hastalık durumları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastalık durumları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Ocak 2012 Cuma
33+5
hastalıktan yazamadım ki.
ama 33 bitmeden yazmalıyım ki unutmayayım bu zor geçirdiğim günleri.
yiğit eylülde okula başladı.başladı başlayalı 5. antibiyotiğimizi içiyoruz.
20 hafta civarında bende 45 gün süren bir nezle-grip dönemi geçirdim.
yani hastalığımız eksik olmadı bu sene.tamamının okuldan kaynaklandığını söyleyemem.birazda dikkatsizlikten oldu.malum arada sıcak bir çorba pişiren olmayınca mide bulantılarıyla geçen günlerde ev halkına yemek yapamadım..
şu an da hastayız yiğitle birlikte.yeniyılda son antibıdılı iğnelerden sonra yiğit iyiydi.taki hafta başına kadar.birden hastalandı yine.aile hekimliğine götürdüm ve iburamin cold ile levopront verdi.öksürük şurubu.içiresim yoktu.inatla sordum içireyimmi diye.boğazı çok az kızarıktı.1 hafta içirdim ve sonuç çok kötü oldu.öksürük geçmediği gibi bir gece ateşi 39,5 ları gördü.ben ateş konusunda tecrübesizim.yanıyor çocuk.ateşdüşürücü vermeyi de çok doğru bulmuyorum ama yükselince verdim.sabaha başında bekledim.ve sonuç bende ertesi günü yatak döşek oldum.
yiğiti çocuk doktoruna götürdüm bu sefre.kulak fena iltihaplanmış,ciğerlerinden ses geliyor......
kendimden haberim yok zaten.öksürükte başladı.öksürdükçe karnım çıkacak gibi.başım çıkacak gibi.1 gün eşim izin kullandı bizimle ilgilendi.
yiğitin o mızmızlığını anlatmak mümkün değil zaten.yağmurlu hava evden de çıkamadık.sıkıldık iyice.
halada iyileşmiş değiliz.ilaç kullanamıyorum.yiğit ilaçlarını alıyor be öksürük geçmedi hala.
karnımdaki minik bundan kötü etkilendi diye düşünüyorum.sonuçta ben çok hastaydım.öksürdükçe o karnımın içinde turladı.çok üzüldüm onun adına.rahat yatamadım,kalkamadım,arada sancılar tuttu.karnım ve kasıklarım fena kasıldı.göbeğim ve çevresi acıdı filan.ağır değilim ama hala hastayım.burnum 24 saat tıkalı.açıyorum yine tıkalı.
annemde hasta bize bakacak kimsemiz yok yani.geç iyileşeceğiz.
evi çevirmekte bana baktığından biraz daha geç iyileşeceğiz napalım...
son bir ayımıza girdik artık.daha çantamı hazırlamadım.havalar iyileşsin bakıcam diyorum,ama nasıl yapacağımıda bilmiyorum.yiğit bütün vaktimi alıyor.okulun açılmasını dört gözle bekliyorum.sürekli tv açsam tamam oturacak ama ben yapamamki.oyuncak oynuyor,dakika başı soru soruyor.yanımda.
minik bebek gibi takip istiyor,balkon demirine tırmanıyordu geçen.kızdım.
bizde durumlar böyle.
33+5 le ilgili yazacak tek şey ise karnım oldukça büyüdü.yürümek kaplumbağa hızıyla.
tsh iyice düşmüş.ilaca devam.
karnımı 2 günde bir kremlemeye başladım.soğuk havada birde vakitsizlikten asar oldum bu işi .inşallah pişman olmam..
haftaya görüşmek üzere:)
Etiketler:
2. hamilelik,
hastalık durumları
25 Ağustos 2011 Perşembe
''ben neeeerde yanlış yaptım''
bu yazım klasik çocuğunu şikayet eden bir ayşe postu olacak baştan söyleyeyim:)
yavrumun 15 gün önce sol gözü kızarmaya başladı.bilgisayarla oynadığı için filan sandım.giderek kızardı.arkadaşının parmağı gözüne kaçtığında aldığım damlayı kullanmaya başladım ama nasıl? yiğit feryat figan damlattırmıyor.eli kolu tutuluyor öyle damlatılıyor.ağlamayla çıkıyordur zaten.göz giderek kötüleşti üstünde beyaz bir sıvı durdu kaldı.eşimin vakti yok doktora götürmeye.3 gün hiç görmedik adamı.hiç.
