kayıt altı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kayıt altı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Ocak 2012 Cuma
yiğit ve 2012 takvimi
yiğitin okulunda 2012 takvimi yapmak için resim çekildiler.taa aralıktaydı çekim ama yeni geldi takvim elimize.ve çok beğendik.
yukarıdaki resim oğlumun sınıf arkadaşları ve öğretmeni.hepsinin adını ve soyadını biliyor.çoğunu da seviyor.bazen eve gelip şikayet ederdi arkadaşının birini.şimdi görüntülü oldu bu.akşam gelince bana bu vurdu bugün diyor:)) görsel bakımdan daha iyi tespit yani:))
bu da büyük takvim.gönderirken katlayarak göndermişler ,ve kıvrılmış.yiğit ağlayarak getirdi buruşturmuşlar diye.yatağın altına koyduk ama düzelmedi.geri kıvırsak bu sefer yıpranacak.fotoğraf kartonuna basılı çünkü:)kendiliğinden düzelmesini bekliyoruz oğlumla gelip gidip bakarak..
vee yiğitin panosu bu da.evimize kim gelirse gelsin ,görmeden ve iltifat etmeden geçemeyeceği yer.istisnasız her gelene gösterilir.hatta ikinci üçüncü baskılarda yapılır.yeni resimler yaptıkça değiştirilir.en çok raptiye takma kısmı sevilir..tabi takvim resmimizde başköşesinde.her eve geldiğinde üstüne 10 dk yorum yapılır bu resmin ve ne kadar güzel çıktığı vurgulanır...
laf aramızda kendini fena halde beğenen ,pohpohlanmayı ,taktir edilmeyi çok seven bir oğlum var da:))
Etiketler:
aylık gelişimi,
kayıt altı
2 Aralık 2011 Cuma
şikayetler,baş ağrıları,iç boşaltmaları,,çocuk çocuk çocuk
insan herşeyi doğru yaptığını düşünürken ortalık yanlışlarla doluysa ne hisseder??
valla ben bu çocuğumu 22 ay emzirdim diye böbürlenirken şu an beslenmesinin sıfır olduğunu görmek içimi burkuyor, hemde çok..
bak buraya yazıyorum karnımdaki yavruya 6 ay sadec anne sütü filan demicem 4 aydan itibaren ne bulursam yedircem.
-biraz önce yiğitin öğretmeni ile konuştum.
sabah okula gitmeden 3 çeşit şurup içirmek zorundayım ve aç içmesin diye kek ve süt içirdim.arkasından şurup içirdim ve hoop hepsini geri kustu,üstünün kusmuk olmasına mı üzüleyim,şurubu kustuğuna mı, yedirdiklerimi kustuğuna mı,ve aç/ilaçsız okula gittiğine mi yanayım...üstüne okuldaki kahvaltılıklarıda yemiyor(muş) ..
akşam okuldan gelince karın bel açık geliyor.kendi çişini yaptığından atleti içine koyamıyor.kontrolde edilmiyor anladığım kadarıyla.sonuç hastalık.bel-göbek açık geliyor eve.öğretmenine söyledim bir kontrol edin diye.
ve kadın başladı anlatmaya..
-evde ne yiyor yiğit dedi. evde ne pişerse dedim.evde elimden geldiğince iyi beslediğimi düşünüyorum kendimce.
okulda önüne ne koyulursa oyun oynuyormuş yiyecekle,yemeğin içine tükürüyormuş,hatta ileri gidip arkadaşlarının yemeklerinin içine tükürdüğü oluyormuş. kadın kızmakta haklı değilmi.laftan da anlamaz benim bu oğlum.yapma demekten alınmaz hiç..off ya ben nerde neyi yanlış yaptım..
ancak ve ancak ses mi yükseltmek lazım yapmaması gerekeni duymasını sağlamak için...
nasıl baş edilecek bu çocukla.
-okulda hiç çorba,peynir,sulu yemek,et yada sebze,domates,zeytin yemiyormuş...içecekleri hiç içmiyormuş..kahvaltıda sadece salatalık ve ekmek yiyormuş...öğlen de yada pilav ve makarna....ALLAHIM DELİ OLACAĞIM. önüne koymadan soruyormuş kadın yiyecekmisin diye.yiyeceğim diye alıp yemiyormuş,üstüne de tükürük yada yere atma oluyormuş....
ne var bunda diyebilirsiniz..e diğer çocukların hepsi yiyormuş yemeklerden.
diğer çocukların çalışan anneleri var.nasıl aşılandı bu yemek konusu.oynayıp,içine tükürmesi nasıl aşılacak.
evde kurallarımız sökmüyor.
çok canım sıkıldı çok.
bunların üstüne ben bir çocuk daha yapıyorum..
ve bu da erkek..
evde pişen yemeklerde evde ben yedirirsem yiyor.
kadın yiğitin çok kötü beslendiğini düşünüyor.evde nasıl peşine pervane olduğumu görse şaşırırdı.
hele de benim iyi beslediğimi düşündüğümü görse ,emzirdim bolca diye böbürlendiğimi görse ne düşünürdü bilemiyorum..
dün arkadaşım pazardan 3 klo avokado aldı.oğlu kahvaltıda 1 tane mutlaka yiyormuş.gün içinde de istediği oluyormuş.1 nar suyu içiyormuş..
2 lokma sağlıklı şeyi yedireceğim diye göbeğim çatlıyor benim....
40 ayını dolduran bir çocuk için gerideyim değilmi::.............
içimi boşalttım ,gidiyorum...başım çatlıyor...sevgiler
valla ben bu çocuğumu 22 ay emzirdim diye böbürlenirken şu an beslenmesinin sıfır olduğunu görmek içimi burkuyor, hemde çok..
bak buraya yazıyorum karnımdaki yavruya 6 ay sadec anne sütü filan demicem 4 aydan itibaren ne bulursam yedircem.
-biraz önce yiğitin öğretmeni ile konuştum.
sabah okula gitmeden 3 çeşit şurup içirmek zorundayım ve aç içmesin diye kek ve süt içirdim.arkasından şurup içirdim ve hoop hepsini geri kustu,üstünün kusmuk olmasına mı üzüleyim,şurubu kustuğuna mı, yedirdiklerimi kustuğuna mı,ve aç/ilaçsız okula gittiğine mi yanayım...üstüne okuldaki kahvaltılıklarıda yemiyor(muş) ..
akşam okuldan gelince karın bel açık geliyor.kendi çişini yaptığından atleti içine koyamıyor.kontrolde edilmiyor anladığım kadarıyla.sonuç hastalık.bel-göbek açık geliyor eve.öğretmenine söyledim bir kontrol edin diye.
ve kadın başladı anlatmaya..
-evde ne yiyor yiğit dedi. evde ne pişerse dedim.evde elimden geldiğince iyi beslediğimi düşünüyorum kendimce.
okulda önüne ne koyulursa oyun oynuyormuş yiyecekle,yemeğin içine tükürüyormuş,hatta ileri gidip arkadaşlarının yemeklerinin içine tükürdüğü oluyormuş. kadın kızmakta haklı değilmi.laftan da anlamaz benim bu oğlum.yapma demekten alınmaz hiç..off ya ben nerde neyi yanlış yaptım..
ancak ve ancak ses mi yükseltmek lazım yapmaması gerekeni duymasını sağlamak için...
nasıl baş edilecek bu çocukla.
-okulda hiç çorba,peynir,sulu yemek,et yada sebze,domates,zeytin yemiyormuş...içecekleri hiç içmiyormuş..kahvaltıda sadece salatalık ve ekmek yiyormuş...öğlen de yada pilav ve makarna....ALLAHIM DELİ OLACAĞIM. önüne koymadan soruyormuş kadın yiyecekmisin diye.yiyeceğim diye alıp yemiyormuş,üstüne de tükürük yada yere atma oluyormuş....
ne var bunda diyebilirsiniz..e diğer çocukların hepsi yiyormuş yemeklerden.
diğer çocukların çalışan anneleri var.nasıl aşılandı bu yemek konusu.oynayıp,içine tükürmesi nasıl aşılacak.
evde kurallarımız sökmüyor.
çok canım sıkıldı çok.
bunların üstüne ben bir çocuk daha yapıyorum..
ve bu da erkek..
evde pişen yemeklerde evde ben yedirirsem yiyor.
kadın yiğitin çok kötü beslendiğini düşünüyor.evde nasıl peşine pervane olduğumu görse şaşırırdı.
hele de benim iyi beslediğimi düşündüğümü görse ,emzirdim bolca diye böbürlendiğimi görse ne düşünürdü bilemiyorum..
dün arkadaşım pazardan 3 klo avokado aldı.oğlu kahvaltıda 1 tane mutlaka yiyormuş.gün içinde de istediği oluyormuş.1 nar suyu içiyormuş..
2 lokma sağlıklı şeyi yedireceğim diye göbeğim çatlıyor benim....
40 ayını dolduran bir çocuk için gerideyim değilmi::.............
içimi boşalttım ,gidiyorum...başım çatlıyor...sevgiler
Etiketler:
aylık gelişimi,
davranışlar,
kayıt altı
25 Kasım 2011 Cuma
İÇİMDENGEÇENLER
bugünlerde bir sevgi böcüğüyüm sormayın..oğlumu çok özledim bugün kreşteyken..
benim çamaşır mak.gene arıza yaptı.Geldiler ve yaptılar,oğlanın nevresimlerini istemiştim perşembe akşamı ((cuma belki götürürle mak. diye)) okuldan yıkadım ama kafa nerdeyse göndermeyi unutmuşum. ayrıcada tiyatrosu varmış okulda imzalanacak kağıt varmış çantasına bakmadığım için unutmuşum.ikidir arıyor öğretmeni gönderecekmisiniz diye,eşimi apar topar gönderdim sabahın soğuğunda okula.battaniye+nevresimleride gönderdim..onun okulda kendi eşyalarından başka bişeyle uyumasına gönlüm razı gelmedi..eşim vardır orda bişey desede dikildim başına kalk diye..gözüm sulanıverdi birde.kalktı adam:)
ve ilk defa sevinçliyim yarın cumartesi diye.sabahı iple çekiyorum desem abartmış olmam:)
sonra geçtim pc nin başına resimlere baktım.ne kadar zamandır bakmıyorsam ne güzel resimleri varmış kuzumun.gün görmemiş şeyler de varmış.emzirirken filan.emmeyi bıraktırmadan önce resimler çekmişim.kocaman çocuk emiyor.22 ayında bıraktık emmeyi ve gidip gelip iki cok cok yapıyor.memeyi kapatınca arıza çıkarıyor filan.eşimle baktık fena hoşumuza gitti:))
sonra düşündüm ki yeterince tadını çıkaramamışım.oğluma bakarken aklım hep başka bişeylerle maşgul..resimleri çektiğim anları bile hatırlıyorum,ama hiç emzirmenin,oğlumun ne demeye çalıştığının önemi yokmuş..şimdi anlıyorum bunları..her yaptığı hereketi netten bakardım,huysuzuklarının bile bir tadı varmış....
