31 Ağustos 2010 Salı

en zengin yiğit 25 aylık bugün...

yiğit doğduğundan beri herşey onun üstüne,
--aman ses olmasın uyanır,bu gece huysuz onun yanına kıvrılırım,çocuk üşüdü klima aç,çocuk yandı klima aç,yemekler ona göre yapılır,evin düzeni zaten keza onun üstüne,biyere gidilecekse en büyük valiz onun olur vs. bu liste uzaaar gider.bütün ebeveynler bizim gibidir diye düşünüyorum:)
dün babamız çok yorgun olmasına rağmen beyefendinin isteği üzerine denize gittik,2 saat boyunca suyun içinde ördek gibi çırpındı,eşim ondan daha çok yoruldu,bende kenarda hakem gibi onu yap bunu yap talimat verdim:))



bugün eşim uyusun sabah birkerecik dedim,(gece 2 de geliyo ve kuşlara gidiyo,3 te yattı diyelim,) sabah 8:00 de yiğitin çığlık ve babaaaaa babaaaaa diye bağırmalarıyla uyanmasın istedim
topladım tası tarağı hadi oyun parkına dedim,avm ye (laura)attık gene kendimizi,
yiğit ordan oraya zıpladı,koştu,koşturdu,,birazcık olsun attı enerjisini



oyun oynarken en hararetli yerinde
ayyaaan ayyaaan diye söylendi yanıma gelip, gittik ayran aldık,içildi, sonra oyuna devam, sonra kubiyye kubiyye dendi allahtan kurabiye götürdüm yanımda (ama 7 tahıllı değil ,onu yemiyor,)verdim yedi,enerjisi bitenene kadar oynadı,tanıdık kızlar var orda çalışan (özge-neşe)bende onlarla güzel sohbetler ettim,dağıttık kafaları biraz,iyi geldi


sonra yiğit bulmaca çözdü,ağzının ayranıyla:)))karaladımı desem,yok yok çözdü:)))



sonra ordan çıktık ve yan avm ye (shemall)geçtik,D&R a bakmaya,yiğite o minik hikayelerden almaya gittik,içeriklerine baktık ve 3 tanecik daha seçiverdik..(bu seri halinde de satılıyor ama açıkta var,içine bakmadan almak istemiyorum,çünki hikayelerinin hepsi aynı ayarda güzel değil )


birde yiğitin tutturmasıyla bunu alıverdik,,aslında 1 kitap ,arkalı önlü yapışık,,baktı ve anında sevdi.ben baktım güzel hikayeleri ve resimleri var,



demem o ki en zengin yiğit,sevgininde,somut şeylerinde en güzel yeri onun:)
allah sevgisini hep içimde-- varlığını herzaman yanımda tutsun:))
yiğitim bugün 25. ayını doldurdu,,nice 25 aylara bebeğimm

29 Ağustos 2010 Pazar

7 tahıllı kurabiye



sabah erken kalktık kuzumla ,erken kahvaltı yapıyor diye 10 gibi acıkıyor tekrar ve elma,havuçtan sıkıldığı için çubuk kraker yemek istiyor ,bende istemiyorum ,abartıyor bazen

neyse bende bir kurabiye yapayım dedim,7 tahıllı un,pekmez,yoğurt ve tereyağından işte bu kurabiye çıktı..daha öncede normal undan yapıyordum..
7 tahıllı un birazcık tuzlu o sebeple ilk yiyince farklı geliyor ama yiğit çok severek yedi,hemde 2 tane yedi ve doydu, arasındaki tahılları çok sevdi..

