25 Eylül 2010 Cumartesi

yiğit hasta


(bu resimde 10 aylık..burdada hastaydı kuzum,gözleri kıpkırmızı)

çarşamba günün acısı çıktı işte..o gün inanılmaz terledi,durdan anlamadı..durduramadım da.üstünü defalarca değiştirmeme rağmen üşüttü yinede..
dün akşama kadar hapşurdu..ben hemen anladım ama yapacak bişey yoktu,
dün öğlen uykusu yarım saatçikti:((
akşamüstü beklenen gerçekleşti ve burnu akmaya başladı,gece tıkandı,uyumadı ve sürekli ağladı
yiğitin hastalıklarıda böyle olur,saatlerce ağlar,gece uyumaz,sayıklar,durmadan döner....
peditus verdim ama olmadı,4 saat sonra birde 1,5 ölçek ibufen verdim gece 2 den sonra rahatladı ve bizim yatakta uyudu,sayıklamalar ve dönmeler eşliğinde..
eşm kucağına almak istiyor dahada ağlıyo bana yapışıyo,sayla sümük...off kıştan hiz hazetmiyorum bu yüzden,yoksa kendi başıma olsam kışa bayılırım..
grip aşısı yaptırsammı yiğite diye düşünmeye başladım,çekilmiyor çünki en ufak soğuk algınlığı bile..
bugünse biraz daha iyi gibi..şimdi uyuyor..yine sıkıntılı..

22 Eylül 2010 Çarşamba

gezmeye doyduk

bugün babamız izinliydi..dünden bisürü planlar yapmış
sabah kahvaltıya götürdü,,larada biyer var.çok seviyoruz,,doğayla iç içe,hayvanlar var,çiçek,böcek,toprak...
kardeşim de geldi,e daha ne olsun yiğite,,,babası,annesi,teyzesi...hayvanlar,....ÖZGÜRLÜK









biz uzuun bir kahvaltı yaptık,yiğit karabiber döktü bardağa biraz,kürdanları oynadı,bi tane bardak kırdı,
neyseki tanıdık yer,yiğiti seviyolar,o da sonuna kadar kullanıyor..

bir ara bir tavuktan korkmuş dolaşırken,--anneee kork,baba kork,tezze kork diye diye yanımıza seğirtti:))))hepimizi sıralıyor arka arkaya ki,hepimiz onunla ilgilenelim:))
2,5 saatte 5 defa çiş yaptı:))

kahvaltıdan sonra, karşı avm ye gittik, yiğit oyun parkında döktürsün diye,
e babayı yakalamışken bırakmak olmaz değilmi ama,,



orda da babasıyla oynadı,,
yolda gelirken uyukladı,eve geldik ve bayıldı bizimki

akşam yemeğinden sonra,baba bizi tekrar çarşıya götürdü...
suların dansını izledik cumhuriyet meydanında,,su dansını bir ara videolayıp koyacağım buraya,akşam vakit olmadı yiğitle koşturmaktan
yorgunluktan bayılmak üzereydi ki,eve geldik 1 kitapta yine bayıldı bizimki:))

babamıza burdan teşekür ediyoruz,
tekrarı 5-6 ay aradan sonra yada seneye yaza tekrarlanır artık böyle bir günün
eee bunada şükür,ne yapalım

21 Eylül 2010 Salı

yiğit/babası--babası/yiğit



yiğit anne karnında 8 aya kadar yüzünü göstermedi..6. aydada kafa aşağı geldi ve doğum yoluna doğru girdi,8. ayda doktor zorlu uğraşlardan sonra bir küçük yüz karesi yakalayabildi nihayet,,ve dediki ayşecim babasının tıpkısını doğuracaksın...
eşim sevinmiş ve keyiflenmişti,nerden bileyim gerçekten de aynısını doğuracağımı....

NASIL BENZİYORMU???

şimdilerde bana döndü biraz,yoksa doğduğunda ve sonrasında tıpkınında tıpkısı babasıydı...

20 Eylül 2010 Pazartesi

17.09.2010 nurturia antalya anneleri buluşması

cuma günü nurturia antalya anneleri buluşması vardı.
cam piramitin yanındaki parkta buluştuk.
ben gittiğimde kimse yoktu,10 dk sonra yasemin ve pınar (tatlıları gazigan ve efe)geldiler,daha önceden yaseminle tanışıyorduk bloktan pınarlada hemen kaynaştık,
sanırım çocuklu anneler ,helede yaşları yakın çocukları olan anneler hemen kaynaşıyolar, paylaşacak çok şey var,
daha sonra afet,ilal, feyzan ve hande de geldiler
çocuklar ardı ardına parkta kaydırak,salıncak ,merdiven bırakmadılar oynamadık...
biz anneler az sohbet edebilsekte,ilk buluşma için paylaşımlar güzeldi,zevkli geçti

yiğite bak,resim çekilmemek için yırtıyor kendini,orda da ağlayacak bir sebep buldu benim kuzum


aaa bana bak yaww,ne vardı bukadar gülecek hatırlayamadım...çocuğu ağlamaktan yırtılır,anası ağzını sonuna kadar açar güler:))))




bunlar yaseminin makinesinden çekilen resimlerdi..
bunlarda benimkiler:))



tontiklerimiz kaydıraktan kayarken.:))
hepsine maşallah


bu yaseminden,,çok güzel çıkmış kuzumm




yavrularımız da böyle oynadılar,,
avuç içi kadar kumda çok güzel oyunlar oynadılar,eve toz kir içinde geldik,,,,
güzel zaman geçirdik,kış için planlarımız var,
malum burası antalya,bigün kış olsa öteki gün yaz olur,güzel günlerde dışarda,diğer günlerde kapalı mekan yada evlerimizde buluşma kararları ile ayrıldık,
yorucu ve bir o kadarda mutlu bir gündü benim için