tabi tadını çıkardım,sadece kendim baktım oğluma ben.ama yinede aklım hep başka biryerdeymiş,ev işlerine yetişmeye çalışmak,bir sonraki öğünü düşünmek gibi..
bugün kuzumu okuldan gelince kucağımda tuttum 1 saat.o da özlemiş mi ne,hiç itirazsız o da mayıştı,ellerini kafasını kokladım bol bol.bedenini kucakladım.ne kadar çok seviyorum bunu bir kere daha anladım,öyle bir sevgi değil ama tenini kokluyorum,nasılda sevdiriyor kendini:))
canım benim...şöyle bir 3 ay sonra sevgim ikiye bölünecek,yiğiti istediği gibi sevemeyeceğim,yan tarafta viyaklayan başka bir canımıniçi olacak birde...allaha dua ettim bütün gün ..bana sabrımı versin,tadını çıkarma imkanı versin,kötü duygular ve bedensel rahatsızlıklarla uğraşmayayım diye....hiç kötü düşünmüyorum hiçbirşeyi aslında..
benim çamaşır mak.gene arıza yaptı.Geldiler ve yaptılar,oğlanın nevresimlerini istemiştim perşembe akşamı ((cuma belki götürürle mak. diye)) okuldan yıkadım ama kafa nerdeyse göndermeyi unutmuşum. ayrıcada tiyatrosu varmış okulda imzalanacak kağıt varmış çantasına bakmadığım için unutmuşum.ikidir arıyor öğretmeni gönderecekmisiniz diye,eşimi apar topar gönderdim sabahın soğuğunda okula.battaniye+nevresimleride gönderdim..onun okulda kendi eşyalarından başka bişeyle uyumasına gönlüm razı gelmedi..eşim vardır orda bişey desede dikildim başına kalk diye..gözüm sulanıverdi birde.kalktı adam:)
ve ilk defa sevinçliyim yarın cumartesi diye.sabahı iple çekiyorum desem abartmış olmam:)
sonra geçtim pc nin başına resimlere baktım.ne kadar zamandır bakmıyorsam ne güzel resimleri varmış kuzumun.gün görmemiş şeyler de varmış.emzirirken filan.emmeyi bıraktırmadan önce resimler çekmişim.kocaman çocuk emiyor.22 ayında bıraktık emmeyi ve gidip gelip iki cok cok yapıyor.memeyi kapatınca arıza çıkarıyor filan.eşimle baktık fena hoşumuza gitti:))
sonra düşündüm ki yeterince tadını çıkaramamışım.oğluma bakarken aklım hep başka bişeylerle maşgul..resimleri çektiğim anları bile hatırlıyorum,ama hiç emzirmenin,oğlumun ne demeye çalıştığının önemi yokmuş..şimdi anlıyorum bunları..her yaptığı hereketi netten bakardım,huysuzuklarının bile bir tadı varmış....
tabi tadını çıkardım,sadece kendim baktım oğluma ben.ama yinede aklım hep başka biryerdeymiş,ev işlerine yetişmeye çalışmak,bir sonraki öğünü düşünmek gibi..
bugün kuzumu okuldan gelince kucağımda tuttum 1 saat.o da özlemiş mi ne,hiç itirazsız o da mayıştı,ellerini kafasını kokladım bol bol.bedenini kucakladım.ne kadar çok seviyorum bunu bir kere daha anladım,öyle bir sevgi değil ama tenini kokluyorum,nasılda sevdiriyor kendini:))
canım benim...şöyle bir 3 ay sonra sevgim ikiye bölünecek,yiğiti istediği gibi sevemeyeceğim,yan tarafta viyaklayan başka bir canımıniçi olacak birde...allaha dua ettim bütün gün ..bana sabrımı versin,tadını çıkarma imkanı versin,kötü duygular ve bedensel rahatsızlıklarla uğraşmayayım diye....hiç kötü düşünmüyorum hiçbirşeyi aslında..
Etiketler:
2. hamilelik,
iç dökmece,
kayıt altı,
kreş
22 Kasım 2011 Salı
ohh miss...
geçen hafta cuma annemlere gitmeye karar verdim.çünkü annemi şuracıkta olmasına rağmen 1,5 aydır görmedim.çok özledim..en önemlisi de yiğit çok özledi.annemlerin evini çok özledi..otla çöple oynamaya,tavuklara bakmayı özlemişti.topladık tası tarağı gittik.
o zamana kadar arada gelen bacak içi ağrım yolda azmış olacakki arabadan inince muhteşem bir ağrım oldu.annemlere gidince yattım bütün hafta sonu...
yiğit...yiğit gider gitmez sesini duyurmak,dikkat çekmek için fazlaca gürültücü oldu.1 saat içinde herşeyi karıştırdı annemlerde.her odayı didik didik gezdi..ve sonra eve gidelim demeye başladı:) yaptıkları karşısında dayanamayınca sesimin yükseldiği anlar oldu..annem şaşırdı kaldı yiğite..
babam gelince işten güreştiler,ama az sonra kavgaya başladı yiğit.en ufak şeyde git dedim,seni sevmiyorum lafları havada uçuştu..oysaki bunları hallettik sanıyordum.son zamanlarda o kadar uyumlu(yuz) ki sormayın.okulda ,dışarıda heryerde fazlasıyla iyiyken annemleri görünce bunları yapması beni çok fazla şaşırttı,üzdü..
cumartesi çok işimiz vardı..annem tarhana yaptı.kaç zamandır canımın çektiği anne gözlemesi yaptı..off ne mühtişti öyle.) yiğit arızaya devam etti tabi.bu halimde bir yukarı bir aşağı çıkarttı beni.
salıncağı beğenmedi,yardım edin demiş duymadık,çay bisküvi yemek istemiş annem eli işte gidip onu yapmaya koşturdu.bunlar yetmezmiş gibi misafir geldi. her kafadan bir ses çıkmaya başlayınca annemin kafası attı.yiğit üstüne tükürmeye başladı,ayakkabısını fırlattı herkese......daha neler neler.kaç defa demir kapıyı çarptı çok hızlı..eli sıkışsa kesin çok büyük zarar görürdü yavrum.ama anlatamadım,sesimi duyuramadım bir türlü ona.kızmak,ses yükseltmekte hiç işe yaramadı,çok alttan almakta işe yaramadı..resmen bunalımdaydı hafta sonu...
eve gelince o akşamda devam etti arıza.pazartesi sabah okulda küçük bir arıza çıktı ama neyseki normale döndü sonra.
neyse ben fotolara gireyimde biraz soluklanın..
o zamana kadar arada gelen bacak içi ağrım yolda azmış olacakki arabadan inince muhteşem bir ağrım oldu.annemlere gidince yattım bütün hafta sonu...
yiğit...yiğit gider gitmez sesini duyurmak,dikkat çekmek için fazlaca gürültücü oldu.1 saat içinde herşeyi karıştırdı annemlerde.her odayı didik didik gezdi..ve sonra eve gidelim demeye başladı:) yaptıkları karşısında dayanamayınca sesimin yükseldiği anlar oldu..annem şaşırdı kaldı yiğite..
babam gelince işten güreştiler,ama az sonra kavgaya başladı yiğit.en ufak şeyde git dedim,seni sevmiyorum lafları havada uçuştu..oysaki bunları hallettik sanıyordum.son zamanlarda o kadar uyumlu(yuz) ki sormayın.okulda ,dışarıda heryerde fazlasıyla iyiyken annemleri görünce bunları yapması beni çok fazla şaşırttı,üzdü..
cumartesi çok işimiz vardı..annem tarhana yaptı.kaç zamandır canımın çektiği anne gözlemesi yaptı..off ne mühtişti öyle.) yiğit arızaya devam etti tabi.bu halimde bir yukarı bir aşağı çıkarttı beni.
salıncağı beğenmedi,yardım edin demiş duymadık,çay bisküvi yemek istemiş annem eli işte gidip onu yapmaya koşturdu.bunlar yetmezmiş gibi misafir geldi. her kafadan bir ses çıkmaya başlayınca annemin kafası attı.yiğit üstüne tükürmeye başladı,ayakkabısını fırlattı herkese......daha neler neler.kaç defa demir kapıyı çarptı çok hızlı..eli sıkışsa kesin çok büyük zarar görürdü yavrum.ama anlatamadım,sesimi duyuramadım bir türlü ona.kızmak,ses yükseltmekte hiç işe yaramadı,çok alttan almakta işe yaramadı..resmen bunalımdaydı hafta sonu...
eve gelince o akşamda devam etti arıza.pazartesi sabah okulda küçük bir arıza çıktı ama neyseki normale döndü sonra.
neyse ben fotolara gireyimde biraz soluklanın..
annecimin tarhanası.ıslak hali tabi bu.kurutup toz haline getirecek..
canınız çekmesin..sacda gözleme yaptı annme bana özel:)
bunlar sadece kıymalı değil,peynirli de var.
birde toz tarhana böreği yapar annem.müthiş olur gerçekten...
annemlerin mısır tarlası.şu an tam yemelik.getirdim eve biraz da.yiğit doymuş olduğundan buzluğu boyladılar:)
annemlerin evi 2 katlı müstakil ev.önünde bir dönüm arazi var.yemelik herşeyi buraya diker annem.
tavuk besliyor,yiğitin yumurtaları hep ordan gelir taze taze köy yumurtası.bende otlanıyorum artık:)
bunlara herkes farklı birşey diyor.bizim buralarda amme denir.ben severek yiyorum.1 tane yesen akşama bişey yeme.fena şişkinlik yapıyor..bu arada fazlası nasıl saklanı bilen varsa bir söylesin???
bıldırcın yumurtaları....bunlar bizim kuş dükkanından..eşim 15 tane bıldırcın aldı.bize yetiyor yumurtaları..yiğit hiç sevmedi ama rada kakalıyorum omletin içine:)
e daha ne olsun..hamilelik ve çocuktan farklı bişeyler yazayım dedim ama olmadı yiğiti gene kaktırdım aralarda:)))
29 Ekim 2011 Cumartesi
gözümün döndüğü anlar var...
