aylık gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aylık gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Ağustos 2012 Pazartesi
AYAZ 5 AYLIK
hızlı geçen günlere yetişemeyen bir ayşe ile daha karşı karşıyasınız..
benim minik 5 aylık oldu bile.ve ben ayazla ilgili 3 aydır yazmıyorum.çok değişti benim minik yavrum.sevmeye doyamıyorum.özellikle yanlız olduğumuz dışarıdan bir uyaranın olmadığı anlarda tam bir lokum oluyor benim tostiğim..
1 ay önce kilosu 9.630 gr dı.ebemiz boy ölçmüyor malesef. ama gelişimi % nin üstünde .obeze doğru koşuyor.ama anne sütü ile beslenen tostoslar da bu normal karşılanıyor.ek gıda için acele etme dense de birinci oğlumda böyle bir hataya düştüm ikincide ne bulursam vereceğim dedim.inat ettim başladım ek gıdalara.pek hevesli görünmese de benim tos tos minik miktarlarda veriyorum meyvesini yoğurdunu.çorbaya geçmedik henüz.yeni bir tencere alacağım onun için:)fikrim bu:))
karpuz suyu,elma suyu ve püresi,şeftali püresi,yoğurt muz püresi verdim şimdiye kadar..1 yemek kaşığı bile fazla geliyor.1 defa kahvaltılık,yedi.yumurta sarısı ve peynir.yememek için ağladı sıpa:))
2,5 aylıkken dönmeye başladı,yüzüstü yatmaktan nefret ettiğinden abisi gibi emeklemeyecek galiba,ama ayağının üstüne basmaya çok hevesli.hatta yatmaktan hiç haz etmeyen ya kucakta ya da yere basmaya hevesli bir cücüğüm var.4. ayın başlarında bişeye uzanıp tutmaya çalışıyordu.şimdilerde tak diye atlıyor atmaca gibi.10 gündür ayaklarını yakalıyor.bişey tutmuş gibi bir diğer elini tutup inceliyor.ayağını ağzına sokmasına 2 cm filan kaldı:))ah bi soksa cap cup emecek:))
uyku düzenini tutturduk.sabah 7 de kalkıyor.an geç 45 dk sonra şekerleme yapıyor.1 saat kadar.uyanıyor.gece 1,5 saat sonra gene uykusu geliyor yatıyor 1 saat.daha sonra öğleden sonra 2 saatlik bir uyku düzeni tutturduk.öğleden sonrakine abisinide uyutuyorum ve çok iyi oluyor.o saatte ya ev topluyorum,ya yemek bulaşık pc başı derken vakit geçiveriyor.bide aşk ı memnu var tabi.tekrarını izliyorum:)
uyanıyorular.biraz oyalanıp siteye iniyoruz.21:00 gibi çıkıp çocukları yıkayıp cumba yatak.hayatım bundan iberet oldu.market alışverisi bende.iki çocuk aynı anda ağlıyor,aynı anda susayıp acıkıyorlar bazen ama genelde kotarıyorum..
sağolsun yiğit oğlum bazen destek bazen sonuna kadar köstek..geçen kardeşin ağlarsa haber ver dedim.onların odasına bir süpürge tutayım dedim.yırtınmış böcek de büyük böcek haber vermemiş.e ben oyun oynuyorum.bu Ayazla ilgilenmek istemiyorum dedi cevaben...peki..
geceleri 2 saatte bir uyanıyor.emip uyuyor.bazen gece 3-4 te kalkıp cin gibi bakıyor yada ensesine kadar kaka yapmış halde ağlıyor,temizleyim emzirince tekrar uyuyor.sabahları mis gibi kokuyor.uyanınca birbirimizi seviyoruz.
yiğite deli oluyor onun her hareketine deli gibi çırpınıyor,seviniyor.yan yana yattıklarında ondan ilgi görmek çok hoşuna gidiyor.elindeki renkli oyuncaklara uzanıyor,yiğit beklemediği gürültü yapınca gözlerini kocaman açıp izliyor.( kapıyor zaar fenalıklarını abisinin) yandım ki ne yandım..
çok kucakçı bir bebek oldu ayaz.uyanık olduğu tüm zaman kucakta olacak.yatıp etrafı izleyeyim modunda değil.hele büyük bebek arabamızdan nefret ediyor.yiğitin eskimiş baston arabasını çıkardım .içine oturur pozisyonda kaykılık yatırıyorum onda azıcık duruyor bari..
eline kuru ekmek veriyorum emiyor çok ta hoşuna gidiyor hırs yapıyor yerken onu..karpuz suyu içiriyorum..en sevdiği ek gıdanın başında geliyor.
arada emzirme yastığının içine oturtturuyorum.tabiki oturamıyor ama hevesli böyle bedensel aktivitelere..yiğitle kıyaslarsak şöyle.yiğit 10 aya kadar pek hareketli olamayn bir bebekti.daha sonra patladı gitti:) ayaz onu çoktan geçti.ileriki dönem ne olur bilemiyorum.zıpırın önde gideni olacağa benziyorya bakalım hayırlısı...
Etiketler:
2. annelik,
5. ayında ayaz,
aylık gelişimi
20 Ocak 2012 Cuma
yiğit ve 2012 takvimi
yiğitin okulunda 2012 takvimi yapmak için resim çekildiler.taa aralıktaydı çekim ama yeni geldi takvim elimize.ve çok beğendik.
yukarıdaki resim oğlumun sınıf arkadaşları ve öğretmeni.hepsinin adını ve soyadını biliyor.çoğunu da seviyor.bazen eve gelip şikayet ederdi arkadaşının birini.şimdi görüntülü oldu bu.akşam gelince bana bu vurdu bugün diyor:)) görsel bakımdan daha iyi tespit yani:))
bu da büyük takvim.gönderirken katlayarak göndermişler ,ve kıvrılmış.yiğit ağlayarak getirdi buruşturmuşlar diye.yatağın altına koyduk ama düzelmedi.geri kıvırsak bu sefer yıpranacak.fotoğraf kartonuna basılı çünkü:)kendiliğinden düzelmesini bekliyoruz oğlumla gelip gidip bakarak..
vee yiğitin panosu bu da.evimize kim gelirse gelsin ,görmeden ve iltifat etmeden geçemeyeceği yer.istisnasız her gelene gösterilir.hatta ikinci üçüncü baskılarda yapılır.yeni resimler yaptıkça değiştirilir.en çok raptiye takma kısmı sevilir..tabi takvim resmimizde başköşesinde.her eve geldiğinde üstüne 10 dk yorum yapılır bu resmin ve ne kadar güzel çıktığı vurgulanır...
laf aramızda kendini fena halde beğenen ,pohpohlanmayı ,taktir edilmeyi çok seven bir oğlum var da:))
Etiketler:
aylık gelişimi,
kayıt altı
2 Aralık 2011 Cuma
şikayetler,baş ağrıları,iç boşaltmaları,,çocuk çocuk çocuk
insan herşeyi doğru yaptığını düşünürken ortalık yanlışlarla doluysa ne hisseder??
valla ben bu çocuğumu 22 ay emzirdim diye böbürlenirken şu an beslenmesinin sıfır olduğunu görmek içimi burkuyor, hemde çok..
bak buraya yazıyorum karnımdaki yavruya 6 ay sadec anne sütü filan demicem 4 aydan itibaren ne bulursam yedircem.
-biraz önce yiğitin öğretmeni ile konuştum.
sabah okula gitmeden 3 çeşit şurup içirmek zorundayım ve aç içmesin diye kek ve süt içirdim.arkasından şurup içirdim ve hoop hepsini geri kustu,üstünün kusmuk olmasına mı üzüleyim,şurubu kustuğuna mı, yedirdiklerimi kustuğuna mı,ve aç/ilaçsız okula gittiğine mi yanayım...üstüne okuldaki kahvaltılıklarıda yemiyor(muş) ..
akşam okuldan gelince karın bel açık geliyor.kendi çişini yaptığından atleti içine koyamıyor.kontrolde edilmiyor anladığım kadarıyla.sonuç hastalık.bel-göbek açık geliyor eve.öğretmenine söyledim bir kontrol edin diye.
ve kadın başladı anlatmaya..
-evde ne yiyor yiğit dedi. evde ne pişerse dedim.evde elimden geldiğince iyi beslediğimi düşünüyorum kendimce.
okulda önüne ne koyulursa oyun oynuyormuş yiyecekle,yemeğin içine tükürüyormuş,hatta ileri gidip arkadaşlarının yemeklerinin içine tükürdüğü oluyormuş. kadın kızmakta haklı değilmi.laftan da anlamaz benim bu oğlum.yapma demekten alınmaz hiç..off ya ben nerde neyi yanlış yaptım..
ancak ve ancak ses mi yükseltmek lazım yapmaması gerekeni duymasını sağlamak için...
nasıl baş edilecek bu çocukla.
-okulda hiç çorba,peynir,sulu yemek,et yada sebze,domates,zeytin yemiyormuş...içecekleri hiç içmiyormuş..kahvaltıda sadece salatalık ve ekmek yiyormuş...öğlen de yada pilav ve makarna....ALLAHIM DELİ OLACAĞIM. önüne koymadan soruyormuş kadın yiyecekmisin diye.yiyeceğim diye alıp yemiyormuş,üstüne de tükürük yada yere atma oluyormuş....
ne var bunda diyebilirsiniz..e diğer çocukların hepsi yiyormuş yemeklerden.
diğer çocukların çalışan anneleri var.nasıl aşılandı bu yemek konusu.oynayıp,içine tükürmesi nasıl aşılacak.
evde kurallarımız sökmüyor.
çok canım sıkıldı çok.
bunların üstüne ben bir çocuk daha yapıyorum..
ve bu da erkek..
evde pişen yemeklerde evde ben yedirirsem yiyor.
kadın yiğitin çok kötü beslendiğini düşünüyor.evde nasıl peşine pervane olduğumu görse şaşırırdı.
hele de benim iyi beslediğimi düşündüğümü görse ,emzirdim bolca diye böbürlendiğimi görse ne düşünürdü bilemiyorum..
dün arkadaşım pazardan 3 klo avokado aldı.oğlu kahvaltıda 1 tane mutlaka yiyormuş.gün içinde de istediği oluyormuş.1 nar suyu içiyormuş..
2 lokma sağlıklı şeyi yedireceğim diye göbeğim çatlıyor benim....
40 ayını dolduran bir çocuk için gerideyim değilmi::.............
içimi boşalttım ,gidiyorum...başım çatlıyor...sevgiler
valla ben bu çocuğumu 22 ay emzirdim diye böbürlenirken şu an beslenmesinin sıfır olduğunu görmek içimi burkuyor, hemde çok..
bak buraya yazıyorum karnımdaki yavruya 6 ay sadec anne sütü filan demicem 4 aydan itibaren ne bulursam yedircem.
-biraz önce yiğitin öğretmeni ile konuştum.
sabah okula gitmeden 3 çeşit şurup içirmek zorundayım ve aç içmesin diye kek ve süt içirdim.arkasından şurup içirdim ve hoop hepsini geri kustu,üstünün kusmuk olmasına mı üzüleyim,şurubu kustuğuna mı, yedirdiklerimi kustuğuna mı,ve aç/ilaçsız okula gittiğine mi yanayım...üstüne okuldaki kahvaltılıklarıda yemiyor(muş) ..
akşam okuldan gelince karın bel açık geliyor.kendi çişini yaptığından atleti içine koyamıyor.kontrolde edilmiyor anladığım kadarıyla.sonuç hastalık.bel-göbek açık geliyor eve.öğretmenine söyledim bir kontrol edin diye.
ve kadın başladı anlatmaya..
-evde ne yiyor yiğit dedi. evde ne pişerse dedim.evde elimden geldiğince iyi beslediğimi düşünüyorum kendimce.
okulda önüne ne koyulursa oyun oynuyormuş yiyecekle,yemeğin içine tükürüyormuş,hatta ileri gidip arkadaşlarının yemeklerinin içine tükürdüğü oluyormuş. kadın kızmakta haklı değilmi.laftan da anlamaz benim bu oğlum.yapma demekten alınmaz hiç..off ya ben nerde neyi yanlış yaptım..
ancak ve ancak ses mi yükseltmek lazım yapmaması gerekeni duymasını sağlamak için...
nasıl baş edilecek bu çocukla.
-okulda hiç çorba,peynir,sulu yemek,et yada sebze,domates,zeytin yemiyormuş...içecekleri hiç içmiyormuş..kahvaltıda sadece salatalık ve ekmek yiyormuş...öğlen de yada pilav ve makarna....ALLAHIM DELİ OLACAĞIM. önüne koymadan soruyormuş kadın yiyecekmisin diye.yiyeceğim diye alıp yemiyormuş,üstüne de tükürük yada yere atma oluyormuş....
ne var bunda diyebilirsiniz..e diğer çocukların hepsi yiyormuş yemeklerden.
diğer çocukların çalışan anneleri var.nasıl aşılandı bu yemek konusu.oynayıp,içine tükürmesi nasıl aşılacak.
evde kurallarımız sökmüyor.
