bugünlerde bir sevgi böcüğüyüm sormayın..oğlumu çok özledim bugün kreşteyken..
benim çamaşır mak.gene arıza yaptı.Geldiler ve yaptılar,oğlanın nevresimlerini istemiştim perşembe akşamı ((cuma belki götürürle mak. diye)) okuldan yıkadım ama kafa nerdeyse göndermeyi unutmuşum. ayrıcada tiyatrosu varmış okulda imzalanacak kağıt varmış çantasına bakmadığım için unutmuşum.ikidir arıyor öğretmeni gönderecekmisiniz diye,eşimi apar topar gönderdim sabahın soğuğunda okula.battaniye+nevresimleride gönderdim..onun okulda kendi eşyalarından başka bişeyle uyumasına gönlüm razı gelmedi..eşim vardır orda bişey desede dikildim başına kalk diye..gözüm sulanıverdi birde.kalktı adam:)
ve ilk defa sevinçliyim yarın cumartesi diye.sabahı iple çekiyorum desem abartmış olmam:)
sonra geçtim pc nin başına resimlere baktım.ne kadar zamandır bakmıyorsam ne güzel resimleri varmış kuzumun.gün görmemiş şeyler de varmış.emzirirken filan.emmeyi bıraktırmadan önce resimler çekmişim.kocaman çocuk emiyor.22 ayında bıraktık emmeyi ve gidip gelip iki cok cok yapıyor.memeyi kapatınca arıza çıkarıyor filan.eşimle baktık fena hoşumuza gitti:))
sonra düşündüm ki yeterince tadını çıkaramamışım.oğluma bakarken aklım hep başka bişeylerle maşgul..resimleri çektiğim anları bile hatırlıyorum,ama hiç emzirmenin,oğlumun ne demeye çalıştığının önemi yokmuş..şimdi anlıyorum bunları..her yaptığı hereketi netten bakardım,huysuzuklarının bile bir tadı varmış....
tabi tadını çıkardım,sadece kendim baktım oğluma ben.ama yinede aklım hep başka biryerdeymiş,ev işlerine yetişmeye çalışmak,bir sonraki öğünü düşünmek gibi..
bugün kuzumu okuldan gelince kucağımda tuttum 1 saat.o da özlemiş mi ne,hiç itirazsız o da mayıştı,ellerini kafasını kokladım bol bol.bedenini kucakladım.ne kadar çok seviyorum bunu bir kere daha anladım,öyle bir sevgi değil ama tenini kokluyorum,nasılda sevdiriyor kendini:))
canım benim...şöyle bir 3 ay sonra sevgim ikiye bölünecek,yiğiti istediği gibi sevemeyeceğim,yan tarafta viyaklayan başka bir canımıniçi olacak birde...allaha dua ettim bütün gün ..bana sabrımı versin,tadını çıkarma imkanı versin,kötü duygular ve bedensel rahatsızlıklarla uğraşmayayım diye....hiç kötü düşünmüyorum hiçbirşeyi aslında..
iç dökmece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iç dökmece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Kasım 2011 Cuma
29 Ekim 2011 Cumartesi
gözümün döndüğü anlar var...
şöyle bir içimi dökesim geldi..
yaklaşık 1 aydır benim çamaşır makinesi çalışırken evin içinden jet geçiyoruş gibi oluyordu.sallanıyordu .
beni bilen bilir,herşeyi yıkayan,bir giydiğini asla ikinciye yıkamadan giymeyen ve çocuğuna -kocasına da giydirmeyen biriyim.hiç balkondan çamaşırım eksik olmaz.katlanacak hep bir kurumuşlarım vardır....
ve benim makinem bozuldu...
eşim çağıralım tenik servis diyordu da ben geçiştiriyordum,sonunda çağırdım cuma gün.
bilmem nereleri bozulmuş da götürdüler makineyi,ve bugün getirdiler.(((
ne kadar çok sevindim,zira yiğitin çok birikti,benim ki keza öyle,hafta sonu diye nevresim takımları geldi çocuğun okuldan ve napcaz,yarın da pazar.öff
kurdular makineyi ve denediler,bingo!!! çalışmıyor .denedi 1 saat kadaradam .bişeyleri taktı takıştırdı olmuyor.gene götürdüler makinemi.ne kadar çok sinir olduğumu anlatamam....
birde sonrasında eşimle konuştum,işyerindeki teknik servislere sormuş bu kadar para edermiydi diye.ederdi demişler ve dahası da var,o arızalar hep tekrarlar,yeni makine alsanız daha iyi edersiniz demişler..valla bağırasım geldi avaz avaz..ha tamir ücretide 250 tl ..
arkadaşım getir ben atarım dedi de valla mecburiyetten yiğitin birkaç eşofman altını ve nevresimlerini verdim.yıkıyor şimdi..
ve bugün......
misafiri çok severim ama cinlerim tepemdeyken ve çat kapı yapıldığında biraz değişebiliyorum....
eşim tam işe gidecek ve onun arkasından yiğitle dışarı çıkacağız ve uzun bir yürüyüşün ardından bişeyler almam gerekiyor..
yemek hazırladım ve yiğit babasını gördü diye şımarıklığın dibinde avazı çıktığınca evin içinde bağırıp koşturuyor.bende onu doyurmak ve kendim bişeyler yemek için çaba sarfederken kapı çaldı.kim o dedim.benim dedi.sen kimsin kardişim??neyse geldiler.asansör açıldı .yan siteden sadece bir merhaba dediğim bir kadın.aylardır da görmedim.annesindeymiş meğer.sadece bu paylaşımımız olmuş.napıyosun dedi ,tabi 2,5 yaşında nerdeyse yiğit kadar hareketli ve henüz laftan anlamayan bir oğlu var.
ben yemek yiyoruz işte ve dışarı çıkacaktık biraz sonra dedim ama yinede geçmek istedi içeri kadın.arkasından çocuğu hemen yiğitin odasına daldı ve 4 oyuncak sepetinin tersini çevirdi.yiğit deli oldu.napıyorsun güzel davran oyuncaklarıma dedi.
habersiz gelmiş oldukları için oyuncaklarından en değer verdiklerini ve kırılınca kıyametler kopacak şeyleri kaldıramadım.doğruca büyük helikopteri kapmış çocuk ve pervanesinden birini koparmış.ben yetiştiğimde yiğit çok sinirlenmiş bağırıyordu.çocuk ondan yırtıcı oynamak için cebelleşiyor ve anneside aval aval bakıyordu.ayriyeten de bıktım bu çocukların oyuncak kavgalarından diyordu......
aynı anda bu hengamede yemek yiyemedim,çocuğum yemek yiyemedi,yiğiti yemek yemesi için mutfağa aldım.çocuk içeriyi talan ediyordu.al sende çocuğunu buraya yemek yesin diyorum dinlemiyor kadın.kırmış birsürü arabasını yiğitin.
ben karnımdan eğilemiyorum dağıtmasak oyuncaklarımızı diye yiğite söyleniyorum yiğitim zavallım bakıyor bana.hala alınmıyor birileri.yemeğe oturdu kadın ve hiç çocuğuna bişey demiyor.ben gidip tatlım oyuncakları dağıtmıyoruz ,salonda bir iki bişey oyna hadi dedim.ağladı çocuk.kadın gelip bişey demedi bilyormusunuz...
benim cinler daha fena geldi.
yiğit kovuyor bunları,anne dağıttı evimizi gitsinler diyor,kadın gülüyor.
ben iyice gerildim,ne yiğit ne ben,ne eşim bişey yemedik ve dışları çıkacaktık.arkadaşım bekliyor bizi.eim işe aç gitti.
çocuğum aç aç çıktı evden
gelen hanım evimi talan ettirdiği çocuğunu alıp biz gene geliriz diyerek gitti.
arkasından oturup bir güzel ağladım
eşim alma o zaman eve dedi çok bilmiş çok bilmiş.
karnımdan eğilemiyorum,yere oturup zor oluyor toplamak,ve olan şeye bak ya.aylardır görmediğim biri evime geliyor ve benim zaten tepemde olan aklımı dahada tepeme çıkarıyor...
şimdi tanrı misafiri diye düşünenleriniz olacaktır.bende öyle diyerek kendimi sakinleştiriyorum ama inanın görseniz halimi.değer verdiği oyuncaklarının kırılmasına çok çok üzülen oğlumu görünce dahada sinir oluyorum...
neyse ben güzel bir uyku çekeyimde saknleşeyim.yarın çok güzel bir gün bizi bekliyor.
yarın güzel nurturia annelerimle buluşacağım,tiyatronun ardından,bir restorana gidip pasta keseceğiz filan,ayrıntılar fotolarla gelir..
yaklaşık 1 aydır benim çamaşır makinesi çalışırken evin içinden jet geçiyoruş gibi oluyordu.sallanıyordu .
beni bilen bilir,herşeyi yıkayan,bir giydiğini asla ikinciye yıkamadan giymeyen ve çocuğuna -kocasına da giydirmeyen biriyim.hiç balkondan çamaşırım eksik olmaz.katlanacak hep bir kurumuşlarım vardır....
ve benim makinem bozuldu...
eşim çağıralım tenik servis diyordu da ben geçiştiriyordum,sonunda çağırdım cuma gün.
bilmem nereleri bozulmuş da götürdüler makineyi,ve bugün getirdiler.(((
ne kadar çok sevindim,zira yiğitin çok birikti,benim ki keza öyle,hafta sonu diye nevresim takımları geldi çocuğun okuldan ve napcaz,yarın da pazar.öff
kurdular makineyi ve denediler,bingo!!! çalışmıyor .denedi 1 saat kadaradam .bişeyleri taktı takıştırdı olmuyor.gene götürdüler makinemi.ne kadar çok sinir olduğumu anlatamam....
birde sonrasında eşimle konuştum,işyerindeki teknik servislere sormuş bu kadar para edermiydi diye.ederdi demişler ve dahası da var,o arızalar hep tekrarlar,yeni makine alsanız daha iyi edersiniz demişler..valla bağırasım geldi avaz avaz..ha tamir ücretide 250 tl ..
arkadaşım getir ben atarım dedi de valla mecburiyetten yiğitin birkaç eşofman altını ve nevresimlerini verdim.yıkıyor şimdi..
ve bugün......
misafiri çok severim ama cinlerim tepemdeyken ve çat kapı yapıldığında biraz değişebiliyorum....
eşim tam işe gidecek ve onun arkasından yiğitle dışarı çıkacağız ve uzun bir yürüyüşün ardından bişeyler almam gerekiyor..
yemek hazırladım ve yiğit babasını gördü diye şımarıklığın dibinde avazı çıktığınca evin içinde bağırıp koşturuyor.bende onu doyurmak ve kendim bişeyler yemek için çaba sarfederken kapı çaldı.kim o dedim.benim dedi.sen kimsin kardişim??neyse geldiler.asansör açıldı .yan siteden sadece bir merhaba dediğim bir kadın.aylardır da görmedim.annesindeymiş meğer.sadece bu paylaşımımız olmuş.napıyosun dedi ,tabi 2,5 yaşında nerdeyse yiğit kadar hareketli ve henüz laftan anlamayan bir oğlu var.
ben yemek yiyoruz işte ve dışarı çıkacaktık biraz sonra dedim ama yinede geçmek istedi içeri kadın.arkasından çocuğu hemen yiğitin odasına daldı ve 4 oyuncak sepetinin tersini çevirdi.yiğit deli oldu.napıyorsun güzel davran oyuncaklarıma dedi.
habersiz gelmiş oldukları için oyuncaklarından en değer verdiklerini ve kırılınca kıyametler kopacak şeyleri kaldıramadım.doğruca büyük helikopteri kapmış çocuk ve pervanesinden birini koparmış.ben yetiştiğimde yiğit çok sinirlenmiş bağırıyordu.çocuk ondan yırtıcı oynamak için cebelleşiyor ve anneside aval aval bakıyordu.ayriyeten de bıktım bu çocukların oyuncak kavgalarından diyordu......
aynı anda bu hengamede yemek yiyemedim,çocuğum yemek yiyemedi,yiğiti yemek yemesi için mutfağa aldım.çocuk içeriyi talan ediyordu.al sende çocuğunu buraya yemek yesin diyorum dinlemiyor kadın.kırmış birsürü arabasını yiğitin.
ben karnımdan eğilemiyorum dağıtmasak oyuncaklarımızı diye yiğite söyleniyorum yiğitim zavallım bakıyor bana.hala alınmıyor birileri.yemeğe oturdu kadın ve hiç çocuğuna bişey demiyor.ben gidip tatlım oyuncakları dağıtmıyoruz ,salonda bir iki bişey oyna hadi dedim.ağladı çocuk.kadın gelip bişey demedi bilyormusunuz...
benim cinler daha fena geldi.
yiğit kovuyor bunları,anne dağıttı evimizi gitsinler diyor,kadın gülüyor.
ben iyice gerildim,ne yiğit ne ben,ne eşim bişey yemedik ve dışları çıkacaktık.arkadaşım bekliyor bizi.eim işe aç gitti.