neyse dün dünya göz hastanesine gittik.çocuklara bakan doktor doluymuş.bugüne randevu aldık.birkaç gün öncede sağ gözüne geçti kızarıklık.1,5 yaşlarında da olmuştu aynısı.ben güneşten diyordum kendimce.hassas çocuk bu.(yaptıklarının yanında bir de bedeni hassas çok yaa.nasıl tezatlık bu)
neyse biz bir solukta girdik hastaneden.işlemi yaptırıp çıktık yukarı doktora.beklemeye başladık.allahım ne kadar rahat koltukları var öyle.ne kadar güzel temiz havası.beni bıraksalar akşama uyusam orda.(çocuksuz)
VEE başladı bizim yavrumuz gösteriye.yükses sesle şarkı başladı girişten.ses etmedik olabilirdi.sonra yavaştan aranmalar başladı.cam kenarındaki demirlere tırmanmaya başladı.düşse 3. kattayız yani.aynı camı yalamaya kalktı.ben ayağa kalkıp nazikçe hayır dedim.bağırarak kaçtı benden.babası gazeteye gömülmüştü o ara.ben sorularına cevap verirken bir anda hasta doldu o kat.ve yiğit te başladı 2. perdeye.sahpaların üstüne çıkmaya..hayır dedikçe kahkahalarla gülüyor.gel çantamda ne var deyip bişey anlatacağım yok.broşürleri yerlere atıyor yok yırtıyor.bunları yaparkende feci gürültü var.yani doktor işini yapsada kurtulsak diyor o an herkes.aynı benim gibi.görevli kızlar bakıyor.e uyarsalar bile yapacak bişey yok gerçekten.sert uyarınca daha fena olduğunu eşim dahi kestiremedi daha.
bu gibi hareketlerin daha niceleri olduktan sonra nihayet doktor içeri çağırdı.göz doktorundayız.birsürü ıvır zıvır aletli oda.hemen masaya saldırdı.kolunu tutacak ol kendini hepten yere salıyor ve asla laf dinlemiyor.bir ara babası sert çıktı dışarıda 'öküz müsün nesin sen baba'diyen feryadını hastane duydu.gülüşmeler de cabası.eşime baktım hiç gülmüyor.)
dışarıda sert çıkan babaya siniri geçmedi ya.doktorun odasında birinin kucağına oturması gerek.babasına ''sen defol'' buyurdu bir.doktor ''aa babaya öyle söylenmez ''demesine karşın''bir zılgıtta doktor yedi:).
kanmıyorda.
neyse resimler göstermeye başladı.araba,çiçek,ev.en küçüğünden büyüğüne hepsini bildi.tek göz kapadık onlarda da bildi.
başka aletlerle baktı sonrasında da.10 ar dk aralıklarla damla damlatılacak 3 defa.sonrasında 45 dk beklenecek.
allahım bu bize ve kendilerine yapılacak en kötü şeydi.ama henüz haberleri yoktu.
birinci damla damlatıldı tükürükler ve ağlamalar arasında.yavrum gerçekten sevmiyor bu damla işini.''damya istemiyommm'' içim acıyor.o arada sakinleşti biraz derken tuvalete götürdüm.çöp kutularına bayıldı yiğit.minik düğmesine basınca lank diye açılan kapalı bişey.ve açıp kapatmayla yarım saat uğraştık.bozmaya ramak kala oturduk.2. damla geldi.aynı işlem yine oldu.bu sefer de su sebilinden su doldurup içmece.herkese su ikram etti.eşim artık midesinde yer kalmayıncaya içti.
gitti gitti doldurdu..bu arada başka çocuklarda var bekleyen.hem bir değil iki değil.üç çocuklu insanlar.bir kıpırdasalarya ya.çakılmış şekilde hepsi oturuyor.ve kimsenin gözü ayrılmadan,kırpılmadan biz izleniyoruz.tv de luli açalım diye tutturuyor.
