29 Mayıs 2011 Pazar

34 aylık yiğit

işte bir ayımızı daha devirdik.gün geçtikçe aklı yerine daha çok oturuyor ya.daha çok hoşuma gidiyor.gün geliyor çok akıllı laflar ediyor.en küçük ayrıntıyı yakalıyorken,bazıları da yerlerden topladığım oluyor yavruyu...
asansörde bir kadın vardı geçen çıkarken biz.yiğit kadına annem bana kızdı dedi.kadında aa döverim ben o anneni dedi bana vuruyor gibi yaptı.ah ah filan da dedi.amaaan yiğit çıldırdı bana vuruyor diye.hayır kızma anneme diye çemkirdi.
ben  öyle yapmadım hiç bir durumda.düşüp biryerini vurunca,bir çocuk ona vurunca ....hiç ben ona kızarım filan tarzında konuşmadım.sanırım yiğit te bundan dolayı kızdı kadına..
aile hekimliğine gittik geçende.yiğit bu orda da dururmu,su sebiline basıyor,masanın üstünde duran kağıtları elliyor,perdeyi çekiştiriyor.bende engelliyorum elimden geldiğice.ama dikkatini başka bişeye yönlendiriyorum.şarkı söylüyorum filan.kadının biri gene ''bak doktor çıkar iğne yapar hemde kocaman'' deyiverdi.işte yiğiti yerden topladığım anlardan biri de bu oldu.kadına ''lütfen susarmısınız'' dedim en kısa zamanda.çocuk atmış kendini yere hala iğne yapar,ilaç sokar filan diyo yaa.sana ne bacım:!!!

işte gün geçtikçe çocuk yetiştirmenin ne kadar değişik yolları olduğunu bir kere daha anlamış bulundum.
yiğitin davranışları (iyi-kötü)karşısında hiç korkutmaya gitmediğimi anladım.iyi de ettim kendi çapımda.
ha çocuğum uslu,dur dediğinde duracak cinsten değil ,başkalarının yanında hiç utanması,çekinmesi yok belki,beni acaip zor durumlara sokuyor belki ama ben böyle mutluyum.

bu aralar ''anne benim aslanım yok'' deyip duruyordu.her gördüğümüzde ,yada oyuncakçılarda başka şeylere saldırmaktan almıyordu oyuncak hayvanları da eve gelince anne benim aslanım yok,atım yok diyordu.gittik aldık oyuncak hayvan sonunda. hala da çiftlik yapıp hayvan sesleri çıkardığını söyleyemiyorum..:))
zürafanın kafasını geveliyor.kaplanın kuyruğunu dişliyor.filin kulağını emiyor filan....

oğlum türk sanat müziği söylüyor teyzeleri..bak yeşil yeşili söylüyor...yiğiti hep yanında yatarak uyuttum ben.1,5 yaşına kadar da şarkı söyleyerek uyuturdum.sonrasında kitap okuyarak uyuyor .sesimin güzelliğinden değil ama ha.yanlış anlaşılmasında:))
söylediklerimi şimdi bir kere söylüyorum ve ezberlemiş oluyor.hatta ara ara otururken anne şunu söylesene dediği çok oluyor.

geçen masal okurken,pencereli bir kitabı var.işeret parmağıma tükenmez kalemle ağız,yüz çizdim.ve pencereden bakıtıp konuştum.çok çok şaşırdı.bön bön baktı yavrum.sonra parmağımı tedirgince elledi.sorduklarımı ciddiyetle cevapladı.çok hoşuma gitti.

küsüyor bu aralar sıkça.mesela mutfakta blendırın bıçağını oynarken yakaladım.kesin bir dille bihada ellemek yok diyince.odasına gidip kapıyı çarpıyor.delikten bakıyorum bide söyleniyor.ellerim işte filan diye.hatta yatağına yatıp,battaniyeyi kafasına çekiyor.hey allahım!!

aşağı indiğimizde hep çantamda yiyecek bişeyler olur.anne bana ne getirdin diye sorar.veririm.eğer yoksa bakkala....geçen yoktu bişey ve acaip yorgundum.bakkal 20 metre kadar uzakta.site içinde.ben çardakta otururken yiğit bakkala gönderdim para vererek.su iste dedim.parayı ver.50 kr verdim.aldı geldi.
ertesi gün 1 lira verdim su aldı yine.üstünü getirdi.
bir kaç gün sonra 5 lira verdim ve topitop aldı .üstünü getirdi...ve acaip kendiyle gurur duyuyor..anne bakkaldan ekmek alayımmı diyor...bende fena gurur duydum yaa.çok güzel oluyormuş..