şöyle bir içimi dökesim geldi..
yaklaşık 1 aydır benim çamaşır makinesi çalışırken evin içinden jet geçiyoruş gibi oluyordu.sallanıyordu .
beni bilen bilir,herşeyi yıkayan,bir giydiğini asla ikinciye yıkamadan giymeyen ve çocuğuna -kocasına da giydirmeyen biriyim.hiç balkondan çamaşırım eksik olmaz.katlanacak hep bir kurumuşlarım vardır....
ve benim makinem bozuldu...
eşim çağıralım tenik servis diyordu da ben geçiştiriyordum,sonunda çağırdım cuma gün.
bilmem nereleri bozulmuş da götürdüler makineyi,ve bugün getirdiler.(((
ne kadar çok sevindim,zira yiğitin çok birikti,benim ki keza öyle,hafta sonu diye nevresim takımları geldi çocuğun okuldan ve napcaz,yarın da pazar.öff
kurdular makineyi ve denediler,bingo!!! çalışmıyor .denedi 1 saat kadaradam .bişeyleri taktı takıştırdı olmuyor.gene götürdüler makinemi.ne kadar çok sinir olduğumu anlatamam....
birde sonrasında eşimle konuştum,işyerindeki teknik servislere sormuş bu kadar para edermiydi diye.ederdi demişler ve dahası da var,o arızalar hep tekrarlar,yeni makine alsanız daha iyi edersiniz demişler..valla bağırasım geldi avaz avaz..ha tamir ücretide 250 tl ..
arkadaşım getir ben atarım dedi de valla mecburiyetten yiğitin birkaç eşofman altını ve nevresimlerini verdim.yıkıyor şimdi..
ve bugün......
misafiri çok severim ama cinlerim tepemdeyken ve çat kapı yapıldığında biraz değişebiliyorum....
eşim tam işe gidecek ve onun arkasından yiğitle dışarı çıkacağız ve uzun bir yürüyüşün ardından bişeyler almam gerekiyor..
yemek hazırladım ve yiğit babasını gördü diye şımarıklığın dibinde avazı çıktığınca evin içinde bağırıp koşturuyor.bende onu doyurmak ve kendim bişeyler yemek için çaba sarfederken kapı çaldı.kim o dedim.benim dedi.sen kimsin kardişim??neyse geldiler.asansör açıldı .yan siteden sadece bir merhaba dediğim bir kadın.aylardır da görmedim.annesindeymiş meğer.sadece bu paylaşımımız olmuş.napıyosun dedi ,tabi 2,5 yaşında nerdeyse yiğit kadar hareketli ve henüz laftan anlamayan bir oğlu var.
ben yemek yiyoruz işte ve dışarı çıkacaktık biraz sonra dedim ama yinede geçmek istedi içeri kadın.arkasından çocuğu hemen yiğitin odasına daldı ve 4 oyuncak sepetinin tersini çevirdi.yiğit deli oldu.napıyorsun güzel davran oyuncaklarıma dedi.
habersiz gelmiş oldukları için oyuncaklarından en değer verdiklerini ve kırılınca kıyametler kopacak şeyleri kaldıramadım.doğruca büyük helikopteri kapmış çocuk ve pervanesinden birini koparmış.ben yetiştiğimde yiğit çok sinirlenmiş bağırıyordu.çocuk ondan yırtıcı oynamak için cebelleşiyor ve anneside aval aval bakıyordu.ayriyeten de bıktım bu çocukların oyuncak kavgalarından diyordu......
aynı anda bu hengamede yemek yiyemedim,çocuğum yemek yiyemedi,yiğiti yemek yemesi için mutfağa aldım.çocuk içeriyi talan ediyordu.al sende çocuğunu buraya yemek yesin diyorum dinlemiyor kadın.kırmış birsürü arabasını yiğitin.
ben karnımdan eğilemiyorum dağıtmasak oyuncaklarımızı diye yiğite söyleniyorum yiğitim zavallım bakıyor bana.hala alınmıyor birileri.yemeğe oturdu kadın ve hiç çocuğuna bişey demiyor.ben gidip tatlım oyuncakları dağıtmıyoruz ,salonda bir iki bişey oyna hadi dedim.ağladı çocuk.kadın gelip bişey demedi bilyormusunuz...
benim cinler daha fena geldi.
yiğit kovuyor bunları,anne dağıttı evimizi gitsinler diyor,kadın gülüyor.
ben iyice gerildim,ne yiğit ne ben,ne eşim bişey yemedik ve dışları çıkacaktık.arkadaşım bekliyor bizi.eim işe aç gitti.
çocuğum aç aç çıktı evden
gelen hanım evimi talan ettirdiği çocuğunu alıp biz gene geliriz diyerek gitti.
arkasından oturup bir güzel ağladım
eşim alma o zaman eve dedi çok bilmiş çok bilmiş.
karnımdan eğilemiyorum,yere oturup zor oluyor toplamak,ve olan şeye bak ya.aylardır görmediğim biri evime geliyor ve benim zaten tepemde olan aklımı dahada tepeme çıkarıyor...
şimdi tanrı misafiri diye düşünenleriniz olacaktır.bende öyle diyerek kendimi sakinleştiriyorum ama inanın görseniz halimi.değer verdiği oyuncaklarının kırılmasına çok çok üzülen oğlumu görünce dahada sinir oluyorum...
neyse ben güzel bir uyku çekeyimde saknleşeyim.yarın çok güzel bir gün bizi bekliyor.
yarın güzel nurturia annelerimle buluşacağım,tiyatronun ardından,bir restorana gidip pasta keseceğiz filan,ayrıntılar fotolarla gelir..
yaklaşık 1 aydır benim çamaşır makinesi çalışırken evin içinden jet geçiyoruş gibi oluyordu.sallanıyordu .
beni bilen bilir,herşeyi yıkayan,bir giydiğini asla ikinciye yıkamadan giymeyen ve çocuğuna -kocasına da giydirmeyen biriyim.hiç balkondan çamaşırım eksik olmaz.katlanacak hep bir kurumuşlarım vardır....
ve benim makinem bozuldu...
eşim çağıralım tenik servis diyordu da ben geçiştiriyordum,sonunda çağırdım cuma gün.
bilmem nereleri bozulmuş da götürdüler makineyi,ve bugün getirdiler.(((
ne kadar çok sevindim,zira yiğitin çok birikti,benim ki keza öyle,hafta sonu diye nevresim takımları geldi çocuğun okuldan ve napcaz,yarın da pazar.öff
kurdular makineyi ve denediler,bingo!!! çalışmıyor .denedi 1 saat kadaradam .bişeyleri taktı takıştırdı olmuyor.gene götürdüler makinemi.ne kadar çok sinir olduğumu anlatamam....
birde sonrasında eşimle konuştum,işyerindeki teknik servislere sormuş bu kadar para edermiydi diye.ederdi demişler ve dahası da var,o arızalar hep tekrarlar,yeni makine alsanız daha iyi edersiniz demişler..valla bağırasım geldi avaz avaz..ha tamir ücretide 250 tl ..
arkadaşım getir ben atarım dedi de valla mecburiyetten yiğitin birkaç eşofman altını ve nevresimlerini verdim.yıkıyor şimdi..
ve bugün......
misafiri çok severim ama cinlerim tepemdeyken ve çat kapı yapıldığında biraz değişebiliyorum....
eşim tam işe gidecek ve onun arkasından yiğitle dışarı çıkacağız ve uzun bir yürüyüşün ardından bişeyler almam gerekiyor..
yemek hazırladım ve yiğit babasını gördü diye şımarıklığın dibinde avazı çıktığınca evin içinde bağırıp koşturuyor.bende onu doyurmak ve kendim bişeyler yemek için çaba sarfederken kapı çaldı.kim o dedim.benim dedi.sen kimsin kardişim??neyse geldiler.asansör açıldı .yan siteden sadece bir merhaba dediğim bir kadın.aylardır da görmedim.annesindeymiş meğer.sadece bu paylaşımımız olmuş.napıyosun dedi ,tabi 2,5 yaşında nerdeyse yiğit kadar hareketli ve henüz laftan anlamayan bir oğlu var.
ben yemek yiyoruz işte ve dışarı çıkacaktık biraz sonra dedim ama yinede geçmek istedi içeri kadın.arkasından çocuğu hemen yiğitin odasına daldı ve 4 oyuncak sepetinin tersini çevirdi.yiğit deli oldu.napıyorsun güzel davran oyuncaklarıma dedi.
habersiz gelmiş oldukları için oyuncaklarından en değer verdiklerini ve kırılınca kıyametler kopacak şeyleri kaldıramadım.doğruca büyük helikopteri kapmış çocuk ve pervanesinden birini koparmış.ben yetiştiğimde yiğit çok sinirlenmiş bağırıyordu.çocuk ondan yırtıcı oynamak için cebelleşiyor ve anneside aval aval bakıyordu.ayriyeten de bıktım bu çocukların oyuncak kavgalarından diyordu......
aynı anda bu hengamede yemek yiyemedim,çocuğum yemek yiyemedi,yiğiti yemek yemesi için mutfağa aldım.çocuk içeriyi talan ediyordu.al sende çocuğunu buraya yemek yesin diyorum dinlemiyor kadın.kırmış birsürü arabasını yiğitin.
ben karnımdan eğilemiyorum dağıtmasak oyuncaklarımızı diye yiğite söyleniyorum yiğitim zavallım bakıyor bana.hala alınmıyor birileri.yemeğe oturdu kadın ve hiç çocuğuna bişey demiyor.ben gidip tatlım oyuncakları dağıtmıyoruz ,salonda bir iki bişey oyna hadi dedim.ağladı çocuk.kadın gelip bişey demedi bilyormusunuz...
benim cinler daha fena geldi.
yiğit kovuyor bunları,anne dağıttı evimizi gitsinler diyor,kadın gülüyor.
ben iyice gerildim,ne yiğit ne ben,ne eşim bişey yemedik ve dışları çıkacaktık.arkadaşım bekliyor bizi.eim işe aç gitti.
çocuğum aç aç çıktı evden
gelen hanım evimi talan ettirdiği çocuğunu alıp biz gene geliriz diyerek gitti.
arkasından oturup bir güzel ağladım
eşim alma o zaman eve dedi çok bilmiş çok bilmiş.
karnımdan eğilemiyorum,yere oturup zor oluyor toplamak,ve olan şeye bak ya.aylardır görmediğim biri evime geliyor ve benim zaten tepemde olan aklımı dahada tepeme çıkarıyor...
şimdi tanrı misafiri diye düşünenleriniz olacaktır.bende öyle diyerek kendimi sakinleştiriyorum ama inanın görseniz halimi.değer verdiği oyuncaklarının kırılmasına çok çok üzülen oğlumu görünce dahada sinir oluyorum...
neyse ben güzel bir uyku çekeyimde saknleşeyim.yarın çok güzel bir gün bizi bekliyor.
yarın güzel nurturia annelerimle buluşacağım,tiyatronun ardından,bir restorana gidip pasta keseceğiz filan,ayrıntılar fotolarla gelir..
18 Ekim 2011 Salı
canım gitti..
duygusallığın tavan yaptığı şu dönemimde hiçbir maddenin önemsizliğini bir kez daha anlamış bulunuyorum.
17.10.2011 de kardeşim,canım,herşeyim maldiv adalarına gitti çalışmak için.
aslında iyi de yaptı,kariyer yapsın,yurtdışına gitsin gezsin görsün.ama kalbime geçiremedim işte hala..canım gitti,canımdan can gitti..