3. damladan sonra koptu zaten.eşimin sabrı taştı.kolunu sertçe tuttu ve biraz dur oğlum.gidicez az sonra demesiyle kendini yere attı ve 1 saat onun için ağladı.((hala küs bunun için biliyormusunuz))
aşağıda oyun salonu varmış.oraya gittik.oynadı biraz neyseki.ve BAM.kakası geldi.tuvalet ardık.klozet o kadar büyükki.zannedersin oraya yapanların poposunun çapı ikili koltuk kadar.ben çöktüm yanına ve ben seni tutarım tatlım.dedim.neyseki güvenir elimi sıkı sıkı tuttu hatta sarıldık ve oturmaya devam etti.ama ben öldüm bu arada.kokudan az kaldı ölüyordum.zaten altüst olan miden eridi sandım.artık bir midem kalmadı.kaçtı biyerlerime:)o satten beri bişey yiyemedim.
o da bitti.biraz daha peçete attık çöpe.yukarıdaki uslu çocuklarada geldi.oyun parkına.oynadılar.biri henüz 2 yaşında filan sürekli arıza çıkardı.ama nasıl arıza.kurban olunur onun arızasına.saniyesine biten arızalar.kadın bakmıyor bile çocuklara.yiğit azdırdı dakikasına tabi onlarıda.
ama yiğitin şöyle bişeyi varki,ne kadar huysuz olsun,arızanın kralı da olsa sevdiriyor kendini.büyük küçük hep bayılarak ayrılıyorlar birbirlerinden.yaptığı hallerin yanında herkes evet zor çocuk ama çok sevdik yiğiti diyerek ayrılıyoruz.
ha ben kabul ettim artık çocuğumu böyle.yanlış anlaşılmasın.ama ben hamileyim ve daha zorlanıyorum.bu yazıyı da unutmayayım diye yazıyorum.ileride göstereceğim kendisine.''ben anayım yavrım'' ''bak senin için ne hallere düşmüşüm'' diyeceğim:))))
sonra yukarı çıktık yine ve bekledik .aynı haller tekrarlandı.doktorun odasında babasının yaptığı şikayet edildi ve küslüğü devam.damlalar gözünü iki misli daha kızarttı ve -güneşe az çıksın.güneş gözlüğü taksın- dedi doktor.e sana verelim bu çocuğu da oyala o zaman diyesim geldi:)
burcu ne dedi doktor.aslan deyince güldü şöyle bir.e siz şimdi şikayet etmeyin sakın.18 yaşına gelince vah halinize dedi yaaa.delimidir nedir.ben daha seneyi düşünemezken adam 18 i düşün dedi yaa.ben kesin ya sabır taşı olurum o zamana.yada ölür giderim böyle devam edecekse.uslanır,nerde ne yapacağını giderek öğrenir diyeceğine.bak bak neler dedide beni kara kuyulara attı adam.
çıktık alnımızın akıyla.eşimle birbirimize baktık ve 1 yaş yaşlanmıştık.birbirimize çocuğumuzu şikayet edecek laf bulamadık.keşke biraz kolay çocuk olsaydı dedi eşim.sanki demin ölmek isteyen ben değilmişim gibi.böyle bizim çocuğumuz kabul edelim dedim.hahahah meth de edeim mat da:))çocuk benim değilmi.
giderken bütün hosteslere öpücük yolladı.doktora görüşürüz yine dedi.''çikoyata vaamı sende'' dedi.3 napolyonu kaptı.ışıklı kalemi verdi adam.güvenlik güzel bir bloknot verdi.allahım kovulmalık olduk ve hala böyle ayrılıyor...işte sevilen çocuk yiğit:))))şeytan tüyü var benim çocuğumda büyük ihtimal
bize sadece o saatleri aşacak sabır ver allahım.nihayetinde ona kızmadığım zaman bende kendimi iyi hissediyorum.o zaten demin o hareketleri yapan biri değilmiş gibi munis oluyor.alan veren memmun görünürken bize sadece sabırlı olmak kalıyor .bazı umursamaz insanları görünce hep takip ediyorum gözümle bişey kapabilirmiyim diye.kaptım tabi çoğu şey.annem babam sen ne olmuşsun diyor.kızmadan sabırla anlatıyorum.çok kızılacak şeyde bir gözümle oturtuyorum.araya giren bir parazit tüm günü mahfediyor.onlar tecrübesiz napalım....