çok canım sıkıldı çok.
bunların üstüne ben bir çocuk daha yapıyorum..
ve bu da erkek..
evde pişen yemeklerde evde ben yedirirsem yiyor.
kadın yiğitin çok kötü beslendiğini düşünüyor.evde nasıl peşine pervane olduğumu görse şaşırırdı.
hele de benim iyi beslediğimi düşündüğümü görse ,emzirdim bolca diye böbürlendiğimi görse ne düşünürdü bilemiyorum..
dün arkadaşım pazardan 3 klo avokado aldı.oğlu kahvaltıda 1 tane mutlaka yiyormuş.gün içinde de istediği oluyormuş.1 nar suyu içiyormuş..
2 lokma sağlıklı şeyi yedireceğim diye göbeğim çatlıyor benim....
40 ayını dolduran bir çocuk için gerideyim değilmi::.............
içimi boşalttım ,gidiyorum...başım çatlıyor...sevgiler
Etiketler:
aylık gelişimi,
davranışlar,
kayıt altı
31 Ekim 2011 Pazartesi
39 aylık YİĞİT
artık yürüyor,konuşuyor,şunları dedi,bunları dedi diye yazamayacağım için ;
anaokuluna tam anlamıyla alıştı.ve bu beni çok mutlu ediyor.sabah benden önce kalkmamışsa ben kaldırınca anne nereye gidiyorum diyor''okula'' cevabını alınca tamam diyor, servise binerken beni 5-10 defa öpse de hiç problemsiz gidiyor.okuldaki ufak tefek şeyleri de ben sormuyorum artık öğretmene yiğit kendi anlatıyor.
bir kaç gecedir uykusundan ağlayarak sitemli uyanıyor.uykusu çok defa bölünüyor.ben yanındaysam nasibimi alıyorum.ya bir vurma ya bir sert dönüşle ..karnıma yastık koyuyorum ki tekme atmasın diye.
sabah beni yanında bulamamışsa anne neden kalktın yanımdan diyor.
açıklamayıda kabul etmiyor.
aslında yatağını odasını çok seviyor.bende yanında yatınca birlikte sıkışıyoruz,kolum bacağım uyuşuk ve ağrı içinde uyanıyorum.o da istediği gibi dönemiyor,yastığın altına kafasını koyup yatamıyor filan ama benimle yatmak istiyor yinede:)
hafta sonları sadece evde geçmiyor bunu anladım.
geçen perşembe eşim izinliydi denize gittik.sahilde vakit geçirdik.meyve adık yanımza,yiğit denize taş attı.
cuma 29 ekim di.toplu olarak şiirlerini söylediler((atatürk yoktu)) sonra eve geldik..parka gittik
cumartesi çarşıdaydık.lcw park,gezdik dolandık.
pazar tiyatroya gittik.sonrası nurturia annelerimle 2 yaş kutlaması yaptık.çok dolu ve güzel vaktilerdi..
yani dolu geçince hafta sonu batmıyor.ama sadece evdeysek,küsmeler,sitemler,sen konuşma,gülme anne,seni sevmiyorum,odana git sen.benim odama gelme sakın.diye diye beni öldürüyor akşama kadar aynı muhabbetler.çoğu zaman bende sakin yaklaşıyorum.hatta bişey demiyorum kendiğilinden düzeliyor ama bazen de bende sinirleniveriyorum.olmadık yerde kendini yere atınca bende sakin kalamıyorum...
çoğu zaman arkadaş bana.yolda giderken sohbet ediyoruz.birden yolda durup sana sarılcam annecim diyor.
eşim işe giderken 'oğluuumm diye seviyor ve yiğitte aynı tonda'' babaaammm diyor.çok hoşlanıyoruz bu durumdan
geçen eşim banyoya girerken benden havlu istedi yiğitte kendinden istendiğini sandı ve ' git kendin alsana baba ama dedi.biz bakıştık.benim lafımdı genelde bu.havlular banyoda ve genede benden istiyor adam diye kızardım eşime..anladımki kapıyor birileri.tüm kelimeleri tonlamasıyla birlikte kayda alıyor.
okulda deve cüce öğrenmişler,bildiği şarkıları iyice pekiştirmiş.yeniden söylüyorlar galiba orda.hoşuna gidiyor.daha bir bilerek söylüyor.sarkının sözlerinin anlamınıda düşünerek söylüyor.pazara gidelim,bir gün birgün bir çocuk filan gibi..evde durmadan bunları söylüyor.
okula başladı başlayalı sabahları 1 bardak süt içiyor.yiğit 22 ay anne sütü aldı ve sonrasında asla inek veya keçi sütüne alıştıramamıştım.biraz zorlama biraz da tv yardımı ile süt içiyor artık.ama ben içiriyorum ve hiç istemiyor.ben ısıtıp getirince iteklemeyle.bunada şükür.
saatler geri alındı ve sabah iyi oldu aslında uykusunu alarak kalkıyor ama akşam okuldan gelince hava kararıyor ve dışarı çıkmaya vakit kalmıyor.9 da uyuyor yiğit ve 5 te gelince 4 saat vakit geçirmek zor oluyor.sıkılıyor aynı şeylerden .tabi bende..
işte 39 aylık yiğit böyle.daha çok ayrıntı var.ne kadar çok bilinçli oldu,nasılda büyük adam edalarında konuşmaları ve halleri var.şaşırtıcı sorular ve cevaplarla adeta büyük gibi.
ama nihayetinde huysuzlularını,yanlış davranışlarını,diretmelerini de hesaba katarsak o henüz 3 yaş 3 aylık.daha doğalı bu kadar yıl oldu ve ne kadar büyük,şeyler katettik.
annelik çok zor ve harika bişey.
2 . defa yaşayacağım.hem gözüm korkuyor,hem heyecendan ölüyorum
| geçen perşembe sahil |
bir kaç gecedir uykusundan ağlayarak sitemli uyanıyor.uykusu çok defa bölünüyor.ben yanındaysam nasibimi alıyorum.ya bir vurma ya bir sert dönüşle ..karnıma yastık koyuyorum ki tekme atmasın diye.
sabah beni yanında bulamamışsa anne neden kalktın yanımdan diyor.
açıklamayıda kabul etmiyor.
aslında yatağını odasını çok seviyor.bende yanında yatınca birlikte sıkışıyoruz,kolum bacağım uyuşuk ve ağrı içinde uyanıyorum.o da istediği gibi dönemiyor,yastığın altına kafasını koyup yatamıyor filan ama benimle yatmak istiyor yinede:)
hafta sonları sadece evde geçmiyor bunu anladım.
geçen perşembe eşim izinliydi denize gittik.sahilde vakit geçirdik.meyve adık yanımza,yiğit denize taş attı.
cuma 29 ekim di.toplu olarak şiirlerini söylediler((atatürk yoktu)) sonra eve geldik..parka gittik
cumartesi çarşıdaydık.lcw park,gezdik dolandık.
pazar tiyatroya gittik.sonrası nurturia annelerimle 2 yaş kutlaması yaptık.çok dolu ve güzel vaktilerdi..
| yiğit tiyatroda (pinokyo) nurturia 2 yaş günü kutlaması(lara balık evi) İnanç ın ballı Teo su ve Yiğit sevgi selinde |
çoğu zaman arkadaş bana.yolda giderken sohbet ediyoruz.birden yolda durup sana sarılcam annecim diyor.
eşim işe giderken 'oğluuumm diye seviyor ve yiğitte aynı tonda'' babaaammm diyor.çok hoşlanıyoruz bu durumdan
geçen eşim banyoya girerken benden havlu istedi yiğitte kendinden istendiğini sandı ve ' git kendin alsana baba ama dedi.biz bakıştık.benim lafımdı genelde bu.havlular banyoda ve genede benden istiyor adam diye kızardım eşime..anladımki kapıyor birileri.tüm kelimeleri tonlamasıyla birlikte kayda alıyor.
okulda deve cüce öğrenmişler,bildiği şarkıları iyice pekiştirmiş.yeniden söylüyorlar galiba orda.hoşuna gidiyor.daha bir bilerek söylüyor.sarkının sözlerinin anlamınıda düşünerek söylüyor.pazara gidelim,bir gün birgün bir çocuk filan gibi..evde durmadan bunları söylüyor.
okula başladı başlayalı sabahları 1 bardak süt içiyor.yiğit 22 ay anne sütü aldı ve sonrasında asla inek veya keçi sütüne alıştıramamıştım.biraz zorlama biraz da tv yardımı ile süt içiyor artık.ama ben içiriyorum ve hiç istemiyor.ben ısıtıp getirince iteklemeyle.bunada şükür.
saatler geri alındı ve sabah iyi oldu aslında uykusunu alarak kalkıyor ama akşam okuldan gelince hava kararıyor ve dışarı çıkmaya vakit kalmıyor.9 da uyuyor yiğit ve 5 te gelince 4 saat vakit geçirmek zor oluyor.sıkılıyor aynı şeylerden .tabi bende..
işte 39 aylık yiğit böyle.daha çok ayrıntı var.ne kadar çok bilinçli oldu,nasılda büyük adam edalarında konuşmaları ve halleri var.şaşırtıcı sorular ve cevaplarla adeta büyük gibi.
ama nihayetinde huysuzlularını,yanlış davranışlarını,diretmelerini de hesaba katarsak o henüz 3 yaş 3 aylık.daha doğalı bu kadar yıl oldu ve ne kadar büyük,şeyler katettik.
annelik çok zor ve harika bişey.
2 . defa yaşayacağım.hem gözüm korkuyor,hem heyecendan ölüyorum
Etiketler:
aylık gelişimi,
buluşmalar-arkadaşlar
2 Eylül 2011 Cuma
37. aylık yiğit
ve 37 ay bitti birlikte.harika bir 37 ay:)
12. eylül de okula başlıyor.daha önceden deneyimli olduğumuzdan kolay olacak diye düşünüyorum fakat tam terside olabilir.her okul lafı duyunca anne ben okula gitmicem diyor.tamam diyorum yada cevapsı kalıyorum.geçen dosya vermek için uğradım ve hemen koşturdu içeri.hemen oyuncaklara daldı.gitme zamanı deyince kabul etmedi ve yerlere yattı.anlatınca dinlemedi.inatlaştı.ve danışmadaki kadının ağzı açık kaldı.
devlet kreşleriyle ilgili aklımda sorular takılı kaldı.bu başka bir postun konusu olsun..
yiği hala kural tanımaz bir çocuk.hala ihtiyaçları herşeyden önce karşılansın istiyor.beklemeyi tam öğrenemedi..örneğin su istiyorya.bin kere arka arkaya söyleyebilir.tamam tatlımn kalkıyorum desem bile hala su verirmisin diye tekrarlıyor.mutfağa gittiğimi görse bile tekrarra devam.
oyun oynamak istiyor.oyuna oturunca şakaya vuruyor işi ve asıl amacından sapıp alakasız laflar söyleyip gülüyor.araba oynuyoruz.kaza yapıyor,yada arabaı fırlatıp kahkahalarla gülüyor.
puzzel yapamıyoruz,sıkılıyor hemen.odaklanamıyor bişeye bu günlerde.
meraklı minik kartlarıyla oynuyoruz,sıkılıp başka kartlara geçmek istiyor.yani kesinlikle yönlendiremiyorum.
dağıtma huyu başladı.eskiden toplayalım deyince toplardı,yada birlikte toplardık.şimdi sen topla,ben toplamam gibi lagflar ediyor.başka oyuna geçeceksek dağıttıklarımızı toplayalım deyince kenara savurup yer açıyor.
aslında ben 3 yaş tan çok şey beklemiştim.biraz uyum gösterir.nerde nasıl davranacağını bilir,uyarınca bari yapar diye umuyordum fakat tam tersi oldu.bir restorana gidince peçeteleri bururturur.çatalları yere atabilir,tuz-biberi döker.oyalamak mümkün değil eğer bişey yemiyorsa o an.
geçen ekmek yiyordu ve ekmeği yere attı.sert uyardım ama nafile.buna gülüyor kahkahalarla.hiç korkutma yoluna gitmemiş olmama kızıyorum aslında.şimdi korkutsam bişeyle asla korkmaz çünkü.
yani hala zor bir çocuk.
ama başka çocuklarla oynamak istiyor.kendi gibi kudurabileceği kişilerle özellikle .saatlerce oynayabilir.başka bir çocuğa uyum sağlayabiliyor.ama çocuğa şunu yapalım diye önermede bulunduğunda yok eğer yapmazsa zorluyor çocuu,dahada yapmaz ve ya anlamazsa sert çıkıyor yine.vurmuyor evet ama bağırıyor.
avm lerde hala deli gibi koşuyor,hiç el ele yürüyemedik.hala az uzun gelse yol kucakla diyor.
hala ağzına herşeyi sokuşturuyor.ve hastalanmaya feci halde açık.
ve yeni huyumuz.balkondan eline ne geçerse aşağı atıyor.havuzu var balkonda ve birsürü plastik oyuncak ta sepette balkonda duruyor.hepsini aşağı atmış geçende.babasıyla gidip topladılar.boş damacana atmış.su şişesini bitirip doğru balkona koşuyor.sert dille uyarsam bile.birinin kafasına düşer,başka çocuklar götürür desem bile.
