23 Ekim 2010 Cumartesi

kreş tecrübesi???


resim oraya ait

bizim evin yakınlarında bir kreş açılmıştı.
ne zamandır orayı görmeye gitmek istiyordum,kısmet bugüneymiş.
arkadaşla hem çocuklar sevecekmi,hemde ortamını bir görelim dedik.
ve girişten itibaren herşeyi olduğu gibi yazacağım..

kapıyı çaldık gayet güleryüzlü ,ortayaşlı bir hanım açtı.
galoşlarımızı giydik ,çocukların ayakkabılarının altını ise şöyle bir ıslak mendille sildikten sonra buyur edildik.sahibinin odasıymış.
kadın, kocası ve oğluyla birlikte işletiyorlarmış.
burayı görmeye geldik,arka sitede oturuyoruz filan dedik.ordan gelen 4-5 çocuk var dedi,hepsini tanıyoruz ,anne babalarıyla birlikte.
bu birinci cümlesi oldu.
ikinci cümlesi ise fiyat 400 tl dir dedi hemen.
çok şaşırdım ben.şakşınlığımı da gizlemedim.
bu arada bizim çocuklar diğer odalara atladılar.kadın hemen kalkıp işte burası eski oyun odamız dediboş odayı göstererk.yanında tuvalet vr.bir tane küçük boy klozet,yanında iki küçük boy lavabo.
temiz görünüyordu.
çocuklar aşağıdaymış yemek yiyorlarmış...
neyse biz konuşurken çocuklar yukarı çıktılar.eller yıkandı filan.ve televizyon odasına geçtiler.küçük koltuklar ve karşıda tv.çizgifilm açıldı.izledi bazısı oturup.
kadına tv izlettiriyormusunuz dedim bundan önce ,kem küm etmişti,cevabı tam alamamıştım yani,böylelikle gördüm,ama çocuklar izlerken açıklamasını yaptı.az izliyorlarmış.kendiside karşıymış tv ve bilgişsayara.

uyku vakitleri gelmiş çocukların.
yatmaya geçti çocuklar,hani eski oyun odası dediği yeri hem oyun odası hem portatif yataklı bir yatak odası olarak kullanıyorlarmış.portatif yataklar konuldu.
yataklar şezlong gibi.hani bez sandalyeler açılırya,aynısı.açılmış ve yere sıfır hali.
kız yanyana diziverdi hemen.üstlerinede incecik çarşaf,3 tanesine 1 çarşaf birde.
hava soğuk üşümezlermi dedim.yok dedi çalışan kız.

kreş bir apartman dairesinin 2 katına yapılı.zemin kat var bir de.(oyun ve yemek salonu)o sebeple odalar küçük ve hepsi birbirine yakın odalar.
ben bodrum katı,oyun odasını görmek istedim,indik.resmen bodrum kat yani,yeni açıldı kreş.yani hiç kış geçmedi orda daha.kışın kesin üşürler.nasıl ısıtacaklar kocaman zemin ve soğuk katı bilemedim,
kenara masa atmışlar çocuklar makarna yiyorlardı.üstüne yoğurt dökülmüş.
kadın arkadaşıma anlatıyordu kreşin işleyişini.ben gezmekle ilgilendim,

sütü açıktan,pazardan alıp kendileri kaynatıyorlarmış.yoğurdu da kendileri yapıyormuş..daha bişey demedim üstüne artık.bilemedim...

haftanın 3 günü 270 tl.5 günü 400 tl imiş.biz sormadan kendisi söyledi..servis dahil.

yiğit pek sevmedi açıkçası.
ortamı hiç sıcak gelmedi bana da.oyuncak göremedim ortalıkta.yere oturacakları birşeyler yok.ısıtma sistemini düşünmemişler.
2 tane yaş grubu var.2-3 yaş/// ve üstü

arkadaşım göndermek istedi birazoğlunu bir kaç ay.
ben başka yerler de bakacağım 3 yaş sonrası için..

oyun grubu sordum,yokmuş öyle bişey.daha pahalı olur size dedi kadın gene,paradan bahsetti hep, her sorduğum soruya.

