insan herşeyi doğru yaptığını düşünürken ortalık yanlışlarla doluysa ne hisseder??
valla ben bu çocuğumu 22 ay emzirdim diye böbürlenirken şu an beslenmesinin sıfır olduğunu görmek içimi burkuyor, hemde çok..
bak buraya yazıyorum karnımdaki yavruya 6 ay sadec anne sütü filan demicem 4 aydan itibaren ne bulursam yedircem.
-biraz önce yiğitin öğretmeni ile konuştum.
sabah okula gitmeden 3 çeşit şurup içirmek zorundayım ve aç içmesin diye kek ve süt içirdim.arkasından şurup içirdim ve hoop hepsini geri kustu,üstünün kusmuk olmasına mı üzüleyim,şurubu kustuğuna mı, yedirdiklerimi kustuğuna mı,ve aç/ilaçsız okula gittiğine mi yanayım...üstüne okuldaki kahvaltılıklarıda yemiyor(muş) ..
akşam okuldan gelince karın bel açık geliyor.kendi çişini yaptığından atleti içine koyamıyor.kontrolde edilmiyor anladığım kadarıyla.sonuç hastalık.bel-göbek açık geliyor eve.öğretmenine söyledim bir kontrol edin diye.
ve kadın başladı anlatmaya..
-evde ne yiyor yiğit dedi. evde ne pişerse dedim.evde elimden geldiğince iyi beslediğimi düşünüyorum kendimce.
okulda önüne ne koyulursa oyun oynuyormuş yiyecekle,yemeğin içine tükürüyormuş,hatta ileri gidip arkadaşlarının yemeklerinin içine tükürdüğü oluyormuş. kadın kızmakta haklı değilmi.laftan da anlamaz benim bu oğlum.yapma demekten alınmaz hiç..off ya ben nerde neyi yanlış yaptım..
ancak ve ancak ses mi yükseltmek lazım yapmaması gerekeni duymasını sağlamak için...
nasıl baş edilecek bu çocukla.
-okulda hiç çorba,peynir,sulu yemek,et yada sebze,domates,zeytin yemiyormuş...içecekleri hiç içmiyormuş..kahvaltıda sadece salatalık ve ekmek yiyormuş...öğlen de yada pilav ve makarna....ALLAHIM DELİ OLACAĞIM. önüne koymadan soruyormuş kadın yiyecekmisin diye.yiyeceğim diye alıp yemiyormuş,üstüne de tükürük yada yere atma oluyormuş....
ne var bunda diyebilirsiniz..e diğer çocukların hepsi yiyormuş yemeklerden.
diğer çocukların çalışan anneleri var.nasıl aşılandı bu yemek konusu.oynayıp,içine tükürmesi nasıl aşılacak.
evde kurallarımız sökmüyor.
çok canım sıkıldı çok.
bunların üstüne ben bir çocuk daha yapıyorum..
ve bu da erkek..
evde pişen yemeklerde evde ben yedirirsem yiyor.
kadın yiğitin çok kötü beslendiğini düşünüyor.evde nasıl peşine pervane olduğumu görse şaşırırdı.
hele de benim iyi beslediğimi düşündüğümü görse ,emzirdim bolca diye böbürlendiğimi görse ne düşünürdü bilemiyorum..
dün arkadaşım pazardan 3 klo avokado aldı.oğlu kahvaltıda 1 tane mutlaka yiyormuş.gün içinde de istediği oluyormuş.1 nar suyu içiyormuş..
2 lokma sağlıklı şeyi yedireceğim diye göbeğim çatlıyor benim....
40 ayını dolduran bir çocuk için gerideyim değilmi::.............
içimi boşalttım ,gidiyorum...başım çatlıyor...sevgiler
davranışlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
davranışlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Aralık 2011 Cuma
9 Ekim 2011 Pazar
bizden haberler.
valla problemimiz bitmiyor.
cuma günü konuştuk gene öğretmeniyle.of çekerek başladı kadın lafa.belki her veliye laf anlatmaktan bıktığından,belki yiğiti bana şikayet etmekten,belki aynı lafları hergün çok defa konuştuğundan.ama neyse ne.of çekerek başlamasından hiç hoşlanmadım.
neler yapıyor devma mı dedim yiğitin huysuz davranışlarına.evet dedi.
*uyku öncesi problem çıkarmış.yatağı sevmiyor biliyorum.
*biri bir bir ilgi gösterilsin istiyor kadının anlattıklarından ve çocuğumu tanıdığımdan bunu çıkardım.