bugünlerde bişeyin yerini tarif ediyorum.mesela yatak odasında çekmeceden bişeyi getir diyorum.bir kere tarif etmeyle bulup getiriyor.hemde çekmeceyi yine kapatarak filan.çok hoşuma gidiyor.

hala R ve L leri söyleyemiyor.çok çok hoşuma gidiyor.hiç unutmak istemiyorum bu konuşmalarını..

masalları anlatıyor .kitabın açılış sayfasından başlayarak tüm kitabı okuyor sanırsınız duysanız.harfi harfine anlatıyor.tabi kitaba bakarak.belki resimlerinden azberledi.görsel zekası çok güçlü çünkü bu aralar.meraklı minik dergisinin kartlarının abuk subuk isimli hayvanlarının tüm isimlerini ezbere biliyor birde.

sürekli konuşuyor.sustuğu hiç bir zaman yok.uyanıp yatıncaya kadar anne bu böylemi,şöylemi,bu ne yapar,niye olmuş,nereye gidiyor,sorularından kendimi düşünecek 1 saniyem bile yok.sürekli bir talebi var.hiç benim istediğim olmuyor yiğitle ilgili.herşeyine kendi karar veriyor..
tv izlemeyelim deyince tamam diyor ama.inatlaşması olmuyor.anlatınca tamam diyor.demediğide olunca kendi haline kalıyor yada kabul ettiriyor bana.arasını buluyoruz.


bugünlerde babasının gömleğiyle evde koşa koşa dolanan ve gömleği yatarkende çıkarmayan bir yavru var..
dün aşağı indik.gök gürültüleri içinde.illaki bisiklete binecek.tamam dedim.apartmanın dibindeyiz.yağmur yağarsa gireriz içeri dedim.ama birden bastıran yağmur ve içeri girmek istemeyen yiğitle çardağın altında durduk.diner şimdi yağmur derken yarım saat geçti.daha da hızlandı yağmur.allahtan üstümüz sıkı.neyse yiğit kucağımda bana yapışık oturduk öylece.sonra bizim kurtlu duramadı kalkıp şarkı söyledi bolca.bağıra bağıra.stresini attı.birde acıkası tuttu.bakkaldan bişey almak istiyor yine.ama yağmurda başımızı uzatsak havuza düşmüş gibi olacağız.azaldıda 1 saatin sonunda gittik eve.6 tane köfte ve 2 bardak ayranla doydu yiğit.çok acıkmış yavrum .ne zamamandır iştahı yoktu.banada onada iyi geldi..

aklıma gelmeyen çok şey var eminim.beni şaşırtan.afferim oğluma yaa dedirten çok güzel şeyler oluyor bu aralar.

28 Mayıs 2011 Cumartesi

deniz mevsimini açtık


biz perşembe günü yine denize gittik.
ben sabah 1,5 saatlik sporun ardından güzel bir kahvaltı hazırladım ve eşimin kafasında dikildik yiğitle.öğleden sonrasının bozacağını bildiğimden erkenden gittik.
fakat bu sefer taş atmaya değil ha..yanıma yiğit için 3 kat kıyafet almıştım.
gidince kahvaltı yaptıktan sonra sahil dolmaya başladı.turistler buz gibi denize atlıyorlar,ben oturduğum yerden üşüyordum.
bizim oğlan ayağını sokup çekiyor,yanımıza gelip heyecenlanıyordu filan.bir ara bir baktımki dizine kadar girmiş.ilerlemeye çalışıyor.
yakaladım ve girme hayır demeye kalmadı,kendini bırakıverdi dalgalara-yere.kıyafetini çıkarmaya fırsatımız bile kalmadı,biz gülünce de tamam dedik.soğuk moğuk bizim oğlana kar etmiyor.
bende değiştirdim üstümü.girdik oğlumla denize..ama nefisti yaa.
soğuk filan da değil,girdikten sonra serin serindi.çok çok eğlendik..
yani bu yıl 26.05.2011 de deniz sezonunu açmış bulunuyoruz.hemde yiğitin yoğun katkılarıyla:))

yaklaşık 2 saat denizin içinde kaldık.ayağının yere değdiği yerlerde kendini tutturmuyor.hatta en sevdiği şey ayağının tuttuğu kadar ki yerde benim beklemem ve kendininde kıyıya kadar yürüyüp geri bana gelmesi.işte 2 saat boyunca bunu yaptık.sahili onun neşeli çığlıkları doldurdu..
çıkmamız gerektiği zamanda çok zorlandık.teni kırmızı kırmızı oldu artık.soğuktan..ama çıkmıyor.zor bela çıkardık bir ara ,geri koşarak kaçtı denize.sonunda ikna ettim ve çıktık.çokoprens verdim onu yedi.simit yedi.çok acıkmıştı tabi:)))


