doğumgünüm annemlerin sürpriz kutlamasıyla bana mutluluk getirdi,sevgili oğlum mumları defalarca yaktırdı,mumdan eli yanıncaya kadar bize rahat vermedi,bir keselim diyoruz yok,sadece mumda yakılmayacak pastaya konacak takılacak,defalarca yaptık bunu yaa,sonunda mumlar uff olmuş diye kaldırdıkta biraz rahat verdi,kenarda oturdu 2 dk kadar

birkere sabah kalkmak bir seramoni,kalkıp kahvaltı yapmak,onu kalkmaktan sonra mutlu etmek çabaları 1 saatimizi alıyor,odasına oyuna geçiyoruz,sıkılınca ben biraz iş yapayım diyorum,o peşimde,böylece başlıyoruz koşturmacamıza,
sabah saatlerinde asla dışarı çıkılmıyor,çookkk sıcak,saat 10:00 gibi mutlaka dışarı bir leğen su yapıyorum,yerler çok kaygan olduğu için kıyafetlerini çıkarmıyorum,çünkü yerde yüzme çabalarının ardı sıra ,en bilinmedik hareketler görebiliyorum.böylece en sefil halimizle canım bebeğimle su oynuyoruz bıkmadan 2 saat kadar,)))
su faturası gelince babamız biraz ara vermemizi isteyebilir su oyunlarımıza:))))
bizim balkon 7. kat olmamızdan mı yoksa cepheden kaynaklanan bişeymi bilmiyorum sabah saatleri yada sıcak demiyor esiyor,dolayısıyla ıslak olunca üşütürmü diye korkmaktan alamıyorum kendimi,kıyafetleri çıkarmadan salıyorum yiğiti olay mahalline