önce koskocaman bir valiz hazırladı,hala alamadıkları ,sığdıramadıkları vardı.sonra vazgeçti,havası nasıl olsa hep yazmış,minik bir valize doldurdu eşyalarını,laptopunu,fotoğraf mak. aldı yanına.
o kadar takısı,kremleri,kıyafetleri,ayakkabıları herşeyleri kaldı,3-5 şort,3-5 tişört le gidiverdi.
hayat herşeyin güzelini versin güzel gözlüme,,..
maldivler çok güzelmiş,hele gideceği otel muhteşem...kısacası 1 yıl görüşemeyeceğiz ve onu şimdiden özledim..sanki kardeşimde benim çocuğummuş gibi hissederdim hep.6 yaş küçük benden ve bebekken ben bakardım ona.sanki yiğit gitti uzak biryere ve ben o kadar buruk kaldım geride...
hala odasını toplamadım.yatağını bozmadım,çıkardığı kıyafetleri aynı yerinde,tokaları banyoda,kaldırmaya toplamaya bir türlü içim elvermiyor..dün sabahın köründe çıktım evden ve akşam geldim.aklımda durmasın diye..
gideceği günün gecesinde yiğite kitap okudu,yiğit yarında bunu oku dedi ona.ve ben muslukları açıvermiştim.
öğlen taksiye bindirip gönderdik eşimle.eşim işe gidiyordu ve havaalanı bize uzak,geri gelmem çok zor ve aynı anda fırtına ve yağmur başlamıştı.yani gidemedim yolcu etmeye..
hiç gitme diyeceğimi düşünmezdim,gitme dedim ona,ben bu hormonlarımla ne edicem..gitti eşimle eve geldik ve o gün hiç konuşmadım.dudaklarım titredi durdu,gözlerim kızarığı hiç geçmedi...
inşallah hayırlısı olur onun için bu uzak kalmamız..
17.10.2011 de kardeşim,canım,herşeyim maldiv adalarına gitti çalışmak için.
aslında iyi de yaptı,kariyer yapsın,yurtdışına gitsin gezsin görsün.ama kalbime geçiremedim işte hala..canım gitti,canımdan can gitti..
önce koskocaman bir valiz hazırladı,hala alamadıkları ,sığdıramadıkları vardı.sonra vazgeçti,havası nasıl olsa hep yazmış,minik bir valize doldurdu eşyalarını,laptopunu,fotoğraf mak. aldı yanına.
o kadar takısı,kremleri,kıyafetleri,ayakkabıları herşeyleri kaldı,3-5 şort,3-5 tişört le gidiverdi.
hayat herşeyin güzelini versin güzel gözlüme,,..
maldivler çok güzelmiş,hele gideceği otel muhteşem...kısacası 1 yıl görüşemeyeceğiz ve onu şimdiden özledim..sanki kardeşimde benim çocuğummuş gibi hissederdim hep.6 yaş küçük benden ve bebekken ben bakardım ona.sanki yiğit gitti uzak biryere ve ben o kadar buruk kaldım geride...
hala odasını toplamadım.yatağını bozmadım,çıkardığı kıyafetleri aynı yerinde,tokaları banyoda,kaldırmaya toplamaya bir türlü içim elvermiyor..dün sabahın köründe çıktım evden ve akşam geldim.aklımda durmasın diye..
gideceği günün gecesinde yiğite kitap okudu,yiğit yarında bunu oku dedi ona.ve ben muslukları açıvermiştim.
öğlen taksiye bindirip gönderdik eşimle.eşim işe gidiyordu ve havaalanı bize uzak,geri gelmem çok zor ve aynı anda fırtına ve yağmur başlamıştı.yani gidemedim yolcu etmeye..
hiç gitme diyeceğimi düşünmezdim,gitme dedim ona,ben bu hormonlarımla ne edicem..gitti eşimle eve geldik ve o gün hiç konuşmadım.dudaklarım titredi durdu,gözlerim kızarığı hiç geçmedi...
inşallah hayırlısı olur onun için bu uzak kalmamız..
| 17.10.2011-13:00 |
Etiketler:
iç dökmece,
kayıt altı,
ordan burdan
10 Ekim 2011 Pazartesi
bebeğe isim sorunsalı
ne zamandır bu konuyla ilgili bir yazı yazmak istiyordum kısmet bugüneymiş...
şimdi eşimle yeni nişanlıyız eşimin evine gittik(ayrı şehirlerdeyiz). otururken kv çocuk olursa benim adım konulacak deyiverdi.
bende çok toyum.22 yaşında çılgın mı çılgın .eşim o zaman fena aşık bana.üstüme titriyor.
annesine ne diyorsun gibi baktı.kv de de benden cevap bekliyor.bende daha çok erken anne bunlar için dedim.
10 torunu var o gün itibariyle ve hepsi kız.birtanesinin adı da kendi adı değil.ben sordum senin adını koyan olmadımı hepsi kız dedim.bilmediğimden soruyorum.daha tanımadıklarımda var aralarında.hepsi ayrı memleketlerde.yada unutuyorum isimlerini kızların.neyse koymamışlar adını suratı düştü bu konuda.
sonra sen koymazsan zaten oğlum koyar benim adımı dedi.ben nişanlıma baktım.valla arada kaldı .tv seyrediyor.bizi duymuyor bile.bende duymazdan geleceğim ama adımla hitap edip edip aynı konu üstünde dönüyor kv.
ben antalya ya gelince unutamadım bu konuyu.daha tanımıyorum doğru düzgün ailelerini.anasının ağzına bakan bi adam mı diye tartıp duruyorum.annesi bize ,herşeye karışacakmı diye kurup duruyorum.
neyse evlendik biz 8-9 ay sonra.düğünden sonra yine gittik onlara ve aynı konu yine döndü.ben tanıyorum ya artık herkesi senin adını niye koymadılarki dedim. sen talep etmedinmi??
ettim de herkes bildiğini yaptı dedi.hatta bana sormadılar bile dedi.
bende beni safça gördün sen de heralde dedim.:))güldük hepimiz..kv de dahil:))
kv ile aram hiç kötü olmadı.sağolsun iyidir.zaten iki elin parmağını geçmez görüştüğümüz 6 yıl içinde.ama her gördüğünde de üzecek bişeyler yapar.pat diye laflar söyler.kıracağını,üzeceğini düşünmez laflarının.bende az değilim hiç altında kalmam laflarının.ama yinede kırılıp,küsme olmaz.hele oğluna ne o beni söyle ne de ben onu.telefonda saygı içinde konuşur kapatırız.
yiğitin erkek olacağını duyduğunda hemen adı ali olacak dedi tabiki.11 inci torun geliyor ,ilk erkek.tabi ben itiraz etmedim isimde.ama yiğit ismi de benim uzun zamandan beri sevdiğim isim olunca eşimde bana itiraz etmedi.ikisini birlikte koyduk.
offf ne laflar etti.yiğitin doğumunda gelen her misafire ali olacaktı ismi de ayşe g..tüne yiğiti taktı filan diye.oysa ali için eşim olmasa da olur bile dedi de bende babasını kırmak istemedim.ben ikisini birlikte koyalım dedim.böyle dediğimi de eşim annesine söyledi ama inanası gelmedi kayınvaldenin.
şimdi hamile olduğumu duyunca bana ne hayırlı olsun evladım dedi.ne bişey.hiç lafı açılmadı şimdiye kadar.4.5 aylık hamileyim daha bununla ilgili konuşmadık yani kv ile.ama oğluna soruyor hep.bulantılarıma üzülüyor filan.ama bana bişey denmiyor nedense.
eşimle biz hep konuşuruz.kız olursa asla anne baba adı olmaz demiştim hamile kalmadan önce.öyle de olacaktı ama eşim anneciğine ezik kalabilirdi.zira annesinin fikrini biliyor.sülaledeki son doğurgan kadın benim ve kız olurda ya adını koymazsak onun adı konulmadan ölürse filan halimiz nice olur:) çok önemli bir adı varya kv nin.konulmazsa gözü açık giderdi valla.
bebeğin cinsiyetinin erkek olduğunu öğrenince(dün öğrenmiş) hemen aradı beni tebrik etti.erkek olacakmış dedi.çok sevinmiş filan.bu ne sevgi böcüklüğü anlamadım bende. 4.5 aydır nerdeydin sen .onu da babanın adı koyarsın artık dedi.bakalım daha düşünmedik dedim.ama babanın adı yakışıyor dedi.allahım ya bikere de karışma.
aslında karışır ama diretmez.dilinin ucunda bütün sözleri.planlanmış düşünülerek söylenmiş şeyler değil.lafı söyleyip unutanlardan.öyle bir kadın olduğunu evliliğim içinde anladığımdan bir tehlikesi olmadığından bakalım deyip geçiştiriyorum hep.eşim zamnanında böyle yaptığında beni oyalıyormu acaba annesinin dediğini yapacakta diyordum.çok karışacak bize heralde diyordum ama hiç öyle olmadı.şükür.
bir isim konusu da böylece bitti.kız olsaydı bebek kavga çıkacaktı heralde.kv nin şekeri çıkacaktı.üzüntüden hasta olacaktı filan.neyseki kurtuldu hasta olmaktan :)))
bu arada benim babamda isminin konulmasını ister.biz iki kız kardeşiz .kardeşim daha bekar.
babamın adı da dedesinin adı.ama babam benim adımı koy demez.istediğini ben bilirim içinden.
soyu devam ettirmek adına mı böyle düşünüyorlar bilmem.ama soy böylemi devam ettirilir.ya da soyun devam etmese ne olur.kraliyet soyundan sanki:))))
gerçekten anlayamıyorum isminin konulmasını isteyenleri..senin adın olsa ne olur olmasa ne olur.çokmu beğeniyorsun adını.çok mu önemli hissediyorsun kendini.bebeğime senin adınla seslenmem hoşuna mı gidecek.ne yani.??kızıyorum da.sen yaşadın ve gidiyorsun.benim çocuğumun adı niye senin adın olsun ki.üstelik diretenlere yada isim koymada hak iddia edenleri dövesim geliyor.
annesi bilir bence çocuğuna en iyi ismi.hatta herşeyi.9 ay karnında taşı,bulantılar,kilolar,emzirme,hastalandığında perişan ol,doydumu,açmı kaldı,şu besini almazsa ne olur diye diye beynin patlasın.taa uzaktan biri hak iddia etsin üstünde.
hamileliğin etkisi mi bilmiyorum ama bazen bir çocuğun sadece anneye ait olduğunu düşündüğüm oluyor.bizim babamız pek ilgili olmadığından mıdır nedir bu konularla zamansızlığı yüzünden ben bu konuda böyle düşünüyorum.gerçekten onların yapabileceği şeylerde sınırlı.isteselerde bazı şeyleri illaki anne yapabilir.
durum böyle olunca bir anne çocuğuyla ilgili ne söylüyorsa öyle olmalı.
örnek vereyim hemen.yiğiti bu sabah kaldırdım.üstünü giydirdim.1000 tane soru arasında.gitmicemler arasında.sende geller arasında.çişini yaptırdım.süt ısıttım bebe bisküvisi ile yedirdim.çantasını hazırladım ve çıktık kapıdan.asansörde ağlamasına ben eşlik ettim.bin laf anlatarak servise bindirdim.arkasından düşünceler içinde kalan bendim.acaba ne yapıyor diye düşünen bendim.
ve eşim uyuyor.hiç sesimizi duymamıştır eminim.
