21 Ekim 2011 Cuma

biraz daha kreş macerası

biraz daha kreşten haberler yazayım...

bu hafta pazartesi eğitime gittim yine.eşim bıraktı bizi.yiğit çantasını çeke çeke 'sende gel içeri'  dedi,sınıflara anne-babaların girmesi yasak,akşam evde görüşürüz dedim ve  kapıdan bıraktım ,problemsiz gitti sınıfına.çok hoşuma gitti.bende eğitime girdim onun arkasından.
sonraki günler zorlamayla bindi sabah servise.dün ve bugün hiç ağlamadan bindiriyorum  ve harika bişeymiş.onu gönderdikten sonraki stres beni mahvediyordu..ağlarken ''bana seni seviyorum de anneeee'',demesinimi yoksa ''sarıl banaaa'' demesinimi anlatayım.:)

okulda yine Caner in ona vurduğunu söylüyor ama bende vurdum diyor.öğretmeniyle ne zamandır konuşmamıştık sınıftaki hallerinden.bugün aradım tam da caner in ailesiyle görüşmedelermiş.az sonra o beni aradı..
yine kavga işleri devam ediyormuş.hafta başı kötüydü diyor.bir gün çok uyumlu,öteki gün bambaşka hırçın diyor kadın.çözemiyor o da.
biraz şikayet eder gibi konuştu,bende de sabır kalmıyor bazen dedi..
bende daha çok küçükler olabilir böyle şeyler diye yaklaştım bu sefer..ve hemen çark etti.tabi canım filan dedi.zamana bırakalım dedim.baktı netim o da alttan alıverdi hemen.
ayrıca 'belliki yiğite emek verilmiş,kendini ifadesi,olaylara yaklaşımı,eğitime ilgisi çok dedi.ama bu hırçınlık ve takıntıları da haledilek bişey dedi arkasından...

öğretmeni asıl arama sebebim'' yiğit dün gece sayıklayarak,ağlayarak uyandı hep.yanında yatmak zorunda kaldım.okulla ilgili sayıkladı durdu.gündüz olan olayları hatırlıyor galiba..
tutuldu her tarafım.göbekte büyüdükçe sığamıyoruz artık tek kişilik yatağa.sabah ağrılarla uyandım.
ama uyanınca herşey güzeldi.hiç terslenmedi yiğit.sütünü içti.6-7 bebe bisküvisi yedi .caillou seyretti 5 dk ve gönderdim.

kitap okuyorlarmış ve yiğit hepsini biliyormuş,kendini çok ifade ettiğini söyledi,huysuzluklarının yanında kendini öyle iyi anlatıyormuş ki karşılıksız bırakamıyormuş öğretmen ve diğer yardımcılar.
yardımcı kadınların bile bir seslenmeden,sevmeden geçemediklerini söylüyor öğretmen.
serviste de neşe kaynağıymış.en gürültücü,hemen kendini farkettiren bir çocuk fakat uyumlu da.tersleyen tüküren ama bir o kadar da sevilen çocuk..nasıl hepsini başarıyor bilmem.
servis şöförü ve hostes 'yiğit uykumuzu açıyor valla,bizi çok güldürüyor,eğlenerek gidiyoruz diyor''.valla benim çocuktan mı bahsediyorlar diye düşünüyorum bazen..herkese annemin karnında kardeşim var.ama uyuyor,büyümedi daha diyormuş:))

cumartesilerimiz güzel geçiyor ,ama pazar mutlaka bir arıza çıkarıyor.devamlı evdeyken neler yapıyormuşuz unuttum ben.nasıl başa çıkıyormuşum diyorum.tevekkeli değil depresyon aşamasına gelmem zaten.
eşimin olduğu gün kabusum.sürekli bağıran evin içinde koşturan bir çocuk oluyor.eşyaları yere atabiliyor,yemek yemiyor,abur cubur yemek istiyor.
babası da bunu hiç anlamıyor.hep ikisinin arasında köprü olmak zorunda kalıyorum.çok yoruluyorum.eşim vurdu kırdı filim izlemek isterken yiğit çizgifilm açalım diyor.ikiside birbirine kafa tutuyor.
ben arayı tv yi kapatıp oyun oynayalım demekte buluyorum.yiğit uyuyor eşip oflayıp pufluyor.yada ikisini dışarı gönderiyorum.yoksa bende çıldırma noktasına geliyorum.

bugünlerde bolca meraklı minik kartları oynuyoruz.yada suluboya..
dedesi yeni 3 tane iş makinesi oyuncağı aldı.elinden düşmüyor,gece karnıma battıda yataktan çıkardım.senmisin çıkaran..feryat figan geri aldık koynumuza ..

bizden haberler böyle..