14 Mayıs 2011 Cumartesi

rahat batıyor bana...


günler nasılda hızlı geçiyor,hiç bişey anlamadan,jet gibi....

geçen hafta bir dağınıktım ki evde sormayın.mutfağı toplarsam o gün iyiydim.o sıralar kardeşim aradı abla yirmilik dişim çekilecek diye..çok korktuğunu bildiğimden bende gittim .yiğitle babası aşağıda beni beklediler.parkta oynadılar.
kardeşime iğne yapıldı 15 dk kadar bekledik.koltuğa oturduk  bizimki yaprak gibi titriyor.ben tornavida diyeyim adına-benzer bişey çıkardı ve başladı işleme.kardeşim elini ittriyor,adamın paçasını çekiyor filan.o derece korkuyor yani.neyse yaptı bişeyler ve dişi çekti.ama gözler karardı bizimkinde.ben raporunu yazdırayım diye beklerken kalktı kapıya gitti çıktı ve güm diye bir ses.bayıldı..ayağını kaldırdık,alkol filan koklattılar,olmadı.titriyo.dişçi koltuğuna gene çıktı.yarım saat yattı orda.kendine zor geldi.tansiyon 8-5 ...basit bir diş çekiminden hepimiz gerildik..kan kokusu midesini bulandırmış.bende kaldı 3 gün..sonra grip oldu kardeşim ve yiğitle devamlı yalaştıkları için benim tosuna da geçti grip 2 gün sonra.aslında grip denebilirmi bilmem.hapşurdu ,aynı gün burnu aktı,aynı gece huysuzlandı .ben tavuk çorbalarını dayadım.3 gün iştahı yoktu.ve ilaçsız toparladık.çok şükür..
aşağıda kan ter olması da cabası .aşağı inince 3 defa soyuyorum.yarım saate bir ter bezi değiştiriyorum.içtiği su dakikasına ter olarak çıkıyor:)

kardeşim gittikten sonra temizliğe başladım.camlar silindi,perdeler yıkandı.salonun,yiğitin odasını,yatak odasının şekilleri değiştirildi.çamaşır makinesinin hakkını nasıl öderim bilmem.heheheh
gerçi sağolsun yağmurlar bitmedi ve sildiğim camlar yeniden lekelendi ama içim rahat:)
koltuklar silindi,halılar yıkandı.tertemizim yani:)))

çarşamba günü sahile gittik.sahilde kahvaltı yaptık.malum yiğitin denize taş atma sevdası işe yarıyor.
tüm

kış boyunca sahilden eksik kalmadık:)

moskof cariye hürrem i 3. defa bitirdim dün..

sabah sporları devam.06:15 --7:45
arası na çektim.uzattım yani..
ve 8 kilo vermiş bulunuyorum..son zamanlarımda dombili olduğum için şimdi eski kilolu halimdeyim.yani incecik değilim 8 kilo vermiş olduğumu duyunca böyle sanmayın ..şöyle bir 15 kilo fazlam daha var.yavaş yavaş veririm heralde.ama şu iştah olmasa.gözümün önünden dizi dizi pizzalar,tatlılar geçiyor,kuruyemişlere de dayanamam.napalım bigün yiyip daha çok spor yapıyorum,yada hiç eve almıyorum ki yenmesin...


geçen yiğit ben gelmeden uyanmış eve gelince bizim dış kapı açık.yiğit ağlıyor.koştum ki babasının kucağında yatakta ikisi.ne oldu dedim.yiğit bezine kaka yapmış.ve popsuna yapışmış ya kaka.çok rahatsız.babasına kaka yapcam diye çemkirmiş ama benim uykucu koca duymadım bişey diyor.sen yoksun diye ağladı sandım diyor.uyku sersemliği yaklaşık 1 saat sürdüğü için..neyse sabah sabah çocuğu yıkadım..

yiğit çok sıkıldı evden.annemlerle hiç bu kadar arayı uzatmamıştık.anne kumlucaya gidelim diyor.annade dede evine dötürsün bizi diyor.onlarıda bizim evde istemiyo.biz gidelim istiyor.ben şımarmasına pek izin vermiyorum ya.annemlerde şımarabiliyor.yani sevgileriyle şımartıyorlar.çok istiyor bu aralar ama çalışyor annemler.napcaz orda.