çişini ayakta yapmak istiyor.kreşte ayakta yaptırmışlar minik klozetlere ve hala aynı yapmak istiyor.ama dışardaysakta aynı.sitede çimlere, kener köşelere,ağaç diplerine yaptığımız oluyor.ve an ufak ayağına sıçrarsa vay halimize.hemen eve gelip temizlenmemiz gerekiyor.
yemeklerde hala seçici.sadece pilav ve makarnayla beslendiği günler oluyor.midem malum benim.hergün yemek pişirmek ağır gelsede burnumu tıkayıp pşiriyorum .ama beyimiz yemiyor.aç yaşadığı günlerde fazlaca.kahvaltıda yine yağda yumurta revaçta.başka bişey yok.sucuklu yumurta da açık ara önde.domatesmiş,salatalıkmış,peynirmiş hayatta bakmaz yüzlerine.napalım.12 eylülü iple çekiyorum valla ne yalan söyleyeyim:)
eşim yıllık izinde ve bolca takılıyorlar allahtan.öğlen uykularını bazen birlikte uyuyorlar.işime geliyor.hiç görmemişim ki başkasının ilgilenmesini.aslında değişikte bişey:)
kavga edip geliyorlar dışardan.yiğit gene kzımış bişeylere.sağolsun eşimde alttan almayı bilmez.çocuktur demez.oda itişir en çocuksu hallerden biriyle.
bolca pipiyle oynanıyor bugünlerde.hatta geçen kuafördeki çırak kıza göstermiş.valla napcaz bilmiyorum.
anne senin pipin varmı sorusuyla karşılaştım.ama iyi kotardım.ben kızım,kızların pipisi olmaz,erkekelrin olur diyerek.babasının,kendinin,dedesinin pipisi var. birde yetzesinin pipisi olduğuna beni ikna etmeye uğraşıyor bolca.yok desekte:)gamze de erkek çünkü diyor:)
29 Mayıs 2011 Pazar
34 aylık yiğit
işte bir ayımızı daha devirdik.gün geçtikçe aklı yerine daha çok oturuyor ya.daha çok hoşuma gidiyor.gün geliyor çok akıllı laflar ediyor.en küçük ayrıntıyı yakalıyorken,bazıları da yerlerden topladığım oluyor yavruyu...
asansörde bir kadın vardı geçen çıkarken biz.yiğit kadına annem bana kızdı dedi.kadında aa döverim ben o anneni dedi bana vuruyor gibi yaptı.ah ah filan da dedi.amaaan yiğit çıldırdı bana vuruyor diye.hayır kızma anneme diye çemkirdi.
ben öyle yapmadım hiç bir durumda.düşüp biryerini vurunca,bir çocuk ona vurunca ....hiç ben ona kızarım filan tarzında konuşmadım.sanırım yiğit te bundan dolayı kızdı kadına..
aile hekimliğine gittik geçende.yiğit bu orda da dururmu,su sebiline basıyor,masanın üstünde duran kağıtları elliyor,perdeyi çekiştiriyor.bende engelliyorum elimden geldiğice.ama dikkatini başka bişeye yönlendiriyorum.şarkı söylüyorum filan.kadının biri gene ''bak doktor çıkar iğne yapar hemde kocaman'' deyiverdi.işte yiğiti yerden topladığım anlardan biri de bu oldu.kadına ''lütfen susarmısınız'' dedim en kısa zamanda.çocuk atmış kendini yere hala iğne yapar,ilaç sokar filan diyo yaa.sana ne bacım:!!!
işte gün geçtikçe çocuk yetiştirmenin ne kadar değişik yolları olduğunu bir kere daha anlamış bulundum.
yiğitin davranışları (iyi-kötü)karşısında hiç korkutmaya gitmediğimi anladım.iyi de ettim kendi çapımda.
ha çocuğum uslu,dur dediğinde duracak cinsten değil ,başkalarının yanında hiç utanması,çekinmesi yok belki,beni acaip zor durumlara sokuyor belki ama ben böyle mutluyum.
bu aralar ''anne benim aslanım yok'' deyip duruyordu.her gördüğümüzde ,yada oyuncakçılarda başka şeylere saldırmaktan almıyordu oyuncak hayvanları da eve gelince anne benim aslanım yok,atım yok diyordu.gittik aldık oyuncak hayvan sonunda. hala da çiftlik yapıp hayvan sesleri çıkardığını söyleyemiyorum..:))
zürafanın kafasını geveliyor.kaplanın kuyruğunu dişliyor.filin kulağını emiyor filan....
oğlum türk sanat müziği söylüyor teyzeleri..bak yeşil yeşili söylüyor...yiğiti hep yanında yatarak uyuttum ben.1,5 yaşına kadar da şarkı söyleyerek uyuturdum.sonrasında kitap okuyarak uyuyor .sesimin güzelliğinden değil ama ha.yanlış anlaşılmasında:))
söylediklerimi şimdi bir kere söylüyorum ve ezberlemiş oluyor.hatta ara ara otururken anne şunu söylesene dediği çok oluyor.
geçen masal okurken,pencereli bir kitabı var.işeret parmağıma tükenmez kalemle ağız,yüz çizdim.ve pencereden bakıtıp konuştum.çok çok şaşırdı.bön bön baktı yavrum.sonra parmağımı tedirgince elledi.sorduklarımı ciddiyetle cevapladı.çok hoşuma gitti.
küsüyor bu aralar sıkça.mesela mutfakta blendırın bıçağını oynarken yakaladım.kesin bir dille bihada ellemek yok diyince.odasına gidip kapıyı çarpıyor.delikten bakıyorum bide söyleniyor.ellerim işte filan diye.hatta yatağına yatıp,battaniyeyi kafasına çekiyor.hey allahım!!
aşağı indiğimizde hep çantamda yiyecek bişeyler olur.anne bana ne getirdin diye sorar.veririm.eğer yoksa bakkala....geçen yoktu bişey ve acaip yorgundum.bakkal 20 metre kadar uzakta.site içinde.ben çardakta otururken yiğit bakkala gönderdim para vererek.su iste dedim.parayı ver.50 kr verdim.aldı geldi.
ertesi gün 1 lira verdim su aldı yine.üstünü getirdi.
bir kaç gün sonra 5 lira verdim ve topitop aldı .üstünü getirdi...ve acaip kendiyle gurur duyuyor..anne bakkaldan ekmek alayımmı diyor...bende fena gurur duydum yaa.çok güzel oluyormuş..
bugünlerde bişeyin yerini tarif ediyorum.mesela yatak odasında çekmeceden bişeyi getir diyorum.bir kere tarif etmeyle bulup getiriyor.hemde çekmeceyi yine kapatarak filan.çok hoşuma gidiyor.
hala R ve L leri söyleyemiyor.çok çok hoşuma gidiyor.hiç unutmak istemiyorum bu konuşmalarını..
masalları anlatıyor .kitabın açılış sayfasından başlayarak tüm kitabı okuyor sanırsınız duysanız.harfi harfine anlatıyor.tabi kitaba bakarak.belki resimlerinden azberledi.görsel zekası çok güçlü çünkü bu aralar.meraklı minik dergisinin kartlarının abuk subuk isimli hayvanlarının tüm isimlerini ezbere biliyor birde.
sürekli konuşuyor.sustuğu hiç bir zaman yok.uyanıp yatıncaya kadar anne bu böylemi,şöylemi,bu ne yapar,niye olmuş,nereye gidiyor,sorularından kendimi düşünecek 1 saniyem bile yok.sürekli bir talebi var.hiç benim istediğim olmuyor yiğitle ilgili.herşeyine kendi karar veriyor..
tv izlemeyelim deyince tamam diyor ama.inatlaşması olmuyor.anlatınca tamam diyor.demediğide olunca kendi haline kalıyor yada kabul ettiriyor bana.arasını buluyoruz.
dün aşağı indik.gök gürültüleri içinde.illaki bisiklete binecek.tamam dedim.apartmanın dibindeyiz.yağmur yağarsa gireriz içeri dedim.ama birden bastıran yağmur ve içeri girmek istemeyen yiğitle çardağın altında durduk.diner şimdi yağmur derken yarım saat geçti.daha da hızlandı yağmur.allahtan üstümüz sıkı.neyse yiğit kucağımda bana yapışık oturduk öylece.sonra bizim kurtlu duramadı kalkıp şarkı söyledi bolca.bağıra bağıra.stresini attı.birde acıkası tuttu.bakkaldan bişey almak istiyor yine.ama yağmurda başımızı uzatsak havuza düşmüş gibi olacağız.azaldıda 1 saatin sonunda gittik eve.6 tane köfte ve 2 bardak ayranla doydu yiğit.çok acıkmış yavrum .ne zamamandır iştahı yoktu.banada onada iyi geldi..
aklıma gelmeyen çok şey var eminim.beni şaşırtan.afferim oğluma yaa dedirten çok güzel şeyler oluyor bu aralar.
asansörde bir kadın vardı geçen çıkarken biz.yiğit kadına annem bana kızdı dedi.kadında aa döverim ben o anneni dedi bana vuruyor gibi yaptı.ah ah filan da dedi.amaaan yiğit çıldırdı bana vuruyor diye.hayır kızma anneme diye çemkirdi.
ben öyle yapmadım hiç bir durumda.düşüp biryerini vurunca,bir çocuk ona vurunca ....hiç ben ona kızarım filan tarzında konuşmadım.sanırım yiğit te bundan dolayı kızdı kadına..
aile hekimliğine gittik geçende.yiğit bu orda da dururmu,su sebiline basıyor,masanın üstünde duran kağıtları elliyor,perdeyi çekiştiriyor.bende engelliyorum elimden geldiğice.ama dikkatini başka bişeye yönlendiriyorum.şarkı söylüyorum filan.kadının biri gene ''bak doktor çıkar iğne yapar hemde kocaman'' deyiverdi.işte yiğiti yerden topladığım anlardan biri de bu oldu.kadına ''lütfen susarmısınız'' dedim en kısa zamanda.çocuk atmış kendini yere hala iğne yapar,ilaç sokar filan diyo yaa.sana ne bacım:!!!
işte gün geçtikçe çocuk yetiştirmenin ne kadar değişik yolları olduğunu bir kere daha anlamış bulundum.
yiğitin davranışları (iyi-kötü)karşısında hiç korkutmaya gitmediğimi anladım.iyi de ettim kendi çapımda.
ha çocuğum uslu,dur dediğinde duracak cinsten değil ,başkalarının yanında hiç utanması,çekinmesi yok belki,beni acaip zor durumlara sokuyor belki ama ben böyle mutluyum.
bu aralar ''anne benim aslanım yok'' deyip duruyordu.her gördüğümüzde ,yada oyuncakçılarda başka şeylere saldırmaktan almıyordu oyuncak hayvanları da eve gelince anne benim aslanım yok,atım yok diyordu.gittik aldık oyuncak hayvan sonunda. hala da çiftlik yapıp hayvan sesleri çıkardığını söyleyemiyorum..:))
zürafanın kafasını geveliyor.kaplanın kuyruğunu dişliyor.filin kulağını emiyor filan....
oğlum türk sanat müziği söylüyor teyzeleri..bak yeşil yeşili söylüyor...yiğiti hep yanında yatarak uyuttum ben.1,5 yaşına kadar da şarkı söyleyerek uyuturdum.sonrasında kitap okuyarak uyuyor .sesimin güzelliğinden değil ama ha.yanlış anlaşılmasında:))
söylediklerimi şimdi bir kere söylüyorum ve ezberlemiş oluyor.hatta ara ara otururken anne şunu söylesene dediği çok oluyor.
geçen masal okurken,pencereli bir kitabı var.işeret parmağıma tükenmez kalemle ağız,yüz çizdim.ve pencereden bakıtıp konuştum.çok çok şaşırdı.bön bön baktı yavrum.sonra parmağımı tedirgince elledi.sorduklarımı ciddiyetle cevapladı.çok hoşuma gitti.
küsüyor bu aralar sıkça.mesela mutfakta blendırın bıçağını oynarken yakaladım.kesin bir dille bihada ellemek yok diyince.odasına gidip kapıyı çarpıyor.delikten bakıyorum bide söyleniyor.ellerim işte filan diye.hatta yatağına yatıp,battaniyeyi kafasına çekiyor.hey allahım!!