SONUÇ: oyun odalarının zemin katta olması hiç hoşuma gitmedi,güneş görmeyecekler,yataklar çok rahatsız göründü..
çocuğunu yıllardır kreşe gönderen tecrübeli bir arkadaşım aslında memmun ordan.daha kötü yerler gördüm diye anlatır hep.
ama bilemedim işte
siz neler dyorsunuz bu anlattıklarıma karşı??????

21 Ekim 2010 Perşembe

2 konulu post:))

1.konumuz gezmelerimiz
geçen cumartesi akşamı annemle telefonda konuştuk,yarın izinliyim hadi atlayın gelin dedi.ama akşam olmuştu.saat 19:00.karanlık çoktan oldu.yiğit uyuyordu.ama çılgın ayşe dururmu,çocuğu kaldırdım meyveyi tıkıştırdım ağzına,apar topar hazırlandık çıktık yola.20:30 da bindik arabaya ,babacığım aldı,otobüsün en arka köşesi kalmış,yiğit kucağımda ,tam göbeğimde oturdu giderken ,,off daha yolculuk başlamadan başladı arıza çıkarmaya..yandaki kadın şeker verdi ,önce ben yok istemez dedim vermiyorum ben şeker dedim ,az sonra geri istedim çünkü çığlıklar ve incem,kalkcam demeler başladı yiğitten...
neyse gittik annemgile,,


bunları dönerken çektim.yağmur bulutları vardı,en sevdiğim hava...

yiğit için annem sofrasını kurmuş biz gidene kadar.mısırlar çeşit çeşit yerini almış yer sofrasında,oturarak yedi,sonra uykusu gelince yatarak yedi,uykusundan mayıştı ama annemgilden ayrılmamak için uyumadı geç saate kadar.

******************************
2. konunumuz oyuncaklarımız.


ne zaman bir avm ye gitsek soluğu d&r da alırız ve kitap almadan,hatta bu seriden almadan çıkmıyoruz,bunlarda yeni,yiğit bayılarak okutuyor.


geçende bunu aldık,bı-oya kalemleriyle kolayca daire çiziyor,kalem tutması gelişsin,değişik oyuncak olsun dedim.bolca surat çizip,oyalanıyoruzz


geçen hafta Bim e geldi,3-4 tane almışlığımız var ama kırıldı ,işlevini yitirdi diye yeni aldık.çok ucuz buldum birde.2 tl.


aa bunu ne zamandır ben istiyordum.içindeki kavramları tek tek biliyor .ama baştaki resim topluluğunu içindekilere göre yanyana dizmece olarak oynanıyor bu da.yiğitin ilk ilgisini çekmez puzzllar ,sonradan da bırakmaz,o aşamaya gelmek üzereyiz.


dün eve gelince baktım ki odasında bozmayayım dedim,amaan baktımki tüm arabaları dökmüş,yanyana dizmiş ve bakıyor,sayıyor,hepsini okşaya okşaya oynuyor,özlemiş belliki,
sonradan kadraja sığmayan arabalara ve giden paracıklara baktım da,oyuncak moyuncak yok bundan sonra bu yiğite
daha arkadaşlarında kalanlar ve koltuk kanepenin altına gidenler de cabası..



çok okuyorum çook .gözlerim bozulacak.kıpırdamadan durduğu 3-4 saniyeden birinde..



aa yeni araba aldık.hava atmadan geçemicimmm..binip çokca geziyoruz bugünlerde.ben dedim kırmızı alalım diye.ama yiğit gri almak istedi.
allah herkese nasip etsin,
oyuncakçılarda 7 tl dir kendileri:)))))

14 Ekim 2010 Perşembe

bendeki sabır incecik bir çizgi

yiğit yiğit....
hayat onunla ne kadar güzel...o uyuduğunda yalnız kalınca daha da iyi anlıyorum bunu..kuzum olmasaydı ne boş hayatım olurdu diyorum kendi kendime...