evimde ayaklarımı uzatıp yatmak istiyorum.tv izlemek.miskinlik yapmak istiyorum.yoruldum geçen hafta ya.atamadım hala da yorgunluğu.

birde arkadaşlarımla konuşuyorum.bu ara hepimizde bişey var.mesela eşim denize götürüyor,eğleniyoruz.tamam ne ala.eve geliyorum ki yine canım sıkılıyo.hiç gitmemişim gibi.bir bitkinlik,bir memunsuzluk,mutsuzluk hakim.eskiden olsa bir küçük mutluluk 1 hafta yeterdi.heyecen mı bitti,bilmiyorum.
mesela yiğit artık bir birey.söyleneni yapıyor,anlıyor,arada küçük anlaşmazlıklar var ama,genel olarak öğreneceği pek bişeyde yok..
acaba diyorum ben yine kaşınıyormuyum.bişeyler kolaylaşınca ben sıkılıyorum galiba.kendime iş çıkarmak istiyorum.
evet evet ben anladım ki ben zoru seviyorum.

sıkıntı olacakki uğraşayım,rahat batıyor..delimiyim neyim





6 Mayıs 2011 Cuma

yuhh

sonunda bu da oldu:))
önce arka sepetini üstüne çıkarak kırdı,babası telle bağladı oraya.sonra üst tentesi vardı onu çıkardık.çok kızıyordu.ayak koyacak yerleri çıkardık sonra kendi sürmeyi öğrensin diye.bu arada arkadan ittirilen aparatı kırıldı da babası kaynak yaptırmıştı.sonra önündeki müzik bozuldu.pili bitti sandık meğer öyle olmamış bozulmuş. daha sonra arkalığı çıktı.cıvatası kaybomuş eşim onuda telle bağladı.
derken yiğit bisiklete binip tekerleklerini çevireyi öğrendi.daha hoyrat kullanmaya başladı.kaç defa tekmeleyip havuzun içine attı. geçen haftalardan beri tekerleğinin yanında bir vidası gevşeyip pedal çıkıyordu ben yanımda sokakta yıldız tornavida çıkarıp tamir ediyordum..
ve sona yaklaşmışız demekki üstündeyken çat diye bir ses çıktı ve yiğit hemen kalktı bisiklet oartadan ikiye ayrılmış.demir kırılmış..yuhh demekten kendimi alamadım:))
sonrada ön sepetini kırmış aynı gün.son hali bu işte.eşim artık telle bağlayamaz değilmi..? kaynak yaptır dedim bakalım.:))

yürütecimizde böyle olmuştu..yürüteci şöyle kaliteli plastiğinden olsun diye pahalıya bile almıştım.ama benim oğlan içinde 2 ay lök gibi oturdu.indireyim dedim inmedi:)
sonu buna benzemişti.tam ortasından çatlamıştı da eşim yine telle bağlamıştı.sonra parça pinçik olana kadar bindi.yani toplamda 4 ay bindi ve o hale geldi...

bizim baston pusetimizde 2. yılını yeni doldurdu ve toplamda 7-8 defa garantiye gitti.allahtan garantisi çok güzel.kargoyla kapıdan alınıp çok kısa sürede kapıya teslimdi..ön ayak koyma lastiği kırıldı.vidaları düştü sık sık.gayette güzel bir pusetti..

büyük arabamızsa çalınmıştı.aynısının yenisini aldık.onda henüz bişey yok...
elimize geçeni itinayla parçalarız yani:))))

1 Mayıs 2011 Pazar

33 aylık olduk

bol bol sulu boya oynuyoruz bugünlerde
geçenki duygu fırtınasından sonra yine yazıyorum ya.ve kendi yazdıklarımdan utanarak yazıyorum.nasıl sabırlı olamadım.poposuna patlatacağıma kandırsaydım ya.eve getirseydimya diye kendime kızdımda kızdım.hatta yüzünü birden dönüvermesiyle tırnağım yüzünü çizdiya.kızardı yeri.herkeslere annem yüzümü uff yaptı demesi yokmuydu.babasına, telefonda annane-dedeye söylemesi ..ne diyeceğimi bilemedim.ama napalım geçti gitti,tekrarlarını istemiyoruz ve bende daha sabırlı olacağıma kendime yüzlerce kere söz verdim zaten...
hatta yiğitle o olaydan sonra çok defa gurur duydum..başka arkadaşlarla alışveriş merkezlerine,çarşıya,oyuncakçılara gittikte yiğit ne kadar akıllı uslu olduğunu bana kanıtladı..birçok huylarıyla özendiğim arkadaşlarımın çocukları ise çok şaşkınlık yarattı.kıyaslama değil ama ben ki yiğiti hep çok fena diye adlandırırken aslında katlanamayacağım şeyler değilmiş yaptıkları demekten kendimi alamadım..
bir meth ediyorum bir mat ediyorum.ne deyim kendime işte,:)))