*caner bana vurdu ceza vermeyecekmisin diye soruyormuş ara ara.çünkü yiğitin burnunun üstü açılmış baya.canını çok yakmış.ve hiçbişey de dememiş çocuğa emel hanım.öyle dedi kendisi.yiğit buna içerlemiş.zaten takıyor son zamanlarda bazı şeylere.
bende biraz yiğitin sırtını sıvazlamasını sadece gün içinde enerjisinin düştüğünü,canının yandığını kabullenemediğini söyledim.
emel hanımda her probleminde yanındaymış gibi görünemem dedi.bazen olmayacak şeyleri anlaması lazım dedi.hep onaylamak olmazmış yani.bencilliğe iter dedi.
bende hafta sonu yiğiti takip etmeye karar verdim.başka çocuklara nasıl davranacak , bize nasıl davranacak,olaylar karşısında nasıl.....
dün,bugün baktım ki yiğit aynı yiğit.olumsuzluk karşısında hemen tepki veren,hakkı olduğu düşündüğü şeyleri sonuna kadar savunmaya çalışan,ve asla pes etmeyen bir çocuk.hakkını savunurkende yerine göre kavgacı,ısrarcı,gürültücü ....
anladımki bu onun karakteri.yapacak çok çok fazla bişey yok.bol sabır gösterilecek ve yanlışları da konuşarak ve zamanla giderilecek.
(parkta 2 erkek kardeşe karşı komşunun 1 yaşındaki kızını savunuyor,topunun peşinde uzak mesafeye kadar kovaladı çocukları.ben yetemedim arkasından.asla vazgeçmedi.babasının yanına kaçtı çocuklar ve babaya bile kafa tuttu yiğit.yağmur un topunu versinler diye.
şimdi gülüyoruz bu davranışlara,ileride inşallah kendi farkına varır ve ortasını bulur bu davranışların.yoksa yandım ben hepten.....)
bugün aşağı sitede ikiz erkek kardeşlere sinir oldu.7 ay büyükler kendisinden.ve oldukça güçlü ve de kavgacılar.yiğitin pedallı arabasını arkasından haberi olmadan ittirdiler ve yiğit parladı tabi.git burdan dedi.çocuklar anlamadı ve ben yetişene kadar vurdular birbirlerine.yiğit konuşuyor niye ittirdin gibi bişeyler söyleyip yavaşça ittirirken çocuk destekli vuruyor,üstelik iki kişiler.neyseki ben yetiştim.birde siniri yatışmıyor yiğitin.laflarıyla illaki yıldıracak güya onları ama onlar yiğit kadar konuşamıyorlar bile.ama iyi kavga edebiliyorlar iki oğlan olduklarından....
neyseki biriyle anlaştılar sonradan ama biri daha acar çıktı.annesi söyledi.o takar diye.yiğite gelip gelip sen gitsene,kardeşimle oynama gibi laflar dedi.yiğit hepten çıldırdı.yağmur altında oynadılar biraz.o çocuk defalarca düştü suyun içine de annesi dönüp bakmadı.dizi kanadı havuzun içinde de kadın götürmeye karar verdi eve.bana da sen çok narin yetiştiriyorsun diye laf söyledi kadın.tövbe tövbe.benki hiç öyle değilimdir ama suya düşerse de soğuk havada müdahale edeceğim tabi.ama kadına böyle söylemedim tabi.
neyse..zaten başka bir durumumuz var bugünlerde.yiğit yatağa çişini kaçırıyor.yatmadan yaptırıyorum çişini ama azıcık yapıyor.yattıktan en fazla 1 saat sonra göl şekilde kalkıyor.çişin içinde uyanmıyor bide.ben gidip kontrol ediyorum.ve boynunun altından ayakucuna kadar ıslak.sanırsın kovayla dökülmüş.öğlen uykusunda da gecede yapıyor.hatta gece 2 kere yaptığı bile oldu.benim uykularım düzeldi.uyku saatlerim uzadı.uyandıkça götüreyim diyorum ama geç kalmış oluyorum.
kendinden tamamen habersiz yaparken. yiğitin 12 saat bile yapmadığı olurdu ne oldu diyorum ben şimdi.
okuldan mı etkileniyor???
üşüttümü???