çocuğum aç aç çıktı evden
gelen hanım evimi talan ettirdiği çocuğunu alıp biz gene geliriz diyerek gitti.
arkasından oturup bir güzel ağladım
eşim alma o zaman eve dedi çok bilmiş çok bilmiş.
karnımdan eğilemiyorum,yere oturup zor oluyor toplamak,ve olan şeye bak ya.aylardır görmediğim biri evime geliyor ve benim zaten tepemde olan aklımı dahada tepeme çıkarıyor...
şimdi tanrı misafiri diye düşünenleriniz olacaktır.bende öyle diyerek kendimi sakinleştiriyorum ama inanın görseniz halimi.değer verdiği oyuncaklarının kırılmasına çok çok üzülen oğlumu görünce dahada sinir oluyorum...
neyse ben güzel bir uyku çekeyimde saknleşeyim.yarın çok güzel bir gün bizi bekliyor.
yarın güzel nurturia annelerimle buluşacağım,tiyatronun ardından,bir restorana gidip pasta keseceğiz filan,ayrıntılar fotolarla gelir..
18 Ekim 2011 Salı
canım gitti..
duygusallığın tavan yaptığı şu dönemimde hiçbir maddenin önemsizliğini bir kez daha anlamış bulunuyorum.
17.10.2011 de kardeşim,canım,herşeyim maldiv adalarına gitti çalışmak için.
aslında iyi de yaptı,kariyer yapsın,yurtdışına gitsin gezsin görsün.ama kalbime geçiremedim işte hala..canım gitti,canımdan can gitti..
önce koskocaman bir valiz hazırladı,hala alamadıkları ,sığdıramadıkları vardı.sonra vazgeçti,havası nasıl olsa hep yazmış,minik bir valize doldurdu eşyalarını,laptopunu,fotoğraf mak. aldı yanına.
o kadar takısı,kremleri,kıyafetleri,ayakkabıları herşeyleri kaldı,3-5 şort,3-5 tişört le gidiverdi.
hayat herşeyin güzelini versin güzel gözlüme,,..
maldivler çok güzelmiş,hele gideceği otel muhteşem...kısacası 1 yıl görüşemeyeceğiz ve onu şimdiden özledim..sanki kardeşimde benim çocuğummuş gibi hissederdim hep.6 yaş küçük benden ve bebekken ben bakardım ona.sanki yiğit gitti uzak biryere ve ben o kadar buruk kaldım geride...
hala odasını toplamadım.yatağını bozmadım,çıkardığı kıyafetleri aynı yerinde,tokaları banyoda,kaldırmaya toplamaya bir türlü içim elvermiyor..dün sabahın köründe çıktım evden ve akşam geldim.aklımda durmasın diye..
gideceği günün gecesinde yiğite kitap okudu,yiğit yarında bunu oku dedi ona.ve ben muslukları açıvermiştim.
öğlen taksiye bindirip gönderdik eşimle.eşim işe gidiyordu ve havaalanı bize uzak,geri gelmem çok zor ve aynı anda fırtına ve yağmur başlamıştı.yani gidemedim yolcu etmeye..
hiç gitme diyeceğimi düşünmezdim,gitme dedim ona,ben bu hormonlarımla ne edicem..gitti eşimle eve geldik ve o gün hiç konuşmadım.dudaklarım titredi durdu,gözlerim kızarığı hiç geçmedi...
inşallah hayırlısı olur onun için bu uzak kalmamız..
17.10.2011 de kardeşim,canım,herşeyim maldiv adalarına gitti çalışmak için.
aslında iyi de yaptı,kariyer yapsın,yurtdışına gitsin gezsin görsün.ama kalbime geçiremedim işte hala..canım gitti,canımdan can gitti..
önce koskocaman bir valiz hazırladı,hala alamadıkları ,sığdıramadıkları vardı.sonra vazgeçti,havası nasıl olsa hep yazmış,minik bir valize doldurdu eşyalarını,laptopunu,fotoğraf mak. aldı yanına.
o kadar takısı,kremleri,kıyafetleri,ayakkabıları herşeyleri kaldı,3-5 şort,3-5 tişört le gidiverdi.
hayat herşeyin güzelini versin güzel gözlüme,,..
maldivler çok güzelmiş,hele gideceği otel muhteşem...kısacası 1 yıl görüşemeyeceğiz ve onu şimdiden özledim..sanki kardeşimde benim çocuğummuş gibi hissederdim hep.6 yaş küçük benden ve bebekken ben bakardım ona.sanki yiğit gitti uzak biryere ve ben o kadar buruk kaldım geride...
hala odasını toplamadım.yatağını bozmadım,çıkardığı kıyafetleri aynı yerinde,tokaları banyoda,kaldırmaya toplamaya bir türlü içim elvermiyor..dün sabahın köründe çıktım evden ve akşam geldim.aklımda durmasın diye..
gideceği günün gecesinde yiğite kitap okudu,yiğit yarında bunu oku dedi ona.ve ben muslukları açıvermiştim.
öğlen taksiye bindirip gönderdik eşimle.eşim işe gidiyordu ve havaalanı bize uzak,geri gelmem çok zor ve aynı anda fırtına ve yağmur başlamıştı.yani gidemedim yolcu etmeye..
hiç gitme diyeceğimi düşünmezdim,gitme dedim ona,ben bu hormonlarımla ne edicem..gitti eşimle eve geldik ve o gün hiç konuşmadım.dudaklarım titredi durdu,gözlerim kızarığı hiç geçmedi...
inşallah hayırlısı olur onun için bu uzak kalmamız..
| 17.10.2011-13:00 |
Etiketler:
iç dökmece,
kayıt altı,
ordan burdan
10 Ekim 2011 Pazartesi
bebeğe isim sorunsalı
ne zamandır bu konuyla ilgili bir yazı yazmak istiyordum kısmet bugüneymiş...
şimdi eşimle yeni nişanlıyız eşimin evine gittik(ayrı şehirlerdeyiz). otururken kv çocuk olursa benim adım konulacak deyiverdi.
bende çok toyum.22 yaşında çılgın mı çılgın .eşim o zaman fena aşık bana.üstüme titriyor.
annesine ne diyorsun gibi baktı.kv de de benden cevap bekliyor.bende daha çok erken anne bunlar için dedim.
10 torunu var o gün itibariyle ve hepsi kız.birtanesinin adı da kendi adı değil.ben sordum senin adını koyan olmadımı hepsi kız dedim.bilmediğimden soruyorum.daha tanımadıklarımda var aralarında.hepsi ayrı memleketlerde.yada unutuyorum isimlerini kızların.neyse koymamışlar adını suratı düştü bu konuda.
sonra sen koymazsan zaten oğlum koyar benim adımı dedi.ben nişanlıma baktım.valla arada kaldı .tv seyrediyor.bizi duymuyor bile.bende duymazdan geleceğim ama adımla hitap edip edip aynı konu üstünde dönüyor kv.
ben antalya ya gelince unutamadım bu konuyu.daha tanımıyorum doğru düzgün ailelerini.anasının ağzına bakan bi adam mı diye tartıp duruyorum.annesi bize ,herşeye karışacakmı diye kurup duruyorum.
neyse evlendik biz 8-9 ay sonra.düğünden sonra yine gittik onlara ve aynı konu yine döndü.ben tanıyorum ya artık herkesi senin adını niye koymadılarki dedim. sen talep etmedinmi??
ettim de herkes bildiğini yaptı dedi.hatta bana sormadılar bile dedi.
bende beni safça gördün sen de heralde dedim.:))güldük hepimiz..kv de dahil:))
kv ile aram hiç kötü olmadı.sağolsun iyidir.zaten iki elin parmağını geçmez görüştüğümüz 6 yıl içinde.ama her gördüğünde de üzecek bişeyler yapar.pat diye laflar söyler.kıracağını,üzeceğini düşünmez laflarının.bende az değilim hiç altında kalmam laflarının.ama yinede kırılıp,küsme olmaz.hele oğluna ne o beni söyle ne de ben onu.telefonda saygı içinde konuşur kapatırız.
yiğitin erkek olacağını duyduğunda hemen adı ali olacak dedi tabiki.11 inci torun geliyor ,ilk erkek.tabi ben itiraz etmedim isimde.ama yiğit ismi de benim uzun zamandan beri sevdiğim isim olunca eşimde bana itiraz etmedi.ikisini birlikte koyduk.
offf ne laflar etti.yiğitin doğumunda gelen her misafire ali olacaktı ismi de ayşe g..tüne yiğiti taktı filan diye.oysa ali için eşim olmasa da olur bile dedi de bende babasını kırmak istemedim.ben ikisini birlikte koyalım dedim.böyle dediğimi de eşim annesine söyledi ama inanası gelmedi kayınvaldenin.
