kreş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kreş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2011 Cuma

İÇİMDENGEÇENLER

bugünlerde bir sevgi böcüğüyüm sormayın..oğlumu çok özledim bugün kreşteyken..

benim çamaşır mak.gene arıza yaptı.Geldiler ve yaptılar,oğlanın nevresimlerini istemiştim perşembe akşamı ((cuma belki götürürle mak. diye)) okuldan yıkadım ama kafa nerdeyse göndermeyi unutmuşum. ayrıcada tiyatrosu varmış okulda imzalanacak kağıt  varmış çantasına bakmadığım için unutmuşum.ikidir arıyor öğretmeni gönderecekmisiniz diye,eşimi apar topar gönderdim sabahın soğuğunda okula.battaniye+nevresimleride gönderdim..onun okulda kendi eşyalarından başka bişeyle uyumasına gönlüm razı gelmedi..eşim vardır orda bişey desede dikildim başına kalk diye..gözüm sulanıverdi birde.kalktı adam:)

ve ilk defa sevinçliyim yarın cumartesi diye.sabahı iple çekiyorum desem abartmış olmam:)

sonra geçtim pc nin başına resimlere baktım.ne kadar zamandır bakmıyorsam ne güzel resimleri varmış kuzumun.gün görmemiş şeyler de varmış.emzirirken filan.emmeyi bıraktırmadan önce resimler çekmişim.kocaman çocuk emiyor.22 ayında bıraktık emmeyi ve gidip gelip iki cok cok yapıyor.memeyi kapatınca arıza çıkarıyor filan.eşimle baktık fena hoşumuza gitti:)) 

sonra düşündüm ki yeterince tadını çıkaramamışım.oğluma bakarken aklım hep başka bişeylerle maşgul..resimleri çektiğim anları bile hatırlıyorum,ama hiç emzirmenin,oğlumun ne demeye çalıştığının önemi yokmuş..şimdi anlıyorum bunları..her yaptığı hereketi netten bakardım,huysuzuklarının bile bir tadı varmış....
tabi tadını çıkardım,sadece kendim baktım oğluma ben.ama yinede aklım hep başka biryerdeymiş,ev işlerine yetişmeye çalışmak,bir sonraki öğünü düşünmek gibi..

bugün kuzumu okuldan gelince kucağımda tuttum 1 saat.o da özlemiş mi ne,hiç itirazsız o da mayıştı,ellerini kafasını kokladım bol bol.bedenini kucakladım.ne kadar çok seviyorum bunu bir kere daha anladım,öyle bir sevgi değil ama tenini kokluyorum,nasılda sevdiriyor kendini:))

canım benim...şöyle bir 3 ay sonra sevgim ikiye bölünecek,yiğiti istediği gibi sevemeyeceğim,yan tarafta viyaklayan başka bir canımıniçi olacak birde...allaha dua ettim bütün gün ..bana sabrımı versin,tadını çıkarma imkanı versin,kötü duygular ve bedensel rahatsızlıklarla uğraşmayayım diye....hiç kötü düşünmüyorum hiçbirşeyi aslında..

21 Ekim 2011 Cuma

biraz daha kreş macerası

biraz daha kreşten haberler yazayım...

bu hafta pazartesi eğitime gittim yine.eşim bıraktı bizi.yiğit çantasını çeke çeke 'sende gel içeri'  dedi,sınıflara anne-babaların girmesi yasak,akşam evde görüşürüz dedim ve  kapıdan bıraktım ,problemsiz gitti sınıfına.çok hoşuma gitti.bende eğitime girdim onun arkasından.
sonraki günler zorlamayla bindi sabah servise.dün ve bugün hiç ağlamadan bindiriyorum  ve harika bişeymiş.onu gönderdikten sonraki stres beni mahvediyordu..ağlarken ''bana seni seviyorum de anneeee'',demesinimi yoksa ''sarıl banaaa'' demesinimi anlatayım.:)

okulda yine Caner in ona vurduğunu söylüyor ama bende vurdum diyor.öğretmeniyle ne zamandır konuşmamıştık sınıftaki hallerinden.bugün aradım tam da caner in ailesiyle görüşmedelermiş.az sonra o beni aradı..
yine kavga işleri devam ediyormuş.hafta başı kötüydü diyor.bir gün çok uyumlu,öteki gün bambaşka hırçın diyor kadın.çözemiyor o da.
biraz şikayet eder gibi konuştu,bende de sabır kalmıyor bazen dedi..
bende daha çok küçükler olabilir böyle şeyler diye yaklaştım bu sefer..ve hemen çark etti.tabi canım filan dedi.zamana bırakalım dedim.baktı netim o da alttan alıverdi hemen.
ayrıca 'belliki yiğite emek verilmiş,kendini ifadesi,olaylara yaklaşımı,eğitime ilgisi çok dedi.ama bu hırçınlık ve takıntıları da haledilek bişey dedi arkasından...

öğretmeni asıl arama sebebim'' yiğit dün gece sayıklayarak,ağlayarak uyandı hep.yanında yatmak zorunda kaldım.okulla ilgili sayıkladı durdu.gündüz olan olayları hatırlıyor galiba..
tutuldu her tarafım.göbekte büyüdükçe sığamıyoruz artık tek kişilik yatağa.sabah ağrılarla uyandım.
ama uyanınca herşey güzeldi.hiç terslenmedi yiğit.sütünü içti.6-7 bebe bisküvisi yedi .caillou seyretti 5 dk ve gönderdim.

kitap okuyorlarmış ve yiğit hepsini biliyormuş,kendini çok ifade ettiğini söyledi,huysuzluklarının yanında kendini öyle iyi anlatıyormuş ki karşılıksız bırakamıyormuş öğretmen ve diğer yardımcılar.
yardımcı kadınların bile bir seslenmeden,sevmeden geçemediklerini söylüyor öğretmen.
serviste de neşe kaynağıymış.en gürültücü,hemen kendini farkettiren bir çocuk fakat uyumlu da.tersleyen tüküren ama bir o kadar da sevilen çocuk..nasıl hepsini başarıyor bilmem.
servis şöförü ve hostes 'yiğit uykumuzu açıyor valla,bizi çok güldürüyor,eğlenerek gidiyoruz diyor''.valla benim çocuktan mı bahsediyorlar diye düşünüyorum bazen..herkese annemin karnında kardeşim var.ama uyuyor,büyümedi daha diyormuş:))

cumartesilerimiz güzel geçiyor ,ama pazar mutlaka bir arıza çıkarıyor.devamlı evdeyken neler yapıyormuşuz unuttum ben.nasıl başa çıkıyormuşum diyorum.tevekkeli değil depresyon aşamasına gelmem zaten.
eşimin olduğu gün kabusum.sürekli bağıran evin içinde koşturan bir çocuk oluyor.eşyaları yere atabiliyor,yemek yemiyor,abur cubur yemek istiyor.
babası da bunu hiç anlamıyor.hep ikisinin arasında köprü olmak zorunda kalıyorum.çok yoruluyorum.eşim vurdu kırdı filim izlemek isterken yiğit çizgifilm açalım diyor.ikiside birbirine kafa tutuyor.
ben arayı tv yi kapatıp oyun oynayalım demekte buluyorum.yiğit uyuyor eşip oflayıp pufluyor.yada ikisini dışarı gönderiyorum.yoksa bende çıldırma noktasına geliyorum.

bugünlerde bolca meraklı minik kartları oynuyoruz.yada suluboya..
dedesi yeni 3 tane iş makinesi oyuncağı aldı.elinden düşmüyor,gece karnıma battıda yataktan çıkardım.senmisin çıkaran..feryat figan geri aldık koynumuza ..

bizden haberler böyle..

9 Ekim 2011 Pazar

bizden haberler.

valla problemimiz bitmiyor.
cuma günü konuştuk gene öğretmeniyle.of çekerek başladı kadın lafa.belki her veliye laf anlatmaktan bıktığından,belki yiğiti bana şikayet etmekten,belki aynı lafları hergün çok defa  konuştuğundan.ama neyse ne.of çekerek başlamasından hiç hoşlanmadım.
neler yapıyor devma mı dedim yiğitin huysuz davranışlarına.evet dedi.