neyse yiğit 33 aylık oldu ..ve geçenki yaşadığımız kötü olayı unutmamı sağlayacak yeni ve güzel davranışlar kazanmış durumda.gene dışarıda bağırıyor gördüklerine,bisikletini paylaşmaktan hala hoşlanmıyor,var gücüyle çemkiriyor herkeslere ama napalım.geçecek geçecek  : D

konuşması çok çok ilerledi.ricalar,günaydınlar,seni çok seviyorumlar havada uçuyor.
kendi isteklerini çok net söylüyor .başka bişeye kolayca yönleniyor ama.inatçı değil.tatlı dil yılanı deliğinden çıkarırı lafı yiğitte oldukça işe yarıyor da anası biraz tatlı dilli olsa keşke:))

30 a kadar sayıyor,ayları ,günleri sayması daha net ve hızlı,ingilizce 20 ye kadar sayıyor.''yallah şöför yallah'' şarkısını söylüyor yeni olarak .hehehe..kitap okurken ben duruyorum o devam ediyor.tv izlemesi günde yarım saat toplamda ,sıkılıyor hemen.
öğlen uykuları 1 saat 15 dk ya indi.uyumak istemiyor,ama akşamları 10:30 da uyumuş oluyor.gündüz az uyuduğu için ben erkene çekiyorum yani.sabah 7:30 da ayakta...

ben sporu sabahları yapıyorum artık.sabah 6:20 de evden çıkıp 7:30 da geliyorum eve.yiğit tam kalkmış oluyor.kahvaltı faslından sonra dışarı faslı başlıyor.eski titiz ayşeden eser kalmadı ama.yemeklerimizi yapıp,ortalığı toplayabiliyorum sadece.derin temizlik ise artık yok:))
bende tv izlemiyorum,kitap okuyup,nete giriyorum o kadar...eşimi görmüyoruz yiğitle ben.işte hayatımız bundan ibaret...

ileriki günlerde bir sürprizimiz olabilir..merak edin azıcık:)))

ay bize geçmişim yanlışlıkla.yiğiti anlatıyordum değilmi:))
annem çalışmaya başladı yiğit durmadan annane -dede soruyor,sürekli birileri bize gelsin ve gitmesin istiyor.bizde gidelim ama oyuncakları biz oynayalım istiyor..geçen bir arkadaşım ısrar etti gel bir çay içelim diye.normalde gitmiyorum ben ev gezmesine..
baranlar da geldi.arkadaşımın çocuğu 5 yaşında ve otizm tedavisi görüyor.bizimkinlerin yaşında gibi ama ilerlemesi..baranla yiğit ondan baskın çıkınca bisiklet,oyuncak kavgaları çıkıpta,çocuğun elinden bütün oyuncaklarını alınca,yüzüne var gücüyle bağırınca çocuk afalladı baya.bende biz kaçalım diyerekten çayımı yarım bırakıp kaçar gibi dışarı attık kendimizi...
böylede bir huyu var.alışma süreci var yiğitin.ilk gördüğü kişileri pek sevmez.ama bir zaman geçirsin ,bizden beller ve herşeyini paylaşır...hatta yalarcasına öper durur:))

havalar güzelleşince ve belediyemiz sağolsun yakınımıdaki parkları yenileyip,toprak-çakıl takviye edince pamuk gibi kabaran parkta oynamak zevki saat 20:00 lere kadar sürüyor..hatta birazda bisiklet sürüyor 21:00 de yukarıdayız .bir yemek, bir kitap ,diş fırçalama ,yiğit uyumuş oluyor....
işte 33 ayını dolduran kuzu böyle...
3 yaşına 3 ayımız kaldı .çok şey bekliyorum bu 3 yaşındaki yiğitten ben...yaz da geliyor.hayat başka bir güzel görünmeye başladı gözüme....

bu resmi sona koydumki canınız çekmesin..geçen hafta babam geldi ve biz aksu ya gittik bir kasa çilek aldık.çilek tarlasından yeni toplanmıştı...