şimdi eşimle yeni nişanlıyız eşimin evine gittik(ayrı şehirlerdeyiz). otururken kv çocuk olursa benim adım konulacak deyiverdi.
bende çok toyum.22 yaşında çılgın mı çılgın .eşim o zaman fena aşık bana.üstüme titriyor.
annesine ne diyorsun gibi baktı.kv de de benden cevap bekliyor.bende daha çok erken anne bunlar için dedim.
10 torunu var o gün itibariyle ve hepsi kız.birtanesinin adı da kendi adı değil.ben sordum senin adını koyan olmadımı hepsi kız dedim.bilmediğimden soruyorum.daha tanımadıklarımda var aralarında.hepsi ayrı memleketlerde.yada unutuyorum isimlerini kızların.neyse koymamışlar adını suratı düştü bu konuda.
sonra sen koymazsan zaten oğlum koyar benim adımı dedi.ben nişanlıma baktım.valla arada kaldı .tv seyrediyor.bizi duymuyor bile.bende duymazdan geleceğim ama adımla hitap edip edip aynı konu üstünde dönüyor kv.
ben antalya ya gelince unutamadım bu konuyu.daha tanımıyorum doğru düzgün ailelerini.anasının ağzına bakan bi adam mı diye tartıp duruyorum.annesi bize ,herşeye karışacakmı diye kurup duruyorum.
neyse evlendik biz 8-9 ay sonra.düğünden sonra yine gittik onlara ve aynı konu yine döndü.ben tanıyorum ya artık herkesi senin adını niye koymadılarki dedim. sen talep etmedinmi??
ettim de herkes bildiğini yaptı dedi.hatta bana sormadılar bile dedi.
bende beni safça gördün sen de heralde dedim.:))güldük hepimiz..kv de dahil:))
kv ile aram hiç kötü olmadı.sağolsun iyidir.zaten iki elin parmağını geçmez görüştüğümüz 6 yıl içinde.ama her gördüğünde de üzecek bişeyler yapar.pat diye laflar söyler.kıracağını,üzeceğini düşünmez laflarının.bende az değilim hiç altında kalmam laflarının.ama yinede kırılıp,küsme olmaz.hele oğluna ne o beni söyle ne de ben onu.telefonda saygı içinde konuşur kapatırız.
yiğitin erkek olacağını duyduğunda hemen adı ali olacak dedi tabiki.11 inci torun geliyor ,ilk erkek.tabi ben itiraz etmedim isimde.ama yiğit ismi de benim uzun zamandan beri sevdiğim isim olunca eşimde bana itiraz etmedi.ikisini birlikte koyduk.
offf ne laflar etti.yiğitin doğumunda gelen her misafire ali olacaktı ismi de ayşe g..tüne yiğiti taktı filan diye.oysa ali için eşim olmasa da olur bile dedi de bende babasını kırmak istemedim.ben ikisini birlikte koyalım dedim.böyle dediğimi de eşim annesine söyledi ama inanası gelmedi kayınvaldenin.
şimdi hamile olduğumu duyunca bana ne hayırlı olsun evladım dedi.ne bişey.hiç lafı açılmadı şimdiye kadar.4.5 aylık hamileyim daha bununla ilgili konuşmadık yani kv ile.ama oğluna soruyor hep.bulantılarıma üzülüyor filan.ama bana bişey denmiyor nedense.
eşimle biz hep konuşuruz.kız olursa asla anne baba adı olmaz demiştim hamile kalmadan önce.öyle de olacaktı ama eşim anneciğine ezik kalabilirdi.zira annesinin fikrini biliyor.sülaledeki son doğurgan kadın benim ve kız olurda ya adını koymazsak onun adı konulmadan ölürse filan halimiz nice olur:) çok önemli bir adı varya kv nin.konulmazsa gözü açık giderdi valla.
bebeğin cinsiyetinin erkek olduğunu öğrenince(dün öğrenmiş) hemen aradı beni tebrik etti.erkek olacakmış dedi.çok sevinmiş filan.bu ne sevgi böcüklüğü anlamadım bende. 4.5 aydır nerdeydin sen .onu da babanın adı koyarsın artık dedi.bakalım daha düşünmedik dedim.ama babanın adı yakışıyor dedi.allahım ya bikere de karışma.
aslında karışır ama diretmez.dilinin ucunda bütün sözleri.planlanmış düşünülerek söylenmiş şeyler değil.lafı söyleyip unutanlardan.öyle bir kadın olduğunu evliliğim içinde anladığımdan bir tehlikesi olmadığından bakalım deyip geçiştiriyorum hep.eşim zamnanında böyle yaptığında beni oyalıyormu acaba annesinin dediğini yapacakta diyordum.çok karışacak bize heralde diyordum ama hiç öyle olmadı.şükür.
bir isim konusu da böylece bitti.kız olsaydı bebek kavga çıkacaktı heralde.kv nin şekeri çıkacaktı.üzüntüden hasta olacaktı filan.neyseki kurtuldu hasta olmaktan :)))
bu arada benim babamda isminin konulmasını ister.biz iki kız kardeşiz .kardeşim daha bekar.
babamın adı da dedesinin adı.ama babam benim adımı koy demez.istediğini ben bilirim içinden.
soyu devam ettirmek adına mı böyle düşünüyorlar bilmem.ama soy böylemi devam ettirilir.ya da soyun devam etmese ne olur.kraliyet soyundan sanki:))))
gerçekten anlayamıyorum isminin konulmasını isteyenleri..senin adın olsa ne olur olmasa ne olur.çokmu beğeniyorsun adını.çok mu önemli hissediyorsun kendini.bebeğime senin adınla seslenmem hoşuna mı gidecek.ne yani.??kızıyorum da.sen yaşadın ve gidiyorsun.benim çocuğumun adı niye senin adın olsun ki.üstelik diretenlere yada isim koymada hak iddia edenleri dövesim geliyor.
annesi bilir bence çocuğuna en iyi ismi.hatta herşeyi.9 ay karnında taşı,bulantılar,kilolar,emzirme,hastalandığında perişan ol,doydumu,açmı kaldı,şu besini almazsa ne olur diye diye beynin patlasın.taa uzaktan biri hak iddia etsin üstünde.
hamileliğin etkisi mi bilmiyorum ama bazen bir çocuğun sadece anneye ait olduğunu düşündüğüm oluyor.bizim babamız pek ilgili olmadığından mıdır nedir bu konularla zamansızlığı yüzünden ben bu konuda böyle düşünüyorum.gerçekten onların yapabileceği şeylerde sınırlı.isteselerde bazı şeyleri illaki anne yapabilir.
durum böyle olunca bir anne çocuğuyla ilgili ne söylüyorsa öyle olmalı.
örnek vereyim hemen.yiğiti bu sabah kaldırdım.üstünü giydirdim.1000 tane soru arasında.gitmicemler arasında.sende geller arasında.çişini yaptırdım.süt ısıttım bebe bisküvisi ile yedirdim.çantasını hazırladım ve çıktık kapıdan.asansörde ağlamasına ben eşlik ettim.bin laf anlatarak servise bindirdim.arkasından düşünceler içinde kalan bendim.acaba ne yapıyor diye düşünen bendim.
ve eşim uyuyor.hiç sesimizi duymamıştır eminim.
4 Eylül 2011 Pazar
abuk subuk hallerimiz:)
geçenlerde çok yakın bir akrabamızın sünnet düğününe gittik.yiğitle evden aşağı inmek bile bir olayken düşünün bir düğüne gitmek nasıldır.üstelik bişey yemek istemedi evde beyimiz ve aç gitti oraya.salon küçücüktü ve acaip gürültülüydü.biz salonun asma katına çıktık daha serin diye.
aman allahım yiğit dururmu???
neler yaptı.önce gelen pasta ve kolayı döktü masaya.sonra dolaşmaya başladı.masa örtülerini topladı.kafasına geçirdi.düştü defalarca.
ve en son bu görüntü oluştu.kardeşim çekmiş ben peşinde koştururken.masa örtüsünün birini asma kattan sallandırdı.yani manyadı hepten:))
herkes havuzunun içine girip yüzmek için kullanırken benim paşa oğlum antika bisikletimizi yıkamak için kullanır bu mereti.sabahtan akşama kadar o bisikleti yıkadı o gün biliyormusunuz?
bisiklet gıcır oldu orası ayrı:))))
e oğlu manyar da anası manyamazmı???
bayramın 1. günü ve sabah balkonda yatarken hafif serinlediğimi hissediyorum ve kafama sular gelmeye başlıyor.aaaa o da ne.yağmur yağıyor.hemde bayram sabahı.sevindirik olmakla birlikte gözüm çapaklı fotoğraf makinesini arıyorum ve envai çeşit fotoğraf ve video çekiyorum.hatta herkesi uandırıp yağmur yağıyor diye bilgilendiriyorum.
sonra da balkonda oturup bir güzel ıslanıyorum
sonu yine yiğitle yapayım.
bugün yiğiti odasında öğlen uykusuna yatırdım.ve hiç ses çıkmıyor.bende uyuyacağım diye odasına bir minder atmıştım ama telefon çaldı ve ben uyuyamadım.
bir ara bakayım bir çocuğuma diye kalkıyorum ve yiğiti göremiyorum yatağında.amanınn.içim bir hoş oluyor göremiyorum yiğiti.sonra gözüme çarpıyor.bir yastık alıp balkona gidip yatmış kuzum yaa.sıcakladı demek.
gülüyorum içimden bolca.ve fotoğraf makineme sarılıyorum:)
Etiketler:
kayıt altı,
komikler,
ordan burdan
11 Ağustos 2011 Perşembe
durum raporu
ah gene ne çok şey oluyor hayatımızda.tarihe bir not daha geçeyim ve yazayım bunları.
pazartesi akşamı annemlere gittik .kardeşim yiğit ben.hava çok sıcaktı tabi.benim durumumdan dolayı bişey elletmiyorlar.yayıldım bolca.2 gün çok güzel geçti.yiğitin huysuzlukları tavanda yine nedense.kreşten kalma şeylerimiz var.
_tükürüyor.
ağzından tükürük çıkmıyor ama en hoşuna gitmeyen şeyde püüüh anne diyor.dedesine,annennesine,teyzesine bolca tükürdü.defol anne,seni bidaha görmicem,sen kal burda...bunlarda diğer incilerimiz.birde cevap vermeyince eliyle yüzümüzü tutup karşılık verinceye kadar tekrarlıyor.ne yapacağımı şaşırdım bir süre.
asla ve asla yönlendiremiyorum.tehdit hiç sökmüyor.
2 dk sonra normale dönüyor.canciğer oluyor tekrar.
çok okuyorum bu konuyla ilgili.aslında iyi bir durummuş.hayal kırıklıklarını dışa vurum şekli buymuş.geçici yani gene.bunun adıda terrible three koymalı.buda fena bişey çünkü.
ben sana küstüm,ona küstüm,buna küstümler var birde.ha birde öküzmüsün nesin,salakmısın nesin i unutmamalı.
bizi gören çocuğun yanında 24 saat küfür ediyor sanır.