yavrumun 15 gün önce sol gözü kızarmaya başladı.bilgisayarla oynadığı için filan sandım.giderek kızardı.arkadaşının parmağı gözüne kaçtığında aldığım damlayı kullanmaya başladım ama nasıl? yiğit feryat figan damlattırmıyor.eli kolu tutuluyor öyle damlatılıyor.ağlamayla çıkıyordur zaten.göz giderek kötüleşti üstünde beyaz bir sıvı durdu kaldı.eşimin vakti yok doktora götürmeye.3 gün hiç görmedik adamı.hiç.
neyse dün dünya göz hastanesine gittik.çocuklara bakan doktor doluymuş.bugüne randevu aldık.birkaç gün öncede sağ gözüne geçti kızarıklık.1,5 yaşlarında da olmuştu aynısı.ben güneşten diyordum kendimce.hassas çocuk bu.(yaptıklarının yanında bir de bedeni hassas çok yaa.nasıl tezatlık bu)
neyse biz bir solukta girdik hastaneden.işlemi yaptırıp çıktık yukarı doktora.beklemeye başladık.allahım ne kadar rahat koltukları var öyle.ne kadar güzel temiz havası.beni bıraksalar akşama uyusam orda.(çocuksuz)
VEE başladı bizim yavrumuz gösteriye.yükses sesle şarkı başladı girişten.ses etmedik olabilirdi.sonra yavaştan aranmalar başladı.cam kenarındaki demirlere tırmanmaya başladı.düşse 3. kattayız yani.aynı camı yalamaya kalktı.ben ayağa kalkıp nazikçe hayır dedim.bağırarak kaçtı benden.babası gazeteye gömülmüştü o ara.ben sorularına cevap verirken bir anda hasta doldu o kat.ve yiğit te başladı 2. perdeye.sahpaların üstüne çıkmaya..hayır dedikçe kahkahalarla gülüyor.gel çantamda ne var deyip bişey anlatacağım yok.broşürleri yerlere atıyor yok yırtıyor.bunları yaparkende feci gürültü var.yani doktor işini yapsada kurtulsak diyor o an herkes.aynı benim gibi.görevli kızlar bakıyor.e uyarsalar bile yapacak bişey yok gerçekten.sert uyarınca daha fena olduğunu eşim dahi kestiremedi daha.
bu gibi hareketlerin daha niceleri olduktan sonra nihayet doktor içeri çağırdı.göz doktorundayız.birsürü ıvır zıvır aletli oda.hemen masaya saldırdı.kolunu tutacak ol kendini hepten yere salıyor ve asla laf dinlemiyor.bir ara babası sert çıktı dışarıda 'öküz müsün nesin sen baba'diyen feryadını hastane duydu.gülüşmeler de cabası.eşime baktım hiç gülmüyor.)
dışarıda sert çıkan babaya siniri geçmedi ya.doktorun odasında birinin kucağına oturması gerek.babasına ''sen defol'' buyurdu bir.doktor ''aa babaya öyle söylenmez ''demesine karşın''bir zılgıtta doktor yedi:).
kanmıyorda.
neyse resimler göstermeye başladı.araba,çiçek,ev.en küçüğünden büyüğüne hepsini bildi.tek göz kapadık onlarda da bildi.
başka aletlerle baktı sonrasında da.10 ar dk aralıklarla damla damlatılacak 3 defa.sonrasında 45 dk beklenecek.
allahım bu bize ve kendilerine yapılacak en kötü şeydi.ama henüz haberleri yoktu.
birinci damla damlatıldı tükürükler ve ağlamalar arasında.yavrum gerçekten sevmiyor bu damla işini.''damya istemiyommm'' içim acıyor.o arada sakinleşti biraz derken tuvalete götürdüm.çöp kutularına bayıldı yiğit.minik düğmesine basınca lank diye açılan kapalı bişey.ve açıp kapatmayla yarım saat uğraştık.bozmaya ramak kala oturduk.2. damla geldi.aynı işlem yine oldu.bu sefer de su sebilinden su doldurup içmece.herkese su ikram etti.eşim artık midesinde yer kalmayıncaya içti.
gitti gitti doldurdu..bu arada başka çocuklarda var bekleyen.hem bir değil iki değil.üç çocuklu insanlar.bir kıpırdasalarya ya.çakılmış şekilde hepsi oturuyor.ve kimsenin gözü ayrılmadan,kırpılmadan biz izleniyoruz.tv de luli açalım diye tutturuyor.