28 Ağustos 2010 Cumartesi

yine dolu dolu

evet yine dolu dolu bir gün geçirdik,dün gece hiç uyanmadığı için ve bende çok yorgundum..
yiğiti odasına atıp gece fosur fosur uyumamdan dolayı,uyandığını hiç farketmedim,yoksa odasında nefes alışını bile duyarım kendi yatak odamızdan:)

sabah 7:30 da uyanmış ve gelmiş başıma kalk diyor,:)annemm diyor:) kalktım sersem gibi,çişe götürdüm yiğiti ,en sevimli haliyle..
beyefendinin kahvaltı faslından sonra acaba nasıl bişeye daldırıp ben biraz daha yatarım diye planlar yaptım.,,baktım kanacak gibi değil,gidip en soğuğundan su çarpıp yüzüme işte başlıyoruz dedim,:)




ilk aşşaa dedi,aşağı inecekmişiz,neyse kaptık bisikleti indik,kargalar b..kunu yememiş,,
yan apartmandaki arkadaşı ekin ali lerin ziline basacakmışız,,,hatta evlerine çıkalım hareketleri yaptı,ama onların misafirleri varmış diye binbir lafla anlattım ,
derya tamam gelelim dedi 15 dk.ekin ali de yiğitin sesini duyunca bir fena oldu çünkü oracıkta:)
yiğit çok özlemiş arkadaşını,bir sarılma-öpücük faslından sonra oynadılar biraz,
onlar gidince yiğit sıkıldı ,baba motot dedi,babası kalkıp motora bindirsin miş, ooooldu sabahın köründe kalkarmı adam gece 2 de gelmiş..

bende dedimki -hata ettim tabiki,gel kırtasiyeye girelim dedim,oyy,boya demeye bir başladı ki,,parmak boyası yapalım mış.evde kutuların dibinde biraz var sanıyordum,kurumuşlar hepsi...
eve geldik baktık boya yok,tamam alalım diyorum,ağlamaya başladı --boyaaa boyaaa diye,
genellikle yiğiti başka bişeye yönlendirebilirim,ama bu sefer imkansızdı,birey olduğunu iyice kanıtlama günüymüş,neyse boya diye bağırdı durdu,geçer dedim geçmedi,hatta dahada şiddetlendi boya uluması..
boğazın acıyacak ,hadi gel alalım gidip diyorum o hala ben onu başka yöne çekeceğim diye kabul etmiyor,babası uyandı o ara,
hemen aşağı koşup aldık boyalarıda
hepimiz gittik,ben yalnız gidemezmişim,babasızda gidemezmiş ,o da gelmek istiyor boya alma harekatına...hepimiz toplanıp yiğite boya almaya gittik evin altındaki kırtasiyeye.
derken birazda gezelim dedik birde yiğite tuvalet adaptörü aldık,callio lu..



eve gelip hemen boyamaya başladık,boya atletimizi giydik başladık kirlenmeye,ama gerçekten çocuk boya istemiş,,sessiz sedasız bir oynadı ki,içi açıldı desem yeridir.
zevkten kendinden geçti ,
rüzgar halıya devirdi boyalı kağıdı,benim o ara gözüm döndü,hemen leke çıkarıcılar,bilmem ne getirdim genede kaldı birazcık,:(( başlıcam boyasına


buda boyadan son haller,suyunu çıkarttı,boyaları bitirdi,
halı kirlendi,ben kirlendim,yiğiti zaten söylemeye gerek yok,1 saat banyodan çıkamadık,,



bir ara banyoda yıkanırken kakam dedi,hah işte dedim hemen getirip şu aleti hadi buna yapalım dedim kakayı,suratı buruştu,ama eline 2 tarak verdim onlara bakarken oturttum,zorluk çıkarmadı,ama kaka da yapmadı,yarın sabah kesin,,
2 günde bir yapmaya başladı..şeftali-muzu çok kaçırdık heralde bugünlerde..

27 Ağustos 2010 Cuma

bizim yiğitin çiş halleri


yine gezmeler var bizde,annem çok şükür iyiye gidiyor,hastaneden çıktı evde devam edilecek tedavisine,eve gitsem bir türlü gitmesem bir türlü,,
gidersem yiğitin tavan yapan huysuzluğu var,orda beni dinlemiyor bile,evde yalnızken göz göz iletişime geçebiliriz,ama orda asla..yardımım pek olamaz anneciğime,hatta zararım bile olabilir ..evde durayım bari diye karar verdik birlikte anneciğimle,,
gerçi evde de durduğum yok,evde eksik bitmiyor,malum eşimde full çalıştığı içün eksikleri almak,yiğit le bana düşüyor,geze geze,parklardan çarşılardan geçerek eksiklerimizi alıyoruz,,