şimdi hamile olduğumu duyunca bana ne hayırlı olsun evladım dedi.ne bişey.hiç lafı açılmadı şimdiye kadar.4.5 aylık hamileyim daha bununla ilgili konuşmadık yani kv ile.ama oğluna soruyor hep.bulantılarıma üzülüyor filan.ama bana bişey denmiyor nedense.
eşimle biz hep konuşuruz.kız olursa asla anne baba adı olmaz demiştim hamile kalmadan önce.öyle de olacaktı ama eşim anneciğine ezik kalabilirdi.zira annesinin fikrini biliyor.sülaledeki son doğurgan kadın benim ve kız olurda ya adını koymazsak onun adı konulmadan ölürse filan halimiz nice olur:) çok önemli bir adı varya kv nin.konulmazsa gözü açık giderdi valla.
bebeğin cinsiyetinin erkek olduğunu öğrenince(dün öğrenmiş) hemen aradı beni tebrik etti.erkek olacakmış dedi.çok sevinmiş filan.bu ne sevgi böcüklüğü anlamadım bende. 4.5 aydır nerdeydin sen .onu da babanın adı koyarsın artık dedi.bakalım daha düşünmedik dedim.ama babanın adı yakışıyor dedi.allahım ya bikere de karışma.
aslında karışır ama diretmez.dilinin ucunda bütün sözleri.planlanmış düşünülerek söylenmiş şeyler değil.lafı söyleyip unutanlardan.öyle bir kadın olduğunu evliliğim içinde anladığımdan bir tehlikesi olmadığından bakalım deyip geçiştiriyorum hep.eşim zamnanında böyle yaptığında beni oyalıyormu acaba annesinin dediğini yapacakta diyordum.çok karışacak bize heralde diyordum ama hiç öyle olmadı.şükür.
bir isim konusu da böylece bitti.kız olsaydı bebek kavga çıkacaktı heralde.kv nin şekeri çıkacaktı.üzüntüden hasta olacaktı filan.neyseki kurtuldu hasta olmaktan :)))
bu arada benim babamda isminin konulmasını ister.biz iki kız kardeşiz .kardeşim daha bekar.
babamın adı da dedesinin adı.ama babam benim adımı koy demez.istediğini ben bilirim içinden.
soyu devam ettirmek adına mı böyle düşünüyorlar bilmem.ama soy böylemi devam ettirilir.ya da soyun devam etmese ne olur.kraliyet soyundan sanki:))))
gerçekten anlayamıyorum isminin konulmasını isteyenleri..senin adın olsa ne olur olmasa ne olur.çokmu beğeniyorsun adını.çok mu önemli hissediyorsun kendini.bebeğime senin adınla seslenmem hoşuna mı gidecek.ne yani.??kızıyorum da.sen yaşadın ve gidiyorsun.benim çocuğumun adı niye senin adın olsun ki.üstelik diretenlere yada isim koymada hak iddia edenleri dövesim geliyor.
annesi bilir bence çocuğuna en iyi ismi.hatta herşeyi.9 ay karnında taşı,bulantılar,kilolar,emzirme,hastalandığında perişan ol,doydumu,açmı kaldı,şu besini almazsa ne olur diye diye beynin patlasın.taa uzaktan biri hak iddia etsin üstünde.
hamileliğin etkisi mi bilmiyorum ama bazen bir çocuğun sadece anneye ait olduğunu düşündüğüm oluyor.bizim babamız pek ilgili olmadığından mıdır nedir bu konularla zamansızlığı yüzünden ben bu konuda böyle düşünüyorum.gerçekten onların yapabileceği şeylerde sınırlı.isteselerde bazı şeyleri illaki anne yapabilir.
durum böyle olunca bir anne çocuğuyla ilgili ne söylüyorsa öyle olmalı.
örnek vereyim hemen.yiğiti bu sabah kaldırdım.üstünü giydirdim.1000 tane soru arasında.gitmicemler arasında.sende geller arasında.çişini yaptırdım.süt ısıttım bebe bisküvisi ile yedirdim.çantasını hazırladım ve çıktık kapıdan.asansörde ağlamasına ben eşlik ettim.bin laf anlatarak servise bindirdim.arkasından düşünceler içinde kalan bendim.acaba ne yapıyor diye düşünen bendim.
ve eşim uyuyor.hiç sesimizi duymamıştır eminim.
şimdi eşimle yeni nişanlıyız eşimin evine gittik(ayrı şehirlerdeyiz). otururken kv çocuk olursa benim adım konulacak deyiverdi.
bende çok toyum.22 yaşında çılgın mı çılgın .eşim o zaman fena aşık bana.üstüme titriyor.
annesine ne diyorsun gibi baktı.kv de de benden cevap bekliyor.bende daha çok erken anne bunlar için dedim.
10 torunu var o gün itibariyle ve hepsi kız.birtanesinin adı da kendi adı değil.ben sordum senin adını koyan olmadımı hepsi kız dedim.bilmediğimden soruyorum.daha tanımadıklarımda var aralarında.hepsi ayrı memleketlerde.yada unutuyorum isimlerini kızların.neyse koymamışlar adını suratı düştü bu konuda.
sonra sen koymazsan zaten oğlum koyar benim adımı dedi.ben nişanlıma baktım.valla arada kaldı .tv seyrediyor.bizi duymuyor bile.bende duymazdan geleceğim ama adımla hitap edip edip aynı konu üstünde dönüyor kv.
ben antalya ya gelince unutamadım bu konuyu.daha tanımıyorum doğru düzgün ailelerini.anasının ağzına bakan bi adam mı diye tartıp duruyorum.annesi bize ,herşeye karışacakmı diye kurup duruyorum.
neyse evlendik biz 8-9 ay sonra.düğünden sonra yine gittik onlara ve aynı konu yine döndü.ben tanıyorum ya artık herkesi senin adını niye koymadılarki dedim. sen talep etmedinmi??
ettim de herkes bildiğini yaptı dedi.hatta bana sormadılar bile dedi.
bende beni safça gördün sen de heralde dedim.:))güldük hepimiz..kv de dahil:))
kv ile aram hiç kötü olmadı.sağolsun iyidir.zaten iki elin parmağını geçmez görüştüğümüz 6 yıl içinde.ama her gördüğünde de üzecek bişeyler yapar.pat diye laflar söyler.kıracağını,üzeceğini düşünmez laflarının.bende az değilim hiç altında kalmam laflarının.ama yinede kırılıp,küsme olmaz.hele oğluna ne o beni söyle ne de ben onu.telefonda saygı içinde konuşur kapatırız.
yiğitin erkek olacağını duyduğunda hemen adı ali olacak dedi tabiki.11 inci torun geliyor ,ilk erkek.tabi ben itiraz etmedim isimde.ama yiğit ismi de benim uzun zamandan beri sevdiğim isim olunca eşimde bana itiraz etmedi.ikisini birlikte koyduk.
offf ne laflar etti.yiğitin doğumunda gelen her misafire ali olacaktı ismi de ayşe g..tüne yiğiti taktı filan diye.oysa ali için eşim olmasa da olur bile dedi de bende babasını kırmak istemedim.ben ikisini birlikte koyalım dedim.böyle dediğimi de eşim annesine söyledi ama inanası gelmedi kayınvaldenin.
şimdi hamile olduğumu duyunca bana ne hayırlı olsun evladım dedi.ne bişey.hiç lafı açılmadı şimdiye kadar.4.5 aylık hamileyim daha bununla ilgili konuşmadık yani kv ile.ama oğluna soruyor hep.bulantılarıma üzülüyor filan.ama bana bişey denmiyor nedense.
eşimle biz hep konuşuruz.kız olursa asla anne baba adı olmaz demiştim hamile kalmadan önce.öyle de olacaktı ama eşim anneciğine ezik kalabilirdi.zira annesinin fikrini biliyor.sülaledeki son doğurgan kadın benim ve kız olurda ya adını koymazsak onun adı konulmadan ölürse filan halimiz nice olur:) çok önemli bir adı varya kv nin.konulmazsa gözü açık giderdi valla.
bebeğin cinsiyetinin erkek olduğunu öğrenince(dün öğrenmiş) hemen aradı beni tebrik etti.erkek olacakmış dedi.çok sevinmiş filan.bu ne sevgi böcüklüğü anlamadım bende. 4.5 aydır nerdeydin sen .onu da babanın adı koyarsın artık dedi.bakalım daha düşünmedik dedim.ama babanın adı yakışıyor dedi.allahım ya bikere de karışma.
aslında karışır ama diretmez.dilinin ucunda bütün sözleri.planlanmış düşünülerek söylenmiş şeyler değil.lafı söyleyip unutanlardan.öyle bir kadın olduğunu evliliğim içinde anladığımdan bir tehlikesi olmadığından bakalım deyip geçiştiriyorum hep.eşim zamnanında böyle yaptığında beni oyalıyormu acaba annesinin dediğini yapacakta diyordum.çok karışacak bize heralde diyordum ama hiç öyle olmadı.şükür.
bir isim konusu da böylece bitti.kız olsaydı bebek kavga çıkacaktı heralde.kv nin şekeri çıkacaktı.üzüntüden hasta olacaktı filan.neyseki kurtuldu hasta olmaktan :)))
bu arada benim babamda isminin konulmasını ister.biz iki kız kardeşiz .kardeşim daha bekar.
babamın adı da dedesinin adı.ama babam benim adımı koy demez.istediğini ben bilirim içinden.
soyu devam ettirmek adına mı böyle düşünüyorlar bilmem.ama soy böylemi devam ettirilir.ya da soyun devam etmese ne olur.kraliyet soyundan sanki:))))
gerçekten anlayamıyorum isminin konulmasını isteyenleri..senin adın olsa ne olur olmasa ne olur.çokmu beğeniyorsun adını.çok mu önemli hissediyorsun kendini.bebeğime senin adınla seslenmem hoşuna mı gidecek.ne yani.??kızıyorum da.sen yaşadın ve gidiyorsun.benim çocuğumun adı niye senin adın olsun ki.üstelik diretenlere yada isim koymada hak iddia edenleri dövesim geliyor.
annesi bilir bence çocuğuna en iyi ismi.hatta herşeyi.9 ay karnında taşı,bulantılar,kilolar,emzirme,hastalandığında perişan ol,doydumu,açmı kaldı,şu besini almazsa ne olur diye diye beynin patlasın.taa uzaktan biri hak iddia etsin üstünde.
hamileliğin etkisi mi bilmiyorum ama bazen bir çocuğun sadece anneye ait olduğunu düşündüğüm oluyor.bizim babamız pek ilgili olmadığından mıdır nedir bu konularla zamansızlığı yüzünden ben bu konuda böyle düşünüyorum.gerçekten onların yapabileceği şeylerde sınırlı.isteselerde bazı şeyleri illaki anne yapabilir.
durum böyle olunca bir anne çocuğuyla ilgili ne söylüyorsa öyle olmalı.
örnek vereyim hemen.yiğiti bu sabah kaldırdım.üstünü giydirdim.1000 tane soru arasında.gitmicemler arasında.sende geller arasında.çişini yaptırdım.süt ısıttım bebe bisküvisi ile yedirdim.çantasını hazırladım ve çıktık kapıdan.asansörde ağlamasına ben eşlik ettim.bin laf anlatarak servise bindirdim.arkasından düşünceler içinde kalan bendim.acaba ne yapıyor diye düşünen bendim.
ve eşim uyuyor.hiç sesimizi duymamıştır eminim.
27 Nisan 2011 Çarşamba
ben kötü bir annemiyim???
bir çocuğun herşeyimi zor olur arkadaşım????
10 aya kadar fışkırtmalı kustu,yemesi problem,dişi problem ,2 yaş sendromu problem ötesi....