3. damladan sonra koptu zaten.eşimin sabrı taştı.kolunu sertçe tuttu ve biraz dur oğlum.gidicez az sonra demesiyle kendini yere attı ve 1 saat onun için ağladı.((hala küs bunun için biliyormusunuz))
aşağıda oyun salonu varmış.oraya gittik.oynadı biraz neyseki.ve BAM.kakası geldi.tuvalet ardık.klozet o kadar büyükki.zannedersin oraya yapanların poposunun çapı ikili koltuk kadar.ben çöktüm yanına ve ben seni tutarım tatlım.dedim.neyseki güvenir elimi sıkı sıkı tuttu hatta sarıldık ve oturmaya devam etti.ama ben öldüm bu arada.kokudan az kaldı ölüyordum.zaten altüst olan miden eridi sandım.artık bir midem kalmadı.kaçtı biyerlerime:)o satten beri bişey yiyemedim.
o da bitti.biraz daha peçete attık çöpe.yukarıdaki uslu çocuklarada geldi.oyun parkına.oynadılar.biri henüz 2 yaşında filan sürekli arıza çıkardı.ama nasıl arıza.kurban olunur onun arızasına.saniyesine biten arızalar.kadın bakmıyor bile çocuklara.yiğit azdırdı dakikasına tabi onlarıda.
ama yiğitin şöyle bişeyi varki,ne kadar huysuz olsun,arızanın kralı da olsa sevdiriyor kendini.büyük küçük hep bayılarak ayrılıyorlar birbirlerinden.yaptığı hallerin yanında herkes evet zor çocuk ama çok sevdik yiğiti diyerek ayrılıyoruz.
ha ben kabul ettim artık çocuğumu böyle.yanlış anlaşılmasın.ama ben hamileyim ve daha zorlanıyorum.bu yazıyı da unutmayayım diye yazıyorum.ileride göstereceğim kendisine.''ben anayım yavrım'' ''bak senin için ne hallere düşmüşüm'' diyeceğim:))))
sonra yukarı çıktık yine ve bekledik .aynı haller tekrarlandı.doktorun odasında babasının yaptığı şikayet edildi ve küslüğü devam.damlalar gözünü iki misli daha kızarttı ve -güneşe az çıksın.güneş gözlüğü taksın- dedi doktor.e sana verelim bu çocuğu da oyala o zaman diyesim geldi:)
burcu ne dedi doktor.aslan deyince güldü şöyle bir.e siz şimdi şikayet etmeyin sakın.18 yaşına gelince vah halinize dedi yaaa.delimidir nedir.ben daha seneyi düşünemezken adam 18 i düşün dedi yaa.ben kesin ya sabır taşı olurum o zamana.yada ölür giderim böyle devam edecekse.uslanır,nerde ne yapacağını giderek öğrenir diyeceğine.bak bak neler dedide beni kara kuyulara attı adam.
çıktık alnımızın akıyla.eşimle birbirimize baktık ve 1 yaş yaşlanmıştık.birbirimize çocuğumuzu şikayet edecek laf bulamadık.keşke biraz kolay çocuk olsaydı dedi eşim.sanki demin ölmek isteyen ben değilmişim gibi.böyle bizim çocuğumuz kabul edelim dedim.hahahah meth de edeim mat da:))çocuk benim değilmi.