kale kapısında gezinirken yerdeki minik kedilerden ayrımak istemedi,

geleyim sadede...çiş işleri de devam ,sekmeden..olduk sayılır,sayılır diyorum çünki hala tam söylemiyor çişleri,ben götürüyorum çişe,her defasındada az da olsa yapıyor...
Olduk diyebiliyorum çünkü gece kaçırmıyor,akşam yatırdığım gibi sabah 6-7 ye kadar yapmıyor,çişi gelince ise ya ağlıyor o saatte yada kalkmadan 8 de ayaktayız,kalktıktan sonra uykuya tekrar dalıyor,kendi kalkıyor o saatlerde çiş için yoksa bana kalsa kaldırmam,uykusundan uyandırmaya kıyamam
Kakaları ise söylüyor,söylemesede anlaşılıyor,hani bilirizya ne zaman yapacaklarını,bişey yedikten sonra filan...

Geçen dışarda yemek yedik,kaka dedi poposunu tuttu,bazen çişe de kaka diyor..teyzesine götür dedim,gittiler gelmezler,gözüm yolda,5 dk yı geçti,hemen koştum wc ye ki,yazık kardeşim boğuşuyor bizimkiyle..kaka yapılıyor,tabi klozete oturamaz,korkmuş yiğit yabancı biyerde yapmaktan,beni görünce rahatladı,teyzesi benim kadar rahatlatamamış.neyse yaptı bitti..onlar temizlenirken bende orayı hallettim,neyseki kolay temizlendi,
Bu dışarda yapma olayını ne yapacağız yanımızda adaptör taşıyacak halimzi yokya,
her kolozete de çocuğu oturtacak halimiz yok,böyle idare edeceğiz bir süre daha,,
fikri olan varmı??,
Yiğit dışarda yapmaz diyordum --yaptı--
...ıslak mendil kutusu bitti,allahtan yanımda dezenfektan da vardı,ter içinde kaldı kardeşim,orucunuda yeni açmıştı,,yiğite seni çok seviyorum,yoksa katlanılmazdı bu olay dedi,,Eve gelip hemen yıkandık
Ben hiç düşünmemiştim katlanılabilirliğini bu olayın,her şartta katlanırım zaten,şikayet etmeden,canımdan can çıkmış.. o benim:)))
kardeşimde öyle dedi,abla sanki o benim de canımdan çıkmış gibi dedi,yoksa zor bir durum geçirdik dedi,,yazık hiç bilmiyor zavallı ,üstesinden gelmiş
boşuna dememişler teyze anne yarısı diye

--canım kardeşim,,,benden 6 yaş küçük,onu ben büyüttüm diyebilirim,,annem hep çalıştığı için bana emanetti o,annem güvenir giderdi,kardeşim çoğu zaman bana anne derdi..1. çocuğum o gibi sanki benim..2. yiğit gibi sanki.
Şimdide o benim çocuğuma 2. anne gibi..--zaman--..

bezsiz olması çok güzel.popuşta bez yok,isilik derdi yok,bez değiştirme yeri aramaya gerek yok,(gerçi yerine başka şeyler geldi ama ).bez taşıma derdi yok,bez parası derdi yok,evde bile ayrı bir bez çöplüğü yapmaya gerek yok,banyodan hemen sonra heryerde giyinebiliyor,ayakta bile....bu hali benim çok hoşuma gitti
ha birde sandalye gibi lazımlık almıştım ona oturmayı kıyafetle bile reddeti yiğit,evin altından plastikçiden almıştım,bende geri verdim onu,napayım kalabalık olmasın istedim,yarın klozet adaptörü alacağım,bugün baktım beğenmedim..

bide caillou kitabı aldım bugün,başka güzel kitap bulamadım.
yiğit sever de izler belki diye,pek sevmedi,hikayesi ondan güzel kitaplar var elimizde,ama kayu kayu diyor sanki 7/24 izliyor gibi :))
birkaç güne kadar sever belki..okumamı istediği kitapları kendi seçiyor beyefendi
Poni ve dodi revaçta bugünlerde.gazeteden yiğit doğmadan önce aldığım bir dergi..