şu an saat 03:15 . ben çiş değiştirme ve yiğiti yıkama faslından sonra uykusu kaçmış durumdayım.
ne zormuş şu çocuk büyütmek.saldım çayıra yapsan belki daha az yıpranır insan ama yapamam ki.bu durumda bir tene daha geliyor.ve o da erkek olacak.x2 zor günler beni bekliyor:)
cuma günü konuştuk gene öğretmeniyle.of çekerek başladı kadın lafa.belki her veliye laf anlatmaktan bıktığından,belki yiğiti bana şikayet etmekten,belki aynı lafları hergün çok defa konuştuğundan.ama neyse ne.of çekerek başlamasından hiç hoşlanmadım.
neler yapıyor devma mı dedim yiğitin huysuz davranışlarına.evet dedi.
*uyku öncesi problem çıkarmış.yatağı sevmiyor biliyorum.
*biri bir bir ilgi gösterilsin istiyor kadının anlattıklarından ve çocuğumu tanıdığımdan bunu çıkardım.
*caner bana vurdu ceza vermeyecekmisin diye soruyormuş ara ara.çünkü yiğitin burnunun üstü açılmış baya.canını çok yakmış.ve hiçbişey de dememiş çocuğa emel hanım.öyle dedi kendisi.yiğit buna içerlemiş.zaten takıyor son zamanlarda bazı şeylere.
bende biraz yiğitin sırtını sıvazlamasını sadece gün içinde enerjisinin düştüğünü,canının yandığını kabullenemediğini söyledim.
emel hanımda her probleminde yanındaymış gibi görünemem dedi.bazen olmayacak şeyleri anlaması lazım dedi.hep onaylamak olmazmış yani.bencilliğe iter dedi.
bende hafta sonu yiğiti takip etmeye karar verdim.başka çocuklara nasıl davranacak , bize nasıl davranacak,olaylar karşısında nasıl.....
dün,bugün baktım ki yiğit aynı yiğit.olumsuzluk karşısında hemen tepki veren,hakkı olduğu düşündüğü şeyleri sonuna kadar savunmaya çalışan,ve asla pes etmeyen bir çocuk.hakkını savunurkende yerine göre kavgacı,ısrarcı,gürültücü ....
anladımki bu onun karakteri.yapacak çok çok fazla bişey yok.bol sabır gösterilecek ve yanlışları da konuşarak ve zamanla giderilecek.
(parkta 2 erkek kardeşe karşı komşunun 1 yaşındaki kızını savunuyor,topunun peşinde uzak mesafeye kadar kovaladı çocukları.ben yetemedim arkasından.asla vazgeçmedi.babasının yanına kaçtı çocuklar ve babaya bile kafa tuttu yiğit.yağmur un topunu versinler diye.
şimdi gülüyoruz bu davranışlara,ileride inşallah kendi farkına varır ve ortasını bulur bu davranışların.yoksa yandım ben hepten.....)
bugün aşağı sitede ikiz erkek kardeşlere sinir oldu.7 ay büyükler kendisinden.ve oldukça güçlü ve de kavgacılar.yiğitin pedallı arabasını arkasından haberi olmadan ittirdiler ve yiğit parladı tabi.git burdan dedi.çocuklar anlamadı ve ben yetişene kadar vurdular birbirlerine.yiğit konuşuyor niye ittirdin gibi bişeyler söyleyip yavaşça ittirirken çocuk destekli vuruyor,üstelik iki kişiler.neyseki ben yetiştim.birde siniri yatışmıyor yiğitin.laflarıyla illaki yıldıracak güya onları ama onlar yiğit kadar konuşamıyorlar bile.ama iyi kavga edebiliyorlar iki oğlan olduklarından....
neyseki biriyle anlaştılar sonradan ama biri daha acar çıktı.annesi söyledi.o takar diye.yiğite gelip gelip sen gitsene,kardeşimle oynama gibi laflar dedi.yiğit hepten çıldırdı.yağmur altında oynadılar biraz.o çocuk defalarca düştü suyun içine de annesi dönüp bakmadı.dizi kanadı havuzun içinde de kadın götürmeye karar verdi eve.bana da sen çok narin yetiştiriyorsun diye laf söyledi kadın.tövbe tövbe.benki hiç öyle değilimdir ama suya düşerse de soğuk havada müdahale edeceğim tabi.ama kadına böyle söylemedim tabi.
neyse..zaten başka bir durumumuz var bugünlerde.yiğit yatağa çişini kaçırıyor.yatmadan yaptırıyorum çişini ama azıcık yapıyor.yattıktan en fazla 1 saat sonra göl şekilde kalkıyor.çişin içinde uyanmıyor bide.ben gidip kontrol ediyorum.ve boynunun altından ayakucuna kadar ıslak.sanırsın kovayla dökülmüş.öğlen uykusunda da gecede yapıyor.hatta gece 2 kere yaptığı bile oldu.benim uykularım düzeldi.uyku saatlerim uzadı.uyandıkça götüreyim diyorum ama geç kalmış oluyorum.
kendinden tamamen habersiz yaparken. yiğitin 12 saat bile yapmadığı olurdu ne oldu diyorum ben şimdi.
okuldan mı etkileniyor???