aşağı indiğimizde hep çantamda yiyecek bişeyler olur.anne bana ne getirdin diye sorar.veririm.eğer yoksa bakkala....geçen yoktu bişey ve acaip yorgundum.bakkal 20 metre kadar uzakta.site içinde.ben çardakta otururken yiğit bakkala gönderdim para vererek.su iste dedim.parayı ver.50 kr verdim.aldı geldi.
ertesi gün 1 lira verdim su aldı yine.üstünü getirdi.
bir kaç gün sonra 5 lira verdim ve topitop aldı .üstünü getirdi...ve acaip kendiyle gurur duyuyor..anne bakkaldan ekmek alayımmı diyor...bende fena gurur duydum yaa.çok güzel oluyormuş..
bugünlerde bişeyin yerini tarif ediyorum.mesela yatak odasında çekmeceden bişeyi getir diyorum.bir kere tarif etmeyle bulup getiriyor.hemde çekmeceyi yine kapatarak filan.çok hoşuma gidiyor.
hala R ve L leri söyleyemiyor.çok çok hoşuma gidiyor.hiç unutmak istemiyorum bu konuşmalarını..
masalları anlatıyor .kitabın açılış sayfasından başlayarak tüm kitabı okuyor sanırsınız duysanız.harfi harfine anlatıyor.tabi kitaba bakarak.belki resimlerinden azberledi.görsel zekası çok güçlü çünkü bu aralar.meraklı minik dergisinin kartlarının abuk subuk isimli hayvanlarının tüm isimlerini ezbere biliyor birde.
sürekli konuşuyor.sustuğu hiç bir zaman yok.uyanıp yatıncaya kadar anne bu böylemi,şöylemi,bu ne yapar,niye olmuş,nereye gidiyor,sorularından kendimi düşünecek 1 saniyem bile yok.sürekli bir talebi var.hiç benim istediğim olmuyor yiğitle ilgili.herşeyine kendi karar veriyor..
tv izlemeyelim deyince tamam diyor ama.inatlaşması olmuyor.anlatınca tamam diyor.demediğide olunca kendi haline kalıyor yada kabul ettiriyor bana.arasını buluyoruz.
| bugünlerde babasının gömleğiyle evde koşa koşa dolanan ve gömleği yatarkende çıkarmayan bir yavru var.. |
aklıma gelmeyen çok şey var eminim.beni şaşırtan.afferim oğluma yaa dedirten çok güzel şeyler oluyor bu aralar.
1 Mayıs 2011 Pazar
33 aylık olduk
| bol bol sulu boya oynuyoruz bugünlerde |
hatta yiğitle o olaydan sonra çok defa gurur duydum..başka arkadaşlarla alışveriş merkezlerine,çarşıya,oyuncakçılara gittikte yiğit ne kadar akıllı uslu olduğunu bana kanıtladı..birçok huylarıyla özendiğim arkadaşlarımın çocukları ise çok şaşkınlık yarattı.kıyaslama değil ama ben ki yiğiti hep çok fena diye adlandırırken aslında katlanamayacağım şeyler değilmiş yaptıkları demekten kendimi alamadım..
bir meth ediyorum bir mat ediyorum.ne deyim kendime işte,:)))
neyse yiğit 33 aylık oldu ..ve geçenki yaşadığımız kötü olayı unutmamı sağlayacak yeni ve güzel davranışlar kazanmış durumda.gene dışarıda bağırıyor gördüklerine,bisikletini paylaşmaktan hala hoşlanmıyor,var gücüyle çemkiriyor herkeslere ama napalım.geçecek geçecek : D
konuşması çok çok ilerledi.ricalar,günaydınlar,seni çok seviyorumlar havada uçuyor.
kendi isteklerini çok net söylüyor .başka bişeye kolayca yönleniyor ama.inatçı değil.tatlı dil yılanı deliğinden çıkarırı lafı yiğitte oldukça işe yarıyor da anası biraz tatlı dilli olsa keşke:))
30 a kadar sayıyor,ayları ,günleri sayması daha net ve hızlı,ingilizce 20 ye kadar sayıyor.''yallah şöför yallah'' şarkısını söylüyor yeni olarak .hehehe..kitap okurken ben duruyorum o devam ediyor.tv izlemesi günde yarım saat toplamda ,sıkılıyor hemen.
öğlen uykuları 1 saat 15 dk ya indi.uyumak istemiyor,ama akşamları 10:30 da uyumuş oluyor.gündüz az uyuduğu için ben erkene çekiyorum yani.sabah 7:30 da ayakta...
ben sporu sabahları yapıyorum artık.sabah 6:20 de evden çıkıp 7:30 da geliyorum eve.yiğit tam kalkmış oluyor.kahvaltı faslından sonra dışarı faslı başlıyor.eski titiz ayşeden eser kalmadı ama.yemeklerimizi yapıp,ortalığı toplayabiliyorum sadece.derin temizlik ise artık yok:))
bende tv izlemiyorum,kitap okuyup,nete giriyorum o kadar...eşimi görmüyoruz yiğitle ben.işte hayatımız bundan ibaret...
ileriki günlerde bir sürprizimiz olabilir..merak edin azıcık:)))
ay bize geçmişim yanlışlıkla.yiğiti anlatıyordum değilmi:))
annem çalışmaya başladı yiğit durmadan annane -dede soruyor,sürekli birileri bize gelsin ve gitmesin istiyor.bizde gidelim ama oyuncakları biz oynayalım istiyor..geçen bir arkadaşım ısrar etti gel bir çay içelim diye.normalde gitmiyorum ben ev gezmesine..
baranlar da geldi.arkadaşımın çocuğu 5 yaşında ve otizm tedavisi görüyor.bizimkinlerin yaşında gibi ama ilerlemesi..baranla yiğit ondan baskın çıkınca bisiklet,oyuncak kavgaları çıkıpta,çocuğun elinden bütün oyuncaklarını alınca,yüzüne var gücüyle bağırınca çocuk afalladı baya.bende biz kaçalım diyerekten çayımı yarım bırakıp kaçar gibi dışarı attık kendimizi...
böylede bir huyu var.alışma süreci var yiğitin.ilk gördüğü kişileri pek sevmez.ama bir zaman geçirsin ,bizden beller ve herşeyini paylaşır...hatta yalarcasına öper durur:))
havalar güzelleşince ve belediyemiz sağolsun yakınımıdaki parkları yenileyip,toprak-çakıl takviye edince pamuk gibi kabaran parkta oynamak zevki saat 20:00 lere kadar sürüyor..hatta birazda bisiklet sürüyor 21:00 de yukarıdayız .bir yemek, bir kitap ,diş fırçalama ,yiğit uyumuş oluyor....
işte 33 ayını dolduran kuzu böyle...
3 yaşına 3 ayımız kaldı .çok şey bekliyorum bu 3 yaşındaki yiğitten ben...yaz da geliyor.hayat başka bir güzel görünmeye başladı gözüme....
| bu resmi sona koydumki canınız çekmesin..geçen hafta babam geldi ve biz aksu ya gittik bir kasa çilek aldık.çilek tarlasından yeni toplanmıştı... |
31 Mart 2011 Perşembe
32 aylık yiğit
gene bir ayımızı daha geride bıraktık.eskisi gibi bunu da yapıyor-şunu da yapıyor diyemiyorum.öğrenmesi yavaşladımıdır nedir.yada ben eskisi gibi ilgilenmiyorum.
kendi kendine oyunlar yaratıyor .
puzzl işini biraz rafa kaldırdık.sıkılgan annesi yapmıyor.hatta dolabının en alt çekmecesini boşaltıp oraya sıraladık hepsini.doldu taştı çekmece.gözden ırak konusu galiba.
yanında bişey konuşaya gör,hemen bize karşı kullanıyor.bir iş konusu vardı benim.yiğiti kreşe gönderecektim.hemen ben ditmicem dedi.anne ben okula ditmem diyor beni dürtüp dürtüp..e dur bi daha ne iş kesinleşti,ne kreş bulundu,ben ditmem.daha ortada fol yok yumurta yokken başladı zorluk:)
konuşması uçarak ilerliyor.anne bu ne? ler başımı yiyor.allahtan sabır bende gani:)
topitop al,bonibon al,cacan şakış al...başka laf bilmiyor.yediği tüm abur cuburlar bunlardan ibaret ama.her dakka olsa yiyecek .hazır meyve suyu filan hiç içmedi şimdiye kadar.ne kadar vermezsem karıma diyorum.birde teşfik edenler olmasa..ben vermeyeyim diyorum.babası illaki çantasında bulunduruyor.sıkıntıya gelemiyor adam.laf anlatmak yerine al sana sakız diyor.
odasında vakit geçirmiyoruz.karpuz topumuzla bolca golcülük oynuyoruz.balkondan çöp arabası,vinç,kamyon,beton karma arabası gibi envai çeşit arabalara bakıp ,bu ne yapıyor,ne renk lerle vakit geçiriyoruz.sitenin havuzlarını doldurmadılar henüz.içinde bisiklet sürüyor bolca..
geçen asansör bozulmuş.tutturdu iki tekerlekli bisikleti aşağıda sürcem diye.allahım o ne ağır şey.7. kattan indirdim bir elim de yiğitin elinde.çıkarken asansör hala yapılmamış.aşağıdaki tanıdık dükkanlarda bırakalım dedim.kendini yere atmaya yeltenince tamam ayşe hammal zaten çıkarır diyerekten çıkardım 7 kata kadar.tabi bir elimde yiğite tahsis edildi:))
babası uyandığından itibaren evden gidene kadar peşinde.baba bu böylemi-şöylemi.sen ne yapıyon.nere didiyorus,bıdı bıdı bıdı..adam bunalıyor.ayşe allah sana sabır versin bu ne böyle diyor.ve arkasına bakmadan gidiyor evden.kızsa daha fena..benden çekiniyor. ben 24 saatimi bu çocukla geçiriyorum,sen 1 saat görüyorsun kızacakmısın diyorum da tırsıyor benden..
eşim sigara içiyor.yiğit birkeresinde onu taklit etti ve bende kızdım.sigara ağızı yara yapar,karnını ağrıtır,öksürürsün dedim.nerde sigara içen görse,yerde izmarit dahi görse bunları tekrarlıyor.anne ben sidada içmicem diyor...hatta dahada ilerletti ve babasına öptürmüyor. sidada duman kokuyo diyor.amcası geldi ona öptürmedi.hoşuma da gitmedi değil hani.. : D
yanında benden başka birisi olunca şımarıklığı tavan yapıyorduya hani.artık telefonda biriyle konuşurken kim olduğunu biliyorsa da yapıyor.zaten telefona biz cevap veremiyoruz.ilk yiğit cevap verip kim olduğunu bize söyleyip telefonu getiriyor.hakimiyet kurdu .çok gıcık oluyorum bazen.ver vermez.kim diye sorarsın söylemez..çarpasım geliyor yere telefonu..
hafızsı inanılmaz kuvvetli.kaç aydır annesinde olan bri arkadaşım vardı.onlara gidecektik asansöre bindik.yiğite kaça basacağız dedim.dört dedi .bu oyunu çokça oynarız.ama kime gideceğimizi biliyor.acaip şaşırttı beni. biz yedi,memet 3,baran dört ,semih emre 11 diyor.arkadaşlarının kaçıncı katta otuduğunu biliyor yani..boş hafızaya ne bulursa atıyorlar ve gerektiğinde kullanıyorlar..
geçen hafatki sinirlilik hali gözle görülür derecede azaldı.ben çareyi çocuğumu düzeltmekte değilde zora gireceği,sinirleneceği yerlere götürmemekte buldum çözümü..
ha yazmadan geçemeyeceğim.hergün anne benim kardeşim yok diyor.hatta evde orkestra gibi değişik sesler çıkararak benim kardeşim yoook diye ses çıkarıyor.ben tam kardeş işini rafa kaldırmışken çocuk dellendimidir nedir???