*uyku öncesi problem çıkarmış.yatağı sevmiyor biliyorum.
*biri bir bir ilgi gösterilsin istiyor kadının anlattıklarından ve çocuğumu tanıdığımdan bunu çıkardım.
*caner bana vurdu ceza vermeyecekmisin diye soruyormuş ara ara.çünkü yiğitin burnunun üstü açılmış baya.canını çok yakmış.ve hiçbişey de dememiş çocuğa emel hanım.öyle dedi kendisi.yiğit buna içerlemiş.zaten takıyor son zamanlarda bazı şeylere.

bende biraz yiğitin sırtını sıvazlamasını sadece gün içinde enerjisinin düştüğünü,canının yandığını kabullenemediğini söyledim.
emel hanımda her probleminde yanındaymış gibi görünemem dedi.bazen olmayacak şeyleri anlaması lazım dedi.hep onaylamak olmazmış yani.bencilliğe iter dedi.

bende hafta sonu yiğiti takip etmeye karar verdim.başka çocuklara nasıl davranacak , bize nasıl davranacak,olaylar karşısında nasıl.....

dün,bugün baktım ki yiğit aynı yiğit.olumsuzluk karşısında hemen tepki veren,hakkı olduğu düşündüğü şeyleri sonuna kadar savunmaya çalışan,ve asla pes etmeyen bir çocuk.hakkını savunurkende yerine göre kavgacı,ısrarcı,gürültücü ....

anladımki bu onun karakteri.yapacak çok çok fazla bişey yok.bol sabır gösterilecek ve yanlışları da konuşarak ve zamanla giderilecek.
(parkta 2 erkek kardeşe karşı komşunun 1 yaşındaki kızını savunuyor,topunun peşinde uzak mesafeye kadar kovaladı çocukları.ben yetemedim arkasından.asla vazgeçmedi.babasının yanına kaçtı çocuklar ve babaya bile kafa tuttu yiğit.yağmur un topunu versinler diye.
şimdi gülüyoruz bu davranışlara,ileride inşallah kendi farkına varır ve ortasını bulur bu davranışların.yoksa yandım ben hepten.....)

bugün aşağı sitede ikiz erkek kardeşlere sinir oldu.7 ay büyükler kendisinden.ve oldukça güçlü ve de kavgacılar.yiğitin pedallı arabasını arkasından haberi olmadan ittirdiler ve yiğit parladı tabi.git burdan dedi.çocuklar anlamadı ve ben yetişene kadar vurdular birbirlerine.yiğit konuşuyor niye ittirdin gibi bişeyler söyleyip yavaşça  ittirirken çocuk destekli vuruyor,üstelik iki kişiler.neyseki ben yetiştim.birde siniri yatışmıyor yiğitin.laflarıyla illaki yıldıracak güya onları ama onlar yiğit kadar konuşamıyorlar bile.ama iyi kavga edebiliyorlar iki oğlan olduklarından....
neyseki biriyle anlaştılar sonradan ama biri daha acar çıktı.annesi söyledi.o takar diye.yiğite gelip gelip sen gitsene,kardeşimle oynama gibi laflar dedi.yiğit hepten çıldırdı.yağmur altında oynadılar biraz.o çocuk defalarca düştü suyun içine de annesi dönüp bakmadı.dizi kanadı havuzun içinde de kadın götürmeye karar verdi eve.bana da sen çok narin yetiştiriyorsun diye laf söyledi kadın.tövbe tövbe.benki hiç öyle değilimdir ama  suya düşerse de  soğuk havada müdahale edeceğim tabi.ama kadına böyle söylemedim tabi.

neyse..zaten başka bir durumumuz var bugünlerde.yiğit yatağa çişini kaçırıyor.yatmadan yaptırıyorum çişini ama azıcık yapıyor.yattıktan en fazla 1 saat sonra göl şekilde kalkıyor.çişin içinde uyanmıyor bide.ben gidip kontrol ediyorum.ve boynunun altından ayakucuna kadar ıslak.sanırsın kovayla dökülmüş.öğlen uykusunda da gecede yapıyor.hatta gece 2 kere yaptığı bile oldu.benim uykularım düzeldi.uyku saatlerim uzadı.uyandıkça götüreyim diyorum ama geç kalmış oluyorum.
kendinden tamamen habersiz yaparken. yiğitin 12 saat bile yapmadığı olurdu ne oldu diyorum ben şimdi.
okuldan mı etkileniyor???
üşüttümü???
şu an saat 03:15 . ben çiş değiştirme ve yiğiti yıkama faslından sonra uykusu kaçmış durumdayım.
ne zormuş şu çocuk büyütmek.saldım çayıra yapsan belki daha az yıpranır insan ama yapamam ki.bu durumda bir tene daha geliyor.ve o da erkek olacak.x2 zor günler beni bekliyor:)

5 Ekim 2011 Çarşamba

çocuk kavgası

şimdi yiğitin okulundan geldim,sıcak sıcak yazayım...
yiğit 3 gün önce eve geldiğinde alnını gördüm.yanlardan birer tane ve ortasından bir tane omak üzere 3 yer mosmor ve şişmiş vaziyetteydi.yiğite sorduğumda '' geçti geçti bişey olmaz anne'' dedi.tabi nasıl acımıştır ki mosmor olmuş ve de şişmiş ..hemen öğretmenini aradım.Caner diye bir çocukla kavga ediyormuş yiğit bolca.yiğit oynamak isterken  çocuk yiğite vuruyor ve yiğitte ona vuruyor ve boğuşmaya başlıyorlarmış.öğretmen ayırıp konuşunca tamam bidaha yapmıcaz deyip canciğer kuzu sarması olduktan sonra 10 dk sonra aynı manzara yaşanıyormuş....

şimdi çocuğu hiç görmemiştim ben.ama yiğit her gün biryeri mor,çizik gelince Emel hanıma nedir nasıl çocuktur dedim.aslında iyi ama yiğite her dokunması vurma gibi dedi.yiğit canı acımasından nefret eder.hemen tepkisini koyar.caner in en ufak can acıtmasıda yiğitin de karşılığını vermesiyle sonuçlanıyor tabi...

**bugün kardeşimle sabah kalktık ve kahvaltı yaptık.attık kendimizi sokağa.gezdik,yürüdük alışveriş yaptık.eve geri dönerken yolda öğretmeni aradı.çekinerek yiğitin gözünün önünün çizildiğini,morardığını söyledi.kim yapmış,nasıl olmuş? tabiki Caner...
isterseniz bir gelin okula dedi.canerin de babasını çağırmış..

gittim emel hanımla koridorda konuştuk ve sonuç:Canerin sorununun ne olduğunu çözmüşler
çok yoğun çalışan bir anne-babanın çocuğu.dönüşümlü annane,babanne,teyze bakmış. ve bakarken de hep sıkıştırarak canını acıtarak sevmişler çocuğu.ilgi az anne-babayı görme az..canere göre birini sevmek canını yakmak  emel hanıma göre.
e caner yiğitin canını yakıyor,yanağını sıkıyor,kolunu çimdikliyor e yiğit hiç hoşlanmaz canının yanmasından.yiğit te bağırıyor,canımı yakma diye tepki veriyor.caner devam edince yiğitte vuruyor ve al sana savaş meydanı..ama hep yara alan yiğit olmuş şimdiye kadar.

benim çocuk gürültücü ve kendine zarar veriyor çok sinirlerince..caner ise karşısındakine kalıcı zarar verebilir.ailesi kabul etmiş ve daha dikkatli olcaklarmış.konuşacaklar bol bol çocukla.acıtmalı sevmeler bitecek vs..

yiğite görünmeden eve geri geldim.yoksa beni bırakmazdı.yemek saatleriydi tam.kapı kenarından baktım ve kucaklamak-sarılmak  için öldüm bittim resmen.belli ki çok acıkmıştı.hiç enerjisi yoktu.üstünde sabah giydirdiğim uzun kollu üst duruyordu daha  uyardım öğretmeni çıkarın ne olur çok terlemiştir diye..
ha bire dışarı çıkan çocuklar vardı ve hepsi de ağlıyorlardı.çok üzücü yaa.alışma süreleri ne kadar zor.insanın içi kıyılıyor ağlamalarını görünce..

ama ikinci katta tiyatro vardı bugün.çocuklarında içine katıldıkları bir oyundu.kostümlü oyuncular çocukları çok eğlendiriyorlardı.yiğitin de çok hoşuna gitmiştir eminim.