26 Ağustos 2010 Perşembe

annem hasta


evvelki gün annemle günlük rutin konuşmalarımızdan birini yapıyorduk,annem dün için hastaneye yatacağını söyledi,sebebini biliyordum,çok kötü bir problem için değildi ama işte hastaneye yatmış olması beni üzdü.eşim ve kardeşim izinlilerdi,gittik bizde..
insanın sevdiğini ,(helede hep güçlü gördüğün ,sonuna kadar yanında olan birini )hasta yatağında serumlarla görmek ne üzücü,bastım ağlamayı,üzülme dediysede susturamadım kendimi
kadın olmak başlı başına bu problemlerin varlığı zaten,her kadının başına gelebilecek rahatsızlıklar ama şu an hasta yatağında yalnız işte..
2 kız kardeşiz ama kardeşim çalışıyor,bense çocukluyum,yanında olamamak beni burda çok üzüyor,
100 tanede çocuk yapsak zor anımızda demekki yanımızda olamayabilecekler :(

yiğit yolda gideren çok neşeliydi,havuç verdim bitane eline,bir babasına bir teyzesine şımardı,havucu ortasından fare gibi kemirdi,eline verdiğim yiyecekleri değişik şekiller yaparak yiyor bugünlerde,
annanen nerde dedim,
--işş diyor (hep öyle bilir çünkü)
--hayır annem uff olmuş dedim,(boş boş bakmaları vardır yiğitin arada.benim gibi)

hastane odasına gidince anlam veremedi annemin hasta yatağında olmasına,annanneee diye bağırdı,bir güldü bir duraladı,(gördüğüne sevindi ama böyle gördüğüne şaşırdı)kolundaki serumu ,serum hortumunu inceledi,uff dedi,yüzünü buruşturarak,
hep sürtündü dibinden ayrılmadı annemin,anneciğime de iyi geldi bu
allah kimseyi hasta etmesin,sevdiklerimiz hep yanımızda olsun ve sağlıklı olsun:) :(

24 Ağustos 2010 Salı

son aktiviteler

bizim eve bim çok yakın,tabi bizde bim oyuncakları müdavimiyiz,
bahriyenin kereme aldığı aldığı puzzldan bizde aldık,hem ucuz hemde tam bize göre,
yiğitin favorileri şu sıralar,hazır sıcaktan çıkamıyoruz evden,bari işe yarasın
bisiklet dışarda 15 tl, bimde 6.50 idi.yiğit oynuyor kaç gündür,kafası şişense benim,çünkü acaip gürültülü bişey,puzzl 4 tl





bunu ise çok zamandır planlıyordum ama ,içeriğinin güzel olmasını istedim,çoğunun içeriğini beğenmemiştim almadım,bunu beğendim,29 harften kavramlar,sesler var,alfabe şarkısı filan var,(alfabe halısını biliyorsunuzdur,onun aynısı içeriği)
yiğit çok severek oynuyor,çok kelime öğrendi burdan


birde kitaplarımız var,alalı çok oldu ama yiğit bunlara 2 tur bakmadan uyumuyor şimdilerde, D&R uğramadan geçemiyorum avm lerde,hem uygun hem seçenek çok,ordan aldım,
minik kitaplar çok güzel,hem küçük yiğitin eline göre,anlatımı çok güzel
D&R da da var başka yerlerde de var,uygun da 1 tl..


22 Ağustos 2010 Pazar

derya kuzuları bunlar


bu sıcakta sadece denize gitmek istiyorum,park filan sıkar oldu beni,yiğit herzaman olduğu gibi çok zevk alıyor parktan ama ben almıyorum,
karşılaştığım arkadaşlar filan hiç zevk vermiyor bana,eski neşem kalmadı
yine bir değişiklik arama yolları göründü
geceden eşimden randevuyu aldım denize gitmek için,
sabah kalkar kalkmaz yiğiti doyurdum ve hazırlandım,
denizde aldık soluğu,
yiğit nereye gitsek bana yapışkan bir vaziyette,kolumu tutuyor,sıcak basıyor beni,kolumu çeksem,kucağıma yerleşiyo,
sürtünüyo kedi gibi,kendini sevdiriyo,hertarafını öptürüyo ,tamam da ....