![]() |
| yazdan kalma bir günden |
kendi kendine oyunlar yaratıyor .
puzzl işini biraz rafa kaldırdık.sıkılgan annesi yapmıyor.hatta dolabının en alt çekmecesini boşaltıp oraya sıraladık hepsini.doldu taştı çekmece.gözden ırak konusu galiba.
yanında bişey konuşaya gör,hemen bize karşı kullanıyor.bir iş konusu vardı benim.yiğiti kreşe gönderecektim.hemen ben ditmicem dedi.anne ben okula ditmem diyor beni dürtüp dürtüp..e dur bi daha ne iş kesinleşti,ne kreş bulundu,ben ditmem.daha ortada fol yok yumurta yokken başladı zorluk:)
konuşması uçarak ilerliyor.anne bu ne? ler başımı yiyor.allahtan sabır bende gani:)
topitop al,bonibon al,cacan şakış al...başka laf bilmiyor.yediği tüm abur cuburlar bunlardan ibaret ama.her dakka olsa yiyecek .hazır meyve suyu filan hiç içmedi şimdiye kadar.ne kadar vermezsem karıma diyorum.birde teşfik edenler olmasa..ben vermeyeyim diyorum.babası illaki çantasında bulunduruyor.sıkıntıya gelemiyor adam.laf anlatmak yerine al sana sakız diyor.
odasında vakit geçirmiyoruz.karpuz topumuzla bolca golcülük oynuyoruz.balkondan çöp arabası,vinç,kamyon,beton karma arabası gibi envai çeşit arabalara bakıp ,bu ne yapıyor,ne renk lerle vakit geçiriyoruz.sitenin havuzlarını doldurmadılar henüz.içinde bisiklet sürüyor bolca..
geçen asansör bozulmuş.tutturdu iki tekerlekli bisikleti aşağıda sürcem diye.allahım o ne ağır şey.7. kattan indirdim bir elim de yiğitin elinde.çıkarken asansör hala yapılmamış.aşağıdaki tanıdık dükkanlarda bırakalım dedim.kendini yere atmaya yeltenince tamam ayşe hammal zaten çıkarır diyerekten çıkardım 7 kata kadar.tabi bir elimde yiğite tahsis edildi:))
babası uyandığından itibaren evden gidene kadar peşinde.baba bu böylemi-şöylemi.sen ne yapıyon.nere didiyorus,bıdı bıdı bıdı..adam bunalıyor.ayşe allah sana sabır versin bu ne böyle diyor.ve arkasına bakmadan gidiyor evden.kızsa daha fena..benden çekiniyor. ben 24 saatimi bu çocukla geçiriyorum,sen 1 saat görüyorsun kızacakmısın diyorum da tırsıyor benden..
eşim sigara içiyor.yiğit birkeresinde onu taklit etti ve bende kızdım.sigara ağızı yara yapar,karnını ağrıtır,öksürürsün dedim.nerde sigara içen görse,yerde izmarit dahi görse bunları tekrarlıyor.anne ben sidada içmicem diyor...hatta dahada ilerletti ve babasına öptürmüyor. sidada duman kokuyo diyor.amcası geldi ona öptürmedi.hoşuma da gitmedi değil hani.. : D
yanında benden başka birisi olunca şımarıklığı tavan yapıyorduya hani.artık telefonda biriyle konuşurken kim olduğunu biliyorsa da yapıyor.zaten telefona biz cevap veremiyoruz.ilk yiğit cevap verip kim olduğunu bize söyleyip telefonu getiriyor.hakimiyet kurdu .çok gıcık oluyorum bazen.ver vermez.kim diye sorarsın söylemez..çarpasım geliyor yere telefonu..
hafızsı inanılmaz kuvvetli.kaç aydır annesinde olan bri arkadaşım vardı.onlara gidecektik asansöre bindik.yiğite kaça basacağız dedim.dört dedi .bu oyunu çokça oynarız.ama kime gideceğimizi biliyor.acaip şaşırttı beni. biz yedi,memet 3,baran dört ,semih emre 11 diyor.arkadaşlarının kaçıncı katta otuduğunu biliyor yani..boş hafızaya ne bulursa atıyorlar ve gerektiğinde kullanıyorlar..
geçen hafatki sinirlilik hali gözle görülür derecede azaldı.ben çareyi çocuğumu düzeltmekte değilde zora gireceği,sinirleneceği yerlere götürmemekte buldum çözümü..
ha yazmadan geçemeyeceğim.hergün anne benim kardeşim yok diyor.hatta evde orkestra gibi değişik sesler çıkararak benim kardeşim yoook diye ses çıkarıyor.ben tam kardeş işini rafa kaldırmışken çocuk dellendimidir nedir???
24 Mart 2011 Perşembe
yiğitten yeni haberler
gelişimini yazacağım kuzumun..
hatta bu yiğitin gelişimini anlatmakla birlikte bir iç dökme yazısı olsun bana..kendime kıyağım olsun..
2,5 yaş sonrası eskiye göre daha güzel diyebilirim..beni anlaması o kadar güçlü ki.işine gelmediği zamanlar yok değil.ama yanlızken iki yetişkin insan gibi anlaşıyoruz.hiç bir söylediğimi ikiletmiyor,gayet mantıklı hareketler yapıyor,yapmadıklarının sebebini açıklıyor,izin alıyor,teşekür ediyor,pardon diyor,günaydın,özür dilerim gibi nezaket gerektiren kelimeleri itinayla söylüyor...bir sonraki yapacağımız şeyi söylüyor,örneğin yatmaya hazırlanıyorsak ''kitap okuma zamanııı'' diyor.
gelgelelim evde veya çevrede en ufak bir insan olsun,yeterki bir olsun..başlıyor hareketler değişmeye 360 derece değişiyor.sanki bir düğmesi var , yada ayarı varda bozuluvermiş gibi,kablolar yanmış gibi hareket ediyor.
banada bir sabır geldi ki,erdim galiba:) o kadar anlayış beklemiyordum kendimden.paralayıveresim gelmiyor,bir dinginlik geldi içime..
bikere bilgisayarı açamıyorum.böylemi olması lazım ya.basma diyorum basıyor,masa üstü simgelerini siliyor,kaydırıyor.kafasına göre bin tane yere tıklıyor,kısacası beni deli etmeye yetiyor bu davranışı.ama dedimya ben erdim..anlatıyorum,anlatıyorum,anlatıyorum.başka yere yönlendiriyorum, rüşvet veriyorum,,tehdit ediyorum!!!!!
taki düne kadar çok iyiydim.kısaca geçeyim olayı.yan sitede bisikletli yaşıt çocuklar var.yğiitle bir kız sürekli bisikletleri değişiyorlar.tamam buraya kadar iyi.ama kız bisikletinden inmiyor ,bu sefer değişmek istemiyor,ben bir söylüyorum,anlatıyorum,yalvarıyorum yok..nemi yapıyor;;kendini yere atıyor,kafasını kaldırıma vuruyor,gözünden yağmur gibi akıyor yaş,bisikletine yapışıyor kızın,vuruyorlar birbirlerine.kız buna vurunca dahada içleniyor...kendi bisikleti boşta.başkasının bisikleti için hareketlere bak..tüm insanlar gelen geçen bize bakıyor..ben dayanamayıp ''ben gidiyorum sen kal ve ağla'' diyorum.önüme geçip yapıyor bunları.e ayşe sabır taşımı???bitane patlatıyorum,daha fena ağlayarak,hatta siteyi yıkarak eve gidiyoruz.benim sinirim geçmiyor akşama kadar,hatta baş ağrım gece de devam ediyor.vurduğum için ayrı bir baş ağrısı ve pişmanlık..
ne bu yaa..gerçekten yapmaması gerekenleri nasıl öğreteceğiz.evde tembihleyerek gidiyoruz.tamam diyor.sonuç ortada.bir hareketine gerçekten delirdiğimi nasıl anlatacağım.tekrarında cezamı vereceğim.verdiğim ceza 2,5 yaşındaki bir çocuğa nasıl gelecek,yaptırımı olacakmı..o nasıl hissedecek..
dün akşama kadar bunlarla savaştım ,hatta bugünde savaşmamak için bir arkadaşa gittik .kalabalıkta olayım ki kafam bi dünya olmaktan çıksın.
haa orasıda ayrı bir senaryo..anlatacağım.iç dökme yazısıya.bende doldum ya.sabaha kadar yazsam içimi boşaltamam.
3 kadın 2 çocuk toplaştık bugün.kocalarımız kanka bizim .çok uzun yıllardır yedikleri ayrı gitmiyor..bizde sık görüşüyoruz böylece...9 aylık kız bebeği var birinin..yiiğit ev gezmelerini hiç sevmiyor.yolda bakkaldan cips aldım da sokabildim eve .biri saçına dokunsa kulakları sağır edecek şekilde bağırıyor.yanağını ellese daha fenası hareketler..millet korkuyor benim çocuğa yaklaşmaktan bişey söylemekten..hani dönem derdik şimdiye kadarki hareketlere.allaha yalvarıyorum buda bir dönem olsun.en çok geçmesini istediğim hareketi bu...yan baktın diye kavga ediyor herkesle.öff
neyse bebek uyuyormuş uyandı.çok sevindi yiğit.emziği vardı ağzında.gözüne kestirdi ,,gördüm bakışını.annesi mama yedirmek için çıkardı emziği ve anında yiğit kaptı.baksın dedim ses etmedim ama arkasını döndüğünde ben sohbet ediyordum.emmeye başlamış emziği.hareketleri yumuşadı birden.tabi saf ayşe sebebi olmalı bu sakinliğin desene.gözüme baka baka emziği emdi.arkadaşlar neler demedi.iğrenç,boklu yok.emmek için ölüyor.ben alırım yağmura yeni emzik dedim arkadaşa. emdi benimki gidene kadar emziği.
onunla da kalmadı.annesi bebeği yatırarak yemek yedirdi.benimki ağlıyo yerde o da bişeyler yiyecekmiş.
bezini aldı,yiğitte bez istedi.almışım yanıma iyiki.bağladık..yürütecini getiri benimki içine sığmaya sığmaya bindi.bebek yiğitin oyuncağını aldı sesli bir arabaydı oyuncak.yok efendim o beniim diye çemkirmeler.kızı sıkıştırmalar.bebek peluş bebeği ağzına sokuyor.benimkid aynısını yapıyor.bebekten bebek kesildi..
şöyle bir düşündüm.bidaha bebeğim olsa bu beni deli ötesi eder.bir yardımcısız yeni bir bebek fikri ,,yiğit tekrar bebek olacağı için imkazsız gibi geldi bana..insan çıldırır bu sefer.
bez işinden de bahsedeyim azıcık..geçen ay tamamen beze geçmiştik.idrar tahlili yaptırdım bişey çıkmadı.yani bir enfeksiyon yok.ve ben bu 3-4 gündür hiç bez bağlamıyorum.çiş gelince söyle diyorum.gelip söylüyor.bez bağlayınca da söylemiyor.beze yapıyor..delüüüü...
velhasıl bu çocuk işi acaip zor bir iş yahuu..o hiçbişeyden eksik kalmasın diye ben kafayı üşüteceğim yakında.bitane daha yapıp hepten bakırköylük mü olayım yani..
bugün bir arkadaşım aradı.korunmayı bırakmışlar ikincisi için.o da beni ikna etmeye çalışıyor.kesinlikle çalışma,ikinciyi yap diye.allahım yaa.sana geliyorum.
yiğit havuzun içinde yeni bisikletine biniyor
gelişimini yazacağım kuzumun..
hatta bu yiğitin gelişimini anlatmakla birlikte bir iç dökme yazısı olsun bana..kendime kıyağım olsun..
2,5 yaş sonrası eskiye göre daha güzel diyebilirim..beni anlaması o kadar güçlü ki.işine gelmediği zamanlar yok değil.ama yanlızken iki yetişkin insan gibi anlaşıyoruz.hiç bir söylediğimi ikiletmiyor,gayet mantıklı hareketler yapıyor,yapmadıklarının sebebini açıklıyor,izin alıyor,teşekür ediyor,pardon diyor,günaydın,özür dilerim gibi nezaket gerektiren kelimeleri itinayla söylüyor...bir sonraki yapacağımız şeyi söylüyor,örneğin yatmaya hazırlanıyorsak ''kitap okuma zamanııı'' diyor.
gelgelelim evde veya çevrede en ufak bir insan olsun,yeterki bir olsun..başlıyor hareketler değişmeye 360 derece değişiyor.sanki bir düğmesi var , yada ayarı varda bozuluvermiş gibi,kablolar yanmış gibi hareket ediyor.
banada bir sabır geldi ki,erdim galiba:) o kadar anlayış beklemiyordum kendimden.paralayıveresim gelmiyor,bir dinginlik geldi içime..
bikere bilgisayarı açamıyorum.böylemi olması lazım ya.basma diyorum basıyor,masa üstü simgelerini siliyor,kaydırıyor.kafasına göre bin tane yere tıklıyor,kısacası beni deli etmeye yetiyor bu davranışı.ama dedimya ben erdim..anlatıyorum,anlatıyorum,anlatıyorum.başka yere yönlendiriyorum, rüşvet veriyorum,,tehdit ediyorum!!!!!
taki düne kadar çok iyiydim.kısaca geçeyim olayı.yan sitede bisikletli yaşıt çocuklar var.yğiitle bir kız sürekli bisikletleri değişiyorlar.tamam buraya kadar iyi.ama kız bisikletinden inmiyor ,bu sefer değişmek istemiyor,ben bir söylüyorum,anlatıyorum,yalvarıyorum yok..nemi yapıyor;;kendini yere atıyor,kafasını kaldırıma vuruyor,gözünden yağmur gibi akıyor yaş,bisikletine yapışıyor kızın,vuruyorlar birbirlerine.kız buna vurunca dahada içleniyor...kendi bisikleti boşta.başkasının bisikleti için hareketlere bak..tüm insanlar gelen geçen bize bakıyor..ben dayanamayıp ''ben gidiyorum sen kal ve ağla'' diyorum.önüme geçip yapıyor bunları.e ayşe sabır taşımı???bitane patlatıyorum,daha fena ağlayarak,hatta siteyi yıkarak eve gidiyoruz.benim sinirim geçmiyor akşama kadar,hatta baş ağrım gece de devam ediyor.vurduğum için ayrı bir baş ağrısı ve pişmanlık..
ne bu yaa..gerçekten yapmaması gerekenleri nasıl öğreteceğiz.evde tembihleyerek gidiyoruz.tamam diyor.sonuç ortada.bir hareketine gerçekten delirdiğimi nasıl anlatacağım.tekrarında cezamı vereceğim.verdiğim ceza 2,5 yaşındaki bir çocuğa nasıl gelecek,yaptırımı olacakmı..o nasıl hissedecek..
dün akşama kadar bunlarla savaştım ,hatta bugünde savaşmamak için bir arkadaşa gittik .kalabalıkta olayım ki kafam bi dünya olmaktan çıksın.
haa orasıda ayrı bir senaryo..anlatacağım.iç dökme yazısıya.bende doldum ya.sabaha kadar yazsam içimi boşaltamam.