3 yaşına geldi azıcık değişmezmi??bende sabır taşımıyım allah aşkına??
anne aşağıya inelim bisiklet süreyim diyor.
tamam .iniyoruz ve daha asnsörde uyarıyorum bir önceki olayı hatırlatarak.gayette olumlu konuşuyorum.ama sanki hiç onları söylememişim gibi daha kapıda gördüğü 5-6 yaş grubu çocuğa çığlıkla bağırıyor,,uyarıyorum..susuyor
nereye gidelim?? beyzaya..tamam gidiyoruz,beyza uyuyor(beyza tüpçünün kızı,aynı yaştalar)dükkanın içine girip bağırmalar..
güzelce anlatıyorum.elini tutup dışarı çıkarıyorum.uyuyor annecim girmeyelim diye zor bela iknadan sonra havuza giriyoruz..havuzda 1,5 yaşında 2 bebek var..yiğitin bisikletine yaklaştılar diye bağırmalar,önce bisikleti var gücüyle yere fırlatmalar,daha sonra kendini aynı hızla betona atmalar....gidip ikna etmeye çalışıyorum..yok.aynı hızda bağırıp ağlayarak benim yanıma geliyor..ben tamam biz de evimize gidip oynayalım diyorum sonunda..onun içinde paçama yapışıp hayır diyor,,
peki bağırmadan oynayabiliriz,bebeklere yaklaşma o zaman,onlar henüz küçük,laftan anlamıyorlar diyorum yok diplerine sokuluyor yine,,aynı sahne
daha sonra havuzun kenarında yürüyen 4-6 yaş grubu çocuklara çığlıklar başlıyor,,,((yiğite gülümsediler diye))bu arada birsürü kadın var ve hepsi yiğitin huysuzluklarına ,gürültüsüne burun büküyor,,ve ben kesinlikle engel olamıyorum bu davranışlara..
bisikleti dışarı çıkarıyorum yok başkasının bisikletini istediği için aynı sahneler yaşanıyor sil baştan..
peki ben napıyorum ?? durmadan geriliyorum..eve gidelim,parka gidelim sözleri hiç başarılı olamıyor,orda duracak ama bağırıp,herkesi rahatsız edecek,benim sinirlerimi gerecek,kendi paçavra olana kadar yerlere atacak kendini,,,ben ne yapmalıyım,bir çuval gibi yere yığılıyor,ne güç yetiyor ne bişey....kendi başına oynamıyoretrafımda,yanına yaklaşan yandı.kulaklar sağır olur sesinden..kurabiye,elma,ıvır zıvır vereyim ye çabalarıda boşuna..
peki ben sabır taşımıyım
şu an sinirimden ağlıyorum..içimde bişey boğazımı sıkıyor
beyza içeride uyuyor,oraya gidip bağırmak isteyen yiğiti kadın yiğitçim dışarı çıkta oyna buraya gelme beyza uyuyor diye uyarıyor,
ben üzülüyor ve geriliyorum dahada çocuğuma laflar geçmiyor diye,,beyzanın bisikletini sürmek istiyorum diye ağlamaya başladı aynı sahneyle,beyzanın bisikletide evde kalmış..ve aynı sahnenin dahada gürültülü ve daha ağır bir yiğiti kaldırma çabalarıyla birlikte iki tane popoya yapıştırma yanyana geldi,gözüm dönmüştü artık...
yüzünü kendime doğru çevireyimde anlasın dedim kızdığımı iyice,tırnağım yüzünü çizdi,kolunu tutuyorum gidelim diye,yığılıyor yere tekrar,,
sabır taşı çatladı,,patlattım şöyle okkalısından ikitane poposuna
eve ağlayarak çıktı,ama ne ağlama tahmin edebilirmisiniz ki,,hiç sanmam???
ne bu yaa.
yaklaşık 1 haftadır aynı durum oluyor..ne yapmalıyım,nasıl davranmalıyım bilmiyorum..nasıl normal bir çocuk olacak,nasıl bir hal sergilemeliyim bu huysuz çocuğa karşı ben???
kötümü yetiştiriyorurm.iyi bir anne değilmiyimki benim çocuğum böyle ??
benim çocuğum niye sakin -yerli yerinde davranan -ağlayan bir çocuk değil????
niye bu gereksiz ağlamalar
şu an uyuyor..saat 18:45.yeni uyudu..uyanmasını istemiyorum 2-3 saat.görmek bile istemiyorum.sakinleşene kadar,kendimi sakinleştirene kadar görmek istemiyorum..
şimdi çocuğuna bu kadar kinle konuşan bir anne hiç görmediniz değilmi??
bir iç dökme yazısı oldu benim için....
bu kadar üzgünken yazı yazmamak mı gerekiyor ne???
10 aya kadar fışkırtmalı kustu,yemesi problem,dişi problem ,2 yaş sendromu problem ötesi....
3 yaşına geldi azıcık değişmezmi??bende sabır taşımıyım allah aşkına??
anne aşağıya inelim bisiklet süreyim diyor.
tamam .iniyoruz ve daha asnsörde uyarıyorum bir önceki olayı hatırlatarak.gayette olumlu konuşuyorum.ama sanki hiç onları söylememişim gibi daha kapıda gördüğü 5-6 yaş grubu çocuğa çığlıkla bağırıyor,,uyarıyorum..susuyor
nereye gidelim?? beyzaya..tamam gidiyoruz,beyza uyuyor(beyza tüpçünün kızı,aynı yaştalar)dükkanın içine girip bağırmalar..
güzelce anlatıyorum.elini tutup dışarı çıkarıyorum.uyuyor annecim girmeyelim diye zor bela iknadan sonra havuza giriyoruz..havuzda 1,5 yaşında 2 bebek var..yiğitin bisikletine yaklaştılar diye bağırmalar,önce bisikleti var gücüyle yere fırlatmalar,daha sonra kendini aynı hızla betona atmalar....gidip ikna etmeye çalışıyorum..yok.aynı hızda bağırıp ağlayarak benim yanıma geliyor..ben tamam biz de evimize gidip oynayalım diyorum sonunda..onun içinde paçama yapışıp hayır diyor,,
peki bağırmadan oynayabiliriz,bebeklere yaklaşma o zaman,onlar henüz küçük,laftan anlamıyorlar diyorum yok diplerine sokuluyor yine,,aynı sahne
daha sonra havuzun kenarında yürüyen 4-6 yaş grubu çocuklara çığlıklar başlıyor,,,((yiğite gülümsediler diye))bu arada birsürü kadın var ve hepsi yiğitin huysuzluklarına ,gürültüsüne burun büküyor,,ve ben kesinlikle engel olamıyorum bu davranışlara..
bisikleti dışarı çıkarıyorum yok başkasının bisikletini istediği için aynı sahneler yaşanıyor sil baştan..
peki ben napıyorum ?? durmadan geriliyorum..eve gidelim,parka gidelim sözleri hiç başarılı olamıyor,orda duracak ama bağırıp,herkesi rahatsız edecek,benim sinirlerimi gerecek,kendi paçavra olana kadar yerlere atacak kendini,,,ben ne yapmalıyım,bir çuval gibi yere yığılıyor,ne güç yetiyor ne bişey....kendi başına oynamıyoretrafımda,yanına yaklaşan yandı.kulaklar sağır olur sesinden..kurabiye,elma,ıvır zıvır vereyim ye çabalarıda boşuna..
peki ben sabır taşımıyım
şu an sinirimden ağlıyorum..içimde bişey boğazımı sıkıyor
beyza içeride uyuyor,oraya gidip bağırmak isteyen yiğiti kadın yiğitçim dışarı çıkta oyna buraya gelme beyza uyuyor diye uyarıyor,
ben üzülüyor ve geriliyorum dahada çocuğuma laflar geçmiyor diye,,beyzanın bisikletini sürmek istiyorum diye ağlamaya başladı aynı sahneyle,beyzanın bisikletide evde kalmış..ve aynı sahnenin dahada gürültülü ve daha ağır bir yiğiti kaldırma çabalarıyla birlikte iki tane popoya yapıştırma yanyana geldi,gözüm dönmüştü artık...
yüzünü kendime doğru çevireyimde anlasın dedim kızdığımı iyice,tırnağım yüzünü çizdi,kolunu tutuyorum gidelim diye,yığılıyor yere tekrar,,
sabır taşı çatladı,,patlattım şöyle okkalısından ikitane poposuna
eve ağlayarak çıktı,ama ne ağlama tahmin edebilirmisiniz ki,,hiç sanmam???
ne bu yaa.
yaklaşık 1 haftadır aynı durum oluyor..ne yapmalıyım,nasıl davranmalıyım bilmiyorum..nasıl normal bir çocuk olacak,nasıl bir hal sergilemeliyim bu huysuz çocuğa karşı ben???
kötümü yetiştiriyorurm.iyi bir anne değilmiyimki benim çocuğum böyle ??
benim çocuğum niye sakin -yerli yerinde davranan -ağlayan bir çocuk değil????
niye bu gereksiz ağlamalar
şu an uyuyor..saat 18:45.yeni uyudu..uyanmasını istemiyorum 2-3 saat.görmek bile istemiyorum.sakinleşene kadar,kendimi sakinleştirene kadar görmek istemiyorum..
şimdi çocuğuna bu kadar kinle konuşan bir anne hiç görmediniz değilmi??
bir iç dökme yazısı oldu benim için....
bu kadar üzgünken yazı yazmamak mı gerekiyor ne???
10 Nisan 2011 Pazar
kilo sorunu
nerden başlamalı ki yazmaya....
çok uzun hikaye...bari bloğumu ilgilendiren kısımdan başlayayım.
hamilelikle birlikte kilo almaya başladım.boyuma göre normal sayılabilecek bir kiloda başladım hamileliğe.
ilk 4 ay nerdeyse hiç almadım.çalıştığım departman gereği ise 4. aydan sonra boğazım açıldı,kötü gelen kokular zamanla beni çekmeye başladı.yedim yedim.7. ayda tüm hamileliğim boyunca almam gereken kiloyu almıştım malesef.son iki ay da evde geçti.al sana top gibi bir ayşe.yuvarlanarak gidiyordum tam tamına.neyse buraya kadar idare eder.
doğumdan sonra eve geldim tartıldım ve tam tamına 7 kilo gitmişti..emzirme süresincede hiç dikkat etmedim kiloma.ama emzirmenin hikmeti 5 kilo daha gitti sevgili oğlum 2 yaşına gelene kadar..
ya sonrası.YA SONRASIIIIIIAAAAA diye bağırasım var kendime..
yedim de yedimki demekki bu kiloya geldim..
annem az yedi dedi,kardeşim ,kocam dedi yok dinlemedin.hatta kötü anladım.çemkirdim yediğimde gözünüzmü var diye:))
1 nisan bizim evlilik yıldönümümüzdü.ama evde olmayışımdan dolayı perşembe günü eşim yemeğe götürdü.ve ben nefes almadan yedim önümdekileri.az kalsın patlayacaktım:)
ne dalga geçti eşim sen eve yürüyerek gel diye.yine batmadı bana bu laf güldüm..
cuma sabahı kalktığımda ise bana bişeyler oldu..tartıya çıktım ve son geldiğim kilo nerdeyse doğuma gittiğim kiloydu ve ben şok geçirdim.silkelenip kendime geldim..acilinden sıkı bir diyet ve spora başladım..
cuma-cumartesi-pazar itibariyle 4 kilo gitmiş bulunuyor....
nasıl oldu bilmiyorum..
pasta ,börek,tatlı,reçel ,pekmez gibi yiyecekler kesinlikle yok..
3 litre su içiyorum..
ekmek her öğün 1 dilimi geçmiyor.
makarna yada pilav varsa 4 kaşık yiyorum .o zaman ekmek yok..
ara öğünlerde mutlaka meyve yiyorum.elma yada küçük bir portakal.
yemeğe 1 bardak su ve salata ile başlıyorum..
ve günde en az 2 km yürüyorum..
işte bunlarla 3 günde 4 kilo gitti bile..ayda 4 kilo hedefliyorum şimdilik.biliyorumki önce hızlı gidip sonra bir duraklamaya gireceğim.o nedenle ilk hızlı giden kiloyu takmıyorum.ve diyetime sıkı sıkı bağlıyım..hiç ödül vermemeyi planlıyorum kendime ..
bana şans dileyin..
kilomu yazmıyorum şimdilik.istediğim kiloya geldiğimde paylaşacağım ...
