oh be açıldı blog yeniden..kim nereye yazıyor bilmiyorum ama.yazanlarınkini okuyorum yine.farkında olmadan ne kadarda çok bağlanmışım buraya.güvenmişim kapanmayacağına.elimin altında sonsuza kadar günlüğüm olacak diyordum.çok üzüldüm kapandığında,ayşegülcüm tarif edip bende açana kadar.
son postumda yiğitin çiş işlerinin geriye döndüğünü anlatmıştım.itiraf etmeliyimki bende iyice bunalıma girmiştim.havalar kapalı,yiğit sürekli mızmız,eşimi göremiyorum işleri yüzünden.yanlızlık boğdu beni.
annemlere gittik açıldım biraz.annemlerde yiğit aynı hareketlere devam edince bende aynı şekilde çıkışıp ta annemde bunları görünce beni kendime getirdi baya.neyse yine şikayet edecek değilim kuzuyu..
iyileşme oranı büyük ve ben bunu sakinleşmeme ve sabrıma bağlıyorum.
eve geldik ve gelmemizle birlikte yiğit büyüdü sanki.
her konuda anlaşıyoruz.mızmızlanmalar yine var.ama anlatıyorum büyük bir sabırla ve susuyor,uygun davranıyor..
anladımki yiğit hiç kavga bilmiyor.1 yaşları civarında kimi görse ittirirdi.annemlerde parkta bir kız ittirdi,ağladı,büyük bir çocuk vurdu ağladı,yan komşunun çocuğu bağırdı,bağırma diye yalvardı,....
ben çocuğumu her dakka şikayet ederken baktımki yiğit en uysalı,sarılmaya çalışanı,uslusu kalıverdi.
beni sakinleştiren sebeplerden biri de bu oldu sanırım.
aslında bu postu yiğitin 31. ayında yaptıklarını yazmak için açmıştım ama.içimden ne geliyorsa yazıyorum...
yiğit hızla öğreniyor.sesimiz yükselse bağırma diyor.
tavşanım tavşanım şarkısını,
dandini dandini dastana ,
mini mini bir kuş donmuştu
bir gün birgün bir çocuk şarkısını ezberledi.
1 den 20 ye kadar sayıyor,günleri,ayları,ve ingilizce 10 a kadar sayıyor,
dedesinin arabasındaki Kubat cd sindeki ince ince,dura dura bir sel,ve en sonundaki evlendir beni şarkısını biliyor ve sözlerini devamlı tekrarlıyor evde,
2 tekerkekli bisikletimiz yok ama kendi 3 tekerleklisini arkadaşıyla değişiyor ve sürerken ben arkasından koşmakla yetişemiyorum.
her duyduğunu tekrarlıyor,duygularını çok rahat dile getiriyor,taklitlerine gülmekten kırılıyoruz.
diğer odadan benim yanıma koşarak gelip öpmeye geldim seni diyor:)
ve en önemlisi annemlerden geldiğimizden beri bez bağlamadım.sık sık çişe tutuyorum ve kaçırmaları yok oluverdi.öğlen uykularında yine bağlamamaya başladım.gece bağlıyorum ama. kendim kalkamayacağım için çişiyle boğulmasın çocuk:))).
annemlerde 10:00 a kadar uyuyarak bir ilke imza attı.bu güne kadar sabah saat 8:00 i bile yatakta geçirmeyen ben ve yiğit saat 10 larda kalktık.
sabah yağmur atıştırırken 2 saat yürüyüş yaptık.
akarsuya portakal kabuğu attık.
elimizi serin sulara daldırdık.
ördekleri kovaladık,
tavuklara yem attk,
yumurta topladık,
dağdan çiçek topladık
orda da denize gittik......kendimize geldik.
kahvaltılarını hep çok güzel yaptı yiğit.folluktan alınmış yumurta ve ağaçtan kendi topladığımız portakalların sularını içti..
31. aymızıda böylece doldurmuş olduk.