30 Eylül 2011 Cuma

gelen telefonla üzülen/rahatlayan anne

yiğitin anaokulunun rehber öğretmeni iki gün önce beni aradı ve düzenlenecek eğitime davet edildim.daha önce bildirimini almıştım zaten.aile ve çocuk hakkında 10 hafta sürecek bir seminer.uzman kişiler tarafından verilecek ve sonunda bir sertifika da verilecek.çok sevindim ..toplamda 25 anne katılacakmış ve bende katılma fırsatı bulduğumdan sevinmiştim..

ve bugün sabah telefonum çaldı baktım yiğitin sınıf öğretmeni.hemen açtım ve bişeymi oldu dedim.emel hanım yok yok yiğit iyi de ben sizinle konuşmak istiyordum dedi.

direkt konuya girdi.yiğitte evde bazı problemler gördünüzmü dedi.bende herzaman bloğa yazdığım bazı problemlerimizin olduğundan bahsettim.
siz bişeymi gördünüz dedim.yiğitte herzamankinden biraz daha fazla görülen daha  hırçınlık,arkadaşlarına vurma,istemediği bir davranış karşısında kendini hızla yere atıp tepinme,kendine vurma gibi davranışlar gördüğünü söyledi.aynı davranışların akabinde özür dilediğini,davranışından dolayı pişmanlık yaşayıp üzüldüğünü ama aynı davranışı yinelemekten de çekinmediğini dile getirdi.öğretmenine kızıp ''seni sevmiyorum,git burdan'' gibi şeyler de söylediğini, söyledi.
bende bunların hepsini bildiğimi söyledim.
bir hayli de üzüldüm.

ne yapabilirizi konuştuk biraz da.ve okulun rehber öğretmeni Arzu hanımla bir görüşün dedi.aradım Arzu hanımı ve yarım saat sonrası için görüşme ayarladım.gittim
arzu hanımda hamile çok şeker bir hanım.konuşmaya başladık.bilgilerimizi aldı.neleri problem gördüğümüzüden bahsettik.yiğitin öğretmeninin söylediklerini konuştuk

*takıntılı bir şekilde 'baran beni kaldırıma düşürdü'lafını günün her saatinde söylüyormuş.(böyle bir olay yaşamıştık)
*kendinden cılız gördüğü çocuklar başta olmak üzere güçlülere de vurup-kavgaya girişiyormuş
*kurallara uymuyorumuş(yemekhaneye sıra şeklinde gitmek gibi)
*kendini yere atıyormuş
*kendine vuruyormuş
*ağlıyormuş

*uygunsuz davranışı sonrası özür dileyip öğretmene sarılıyormuş
*bidaha yapmayalım dendiğinde''tamam'' demeyi ihmal etmiyormuş
. . . . . .

bunlar zaten benim hep bahsettiğim/şikayet ettiğim davranışlarıydı.ama zaten biliyordum ben bunları,çözümünün nasıl olacağı konusunu ise zamana yaymıştım kendimce...
kreşe gönderdim ki kuralları bir şekilde öğrensin,evde zaten sabır taşıyım ona karşı,bol aktivite yapıyoruz,dışarıda geçiriyoruz zamanımızı,yemek yemezse zorlama yok,sevgi gani zaten.(annem çok sevgiden şımardığını düşünüyor.)
yani ne yapalım konusunda dolaşıp dolaşıp sabır-sevgi-kaliteli zamana çıkıyor her sorunun sonu.

rehber öğretmen aslında iyi yönlerinin fazlaca ağır bastığından bahsetti,izleyecek yiğiti ...
kendince ilgi çekmek istiyordur dedi.
bol sabır gösterilecek.
bir de karakter yapısı böyle olablir dedi.zaten biliyorum ki 100 kişinin içine koysak ta kendini belli edecek bir  çocuk yiğit.gerek hareketliliği,atılganlığı,aklı,huysuzluğu,istekleriyle....ama yinede herşeyin anne babada çözüleceğinden konuştuk.

kardeş geliyor şimdi.ilgi azalacak,belki problem çoğalacak belki tamamen bitecek.hazırlıyorum kendimi bunlara şimdiden..eşimle akşama bir toplantı yapmam lazım.hatta konuşmakla olmaz nasıl olacağını yazılı olarak sunacağım kendisine...
eve biraz rahatlamış olarak döndüm.sonuçta 3 yaş 2 aylık bir erkek çocuğum var.doğalı sadece ve sadece 3 yıl oldu.doğduundan beri sadece ben ilgilendim.doğru yaptığım şeyler yanında yanlışlarımda var.

gelişmeleri yazacağım yine.

22 Eylül 2011 Perşembe

sınıfı geçtik galiba:)))



bunu diyeceğim günü iple çekiyordum.
eşimi kaç gündür görmeyen oğlum arızaya bağlamıştı artık..nihayet bugün izinliydi okula onu almaya gittik.
ihtiyaç listemizi götürdük hem öğretmenle ilgili sıkıntılarımı müdüre hanıma dile getirecektim kiiii....

okula gittik saat 15:00 gibi.danışman bey velileri içeri almadıklarını söyledi.başka şeyler konuşmak istediğimizi de söyledik cumartesi toplantı varmış.daha iyi oldu böyle.
bari öğretmeniyle konuşsam diyordum ki tamda Emel öğretmen kapıya geldi.çok sevindik eşimle.hemen soru yağmuruna tuttum kadını.yiğit nasıl dedim.

yiğit çok iyi dedi.nasıl gözlemlediğini sordum çocuğumu.
çok hareketli,kolay parlayan bir çocuk fakat ben onunla konuştuğum zaman acaipte söz dinliyor dedi.ben hiç bu kadar söz dinleyen bir çocuk görmedim bu zamana kadar dedi.kulaklarıma inanamamakla birlikte koltuklarım kabardı.eşimin nutku tutuldu.acaba yanlış çocuktanmı bahsediyo diye düşünmüş sonra söylüyor:))))
öğlen uykusuna yatmak istemedi dedi.hatta benimle bunun için kavga etti dedi.
öğlen yemeğinden önce uyumak istemiş.ben araya girip bişeye mi kızmıştı dedim.evet dedi.
sonrasında yine yatmak istememiş.eminimki yatağı beğenmiyor.....yatak sedye yatak ve dar kolayca dönülebilen bişey değil,yumuşak değil.eminim yiğit o yatakta rahat edemediği için yatmak istemiyor.......

bugün çişini kaçırmış.üzüleceğimi sandı galiba öğretmeni ama olabilir deyince rahatladı.yüzü açıldı.
yiğitin bugünlerde ben kendim yapacağım çıkışları var.açamadan kaçırmıştır diye düşündüm.sordum doğruladı yiğit.

yani sizin anlayacağınız yiğit gayet iyi uyum sağlamış yemeklerini güzel yiyormuş,hatta ikinci tabağı istedi bir defa dedi.)  iki gündür karnını tutup acıttılar burayı dedi.söyledim öğretmene üstüne bir çocuk düşmüş dedi.buna nasıl çözüm bulunabilir dedim.bilmiyor.23 kişilik sınıfta tek .yanına yardımcı hanım geliyor ama yetemez eminim o da.

bu arada okulda çalışan herkesin çocukları çabucak ezberlediğini huylarını  çabucak bellediklerini anladım.

yiğitin öğretmeninin geçen hafta yetemeyeceğini düşünmüştüm.pasif gelmişti gözüme.çocuklara hükmedemediğini düşünmüştüm.
bu fikrim nispeten çürüdü.
yiğitin bir ayakkabısı kaybolmuş.yardımcı hanımla ayakkabıyı aramak için gittim içeri ve gayette sözünü dinletebildiğini,sesinin çıktığını gördüm.dinliyorlar üstelik çocuklar.hatta bir şarkı ezberlemiş geldi eve benim oğlan:)
sanki sihirli değnek değmiş gibiydi o zırlayan çocuklara.son derece kurallara uyan veletler gördüm bugün.

içim rahatladı yani..