üşüttümü???
şu an saat 03:15 . ben çiş değiştirme ve yiğiti yıkama faslından sonra uykusu kaçmış durumdayım.
ne zormuş şu çocuk büyütmek.saldım çayıra yapsan belki daha az yıpranır insan ama yapamam ki.bu durumda bir tene daha geliyor.ve o da erkek olacak.x2 zor günler beni bekliyor:)
7 Ekim 2011 Cuma
SALDIRGANLIK
SALDIRGANLIK
Saldırganlık küçük çocuklarda normal bir tepki biçimidir.Çocuğun güvenlik,mutluluk ya da başka bir gereksiniminin Şekil değiştirerek başka bir biçimde ortaya çıkmasıdır.Saldırganlığı kişisel bir yaralanmanın bir başka Şekilde sonuçlanması olarak tanımlayabiliriz.Bu yaralanma sonucunda çocuğun akranlarına vurması, ısırması, eşyaları fırlatması,tekmelemesi, tükürmesi ve zarar vermeyi amaçlayan tehditler Şeklinde sözel saldırılarda bulunmasıdır.
Sürekli ve aşırı biçimde saldırgan olan çocuk sinirli, anlaşılmaz, eyleme hazır ve aşırı geçimsizdir. İlişkileri gergin ve sürtüşmelidir. Hemen parlar ve kavgaya hazırdır. Durmadan kuralları çiğner ve ceza görür. Bu çocuklar cezadan etkilenmez ya da kısa süreli etkilenmiş gibi görünürler. Olağan anlaşmazlıkları bile bilek gücüyle çözmeye çalışırlar.Tepkileri ölçüsüz ve durumla orantısızdır. Öfkesini yenemez ve hep kendini haklı çıkarmaya çalışır. Bu çocuklar evde okulda sürekli sorun yaratırlar ve yetişkinlerle sürekli çatışma içindedirler. Genellikle erkek çocuklar daha saldırgandırlar.
2-Çocuğun yetişkinlerden katı ceza, anlayışsızlık ve yetersiz sevgi görmesi
3-Babanın uzun süreli yokluğunda, annenin sürekli çocuğun etrafında olmasıyla ortaya çıkan feministik ortam
4-TV. Ve kitle iletişimim araçlarının olumsuz etkisi(Kurtlar Vadisi örneği ver.)
5-Ana-baba tutumlarının olumsuzluğu, çocukla aralarındaki iletişimin iyi olmaması
6-Çocuğun ana-babasından dayak yemesi
7-Beyin zarı iltihabı, beyin zedelenmesi gibi fizyolojik sorunlar
2-Çok fazla saldırgan davranışlara tolerans gösterilmemelidir.Çocuğun istekleri bu tip davranışlar yapınca yerine getiriliyorsa, çocuk isteklerini yaptırmada araç olarak görmeye başlar. Bu yolla istekleri yerine getirilmemelidir.Saldırgan davranışlar ödüllendirilmemeli ve onun bu davranışının istenmeyen bir davranış olduğu hemen gösterilmelidir.
3-Saldırgan davranışlar kesinlikle dayakla cezalandırılmamalıdır.Ana-babanın ilgisi sevgisi azaldığında ve fiziksel cezalar uzun süre devam ettiğinde, çocukta saldırgan, asi, sorumsuz davranışlar gelişir. Saldırgan davranışlar ortaya çıktığında, yetişkinler sakin davranmalı, anormal duygusal tepkiler yerine ben dilini kullanmalıdır.(Böyle davrandığın için üzüldüm) Dayak saldırgan davranışın hemen bitiminde uygulandığı zaman, onun hemen kesilmesini sağlayabilir ancak,çocukta düşmanca duygular geliştirir.
4-Çocuk gergin ve sinirliyken onunla tartışmamalı, sakinleşmesini beklemeli ve daha sonra davranışı ile ilgili konuşulmalıdır.
5-Çocuğa sosyal olgunluğuna uygun çeşitli sorumluluklar verilmeli, başarabileceği kadarıyla bir çok Şeyleri başlatıp, bitirmesi sağlanmalıdır. Çocuk başarma duygusunu yaşamalıdır.
