neyse ordan otobüse geçtik.ordada ne biliyorsa bağıra bağıra saydı..100 km lik yolda millet benim 'yiğitçim lütfen' dememden ,yiğitin de ağzına her geleni yüksek sesle söylemesinden ,en sesli gülmelerinden bayıldı:))
ne diyor biliyormusunuz..nerden duydu-öğrendi bir türlü bilmiyorum.''aloo dötün kaç kilo''..bunu anladılarmı bilmem.ama anlamamak için sağır yada türkçe bilmemek lazım:))
neyse yolculuk boyunca ağlamadı ya ben ona dua ettim.hep güldü:))
kardeşim yeni bir işe başlıyor.yaz sezonu geldiği için çok tempolu çalışacak ve vakti olmayacak diye.3-4 gün tatil yapalım dedik.önce bir otel aradık.fakat tamda 1 nisan itibari ile sezon açıldığı için gereksiz bir pahalılık vardı.biz daha güzel eğleniriz dedik ve kendi tatilimizi kendimiz yarattık..
cumartesi günü erkenden kalktık.kahvaltımızı çok güzel yapıp çıktık evden.saat 10 da çıkmıştık...hava harikaydı.annemler kumluca da oturuyorlar.kumlucadan finike ye geçtik.köprü başında yiğit balıklara ekmek attı..marinadan gemilere baktık.ve ilk defa memi değilde gemi demeye başladığını fark ettim:))
finike den.35 km uzaklıkta olan ve sahil yolundan gidilen demre ye geçtik.demre nin merkezinde dolaştık.Noel Baba müzesine gittik.gezdik.ordan da limana gittik.gemi yapımını izledi yiğit ve bayıldı.en sevdiği aktivitelerden biri olan denize taş atma işini gördü.tam 1 saat.aralıksız...gidiyoruz diye uzunca bir süre zırladı..
demre den yine sahil boyunca devam edilen 40 km uzaklıktaki Kaş a gittik.kaş ın yukarı dan manzarası bir harikaydı.son ünv.yıllarında gitmiştim.2003 te:)hiç değişmemiş.hatta yaz sezonu başlamamış bile.yinede çok severek gezdik.oturduk biryerde yemek yedik.yiğit kaldırımlarda gönlünce koştu.dar sokaklarda araba çıkıverecek diye korkmadım değil.yiğitte mızmızlanmadı değil.ama idare ettik çokta zevk aldık.ve geri dönmek üzere yola çıktık.dönüş yolunda olan kekova sapağına girdik.valla yol bitmeyecek gibi geldi bir ara.dağ bayır girdik çıktık.sonunda kocaman bir dağın arkasından çıkıveren puslu denizi ve çok sayıdaki yatları gördük.
babam arabayı park etti.gideniniz varmı bilmiyorum ama badem ağaçlarının içinden geçilen yolu,denizin iyotlu kokusu,taşların yosunlu görüntüsü,hafif dalgalar sıcacık insanlarıyla sahil çocuğu olan beni bile cezbetti...
benden yiğite geçen deniz sevgisi yatlara binme arzusunuda getirmiş olacakki yiğit o yattan bu yata geçti durdu.hiç korkmadan sallanan giriş kapılarından koşa koşa geçti. e tombik ve sevimli bir 2,5 yaş grubuna kim hayır der ki.herkes girsin abu tosuncuk dediler.ve bizi sevindirdiler.))
yine bir taş atma seramonisi gerçekleşti tabi..bir lokantanın açılışı sebebiyle yüksek sesteki müziğe yiğit ritimleriyle tempo tuttu..kenerlarda yazmalardan elbise dikip satan-incik boncuk ve envai güzel takı,süs eşyası satan hanımlarda cabasıydı güzelliklerin..tadına doyamadan ayrıldık ordan da...yine badem ağaçlarının arasından evimize geldik..finike de durup yiğiti parkta oynatacaktık.ama uyudu..evet doğru duydunuz ilk defa uyudu.çok yorulmuştu..eve vardığımızda bile yukarı çıkarıp annemlerin genişçe yatağına attım.hala uyuyordu.3,5 saat uyudu:)))))ben çok zevk aldım bu durumdan..