20 Eylül 2011 Salı

anaokulunda 2. hafta../yiğitte pazartesi sendromu

geçen haftayı saymasam olacak.gezmeye/oyun grubuna gidiyor gibi olmuştu.saba 9:30 dan 11 e kadar oynuyordu okulda ve arızalar çıkıyordu.hatta beni bir gün boyunca bunalım geçirten günler yaşamıştık..bkz

bugün pazartesi ve biliyordum zor olacağını ama bu kadarını beklemiyordum.babasını 3 gündür görmedi.hafta sonu annemlerdeydik .gece işten geldiğinde de yiğit uyuyordu.sabah gördü ve eşim uykudan kolay uyanamadığı için yiğitle ilgilenmedi.ve arızanın bir bölümü daha evde başladı.okula gitmicemler evde tepinmelerle kendini gösterdi.

okulda kapıdan girerken bizi almadılar.bahçede belketmek istediler.ama yiğit kimsenin elinden tutup gitmez ki.vaatlere kanmaz ki.oyuncağın kralını versen yumuşamaz ki.nihayetinde ben biraz soğuk algınlığı geçiriyor diye kapı hosteslerini ikna edip girdim içeri.sınıfta salya sümük ağlayan çocuklar var.öğretmenin bacağına kene gibi yapışmışlar var.sandalyede oturup içli içli ağlayan,kendi sümüğünü silen çocuklar var.beni anneme götür diye yalvaran var.
peki benimki:)
benimki ise kendi yere atıp eline geçirdiği oyuncağı etrafa atan cinsten.yanına yaklaşana tekme savuran.10 kaplan gücü gelse yerden havaya kaldırılamayacak bir çocuk cinsi.(böyle bir çocuk cinsi ile yeni karşılaşıyor olabilirsiniz bu arada)
biraz kandırır gibi oldum dışarı çıktım ama 5 dk sonra kapıdan geri çağırıldım çünkü onu ikna etmeye çalışanlara bir lama gibi tükürüyor.anne geliyor uyarılarını dinlemeden kendini yere uzatmış tepiniyor.biri boğuyor sanırısınız sesini duysanız zaten..

valla bu kadar zor olacağını düşünmüyordum.ama okulda yaklaşık 300-350 öğrenciden en zoru benimki sanırım.bunu noter tastikli yaptırmak isterdim.--zira içinizde inanmayanlar olabilir--hatta bunu kayıt altına almazsam ben bile ''benim çocuğum usluydu'' diyebilirim ileride.o sebeple en doğru şekliyle yazıyorum buraya.......

sonra yine dışarı çıktım ve eşim geldi.onunla laflarken eşimin telefonu çaldı ve beni hemen içeriden çağırıyorlar.koştum gittim.yemekhanede bıraktığım masada oturuyor.sabah ben karnını tıka basa doldurduğumdan aç değil.oturmuş ağlıyor.anladımki beni yanlışlıkla aramışlar.yiğit sessizce ağlıyordu.eşimde geldi yanıma.kenardan görünmeden bakıyordukki eşimi gördü birden yiğit.allahım o nasıl bir feryat.yerde yuvarlanıyor.müdür kadın gördü ve bir rahatsızlığımı var dedi.nöbet geçiriyor sandı zaar bizim veleti.bilimiyorki en ufak şeyde böyle benim çocuğum........

sonra ikna ettim ve sınıfına gittik.çiş yaptıdım ve babanla ben tuvalete gideceğiz ve sonra geleceğiz dedim.ve kaçtık ordan..eve gelince öğretmenini aradım.herşey yolunda dedi.

bu öğlen uyumayacaklarmış.hepsi salya sümük ağlıyor.düzen sıfır sınıftan kaçıyorlar.birbirlerine vuruyorlar.

ve en önemlisi de öğretmenleri.bu yıl yeni gelmiş ve daha önce büyük yaş grubunun öğretmeniymiş.ilk defa 2008 lilere bakacakmış.inanılmaz sakin.konuşurken bile sesini duymuyorum.çocukları yönlendiremiyor.onların sesini bastıramıyor.bir araya toplayamıyor,dikkatlerini çekemiyor.birazcık daha baskın çıkmalı.
bu yıl işimiz var galiba....

13 Eylül 2011 Salı

ilk okul günü.....

13.09.2011.hamdullah suphi tanrıöver anaokulu

bugün ilk günümüzdü.
dün veli toplantısı yaptılar.ihtiyaç listesi,servis güzergahları ,merak ettiklerimiz gibi şeyler paylaşıldı.çok kalabalıktı.ve herkes çocuklarıyla gelmişti.ben arıza çıkacağını bildiğimden yiğiti götürmedim.
o kadar çok ihtiyaç listesi verildiki.en az 250 tl eder yani.bir kadın itiraz etti bu ne böyle diye.örneğin 400 plastik bardak,12 kutu markası belirtilen pastel boya...banada çok geldi bir bakacağız..aslında bu malzemeler için devlete ödenek veriliyormuş.tamam bizde bişeyler vereceğiz ama çok abartı şeyler var.3 makas.2 top fotokopi kağıdı,2 top renkli A4 kağıt filan.ve hepsinin markası var.aklıma gelmiyor şimdi yazsam şaşarsınız.NNeyse...

bugün sabah 9:30 da gittik okul kapısına.yiğit daha okulu görünce yırtmaya başladı .attı kapısında daha kendini.ben kağıt vereceğiz diye soktum içeri.zırıldayarak gittik yani.ilk okul günümüz böyle.
sınıfını biliyorum diye girdik .bütün çocuklar yere oturmuş oyun oynuyorlar.aileler de var içeride.sandalyelerde oturuyorlar.dünden tanıştığımız hanım grupla otuduk bizde.

kamyon-kepçe bişeyler buldu yiğitte kendine.sök tak cinsinden oyuncaklarla oynadı.sonra bebek puseti buldu.oynadı biraz.sonra boya yapacağız dendi.oyuncaklar toplandı.ve  yiğit cinsinden 2 tane kuduruk çocuk kendilerini gösterdiler hemen.VE koca bir tesadüf ki o çocuğun biriyle yanyana düştük.çocuk boyaları topluyor önüne.vermiyor kimseye.yiğit dururmu.almaya çalışıyor.bir kavga edildi.ayırdık.karalamaya devam..
az sonra o çocuk bişeyden gene arıza çıkardı yiğit katıldı.kalktık ordan oyuncaklara geçtik biz.o çocuk başkalarıyla devam etti krizlere .annesi sakinleştirmeye çalışıyor.

ve bu 2-3 çocuktan gerisi çok iyiydi biliyormusunuz.
ben çok fazla merak ediyorum ne meselesi bu iş.
nasıl böyle çocuklar yetiştirilir.ellerine ne verilirse onunla oynuyorlar.1 defa söylenince yapıyorlar.istediklerini sakince söylüyorlar,istedikleri olmayınca ses yok.23 çocuktan 20 tanesi böyleydi.acaba ben nerde yanlış yapıyorum.resimler bittikten sonra herkes sırayla resimleri öğretmene veriyor asılması için.nasıl sakinler anlatamam.hiç kriz yaşamayan çocuklar gibi.annesiyle göz temesı kurmuyorlar bile ki benim gibi peşinde durmak bir yana.

aslında çocuğumu fazlaca hareketli olduğu konusunu kabul ettiğimi düşünüyordum.ama daha tam kabul edememişim galiba.başkasının çocuğuyla kıyaslamamayı öğrendim,kimsenin surat ifadesini görmemeyi-bakmamayı öğrendim diyordum ama daha öğrenenmişim.bunu anladım.en az hasarla atlatacağız umarım.bu hafta götüreceğim haftaya götürmeyeceğiz.şu kreş olayı rayına otursun istiyorum hemen....