3 kadın 2 çocuk toplaştık bugün.kocalarımız kanka bizim .çok uzun yıllardır yedikleri ayrı gitmiyor..bizde sık görüşüyoruz böylece...9 aylık kız bebeği var birinin..yiiğit ev gezmelerini hiç sevmiyor.yolda bakkaldan cips aldım da sokabildim eve .biri saçına dokunsa kulakları sağır edecek şekilde bağırıyor.yanağını ellese daha fenası hareketler..millet korkuyor benim çocuğa yaklaşmaktan bişey söylemekten..hani dönem derdik şimdiye kadarki hareketlere.allaha yalvarıyorum buda bir dönem olsun.en çok geçmesini istediğim hareketi bu...yan baktın diye kavga ediyor herkesle.öff
neyse bebek uyuyormuş uyandı.çok sevindi yiğit.emziği vardı ağzında.gözüne kestirdi ,,gördüm bakışını.annesi mama yedirmek için çıkardı emziği ve anında yiğit kaptı.baksın dedim ses etmedim ama arkasını döndüğünde ben sohbet ediyordum.emmeye başlamış emziği.hareketleri yumuşadı birden.tabi saf ayşe sebebi olmalı bu sakinliğin desene.gözüme baka baka emziği emdi.arkadaşlar neler demedi.iğrenç,boklu yok.emmek için ölüyor.ben alırım yağmura yeni emzik dedim arkadaşa. emdi benimki gidene kadar emziği.
onunla da kalmadı.annesi bebeği yatırarak yemek yedirdi.benimki ağlıyo yerde o da bişeyler yiyecekmiş.
bezini aldı,yiğitte bez istedi.almışım yanıma iyiki.bağladık..yürütecini getiri benimki içine sığmaya sığmaya bindi.bebek yiğitin oyuncağını aldı sesli bir arabaydı oyuncak.yok efendim o beniim diye çemkirmeler.kızı sıkıştırmalar.bebek peluş bebeği ağzına sokuyor.benimkid aynısını yapıyor.bebekten bebek kesildi..
şöyle bir düşündüm.bidaha bebeğim olsa bu beni deli ötesi eder.bir yardımcısız yeni bir bebek fikri ,,yiğit tekrar bebek olacağı için imkazsız gibi geldi bana..insan çıldırır bu sefer.
bez işinden de bahsedeyim azıcık..geçen ay tamamen beze geçmiştik.idrar tahlili yaptırdım bişey çıkmadı.yani bir enfeksiyon yok.ve ben bu 3-4 gündür hiç bez bağlamıyorum.çiş gelince söyle diyorum.gelip söylüyor.bez bağlayınca da söylemiyor.beze yapıyor..delüüüü...
velhasıl bu çocuk işi acaip zor bir iş yahuu..o hiçbişeyden eksik kalmasın diye ben kafayı üşüteceğim yakında.bitane daha yapıp hepten bakırköylük mü olayım yani..
bugün bir arkadaşım aradı.korunmayı bırakmışlar ikincisi için.o da beni ikna etmeye çalışıyor.kesinlikle çalışma,ikinciyi yap diye.allahım yaa.sana geliyorum.
4 Mart 2011 Cuma
31. ay da bitti.
oh be açıldı blog yeniden..kim nereye yazıyor bilmiyorum ama.yazanlarınkini okuyorum yine.farkında olmadan ne kadarda çok bağlanmışım buraya.güvenmişim kapanmayacağına.elimin altında sonsuza kadar günlüğüm olacak diyordum.çok üzüldüm kapandığında,ayşegülcüm tarif edip bende açana kadar.
son postumda yiğitin çiş işlerinin geriye döndüğünü anlatmıştım.itiraf etmeliyimki bende iyice bunalıma girmiştim.havalar kapalı,yiğit sürekli mızmız,eşimi göremiyorum işleri yüzünden.yanlızlık boğdu beni.
annemlere gittik açıldım biraz.annemlerde yiğit aynı hareketlere devam edince bende aynı şekilde çıkışıp ta annemde bunları görünce beni kendime getirdi baya.neyse yine şikayet edecek değilim kuzuyu..
iyileşme oranı büyük ve ben bunu sakinleşmeme ve sabrıma bağlıyorum.
eve geldik ve gelmemizle birlikte yiğit büyüdü sanki.
her konuda anlaşıyoruz.mızmızlanmalar yine var.ama anlatıyorum büyük bir sabırla ve susuyor,uygun davranıyor..
anladımki yiğit hiç kavga bilmiyor.1 yaşları civarında kimi görse ittirirdi.annemlerde parkta bir kız ittirdi,ağladı,büyük bir çocuk vurdu ağladı,yan komşunun çocuğu bağırdı,bağırma diye yalvardı,....
ben çocuğumu her dakka şikayet ederken baktımki yiğit en uysalı,sarılmaya çalışanı,uslusu kalıverdi.
beni sakinleştiren sebeplerden biri de bu oldu sanırım.
aslında bu postu yiğitin 31. ayında yaptıklarını yazmak için açmıştım ama.içimden ne geliyorsa yazıyorum...
yiğit hızla öğreniyor.sesimiz yükselse bağırma diyor.
tavşanım tavşanım şarkısını,
dandini dandini dastana ,
mini mini bir kuş donmuştu
bir gün birgün bir çocuk şarkısını ezberledi.
1 den 20 ye kadar sayıyor,günleri,ayları,ve ingilizce 10 a kadar sayıyor,
dedesinin arabasındaki Kubat cd sindeki ince ince,dura dura bir sel,ve en sonundaki evlendir beni şarkısını biliyor ve sözlerini devamlı tekrarlıyor evde,
2 tekerkekli bisikletimiz yok ama kendi 3 tekerleklisini arkadaşıyla değişiyor ve sürerken ben arkasından koşmakla yetişemiyorum.
her duyduğunu tekrarlıyor,duygularını çok rahat dile getiriyor,taklitlerine gülmekten kırılıyoruz.
diğer odadan benim yanıma koşarak gelip öpmeye geldim seni diyor:)
ve en önemlisi annemlerden geldiğimizden beri bez bağlamadım.sık sık çişe tutuyorum ve kaçırmaları yok oluverdi.öğlen uykularında yine bağlamamaya başladım.gece bağlıyorum ama. kendim kalkamayacağım için çişiyle boğulmasın çocuk:))).
annemlerde 10:00 a kadar uyuyarak bir ilke imza attı.bu güne kadar sabah saat 8:00 i bile yatakta geçirmeyen ben ve yiğit saat 10 larda kalktık.
sabah yağmur atıştırırken 2 saat yürüyüş yaptık.
akarsuya portakal kabuğu attık.
elimizi serin sulara daldırdık.
ördekleri kovaladık,
tavuklara yem attk,
yumurta topladık,
dağdan çiçek topladık
orda da denize gittik......kendimize geldik.
kahvaltılarını hep çok güzel yaptı yiğit.folluktan alınmış yumurta ve ağaçtan kendi topladığımız portakalların sularını içti..
31. aymızıda böylece doldurmuş olduk.
20 Şubat 2011 Pazar
yazmayalı .....
yazmayalı baya olmuş.hızlıca geçen günlerimizi anlatayım..
yiğitle öyle eskisi gibi oynayamıyorum.sıkıntı basıyor.ve yiğit 5 dk oynadıktan sonra bişeye mızıldansa (ki mızıldanma değilde kendini yerlere atma şeklinde oluyor-ağzını sonuna kadar açıp anlaşılmayan şeyler söylüyor)sinirlerim bozuluyor.hatta ağlayan halini görünce başka odaya gidiyorum ki gerilmeyeyeim iyice.
eline kalem kağıt veriyorum onda da yine bana koşuyor bişeyler yapmak için.en çok el resimleri çiziyoruz.onun elini çizip üstüne bir saat ve yüzük konduruyoruz.
boyama kitapları aldık boyayalım diye,karalama kitabı oldu..
günlerimiz sıkıcı geçiyor.benim temizlik hastalığım,ve evimizin durmadan dağılması.
benim kendimi hırpalar derecede yinede düzenli olmaya çalışmam,
mutfaktan nefret ettiğim halde sürekli mutfakta olmamla geçiyor.
hava güneşli diye halı yıkadım yine.2 halı,2 yolluk.ama yağmur yağınca hepsi güme gitti.
yolluğun biri alt komşunun balkonuna düştü de almaya gitmedim.kandıncağız sermiş ,gördüm yine gitmedim,kurudu da kızıyla gönderdi. utandım valla.
o kadar titizleniyorum da bazen ne sallamacı oluyorum ben..
yiğitle öyle eskisi gibi oynayamıyorum.sıkıntı basıyor.ve yiğit 5 dk oynadıktan sonra bişeye mızıldansa (ki mızıldanma değilde kendini yerlere atma şeklinde oluyor-ağzını sonuna kadar açıp anlaşılmayan şeyler söylüyor)sinirlerim bozuluyor.hatta ağlayan halini görünce başka odaya gidiyorum ki gerilmeyeyeim iyice.
eline kalem kağıt veriyorum onda da yine bana koşuyor bişeyler yapmak için.en çok el resimleri çiziyoruz.onun elini çizip üstüne bir saat ve yüzük konduruyoruz.
boyama kitapları aldık boyayalım diye,karalama kitabı oldu..
önce yiğitin elini ben çizmiştim .oynadık biraz ve kendi haline bıraktım.
canım benim kendi kendine bunları çizmiş yaa.görünce sarıldım sıkıştırdım:))
bide tıynak,şaat çis anne diyor
günlerimiz sıkıcı geçiyor.benim temizlik hastalığım,ve evimizin durmadan dağılması.
benim kendimi hırpalar derecede yinede düzenli olmaya çalışmam,
mutfaktan nefret ettiğim halde sürekli mutfakta olmamla geçiyor.
hava güneşli diye halı yıkadım yine.2 halı,2 yolluk.ama yağmur yağınca hepsi güme gitti.
yolluğun biri alt komşunun balkonuna düştü de almaya gitmedim.kandıncağız sermiş ,gördüm yine gitmedim,kurudu da kızıyla gönderdi. utandım valla.
o kadar titizleniyorum da bazen ne sallamacı oluyorum ben..
geçen kuşların içine girdim bende.yiğit te benim kadar gitmesine rağmen babasının peşinden ayrılmıyor dikkatimi çekti.babası şu kutuyu getir diyor.çırak gibi atlıyor.arkamda dolaş yardım et diyor.hiç sektirmeden yapıyor.vay be .ağır işler yaptırmak lazım demekki bu yiğit veletine.oyuncak vermekle olmuyormuş bu iş:)
dün babası giderken yiğite sordum;
-sende gitmek istermisin kuşların yanına ?
-evveet...dedi hemen kalktı.gözleri parladı resmen.montunu istedi.