giderken bütün hosteslere öpücük yolladı.doktora görüşürüz yine dedi.''çikoyata vaamı sende'' dedi.3 napolyonu kaptı.ışıklı kalemi verdi adam.güvenlik güzel bir bloknot verdi.allahım kovulmalık olduk ve hala böyle ayrılıyor...işte sevilen çocuk yiğit:))))şeytan tüyü var benim çocuğumda büyük ihtimal
bize sadece o saatleri aşacak sabır ver allahım.nihayetinde ona kızmadığım zaman bende kendimi iyi hissediyorum.o zaten demin o hareketleri yapan biri değilmiş gibi munis oluyor.alan veren memmun görünürken bize sadece sabırlı olmak kalıyor .bazı umursamaz insanları görünce hep takip ediyorum gözümle bişey kapabilirmiyim diye.kaptım tabi çoğu şey.annem babam sen ne olmuşsun diyor.kızmadan sabırla anlatıyorum.çok kızılacak şeyde bir gözümle oturtuyorum.araya giren bir parazit tüm günü mahfediyor.onlar tecrübesiz napalım....
31 Mart 2011 Perşembe
ne bu şimdi???
yavru kuşum hasta.pazartesi günü hapşurdu akşama kadar.salı burnu aktı.çarşamba devam.perşembe günü ağzını aç dilini uzatta boğazına bakayım annem dedim.açtı ve beyaz benekler vardı.öksürmede başlamıştı.doktora götürdüm hemen.benekler çok değil dedi.ateş yok,burnu 2 gün tıkalıydı ama burun akıntısı fazla değil..ve aile hekimi hanım ne dedi biliyormusunuz 10 tane penisilin grubu iğne versem yaptırabilirmisiniz dedi....neden nedim. neden bu rahatsızlığa penisilin iğne???? sorum havada kaldı...ne yazdınız diye sinir olarak tekrar ettim sorumu ve tamam iğne değil antibiyotik şurup yazdım dedi...
niye böyle oluyor yahu...
sevmiştim kadını ben.ilgili , açıklayıcı bulmuştum.
niye olduki şimdi bu???
neden bu gibi soğuk algınlığına penisilin grubu iğne deyiverdi hemen...
şurubu içriyorum.adını sanını bilmediğim birşey.küçük boy ve 200 mg.e 200 mg verecektinde niye penisilin dedin şimdi ???
uzmanı olmadığım konularda birine bağlı kalmaktan nefret ediyorum.kendi irademi kullanarak çözümünü bulamıyorum ya..
geçermi bu rahatsızlığı ilaç kullanmadan dedim.kalın kaşlarını kaldırarak hayır dedi..
öksürüyor şu an duyuyorum..
e eğitimini almadığım konularda da söylenileni yapmak boynumun borcu..
peki nasıl güveneceğim...öyle paranoyak değilim güven konusunda ama bu penisilin grubu da nerden çıktı??????????????????????
__________________________
bu yukarıda yazdıklarım geçen hafta olmuştu..aile hekiminin verdiği antibiyotiği kullandık bitti..sümük bitmedi.öksürük arada var..ama genel olarak iyileşti diyebilirim...
nasıl düşünmeliyim bu konuda,sizler hasta yavrular için ne yapıyorsunuz??
ilaç yanlısı olmadım hiçbir zaman,korkularım bu sebebe dayanıyor..
__________________________
bu yukarıda yazdıklarım geçen hafta olmuştu..aile hekiminin verdiği antibiyotiği kullandık bitti..sümük bitmedi.öksürük arada var..ama genel olarak iyileşti diyebilirim...
nasıl düşünmeliyim bu konuda,sizler hasta yavrular için ne yapıyorsunuz??
ilaç yanlısı olmadım hiçbir zaman,korkularım bu sebebe dayanıyor..
7 Mart 2011 Pazartesi
hasta mı? ne? bilemedim..
geçen hafta salı annemlerdeyken yan komşunun çocuklarıyla oynasın diye çıkardım yavruyu.ama çocukların ikiside hastaydı.gidemedim de geri eve.burunları akıyor ve hapşuruyorlardı.
yiğit çok yaklaşmadı ve açıkhavada oynadılar ama yinede kaptı sonunda şifayı.
cumartesi akşamı huysuzlandı.ama hiç hastalık belirtisi yoktu.tüm gece uyumadı.döndü,sebepsiz yere ağladı.
yok ayağı kaşınmışmış,yok kitabı yataktan aşağı o bırakacakmış, yatağın kenar tarafına yatmak istemiş,daha çok su istiyormuş bardakta ama az içecekmiş filan gibi sebeplere ağladı durdu tüm gece.
ve pazar gün sıkılıyoruz diye alışveriş merkezine gittik.orda gözler sulu sulu bakıyordu bana.iştahı yoktu.nihayetinde hapşurmaya başladı.
eve geldik yemek yedirdim 2,5 saat uyudu.kalktığında ateşi vardı.