5 Ağustos 2011 Cuma

bu gün son...

kısacık kreş maceramız bugün sona eriyor.
daha öncede yazdığım gibi yiğiti kreşe başlatıp alıştırdıktan sonra çalışmayı planlıyordum ama yeni bebek konuya dahil olunca çalışmak yattı.dolayısıyla yiğitin özel kreş macerasınıda bir daha gözden geçirdim ve her ay 600 tl artıdan veremeyeceğimizi düşündüm.tamam yeni bebeğin bir masrafı yok şu an.aylık kontrollerim ve doğumumu da en istediğim şekilde planladım.planım maddi açıdanda bizi etkilemeyecek şekilde.fakat ben çalışmazsam açılacağız kreşle birlikte...

bende bu sebeple yiğiti 1 aylığına kreşten almayı düşündüm.eylül 12 de de devlet kreşine devam edecek.
devlet kreşlerini araştırdım antalyada.bir kaç yere de gittim görüşmeye ve gidecek olduğu yeri beğendim içlerinde.saatleri 08:00-16:30 arası.ben de evdeyim diye gayet uygun.
tabi özel kreşe göre eksikleri olacak.örneğin;

**hergün ne aktiviteler yaptıklarını,çocuğumun ne yediğini bir deftere yazmayacaklar.(öğretmenini ararsam bilgi alabileceğim).
**özel yatakhanesi yok.sınıflarında oyunlardan sonra uyku saatinde oyuncaklar toplanacak,yerine sedye yataklar serilip öyle uyuyacaklar.
**yemek yemezse kimse ağzına servis yapmayacak.yedimi diye takip edemeyecek.
**sınıfları özel kreşe göre daha kalabalık
**benim sevgiye aç olan oğlum kucakta duramayacak.öğretmenini öpemeyecek,beni sev dediğinde aynı ilgiyi bulamayacak

fakat;
**maddi olarak bizi zorlamayacak.çünkü 300 tl ödemesi var.
**çıtkırıldığımlığı azalacak.sevgi böcüklüğü ,her an yapış yapış sevgi isteği azalacak.eve gelince ben karşılarım artık
**orda da aktiviteler var.okul daha büyük.oyuncak seçeneği daha fazla.
**kendinden küçük çocuk olmayacak.büyüklere bakarak daha çok şey öğrenecek.(küçükler ilgiye daha muhtaç,daha uyum sorunu çekiyorlar gözlemlerime göre..)

işte böyle.1 aylık kreş maceramız bize bazı şeyleri öğretti
** kalabalıkta nasıl davranacağını biliyor.bazen uygulamasa da biliyor.
**başka çocuklarla önceden aynı ortamda gerilen,kızan çocuk değil artık.geçinmeyi öğrendi.
**artık kreşte ne yapacaktan çok ilgi,yemek konularında tedirginliklerim olacak.onlarıda kısa sürede aşacağımızı düşünüyorum.
**evde asla yemiyor dediklerimi kreşte yediğini söylüyorlar.evde hala yemiyor bunları.ama üstüne düşülürse yiyeceğini düşünüyorum
**ayakkabısını giyemese de çıkarıyor.
**kendi çişini yapıyor.
**arkadaşlarına zarar vermiyor,
**sırasını beklemeyi biliyor
**espiri bile yapıyor
**benim bilmediğim tonla şarkı ezberlemiş.

kreş maceralı yazılarıma 1 ay sonra başka bir boyuttan devam ederim..

27 Temmuz 2011 Çarşamba

parmağı kaçmış gözüne.(

fena halde canım sıkıldı.....
akşam 18:00 de yiğit kreşten geliyor.servisin kapısı açıldı ve yiğit avaz avaz ağlıyor.ne oldu diye söyleniyorum çünkü görüyorum aynı zamanda.yiğitin gözü kıpkırmızı.
öğretmen hemen arkadaşıyla oynarken gözüne eli kaçmı diyor ve başka bişey demiyor.
ben yiğiti kucakladım ve kapı kapandı hemen.ben tatlım halamı ağlıyorsun diyorum çünkü an az 1 saat önce olduğunu düşünüyorum.yiğit gözünü açamadığı gibi göz çevresi ve gözünün içi kıpkırmızı.

eve getirdim baktım ettim.açamıyor gözünü.karanlıkta ışığı açarsınya aynı öyle kamaşıyor sağ gözü.geçer diye bekledim bir yarım saat daha.banyo yaptırdım.yok hala aynı.sinir oldum.çocuk ne acıyor diyor ne ağlıyor sadece bakamıyor ve kucağıma yatmak istiyor.gözünü kapatıyor durmadan.

acaip sinirlerim bozuldu.
bana o an neden haber vermiyorlar.
hadi haber verilmedi neden sonrasında arayıp bilgi vermiyorsunuz....
ben aradım kendi öğretmenini.
arkadaşıyla oyuncak için koştururken parmağı gözüne kaçmış.buz koymuşlar ve önemsiz gördükleri için bana haber verilmemiş.
yönetim haber mermiş mişş..ben duymuyorum zaten eveleyip gevelenenleri..
ne kadar sakin olduğuma ben bile şaşırarak bir konuşma yaptım.içinde herşey barındırıyordu.anlayana.

sinirimden bolca ğalayarak çocuğu kaptığım gibi acile götürdüm.doktor baktı ve zedelenmiş olabilir diyerek antibiyotikli bir kremle ,göz damlası verdi.

yolda gelirken uyudu yavrum 20:00 de geldik ve uyumak istedi .yatıyor şimdi.
inşallah yarın sabah bişeyi kalmaz.

sabahta ben götüreceğim okula ve umarım iyi bir açıklamaları olur.
yoksa bu kıl annenin en sakin ve yumuşak ses tonuyla söyleyeceklerine onlar bile şaşıracak..

25 Temmuz 2011 Pazartesi

aklımı karıştıranlar bişeyler var...hamile ayşe stresi mi yoksa:)

yiğit cuma akşam kreşten geldi ve yanağında iki tırmak izi vardı.bırakan öğretmene sordum bilmediğini söyledi.eve gidip koluna baktım bir sürü çizik ve sinek ısırmışta kaşıyıp yara olmuş gibi delikli yara verdı 2 tane.şaşırdım.!!sordum yiğite.bilmiyor..üstünde durmadım.heralde düştü filan dedim.hala aklımda....
(yanlış anlaşılmasın ama niye oldu bunlar,nasıl oldu bana bildirmelerini isterdim)
(müdürleriyle konuşmuştuk yiğitle ilgili,kadın bana siz çok irdeliyorsunuz çocuğunuzla ilgili şeyleri dedi.yüzü düşük olsa acaba niye oldu,süzgün görünse açmı acaba diyorsunuz dedi.
varmı aksi bir anne acaba??? bunlar umrunda olmayan bir anne gerçekten varmı acaba??)

cuma gelince anne ben okula gitmicem diye başladı gene.ben cevap vermeyince 1000 defa üsteliyor aynı soruyu.bende 2 gün yok zaten tatlım dedim.tamam dedi.2 günün sonunda pazar akşamı anne yarın okul varmı dedi.var tatlım dedim.küçükten mızıldanıyor.ama ben takmayınca susuyor..
bu sabahta oldu aynısı.anne gitmeyeyim diyor ama servisi görünce koşturarak gidiyor.ah duygularım karmakarışık.

bu arada 2 gündür çişini kendisi yapıyor.oyuncağına biri dokunda,binse filan ses etmiyor.ama dün sitede kendinden küçük bir çocuğa tokat attı.sonra yanlış yaptığını düşünerek özür diledi....
kreşten aç bilaç geliyor.ve doymak bilmiyor evde.
bir kere yatağına çişini kaçırmış başka hiç çiş kazası olmadı.kendi kendine yapmayı öğretmişler çok hoşuma gitti bu.
her geldiğinde yarın gitmek istemediğini söylüyor..
ama çok neşeli geliyor..
ağzının içinde çok fazla yara oluştu.aft değilde yara şeklinde.acaba çokmu aç kalıyor,çok mu üzülüyor aklımda dolanıyor sürekli bu konular.
asla yemeyeceği şeyleri yedi diye yazıyorlar.  reçelli ekmek,çikolatalı ekmek,dolma içi,yayla çorbası.....

gördüğünüz gibi kreşle ilgili aklım çok karışık.
kreşi ben seçtim ve halada beğeniyorum.her çocuğun yaşayacağı cinsten sorunlar yaşıyoruz.hatta yiğit umduğumdan kısa bir sürede alıştı.arkadaşlarına ve bize göre yabancı olan insanlarla uyumu kısa sürede iyileşti.
artık çığlık atmıyor diyebilirim
kendini yere atmıyor.yere oturup beni çileden çıkarana kadar yerde tepinmiyor.
istediğini rica ederek istiyor.
bunlar artıları..
ama işte her anne gibi aklım onda kalarak gönderiyorum....