sabahtan beri 100 ü bulmuştur gereksiz ağlamaları.iyice zıvanadan çıkıyor bazen.sabır sabır..
evet sabırlı olmayı öğrendim ama.saat olmuş 22:30, sandalyenin üstündeki çantayı yere atıyor,misafir gelmişti onun bardağından su içmek istiyor,olmaz diyorum kendini yete atıyor...illaki o bardaktan içecekmiş,başka bardağa su koyuyorum yok..

e sabırda biyere kadar ama..eline şiplettim bitane..ağladı ve odasına koşturdu.bende yatırdım, ışığı kapattım ve yalnız uyu bu akşamda dedim.çıktım odadan,tam çıkarken içim sızladı ama geri adım atmak istemedim.salona geçtim oturdum,zırladı sessizce biraz,
sonra ses kesildi,uyudu dedim vicdan yaptım,ağlamaklı oldum..

son 8. ayında yatağında bir öğlen uykusu uyumuştu yalnız ..ondan beri yanında ben yatarak uyudu hep.

nasıl üzüldüm,ağlayarak uyuttum kuzumu diye.

yarım saat geçti ve anneee diye zil gibi bi ses duyuldu..uyumamış beyefendi,
hemen koştum kucakladım,öptüm ,kokladım,aynılarını o da yaptı..
bana bebeğimm dedi:))
bende ona bebeğimm dedim:))
yatırdım ve uyudu şimdide.içim rahat en azından..
günün sonunda böyle bişey yaşamak istemezdim ..

canım kuzum seni çok seviyorum

13 Ekim 2010 Çarşamba

geçmiş istatistiği

ayşegül bizi mimlemiş en çok okunan-izlenen konular istatistiği ile ilgili.
zevkli bişey olmuş,geri dönüp okumak keyif verdi

1-yiğitle her haftaya bir tema: kızlarla topluca yaptığımız bir çalışmaydı.biz hastalıklar sebebiyle geriden takip ettik.temmuz aynın başlarında salladık durumu,yine böyle bir çalışma bekliyorum fikriyecim,zevkliydi..

2-parmak boyası 2: bu boya işleri yokmu,halı,sahpa demeden hala devam ediyoruz,,yiğitin favori aktivitesi..

3-Dolu dolu ve yiğitli günler: huysuzluk postu,hatırlamak istemiyorum ..

4-annesinin yardımcısı: ah yavruum..bu yaz o kadar çok halı yıkadıkki,,eskidi halılarımız.kirleten ve yıkayan anne ve oğlu:))

5-eski dostlar güzel anılar: ne güzel günlerdi,,hatırlamak bile geriye biraz olsun dönmemi sağlıyor,şarj oluyorum:99

eski postlarımı geri dönüp okumamıştım hiç,güzel oluyormuş.
bende sizi sobeliyorum kızlar,geri dönüp bakın sizde.güzell

elif-kayra
alev-yiğit
bahriye -kerem
filiz-yiğit
fatoş-emir

8 Ekim 2010 Cuma

alanya yolcusu kalmasın

kuzuyla dün alanya ya gittik.6 yıl önce,ünv.ten sonraki ilk çalışma hayatımda tanıdığım ve çok sevdiğim dostumun yanına gittim.
bir 7 aylık görüşmeme dönemimiz oldu ve o dönemde ikimizde aynı ayda hamile kalmışız haberimiz yok.7 aylık koca göbüşlerimizle telf.görüşmesi yaptık.
şaşkınlıktan ve sevinten çığlıklar atmıştık.
zira yiğit beraat tam 5 gün büyük....


antalyalı olmama rağmen alanya ya 1-2 km kala mesafelere kadar gittim de bir oraya gidemedim.kısmet bugüneymiş.çok çok beğendim,turistik şehirlere alışığım fakat orası başka biyer,kuşadası marmaris karışımı.denizle şehir iç içe.ama aynı zamanda ilçe olmanın havası da var.çok kapalı ve çok açıklar bir arada ve hiç kimse birbirinden rahatsız değil.yaşanılası bir yer yani,
ben çok az yer için böyle düşünürüm..