allahtan deniz var derken simite binmiyo ve gene yapışkan modeldeyiz:((
babasınada gidiyo ama çok az,gözü bende,kafasını göğsüme koyuyo,beni öpüyo,ilgilenmezsem,ki bu gözgöze gelmek demek onun için,yaygara kopuyo,


deniz kurtuluş oldu bana biraz,hiç çıkma deseler çıkmam sudan bu aralar,
hava serinledi diyorlar,hiç bana gelmedi bu serinlik
anlamadım bile,deniz suyu kaynıyordu bugün,nasıl serinledi hava bilmem
yok yok yine bir değişiklik yolları göründü bize

çiş işleri mi??
3 gündür hiç bez bağlamadım,gece bile,dün gece hiç yapmadı ,sabah 6:30 da kaldırdım,yaptı gene yattı 8 e kadar,kalkınca gene yaptı,gün içinde pipişi tutarak yanıma geliyo yapıyoruz,ama kaka işi bozuyo.hergün yapan çocuk bugün yapmadı,ara ara kaka dedi,genede yapmadı,yarın kahvaltıdan sonra gözlüyorum yolunu:)))))
geceleri gündüzden daha kolay atlatıyoruz sanıyorum,kaka işinide bikere yaptıkmı yiğit az buçuk kurtulacak..bi kereden sonra ben ona kabul ettiririm ,analatırım ama bi kerede iş....
hiç bitmeyecek bu bekleyişler..
hamileyim,9 ay bekle,doğur
gazları bitse de,bitsin
dişler var (halada çekiyoruz)
emzik bıraktı,meme bıraktı,çişiydi,kakasıydı
daha okuluydu,bilmem nesiydi,
hayat çabalaması dedikleri bu olsa gerek
tam ortasındayızda haberimiz yok
bu kovalamacanın neresindeyim diye düşündümde,cevabınıda dakkasına verdim,tam ortasındayım

kuzuma kıyamadım,park ne kadar sıkıyor desemde aldım gittim hemde iftar saatinden sonra,,8 de
meğer park yeni açılmış
bir çocuk yığıldı ki ,,,2 kız arkadaş buldu kendine 2,5 yaşlarında
oynadılarda oynadılar,eve getiremedim,neyseki onlarda aynı anda kalktılarda,ayrılabildik,yarın gene buluşma sözleri ile
herşey onun için, bizim duygularımızın onunkinin olduğu kadar önemi yok şu sıralar

20 Ağustos 2010 Cuma

ÇAKMA DOĞUMGÜNÜ


gerçek doğumgününden sonra yiğit muma takmış durumda,pasta görse,mum görse,doğumgünü şarkısı duysa (ki minik laptopta var bitane) (her gün 100 defa dinliyorum) annee mum diyor başka bişey demiyor,off dedim sonunda
öğlen eşim dışardaydı ,aradım ,minik bir kek al gel dedim,evde mum vardı,hani bakkalda markette olanlardan,topkek bile olur,bizimki anlamış sebebini söylememin,git sen resmen yaşpasta al gel,,bide kakaolu :P
sevmediğimi bilir,kendide kuş gibi yer..ne gerek vardı dedim,oğlumun canı sağolsun,ayda bir kere doğumgünü yaparız diyor..
e aldmış babası öğleden sonra kuzuya çakma bir doğumgünü partisi yaptık,kendi aramızda:)))))





2 tane mumu dibine kadar bir yak bir üfle bitirdik,bir ara üstüne çok eğilmiş,kaşından birascık yanıvermiş,anneee diye bağırdı,KOKMUŞ...baktım bişey yok..cık cık cıkkkk