şimdi başka bir sorun var.malum ben çalışacaktım ve saatleri uzun olsun diye tamamen özel bir kreşe göndermek istedim yiğiti.ama şimdi yeni bebek geliyor ve çalışma hayalleri suya düştü.
kreşimizin fiyatı bize ben çalışmadığım için biraz ağır gelecek.yeni bebeğin eklenmesiyle masraflarda kaçınılmaz..ben yiğiti bu kreşinden alıp devlet kreşine vereyim diyorum.hatta antalya da ödül almış biyer var.konuştum kontenjanıda var...190 tl.servisle 300 olacak....

ama asıl aklımın takıldığı acaba göndermesemmi sorusu.çocuk zaten hataının yarısı boyunca okuyacak.şimdiden bunaltmasammı sorusu var aklımda.bir taraftan da hamilelikte zorlanacağa benziyorum.ayrı bir postta yazacağım bunu..ve benim çocuğum oldukça zor bir çocuk...
ne öneriyorsunuz bana...
kendi özel fikirleriniz ne??

14 Temmuz 2011 Perşembe

çaramba,perşembe

evet kreş mevzuunda devam edelim.
2 haftamız bitiyor ve benim zıçması problemli oğlumun hala bir gaita ve boğaz kültürü testini yaptıramadık.
geçen cuma,pazts,salı,çarşamba ve bugün olmak üzre her sabah kahvaltıyı evde yaptı yaa.kahvaltıdan sonra yapar dedim yapmadı.pazar gün akşam yaptı.o günden beride yapmadı.dün akşam yaptı.o da saat 20:00 de ve kaskatı olarak.off niye kötü bunu sindirim sistemi.ye dedğini yemez.yada yemesi güzel olunca da böyle keçi b..ku gibi yapar..:(

neyse bu konuyu geçeyim
salı günü akşam evde ertesi gün kreşe gitmeyeceğim diye avaz avaz ağladı.ağlamayı geç.tepindi.tepinmeyi geç ıkınmaktan suratı kıpkırmızı oldu..anıra anıra ağladı.bişey demiyoruz.övmüyoruz kreşi.ertesi sabah oldu.hazırlamaya çalışayım diyorum.aynı olay tekrarlanıyor.kreşe değil de doktora gidelim diyor.tamam bir kağıt verelim dedik oraya.tmm dedi.önüne gelince bana diyorki.''biz babamla bekleyelim sen ver de gel'' allahım içimde gülüyorum.dudağımı ısırıyorum daha fazla gülmemek için.neyse kapı önündede aynı sahne canlanınca kandırdılar bir şekilde soktular içeri.
o akşam servisle geldi eve.acaip hoşuna gitmiş.hatta ben aşağı 2 dk geç indim.serviste gözler suslu suslu aldım.evimize geldik incem diyormuş...
o gece ertesi gün gitmeyi kabul etti.hafiften gözleri sulanıyor ama gitmeyi kabul etmiş artık.beninm ve babasının kararlılığından mı,yoksa seviyormu artık bilemedim.dün de sinemaya gitmişler.kungfu panda 2 filmine.sinemeya hiç gitmemişti yiğit.çok güzel durmuş.yükses sesten etkilendi galiba.sonuna kadar izlemiş bide filmi:)))))
bugünde sorun çıkarmadan bıraktık .hafif gözleri doluyor ama bize göstermeden siliyor yaşı bide.çözemiyorum sebebini..çokta acıklı geliyor bu sahne

bende ki durumlarda şöyle.
alışmaya başladım galiba yiğitin yokluğuna.hatta hoşuma mı gitmeye başladı ne?


11 Temmuz 2011 Pazartesi

pazartesi sendromlu yiğit // kreş //11.07.2011

8 temmuz günü yuvadaki yiğitten bir resim..
defile varmış.yiğit bir anlam verememiş.aval aval bakması ondandır:)
öğretmeni çekmiş bu resmi.

iki günlük tatilden sonra -ki bu  bizim için iyi bir hafta sonuydu.denize gittik.parkta vakit geçirdik.
dün gece hapşurmaya başladı.vücüdünda bir mikrop var ama neden oluyor bilmiyorum.ilaçsız geçirdiğimden midir nedir tekrarlıyor kolayca.burnu koyu akıyor yine.dün gece klimayı kapattığım saniye çığlık çığlığa geri kalktı.açtım klimayı sabaha kadar bende.babasıda onun odasında yattı üstünü kontrol etmesini tembihledim ..

sabah uyandık ve ben çorba yapayım dedim.yaptım yedirdim ki,yuvası için sağlık belgelerini yaptıracaktık.kaka ve boğaz kültürü işini yaptıramadık.kaka yapmadı.yuvaya gidebilir sağlık raporunu alalım dedik.aile hekimliği pazartesi olması nedeniyle tıklım tıklımdı.sırayı aldık.o arada babasıyla ikametgahı filan çıkardılar.resim çektirdik derken yine geldik aile hekimliğine.allahım bir dursana yaa.sebile basıyor.gür sesiyle çığlık atıyor.sevenlere bana bakmayın,sevmeyin diye bağırıyor.ya da abartılı şekilde gülüyor.
fotoğrafçıdakileri hiç anlatmayayaım.ana yola çıkmaya çalıştı en kötüsü bu.

o kadar çok kızdım ki.en az 10 tane çocuk vardı ve hiç biri bu hareketleri yapmıyordu.doktorun kapısını açmaya çalışıyor-perdeyi çekiyor.ellerini yerlere sürtmeye başlarınca ve o pis ellerle ağzına elinin yarısını sokunca bende ipler koptu kızdım.

ha tabi sabahtan erken kalktı ve evde de ben okula gitmicem demeler neler neler.duymazlıktan geliyorum.dürtüp söylüyor gitmeyeceğini.bide açıklamasını yapıyor.''okul güzel değil-ben sevmiyorum'' hiç ses etmedim.

eşim neyseki bugün benden daha anlayışlıydı da.hallettik işleri.gittik kreşe.daha sokağına girince başladı bağırmaya.yere yığılıyor.gözyaşlarını silmek için yetişemiyor babası.o kadar hızlı akıyor o yaşlar.
kucakta girdi nihayetinde.ben hiç ses etmiyorum.bana abanmasına izin vermiyorum.zaten 2 dk önce beni doldurmuş..
kucakta girdi ve 3-5 kişi onu iknaya çalıştı.en sevdiği kitabını çıkardık meydana gene ağladı.birisi kandırarak çıkardı yukarı da rahatladık.kameradan baktık.dinliyor güzel güzel.ama eminim arada bolca arıza çıkaracaktır.
ben nasıl dolduysam eşime ben gidelim artık dedim.
çıktık kreşten bakalım.
şu an saat 13:00 uykuya yatmış olmaları gerek.
yemek yedimi acaba.

akşam servisle bırakmalarını söyledim.dayanamayıp kendim de gidebilirim ..

7 Temmuz 2011 Perşembe

kreş günlüğünden

yiğit in nerde olduğunu söyleyeyim.?öğretmenlerin​ karşısındaki çocuklardan sarı tişörtlü olanı..durmadan öğretmenlere sarıldı durdu.açlıktan ölmek üzere o anda.tansiyonu düşmüş vaziyette.hareketleri acaip yavaş..yarın tam gün alacaklar..tümden poku yedik yani anlayacağınız

dünkü kreş günümüz ayrıntılarıyla şöyle.

kahvaltıya gittik.saat 9:00 da ordaydık.kreşin kapısından içeri girince'' hayır anne burası güzel değil dedim sana'' demeler başladı.müdüre hanım kapıda karşıladı yiğitin öğretmeniyle birlikte.ama ne yaptılarsa içeri sokmaya ikna edemediler.sonra elindeki arabasını arkadaşlarına gösterme vaadi ile yukarı çıktılar kahvaltıya ..kahvaltıda kofleks vardı ve yiğit hiç ağzına sürmüş değildir.süt zaten içmez biliyorsunuz.
yukarıda ağlama faslı başladı.biz kameradan bakıyoruz.normal kahvaltı teklif ettiler.e yiğit normal kahvaltıda etmez
.ben içimden diyorum ki müdüre kadın şimdi pok yesin diyecek:)) belki demiştir içinden:)onu yemez bunu içmez.

içimden üzüldüm aslında bu duruma.oysa ki alıştırabilirdim bazı yöntemlerle..

kahvaltıdan aç kalktı ve oyun odasına geçtiler.oyun oynadı ve aç olduğu için (12 saat tir--öğlene kadar15 saat olmuştu)huysuzdu.kısa aralarla hep birilerine sarılmak istedi.ve saat 10:00 gibi arıza arttı.çünkü ölüyor açlıktan.bende müdür odasında ölüyorum çocuğuma acımaktan:)sonra arattırdım.bidaha kahvaltı teklifi sunalım diye.öğretmeni reddetti.öğlen yemeğini beklesin diye.şimdi kahvaltı yerse --ki onuda yemeyecekti biliyordum--öğlene gene masaya otumayacak dedi.(öğlen sanki yedi)tamam dedim..