Yiğit doğdu doğalı 3. ateşlenişi. başka boğaz-kulak enfeksiyonları geçirdik ağır ama ateşlenme olmuyor nedense.
akşam hiç hareketli değildi.meraklı minik dergisi ve daha 3 tane kitap aldık onlara baktık.ilgili ama ateşliydi.
ilaç vermek istemedim.bekledim.gece 1:00 de ateşi arttı. 38,5 u geçti bende soydum ve 1 kaşıkta ibufen verdim.yatakta atlet ve bezle uyudu sonraki 1 saat boyunca.ve ateşi düştü.
neler oluyor anlamıyorum...savaşıyor küçük bedeni hasta olmak ve olmamak arasında galiba.
üstüne birde bisikletten düştü dişi ağzının içini kesti kanattı,çenesi morardı. saatlerce kucağımda nazlandı da durdu.hiç sorun etmez düşmeleri oysa.
bende sabah tavuk çorbası yaptım .sabah ve öğlen bunu yedi.bakalım kalkınca durumlar nasıl olacak..
allahım hasta olmasın yavrularımız.bütün çocuklar sağlıklı olsunlar...en baş duam bu...
8 Aralık 2010 Çarşamba
minik kuzu hasta

yiğit ne güzel 2,5 aydır hastalanmıyordu.
bende sevindirik olup her daim eşime ve anneme söylüyordum.
amaaa kendi elceezlerimle hasta ettim onu.
kaç sefer hasta insanlarla ve çocuklarla yakınlaştı ama yiğit hastalanmamıştı.daha 10 gün önce burnu yemyeşil akan bir kızla aynı fülütü bir o bir o çaldı da onda bile hastalanmamıştı.
ta ki ben çocuğa dolaptan yeni çıkmış yoğurt yedirene kadar.
çok sever kendileri yoğurdu.görünce biraz beklesin dedim olmadı.biraz ısıtsam ekşiyor.yesin bişey olmaz dedim.
ertesi gece öksürmeye başladı.dün değil ondan önceki gün fena öksürdü ve boğazı dolu ve de acıyormuş kendisi söylüyo:(((
hemen baktım kızarmış ve beyaz benekler var.
ben çok üzülüyorum hastalık durumlarında.çünkü yiğit hastalık durumlarında sabaha kadar uyumaz.ağlar.üstüme yapışır.
ateş olmadı ama boğazı kötü işte.
yiğit sebze çorbalarına bayılır.ne sebzesi olsa hiç hayır demez.hemen tavuk çorbaları,et suyu çorbarı yaptım ama doktora götürmeden içim rahat etmeyecekti.dün götürdüm ve yine antibiyotiği yapıştırdı:((
ve 250 mg lık.kilosuna göre öyle dedi.fazla bulmayın diye ekledi bir de doktor.
yiğit hiç sevdedi tadını.birde balgam şurubu verdi o ondan daha beter.kokusu bile kötü.
üzülüyorum bu hastalık durumlarında.en kısa zamanda geçmesi dileği ile......
26 Eylül 2010 Pazar
bana bulaşmasa ayıp olurdu
ve nihayet bende hastayım..
yavruma bulmayayım kaç gündür bende de kulak,damak,burun kaşıntısı vardı,yiğit hasta olunca bana bulaşması 1 gün almadı..
ama ne hastalık...üfff
yiğite peditusa başlamıştım,şurup bitti..hafta sonu olduğu için nöbetçi eczane aramamız gerekti,eşim full yine,ve bende hastalanınca aramadım .tam olgunlaştık,
yarın sabah ikimizde doktora gideceğiz
tam tamına üfff
ben neysede yiğit hasta olmasa keşke.bir ilaç olsa içirsek,aşı gibi,,hiç bir enfeksiyon hastalığı olmasalar çocuklar.