19 Ağustos 2010 Perşembe

bizim işler


vallahi ne yalan söyleyeyim,yiğitten ziyade ben hazır değildim galiba bu çiş eğitimi işine,ne gerek var,bağlıyorum bezini istediği zaman yapsın,
ben zaten böyleyimdir kendim hazır olmam gerekir,meme de,emzikte de bu böyle oldu.yavrum hiç problem çıkarmadı,ağlayıp mızlamadan kabul etti benim istediklerimi..
ama şimdi iş değişti,bez hep kızarıklık yapıyor yanlarda,akrasında yavrumun,
birde bez bağlamayalım diye beze --kötü annem bu,çıkaralım demiştim,sende çişini bizim gibi tuvalete yap--,beyefendi şimdi beze kötü diyor başka bişey demiyor,bekledim geçer diye ama yok
daha bırakmadık bezi,gündüzleri dışarı çıkarken bağlıyorum-- dedimya ben hazır değilim,üstüne birazcık düşsem kabul edecek yavruşum hemen,
neyse yaptıklarımı yazayım
1 hafatadır filan gündüz hiç bez takmadık,çişleri için banyoya götürüyorum,--kork diye diye yapıyor.korkuyormuş,ama beni kandırıyor,--niye korkuyorsun annem diyorum..
gülüyor...korkmuyormuş yani
gece tabiki bağlıyorum
gündüz 1 dak geç kalayım hemen yapıyor altına,kazalarımızda oldukça fazla
yani ben tam düşmüş değilim üstüne,ön fikir veriyorum yiğite sadece

parka gittik bugün.bez bağlamadım yanımada 4 tane alt aldım,arada sordum çiş varmı diye,hemen yere çömelme pozisyonuna geçiyor garibim,--çişş diyor bide,ama yapalım desem istemez,ben peşindeyken,kaydırağın altına gitti,napıyosun demeye kalmadı çöktü çiş diye diye gözüme baka baka yaptı,olsun dedim değiştirdim,beni öpüyor,annem diye sarılıyor
büyük kazamız da oldu 2 defa,ama bunu yazmasam daha iyi,dün akşamda kakasını söyledi ama tuvalete oturmayı reddetti,o sebeple baz bağladım hemen ona yaptı,yaptıktan sonra ağladı bide
hemen sakinleştirdim,---olabilir annem filan diye,olsun sen bezine yap dedim,hemen yüzü aydınlandı kuzumun.
işte bizim işler böyle,,bi kaç gün sonra tamam olduk biz diye bir yazı yazabilirim...belkide şimdilik erteledik diye de bir yazı yazabilirim..yiğitin gidişatına göre yapacağız bişeyler..yavruşumu zorlamak istemem,evdeyim nasıl olsa,ne zaman isterse o zaman,kendini ne zaman hazır hissederse o zaman,onun tatlı yüzünün gülmesi her eğitimden,her başarıdan daha önemli benim için



dün eşim izinliydi,sabah erkenden denize gittik,yiğiti normal yuvarlak simite koydum ,yinede istemedi yaww,bir babasına bir bana yapıştı,kucakta ama hareketli olacakmış,on kolumuzun olmasını istiyor bu çocuk...
bir bana atlıyor-anneemm diyor
bir babasına --babaaaa diyor
sevgiyle sarıldığımızı anladığındada çığlıklarla gülücükler,..anlatılması tarifsiz sevgi gösterileri yapıyor,
sonra eve geldik,yemek hahzırlayayım demiştim,kardeşim geldi,yemek yedik ,yiğit tam çıldırdı,oyy,teyzeee diye koşuyor evin içinde,zorla öptürüyor kendini,bildiği tüm kelimeleri sayıyor,
sonra kardeşimle laraya gittik,işlerim vardı biraz,sonra bir avm ye attık kendimizi,sıcaktan bayılmadan,serinledik,kahve içtik,sohbet ettik
uzun zamandır sıcak bir içecek içmemiştim, (ben sevmem hiç çay ,kahve,kırk yılda bir anca) bana o kadar iyi geldiki,kendimi bekar günlerimdeki gibi hissettim...ne alakaysa
yiğiti evde uyuttum,babasını da yanına yatırdım,2 saati geçti gelmem,
geldiğimde hala uyuyorlardı.yarım saat sonra uyandılar,ohhh dedim,yoksa yiğit beni arardı hemen,bulamazsada zırlardı babasına
yeni öğrendiği çok kelime var ,hala cümleye geçemedik desem yeridir,
annanüs--asansör
en çok güldüğüm şey bu ,bugünlerde
ben sormadan ,asansörü gösterdi ve annannüs dedi,anlamadım --annee annanüs dedi
koptum orda zaten,deli yawww
118 80 reklamındaki --taksi diyorya..yiğitte --taksit diye diye bağırıp koşuyor evde..