çok uzun hikaye...bari bloğumu ilgilendiren kısımdan başlayayım.
hamilelikle birlikte kilo almaya başladım.boyuma göre normal sayılabilecek bir kiloda başladım hamileliğe.
ilk 4 ay nerdeyse hiç almadım.çalıştığım departman gereği ise 4. aydan sonra boğazım açıldı,kötü gelen kokular zamanla beni çekmeye başladı.yedim yedim.7. ayda tüm hamileliğim boyunca almam gereken kiloyu almıştım malesef.son iki ay da evde geçti.al sana top gibi bir ayşe.yuvarlanarak gidiyordum tam tamına.neyse buraya kadar idare eder.
doğumdan sonra eve geldim tartıldım ve tam tamına 7 kilo gitmişti..emzirme süresincede hiç dikkat etmedim kiloma.ama emzirmenin hikmeti 5 kilo daha gitti sevgili oğlum 2 yaşına gelene kadar..
ya sonrası.YA SONRASIIIIIIAAAAA diye bağırasım var kendime..
yedim de yedimki demekki bu kiloya geldim..
annem az yedi dedi,kardeşim ,kocam dedi yok dinlemedin.hatta kötü anladım.çemkirdim yediğimde gözünüzmü var diye:))
1 nisan bizim evlilik yıldönümümüzdü.ama evde olmayışımdan dolayı perşembe günü eşim yemeğe götürdü.ve ben nefes almadan yedim önümdekileri.az kalsın patlayacaktım:)
ne dalga geçti eşim sen eve yürüyerek gel diye.yine batmadı bana bu laf güldüm..
cuma sabahı kalktığımda ise bana bişeyler oldu..tartıya çıktım ve son geldiğim kilo nerdeyse doğuma gittiğim kiloydu ve ben şok geçirdim.silkelenip kendime geldim..acilinden sıkı bir diyet ve spora başladım..
cuma-cumartesi-pazar itibariyle 4 kilo gitmiş bulunuyor....
nasıl oldu bilmiyorum..
pasta ,börek,tatlı,reçel ,pekmez gibi yiyecekler kesinlikle yok..
3 litre su içiyorum..
ekmek her öğün 1 dilimi geçmiyor.
makarna yada pilav varsa 4 kaşık yiyorum .o zaman ekmek yok..
ara öğünlerde mutlaka meyve yiyorum.elma yada küçük bir portakal.
yemeğe 1 bardak su ve salata ile başlıyorum..
ve günde en az 2 km yürüyorum..
işte bunlarla 3 günde 4 kilo gitti bile..ayda 4 kilo hedefliyorum şimdilik.biliyorumki önce hızlı gidip sonra bir duraklamaya gireceğim.o nedenle ilk hızlı giden kiloyu takmıyorum.ve diyetime sıkı sıkı bağlıyım..hiç ödül vermemeyi planlıyorum kendime ..
bana şans dileyin..
kilomu yazmıyorum şimdilik.istediğim kiloya geldiğimde paylaşacağım ...
21 Mart 2011 Pazartesi
çalışma-ma- hayatı??????
geçen ay bir çocuk daha yapmaya karar vermiştim.ama soru işaretleriyle dolu bir karardı bu...çok istiyorum bir bebek sahibi daha olayım ama....
yiğit zor bir bebekti.halada öyle.tamam başa çıkabiliyorum artık.bundan sonraki ne kadar zor olursa olsun başa çıkarım diyorum.yeni sorunlar gelebilir.kalıcı sağlık sorunu olmasında ne gelirse önüme aşarım ...ama larım çok.
önce maddi sorunlar var.ilki kadar gideri olmaz belki de ....bir de benim psikolojim var.yeter derecede kilo aldım.veremiyorum da.evde oldukça yemek yaptıkça yiyorum ve vermek içinde en ufak çabam yok.hırslarımı kaybettim..
bana gelen arkadaşlarım şaşırıp kalıyorlar bu halime..eskiden böyle değildin.çok sıkılmışsın.gibi cümleler dönüp duruyor kafamda-etrafımda.eğer bitane daha bebek yaparsam biraz daha psikolojim bozulacak mı acaba...
görmüş geçirmiş bir abla var sık görüştüğümüz.bana sık sık öğütler verir..
''bak anneliğini çok taktir ediyorum.nasıl uğraşıp didindiğini görüyorum fakat kendin için hiçbişey yapmıyor olmanda canımı sıkıyor der..bende yıllarca böyle yaşadım ama kazanımlarıma baktığımda sadece çocuklar var.benden hiç eser kalmadı der.geç olmadan tektar çalışma hayatına tutun der..bende illaki ikinci çocuk deyip diretiyordum.taki bugüne kadar..
çok yakın bir arkadaşım aradı.o da hamile şuan 8 aylık..eşi de çok yakından tanıdığımız biri..burda turizm mevsimi açılıyor.ve iş teklifinde bulunmuş eşi..maaşı fena değil.yapacağım işi ise çok iyi biliyorum.hiç zorlanmadan hatta fazlasıyla hakkını vererek yapacağım eski işim...
gel görki içime bir ateş düştü.yiğiti nasıl bırakacağım başka ellere...kreşe gönderebilirmiyim..annem uzun süre gelemez..nasıl yaparım.sabah çok erken gidiceğim.akşam vakitli evde olacağım fakat..
işte üzülüyorum.kabul edip etmemek benim elimde de korkularım başladı daha görüşmeye gitmeden...
hamile arkadaşım doğduktan sonra hemen işe başlayacağım diyor..nasıl ben bakmalıyım büyütmeliyim, ben besleyip her halini görmeliyim demiyor bilmiyorum..annelik kıyaslanabilir bişeymi.
derecelimi???
sevgi seviyesi mi var..???
para kazanmaya başlayınca benimde içimdeki endişeler azalırmı???
nice çalışan anneler var..nasıl hissediyorlar şimdiye kadar hiç araşatırmadım merak etmedim...
bana bir al atın hanımlar..nasıl hisstmeliyim..çalışmalımıyım..kararsızlıklar içindeyim...
yiğit zor bir bebekti.halada öyle.tamam başa çıkabiliyorum artık.bundan sonraki ne kadar zor olursa olsun başa çıkarım diyorum.yeni sorunlar gelebilir.kalıcı sağlık sorunu olmasında ne gelirse önüme aşarım ...ama larım çok.
önce maddi sorunlar var.ilki kadar gideri olmaz belki de ....bir de benim psikolojim var.yeter derecede kilo aldım.veremiyorum da.evde oldukça yemek yaptıkça yiyorum ve vermek içinde en ufak çabam yok.hırslarımı kaybettim..
bana gelen arkadaşlarım şaşırıp kalıyorlar bu halime..eskiden böyle değildin.çok sıkılmışsın.gibi cümleler dönüp duruyor kafamda-etrafımda.eğer bitane daha bebek yaparsam biraz daha psikolojim bozulacak mı acaba...
görmüş geçirmiş bir abla var sık görüştüğümüz.bana sık sık öğütler verir..
''bak anneliğini çok taktir ediyorum.nasıl uğraşıp didindiğini görüyorum fakat kendin için hiçbişey yapmıyor olmanda canımı sıkıyor der..bende yıllarca böyle yaşadım ama kazanımlarıma baktığımda sadece çocuklar var.benden hiç eser kalmadı der.geç olmadan tektar çalışma hayatına tutun der..bende illaki ikinci çocuk deyip diretiyordum.taki bugüne kadar..
çok yakın bir arkadaşım aradı.o da hamile şuan 8 aylık..eşi de çok yakından tanıdığımız biri..burda turizm mevsimi açılıyor.ve iş teklifinde bulunmuş eşi..maaşı fena değil.yapacağım işi ise çok iyi biliyorum.hiç zorlanmadan hatta fazlasıyla hakkını vererek yapacağım eski işim...
gel görki içime bir ateş düştü.yiğiti nasıl bırakacağım başka ellere...kreşe gönderebilirmiyim..annem uzun süre gelemez..nasıl yaparım.sabah çok erken gidiceğim.akşam vakitli evde olacağım fakat..
işte üzülüyorum.kabul edip etmemek benim elimde de korkularım başladı daha görüşmeye gitmeden...
hamile arkadaşım doğduktan sonra hemen işe başlayacağım diyor..nasıl ben bakmalıyım büyütmeliyim, ben besleyip her halini görmeliyim demiyor bilmiyorum..annelik kıyaslanabilir bişeymi.
derecelimi???
sevgi seviyesi mi var..???
para kazanmaya başlayınca benimde içimdeki endişeler azalırmı???
nice çalışan anneler var..nasıl hissediyorlar şimdiye kadar hiç araşatırmadım merak etmedim...
bana bir al atın hanımlar..nasıl hisstmeliyim..çalışmalımıyım..kararsızlıklar içindeyim...
16 Mart 2011 Çarşamba
şükürler olsun!!!!
başıktaki gibi ilk herşey için şükrediyorum bu aralar...nelerle karşılaştım bu aralar.birazda ondan şükrediyorum galiba....
yiğit bisiklete biniyor sitede.yan siteden bir tanıdık-merhabalaştığımız bir arkadaş aradı.napıyosunuz diye.aşağıdayız diyince onlarda geldi..yiğitten 2 ay büyük oğlu var..çocuklar pek ısınamıyorlardı-daha doğrusu yiğit biraz baskın çıkıyor ve sürekli huzursuzluk olunca pek görüşmüyorduk...
neyse bu sefer anlaştılarda bizde sohbet etme fırsatı yakaladık kadınla...onun hayatını anlatmış olacağım biraz ama.çok etkileyici..şükür demem için-şikayet etmemem için kocaman bir sebep....
maddi olarak durumları çok çok iyi.evleri kendilerinin ve ben bişey vermek için kapıdan uğramıştım evine.çok güzel bir evi var.bir kaç tane araba ve işlettikleri araçlar var.yani maddi olarak üst düzeydeler.
kayınvaldeside aynı sitede fakat evleri ayrı.gelgelelim kendi evlerinde oturmuyorlar hatta kendi evlerinde yatmıyorlar.yemekleri ortak.kayınpederi ölmüş.kayınvaldesi genç denecek yaşta.50 yaşına gelmemiş henüz..ve çok çok baskın-diktatör..kızı durmadan tersliyor.kendi çocuğuna lafı eçmiyor kızın.çocuğun ne yiyeceğine-ne giyeceğine kayınvaldesi karar veriyor.hatta kızın evinde koltuğunun nerde duracağına bile kayınvaldesi karar veriyor.sürekli tersliyor.hizmetlisine bile bu kadar sert emir veremez heralde insan.(kendim gördüm bir defasında)
kız bidaha çocuk yapmak istiyor.maddi durumları iyi ve de tek çocuk istemiyor-çalışma şansı yok.ve buna bile kayınvaldesi karışıyor ..bebek olursa seni boşatırım diyor kıza...
işte her karşılaşmamızda bunları anlatıyordu kısacık sohbetimizde.1-2 aydan beri görmemiştim.bugün sabah gördüğümde şok yaşadım.kız 48 kiloya inmiş.öyle zayıflamışki tanıyamayacaktım az kalsın...gülüştük aa nasıl zayıfladın diye..sen gel 1 hafta bizde kal sen benden daha çok zayıflarsın dedi. gülüştük..