6-Çocuğa bu davranışın dezavantajları gösterilmelidir.Saldırgan davranışları ile isteklerini elde edemeyeceğini, istediği Şeyleri kaybettiğini görmeli ve yaşamalıdır.
7-Olumlu davranışı pekiştirme: Ana-baba ve diğer yetişkinler çocuğun olumlu davranışını görüp, olumsuz davranışı görmemezlikten gelmelidir.Çocuk bu davranışı yapmadığında sözel olarak ödüllendirilmelidir. Ör:10dk. Kavga etmeden ve bağırmadan oynadığında bu sözel olarak ödüllendirme.
8-Çocuğun dışarıda oynamasına izin verme, bu çocuğun gerilimini azaltır ve enerjisini boşaltma imkanı sağlar.
9-Saldırgan davranış diğer çocukların güvenliğini ciddi bir Şekilde tehdit etmedikçe bu davranışın üstünde durmamak gerekir.
10-Kendi kendine konuşma:Çocuk oldukça dürtüsel davranıyorsa ve onun bu yönünü kontrol etmede güçlük yaşanıyorsa;çocuğa başkalarına vuracağı zaman, kendi kendini engelleyici cümleler söylemesi öğretilebilir.Ör:10'na kadar say ve ona vurma gibi.
11-Çocuk saldırgan modellerle karşı karşıya getirilmemelidir.TV.deki Şiddet içeren programları seyretmesi engellenmelidir.Eğer kesinlikle engel olunamıyorsa, ana-baba çocukla birlikte seyrederek Şiddetin sonuçlarını tartışabilirler.Ayrıca bu Şiddet filmlerinin gerçek yaşamın modeli değil, kurmaca olduğu çocuğa anlatılabilir.
12-Kızgınlıktan kurtulmak için alternatifler bulunabilir. Yumruklanabilen kil, çakılabilen çiviler,resim çizme, boyama çocuğun kızgınlık duygularını kontrol altına almayı sağlayabilir. Ayrıca futbol,basketbol gibi sporlar kabul gören çıkış yollarıdır.
13-Her yaş ve dönemde çocuğun temel ihtiyaçları zamanında yerine getirilmelidir.
14-Bu çocukların özellikle baba ile daha çok birlikte olması sağlanmalıdır.
15-Anne-babalar bu çocuklarla iletişim kurarken ben dilini kullanmalıdır.Ör:Böyle kavga ettiğin zaman rahatsız oluyorum, üzülüyorum gibi.kişiler duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını davranış anında dile getirmelidir.
Saldırganlık küçük çocuklarda normal bir tepki biçimidir.Çocuğun güvenlik,mutluluk ya da başka bir gereksiniminin Şekil değiştirerek başka bir biçimde ortaya çıkmasıdır.Saldırganlığı kişisel bir yaralanmanın bir başka Şekilde sonuçlanması olarak tanımlayabiliriz.Bu yaralanma sonucunda çocuğun akranlarına vurması, ısırması, eşyaları fırlatması,tekmelemesi, tükürmesi ve zarar vermeyi amaçlayan tehditler Şeklinde sözel saldırılarda bulunmasıdır.
Sürekli ve aşırı biçimde saldırgan olan çocuk sinirli, anlaşılmaz, eyleme hazır ve aşırı geçimsizdir. İlişkileri gergin ve sürtüşmelidir. Hemen parlar ve kavgaya hazırdır. Durmadan kuralları çiğner ve ceza görür. Bu çocuklar cezadan etkilenmez ya da kısa süreli etkilenmiş gibi görünürler. Olağan anlaşmazlıkları bile bilek gücüyle çözmeye çalışırlar.Tepkileri ölçüsüz ve durumla orantısızdır. Öfkesini yenemez ve hep kendini haklı çıkarmaya çalışır. Bu çocuklar evde okulda sürekli sorun yaratırlar ve yetişkinlerle sürekli çatışma içindedirler. Genellikle erkek çocuklar daha saldırgandırlar.
SALDIRGANLIĞIN NEDENLERI
1-Saldırgan davranışların ebeveynler tarafından ödüllendirilmesi. Geleneksel kültürün erkek çocuğun saldırganlığını onaylaması(Ör: parkta iki çocuk birbirini döver. Biri daha çok dayak yerse, annesinin çocuğunun kendisini savunamadığı düşüncesiyle üzülmesi)2-Çocuğun yetişkinlerden katı ceza, anlayışsızlık ve yetersiz sevgi görmesi
3-Babanın uzun süreli yokluğunda, annenin sürekli çocuğun etrafında olmasıyla ortaya çıkan feministik ortam
4-TV. Ve kitle iletişimim araçlarının olumsuz etkisi(Kurtlar Vadisi örneği ver.)
