yiğit kahveyi dökmüş.
babam panik oldu ,ben birazcık kızdım.o kadar geniş alanda kahvenin yanını seçmişmiş oturmak için de,ondan dökmüş (dedesinin koruması bu)
neyse dedim bidaha yaptım.annem minderde oturdu yerde yiğitle oyun oynuyorlardı..kıpırtı(bu yiğit) bir o tarafa bir bu tarafa derken ikinci kahveyi de döktü.bu sefer kızmadım.dumur oldum sadece.

inat ettim içeceğim o kahveyi bugün.
babam acaip oldu gitti yattı.annemle bidaha kahve yaptık ve kıpırtıya rağmen içtik.hehehe

bugünde sabah kakaaa diyen bir sesle uyandım.hemen gözüm kapalı tuvalete gittik.ağlıyo.oğlum ne oldu.yok ağlıyo.iyi ağla dedim..
yaptı.yıkandık paklandık o ağlamayla:))
annemler oruç tutuyo.kardeşim geldi.yiğite kahvaltı yaptırdım.sonra biz yaptık ve başka bir avm nin yolunu tuttuk..koçtaştan cepli kumaş şeylerden baktım.istediğim gibi değil.dolandık.her gezmemiz yiğite yarıyor..
bu hafta alınanlar bunlar;


yiğit oyun hamuruyla oynamayı pek sevmiyor.bende sevsin istiyorum.
bu minik seti aldım , belki oklavasıyla açıp,bıçakla keserek vakit geçiririz.


bir önceki postta bahsetmiştim.yeni puzzelmiz bu.severek yapıyor.odasındaki oyuncakları zuladakilerle değiştirme zamanımız geldi..sıkıldı herşeyden.


meraklı miniği de aldık.fikriyeciğim söylemişti.yiğitte iş makinelerini seviyor diye.
yiğit bunu görünce hemen--ooo çimin abafı ---dedi.(tercümesi çimento arabası oluyor)herkesi güldürdü.kartların hepsini toplayıp.kafasını üstünden atarak.hopp dedi..
her yeni oyuncağa önce ilgisiz sonra yapışır benim oğlum


son olarak bunları aldık.seriyi tamamlayacağız anlaşılan..çok seviyoruz bunları.uzun olması hikayesinin olması,kitaptaki karakterlerin isimleri yiğitin ilgisini çekiyor.

birde alacak kitap bulamadım ,yani beğenemedim desem...şu kitap mimlerine bir göz atsam iyi olacak galiba..

birde şu an kullandığımız klavye ve mause aldım.kablosuz olanları yiğit koltuğunun altına alıp gezmeye çıkıyor.yolda başına işler açıyordu.sonunda bozdu:((
bende kablolu aldım şimdi..bakalım bunların başlarına neler gelecek..

10 Aralık 2010 Cuma

geciken oyuncak mimi:((

ahh oyuncak mimimiz vardı bir.sevgili bahriyecim mimlemişti de.ben vakit darlığından ve toparlayamamaktan yazamamıştım
halbuki çok beğenmiştim bu mimi
şimdi yazıyorum ahanda:))

yiğitin en sevdiği şey bu aralar puzzel ları.sabahtan akşama kadar oynayalım desem hayır demez.bugün yenisini aldık.daha fazla parçaları var.foto çekemedim.bir ara şeyederim:)


















tabi biz bunlarla başladık işe.hemen geçmedik zorlara.yaklaşık 1 yaşından beri çok severk oynuyor bunlarla.şimdi ara ara çıkarıyorum yine severek yapıyor.






bunlarla akşama kadar oynayabiliriz işte.
durun daha bitmedi...


birdede bunlar tabiki.bunlara son zamanlarda dahada sardı.havvanlı tamamda .sebzeliyi biraz karıştırıyor.yakındır bitmesi..


bu pedallı arabamız.pilsandan çok araştırdım.çok pahalı geldi bunun gibi büyücek olanları.bu baya ucuza geldi bana.evimizin yeni kalabalıklarından:)
bir odamız garaj zaten.2 bebek arabası.bir bisiklet ve bu araba..
bisikleti evein içinde oynayarak pedallarını çevirmeyi öğrendi.
şimdilerde dışarı çıkarıyoruz o pedal çevirerek bense koşarak dışarıdayız:)))


arab mezarlığımız var bi.eşime öyle diyorum da.alma alma--- diye bir yanıt geliyor hemen:))
araba mezarlığı diyemeyiz aslında.yiğit hiç bir oyuncağına zarar vermez.çook olduğu için böyle diyorum.




iş makineleri hayranlığımız devam ediyor.çöp arabası bulamadık ama bir.

bunlar da kitaplarımızın bir kısmı.bu aralar güzel bir kitaplık arayışındayım.yarısı çekmecelerde.yarışı odasında duruyorda yiğit benim gibi kıyamıyor kitaplarına.

bugün bim den yine araba aldık.bu seferkiler harbiden çok güzel.benim oynayasım geliyor da yiğitle güzel oynuyoruz.çocuk mutlu ben mutlu:)
resim çekemedim.o arabalarla uykuya yatıldığı için.
kaldırdıklarım cabası evimiz tam bir oyuncakçı dükkanı.ne yapacağız bunları biz.atalım diyorum yiğite.hayır diyor hemen.hiçbişeyi atmaya kıyamayan anası gibi....