bir ara bana senin eşin içki içermi filan diye sordu..niyeki diye soramadan meğer kendi başından geçeni anlatmak için olduğunu anladım ve dinledim...
eşi çok içiyormuş ve de içince dövüyormuş kızı..hatta geçen gazinodan eve sabah 6 da geldi ve beni tekmeleyerek dövdü dedi.önce atıyormu acaba dedim ama dayaktan sonra kendi çektiği bir resmini gösterdi.yüzü gözü mosmor..yemeği geç hazırladığı için dövmüş bikeresinde.öyle hafif değil tekmelerle girişiyormuş.kocasıda zebellah gibi bir adam görseniz.1.90 boyu var..ya inanamadım...kaynı da aynı evde.görmedimi kaynın vururken dedim.karşılarındaymış ve hiç karışmamış..dayaktan sonra kızın karşısına geçip yemek yemişler eşiyle birlikte ve kaynı kakılmışa benzemişsin demiş bide kıza....
anlatmakla bitmez bu hikaye.....
yani ne yazsam düşündüklerimle ilgili bilemiyorum..bu ne kadar acı ...
biz kendi yağımızla kavrulan bir aileyiz..maddi olarak normal kategorisindeyiz..zaten böyle olupta durumumuz onlar kadar iyi olacağına hiç olmasın daha iyi..en katlanamayacağım şeyse kayınvaldeyle bir hayat olurdu heralde..helede o kız gibi durmadan terslenmek-dayak ...
kıyaslama yapmak istemem ama insanın elinde olmuyor yapmamak..
ne çocuğuyla gerektiği gibi ilgilenebiliyor,ne kocasıyla yanlız kalıp bir sohbet edebiliyor,ne evini dilediği gibi dağıtıp-toplayabiliyor vsssssss.....
çocuğu sürekli zorla bişeyler yediriyorlar-kayınvaldesinin talimatıyla. çocuk 18 yalıkken yürüdü.hala anne-baba diyor sadece .çiş eğitimine başlamayı düşünemiyor bile.seneye belki diyor.kendi ne zaman öğrenirseymiş..Kv talimatıyla.ve bu çocuk şu an 34 aylık.her çocuğun gelişimi aynı yada ileri olacak diye bişey yok tabiki ama hep kucakta tutuluyor çocuk,ağlatılmamaya çalışılıyor....
biz orda sohbet ederken kayınvaldesi kendi evinin balkonundan bize bakıyordu.daha doğrusu çocuğa bakıyor,ağlarsa kayınvaldem çok kızar,düşerse kızar diye dibinden ayrılmıyor,mızıldansa ağlama neolur diye yalvarıyor,,şımarıklıklarına katlanıyor,gerektiği gibi bir terbiye bile veremiyor.kadın balkondan bağırıyor gelsin yemek yedircem diye...off bana daral geldi...
bende burda sıkıntıdan patlıyorum.sabah kalkıp gerekirse eşime kahvaltı bile hazırlamadan dışarı çıkıp istediğim yere gidebiliyorum.çocuğum benim yanımda,nasıl istersem öyle yetiştiriyorum.evimi istediğim gibi dağıtıyorum,şunu yap diyen kimsem yok.eşim birkere demez ki annemleri niye aramıyosun?yemek yok?gel-git?
kocaman bir şükürler olsun diyorum.hayatta olduğum-sağlıklı olduğum-sevdiklerim yanımda olduğu için..hesap verecek kimsem olmadığı için.....
önce hafta sonu annemle babam geldi.yiğite bisiklet almışlar.hemde istediğim boy.sürpriz.yiğite 3 yaş hediyesini önceden aldık yani:))yiğit bayıldı .ben ondan çok bayıldım.tepesinden inmiyor..gören aa nasıl biniyor bu bücür buna diyor ama e benim bücür haşarat bücür napayım..
iyi şeyler içinde kötü şeyler içinde şükürler olsun ilk başta....
bugün olan bişeyi yazmak istedim.çünkü içim çok doldu...yiğit bisiklete biniyor sitede.yan siteden bir tanıdık-merhabalaştığımız bir arkadaş aradı.napıyosunuz diye.aşağıdayız diyince onlarda geldi..yiğitten 2 ay büyük oğlu var..çocuklar pek ısınamıyorlardı-daha doğrusu yiğit biraz baskın çıkıyor ve sürekli huzursuzluk olunca pek görüşmüyorduk...
neyse bu sefer anlaştılarda bizde sohbet etme fırsatı yakaladık kadınla...onun hayatını anlatmış olacağım biraz ama.çok etkileyici..şükür demem için-şikayet etmemem için kocaman bir sebep....
maddi olarak durumları çok çok iyi.evleri kendilerinin ve ben bişey vermek için kapıdan uğramıştım evine.çok güzel bir evi var.bir kaç tane araba ve işlettikleri araçlar var.yani maddi olarak üst düzeydeler.
kayınvaldeside aynı sitede fakat evleri ayrı.gelgelelim kendi evlerinde oturmuyorlar hatta kendi evlerinde yatmıyorlar.yemekleri ortak.kayınpederi ölmüş.kayınvaldesi genç denecek yaşta.50 yaşına gelmemiş henüz..ve çok çok baskın-diktatör..kızı durmadan tersliyor.kendi çocuğuna lafı eçmiyor kızın.çocuğun ne yiyeceğine-ne giyeceğine kayınvaldesi karar veriyor.hatta kızın evinde koltuğunun nerde duracağına bile kayınvaldesi karar veriyor.sürekli tersliyor.hizmetlisine bile bu kadar sert emir veremez heralde insan.(kendim gördüm bir defasında)
kız bidaha çocuk yapmak istiyor.maddi durumları iyi ve de tek çocuk istemiyor-çalışma şansı yok.ve buna bile kayınvaldesi karışıyor ..bebek olursa seni boşatırım diyor kıza...
işte her karşılaşmamızda bunları anlatıyordu kısacık sohbetimizde.1-2 aydan beri görmemiştim.bugün sabah gördüğümde şok yaşadım.kız 48 kiloya inmiş.öyle zayıflamışki tanıyamayacaktım az kalsın...gülüştük aa nasıl zayıfladın diye..sen gel 1 hafta bizde kal sen benden daha çok zayıflarsın dedi. gülüştük..
bir ara bana senin eşin içki içermi filan diye sordu..niyeki diye soramadan meğer kendi başından geçeni anlatmak için olduğunu anladım ve dinledim...
eşi çok içiyormuş ve de içince dövüyormuş kızı..hatta geçen gazinodan eve sabah 6 da geldi ve beni tekmeleyerek dövdü dedi.önce atıyormu acaba dedim ama dayaktan sonra kendi çektiği bir resmini gösterdi.yüzü gözü mosmor..yemeği geç hazırladığı için dövmüş bikeresinde.öyle hafif değil tekmelerle girişiyormuş.kocasıda zebellah gibi bir adam görseniz.1.90 boyu var..ya inanamadım...kaynı da aynı evde.görmedimi kaynın vururken dedim.karşılarındaymış ve hiç karışmamış..dayaktan sonra kızın karşısına geçip yemek yemişler eşiyle birlikte ve kaynı kakılmışa benzemişsin demiş bide kıza....
anlatmakla bitmez bu hikaye.....
yani ne yazsam düşündüklerimle ilgili bilemiyorum..bu ne kadar acı ...
biz kendi yağımızla kavrulan bir aileyiz..maddi olarak normal kategorisindeyiz..zaten böyle olupta durumumuz onlar kadar iyi olacağına hiç olmasın daha iyi..en katlanamayacağım şeyse kayınvaldeyle bir hayat olurdu heralde..helede o kız gibi durmadan terslenmek-dayak ...
kıyaslama yapmak istemem ama insanın elinde olmuyor yapmamak..
ne çocuğuyla gerektiği gibi ilgilenebiliyor,ne kocasıyla yanlız kalıp bir sohbet edebiliyor,ne evini dilediği gibi dağıtıp-toplayabiliyor vsssssss.....
çocuğu sürekli zorla bişeyler yediriyorlar-kayınvaldesinin talimatıyla. çocuk 18 yalıkken yürüdü.hala anne-baba diyor sadece .çiş eğitimine başlamayı düşünemiyor bile.seneye belki diyor.kendi ne zaman öğrenirseymiş..Kv talimatıyla.ve bu çocuk şu an 34 aylık.her çocuğun gelişimi aynı yada ileri olacak diye bişey yok tabiki ama hep kucakta tutuluyor çocuk,ağlatılmamaya çalışılıyor....
biz orda sohbet ederken kayınvaldesi kendi evinin balkonundan bize bakıyordu.daha doğrusu çocuğa bakıyor,ağlarsa kayınvaldem çok kızar,düşerse kızar diye dibinden ayrılmıyor,mızıldansa ağlama neolur diye yalvarıyor,,şımarıklıklarına katlanıyor,gerektiği gibi bir terbiye bile veremiyor.kadın balkondan bağırıyor gelsin yemek yedircem diye...off bana daral geldi...
bende burda sıkıntıdan patlıyorum.sabah kalkıp gerekirse eşime kahvaltı bile hazırlamadan dışarı çıkıp istediğim yere gidebiliyorum.çocuğum benim yanımda,nasıl istersem öyle yetiştiriyorum.evimi istediğim gibi dağıtıyorum,şunu yap diyen kimsem yok.eşim birkere demez ki annemleri niye aramıyosun?yemek yok?gel-git?
kocaman bir şükürler olsun diyorum.hayatta olduğum-sağlıklı olduğum-sevdiklerim yanımda olduğu için..hesap verecek kimsem olmadığı için.....
23 Şubat 2011 Çarşamba
el gider mersine......
yiğit doğmadan önce benim adımı kokoş koymuştu arkadaşlarım..işe geç kalsam bile rimel,allık,ruj sürmeden sokağa adımımı atmazdım.ayda 2 kere saçımı boyatmışlığımvar..kuaförden çıkmazdım.
şimdi geride kaldı o günler..
geçen yan apartmanın altındaki kuaförden randevu aldım.altı üstü kaş için haa.bakım değil yanlış anlaşılmasın..pala remziye dönmüştüm..yekpare olmuştu kalın kaşlarım..saatine de geç kaldım diye paldur küldür çıkıyordumki, kapıyı çekiverdim ve çekmemle birlikte dışarıda kaldık tosunla ikimiz.anahtar içeride kaldı yaa.eşimin gelmesine 9 saat vardı daha.sinir oldum.üstelik yağmur yağıyor.
yok yaramıyor bana kendim için bişey yapmak.saf ayşe dedim kendi kendime.
hırsızlık olayları kolay oluyor bizim sitede.önce çilingire,sonra kuaföre gitme kararı aldım.yağmur öyle hızlandıki,yiğit arabasında yağmurluğu üstünde keyif alıyor resmen kafama taş gibi düşen yağmurdan ve benim homurdanmalarımdan:))bende güldüm bolcana:))..
hep düşünürdüm anahtara dikkat et ayşe ,ya kapatırsan dışarda kalısanız derdim.kaldık işte.neyse 20 tl cik sıkışmış kapıya..verdim rahatladım:)
************************************************************
hep kuzuyu şikayet ediyorum gibi oluyor son zamanlarda ama bunu yazmazsam tarihe geçiremeyeceğim..