5-Ana-baba tutumlarının olumsuzluğu, çocukla aralarındaki iletişimin iyi olmaması
6-Çocuğun ana-babasından dayak yemesi
7-Beyin zarı iltihabı, beyin zedelenmesi gibi fizyolojik sorunlar
SALDIRGAN DAVRANIŞLARI NASIL ÖNLEYEBILIRIZ?
1-Her şeyden önce ana-baba çocuğa saldırganlık modeli olmamalıdır.(Evde dayak yiyen bir çocuk varsa kardeşini dövüyor. Kardeşi yoksa okulda en ufak bir sorunda arkadaşına vuruyor. Ya da hayvanlara eziyet ediyor.)Çünkü dayak herkes için olumsuz duygular yaratır.2-Çok fazla saldırgan davranışlara tolerans gösterilmemelidir.Çocuğun istekleri bu tip davranışlar yapınca yerine getiriliyorsa, çocuk isteklerini yaptırmada araç olarak görmeye başlar. Bu yolla istekleri yerine getirilmemelidir.Saldırgan davranışlar ödüllendirilmemeli ve onun bu davranışının istenmeyen bir davranış olduğu hemen gösterilmelidir.
3-Saldırgan davranışlar kesinlikle dayakla cezalandırılmamalıdır.Ana-babanın ilgisi sevgisi azaldığında ve fiziksel cezalar uzun süre devam ettiğinde, çocukta saldırgan, asi, sorumsuz davranışlar gelişir. Saldırgan davranışlar ortaya çıktığında, yetişkinler sakin davranmalı, anormal duygusal tepkiler yerine ben dilini kullanmalıdır.(Böyle davrandığın için üzüldüm) Dayak saldırgan davranışın hemen bitiminde uygulandığı zaman, onun hemen kesilmesini sağlayabilir ancak,çocukta düşmanca duygular geliştirir.
4-Çocuk gergin ve sinirliyken onunla tartışmamalı, sakinleşmesini beklemeli ve daha sonra davranışı ile ilgili konuşulmalıdır.
5-Çocuğa sosyal olgunluğuna uygun çeşitli sorumluluklar verilmeli, başarabileceği kadarıyla bir çok Şeyleri başlatıp, bitirmesi sağlanmalıdır. Çocuk başarma duygusunu yaşamalıdır.
6-Çocuğa bu davranışın dezavantajları gösterilmelidir.Saldırgan davranışları ile isteklerini elde edemeyeceğini, istediği Şeyleri kaybettiğini görmeli ve yaşamalıdır.
7-Olumlu davranışı pekiştirme: Ana-baba ve diğer yetişkinler çocuğun olumlu davranışını görüp, olumsuz davranışı görmemezlikten gelmelidir.Çocuk bu davranışı yapmadığında sözel olarak ödüllendirilmelidir. Ör:10dk. Kavga etmeden ve bağırmadan oynadığında bu sözel olarak ödüllendirme.
8-Çocuğun dışarıda oynamasına izin verme, bu çocuğun gerilimini azaltır ve enerjisini boşaltma imkanı sağlar.
9-Saldırgan davranış diğer çocukların güvenliğini ciddi bir Şekilde tehdit etmedikçe bu davranışın üstünde durmamak gerekir.
10-Kendi kendine konuşma:Çocuk oldukça dürtüsel davranıyorsa ve onun bu yönünü kontrol etmede güçlük yaşanıyorsa;çocuğa başkalarına vuracağı zaman, kendi kendini engelleyici cümleler söylemesi öğretilebilir.Ör:10'na kadar say ve ona vurma gibi.
11-Çocuk saldırgan modellerle karşı karşıya getirilmemelidir.TV.deki Şiddet içeren programları seyretmesi engellenmelidir.Eğer kesinlikle engel olunamıyorsa, ana-baba çocukla birlikte seyrederek Şiddetin sonuçlarını tartışabilirler.Ayrıca bu Şiddet filmlerinin gerçek yaşamın modeli değil, kurmaca olduğu çocuğa anlatılabilir.
12-Kızgınlıktan kurtulmak için alternatifler bulunabilir. Yumruklanabilen kil, çakılabilen çiviler,resim çizme, boyama çocuğun kızgınlık duygularını kontrol altına almayı sağlayabilir. Ayrıca futbol,basketbol gibi sporlar kabul gören çıkış yollarıdır.
13-Her yaş ve dönemde çocuğun temel ihtiyaçları zamanında yerine getirilmelidir.