8 Aralık 2010 Çarşamba

minik kuzu hasta



yiğit ne güzel 2,5 aydır hastalanmıyordu.
bende sevindirik olup her daim eşime ve anneme söylüyordum.
amaaa kendi elceezlerimle hasta ettim onu.
kaç sefer hasta insanlarla ve çocuklarla yakınlaştı ama yiğit hastalanmamıştı.daha 10 gün önce burnu yemyeşil akan bir kızla aynı fülütü bir o bir o çaldı da onda bile hastalanmamıştı.
ta ki ben çocuğa dolaptan yeni çıkmış yoğurt yedirene kadar.
çok sever kendileri yoğurdu.görünce biraz beklesin dedim olmadı.biraz ısıtsam ekşiyor.yesin bişey olmaz dedim.
ertesi gece öksürmeye başladı.dün değil ondan önceki gün fena öksürdü ve boğazı dolu ve de acıyormuş kendisi söylüyo:(((
hemen baktım kızarmış ve beyaz benekler var.
ben çok üzülüyorum hastalık durumlarında.çünkü yiğit hastalık durumlarında sabaha kadar uyumaz.ağlar.üstüme yapışır.
ateş olmadı ama boğazı kötü işte.
yiğit sebze çorbalarına bayılır.ne sebzesi olsa hiç hayır demez.hemen tavuk çorbaları,et suyu çorbarı yaptım ama doktora götürmeden içim rahat etmeyecekti.dün götürdüm ve yine antibiyotiği yapıştırdı:((
ve 250 mg lık.kilosuna göre öyle dedi.fazla bulmayın diye ekledi bir de doktor.
yiğit hiç sevdedi tadını.birde balgam şurubu verdi o ondan daha beter.kokusu bile kötü.
üzülüyorum bu hastalık durumlarında.en kısa zamanda geçmesi dileği ile......

7 Aralık 2010 Salı

annesinin kopyası ve yardımcısı yine iş başında

balkonu yıkamıştım.
yiğit odasında oyun oynuyordu.
10-15 dk sonra odasına baktım yoktu...
yiğit diye seslendim,ses yok..odalara baktım yok..
bir ses duydum uzaklardan.balkona baktımki yiğit benim söylediğim şarkıyı söyleyerek,benim terliğimi giyip balkonu yıkıyor..
amanın çok fena oldu bu çocuk:))


2 Aralık 2010 Perşembe

aydın gezisi fotoğraflarıyla:)

yiğitle aydına gitmeden bir antalya turu yaptık.bişeyler almak gerekiyordu..
kankası baran ile durup durup bol bol hasret giderdiler.
birbirlerine sevgilerini gösteriyorlar..kucaklaşıp öpüşüyorlar her fırsatta


bu resim annemlerin evinin civarında bir yet.suyu dağdan geliyor herkes burdan su doldurup içiyor.yiğit taş attı bolca oraya.doğası çok güzel.sonbahar görüntüleriçok güzel..


ve aydın yolculuğu



dedesinin arabasına binmek yiğit için paha biçilmez bişey.
hele öne yanlız binmek dahada paha biçilmez.
ama arkaya oturmak zorundasın diye anlatmaya başlarken ağlamalar başlıyor.
ne yapıp edip arkaya geçiriyorum ama bir sinir harbi yaşıyoruz.
ali dedesinin evinin önündeki traktörü görünce ayrılmadı baya bir yanından.
gidip iyice inceledik.hatta bindik.çok büyüktü gerçekten.ben bile bu kadar büyük bir traktör görmemiştim



bunlar kuşadasından görüntüler.sabah erkenden kalkıp kuşadasına gittik.hava baya soğuk ve kapalıydı.yiğit bişey yemedi akşama kadar diye içim hep buruktu ama olsun.yiğit çok eğlendi.
kumruları kovaladı biraz.daha sonra limandaki gemilere baktı.lazım değil şekeri yerken...





kuşadasının bende güzel hatıraları vardır.çok güzel zamanlar geçirdik burda..
benim dolaştığım sokaklarda yiğit dolaştı.hatıralarımla birlikte yiğiti takip ettim yollarda...