çiş işleri iyice sarpa sardı..tam 2 yaşında öğrendiği tuvalet eğitiminde 2,5 yaş itibari ile çuvallamış bulunuyoruz.ne yiyor ne içiyorsa yiğit çişini tutamıyor.minicik su sesi duysa salıveriyor.tutamıyor.şimdi daha iyi anlıyorum.
önce gece gündüz bez bağlamıyordum.12 saat bile işememişliği oldu ama şimdi her 10 dk da yapıyor.
sonra uyanınca bağladım uykuda gene yapmıyordu.(el gider mersine,biz gideriz tersine)
ve şimdi tamamen beze geri döndük.
bugünden itibaren hiç çıkarmamaya karar verdim bezi.dolduruyor tamamen.vaktince değiştirmezsem eşofmanına çıkıyor ya.o kadar yani.prostatmı oldun oğlum ? a benim güzel çocuğum??
çiş gelince söyle diyorum.çiş diyor.koşa koşa tuvalete gidiyoruz. yani gidemiyoruz yolda(2 metre en fazla)salıveriyor.
bazen bezli haldeyken beze yapmıcam diye ağlıyor.çıkarıyorum/çıkarıyordum.onu da söylemez oldu 2 gündür.gelince salıyor..
şişe koydum kapıya.çiş varmı deyince pet şişeye yapıyoruz banyo kapısında.ama şişeyle filan olacak iş değil bu..beze geri döndük biz..anne bez bağlama.kötü bez diyor bide.e kötü de sen altına yaparsan, bende burda çamaşırcı kadınmıyım.kurusa dert değil.altını değişririrken kaçmasa /köşe bucak yiğit kovalamasam/dert değil.her seferinde banyoda popoyu yıkarken hasta olacak diye düşünmesem dert değil de değil...
üşütüyormu acaba diyorum.kilotlu çorabı eksik etmiyorum, evin her tarafı minder.popuşa her daim iyi bakıyorum yani,,ev ayakkabısı ayaktan çıkmıyor,,
yaza doğru yeniden iyileşiriz belki.bir doktoramı götüreyim diyorum..
aynı şikayetlerle 1-2 ay önce üroloğa götürdüm yiğiti.labaratuvarda bir sorun varmış.tahliller çıkmadan doktor 4 kalem içacı yazıvermişti de.e tahliller çıkmadı niye yazdınız bunları deyip fırçamı atıp çıkıvermiştim dışarıya....
kime nasıl güveneyim şimdi.çişini tutamadı diye ,tahlillerini görmeden,4 kalem ilacıda bir kaşık çocuğa verecek değilim diye düşünüyorum..
beze devam o zaman.kendimi de yiğiti de yıpratmaya gerek yok değilmi.fikri olan??
şimdi geride kaldı o günler..
geçen yan apartmanın altındaki kuaförden randevu aldım.altı üstü kaş için haa.bakım değil yanlış anlaşılmasın..pala remziye dönmüştüm..yekpare olmuştu kalın kaşlarım..saatine de geç kaldım diye paldur küldür çıkıyordumki, kapıyı çekiverdim ve çekmemle birlikte dışarıda kaldık tosunla ikimiz.anahtar içeride kaldı yaa.eşimin gelmesine 9 saat vardı daha.sinir oldum.üstelik yağmur yağıyor.
yok yaramıyor bana kendim için bişey yapmak.saf ayşe dedim kendi kendime.
hırsızlık olayları kolay oluyor bizim sitede.önce çilingire,sonra kuaföre gitme kararı aldım.yağmur öyle hızlandıki,yiğit arabasında yağmurluğu üstünde keyif alıyor resmen kafama taş gibi düşen yağmurdan ve benim homurdanmalarımdan:))bende güldüm bolcana:))..
hep düşünürdüm anahtara dikkat et ayşe ,ya kapatırsan dışarda kalısanız derdim.kaldık işte.neyse 20 tl cik sıkışmış kapıya..verdim rahatladım:)
************************************************************
hep kuzuyu şikayet ediyorum gibi oluyor son zamanlarda ama bunu yazmazsam tarihe geçiremeyeceğim..
çiş işleri iyice sarpa sardı..tam 2 yaşında öğrendiği tuvalet eğitiminde 2,5 yaş itibari ile çuvallamış bulunuyoruz.ne yiyor ne içiyorsa yiğit çişini tutamıyor.minicik su sesi duysa salıveriyor.tutamıyor.şimdi daha iyi anlıyorum.
önce gece gündüz bez bağlamıyordum.12 saat bile işememişliği oldu ama şimdi her 10 dk da yapıyor.
sonra uyanınca bağladım uykuda gene yapmıyordu.(el gider mersine,biz gideriz tersine)
ve şimdi tamamen beze geri döndük.
bugünden itibaren hiç çıkarmamaya karar verdim bezi.dolduruyor tamamen.vaktince değiştirmezsem eşofmanına çıkıyor ya.o kadar yani.prostatmı oldun oğlum ? a benim güzel çocuğum??
çiş gelince söyle diyorum.çiş diyor.koşa koşa tuvalete gidiyoruz. yani gidemiyoruz yolda(2 metre en fazla)salıveriyor.
bazen bezli haldeyken beze yapmıcam diye ağlıyor.çıkarıyorum/çıkarıyordum.onu da söylemez oldu 2 gündür.gelince salıyor..
şişe koydum kapıya.çiş varmı deyince pet şişeye yapıyoruz banyo kapısında.ama şişeyle filan olacak iş değil bu..beze geri döndük biz..anne bez bağlama.kötü bez diyor bide.e kötü de sen altına yaparsan, bende burda çamaşırcı kadınmıyım.kurusa dert değil.altını değişririrken kaçmasa /köşe bucak yiğit kovalamasam/dert değil.her seferinde banyoda popoyu yıkarken hasta olacak diye düşünmesem dert değil de değil...
üşütüyormu acaba diyorum.kilotlu çorabı eksik etmiyorum, evin her tarafı minder.popuşa her daim iyi bakıyorum yani,,ev ayakkabısı ayaktan çıkmıyor,,
yaza doğru yeniden iyileşiriz belki.bir doktoramı götüreyim diyorum..
aynı şikayetlerle 1-2 ay önce üroloğa götürdüm yiğiti.labaratuvarda bir sorun varmış.tahliller çıkmadan doktor 4 kalem içacı yazıvermişti de.e tahliller çıkmadı niye yazdınız bunları deyip fırçamı atıp çıkıvermiştim dışarıya....
kime nasıl güveneyim şimdi.çişini tutamadı diye ,tahlillerini görmeden,4 kalem ilacıda bir kaşık çocuğa verecek değilim diye düşünüyorum..
beze devam o zaman.kendimi de yiğiti de yıpratmaya gerek yok değilmi.fikri olan??
22 Şubat 2011 Salı
daha bir saat önce.....
evet evet anladım ben.bu çocuk değişemeyecek bir ağlama karakterine sahip.yakınımızda bim var.oraya gittik..ah orda bir sorun ,bir ağlama zor aldım bişeyleri.sürekli gürültücü bir halde.sürekli bir talebi var.yaptığımı beğenmiyor,yanlış olduğunu bile bile gözüme baka baka yapıyor.
eve geldik.gram sessiz yeni aldığımız oyuncağı oynadı.ama ne zaman ki kapının sesini duydu babasının geldiğini anladı vay efendim kulaklarımız sağır olacak.oysaki sabah kahvaltıda yapmıştı aynısını da.bende yanlız kalınca anlatmıştım böyle yapmaması gerektiğini.beni çok iyi anlamış edasıyla tamam demişti.yook ben tam tersini söylemişim gibi eli minicik kalem izi oldu diye bas bas bağırmalar,suyu baba değilde anne doldursun diye yırtınmalar,ben tamam deyip dediğini yapıpta gerilmeye başlarken de bana kimse bakmasın diye feryatlar....biteceği yok bu gereksiz ağlamaların.
önce yaşına gelmedi diyordum, sonra dişleri çıkıyor dedim,yok olmadı 2 yaş sendromu dedim.2,5 yaş oldu artık.her lafı anlıyor,yanında konuşulanları iyice idrak edebiliyor.fısıltıyı bile anlayıp cevapını yapıştırıyor..eee ne bu??
ne zaman geçecek??
geçmeyecek ben biliyorum.her ağlaması bir öncekinden daha şiddetli,bir öncekinden daha gereksiz,anlamsız...
hani kendini ifade edemiyor diye sinirleniyor diyordum.kendini paşalar gibi de ifade ediyor..ne olcak şimdi..
başım çatlayacak gibi,....bırakıp çıksam bir hava alsam rahatlarım belki.onu da yapamıyorum.
kreşe verip çalışayım.akşamdan akşama göreyimde ağır gelmesin artık bu durum diyorum .onda da baksana yenisini yapma fikri aklıma düştü..vazgeçtim şu dakikalarda yenisini yapmaktan.
ben daha biriyle başedemezken bitane daha yüklenmek bana haksızlık değilmi??
iç sesim acıma kendine,sende böyle büyüdün diyor ama iç ses git geri....daha sesin çıkmasın....
bide az önce uyudu da ,uyurkende kitap okumadım.hemen de uyudu.içini çeke çeke..böyle masum bişeye nasıl da kızdım,bende karşısında hüngür hüngür ağladım.nasıl yenik düştüm gerginliğime..
acaba kalbini üzmüşmüyümdür kuzunun,acaba aklında kalırmı da.hatırlayıp üzülürmü tekrar....
eve geldik.gram sessiz yeni aldığımız oyuncağı oynadı.ama ne zaman ki kapının sesini duydu babasının geldiğini anladı vay efendim kulaklarımız sağır olacak.oysaki sabah kahvaltıda yapmıştı aynısını da.bende yanlız kalınca anlatmıştım böyle yapmaması gerektiğini.beni çok iyi anlamış edasıyla tamam demişti.yook ben tam tersini söylemişim gibi eli minicik kalem izi oldu diye bas bas bağırmalar,suyu baba değilde anne doldursun diye yırtınmalar,ben tamam deyip dediğini yapıpta gerilmeye başlarken de bana kimse bakmasın diye feryatlar....biteceği yok bu gereksiz ağlamaların.
önce yaşına gelmedi diyordum, sonra dişleri çıkıyor dedim,yok olmadı 2 yaş sendromu dedim.2,5 yaş oldu artık.her lafı anlıyor,yanında konuşulanları iyice idrak edebiliyor.fısıltıyı bile anlayıp cevapını yapıştırıyor..eee ne bu??
ne zaman geçecek??
geçmeyecek ben biliyorum.her ağlaması bir öncekinden daha şiddetli,bir öncekinden daha gereksiz,anlamsız...
hani kendini ifade edemiyor diye sinirleniyor diyordum.kendini paşalar gibi de ifade ediyor..ne olcak şimdi..
başım çatlayacak gibi,....bırakıp çıksam bir hava alsam rahatlarım belki.onu da yapamıyorum.
kreşe verip çalışayım.akşamdan akşama göreyimde ağır gelmesin artık bu durum diyorum .onda da baksana yenisini yapma fikri aklıma düştü..vazgeçtim şu dakikalarda yenisini yapmaktan.
ben daha biriyle başedemezken bitane daha yüklenmek bana haksızlık değilmi??
iç sesim acıma kendine,sende böyle büyüdün diyor ama iç ses git geri....daha sesin çıkmasın....
bide az önce uyudu da ,uyurkende kitap okumadım.hemen de uyudu.içini çeke çeke..böyle masum bişeye nasıl da kızdım,bende karşısında hüngür hüngür ağladım.nasıl yenik düştüm gerginliğime..
acaba kalbini üzmüşmüyümdür kuzunun,acaba aklında kalırmı da.hatırlayıp üzülürmü tekrar....