(bu arada şu an saat 05:46 ve hava karanlık.yürüyüşe gidiyordum ben nisan -mayıs gibi 05:30 da aydınlıktı.)
yiğitte 3 yaş böyle işte.
okula gitmicem diyor başka bişey demiyor.bende okul yok zaten diyorum rahatlıyor.ee günde en az 5 defa oluyor bu.eylülde nasıl başlayacağız bakalım.1 hafta uyum süresi var ama genede o zamana kadar daha biraz alıştırmam lazım bu fikre.üstelik bu kreş eski yer gibi olmayacakta.daha bir okul kıvamında.daha ilgi az olcak.iş gene bana düşüyor.allahım bu yetmemiş gibi birde sil baştan yapıyorum ben bu çocuk işini:)
2 çocuk işi deyince azıcık da ondan bahsedeyim.
19 temmuzda testlerimi yaptırmıştım.4 ağustos ta da ultrasonda tanıştık yeni yavru ile.özel bir hastaneye gittim.eşim yoktu.işi çıktı gelemedi.neyseki çok iyi.yerleşimi filan.hiç problem görünmüyor.sadece ağır kaldırmamalıyım bunun için uyarı aldım.yiğiti günde 3-5 defa kaldırıyorum en az.yapmamalıyım.20 kg ve 100 cm biri çünkü o:)
yiğit hasta bu arada.4 gündür filan öksürüyor.ama ne öksürük.öksürmekten kusuyor sonunda.
önce boğazı kızardı.soğuk su içmişti.terliyor zaten durmadan.malum burası çok sıcak olduğundan klima açık..vs.boğazı kızardı arkasından öksürük başladı.ne yerse kusuyor öksürmekten.doktora götürdüm 3 şurup içiyor.öksürük nöbetleri ara ara tutuyor yine.ateş yok.boğazının kızarığı çok azaldı.ama şu öksürük ah..
ev işi yapmaktan her zaman hoşlanmamışımdır ama bu sefer tam cozuttum.2 gündür elektrik süpürgesi koridorda duruyor.yollukları kaldırdım..yatağımızın üstünde ne zamandır çarşaf bile yok.adam akşamları idareten bişey atıyorda yatıyor.söyleniyor bi.ama ben dinlemiyorum.ben nerde olsa uyuyorum.bir yiğitin odasında bir balkonda.salonda .yada uyumuyorum.
yiğitin odası tastamam.herşey 2 günde bir yılanıp seriliyor.dünya su faturası gelmiş.napıyoruz anlamıyorum.hep katlanmayı bekleyen çamaşırlar var.ütü yapılacaklar var.banyo ve tuvaleti bugün hallettim.mutfak bir gün tertemiz bir gün tezgahın üstünde çatal koyacak yer yok.gelip kalan kardeşim var.dağınıklık abidesi.bende bitli gibi dolanıyorum.ev dandiniyken AVM lerdeyim.
yuvarlanıp gidiyoruz işte.
pazartesi akşamı annemlere gittik .kardeşim yiğit ben.hava çok sıcaktı tabi.benim durumumdan dolayı bişey elletmiyorlar.yayıldım bolca.2 gün çok güzel geçti.yiğitin huysuzlukları tavanda yine nedense.kreşten kalma şeylerimiz var.
_tükürüyor.
ağzından tükürük çıkmıyor ama en hoşuna gitmeyen şeyde püüüh anne diyor.dedesine,annennesine,teyzesine bolca tükürdü.defol anne,seni bidaha görmicem,sen kal burda...bunlarda diğer incilerimiz.birde cevap vermeyince eliyle yüzümüzü tutup karşılık verinceye kadar tekrarlıyor.ne yapacağımı şaşırdım bir süre.
asla ve asla yönlendiremiyorum.tehdit hiç sökmüyor.
2 dk sonra normale dönüyor.canciğer oluyor tekrar.
çok okuyorum bu konuyla ilgili.aslında iyi bir durummuş.hayal kırıklıklarını dışa vurum şekli buymuş.geçici yani gene.bunun adıda terrible three koymalı.buda fena bişey çünkü.
ben sana küstüm,ona küstüm,buna küstümler var birde.ha birde öküzmüsün nesin,salakmısın nesin i unutmamalı.
bizi gören çocuğun yanında 24 saat küfür ediyor sanır.
(bu arada şu an saat 05:46 ve hava karanlık.yürüyüşe gidiyordum ben nisan -mayıs gibi 05:30 da aydınlıktı.)
yiğitte 3 yaş böyle işte.
okula gitmicem diyor başka bişey demiyor.bende okul yok zaten diyorum rahatlıyor.ee günde en az 5 defa oluyor bu.eylülde nasıl başlayacağız bakalım.1 hafta uyum süresi var ama genede o zamana kadar daha biraz alıştırmam lazım bu fikre.üstelik bu kreş eski yer gibi olmayacakta.daha bir okul kıvamında.daha ilgi az olcak.iş gene bana düşüyor.allahım bu yetmemiş gibi birde sil baştan yapıyorum ben bu çocuk işini:)
2 çocuk işi deyince azıcık da ondan bahsedeyim.
19 temmuzda testlerimi yaptırmıştım.4 ağustos ta da ultrasonda tanıştık yeni yavru ile.özel bir hastaneye gittim.eşim yoktu.işi çıktı gelemedi.neyseki çok iyi.yerleşimi filan.hiç problem görünmüyor.sadece ağır kaldırmamalıyım bunun için uyarı aldım.yiğiti günde 3-5 defa kaldırıyorum en az.yapmamalıyım.20 kg ve 100 cm biri çünkü o:)
yiğit hasta bu arada.4 gündür filan öksürüyor.ama ne öksürük.öksürmekten kusuyor sonunda.
önce boğazı kızardı.soğuk su içmişti.terliyor zaten durmadan.malum burası çok sıcak olduğundan klima açık..vs.boğazı kızardı arkasından öksürük başladı.ne yerse kusuyor öksürmekten.doktora götürdüm 3 şurup içiyor.öksürük nöbetleri ara ara tutuyor yine.ateş yok.boğazının kızarığı çok azaldı.ama şu öksürük ah..
ev işi yapmaktan her zaman hoşlanmamışımdır ama bu sefer tam cozuttum.2 gündür elektrik süpürgesi koridorda duruyor.yollukları kaldırdım..yatağımızın üstünde ne zamandır çarşaf bile yok.adam akşamları idareten bişey atıyorda yatıyor.söyleniyor bi.ama ben dinlemiyorum.ben nerde olsa uyuyorum.bir yiğitin odasında bir balkonda.salonda .yada uyumuyorum.
yiğitin odası tastamam.herşey 2 günde bir yılanıp seriliyor.dünya su faturası gelmiş.napıyoruz anlamıyorum.hep katlanmayı bekleyen çamaşırlar var.ütü yapılacaklar var.banyo ve tuvaleti bugün hallettim.mutfak bir gün tertemiz bir gün tezgahın üstünde çatal koyacak yer yok.gelip kalan kardeşim var.dağınıklık abidesi.bende bitli gibi dolanıyorum.ev dandiniyken AVM lerdeyim.
yuvarlanıp gidiyoruz işte.
20 Temmuz 2011 Çarşamba
iyi -kötü ince çizgi
| annesi tarafından zorla şıkıştırılan bir adet yiğit resmi. |
bu ay nasıl bir aymış.iyi kötü herşey oldu.....
04.07.2011 yiğit kreşe başladı: iki arada bi derede kaldım da sonunda anneminde yardımlarıyla yiğiti kreşe başlattık. bende en az 15-20 gün sonra işe başlayacaktım.hatta bir iki yer bile vardı.yiğit ilk dört gün saatlik gitti.beşinci gün tam gün gitti fakat.aç bilaç hayatına devam etti.akşam almaya gittiğimde yaygarayı bastı.ikinci hafta sabahtan başlattık.fakat kreşin yıkılmasından korka korka.zira ses öyleydi.o haftanın çarşambasıda öyle geçti ama perşembeden itibaren iyileşmeye başladı.seve seve gitmeye devam etti.
giderken de hafiften gözler sulanıyor fakat gizlice siliyor.gitmek istiyor ama benden de ayrılmak istemiyor..
benim fazlaca sevdiğim bir öğretmeni işten ayrıldı.üzüldüm.çok düzgün bir kızdı..yiğit hala sayıklıyor.
dün öbür öğretmen ona kızmış.bizimki içerlemiş baya.neden kızdı diyorum.sütü döktüm diyor.iyi peki ben sorayım bir dedim.sabah servis gelince yiğit atladı 'hande bana bidaha kızma sakın' dedi.kızda döküldü hemen.'arkadaşlarına tükürürsen ve kollarını sıkarsan kızarım' dedi.o sahneyi gözümde canlandırdım.tatlıya bağladık ve vedalaştık...
yiğit acaip bişey oldu.kreşten öncede hereketliydi fakat gerçekten bişeyler oldu bu ara.3 gündür bana kan kusturuyor diyebilirim.servisten indiği anda ben ne yicem diyor.yemeği hazır ettiğimden gelince yiyor bişeyler .ama hemen sonrası başlıyor hereketlilik.bana bağırmalar,sinirli hareketler.defol anne,seni görmicem demeler.nerden duyuyor bunları,nasıl plak gibi çevirip çevirip söylüyor bilemiyorum.aklım ermedi bu hereketlere.elimden gelen sabrı göstermeye çalışıyorum ama biraz zor açıkçası..
bugün sonunda yöneticilerle konuştum.biraz diyalog kursunlar yakından gözlesinler de bir anlayalım olayı diye.anlaştık bakalım..inşallah düzelir bu hali..
10.07.2011:annemlerin evlilik yıldönümü: 30 yıl.koskoca 30 .yılları doldu yaa.ve babam anneme tek taş yüzük almış.ne romantiktir şu babam.annem bide bişey almadı diye kapris yapıyordu sabahtan.allahım yaa.biz daha 5. senede kutlamasakta olur zihniyetindeyken annemlerim 30 yılı hala kaprisli..bilemiyorum..nice 30 senelere inşallah:)))
12.07.2011 doğumgünüm: evet 29 yaşımdayım..eskiden 29 yaş deyince ooo yaşlanmış -orta yaşa gelmiş derdim.29 yaşta artık yapacaklar listesi tamamlanmıştı bana göre.ve şimdi hala kendimi 23-24 lerde gibi hissediyorum.öyle olduğunu düşünüyorum kendimin..pehh ne hissedersen hisset 29 sun işte.yaşlı şey..