tabi şu an saat 03:14 ve ben hayallerdeyim değilmi
üfff
ne dertli post oldu...nasıl olmasın.burnum tıkalı,akıyo,yiğit hırıltılı,eşimin beli çok ağrıyo,yiğit ilgi bekliyo ve benden başkasına gitmiyo..kitap okumamı istemiyo,başka oyalama ve yatarak dinlenme şansım yok,gündüz 1 saniye bile uyumadı..durmadan ağlıyo ve ben bitiğim
annem çalışıyo,kardeşim çalışıyo,burda olsalarda yiğit gitmez,yapışığız
inşallah antibiyotik kullanacak bişey değildir,daha kışın başında...yarın sabah 10 da doktordayız...
son üffff
25 Eylül 2010 Cumartesi
yiğit hasta
(bu resimde 10 aylık..burdada hastaydı kuzum,gözleri kıpkırmızı)
çarşamba günün acısı çıktı işte..o gün inanılmaz terledi,durdan anlamadı..durduramadım da.üstünü defalarca değiştirmeme rağmen üşüttü yinede..
dün akşama kadar hapşurdu..ben hemen anladım ama yapacak bişey yoktu,
dün öğlen uykusu yarım saatçikti:((
akşamüstü beklenen gerçekleşti ve burnu akmaya başladı,gece tıkandı,uyumadı ve sürekli ağladı
yiğitin hastalıklarıda böyle olur,saatlerce ağlar,gece uyumaz,sayıklar,durmadan döner....
peditus verdim ama olmadı,4 saat sonra birde 1,5 ölçek ibufen verdim gece 2 den sonra rahatladı ve bizim yatakta uyudu,sayıklamalar ve dönmeler eşliğinde..
eşm kucağına almak istiyor dahada ağlıyo bana yapışıyo,sayla sümük...off kıştan hiz hazetmiyorum bu yüzden,yoksa kendi başıma olsam kışa bayılırım..
grip aşısı yaptırsammı yiğite diye düşünmeye başladım,çekilmiyor çünki en ufak soğuk algınlığı bile..
bugünse biraz daha iyi gibi..şimdi uyuyor..yine sıkıntılı..
26 Ağustos 2010 Perşembe
annem hasta

evvelki gün annemle günlük rutin konuşmalarımızdan birini yapıyorduk,annem dün için hastaneye yatacağını söyledi,sebebini biliyordum,çok kötü bir problem için değildi ama işte hastaneye yatmış olması beni üzdü.eşim ve kardeşim izinlilerdi,gittik bizde..
insanın sevdiğini ,(helede hep güçlü gördüğün ,sonuna kadar yanında olan birini )hasta yatağında serumlarla görmek ne üzücü,bastım ağlamayı,üzülme dediysede susturamadım kendimi
kadın olmak başlı başına bu problemlerin varlığı zaten,her kadının başına gelebilecek rahatsızlıklar ama şu an hasta yatağında yalnız işte..
2 kız kardeşiz ama kardeşim çalışıyor,bense çocukluyum,yanında olamamak beni burda çok üzüyor,
100 tanede çocuk yapsak zor anımızda demekki yanımızda olamayabilecekler :(
yiğit yolda gideren çok neşeliydi,havuç verdim bitane eline,bir babasına bir teyzesine şımardı,havucu ortasından fare gibi kemirdi,eline verdiğim yiyecekleri değişik şekiller yaparak yiyor bugünlerde,
annanen nerde dedim,
--işş diyor (hep öyle bilir çünkü)
--hayır annem uff olmuş dedim,(boş boş bakmaları vardır yiğitin arada.benim gibi)
hastane odasına gidince anlam veremedi annemin hasta yatağında olmasına,annanneee diye bağırdı,bir güldü bir duraladı,(gördüğüne sevindi ama böyle gördüğüne şaşırdı)kolundaki serumu ,serum hortumunu inceledi,uff dedi,yüzünü buruşturarak,
hep sürtündü dibinden ayrılmadı annemin,anneciğime de iyi geldi bu
allah kimseyi hasta etmesin,sevdiklerimiz hep yanımızda olsun ve sağlıklı olsun:) :(
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)