| demre de yatlara bakan yiğit |
| kaş ın yukarıdan görünüşü |
| kekova da deniz hayranı oğlum |
| tur yatlarına koşar adımlarla binen yiğit |
| yatın dümenini kaptan edasıyla oynayan yiğit |
ben pazar günü yani ertesi gün hastalandım.bir halsizlik,mide bulantısı, isal musallat oldu..sabahtan akşama kadar uyudum.odada klimayı açtım.üstüme kat kat giyindim.2 battaniye 1 yorgan örttümde hala ısınamadım.birde annemlere misafir geleceği tuttu o gün biri geldi biri gitti.ben yataktan kalkamadım.hiç bişey yemedim..babam çok üzüldü o akşam acile gittik.serum takıldı.hiç öyle önemli bişey değil.soğuk algınlığı başlangıcı filan dedi.ilaç yazdı ama ben almadım ilaçları..ertesi güne çok iyi olarak kalktım yataktan:))
o yattığım bütün gün yiğit ara ara yanıma gelip ıslak dudaklarıyla yanağımı yüzümü gözümü öptü öptü gitti.anne hasta dedi başımda ve annanesi -teyzesini hiç üzmedi.onlarla uyudu,yemek yedi ve hiç sesini duymadım..ne kadar büyümüş uyumlu bir çocuk olmuş dediler..gelenlere şeker ikram etmiş.hoşgeldiniz demiş.ama kendini elletmemiş.öptürmemiş.iyi iyi aferin dedim:))))
salı güneş açınca yiğiti parka götürdük.sabah 10 da çıkılan evden akşam 4 te döndük.aralarda markete girildi.kamyon kürek alındı.kocaman bir park var.her oyuncak güzel.hepsine defalarca bindi.eve gelip banyo yaptırıp uyuttum yine..
ve çarşamba yani bugün evimizdeyiz.yiğit eve gelir gelmez bir bisiklete bindi,sonra 3 tekerlekli bisiklete geçti.pedallı arabaya bindi.büütn oyuncakları elden geçirdi.yatağına girip çıktı..babasını özlemiş.peşinde dolandı durdu.aşağı inelim demeler..indik.ve sitede o kadar çok çocuk vardıki.yiğiti zor takip ediyorum içlerinde.doyasıya oyun oynadı.sonra komşu kızı Beyza da bize geldi.evi talan ettiler.bende mutfağı toparladım..annesi almaya geldiğinde saat 21:00olmuştu.pırasa yemeği yeyip uyudu....
+ geleyim fasulyenin faydalarına.oğlum beni hiç mutsuz etmedi tatilimiz boyunca..çişini hiç kaçırmadı.yanımızda pet şişe taşıdık.ama hiç kaçırmadan hep söyledi sağolsun :D
+ her zırlamasını anlatmakla ,sakin davranmakla atlatabildik.
+ annem evin altına salıncak kurdu.parktaki ön korumalılardan değil ha.bildiğiniz ipten ve düz.elleriyle kenarlardan kavrayarak bolcana sallandı.ara ara gece 23:00 te hadi sallanmaya inelim desede afferim çektim oğluma...
+ hastayken yaptıkları beni zaten mutlu etti.
+ büyümüş edasıyla birşey rica ettiğimde şimdi olmaz.tv seyrediyorum gibi itirazlarda bulundu.sebep-sonuç yaptı yani...
daha ne diyeyim.biraz büyüdü işte..oluyoruz yavaş yavaş:))
hayat bazen zorlasa da çok güzel...herşey için tüm iyilikler içinde , tüm terslikler içinde şükürler olsun..