15.07.2011 hamileyim: kreşten sonra çalışacaktım ama adetim gelmedi.sevinsemmi üzülsemi bilemedim önce.hemen belirtileri başladı.bulantılar.sinirlilik hali.boğazım açıldı ayol.azıcık vermiştim fazlasıyla alacağım gibi görünüyor.yürüyen bir duba görmediyseniz hamileliğimin sonuna doğru bir resim koyarım..
yiğite söylemedim henüz.arada bizimde böyle küçük bir bebeğimiz olsun mu diyorum.hemen tamam diyor.gerçekleşince neler olur şimdiden düşünmüyorum.istemiyorum bunu..
dün doktora gittim.ilk tahlillerimi yaptırdım ve.TSH yüksek çıktı.Guatırım varmış.yoktu yeni peydah oldu.cuma gideceğim doktora.başladı maraton.stresli-problemli hamilelik en son istediğim şey..
mide bulantıları akşam olur benim.yiğitte de öyleydi.akşam 17:00 gibi başlayıp.gece 01:00 gibi doruklara çıkardı.aynen öyle bu da.eşimide ,yiğiti de ve karşıma çıkan kim çıkarsa boğmayı hayal ediyorum..
18.07.2011.eniştemi kaybettik: teyzemin eşi feci şekilde kaza yaptı.motorsikletle dolaşırken köpek kovalamış ve eniştemde düşüp başını taşa çarpmış.beyin kanaması.yoğun bakımda 3 günün sonunda kurtarılamadı ve bugün vefat etti.çok üzücü bir olay.daha 55 yaşında filandı..geride kalanları düşünemiyorum.
19.07.2011.eşim kaza yaptı: bu tarafik kazaları içimi acıtıyor.zaten duygularım çok yoğun bugünlerde.birde eşim çıktı.dün izinliydi ve doktora gittik.tahliller için.dönüşte beni eve bıraktı ve işlerini halletmeye gitti.akşam yemeğe gelecekti.yiğiti kreş dönüşü karşılayacaktı.gelmedi gitti.aradım gelcem 1 saate dedi.ama söylemiyor.saatler geçti yok.dışarı çıkıp geldim kaç saat geçti yine yok.en son akşam 22:30 da geldi ve üstü başı kan.sıyrıkları var.kendine bişey olmamış allahtan .ama trafik cezası yemiş okkalısından.işte bende ona cırladım.dikkatsizsin filan diye..gece uyumadım..
hayat ne tuhaf.birgün varsın birgün yok..geride kalanlar için çok zor hayat.allah sevdiklerimizden koparmasın bizi.zamanasız ayrılıklar yaşatmasın..
19 Nisan 2011 Salı
kayıt altı
nihayet yiğitin kankası baran geldi..geçen hafta hava kötü diye birde benim yürüyüşler yüzünden görüşemediler.ama dün akşam dibine vurdular..balkondan aşağı baktık ki baranla annesi aşağıda.indik bizde.off ne karşılaşmaydı o.koşup sarıldılar..duyamadık çoğunu ama bıdı bıdı bişeyler konuştular..
havuzun içinde bisiklete bindiler,kıkırdadılar.baran düştü.yiğit hemen kaldırmaya gitti,baran ağlayacak gibi olunca yiğitte attı kendini bisikletten düşmüş numarası yaptı:))
bize çıktık,akşam yemeği yedik,odasında devam etti oyunları.saat 22:00 ye kadar eğlendler.yiğitin üstünü tam üç defa değiştirdim.terden sırılsıklam oldu.ama mutlulukları görmeye değerdi...annesi götürmeye kalkıncada ben kalcam dedi.ağlaya ağlaya gitti..yiğit gece baran sayıkladı uykusunda.ne büyük sevgileri var..çok seviyorum ikisinide...
benim rejim ve spor son sürat devam ediyor..sabah kalkınca yiğitin kahvaltısını yaptırıyorum.kendim bolca su içiyorum hapımla .yarım saat sonra bende bişeyler yiyip çıkıyoruz.yürü allah yürü.bacaklarımın arkaları ağrıyana yada ayak ileklerim ağrıyana kadar yürüyorum.parkın birinde durup yiğitle top oynuyoruz,sallıyorum yiğiti,kaydırak.kondüsyon aletlerinde takılıyorum birazda.yiğite bişeyler yediriyorum.kendim elmamdan yiyorum ve geri yürüyoruz...
geçen yağmurda bile yürüdüm aldırmadan.yiğit yağmurluğun altında havuç yedi ben yürüdüm..
pazar günü aşağıya indik.arkadaş kocası filanda aşağıdalar.yiğit ekin ali ile oynamak istedi.adamında sütaş kamyoneti var.kapısını tamir ediyor..yiğitle çocuk kamyonetin içine bindiler.yiğit kenardaydı.kapısını kilitlemiş.müzik açık içeride.bende yanında bakıyorum hem kadınla sohbet ediyoruz..adam kapıyı açıp açıp kapatıyor.şöför koltuğunun orayı.sonra kapatı ve açamadı.kapı kilitlendi dedi.o kadar sakin ki..yiğitten tarafa geçti ve kilidi aç dedi yiğite.yiğit gülüyor hala...sonra ben gittim noldu deyince çocuklar içeride kilitli kaldılar.yiğite söylede kilidi açsın diyor.eki aliye söylüyo bakmıyo bile.yiğitin gücü yetmedi garibim..içeride bangır bangır müzik oldu kapılar kapanınca..sıcaktan terlemeye başladılar.yiğit ağlamaya başladı.......
adam üst üste söylüyor.yiğit beni dinleyecek adam gitmiyorki tepemden..suratına baktım sinirlenmiş....
sonra ben tarif ederken adam birden salak bunlar-gerizekalılar diye bağırdı.yiğitin suratı aniden dahada değişti ve feryat figan ağlıyo yavrum...e ne anahtarını üstünde bıraktın diye benim de bağırasım geldi ama,yiğit ağladığı daha doğrusu kendini kaybettiği için ağlamaktan ben uğraşmadım adamla..
sonra biryerlerden anahtar uydurdu kapıya da açtılar..
kuzum çok korktu.adamın panikli suratıno görüp kim korkmazdı ki.
şeytan dedi ki.adama bir laf söyle ki okkalısından.ama vazgeçtim çünki yiğite baktım sanki içeride 15 dk ağlayan o değilmiş gibi oyuına daldı.....
bide dedimki ne bindirdin çocuğunu dese ne diyeceğim.olur böyle kazalar diye kendimi yatıştırdım..bir tecrübe daha kattım hayatıma :D
| kaleiçi marinadan bir görünüm..yürüyüşlerimizin gezmeye döndüğü anlar |
nihayet yiğitin kankası baran geldi..geçen hafta hava kötü diye birde benim yürüyüşler yüzünden görüşemediler.ama dün akşam dibine vurdular..balkondan aşağı baktık ki baranla annesi aşağıda.indik bizde.off ne karşılaşmaydı o.koşup sarıldılar..duyamadık çoğunu ama bıdı bıdı bişeyler konuştular..
havuzun içinde bisiklete bindiler,kıkırdadılar.baran düştü.yiğit hemen kaldırmaya gitti,baran ağlayacak gibi olunca yiğitte attı kendini bisikletten düşmüş numarası yaptı:))
bize çıktık,akşam yemeği yedik,odasında devam etti oyunları.saat 22:00 ye kadar eğlendler.yiğitin üstünü tam üç defa değiştirdim.terden sırılsıklam oldu.ama mutlulukları görmeye değerdi...annesi götürmeye kalkıncada ben kalcam dedi.ağlaya ağlaya gitti..yiğit gece baran sayıkladı uykusunda.ne büyük sevgileri var..çok seviyorum ikisinide...
benim rejim ve spor son sürat devam ediyor..sabah kalkınca yiğitin kahvaltısını yaptırıyorum.kendim bolca su içiyorum hapımla .yarım saat sonra bende bişeyler yiyip çıkıyoruz.yürü allah yürü.bacaklarımın arkaları ağrıyana yada ayak ileklerim ağrıyana kadar yürüyorum.parkın birinde durup yiğitle top oynuyoruz,sallıyorum yiğiti,kaydırak.kondüsyon aletlerinde takılıyorum birazda.yiğite bişeyler yediriyorum.kendim elmamdan yiyorum ve geri yürüyoruz...
geçen yağmurda bile yürüdüm aldırmadan.yiğit yağmurluğun altında havuç yedi ben yürüdüm..
pazar günü aşağıya indik.arkadaş kocası filanda aşağıdalar.yiğit ekin ali ile oynamak istedi.adamında sütaş kamyoneti var.kapısını tamir ediyor..yiğitle çocuk kamyonetin içine bindiler.yiğit kenardaydı.kapısını kilitlemiş.müzik açık içeride.bende yanında bakıyorum hem kadınla sohbet ediyoruz..adam kapıyı açıp açıp kapatıyor.şöför koltuğunun orayı.sonra kapatı ve açamadı.kapı kilitlendi dedi.o kadar sakin ki..yiğitten tarafa geçti ve kilidi aç dedi yiğite.yiğit gülüyor hala...sonra ben gittim noldu deyince çocuklar içeride kilitli kaldılar.yiğite söylede kilidi açsın diyor.eki aliye söylüyo bakmıyo bile.yiğitin gücü yetmedi garibim..içeride bangır bangır müzik oldu kapılar kapanınca..sıcaktan terlemeye başladılar.yiğit ağlamaya başladı.......
adam üst üste söylüyor.yiğit beni dinleyecek adam gitmiyorki tepemden..suratına baktım sinirlenmiş....
sonra ben tarif ederken adam birden salak bunlar-gerizekalılar diye bağırdı.yiğitin suratı aniden dahada değişti ve feryat figan ağlıyo yavrum...e ne anahtarını üstünde bıraktın diye benim de bağırasım geldi ama,yiğit ağladığı daha doğrusu kendini kaybettiği için ağlamaktan ben uğraşmadım adamla..
sonra biryerlerden anahtar uydurdu kapıya da açtılar..
kuzum çok korktu.adamın panikli suratıno görüp kim korkmazdı ki.
