11 Kasım 2010 Perşembe

güzel zamanlar

bu hafta dolu dolu geçti.ne yapacağımızı şaşırık.yiğite aktivite yaptırmaya gerek yok gibi.zaten kendi bulup geliyor ne istiyorsa ,bunu yapalım diyor.ya yap bozları,ya arabaları getirip otutuyor.asla hayır diyemiyorum.malum terrible two hallerinin getirdikleri:)

geçen almış benim gitarı eline( kabından nasıl çıkardıysa bilemiyorum,kocaman fermuarı sonuna kadar açması gerekli) babasına şarkı söylüyor,babası kırılır filan dedi,aman dededim bırak kırılıyorsa kırılsın,
yiğit biraz başımdan gitsin,biraz da değişik bişeylerle oynamış olsun..
ve olan oldu birazcık kırıldı:)
ama şu kareye baksanıza çok mutlu görünmüyormu??



bizim yatak odasında çok vakit geçirir oldu.penceresinden aşağı bakıyor bol bol.balkon site içine bakıyor.yatakodası penceresi ise yola,heralde arabaları,insanları seyrediyor.birde aşağı bol bol baloncuk yapıp gönderiyor.




tabi yatak odasının olmazsa olmazı yatakta zıplama oyunu.ben görünce hoşlanmadığımı belli ediyorum ama babasıyla orda oyun oynuyorlar.çok hoşlanıyo.
e babayla geçirilen tüm vakitlerimiz altın değerinde olduğundan ses edemiyorum,
oynasınlar baride ne yaparlarsa yapsınlar diyorum
sonunda böyle görüntüler ortaya çıkıyor




tabiki vazgeçilmez aktivitemiz parmak boyası.evin neresine sakladıysam buluyor.hergün arıyor.çekmeceler,dolaplar,yüksek yerler.eninde sonunda bana sormaktan dilinde tüğ bitiyor.bende dayanamıyorum,
dün geceki parmak boyası aktivitemiz






dün hayvanat bahçesine gittik.harikaydı:))))
bir sonraki postum hayvanat bahçesi gezimiz

7 Kasım 2010 Pazar

3 lük YİĞİT



yiğiti herzamanki yiğit...
hareketli,ağlak, ammmaa
bir o kadarda dili çözüldü.3 kelimelikleri kuruyor cümleleri artık ekleriyle olmasa da,herkes anlayabiliyor benimnle birlikte:))
mesela Toyota reklamı varya( benim babam toyoto gibi adam)..
yiğiti ilk onu söyledi --babam toyota adam--- ne diyor acaba bu ya diyorum sonra çözdüm. beklemiyormuşum galiba yiğitten:)
şimdi çoğu şeyi söylüyo işte dilinin döndüğünce.
bir haftadır daha hızlandı gibi öğrenmeler,benim bunalımım aksine ..

geceleri benim kalkıp yiğiti çişe kaldırmam zorlaştı.kalkamıyorum gece,annemgilde de yatağı kirletmesi ihtimaline karşı gece bez bağladım kuzuya.altına yaparsa hastalanacak kesin.e napim ,
bi kötülüğünü görmedim şimdiye kadar ama.yiğit bezi görünce koşup yatıyor bez kötü diyor:)
ben bişey anlatmıyorum bezle ilgili.sabah kalkınca çoğu zaman bez kupkuru.yaptığı da oldu. 15 gündür deniyorum bunu.
sabah kalkar kalkmaz çişş diye bağırıyor hemen yapıyoruz.

kış saatiyle birlikte erken yatırmaya başladım,
21:30 da yatıyor(uz) :) ve sabah ta 7 de ayakta en geç.orası biraz gıcık ama odasında oyun oynuyor ben de onun yatağında yatıyorum biraz daha.

annemgile gitmemizin bir katkısı oldu fena halde dans ediyor.e 3 gün üst üste eğlenceye gidilirse oyun havalarının bolca çalındığı bir ev olduk..:)
bigün kınaya gittik,ikinci gün düğün,en son gün de annemin personel gecesi vardı.yiğit eğlensin diye gittik.
yiğitte oynadı bol bol arkadaş bulup ,yerlerde yuvarlanarak
belki bunalımım geçer diye hevesle gittim süslenip püslenip ,ama nafile hiç bir değişiklik olmadı
neyse okuyanları da sıkmadım umarım ruh halimle..:(