geleyim benim veletin insani ilişkilerine...daha onlara giderken otobüste kaynaşıp,yerlerde araba sürdüler.eve gider gitmez,bu oyuncağı paylaşamayıp ikisi bindi,benim tontik beraatı direksiyona yapıştırdı.
işin garibi bu durumdan büyük mutluluk duydular..:))



sonra bu görüntüler oldu.birbirlerini çok sevdiler.15 dk çok iyi ,5 dk kavga..oyuncak kavgası..normal karşıladık ,allahtan ikiside uzatmıyorda çabuk bitiyor gürültü..
cilveleşip,yanyana yattılar.öptüler,ama çokta zırladılar..




sonra alanyanın olmazsa olmazı kaleye çıktık.tam bir harika.oldum olası harabe tarihi eserleri gezmeyi sevmem.bişey anlamam oralardan.ama ben yukarıdan görünen manzaraya bittim ve yiğitin köppü deyip koşturmasından zevk aldım.kalenin hertarafını saran keçiboynuzu ağaçlarından zevk aldım,koparıp yiğitin kemirmesinden zevk aldım:))


canım arkadaşım ve ailesi.


arkadaşımın eşi kalede çalışıyor
benim yiğitim hemen ahmetin yerine geçti ve kuruldu diye kızacağımı sanıp beni yumuşatıyor


çiğdem-beraat/// ayşe-yiğit


el ele tutuşup bizden kaçtılar,biri hata kaza elini bıraksa diğeri feryat figan kendini yere attı.nasıl iş anlamadık.
yiğitin;
-biyaaat biyattt
diyen sesi hala kulaklarımda

6 Ekim 2010 Çarşamba

ANNELİĞİN HARİKA YÖNÜ


Annelik hamilelikle başlıyor,arkasından doğum büyük heyecan!!!
Amaa emzirmek varya emzirmek anneliğin asıl başlangıcı bana göre..
Bebekle arada kurulan büyük bağların başı..

Sezeryandan uyanırken çok ağlamışım,Gözümü açtığımda ise yavruyu gördüm.
Eşimin kucağındaydı.Hemen istedim güzel yüzünü görmek için.
Ağzı memeyi arıyordu.Hemen emzirme pozisyonunu denedim.Emmeyi bilmeyen küçük yavru ve meme başı olmayan ben başaramadık bu işi.
Üstelik pozisyon ayarlayamadım .Başını memeye göre ayarlamayı beceremedim.
(Hoş uzun zaman beceremedim bu pozisyon işini ya o da başka)

En büyük sorun da sütün olmamasıydı.Gelecek diye uyardı hemşire ve diğer doğum yapmış olanlar.
Hatta meme başını sıkmaya süt kanallarını uyarmaya başladılar.
Acıdan ölecek gibi oldum, sezeryan yeri bile o kadar acımadı doğrusunu söylemek gerekirse.
Üstüne de bebek feryat figan ağlıyordu acıkmış olduğu için,saatler geçti doğumun üstünden hala 1 damla bile süt ememedi benim kuzu.

O gün annemle kavga bile ettik.Annem menapoz döneminde sinirli,ben yeni doğum yapmışım,bebek ememiyor ,ben tutamıyorum gerektiği gibi bebeği.
Sinir harbi yaşadık.

Doktor geldi ve bu bebek aç hemen mama verin dedi. Tosuna 1 çay bardağı mama yaptık ve yemen hüpletti hepsini,arkasından uyudu.

Ben kolay pes etmem.

Herkes durulunca memeyi süt için çalıştırmaya başladım,ÇOK ACIDI..Acısın önemli değildi,süt gelsindi sadece..
1 saat sonra beklenen oldu.Ağız dediğimiz sevgili mucize sıvı geldi,
O arada yavru da uyandı ve başladık tekrar çabalara.

Bu sefer sonuç geldi,yapıştı yavru memeye ve bir daha bırakmadı.Pozisyon hep dert oldu ,ama aç olan ve onu doyurmak isteyen azimli annesi bir şekilde başardık.
Yara oldu 1-2 hafta kadar.Ben acıdan ağladım ama pes etmedim.
Sağolsun memeler de benim yüzümü kara çıkarmadılar ve süt geldi bolca.
3.300 doğan yavru hemen tombikleşti.
Anneciğimin komposto,çorba ve meyve salatalarının da hakkını yememek gerekir..

ilk 6 ay sadece anne sütü ile besledim tosunu.