şeytan dedi ki.adama bir laf söyle ki okkalısından.ama vazgeçtim çünki yiğite baktım sanki içeride 15 dk ağlayan o değilmiş gibi oyuına daldı.....
bide dedimki ne bindirdin çocuğunu dese ne diyeceğim.olur böyle kazalar diye kendimi yatıştırdım..bir tecrübe daha kattım hayatıma :D
7 Kasım 2010 Pazar
3 lük YİĞİT
yiğiti herzamanki yiğit...
hareketli,ağlak, ammmaa
bir o kadarda dili çözüldü.3 kelimelikleri kuruyor cümleleri artık ekleriyle olmasa da,herkes anlayabiliyor benimnle birlikte:))
mesela Toyota reklamı varya( benim babam toyoto gibi adam)..
yiğiti ilk onu söyledi --babam toyota adam--- ne diyor acaba bu ya diyorum sonra çözdüm. beklemiyormuşum galiba yiğitten:)
şimdi çoğu şeyi söylüyo işte dilinin döndüğünce.
bir haftadır daha hızlandı gibi öğrenmeler,benim bunalımım aksine ..
geceleri benim kalkıp yiğiti çişe kaldırmam zorlaştı.kalkamıyorum gece,annemgilde de yatağı kirletmesi ihtimaline karşı gece bez bağladım kuzuya.altına yaparsa hastalanacak kesin.e napim ,
bi kötülüğünü görmedim şimdiye kadar ama.yiğit bezi görünce koşup yatıyor bez kötü diyor:)
ben bişey anlatmıyorum bezle ilgili.sabah kalkınca çoğu zaman bez kupkuru.yaptığı da oldu. 15 gündür deniyorum bunu.
sabah kalkar kalkmaz çişş diye bağırıyor hemen yapıyoruz.
kış saatiyle birlikte erken yatırmaya başladım,
21:30 da yatıyor(uz) :) ve sabah ta 7 de ayakta en geç.orası biraz gıcık ama odasında oyun oynuyor ben de onun yatağında yatıyorum biraz daha.
annemgile gitmemizin bir katkısı oldu fena halde dans ediyor.e 3 gün üst üste eğlenceye gidilirse oyun havalarının bolca çalındığı bir ev olduk..:)
bigün kınaya gittik,ikinci gün düğün,en son gün de annemin personel gecesi vardı.yiğit eğlensin diye gittik.
yiğitte oynadı bol bol arkadaş bulup ,yerlerde yuvarlanarak
belki bunalımım geçer diye hevesle gittim süslenip püslenip ,ama nafile hiç bir değişiklik olmadı
neyse okuyanları da sıkmadım umarım ruh halimle..:(
4 Eylül 2010 Cumartesi
uyku çilemizz
ne güzeldi bebekken uyku düzeni...
gerçi başka problemleri vardı,kusma (amaaan o başka çileydi canım) (her emmeden sonra ağzından burnundan kusardı yiğit,reflü değildi,ama kusan bir bebekti işte)

çok uzun uyurdu,emzirmek için zorla uyandırırdım:))her bulduğu yerde uyurdu

bugünlerdeyse başka oldu uykular,
kitaplarımız başucumuzda,oku diyor başka bişey demiyor,3-5-7 yetmiyor,hepsini aynı iştahla okumamı istiyor,
resimlerde de bişeyler soracakmışım,hele de sayfa atlamak ne mümkün,ezbere biliniyor hepsi,
hergün aynı kitaplar,kızlar tatilde,küçük kurbi,poni dodi,acı biber çat çat,pamuk prenses...vs..vss..
artık benim gözüm kapanıyor,fal taşı onlan onun gözleri ise hala açık ve ben dalınca anneeee diyor,yüzümü sarsıyor,
inanamıyorum yaa,gündüz bir çile,gece ayrı bir çile,
biraz önce sonuncusunu yaşadık,ya ağlama ya azarlamayla uyuyor,
hiç yorgunluktan,uykusunun gelmesinden uyuduğunu göremeyecekmiyim allahım,
yada bir kere babasıyla sarmalanarak uyumasını...

uyanırkende baktı ben yanında yokum,aynı zırıltı devam,uyanır uyanmaz oku,başlıyor aynı ,oğlum profesörmü olacaksın diyorum artık,
acaba başka oda ya mı koysam kitapları,uyurken 1 tanesini mi alsam yanımıza??
şimdi geldi bu fikir aklıma,çile çekiyorum resmen..

belki gerçekten uykusu yok,ama uyuması lazım,
anlatıyorum büyümek için uyumak lazım,bak herkes uyuyor vs...
uykudan önce verilen vaatler de ,hiç sökmüyor,-parka gideceğiz,sevdiği arkadaşa gideceğiz,boya yapacağız,yok sökmüyor bugünlerde hiç bişey,uyumasın yeterki,
geceleride ışığı kapattıktan sonra--annee su,annee çiş,babasını sormalar,annanesini sormalar,ben uyuyup gidiyorum yiğit cin gibi,allahtan gece uyanmıyorda,bu çile katlanılmaz değil
çözümü herşeyde olduğu gibi zaman galiba,bu zaman ne zaman ............
gerçi başka problemleri vardı,kusma (amaaan o başka çileydi canım) (her emmeden sonra ağzından burnundan kusardı yiğit,reflü değildi,ama kusan bir bebekti işte)
çok uzun uyurdu,emzirmek için zorla uyandırırdım:))her bulduğu yerde uyurdu
bugünlerdeyse başka oldu uykular,
kitaplarımız başucumuzda,oku diyor başka bişey demiyor,3-5-7 yetmiyor,hepsini aynı iştahla okumamı istiyor,
resimlerde de bişeyler soracakmışım,hele de sayfa atlamak ne mümkün,ezbere biliniyor hepsi,
hergün aynı kitaplar,kızlar tatilde,küçük kurbi,poni dodi,acı biber çat çat,pamuk prenses...vs..vss..
artık benim gözüm kapanıyor,fal taşı onlan onun gözleri ise hala açık ve ben dalınca anneeee diyor,yüzümü sarsıyor,
inanamıyorum yaa,gündüz bir çile,gece ayrı bir çile,
biraz önce sonuncusunu yaşadık,ya ağlama ya azarlamayla uyuyor,
hiç yorgunluktan,uykusunun gelmesinden uyuduğunu göremeyecekmiyim allahım,
yada bir kere babasıyla sarmalanarak uyumasını...
uyanırkende baktı ben yanında yokum,aynı zırıltı devam,uyanır uyanmaz oku,başlıyor aynı ,oğlum profesörmü olacaksın diyorum artık,
acaba başka oda ya mı koysam kitapları,uyurken 1 tanesini mi alsam yanımıza??
şimdi geldi bu fikir aklıma,çile çekiyorum resmen..
belki gerçekten uykusu yok,ama uyuması lazım,
anlatıyorum büyümek için uyumak lazım,bak herkes uyuyor vs...
uykudan önce verilen vaatler de ,hiç sökmüyor,-parka gideceğiz,sevdiği arkadaşa gideceğiz,boya yapacağız,yok sökmüyor bugünlerde hiç bişey,uyumasın yeterki,
geceleride ışığı kapattıktan sonra--annee su,annee çiş,babasını sormalar,annanesini sormalar,ben uyuyup gidiyorum yiğit cin gibi,allahtan gece uyanmıyorda,bu çile katlanılmaz değil
çözümü herşeyde olduğu gibi zaman galiba,bu zaman ne zaman ............
29 Temmuz 2010 Perşembe
son üç kaldı
yiğitin huysuzluğu başlayalı 1 ayı geçmişti,ne şikayet ettim,ne bunalıma girdim ama yaaa,4 gündürde tavan yaptı,ne diller döküyorum,hayatımda konuşmadığım kadar anlatıyorum oğluma herşeyi,anlıyor,tamam diyor ama çocuk işte...
2 yaş sendromu dedim,ne zaman kadar sürecek bu böyle diye kafa patlattım,i
en sonunda da meyvesini gördüm dün,son dört azıdan 1. si patlamış,yeri kıpkırmızı ve güzel incimiz arasından çıkmış,
ve başımızdan kaç olay geçti:(((üzülerek yazacağım,parka götürüyorum sık sık,orda mutlu oluyor,enerjisini atsın,gece bari güzel uyusun diyorum,patkta biyere tırmanma ayaklarını da yerden kesme yeni modamız,


ve en son böyle yaparken ben foto çekeyim dedim,elleri terlemiş kuzumun,sırtüstü yere düştü,kafası çakıllrdan sıyrıldı ve kanadı,üzüntümü anlatamam,kucağımda ovaladım kafasını,aciyoo diye ağlıyo,anneee diye ağlıyo,eve getireyim dedim gelmek istemedi,suyla ovaladım biraz acısını unuttu...bu fotoda eninin kayıp düşeceği an:((((

dün LCW ye gittim arkadaşımın oğluna hediye bakacaktım,yiğit merdivenlerde 1-2 basamakta oyun oynuyordu,yapma deyince kendini yere atıp avzı çıktığı kadar bağırdığı için yapma demeyimde izleyeyim dedim,bir baktım yok,2 kat yukarı çıkmış,ve aralarda yerlerde yatıyor,yuvarlanıp oynuyor,deli gibi aradım,çok telaşlandım,kimse görmemiş,gülüp koşturuyor aralarda,bulduğumda sorunca da bişey olmamış gibi bakıyor,oyyyy
bizde macera bitmez,akşam evin yanındaki parka götürdü babası,dün izinliydi ,yiğit huysuz diye birlikte vakit geçirelim dedik,bu sefr çok çok heyecenlıydı,gece olduğu için alnını demire vurmuş,sabah kalktığımda alnı şişti ve morrr..düşününce çıkardım,
şu dişler neler yapıyor bize,,çıksada normal hayatımıza dönsek,,,
dün denize gittik birde müthiş eğlendi şişme bota koydum onu,kendim yanında yüzme çabalarını görmek sevindirici,hiç korkmuyor artık hatta içinden çıkmamak için huysuzlanıyor,
2 yaş sendromu dedim,ne zaman kadar sürecek bu böyle diye kafa patlattım,i
en sonunda da meyvesini gördüm dün,son dört azıdan 1. si patlamış,yeri kıpkırmızı ve güzel incimiz arasından çıkmış,
ve başımızdan kaç olay geçti:(((üzülerek yazacağım,parka götürüyorum sık sık,orda mutlu oluyor,enerjisini atsın,gece bari güzel uyusun diyorum,patkta biyere tırmanma ayaklarını da yerden kesme yeni modamız,


ve en son böyle yaparken ben foto çekeyim dedim,elleri terlemiş kuzumun,sırtüstü yere düştü,kafası çakıllrdan sıyrıldı ve kanadı,üzüntümü anlatamam,kucağımda ovaladım kafasını,aciyoo diye ağlıyo,anneee diye ağlıyo,eve getireyim dedim gelmek istemedi,suyla ovaladım biraz acısını unuttu...bu fotoda eninin kayıp düşeceği an:((((

dün LCW ye gittim arkadaşımın oğluna hediye bakacaktım,yiğit merdivenlerde 1-2 basamakta oyun oynuyordu,yapma deyince kendini yere atıp avzı çıktığı kadar bağırdığı için yapma demeyimde izleyeyim dedim,bir baktım yok,2 kat yukarı çıkmış,ve aralarda yerlerde yatıyor,yuvarlanıp oynuyor,deli gibi aradım,çok telaşlandım,kimse görmemiş,gülüp koşturuyor aralarda,bulduğumda sorunca da bişey olmamış gibi bakıyor,oyyyy
bizde macera bitmez,akşam evin yanındaki parka götürdü babası,dün izinliydi ,yiğit huysuz diye birlikte vakit geçirelim dedik,bu sefr çok çok heyecenlıydı,gece olduğu için alnını demire vurmuş,sabah kalktığımda alnı şişti ve morrr..düşününce çıkardım,
şu dişler neler yapıyor bize,,çıksada normal hayatımıza dönsek,,,
dün denize gittik birde müthiş eğlendi şişme bota koydum onu,kendim yanında yüzme çabalarını görmek sevindirici,hiç korkmuyor artık hatta içinden çıkmamak için huysuzlanıyor,
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)