9 Temmuz 2010 Cuma

eski dostar:)) güzel anılar,,,


yıl 1999,oyy ne kadar da eski geldi şimdi,11 yıl önce.
arkadaşım fatoş bizim ordaki dersaneye gitmek için gelmişti başka bir ilçeden,eskiden de arkadaştık ama şimdi çok daha yakındık,aynı dersanede,aynı sınıfta,aynı sıradaydık,aynı yatağı ve daha bir çok şeyi paylaştık,yaşananları anlatsak bir kitap olur,
çok güzel günler geçirdik birlikte,tam 17 yaşındaydık,paylaşımın en fazla olduğu,hayatta arkadaşın en kıymetli ve herşeyden üstün olduğu bir yaş,şimdide öyledir mutlaka ama işin içine eş,çocuk girince tabi ilk sırayı onlar aldığı için arkadaşlar sonraki sıralarda yer almaya başlıyor,sonra üniversiteyi kazandık ve ayrı ayrı illere gittik,bir süre koptuk,sonra yine birleştik,sonra evliliklerle yine ayrıldık,taki çocuklar olana kadar,
dün izmir den geldi arkadaşım,bizim ve çocukların mutlu olacağı bir yerde buluşma kararı aldık,onlar oynarken bizde bol bol hasret giderdik,çocuklarımızda kaynaştılar
allahtan,hiç üzmediler bizi




eski günlerimizi yadettik,gülme krizlerimizi ve 17 yaşın vermiş olduğu çılgınlıkları ,komiklikleri,delilikleri hatırladık ve yine aynı şekilde zevk aldık,tek fark her 5 dakkada kalkıp çocuklarımıza bakmamızdı,tek farklı muhabbet doğum anılarımız,sonrasında nasıl büyüttüğümüz,neler yedirdiğimiz oldu,önceside sonrasıda çok hoştu,seni çok seviyorum arkadaşım..

parmak boyası 2

aktiviteler bitti sanırım,sıkılıyoruz,yiğitte çıkarıp çıkarıp boyaları bana getiriyor aç aç diye,açmazsam peşimde kafasını bir o yana bir bu yana yatırıp yalvarıyor aç diye,kızacak olsam gülümsüyor,oyy nasıl dayanayım,en son açtık,yere koyduk önce ,bez serdik,baktım yerde olmaz,bacaklarına resim yapmaya başladı,hemen sehpaya kalktık,çok büyük zevkle oynadı,helede ben ayyy ayyy ne yaptın,çok batırmışsın elini dedikçe kocaman kahkahalarla 20 kadar A4 boyadı,kuruması için kaldırdık onları,hepsi şaheser,paha biçilemez değerde yağlı boyalar,babasına bu bu diye işaret ede ede gösterdi tek tek hepsini,





dolu dolu ve yiğit'li günler

yaklaşık 2 haftadır zor günler geçirdik,yiğit acaip huysuzdu.hiçbişeyden memmun kalmıyor,sevdiği yiyecekler,beraber yapılan aktiviteler,park,bahçe,alışveriş merkezlerine yapılan gezmeler..neler neler,herşeyden bir sorun çıkarıyordu.babasıyla ne yapacağımızı şaşırdık,dişlerinin çıktığını anlayınca,yumuşadım biraz daha,kendime kızdım,.dışarı çıkmak iztemeziçıkınca gelmek istemez,
bu resimde kapıyı açma ağlamasıydı,:) kuzum yaa



geçen pazar, yiğite ve bunalmış olan bana faydası olur diye eşimin oteline gittik,çok eğlendik,yemek sırasında yiğit çok sorun çıkardı,bişey yemedi,mama sandalyesine oturmak istemedi,restaurantın içinde koşacakmış,yok efendim,ince saplı bardaklarla oynayacakmış,izin vermeyince bağırıp kendini yere atıyor,neyseki kardeşimde vardı bana yardım etti,sonra eski arkadaşlarımızdan çok kişi vardı ve yiğitin sevdiği amcaları bana yardım ettiler,gezdirdiler yiğiti,oyaladılar bende biraz nefas aldım,animasyon gösterilerini izledik,lobisi çok güzeldi ,aynalarla doluydu,yiğit bol bol kendini izledi ve güldü,



pazartesi eşim izinliydi,geceden çok yorulduğumuz için sabah 10:00 a kadar uyudular,sonra kalkıp denize gittik,yiğitin bu yaz ikinci gidişiydi,önce denize taş attı biraz,yaklaştı iyice,eşim denize girince oda arkasından koştu gitti tutamadım kıyafeti ıslandı:)))bizde soyduk ve hepimiz girdik.korkup ağladı ama top götürmüştüm ,oynadık ,güldük derken alıştı,hoşlandı sonraları,allerini kollarını yüzer gibi yaptı,simitini unutuyorum her seferinde,sonra kıyıda dalgaların vurduğu yere oturduk ve 1 saat orda oyalandık,çok mutlu ayrıldık denizden,
motorsikletle gitmiştik,sırtım acaip yanmış,esmer tenim nasıl yanıp acıyor anlamıyorum,alışamadı yıllardır..çok yanmışım,4 gündür yatamıyorum sırtüstü
dönüşte balık aldık,yiğite uğraş olsun diye,yem veriyoruz hergün, birlikte suyunu değiştiriyoruz,yiğitte bol bol elini içine daldırıyor,kaldırdım boyunun yetişemeyeceği bir yere,suya daldırıyor elini,ben görünce suyu kafasına sürüyor,sıcaklamışta yüzünü yıkayarak ferahlamış havası veriyor:))))



huysuzluğundan iyi yönlerini göremeyecek kadar kızgındım,dili biraz daha gelişti diyebilirim,kendi kendine oyunlar yapıyor,geriden izliyorum onu,telefonun almacını kaldırıyor kenara koyuyor,başka bir oyuncak telefon koyup hayır diyip kafasını hayır anlamında sallıyor,sonra almacı yerine koyup kafasını evet anlamında sallıyor ve evet diyor,dillendikçe daha güzelleşiyor herşey,tembel olmasa çok güzel konuşacak,çok kelime öğrendi ama kullanmak istemiyor,ummadığımız anda söylüyor,bu ne deyince şımarıklık edip söylemiyor,
günlermizi dolu geçirmeye çalışıyorum ki dişini unutsun yavrum diye,birgün parmak boyası yaptık,ama ne parmak boyası,yazıcam onu da,ve dün izmirden arkadaşım geldi,çok güzel vakit geçirdik,onu da ayrı bir konu olarak yazıcam