14 Ekim 2010 Perşembe
bendeki sabır incecik bir çizgi
yiğit yiğit....
hayat onunla ne kadar güzel...o uyuduğunda yalnız kalınca daha da iyi anlıyorum bunu..kuzum olmasaydı ne boş hayatım olurdu diyorum kendi kendime...

sabahtan beri 100 ü bulmuştur gereksiz ağlamaları.iyice zıvanadan çıkıyor bazen.sabır sabır..
evet sabırlı olmayı öğrendim ama.saat olmuş 22:30, sandalyenin üstündeki çantayı yere atıyor,misafir gelmişti onun bardağından su içmek istiyor,olmaz diyorum kendini yete atıyor...illaki o bardaktan içecekmiş,başka bardağa su koyuyorum yok..
e sabırda biyere kadar ama..eline şiplettim bitane..ağladı ve odasına koşturdu.bende yatırdım, ışığı kapattım ve yalnız uyu bu akşamda dedim.çıktım odadan,tam çıkarken içim sızladı ama geri adım atmak istemedim.salona geçtim oturdum,zırladı sessizce biraz,
sonra ses kesildi,uyudu dedim vicdan yaptım,ağlamaklı oldum..
son 8. ayında yatağında bir öğlen uykusu uyumuştu yalnız ..ondan beri yanında ben yatarak uyudu hep.
nasıl üzüldüm,ağlayarak uyuttum kuzumu diye.
yarım saat geçti ve anneee diye zil gibi bi ses duyuldu..uyumamış beyefendi,
hemen koştum kucakladım,öptüm ,kokladım,aynılarını o da yaptı..
bana bebeğimm dedi:))
bende ona bebeğimm dedim:))
yatırdım ve uyudu şimdide.içim rahat en azından..
günün sonunda böyle bişey yaşamak istemezdim ..
canım kuzum seni çok seviyorum
hayat onunla ne kadar güzel...o uyuduğunda yalnız kalınca daha da iyi anlıyorum bunu..kuzum olmasaydı ne boş hayatım olurdu diyorum kendi kendime...
sabahtan beri 100 ü bulmuştur gereksiz ağlamaları.iyice zıvanadan çıkıyor bazen.sabır sabır..
evet sabırlı olmayı öğrendim ama.saat olmuş 22:30, sandalyenin üstündeki çantayı yere atıyor,misafir gelmişti onun bardağından su içmek istiyor,olmaz diyorum kendini yete atıyor...illaki o bardaktan içecekmiş,başka bardağa su koyuyorum yok..
e sabırda biyere kadar ama..eline şiplettim bitane..ağladı ve odasına koşturdu.bende yatırdım, ışığı kapattım ve yalnız uyu bu akşamda dedim.çıktım odadan,tam çıkarken içim sızladı ama geri adım atmak istemedim.salona geçtim oturdum,zırladı sessizce biraz,
sonra ses kesildi,uyudu dedim vicdan yaptım,ağlamaklı oldum..
son 8. ayında yatağında bir öğlen uykusu uyumuştu yalnız ..ondan beri yanında ben yatarak uyudu hep.
nasıl üzüldüm,ağlayarak uyuttum kuzumu diye.
yarım saat geçti ve anneee diye zil gibi bi ses duyuldu..uyumamış beyefendi,
hemen koştum kucakladım,öptüm ,kokladım,aynılarını o da yaptı..
bana bebeğimm dedi:))
bende ona bebeğimm dedim:))
yatırdım ve uyudu şimdide.içim rahat en azından..
günün sonunda böyle bişey yaşamak istemezdim ..
canım kuzum seni çok seviyorum
6 Ekim 2010 Çarşamba
ANNELİĞİN HARİKA YÖNÜ

Annelik hamilelikle başlıyor,arkasından doğum büyük heyecan!!!
Amaa emzirmek varya emzirmek anneliğin asıl başlangıcı bana göre..
Bebekle arada kurulan büyük bağların başı..
Sezeryandan uyanırken çok ağlamışım,Gözümü açtığımda ise yavruyu gördüm.
Eşimin kucağındaydı.Hemen istedim güzel yüzünü görmek için.
Ağzı memeyi arıyordu.Hemen emzirme pozisyonunu denedim.Emmeyi bilmeyen küçük yavru ve meme başı olmayan ben başaramadık bu işi.
Üstelik pozisyon ayarlayamadım .Başını memeye göre ayarlamayı beceremedim.
(Hoş uzun zaman beceremedim bu pozisyon işini ya o da başka)
En büyük sorun da sütün olmamasıydı.Gelecek diye uyardı hemşire ve diğer doğum yapmış olanlar.
Hatta meme başını sıkmaya süt kanallarını uyarmaya başladılar.
Acıdan ölecek gibi oldum, sezeryan yeri bile o kadar acımadı doğrusunu söylemek gerekirse.
Üstüne de bebek feryat figan ağlıyordu acıkmış olduğu için,saatler geçti doğumun üstünden hala 1 damla bile süt ememedi benim kuzu.
O gün annemle kavga bile ettik.Annem menapoz döneminde sinirli,ben yeni doğum yapmışım,bebek ememiyor ,ben tutamıyorum gerektiği gibi bebeği.
Sinir harbi yaşadık.
Doktor geldi ve bu bebek aç hemen mama verin dedi. Tosuna 1 çay bardağı mama yaptık ve yemen hüpletti hepsini,arkasından uyudu.
Ben kolay pes etmem.
Herkes durulunca memeyi süt için çalıştırmaya başladım,ÇOK ACIDI..Acısın önemli değildi,süt gelsindi sadece..
1 saat sonra beklenen oldu.Ağız dediğimiz sevgili mucize sıvı geldi,
O arada yavru da uyandı ve başladık tekrar çabalara.
Bu sefer sonuç geldi,yapıştı yavru memeye ve bir daha bırakmadı.Pozisyon hep dert oldu ,ama aç olan ve onu doyurmak isteyen azimli annesi bir şekilde başardık.
Yara oldu 1-2 hafta kadar.Ben acıdan ağladım ama pes etmedim.
Sağolsun memeler de benim yüzümü kara çıkarmadılar ve süt geldi bolca.
3.300 doğan yavru hemen tombikleşti.
Anneciğimin komposto,çorba ve meyve salatalarının da hakkını yememek gerekir..
ilk 6 ay sadece anne sütü ile besledim tosunu.
Hayatımda annelikle birlikte emzirmeninde çok büyük mutluluklar yaşattığını söylemem gerekir.
Emzirirken göz göze gelmek,bebeğin okşamaları ve onunda sütün tadından ve doyma halinden aldığı zevk anlatılmaz yaşanır.
Hayatta her kadının yaşaması gereken bir duygu ve görsellik ....
Emerek doyan kuzumu seyrederken binlerce defa şükrettim, mutluluktan ağladım,bu duyguları yaşamak bana da nasip olduğu için...
Yavrumu sütümle besleyebilmenin zevkini 22 ay tattım.
Sık emdiği için yapışık ikiz olmuştuk, ek gıdalardan yeteri kadar yemiyordu ve her 5 dk inmişti emme istekleri,bende yeter dedim ve bitirdik emme işini..
Hala özlediğim olur.bidaha bebeğim olursa daha uzun emzirmek istiyorum...
Ayşe ARSLAN
http://ayseyigitarslan.blogspot.com/
28 Eylül 2010 Salı
kuzu büyümüş haberim yok
pazar günü annemler geldi,yiğitte bende çok hasta değildik o gün,
hastaydık belki farkında değildik sevincimizden.
yiğit annane ve dedesine,bende annemle babama sevindik..şımardık:)))
çok güzel bir gün geçirdik,dışarda bir kahvaltı faslından sonra bir avm ye attık kendimizi...orda da gezdik,yiğitin arabası yoktu yanımızda.kah yürüdü,kah kucakta genellikle koştu ama..
keşke annemlere yakın otursak dedim her saniye içimden
o kadar çok sevgiyle büyüdükki biz,
sığınacak bir kucak,sarılacak bir kol olmadan eksik hissederim kendimi şimdilerde, gereklidir bana hep..
çocukken babamla kahveye giderdim,ava bile gittim ...
kız çocuksun götürmem demedi.beni kırmamak için..şımarık değil ama nazlı büyüdük..
doğumumda uyanırken babacığım ağlıyordu...
yiğitte böyle büyüyor..çok bol sevgi ile...
annem ve babam sırf onu görüp ,bir öpüp koklamak için günübirlik geliyorlar taa nerden.
pazar günü annem bana yiğiti uyutta biz kaçalım dedi..eve geldik saat 16:00 te.yiğite yatalım dedim kucakladım ve büyük bir hengameyle sarsıldım,kucağımdan yere atladı ve çılgın gibi ağlamaya başladı..annem kucakladı hadi yatalım dedi,yok yine aynısı,babam yaptı yok yine aynı..
kitap okuyalım yatakta yok.
hepimiz aynı yatağa yattık daha beter ağladı..
dedeeee,,, dedeeee haykırdı.
ayakta gözü kapanıyor uyumamak için neler yapıyor.gözü kıpkırmızı tık yok...
ve anladım ki benim kuzum büyümüş.
büyümüşte her konuşulanı anlamaya başlamış..
dinleyip kendi kafasından hesaplar yapmaya başlamış..
çocuğun yanında herşeyin konuşulmama zamanı gelmiş...
saat 20:30 da yarım saat anlatma sonucunda tamam dedi,yorgunluktan bayılma safhasında...
ve onlar gitti.suratı düştü,biraz içten içten ağladı,sarıldık ve 21:00 de uyumuştu.taa ertesi sabah kadar..sabah uyanıp telefonumu getirdi annane dedi.aradık konuştular,aynı içten ağlama devam etti telefonda...
neyseki ağlamaları çoğu yerde gereksiz olsada uzatmaz.anlatınca tamam der.
çok küçük bir sabırla en kötü zamanlar bile kolayca aşılır..
zor görünen yiğitin aslında kolay olduğunu biliyorum artık..
sabırsız ve çabuk sinirlenen annesini yiğitte tanıyor artık...son damlasına kadar huylarımız aynı ...
ve kendime nasihatım şu bu postta:
* iyi veya kötü her konuşulana dikkat edilecek..
* bol sabır hiç elden bırakılmayacak..
27 Temmuz 2010 Salı
kışın sıkıl,yazın sıkıl

şu yağmurlu kış günlerinden gına gelmişti artık,
yağmur olmazsa çok soğuk,
çok soğuk olmazsa rüzgar,
rüzgar olmazsa kapalı bir hava oluyordu
dolayısıyla artık bir yaz gelse de,denize gitsek,sıcak olsun farketmez,gündüz değilde akşam çıkarız diyordum,terlesekte bişey olmaz değişiriz üstümüzü diyordum
yaz geldi
eşim,annem ,babam,kardeşim full çalışıyorlar
1 günlük izinlerinde yetiştiremedikleri tonla işleri var
yiğitle kaldık yine baş başa,bazen alayım oğluşumu denizimize yalnız gidelim diyorum cesaret edemiyorum,o kadar şeyi taşı,yiğit hemen gitmek isterse ,hoop diye hemen kalkızmazki
Ah yaz gelişin bir dert,olmayışın ayrı dert
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)