-kuştan korykmam ben
-babacıım,eşaaat
-kuşa didoyoz
bu kadar hevesli işte.benim ondan sıkıldığım gibi,o da benden sıkılıyordur belkide.))))
geçen çarşamba yine denize gittik.yazın hadi neyse de kışın her hafta gittik nerdeyse bu yıl.
deniz kenarında evim olsun istiyorum.
benim çocukluğum deniz kenarındaki evimizde geçti.sabah 6 da kalkıp çıkardım arkadaşlarımla dışarı.denizden hiç çıkmazdık.dermiz buruşup pörsüyene kadar.
hatta acıkınca eve bile gelmezdim.annem bidaha göndermez diye.
sadece dişlerim,tırnaklarım ve gözlerimin beyazı beyazdı.bu karalığım burdan geliyor artık anladım ben:)
deniz aşkı da burdan geliyor bana.
ha birde su ürünleri mezunuyum.o mesleği seçmekte bu deniz aşkından gelmiş olsa gerek:))
geçen gittiğimizden bu resim.
hatta yiğit denize taş atarken dalga gelip yiğiti devirdi.kafadan aşağı ıslandı yavrum.ağlayacaktı.görüntü benim çok hoşuma gitti güldüm diye o da gülmekle ağlamak arası bişey oldu da.güldü nihayetinde:)yedek kıyafet almıştım.kaldığı yerden devam etti taş atmaya temkini de alden bırakmayarak.
geçen hafta bolca parklardaydık.sabah 10:00 gibi çıkıp 13:30 da eve geldik.çevremizdeki parkların birini yenilemişler.tertemiz kum ve yeni aletler.ohh yiğit nasıl debelenmesin.
her gün zor birşey yapmak istiyor.zoru başarmak istiyor.
ben kaç sefer oğlum ordan abiler tırmanır dedimse dinletemedim.ilgilenmediğim bir sırada burdan çıkmayı başardı.çıkıncada bana gülüyor .hehehe diye.
kaydıraktan yüzüstü kayıyor.hatta yüzer şekilde kaymaya çalıştıda ben kızınca normale döndü.
30 Ocak 2011 Pazar
yaş 2,5
erkeklerin askerlik,kadınların doğum anıları anlatmakla bitmezmiş..
biz anneler çocuklarımızdan günlerce bahsetsek laf bitmez,birbirimizin anılarınıda aynı ilgiyle dinleriz:)))
biz anneler çocuklarımızdan günlerce bahsetsek laf bitmez,birbirimizin anılarınıda aynı ilgiyle dinleriz:)))
dün gibi hamile olduğumu öğrendiğim an.
9 ay hamilelik,
doğdu,
birinci doğumgünü,
6 aylık oldu ek gıdalar,
1. yaş günü,
1,5 yaşında sünnet oldu,
2. yaş günü ,,,,,derken işte
2,5 yaşında oldu YİĞİT' İM..

doğumunun ikinci günü
çok zorluklar geçirdim ama,hayatımda hiçbirşeyden almadığım bir zevki, annelik zevkini yaşadım.
hemde dolu dolu,doyasıya. yanlız kendim ilgilendim herşeyiyle. daha bir bağlıyız birbirimize.
gözünden anlarım neyinin olduğunu:)
allah sağlıklı,uzun ve musmutlu bir ömür versin yavruma.
tüm çocuklara.....

doğumunun ikinci günü
6 aylık
1. doğumgünü
1,5 yaşında
2. doğumgünü
2,5 yaşında
gelişimi ise söyle;
kilo:17.200 gr
boy:99 cm
çok hareketli.gün içinde oturduğunu çok az görüyorum.o da tv açarsak eğer müzikli bişey yoksa oturup seyreder.yoksa otuduğu yok.
benden kaynaklı olarak odasında oturup oynamıyor.ben onunla biraz otursam orda vakit geçirsek oturacak ama,ben sıkıntılıyım bir süredir.
puzzel çok güzel oynuyor.yanında oturursak ilk gördüklerini bile 2. defada çözüyor.
konuşma tahminimden hızlı oldu.bir gün önceye oranla bile çok şey konuşuyor..
hala anlayamadığım yani melodisini bilemediğim 2 şarkı ezberlemiş.yabancı bile olabilir.
kuzu kuzu me,komşu komşu,fış fış kayıkçı,karga karga gibi tekerlemeleri uzun zamandır biliyor..
3 tekerlekli bisikletten,2 tekerlekli olup yandan çıkıntı küçük tekerlekli olan bisiklete terfi ettik.pedallarını çeviriyor.ayakları yere basmıyor..(dedesinden 2. doğumgününde kabul etmediğimiz bisikleti 3. doğumgününde kabul edebiliriz:) :))
beslenme şöyle ki..;kahvaltıyı hala karışım yiyoruz...evet doğru duydunuz. haşlanmış yumurtayı çatalın arkasıyla ezip,peyniri ve haşlanmış kayısı kurusunuda çatalla ezip sütle karıştırıp portakal suyuyla hüpletiyoruz..portakal suyu olmadan kahvaltı etmiyor..peynirli omlette yiyor .ve vazgeçilmezimiz sebze çorbası da kahvaltı menülerimiz arasında.
pilav ve makarna da önemli besinlerimizden..balığı çorba olmadan tava olarak 2-3 aydır yiyor.yiğitle ilgili en sevindiğim şeylerden biri oldu balığı öyle yemesi..
kütüphanemiz oldukça büyüdü..her gittiğimiz yerden kitap alıyoruz ve ben bıkıncaya kadar yani sayısını bilemediğim kadar okuduktan sonra yani yiğit her cümlesini ezberleyene kadar okuduktan sonra başkasına geçiyoruz..hatta ilk kitaplarından olanları bile okuduğumuzda hala unutmamış olup replikleri tekrar edebiliyor kendisi:)
çok gürültücü....eşim yıllık izinde olduğundan beri akşamları kabus.sürekli bir talebi var.hiçbişeyden memmun değil.ama yalnızken fazla talep yok.olumlu,ağlaması az.ikna oluyor.yani aklıma gelmedi değil kimseyle görüşmemek.hatta eşimi eve almamak...
uyku sorunumuz başladı 3-5 gündür.konuşmaktan uykuya dalamıyor.bıdı bıdı bıdı bişeyler diyor.onay bekliyor.kaçtane kitap okumuşuz hala oku diye buyuruyor.okumayınca ağlıyor.ağlayınca susmuyor.susmayınca bana geliyorlar..bana gelince bişey olmuyor.....uyuyor numarası yapıyorum oda ben uyuduklatan sonra uyuyordur heralde....
++geçen kardeşimle aynı odada uyuduk hepimiz.ben kardeşime saat 22:00 de uyuduk diyorum.yoo yiğit 11 de ayaktaydı diyor.bende çok eminim o saatte yatağa girip çokça kitabı devirdiğimizden..oo sen uyumuşsun o ne çok zaman bıdı bıdı konuştu.kalktı yattı diyor bana.gülüştük biz diyor.amanınn bak sen beni uyutmuşta neler yapmış.nasıl yoruluyorum siz anlayın artık..
hiç belkemediğim laflar ediyor bazen ki gülmekten kopuyorum ve sarılıp öpüyorum çokça..
çiş konusunda cıvıttı iyice.çiş varmı deyince 2 damlacık yapıyor eşofmanına.ahh deliriyorum.e be çocum niye yapıyorsun.tutmayı hani 2 yaşında öğrenmiştin.gece bile bağlamıyordum.şimdi güpegündüz bağlayasım geliyor.çamaşır yıkamaktan ben de ,çamaşır makinemizde yorulduk artık..bez parasından yırttık derken elektrik ve deterjandan batacağız..
koltuk moltuk kalmadı.her koltuk pilot,tükenmez,keçeli ve pastel gibi envai çeşit kalem lekesi.geçmiyor..
arkadaş arıyo hep.yanlız oynamıyor.küçükleri tercih etmiyor.çok büyükte olmayacak.
bir Beyza'mız var burda.geçen karşılaşınca yiğit biz geldikk dedi.beyza da hoşgeldiniz dedi yaa.aralarında böyle bir dil kurmuşlar
bunlar sadece 2,5 yıl önce doğdular
kardeş istiyorum dedi geçen.iyiki babası duymadı.hemen yapalım derdi yoksa.
çok uzun oldu.başka postlara da kalsın bari.yoksa sabaha yazacağım.
dediğim gibi bitmiyor onları anlatmak..
işte 2,5 olduk kısacası
25 Aralık 2010 Cumartesi
29 aylık yiğit
29. aymızın bitmesine 6 günümüz var daha.
2,5 yaşında bir oğlum var diyeceğim bundan sonra soranlara..ne kadar ilginç birşey söylüyormuşum gibi geliyor.2,5 yaş..vay bee.
sokakta çok bilmiş,insanı laflarıyla zora sokan bir çocuk görünce bir kızardımki..bu ne ki şimdi derdim.
ama benimki yetişiyor şimdi onların arasına.ve kızmak ne ki hoşuma gidiyor,hatta dört köşe oluyorum bu hallere ben hahaha
29 ay gelişimlerimiz şöyle.
hareket zaten vardı.kat eklendi buna sadece.daha bir ışık hızıyla yapıyor herşeyi.bir bakıyorum bisiklete,bir bakıyorum arabaya geçmiş,
yine bakıyorum orda yok.nerde diye ararken odasında puzzel oynuyor.yok beni çekiştiriyor balkona çıkalım diye,ordan sıkılıp ayakbı giycemmm diye bir bağırma duyuyorum kapıdan biyerden ..
işte bu kadar hızlı..
sabah kalkınca babasını sorar.yatakta görüp rahatladıklatan sonra bıdı bıdı konuşur,akşam ne yaptıksa onları söyler.efendime söyleyim; -otur? -ne için? -oyun oynalm..-dur ocağa yumurta koyup geleyim annem.. -hayıyy ağlama sesi apartmanda herkesçe duyulur..-bebeğim kahvaltı yapcaksın hemen geliyorum
sonra arkamdan gelir.ev ayakkabıları giyilir.mutfağı talan ederken kahvaltı hazırlanır
klasik hergünkü olay.
17 kg,--98 boy 29 aylık gelişim için iyi diyor doktor.
herşeyi merak eder.kesici aletleri görünce ellemek ister fakat çocuk makaş ellemez-çocuk bıçak ellemez der:)
ama çaktırmadan ellemeye çalışır.
bir paket A4 kağıt alıp çekmeceye koyduk.aklına esince kalem bulup yazı yazar.bazende kalemle yine koltukları yazar ve aaaa yiğit koltuk yazdı der.
merdiven çıkıp inme hızı benden hallice..ona diyecek yok.top oynamayı çok seviyor..
anneyi severmisin soruma evet. ne kadar soruma çok .hı dememe bu kadayy der,kollarını açar.
beni öp derim.yanaklardan birer öper.birde yanaklarımdan vargücüyle kendine çevirip dudak der.
dudak öpülmez annem,hasta olursun derim.dudak deyip.gözlerini pörtletir ve zorla öper beni..
20 diş geçen ay tamamlandı.huysuzluklarını diş çıkarmalara bağlıyordum kendimce bir sebep bulmak için.şimdi dişte bitti.huysuzluklar 2 yaş sendromuna kaldı,onun üstüne yıkıyorum herşeyi şimdi.
puzzel becerisi iyice gelişti.bir kere görüyor ve o parçayı nereye koyacağını unutmuyor.o parça tek ayrı biyerde bile olsa alıp boş biryere bağlamadan da olsa yerine koyuyor.
karışık oldu ama anlatabilmişimdir inşallah bu durumu:)
yenilerini almak lazım da ben tembelim.oynamak istemiyorum bugünlerde.oyun kurmak içimden gelmez oldu.
hafızasını güçlü buluyorum aylar sonra bile daha önce okuduğumuz bir kitabın içindeki karakter isimlerini unutmuyor.
gün içinde kitaplarından bazı paragraflarını okuyo bana aklından.
kayu babasına, kaayuu diye seslendi diyor
domuş tuyyadan ev yaptı diyor.
evimizde kuş vardı ,şimdi gönderdim gerçi de-yere yem dökünce bana şikayet ediyordu .hala hatırlayıp
kuş mama dötme.ıııh diyor.ona kızıyormuş güya
başka çocuklarla oynamak istiyor.yolda sokakta çocuk görse .az bile olsa göz kontağı kursunlar oynamak için peşine takılıyor.cinsiyet farketmez.
kendi cinsiyetitin pek farkında değil.yani ayrımcılık yapmıyor.
kitapta kız ve erkeği ayırt ediyor ama kendisine uygulamıyor henüz.
kıyafetlerini kendi giyinmez.çıkarmayı sever ama bana yardım eder elini sokmada,kolunu kaldırmada.zorlanmam.
bişey giymemeyi tercih eder.tehditle,yada arkadaşların hasta diye kandırmakla bişey giydirebiliyorum.
ben oyununa karışınca hiç hoşlanmaz.ben ellemeyeceğim.onun verdiğini oynayacağım sadece.lider o olacak.komik sesler çıkarırsa kesin gülmek lazım.yoksa üstüme çıkarda zıplar..
yan yan bakıyor bugünlerde.mimikleri çok değişik.hiç düşünmediğim şeyler yapıyor.
hala herşeyin tadına bakıyor.ağzına sokuyor herşeyi.geçen kendi tırnak makasının arda tarafının tadına defalarca baktığı halde yine baktı..oğlum büyüdün sen.niye sokuyorsun ağzına diyorum.arkasını dönüp sokuyor yine.yani illaki bakacak tadına.
benden görüp tırnak yiyor.ben sıkıntıya girince elimi ağzıma sokarım.yiğitte daha ileri.dün acı oje sürdüm.önce aldırmadan soktu elini ağzına.acıı diye ağladı.bende anlattım.bundan sonra ağzına sokarsan elini dilin uff olur dedim.aklında tutuyor.bakıyor tam sokacak.uff anne sokma ağzına tıynakı diyor..
dil gelişimininde çok ilerlediğini düşünüyorum.2 yaşında sadece anne baba diyen yiğit, şimdi söylemediği şey yok gibi sanki.yani kelime haznesi geniş ama ben kullanım alanlarına göre demek istiyorum..
ortama sevdiği biri gelince meyabaa diyor.