birde yarın evin yakınında yeni açılan bir kreş var oraya gitmeyi düşünüyorum,oyun grubu yapmayı düşünüyorlarmı kışa sorayım,hemde ortamlarını göreyim..yiğit sevecekmi???
değişik oyuncak ve ortamı olan heryeri yiğit sever ,hemende alışır genelde..oyun grupları yoksa bile,ben burda tanıdığım en az 5-6 anneye söyledim,hepside süper olur diyorlardı,bakalım yarın bir görüşeceğim,
kimse gitmese bile günlük kullanım oluyormu onu öğreneceğim,
belki çüşşş derler,günlük kullanım mı:)))))
napalım bakacağız bi
günlük kullanımı şurdan çıkardım,arkadaşın biri o kreşe gönderdi 2 gün çocuğu,sonra göndermemeye karar verdi,e günlük parasını bari ver demişler,biraz kızdım ama ben bakım istemiyorum ordan,yiğit eğlensin,enerjisini boşaltsın orda yeter
hem tanıdık eski komşuların kardeşiymiş kreşin sahibi,komşuyu arayayım yarın bi
taktım kafaya bu gün.iyice düşündüm,
eşime söyledim,naparsan yap,kafaya takmışın sen zaten diyor :))))))

16 Ağustos 2010 Pazartesi

küçük tatil

tatilin ana vatanındayız ama evde olunca yada hep aynı yerleri ziyaret edip görünce tatil gibi gelmiyor.denize gidiyoruz,pikniğe gidiyoruz,parklar bahçelerde açmaz oldu,yolculuk yapmak,eziyet çekmek istiyormuş canım...
toplandık annemlere gidelim dedik yiğitle,değişiklik olur ,hazır babamda yıllık izindeyken yiğiti biraz veririm babama ,ben kafa dinlerim birazcık dedim
:(((
hemde özlemiştim,ne zamandır gitmedik,annem çalışıyor napalım yalnız,
sonunda 2 gün izin aldı annem ve bizde 4 günlük tatil yaptık kuzuşla
tatil denirse tabiki,yiğit olmadığı kadar şımarık ve gürültücüydü ..
bende olmadığım kadar tahammülü az ve somurtuktum,,
ama yinede sağolsun anneciğim ve babacığım huysuz yiğiti ve somurtuk beni mutlu etmek için ellerinden geleni yaptılar :D

















canım babacığım yaylaya götürü bizi,,
burası yolu,
yemyeşil dağlar,ağaçlar,


yiğit yolda giderken sürekli mızıkladı ve kucağımdaydı,yolu kıvrımlı ve yokuş yolu kucağımda bir o tarafa bir bu tarafa dönerek geçirdi,
neyseki gider gitmez bir park buldu ama orayı da beğenmedi,
sıcaktan ısınmış demir kaydırakları,çubuk merdivenleri, korumasız salıncakları vardı ve bizim yiğit beğenmedi işte binmedi


bu meyve bizim bahçenin nektarin leri..üstünün beyaz olduğuna bakmayın ,yıkayınca geçiyor ve harika tatları var



bizim bahçenin şeftalileri,pazardaki şeftalilerin aksine küçük ve çok sertler,tam benim istediğim gibi,


















annemlerin yayla evinin hemen bitiminden başlayan dağ...ağaçlar o kadar güzelki,fotoğraflarda o kadar güzel görünmüyorlar,ama yakından gerçekten bir doğa harikası,,bunu eve kapana kapana ve böyle güzellikleri görmeyerek özlediğimi hissettim


renk uyumu çok güzeldi,

















kuzuş,annem ve ben yere kalın bir minder serdik,sırtüstü uzandık ve gökyüzünü seyrettik,yiğite geçen bulutlardan resimler anlattım,tabi o bir ara beni uyutup kaçmış,gözümü açtım yiğit yok,bahçenin diğer ucunda,annemle çok güldük bu duruma,bende yaparmışım aynısını,















