1 Mayıs 2011 Pazar

33 aylık olduk

bol bol sulu boya oynuyoruz bugünlerde
geçenki duygu fırtınasından sonra yine yazıyorum ya.ve kendi yazdıklarımdan utanarak yazıyorum.nasıl sabırlı olamadım.poposuna patlatacağıma kandırsaydım ya.eve getirseydimya diye kendime kızdımda kızdım.hatta yüzünü birden dönüvermesiyle tırnağım yüzünü çizdiya.kızardı yeri.herkeslere annem yüzümü uff yaptı demesi yokmuydu.babasına, telefonda annane-dedeye söylemesi ..ne diyeceğimi bilemedim.ama napalım geçti gitti,tekrarlarını istemiyoruz ve bende daha sabırlı olacağıma kendime yüzlerce kere söz verdim zaten...
hatta yiğitle o olaydan sonra çok defa gurur duydum..başka arkadaşlarla alışveriş merkezlerine,çarşıya,oyuncakçılara gittikte yiğit ne kadar akıllı uslu olduğunu bana kanıtladı..birçok huylarıyla özendiğim arkadaşlarımın çocukları ise çok şaşkınlık yarattı.kıyaslama değil ama ben ki yiğiti hep çok fena diye adlandırırken aslında katlanamayacağım şeyler değilmiş yaptıkları demekten kendimi alamadım..
bir meth ediyorum bir mat ediyorum.ne deyim kendime işte,:)))

neyse yiğit 33 aylık oldu ..ve geçenki yaşadığımız kötü olayı unutmamı sağlayacak yeni ve güzel davranışlar kazanmış durumda.gene dışarıda bağırıyor gördüklerine,bisikletini paylaşmaktan hala hoşlanmıyor,var gücüyle çemkiriyor herkeslere ama napalım.geçecek geçecek  : D

konuşması çok çok ilerledi.ricalar,günaydınlar,seni çok seviyorumlar havada uçuyor.
kendi isteklerini çok net söylüyor .başka bişeye kolayca yönleniyor ama.inatçı değil.tatlı dil yılanı deliğinden çıkarırı lafı yiğitte oldukça işe yarıyor da anası biraz tatlı dilli olsa keşke:))

30 a kadar sayıyor,ayları ,günleri sayması daha net ve hızlı,ingilizce 20 ye kadar sayıyor.''yallah şöför yallah'' şarkısını söylüyor yeni olarak .hehehe..kitap okurken ben duruyorum o devam ediyor.tv izlemesi günde yarım saat toplamda ,sıkılıyor hemen.
öğlen uykuları 1 saat 15 dk ya indi.uyumak istemiyor,ama akşamları 10:30 da uyumuş oluyor.gündüz az uyuduğu için ben erkene çekiyorum yani.sabah 7:30 da ayakta...

ben sporu sabahları yapıyorum artık.sabah 6:20 de evden çıkıp 7:30 da geliyorum eve.yiğit tam kalkmış oluyor.kahvaltı faslından sonra dışarı faslı başlıyor.eski titiz ayşeden eser kalmadı ama.yemeklerimizi yapıp,ortalığı toplayabiliyorum sadece.derin temizlik ise artık yok:))
bende tv izlemiyorum,kitap okuyup,nete giriyorum o kadar...eşimi görmüyoruz yiğitle ben.işte hayatımız bundan ibaret...

ileriki günlerde bir sürprizimiz olabilir..merak edin azıcık:)))

ay bize geçmişim yanlışlıkla.yiğiti anlatıyordum değilmi:))
annem çalışmaya başladı yiğit durmadan annane -dede soruyor,sürekli birileri bize gelsin ve gitmesin istiyor.bizde gidelim ama oyuncakları biz oynayalım istiyor..geçen bir arkadaşım ısrar etti gel bir çay içelim diye.normalde gitmiyorum ben ev gezmesine..
baranlar da geldi.arkadaşımın çocuğu 5 yaşında ve otizm tedavisi görüyor.bizimkinlerin yaşında gibi ama ilerlemesi..baranla yiğit ondan baskın çıkınca bisiklet,oyuncak kavgaları çıkıpta,çocuğun elinden bütün oyuncaklarını alınca,yüzüne var gücüyle bağırınca çocuk afalladı baya.bende biz kaçalım diyerekten çayımı yarım bırakıp kaçar gibi dışarı attık kendimizi...
böylede bir huyu var.alışma süreci var yiğitin.ilk gördüğü kişileri pek sevmez.ama bir zaman geçirsin ,bizden beller ve herşeyini paylaşır...hatta yalarcasına öper durur:))

havalar güzelleşince ve belediyemiz sağolsun yakınımıdaki parkları yenileyip,toprak-çakıl takviye edince pamuk gibi kabaran parkta oynamak zevki saat 20:00 lere kadar sürüyor..hatta birazda bisiklet sürüyor 21:00 de yukarıdayız .bir yemek, bir kitap ,diş fırçalama ,yiğit uyumuş oluyor....
işte 33 ayını dolduran kuzu böyle...
3 yaşına 3 ayımız kaldı .çok şey bekliyorum bu 3 yaşındaki yiğitten ben...yaz da geliyor.hayat başka bir güzel görünmeye başladı gözüme....

bu resmi sona koydumki canınız çekmesin..geçen hafta babam geldi ve biz aksu ya gittik bir kasa çilek aldık.çilek tarlasından yeni toplanmıştı...