çocuklara sakız dağıtan yaşlı bir dede var.yiğit onu seyrek görmesine rağmen.görünce yanına koşup.merabaa,şakış vey dedeee diyor.gülüyoruz hepimiz.
tv deki izlediği karakterlerin isimlerini biliyor.luli tv izliyor yiğit genelde.
çıkan her karakterin adını biliyor.hatta masallar,olaylar aynı olunca sıradaki olayı bile söylüyor.
nete taktı bugünlerde,kendi videolarını izlemek istiyor.hatta bilgisayarı kendi açıp masaüstü simgelerini kaydırmış herbirini başka yere.daha önce 2 defa bilgisayarı bozdu.üçüncü olmadan resimleri dvd ye almam lazım.
yiğitte hiç olmayan bişey çıktı ortaya.o benim..herşeye o benim diyor.
gerçekten istediği herşey onun..
ama geçen parkta aynı kepçe başka çocukta vardı.yiğit gözünü kısıp koştu ve kepçeye yapıştı.çocuk 4-5 yaşında.pustu kaldı.yiğit o beniiim diye çemkiriyor çocuğa.
ben hemen kendininkini götürdümde bıraktı zor bela.
geceleri hala birlikte uyuyoruz önce.an az iki kitap okunuyor.daha çok iserde ben uyuyorum okurken.kızıyor uyuklarsam eğer.yanından kalkıyorum yada kalkmıyorum.benim yorgunluğuma bağlı..
çiş konusunda dertliyim.geçen kardeşim geldi.gözümün içine baka baka yaptı.devamı geldi.o günden beri söylemiyor arası bişey.bu da bir dönem diyorum.geceleri bağlamaya başlamıştım bez.geçen üst üste 3 gece unuttum ve hiç yapmadı.
benim çocuk değişik.gece değilde gündüz yapıyor altına.)
küçük-büyük acı-tatlı gibi zıt kavramları biliyor üstünde çalışmamamıza rağmen.
bisikletini pedallarını çevirerek kullanıyor yaklaşık 2 aydır.
dün pedallı arabasınıda öyle kullandı.
renkler iyice pekişti.ara renkleri bilmiyor.sormuyor bende söylemiyorum..
bugünlerde mesleklere takmış durumda.ölye bir kitap alacağım .sayılardan 3-4-5-6-7-9-10 çok kullandıkları.
1-2 yi niye saymıyorsun diyorum.
sevmediğini belirten işaretler yapıyor.
ingilizce şeyler biliyor kardeşimden dolayı..ben ilgilenmediğimden kardeşim gelince bildiklerini sayıyor o gelince.yenilerini öğreterek gidiyor o da.
evde benden başkası varsa yiğiti tanıyamıyorum.dışarı çıkınca başka çocuk sanki.
herkes bana acıyarak bakıyor.bu çocuk haramıi gibi diyenler var.
durmadan ağlayan,saçını başını yolan,kendini yerlere atan bir çocuk var dışarda.
çıkıyorum bende birileriyle.yoksa sinirlerim harap oluyor.kendi kendimize takılıyoruz bugünlerde.
sadece yiğitle ben evdeysek harika oluyor.ama böylede olmazki.dönem dönem değilmi.?geçecek.(inşallah)
fotolar çarşamba günden.sahile gittik.hava harikaydı.eşimle sohbet etme fırsatı yakaladık birazcık.yiğit denize koşar adımlarla gidince.ve bir saat aralıksız denize taş attı....
7 Eylül 2010 Salı
hepatit A aşısı oldukk
1 aydır yaptırmak istiyordum,dün ise bayramdan sonraya bırakmamak için bugüne plan yaptım yiğitin hepatit a aşısı işini...
geçen sebebini anlayamadım ama başım fena halde döndü,2 gün yataktan kalkamadım,gözümü bile kapatınca ev dönüyordu,tansiyona baktık filan normal..dedimki gene kan değerlerimi düştü acaba..
yiğiti kıştan beri kilo boy ölçtürmesi yaptırmamıştım..doğduğundan beri 1 yaşına kadar her ay takipleri yapıldı ve yazılı duruyor,1 yaşından sonra ise 3-4 ayda bir yapıldı,kıştan beride yaptırmadım o da aklımdaydı ne zamandır...
hepsini topladık sağlık ocağında aldık soluğu sabah sabah..kendime tahlil yaptırdım,yarın alınacak..
yiğitin aşısını yaptırdık..bir sonraki dozu 6 ay sonra (7.mart.2011)
((ayrıca internette araştırdım ve 2-6 yaş arası yaptırmak gerekliymiş,2 den önce türkiye de tavsiye edilmiyormuş..sebebi anneden alınan antikorları öldürüyormuş bu aşı,o sebeple 2 yaşından sonra yapılmalıymış..))
sonra ölçümleri yapıldı yiğitin ve tam bir tosun olduğu tescillendi bir kez daha..
((16,5 kg-95 cm boy)) gelişimi iyi hatta normal üstü:)) diyor ebemiz,,genetik bu işler:)))
veeee yiğitin saçlarını kestirdik,,keltoş oldu oğlum
yiğitin saçı uzayınca güzel görünmüyor bana,avrupa yakasındaki burhan bey gibi oluyor :)))



ne çok şey yapmışız bugün yaa..
.
.
.
geçen sebebini anlayamadım ama başım fena halde döndü,2 gün yataktan kalkamadım,gözümü bile kapatınca ev dönüyordu,tansiyona baktık filan normal..dedimki gene kan değerlerimi düştü acaba..
yiğiti kıştan beri kilo boy ölçtürmesi yaptırmamıştım..doğduğundan beri 1 yaşına kadar her ay takipleri yapıldı ve yazılı duruyor,1 yaşından sonra ise 3-4 ayda bir yapıldı,kıştan beride yaptırmadım o da aklımdaydı ne zamandır...
hepsini topladık sağlık ocağında aldık soluğu sabah sabah..kendime tahlil yaptırdım,yarın alınacak..
yiğitin aşısını yaptırdık..bir sonraki dozu 6 ay sonra (7.mart.2011)
((ayrıca internette araştırdım ve 2-6 yaş arası yaptırmak gerekliymiş,2 den önce türkiye de tavsiye edilmiyormuş..sebebi anneden alınan antikorları öldürüyormuş bu aşı,o sebeple 2 yaşından sonra yapılmalıymış..))
sonra ölçümleri yapıldı yiğitin ve tam bir tosun olduğu tescillendi bir kez daha..
((16,5 kg-95 cm boy)) gelişimi iyi hatta normal üstü:)) diyor ebemiz,,genetik bu işler:)))
veeee yiğitin saçlarını kestirdik,,keltoş oldu oğlum
yiğitin saçı uzayınca güzel görünmüyor bana,avrupa yakasındaki burhan bey gibi oluyor :)))
ne çok şey yapmışız bugün yaa..
.
.
.
31 Ağustos 2010 Salı
en zengin yiğit 25 aylık bugün...
yiğit doğduğundan beri herşey onun üstüne,
--aman ses olmasın uyanır,bu gece huysuz onun yanına kıvrılırım,çocuk üşüdü klima aç,çocuk yandı klima aç,yemekler ona göre yapılır,evin düzeni zaten keza onun üstüne,biyere gidilecekse en büyük valiz onun olur vs. bu liste uzaaar gider.bütün ebeveynler bizim gibidir diye düşünüyorum:)
dün babamız çok yorgun olmasına rağmen beyefendinin isteği üzerine denize gittik,2 saat boyunca suyun içinde ördek gibi çırpındı,eşim ondan daha çok yoruldu,bende kenarda hakem gibi onu yap bunu yap talimat verdim:))

bugün eşim uyusun sabah birkerecik dedim,(gece 2 de geliyo ve kuşlara gidiyo,3 te yattı diyelim,) sabah 8:00 de yiğitin çığlık ve babaaaaa babaaaaa diye bağırmalarıyla uyanmasın istedim
topladım tası tarağı hadi oyun parkına dedim,avm ye (laura)attık gene kendimizi,
yiğit ordan oraya zıpladı,koştu,koşturdu,,birazcık olsun attı enerjisini

oyun oynarken en hararetli yerinde
ayyaaan ayyaaan diye söylendi yanıma gelip, gittik ayran aldık,içildi, sonra oyuna devam, sonra kubiyye kubiyye dendi allahtan kurabiye götürdüm yanımda (ama 7 tahıllı değil ,onu yemiyor,)verdim yedi,enerjisi bitenene kadar oynadı,tanıdık kızlar var orda çalışan (özge-neşe)bende onlarla güzel sohbetler ettim,dağıttık kafaları biraz,iyi geldi

sonra yiğit bulmaca çözdü,ağzının ayranıyla:)))karaladımı desem,yok yok çözdü:)))
sonra ordan çıktık ve yan avm ye (shemall)geçtik,D&R a bakmaya,yiğite o minik hikayelerden almaya gittik,içeriklerine baktık ve 3 tanecik daha seçiverdik..(bu seri halinde de satılıyor ama açıkta var,içine bakmadan almak istemiyorum,çünki hikayelerinin hepsi aynı ayarda güzel değil )

birde yiğitin tutturmasıyla bunu alıverdik,,aslında 1 kitap ,arkalı önlü yapışık,,baktı ve anında sevdi.ben baktım güzel hikayeleri ve resimleri var,


demem o ki en zengin yiğit,sevgininde,somut şeylerinde en güzel yeri onun:)
allah sevgisini hep içimde-- varlığını herzaman yanımda tutsun:))
yiğitim bugün 25. ayını doldurdu,,nice 25 aylara bebeğimm
--aman ses olmasın uyanır,bu gece huysuz onun yanına kıvrılırım,çocuk üşüdü klima aç,çocuk yandı klima aç,yemekler ona göre yapılır,evin düzeni zaten keza onun üstüne,biyere gidilecekse en büyük valiz onun olur vs. bu liste uzaaar gider.bütün ebeveynler bizim gibidir diye düşünüyorum:)
dün babamız çok yorgun olmasına rağmen beyefendinin isteği üzerine denize gittik,2 saat boyunca suyun içinde ördek gibi çırpındı,eşim ondan daha çok yoruldu,bende kenarda hakem gibi onu yap bunu yap talimat verdim:))

bugün eşim uyusun sabah birkerecik dedim,(gece 2 de geliyo ve kuşlara gidiyo,3 te yattı diyelim,) sabah 8:00 de yiğitin çığlık ve babaaaaa babaaaaa diye bağırmalarıyla uyanmasın istedim
topladım tası tarağı hadi oyun parkına dedim,avm ye (laura)attık gene kendimizi,
yiğit ordan oraya zıpladı,koştu,koşturdu,,birazcık olsun attı enerjisini

oyun oynarken en hararetli yerinde
ayyaaan ayyaaan diye söylendi yanıma gelip, gittik ayran aldık,içildi, sonra oyuna devam, sonra kubiyye kubiyye dendi allahtan kurabiye götürdüm yanımda (ama 7 tahıllı değil ,onu yemiyor,)verdim yedi,enerjisi bitenene kadar oynadı,tanıdık kızlar var orda çalışan (özge-neşe)bende onlarla güzel sohbetler ettim,dağıttık kafaları biraz,iyi geldi
sonra yiğit bulmaca çözdü,ağzının ayranıyla:)))karaladımı desem,yok yok çözdü:)))
sonra ordan çıktık ve yan avm ye (shemall)geçtik,D&R a bakmaya,yiğite o minik hikayelerden almaya gittik,içeriklerine baktık ve 3 tanecik daha seçiverdik..(bu seri halinde de satılıyor ama açıkta var,içine bakmadan almak istemiyorum,çünki hikayelerinin hepsi aynı ayarda güzel değil )
birde yiğitin tutturmasıyla bunu alıverdik,,aslında 1 kitap ,arkalı önlü yapışık,,baktı ve anında sevdi.ben baktım güzel hikayeleri ve resimleri var,
demem o ki en zengin yiğit,sevgininde,somut şeylerinde en güzel yeri onun:)
allah sevgisini hep içimde-- varlığını herzaman yanımda tutsun:))
yiğitim bugün 25. ayını doldurdu,,nice 25 aylara bebeğimm
Etiketler:
aktiviteler,
aylık gelişimi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