öğlene kadar iyi geçti sonra.yukarıdaki video da öğlen yemeği öncesi hemen.
öğlen yemeğinde nohut ,bulgur pilavı ve salata vardı.bütün yemek boyunca ağladı.öğretmenine sarılmak istedi.ve hiç bir şey yemedi.
öğretmeni durmadan anlattı bişeyler.

yemek sonrası aşağıya indirdi onu ve beni görünce yiğit içli içli ağlamaya devam etti. ne zaman kapıya gittik sustu.kendi ayakkabısını buldu ve önceki günler içeri terliğini orda bırakmak istememişti.kendi bırakmak istedi bu sefer.eşim evin kapısından girerken konuşturmak için ''öğretmeninin adı ne oğlum dediğinde..''burcu öğretmen '' cevabımızı aldık.hiç beklemiyordum.çok ta komik söylüyor duysanız:))
işte böyle gelişmelerle döneceğim:)

4 Temmuz 2011 Pazartesi

yiğit kreşe başaldı

Faal olarak 15 gündür ama ,el altından yaklaşık 3  aydır araştırma yapıyordum.
15 gündür gittim geldim kreşlere.''amanın burası ne böyle hemen çıkmalıyım'' deyip çıktığım yerler oldu..
içime sinen 2-3 bişey oldu .daha çok seçmede arkadaşların tavsiyelerinden yararlandım.
yiğit gittiğim her yerde arıza çıkardı.
hemen hepsi hemen eğitime ihtiyacı var,size aşırı bağlanmış filan gibi şeyler söyledi.hiç kimse gelişimini merak etmedi.çişini biliyormu,neler oynarsınız,nasıl uyur gibi sorular sormadı.
görüp karar verecekler heralde dedim.yada beklentim çok fazlaydı...
gezdiklerimin içinde en iyisini düşündüğüm ve bize hitap edenini seçtik ve bugün startı verdik.
antalya da isim yapmış kreşlere de baktım ve hemen dışarı çıkmak istediğim yerlerdir bunlar.yada eğitimcisini beğenmedim.
''çocuğumu göndermeye karar verirsem nasıl başlayacak'' dedim.direkt getirip bırakacaksınız dedi.ben kalmayacakmıyım,beklemeyecekmiyim dediğimde ''hayır kesinlikle'' cevabını aldım.ya ağlarsa dediğimde 'ağlar ağlar susar değilmi 'dedi yaa..ben çocuğumu biliyorsam kenarda vız vız ağlamaz,kendini yere atar ve asla kaldıramazsın.kimse umursamazsa -ki umursayanlarda yiğite göre yabancı olacak-akşama kadar ağlayabilir.
o isim yapmış kreşin pedagog sahibi bunları söyleyince üzüldüm.
en azından ben çocuğumu ağlatmak istemiyorum
acaba şu an ağlıyormu yu düşünmek istemem.
tabiki ağlayabilir.herşey hoşuna gitmeyecek.ama kendine güvenebileceği birini bulsun ağlasın o zaman.istediği olmazsa ağlar ve çok çabuk susar.ama yanlızlık hissine kapılıp ağlarsa 3 gün 3 gece ağlayabir ve bunu hiç bir anne istemez...neyse
bir kreşi beğendim ve başladık.TALYA ÇOCUK AKADEMİSİ.
dün gece uyuyamadım.sanki ben ilk defa okula gideceğim.durmadan yiğite baktım.daha bir ince davrandığımı hissettim.
işte bugün gittik sabah saat 10:00 gibi.hemen koşturdu içeri.öğretmeninin elini tuttu.çıktık yukarı.oyun odalarına koşturdu.benimle hiç göz temesı kurmadı ilk 10 dk.ve bende öğretmene aşağı indiğimi söyledim.aşağıda müdüre hanımla oturup sohbet ettik.kameradan yiğiti izledim.azrıza çıkarır diye korktuğumu söylediğim müdüre hanım hiçte öyle bir çocuk gibi gelmedi dedi.ilk gün başlayan herkeste olabilir.hatta 1 hafta ağlayabilir filanda dedi.
kameradan bakarken yalancı çıkardı beni yiğit.her çocukla uyum içinde oynadı.
aşağı inerken annem nerde diye sorduğunu duydum.yanıma gelince küçük  arızalar çıktı.öğretmnen sana sürprizim var deyince bahçeye çıktı hepsi.benim çocuk zaten park pahçe çocuğu.yaz kış demeden sokaklardayız biz.kum oynamak istemedi.biliyorum seslerini duydum içeriden bile.10 dk ya kadar arıza arttı ve son gaz bağırmaya başladı.zaten o ara yardımcı müdüre hanım bugünlük yeter yapalımmı diyordu.
tam zamanında oldu yani.çıktık geldik eve..
gelişmeleri yazarım yine..
yarın sabah saat 10:00- 12:00 arası yapacağız bakalım

28 Haziran 2011 Salı

kreş deneyimi 28.06.2011

artık zamanının geldiğini düşünüyorum.doğumdan 8 ay sonra döneceğim işim olmayınca evde kalmayı ,oğlumla vakit geçirmeyi planlamıştım.planım tam tıkırında gitti.annem 2 saat uzakta oturuyor.annem gelemez buraya,ben de gönderemem.bakıcıya içim elvermedi.kreş için küçüktü derken kendim baktım bu zamana kadar.ama artık pes ediyorum.
son zamanlarda zıvanadan çıkmış durumda iş.ne yemekten,ne gezmekten,ne değişik oyuncaktan, hiçbirşeyden zevk almaz oldu.kurallara daha bir uymuyor,zaptedemiyorum çocuğu.ev oyuncakçı dükkanı gibi genede yaranamıyoruz.cak diyor ekmek,cuk diyor su şeklinde giden hayatından bile mutsuz çocuk..
işte böyle gitmeyeceğini düşündüm ve uzun zamandır internetin başına oturdum kreş araştırıyorum.
notlarımı aldım ve bugün başladık gezmeye.

evin yakınındakini eledik .(tomurcuk)
sebep;orda çalışan ve şimdi ayrılmış bir öğretmenle ve velilerle konuştuk biraz.çocuklara bağırılıyormuş.aç kalma cezası veriliyormuş.çok sert dille konuşuluyormuş.dolaplarında envai çeşit abur cubur varmış.hatta çocuğun biri hep ağlıyor diye günde pakat paket çikolata yediği oluyormuş.ve tv izliyormuş bolcana.....
450 tl bu kreş.servis içinde.ama servise ihtiyacımız yok.yakında..
pekte yakın olmayan bir kreşe gittik.(güneş selek)
daha açılalı 1 yıl olmuş.görüntü itibari ile beğendik.ama odalar mini mini.kutu gibi her oda.karı koca işletiyor.öğretmenmiş ikiside.çok güzel karşıladılar.yiğit hemen atladı.bütün her odayı gezmeye başladı.sahibi kadın yiğit hakkında sorular sordu.biraz zordur yiğit dediğimde benim hazır olmadığımı düşündü .ben ona önce yiğiti  adapte edeyim iş kolay benim için demeiştim.işniz hazır değil ve sizde hazır değilsiniz çocuğunuzdan ayrılmaya galiba dedi.işte bu konuda vaaz verirken yiğit içeri sürünerek girdi.ağzını halıya yapıştırıp ağlarken,çuval gibi yere yığılmışken kadının gözlerinin kocaman açıldığını gördüm.kucakladım ve dışarı çıktım yanlız kalıp konuşalım diye.tam sakinleşmeden kadın geldi ve yüksek sesle konuşmaya başladı yiğitle.ilgi çekici olmayı planladı ama kulakları sağır olacaktı az kalsın.çünkü yiğit onun gür sesini bastırdı.sonra oyun odasını gösterdim ve hemen koşarak girdi.sakinleşti.hiperaktif teşhisi konuldumu filan diye sordu.hayır dedik.zaten gözlemleyince anladı öyle olmadığını.sonrada normal bu yaş için filan diye devam etti.
kreşi gezdik.genel anlamıyla beğendim aslında.tv izleme olayı var bu kreşte.ama adama nasıl baktıysam şimdi yaz sezonundayız ya diye anlatmaya başladı.çocuklar gösterilerin yorgunluğuyla dinleniyorlar dedi.bende salağım..izlettiriyoruz çocuklara tv diye doğru söylemesini tercih ederdim..
ve fiyatı söyleyeyim.550 tl.servis içinde.cumartesileri 25 tl ek ücret.krtasiye ve geziler için ek ücret...
yani 750 ye filan gelecek..