Hayatımda annelikle birlikte emzirmeninde çok büyük mutluluklar yaşattığını söylemem gerekir.
Emzirirken göz göze gelmek,bebeğin okşamaları ve onunda sütün tadından ve doyma halinden aldığı zevk anlatılmaz yaşanır.
Hayatta her kadının yaşaması gereken bir duygu ve görsellik ....
Emerek doyan kuzumu seyrederken binlerce defa şükrettim, mutluluktan ağladım,bu duyguları yaşamak bana da nasip olduğu için...

Yavrumu sütümle besleyebilmenin zevkini 22 ay tattım.
Sık emdiği için yapışık ikiz olmuştuk, ek gıdalardan yeteri kadar yemiyordu ve her 5 dk inmişti emme istekleri,bende yeter dedim ve bitirdik emme işini..
Hala özlediğim olur.bidaha bebeğim olursa daha uzun emzirmek istiyorum...

Ayşe ARSLAN
http://ayseyigitarslan.blogspot.com/

28 Eylül 2010 Salı

kuzu büyümüş haberim yok


pazar günü annemler geldi,yiğitte bende çok hasta değildik o gün,
hastaydık belki farkında değildik sevincimizden.
yiğit annane ve dedesine,bende annemle babama sevindik..şımardık:)))
çok güzel bir gün geçirdik,dışarda bir kahvaltı faslından sonra bir avm ye attık kendimizi...orda da gezdik,yiğitin arabası yoktu yanımızda.kah yürüdü,kah kucakta genellikle koştu ama..
keşke annemlere yakın otursak dedim her saniye içimden
o kadar çok sevgiyle büyüdükki biz,
sığınacak bir kucak,sarılacak bir kol olmadan eksik hissederim kendimi şimdilerde, gereklidir bana hep..
çocukken babamla kahveye giderdim,ava bile gittim ...
kız çocuksun götürmem demedi.beni kırmamak için..şımarık değil ama nazlı büyüdük..
doğumumda uyanırken babacığım ağlıyordu...
yiğitte böyle büyüyor..çok bol sevgi ile...


annem ve babam sırf onu görüp ,bir öpüp koklamak için günübirlik geliyorlar taa nerden.
pazar günü annem bana yiğiti uyutta biz kaçalım dedi..eve geldik saat 16:00 te.yiğite yatalım dedim kucakladım ve büyük bir hengameyle sarsıldım,kucağımdan yere atladı ve çılgın gibi ağlamaya başladı..annem kucakladı hadi yatalım dedi,yok yine aynısı,babam yaptı yok yine aynı..
kitap okuyalım yatakta yok.
hepimiz aynı yatağa yattık daha beter ağladı..
dedeeee,,, dedeeee haykırdı.
ayakta gözü kapanıyor uyumamak için neler yapıyor.gözü kıpkırmızı tık yok...

ve anladım ki benim kuzum büyümüş.
büyümüşte her konuşulanı anlamaya başlamış..
dinleyip kendi kafasından hesaplar yapmaya başlamış..
çocuğun yanında herşeyin konuşulmama zamanı gelmiş...

saat 20:30 da yarım saat anlatma sonucunda tamam dedi,yorgunluktan bayılma safhasında...
ve onlar gitti.suratı düştü,biraz içten içten ağladı,sarıldık ve 21:00 de uyumuştu.taa ertesi sabah kadar..sabah uyanıp telefonumu getirdi annane dedi.aradık konuştular,aynı içten ağlama devam etti telefonda...

neyseki ağlamaları çoğu yerde gereksiz olsada uzatmaz.anlatınca tamam der.
çok küçük bir sabırla en kötü zamanlar bile kolayca aşılır..

zor görünen yiğitin aslında kolay olduğunu biliyorum artık..
sabırsız ve çabuk sinirlenen annesini yiğitte tanıyor artık...son damlasına kadar huylarımız aynı ...

ve kendime nasihatım şu bu postta:
* iyi veya kötü her konuşulana dikkat edilecek..
* bol sabır hiç elden bırakılmayacak..