başından 1 saniye ayrılınca köşemizde çok güzelleşen çiçeğimizin dibini hızlı hızlı su dolduruyor hergün ,sıcağa yakın suyu içine çekmekten yakında solup gidecek olan çiçeği kurtarmalıyım ordan
bu aralar değişik oyun bulmak güçleşti,akşamüstü parka çıkıyoruz,o da kısa oluyor.-babamız gece değilde gündüz çalışıyor bu aralar,doğduğundan beri sabah kalkıp babasının sabahtan öğlene kadar evde olmasına alışkın olan yiğit,şimdi sabah kalkınca bütün odaları arıyor da bulamayıp,akşama kadar bana babasını soruyor,100 ü aştığına eminim cevaplarımın,--baban işe gitti annecim,akşam gelcak---...eşim 18:30 da evde olunca yemek,çay sohbet faslından sonra saat geç oluyor,park 2-3 günde bir olmaya başladı hayatımızda
bu aralar su oyunlarının yanında kitap okuma hayatımızın büyük bölümünü kaplıyor,yatmadan 3-4 tane kitap okuyoruz,resimlerine bakıp,kavram çalışmalarımızı yapıyoruz,davranışları öğrenyoruz,surat ifadeleri çalışıyoruz adı o olmadan -mutlu,ağlamaklı,sevinçli,- sesimi değiştirerek okuyorum geçen konuşmaları yiğitin acaip hoşuna gidiyor,konuşma diyaloğu geçen kitapları seçip getiriyor bana hep,
kitap gördüğü her yerde alalım diyor,oyuncaktan çok kitap sevdamız var bu günlerde,,çoook çok kitabımız yok ama 10-15 hikaye tarzı,eğlenceli -öğretici kitaplarımız bize yetiyor şimdilik,
kocaman resimli kitaplardan ziyade,resimlerinde çok şey anlatan,ve arasından tanıdığı kavramları bana tekrarlattırabileceği,kendi dilinin döndüğünü kendi söyleyeceği,gösterebileceği kitapları tercih ediyor,
onun tercih etmesi,kendi fikrini sunması,kafasını sallayıp hayır demesi,evet derken ki o tatlı tombik yüzünün gülümseyen hali beni kendimden geçiriyor,her söylediğimi anlaması ve işine geleni yapıp gelmeyene hayır demesi çok hoşuma gidiyor,
anladımki biraz yalnız kalmak bize iyi geliyor,başbaşa olmamız arada çok işime yarıyor,her söylediğimi,istediğimi kolayca kavramaya başladı,tv yi kapat,ışığı yak,yastığı ver gibi talimatları çok kolay anlıyor ve bana yardım etmekten de o kadar mutlu oluyor.
aşağı bişey atma huyu yoktu hiç geçen babası yere bişey döktü ve ağzına atmasın diye aşağı at deyiverdim,demeseydim keşke,aşağı bişeyler atmaya başladı,çok zevk alıyor atmaktan,bide hiii diyor,sanki istemeden düşmüş gibi,gülmeyim diye kendimi çok sıkıyorum,arkamı dönüp gülüyorum yinede..bebeklik oyuncaklarını -ıvır zıvır-aşağı tek tek atmış geçen gün,aşağı oyuncak denizi olmuş,,en kötüsü geçen akşam babası soda içti ve bizimkine mutfağa götür dedi, aldı şişeyi kapıdan çıkarken baktı ve pencereyi gördü hayır demeye kalmadı koşarak pencereden aşağı bırakıverdi şişeyi,korkudan öldük,allahtan kimse yoktu,..birde bugün kitapçıya gittik.
2. katına çıktık balkon gibi biryer var orda kenarda tekerlekleri olan bir çocuk kitabını sürerken 2 tanesini aşağı sallamış bile,ben usluca duruyor derken,aaaa diyor şaşırmış güya düşünce,bişey bakamadan daha apar topar çıktık ordan,kovulma riskini göze alamayarak:(
bu sezon 4. defa gittik denize daha,2 gündüz 2 gece,
biz eşimle gece denize girmeyi çok severiz,sabah vakit olmuyor,iş güç derken,akşamüstü deniz kirli oluyor,gece en güzeli,yalnız yiğit iyice cozuttu,kendi koşup denize girecekmiş,,bota binmeyi reddediyor,kucakta durmuyor,ayaklar motor gibi çalışıyor,korkuyor derken bu sefrde hiç korkmuyor diye şikayet edesim geldi,denize mi giriyoruz,yoksa bizim yiğit moturuyla mı uğraşıyoruz,bişey alayamadan 3-4 saat geçiveriyor,ama o gece müthiş uyuyor,hatta abartıp ertesi gün 9 u geçiyor kalkıyor,,bende keyif yapıyorum:)
antalya yı bilen bilir kale kapısının önünde su fıskiyesi yaptılar,çocukların ilgisini acaip çekiyor,düz bir alandan delikten su çıkıyor diğer deliğe giriyor filan,yiğitin teşfikiyle her gün saatlerimizi orda geçirebilirz,ona bıraksak orda yatıcaz,allahtan yürüyebilecek mesafede sık sık gidiyoruz,,bazı çocukların ıslanmalarına aileleri müsade ediyor daha eğlenceli bir hal alıyor izlemek
video göstersede yiğitin heyecenını da gösterebilsem


bu arada çiş eğitimi çalışmalarımız sözlü olarak başladı 1 ay önce,klozete oturmak asla onun için,portatif bir tuvalet aldım bende ,banyoya koydum,sen ona biz buna çiş yapacağız diye anlatıyorum hep,şimdi çişlerini değil ama kakalarını yapmadan önce söylüyor buna 1 hafta önce başladı amaaaa asla lazımlığa oturmayı kabul etmiyor,kıyafeti üstüne oturur gibi yapıp çişş diyor kendi kendine ama çıplak oturmayı kabul etmiyor,nerden kaka nerden çiş yapılıyor bunu biliyor,babasına lazımlığı gösterip çişş diyor babası sen yap oraaya diyor ı ıhh mış,beze yapmak istiyor,,bezinden pişikleri oldu biraz,sivilce gibi şeyler oldu yanlarında ,kaşınıyor canım benim ama beze yapmak istiyor,,bezi çıkarıp kilotsuz şort filan giydirince rahatsız oluyor,ama şunu fark ettim ki,bez bağlamazsak 3-4 seferden sonra alışabileceğini tahmin ediyorum,,şimdilik ne ben ne yiğit hazır değiliz galiba