4 Eylül 2011 Pazar

abuk subuk hallerimiz:)


geçenlerde çok yakın bir akrabamızın sünnet düğününe gittik.yiğitle evden aşağı inmek bile bir olayken düşünün bir düğüne gitmek nasıldır.üstelik bişey yemek istemedi evde beyimiz ve aç gitti oraya.salon küçücüktü ve acaip gürültülüydü.biz salonun asma katına çıktık daha serin diye.
aman allahım yiğit dururmu???
neler yaptı.önce gelen pasta ve kolayı döktü masaya.sonra dolaşmaya başladı.masa örtülerini topladı.kafasına geçirdi.düştü defalarca.
ve en son bu görüntü oluştu.kardeşim çekmiş ben peşinde koştururken.masa örtüsünün birini asma kattan sallandırdı.yani manyadı hepten:))


herkes havuzunun içine girip yüzmek için kullanırken benim paşa oğlum antika bisikletimizi yıkamak için kullanır bu mereti.sabahtan akşama kadar o bisikleti yıkadı o gün biliyormusunuz?
bisiklet gıcır oldu orası ayrı:))))


e oğlu manyar da anası manyamazmı???
bayramın 1. günü ve sabah balkonda yatarken hafif serinlediğimi hissediyorum ve kafama sular gelmeye başlıyor.aaaa o da ne.yağmur yağıyor.hemde bayram sabahı.sevindirik olmakla birlikte gözüm çapaklı fotoğraf makinesini arıyorum ve envai çeşit fotoğraf ve video çekiyorum.hatta herkesi uandırıp yağmur yağıyor diye bilgilendiriyorum.
sonra da balkonda oturup bir güzel ıslanıyorum


sonu yine yiğitle yapayım.
bugün yiğiti odasında öğlen uykusuna yatırdım.ve hiç ses çıkmıyor.bende uyuyacağım diye odasına bir minder atmıştım ama telefon çaldı ve ben uyuyamadım.
bir ara bakayım bir çocuğuma diye kalkıyorum ve yiğiti göremiyorum yatağında.amanınn.içim bir hoş oluyor göremiyorum yiğiti.sonra gözüme çarpıyor.bir yastık alıp balkona gidip yatmış kuzum yaa.sıcakladı demek.
gülüyorum içimden bolca.ve fotoğraf makineme sarılıyorum:)