bunu baştan eledim.(lider sevgi)
sebep:arayarak gitmek istedim.ben evden 11 de çıkıyorum dedim.tam saatini bilemem ama 13:00 e kadar gelirim mutlaka dedim.tamam dedi sekreter kız.zaten burda müdürümüz her dakika dedi.e yarımda gittik ve kapı duvar.demir kapısından girdik.öğretmenler yayılmışlar.bize bakmıyorlar bile.çocuklar arabalarla oynuyor ve yerde betonda..basamak kapıları var girişte ve paspas gerçekten paçavra.içeri halı ama o da paçavra..üstelik müdürleri yok.kız 13:.00 te geleceğim dedin diyor.hayır dedim.ısrar ettim.eşim neyse gezelim biz ücreti sonra müdürle konuşalım dedi.alamam içeri diyor yaa.e madem sen necisin güzelim.iyi dedim.oyuncakları toz içinde.hiç beğenmemiştim zaten..

bunuda elemek üzereyim:(deniz yıldızı)
girişte o kadar çok kartonla bişeyler yapmışlarki.kapıdan içeri girmek ne mümkün.sallandırmışlar yukarıdan.sade ve temiz görünenini tercih ederim herzaman.galoşları gitdik.çocuklar beton zemin üstüne muşambanın üstüne yayılmışlar.bütün çocuklar.kocaman lcd tv den çizgifilm izliyorlar.oyun odasıymış girişte hemen.kaydıraklar filanda aynı yerede.müdürün odasına geçtik.kocaman ekranda kamerayla çocuklara bakılıyor.izledik yiğiti.sevdi orayı.daha bir geniş buldu.kreşi gezeren ben aynı şeyi söyleyemeyeceğim.karman çorman.merdivenler halıfleks ve tozdan görünmüyor.üst katta mutfak ve yemek yiyen çocukları gördük.tabakta makarna ve taze fasulye vardı.melül melül yiyorlardı..(ne yapacaklardı orası ayrı)  :))
servis dahil 500 tl.

off bilemedim.eşime kalsa birini seçer ve gönderir.bu kadar ince eleyip sık dokumak zorundamıyım.bide yiğit ne zora sokuyor bizi.ya girmek istemiyor,ya çıkmak.galoş giymez,ayakkabıyı çıkarmak istemez.oyuncaklardan kopmaz.öff.kreş gezmekten daha yorucusu yiğitle gezmek tabi.
daha bir liste dolusu kreş var.yarında onlara bakacağım.aslında pahalılıklarının yanında temizliğe dikkat ettiğimi anladım.o ortamda yiğitin nasıl davranacağını hayal ettim.bunalacakmı diye düşündüm..

arkası yarın......

23 Ekim 2010 Cumartesi

kreş tecrübesi???


resim oraya ait

bizim evin yakınlarında bir kreş açılmıştı.
ne zamandır orayı görmeye gitmek istiyordum,kısmet bugüneymiş.
arkadaşla hem çocuklar sevecekmi,hemde ortamını bir görelim dedik.
ve girişten itibaren herşeyi olduğu gibi yazacağım..

kapıyı çaldık gayet güleryüzlü ,ortayaşlı bir hanım açtı.
galoşlarımızı giydik ,çocukların ayakkabılarının altını ise şöyle bir ıslak mendille sildikten sonra buyur edildik.sahibinin odasıymış.
kadın, kocası ve oğluyla birlikte işletiyorlarmış.
burayı görmeye geldik,arka sitede oturuyoruz filan dedik.ordan gelen 4-5 çocuk var dedi,hepsini tanıyoruz ,anne babalarıyla birlikte.
bu birinci cümlesi oldu.
ikinci cümlesi ise fiyat 400 tl dir dedi hemen.
çok şaşırdım ben.şakşınlığımı da gizlemedim.
bu arada bizim çocuklar diğer odalara atladılar.kadın hemen kalkıp işte burası eski oyun odamız dediboş odayı göstererk.yanında tuvalet vr.bir tane küçük boy klozet,yanında iki küçük boy lavabo.
temiz görünüyordu.
çocuklar aşağıdaymış yemek yiyorlarmış...
neyse biz konuşurken çocuklar yukarı çıktılar.eller yıkandı filan.ve televizyon odasına geçtiler.küçük koltuklar ve karşıda tv.çizgifilm açıldı.izledi bazısı oturup.
kadına tv izlettiriyormusunuz dedim bundan önce ,kem küm etmişti,cevabı tam alamamıştım yani,böylelikle gördüm,ama çocuklar izlerken açıklamasını yaptı.az izliyorlarmış.kendiside karşıymış tv ve bilgişsayara.

uyku vakitleri gelmiş çocukların.
yatmaya geçti çocuklar,hani eski oyun odası dediği yeri hem oyun odası hem portatif yataklı bir yatak odası olarak kullanıyorlarmış.portatif yataklar konuldu.
yataklar şezlong gibi.hani bez sandalyeler açılırya,aynısı.açılmış ve yere sıfır hali.
kız yanyana diziverdi hemen.üstlerinede incecik çarşaf,3 tanesine 1 çarşaf birde.
hava soğuk üşümezlermi dedim.yok dedi çalışan kız.

kreş bir apartman dairesinin 2 katına yapılı.zemin kat var bir de.(oyun ve yemek salonu)o sebeple odalar küçük ve hepsi birbirine yakın odalar.
ben bodrum katı,oyun odasını görmek istedim,indik.resmen bodrum kat yani,yeni açıldı kreş.yani hiç kış geçmedi orda daha.kışın kesin üşürler.nasıl ısıtacaklar kocaman zemin ve soğuk katı bilemedim,
kenara masa atmışlar çocuklar makarna yiyorlardı.üstüne yoğurt dökülmüş.
kadın arkadaşıma anlatıyordu kreşin işleyişini.ben gezmekle ilgilendim,

sütü açıktan,pazardan alıp kendileri kaynatıyorlarmış.yoğurdu da kendileri yapıyormuş..daha bişey demedim üstüne artık.bilemedim...

haftanın 3 günü 270 tl.5 günü 400 tl imiş.biz sormadan kendisi söyledi..servis dahil.

yiğit pek sevmedi açıkçası.
ortamı hiç sıcak gelmedi bana da.oyuncak göremedim ortalıkta.yere oturacakları birşeyler yok.ısıtma sistemini düşünmemişler.
2 tane yaş grubu var.2-3 yaş/// ve üstü

arkadaşım göndermek istedi birazoğlunu bir kaç ay.
ben başka yerler de bakacağım 3 yaş sonrası için..

oyun grubu sordum,yokmuş öyle bişey.daha pahalı olur size dedi kadın gene,paradan bahsetti hep, her sorduğum soruya.

SONUÇ: oyun odalarının zemin katta olması hiç hoşuma gitmedi,güneş görmeyecekler,yataklar çok rahatsız göründü..
çocuğunu yıllardır kreşe gönderen tecrübeli bir arkadaşım aslında memmun ordan.daha kötü yerler gördüm diye anlatır hep.
ama bilemedim işte
siz neler dyorsunuz bu anlattıklarıma karşı??????