14-Bu çocukların özellikle baba ile daha çok birlikte olması sağlanmalıdır.
15-Anne-babalar bu çocuklarla iletişim kurarken ben dilini kullanmalıdır.Ör:Böyle kavga ettiğin zaman rahatsız oluyorum, üzülüyorum gibi.kişiler duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını davranış anında dile getirmelidir.
30 Eylül 2011 Cuma
gelen telefonla üzülen/rahatlayan anne
yiğitin anaokulunun rehber öğretmeni iki gün önce beni aradı ve düzenlenecek eğitime davet edildim.daha önce bildirimini almıştım zaten.aile ve çocuk hakkında 10 hafta sürecek bir seminer.uzman kişiler tarafından verilecek ve sonunda bir sertifika da verilecek.çok sevindim ..toplamda 25 anne katılacakmış ve bende katılma fırsatı bulduğumdan sevinmiştim..
ve bugün sabah telefonum çaldı baktım yiğitin sınıf öğretmeni.hemen açtım ve bişeymi oldu dedim.emel hanım yok yok yiğit iyi de ben sizinle konuşmak istiyordum dedi.
direkt konuya girdi.yiğitte evde bazı problemler gördünüzmü dedi.bende herzaman bloğa yazdığım bazı problemlerimizin olduğundan bahsettim.
siz bişeymi gördünüz dedim.yiğitte herzamankinden biraz daha fazla görülen daha hırçınlık,arkadaşlarına vurma,istemediği bir davranış karşısında kendini hızla yere atıp tepinme,kendine vurma gibi davranışlar gördüğünü söyledi.aynı davranışların akabinde özür dilediğini,davranışından dolayı pişmanlık yaşayıp üzüldüğünü ama aynı davranışı yinelemekten de çekinmediğini dile getirdi.öğretmenine kızıp ''seni sevmiyorum,git burdan'' gibi şeyler de söylediğini, söyledi.
bende bunların hepsini bildiğimi söyledim.
bir hayli de üzüldüm.
ne yapabilirizi konuştuk biraz da.ve okulun rehber öğretmeni Arzu hanımla bir görüşün dedi.aradım Arzu hanımı ve yarım saat sonrası için görüşme ayarladım.gittim
arzu hanımda hamile çok şeker bir hanım.konuşmaya başladık.bilgilerimizi aldı.neleri problem gördüğümüzüden bahsettik.yiğitin öğretmeninin söylediklerini konuştuk
*takıntılı bir şekilde 'baran beni kaldırıma düşürdü'lafını günün her saatinde söylüyormuş.(böyle bir olay yaşamıştık)
*kendinden cılız gördüğü çocuklar başta olmak üzere güçlülere de vurup-kavgaya girişiyormuş
*kurallara uymuyorumuş(yemekhaneye sıra şeklinde gitmek gibi)
*kendini yere atıyormuş
*kendine vuruyormuş
*ağlıyormuş
*uygunsuz davranışı sonrası özür dileyip öğretmene sarılıyormuş
*bidaha yapmayalım dendiğinde''tamam'' demeyi ihmal etmiyormuş
. . . . . .
bunlar zaten benim hep bahsettiğim/şikayet ettiğim davranışlarıydı.ama zaten biliyordum ben bunları,çözümünün nasıl olacağı konusunu ise zamana yaymıştım kendimce...
kreşe gönderdim ki kuralları bir şekilde öğrensin,evde zaten sabır taşıyım ona karşı,bol aktivite yapıyoruz,dışarıda geçiriyoruz zamanımızı,yemek yemezse zorlama yok,sevgi gani zaten.(annem çok sevgiden şımardığını düşünüyor.)
yani ne yapalım konusunda dolaşıp dolaşıp sabır-sevgi-kaliteli zamana çıkıyor her sorunun sonu.
rehber öğretmen aslında iyi yönlerinin fazlaca ağır bastığından bahsetti,izleyecek yiğiti ...
kendince ilgi çekmek istiyordur dedi.
bol sabır gösterilecek.
bir de karakter yapısı böyle olablir dedi.zaten biliyorum ki 100 kişinin içine koysak ta kendini belli edecek bir çocuk yiğit.gerek hareketliliği,atılganlığı,aklı,huysuzluğu,istekleriyle....ama yinede herşeyin anne babada çözüleceğinden konuştuk.
kardeş geliyor şimdi.ilgi azalacak,belki problem çoğalacak belki tamamen bitecek.hazırlıyorum kendimi bunlara şimdiden..eşimle akşama bir toplantı yapmam lazım.hatta konuşmakla olmaz nasıl olacağını yazılı olarak sunacağım kendisine...