14 Eylül 2010 Salı

ilklerin günü

bugün kuzuşla sabah kalktık,hemen ayakkabıları getirdi aşşaaa dedi.
yok daha neler...
gözümü açar açmaz ayakkabısını burnuma sokacaktı nerdeyse.
sonra buzdolabı açmış ve meyve suyu çıkarmış,oğlum kahvaltıdan sonra dedim...
ve git sen yine köpük aletini getir.şu momomuçu...
sonra hortum getirdi.bolkon yıkayacakmışız.off
sabah sabah nasıl bir enerjiyle uyandıysa aklına gelen tüm işleri arka arkaya sıraladı.bende hepsine aynı enerjiyle neden olmaz anlattım...kendimide tebrik ettim,hiç birinde ağlamadı tamam dedi,

neyse yiğitin kahvaltısından sonra,oynadık biraz oyuncaklarla.
sonra aşağı indik yoğun ısrar üzerine,ekmek aldık birazda aşağıda oyuncak alışveriş arabasını sürdü.
sıkılınca gelip babamızı kaldırdık,kahvaltı ettik,yiğit tıkabasa karpuz yedi,sonra pazara gittik,eşim bıraktı bizi,ve ne var yoksa herşeyden aldık,
portakal canavarına 7 kg portakal aldık,(kendileri 7 aylıktan beri her sabah taze sıkılmış portakal suyu içer)
elma canavarı elma istedi alma aldık, yok muz istedi muz aldık,
ve üzüüm dedi pazarda ,normalde pek yemiyoruz diye almayacaktım ,hiç yemeyen yiğit bir küçük salkımı mideye indiriverdi oracıkta ve 2 kg aldım,yol boyu ve evdede üzüm yemeler devam etti,
işte ilkin birisi bu:))))

ikinci ilkimizde yiğit caillou seyretti.tabi benim anlatmamla.
bitane kayu kitabımız var.kayu sirkte..yiğit bayılarak dinliyor ve resimlerinden çok hoşlanıyor ama çizgi filmini pek sevmemişti.birlikte izleyince biraz daha iyi gibi..
ne okumamı istiyorsun seç getir deyince kayuuu diyor.bende okunuşu gibi yazdım burda.daha kolay:))))


bunları yaptık bugün,ve yiğit telafuzu iyi olmasa da birsürü yeni kelime öğrendi.ayşegülcüğüm bir ara demişti.nasıl yetişeceksin öğrendiği kelimeleri yazmaya demişti,şimdi aynı öyle oldu.her kelimeyi biliyor artık,herşeyin adını biliyor.söylüyor da dilinin döndüğünce,cümle kurmaya hala geçemedik desem yeridir.
-anne aydede
-anne kuş
-baba uyuyo
böyle kısa cümleler işte,
yakında artacağını düşünüyorum,kitaplarımıdaki ve çevremizdeki herşeyin adını biliyor..istediklerine evet-istemediklerine hayır diyor.ağlayarak hayır demeye getirmeler azaldı.
kendi fikrini kesinlikle biliyor ve sunuyor,ağlayarak halledemeyeceğini biliyorsa şirinlik yapıyor.gelip anne öp diyor,
nasıl dayanılır ki:))))

****aaa bu arada cuma günü nurturia antalya anneleri buluşması var.çok güzel geçecek inşallah.yiğitin ve benim yeni arkadaşlarımız olacak.iple çekiyoruz cumayı:))))

10 Eylül 2010 Cuma

bizim kuşlarr




















eskiden kuşlardan çok korkardım,allah kuşlardan korkuyorum diye eşimi çıkardı galiba karşıma,,



















şimdi ise gene dokunamam ama yaklaşabilirim..bu bile büyük gelişme,4 yılımı aldı bu kadar yaklaşmak bile

çok güzel değilmi....


















bunlar bir aile..anne,baba,çocuk,sohbet ediyorlar galiba,beyaz olan çocuk:)))











yiğitin favori rengi,herzaman gidince bu renk kuşları ellemeyi ister.


yavru bir kuş,uçmayı henüz bilmiyor,dolayısıyla yiğitin tam fovorisi,


















kuş henüz yem yemeyi de bilmiyor,annesi yediriyor,ama benim hayvan sever oğlum yem yedirmeye çalışıyor kuşa..kuşta ilk yemini yiğitin elinden yemiş bulunuyor..



son olarak yiğit kuşu öpüyor ve kuşlarımızı böylece rahat bırakıp çıkıyoruz ordan,bin defa gene geleceğimize dair yiğite söz vererek..bıraksak akşama kadar sıkılmadan durur yanlarında.babasının oğlu:)))