yiğit uyusun diye gözünün içine bakıyorum her zaman ,uyuyunca da başında bekleyip uyansın diye bekliyorum,nasıl bir his,nasıl bir tezat davranış ....minik ellerine ve kirli tırnaklarına bakıp bakıp canımmmm dedim














en komiğide ağzında elmayla uyumuş olması,foto çekemedim gülmekten,kımıldayıp düşürdü o da..beyaz çoraplarla gezmeği yer kalmadı ama altı tertemizdi günün sonunda













yine bizim bahçeden siyah erik,hiç sevmem,yeşilini tercih ederim ama çok güzel görünüyorlar değilmi??
yiğite yesin diye verdim gool diyerek yere fırlattı ve tekme atabileceğini sanarak üstüne bastı,ezdi eriği,,sonra buruşuk suratla bana baktı



ağaçlar içindeki yayla evlerinden bir resim,karşımızdaki ev,aramızda göl var o evle









babcığım bizi çok serin ve şelalesi olan bir yere götürdü,pazarı vardı,
elma aldık yine,incir aldık,mısır aldık,serin olunca herşeyin tadı bambaşkaydı,
hatta dağlarda yaban dağ keçileri vardı
herkes onları görmek için çook uzak yollardan gelmişler
benim ilgimi çekmedi,yiğitte göremez zaten ,taa tepede yerlerde
babam boıl bol yite göstermeye çalıştı ,yiğit görmüş gibi sevindi babam gördü sandı dahada zevkle gösterdi
sadece ben bildim görmediğini:))









pazarcıların korkulu rüyası odu yiğit...
hemen hemen her sevzeyi meyveyi elleyip yerlerine koydu
yiyeceğini sanıp verenler oldu,o bize taşıdı bizde geriye,
momandiz(domates), diye bana gösterdi
şelaleye bakarak ooooo diye kollarını çırptı,soğuktan üşüdü biraz


herşey çok güzeldi
çiş çalışmasında bu çocuk banamı inat ediyor bilmiyorum,annem götürüyor 1 dk içinde geri geliyorlar,yaptı çişini diyor annem
birlikte gidince yapmıyor,bekliyor,
ah anneciğimin vakti olsa yiğitle ilgilenirdi zevle

12 Ağustos 2010 Perşembe

annesinin yardımcısı

çalışan annenin çalışkan oğlu yiğit...

:)))haftada bir halı yıkıyoruz,hem serinliyoruz,hem temizlik işleri,

e bide yardımcı olunca çok daha kolay





11 Ağustos 2010 Çarşamba

yiğitle deniz keyfi...

bugün eşim izinliydi,orucun ilk günü dedik, gitmesekmi acaba dedik ama baktımki yiğitin sıcaktan ve terden isilik olmaya başlamış popuşu ve boyun altını görünce gidelim dedik,ne kadar çok kalabalıktı.ramazan dinlemiyor tatilciler...eşimde çok yoğun çalıştığı için açıkçası bulduğum fırsatı kaçırmak istemedim,gittik
yiğit herzaman olduğu gibi denizde çok eğlendi,kuzumm
ben kenarda bol bol fotoğraf çektim, eşimle yiğit denizin tadını çıkardılar öğlene kadar...


tam alışamadı diye geçen yılki şemsyeli botunu kullanalım dedik ama yiğit bu... içinde 1 dk durmadı,
ben korkuyorum kolluk yada simitten,daha güvenli olsun istiyorum ama yiğit istemiyor sıkışıp kalmak,bıraksakta yüzse,,



o minik ellerin taşla dolmasını çok seviyorum,bide çok uzağa atacakmış gibi hırsla ileri doğru atılıp fırlatması yokmu,1 metreyi geçemedi daha:))


bir ara ah o gemide bende olsaydım dedim,



ne çok isterdim elmayı ısırarak yemesini,nasip bu günlereymiş,
nice tatlı elmaları yemedi de ekşi ve en set olanını yiyor şimdi,sadece dış kabuklarını tabii,,,
dişi elmada kalacak diye ödüm patlıyor