eve biraz rahatlamış olarak döndüm.sonuçta 3 yaş 2 aylık bir erkek çocuğum var.doğalı sadece ve sadece 3 yıl oldu.doğduundan beri sadece ben ilgilendim.doğru yaptığım şeyler yanında yanlışlarımda var.
gelişmeleri yazacağım yine.
ve bugün sabah telefonum çaldı baktım yiğitin sınıf öğretmeni.hemen açtım ve bişeymi oldu dedim.emel hanım yok yok yiğit iyi de ben sizinle konuşmak istiyordum dedi.
direkt konuya girdi.yiğitte evde bazı problemler gördünüzmü dedi.bende herzaman bloğa yazdığım bazı problemlerimizin olduğundan bahsettim.
siz bişeymi gördünüz dedim.yiğitte herzamankinden biraz daha fazla görülen daha hırçınlık,arkadaşlarına vurma,istemediği bir davranış karşısında kendini hızla yere atıp tepinme,kendine vurma gibi davranışlar gördüğünü söyledi.aynı davranışların akabinde özür dilediğini,davranışından dolayı pişmanlık yaşayıp üzüldüğünü ama aynı davranışı yinelemekten de çekinmediğini dile getirdi.öğretmenine kızıp ''seni sevmiyorum,git burdan'' gibi şeyler de söylediğini, söyledi.
bende bunların hepsini bildiğimi söyledim.
bir hayli de üzüldüm.
ne yapabilirizi konuştuk biraz da.ve okulun rehber öğretmeni Arzu hanımla bir görüşün dedi.aradım Arzu hanımı ve yarım saat sonrası için görüşme ayarladım.gittim
arzu hanımda hamile çok şeker bir hanım.konuşmaya başladık.bilgilerimizi aldı.neleri problem gördüğümüzüden bahsettik.yiğitin öğretmeninin söylediklerini konuştuk
*takıntılı bir şekilde 'baran beni kaldırıma düşürdü'lafını günün her saatinde söylüyormuş.(böyle bir olay yaşamıştık)
*kendinden cılız gördüğü çocuklar başta olmak üzere güçlülere de vurup-kavgaya girişiyormuş
*kurallara uymuyorumuş(yemekhaneye sıra şeklinde gitmek gibi)
*kendini yere atıyormuş
*kendine vuruyormuş
*ağlıyormuş
*uygunsuz davranışı sonrası özür dileyip öğretmene sarılıyormuş
*bidaha yapmayalım dendiğinde''tamam'' demeyi ihmal etmiyormuş
. . . . . .
bunlar zaten benim hep bahsettiğim/şikayet ettiğim davranışlarıydı.ama zaten biliyordum ben bunları,çözümünün nasıl olacağı konusunu ise zamana yaymıştım kendimce...
kreşe gönderdim ki kuralları bir şekilde öğrensin,evde zaten sabır taşıyım ona karşı,bol aktivite yapıyoruz,dışarıda geçiriyoruz zamanımızı,yemek yemezse zorlama yok,sevgi gani zaten.(annem çok sevgiden şımardığını düşünüyor.)
yani ne yapalım konusunda dolaşıp dolaşıp sabır-sevgi-kaliteli zamana çıkıyor her sorunun sonu.
rehber öğretmen aslında iyi yönlerinin fazlaca ağır bastığından bahsetti,izleyecek yiğiti ...
kendince ilgi çekmek istiyordur dedi.
bol sabır gösterilecek.
bir de karakter yapısı böyle olablir dedi.zaten biliyorum ki 100 kişinin içine koysak ta kendini belli edecek bir çocuk yiğit.gerek hareketliliği,atılganlığı,aklı,huysuzluğu,istekleriyle....ama yinede herşeyin anne babada çözüleceğinden konuştuk.
kardeş geliyor şimdi.ilgi azalacak,belki problem çoğalacak belki tamamen bitecek.hazırlıyorum kendimi bunlara şimdiden..eşimle akşama bir toplantı yapmam lazım.hatta konuşmakla olmaz nasıl olacağını yazılı olarak sunacağım kendisine...
eve biraz rahatlamış olarak döndüm.sonuçta 3 yaş 2 aylık bir erkek çocuğum var.doğalı sadece ve sadece 3 yıl oldu.doğduundan beri sadece ben ilgilendim.doğru yaptığım şeyler yanında yanlışlarımda var.
gelişmeleri yazacağım yine.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)