6 Kasım 2010 Cumartesi

bu aralar AYŞE


bu aralar kendimi biraz kendimle başbaşa bırakmaya karar verdim.
bazı dönemler içinde bulunduğum hayatım beni sarmaz,

bende başka hayatları okuyarak kendimi rahatlatırım.

bu aralar yine böyle bir dönemimdeyim ve bu kitabı buldum,ne zaman çıktı bilmiyorum ama beni çok sardı.

bundan öncede ''Moskof Cariye ''yi okumuştum,onu da çook beğenmiştim,

aslında hiç vakit yok okumak için ama kendime vakit yaratıyorum ...
böyle mutlu oluyorum

bu aralar bişeyler okumak isteyenlere tavsiyem budur.kesin okuyun kaçırmayın derim..

28 Ekim 2010 Perşembe

kış oyunları

malum kışın gelmesiyle sokaklardaki vakitlerde azaldı,yağmur yağıyor,günler kısaldı.
bizde akşamları çıkıyoruz ama karanlıkta pek bişey anlamıyor yiğit.
odaya kapandığımız vakitlerde bizde verimli şeyler yapmaya çalışıyoruz.
yiğite kalsa hep güzel oyunlar oynayacak ama bana sıkıntılar geldi bu aralar.

rahat biyere oturmak yada yatmak.kitap ,gazete okumak istiyorum..

boya yapıyoruz bugünlerde çokça.
yada kalemtıraşla kalem açıyoruz bol bol:))

kademdadaş diyor bizimki.
ağzından düşürmediği kelime bugünlerde.
momomuç bitti..
kademdadaş başladı:))


annesinin muhteşem resim yeteneğiyle,oğlunun muhteşem boyaması işte...:)
anne çizdik bitane,saçlarını sarıya boyayalım dedim,hemen sarıyı aldı boyadı.
eteğini ve buluzunuda boyadık.bittii dedi.ayakkabılarını yeşile boyayacaktı fakat sebebini anlayamadığım bişeye sinirlendi ve ağlama faslıyla boyama olayı kapandı.



geçenlerde puzzl aldım yiğite bitane de.20 parça,yiğit çok severek oynuyor.
şimdiye kadar birlikte,hatta ben buldum parçalarını ,şimdi tontişim kendi bulmaya başladı.kendi bulunca oley yapmayı ihmal etmiyor



bu da bitmiş hali.
elinden gelse akşama kadar hiç ara vermeden bunu oynayabiliriz.bana daral geliyor aynı şeyi söylemekten.
o da benim laflarımı kapmış.

bulalıım-bakalıım-boynu,tos tapan çeçii-- diyor.
birde ineeek.kajlaaar.:))

26 Ekim 2010 Salı

turt öldüüü


yiğitin kankası vardıya..Baran...onunla bir sarmalandılarki son zamanlarda sormayın gitsin..
kavgalarda oluyor.oyuncak kavgalarımız çoğaldı.eskiden ellerinde birer oyuncak olursa biri diğerine veriri,değişirlerdi.
şimdi diğerinin elinde ne varsa ,onun için bağırıyor,ağlıyor,kendini yere atıyor.
bizde özlemcimle elimizden gelen sakinliği gösterip arayı bulmaya çalışıyoruz.
zira o kavgalar hiç yaşanmıyormuş gibi 1 dk sonrada can ciğer kuzu sarması oluyorlar..
sarılıp üp üpp diye birbirlerini öpüp kokluyorlar.

dün gündüz parka hep aynı şeyleri aldık yanımıza,araba,tır tır, kovalara aynı,
hiç birini oynamayıp yerden buldukları bir taş için kavga ettiler,
daha doğrusu yiğit baranın elindeki taşı istiyor,yerden başka taş veriyorum yok illaki oymuş,çekiştiriyorlar taşı,
olmadı ağladı bir de yaa
taş için!!!!!!

akşamları kocişler evde olmadığı için,bir kase üzüm,4-5 mandalina kapıp iniyorz aşağı.site olduğu için güvenli ve de bol alan var.piknik masalarına oturup,hem sohbet ediyor hem çocukları eğliyoruz işte.
birbirlerindende ne çok şey öğreniyorlar şaşırıp kalıyoruz:))

dün akşam yine oturuyoruz,kocaman bir kurt gördük.
toplaştık başına ve kıvrılışını izledik,arada elleme çabaları da oldu,
olmaz,pis,uf olur diye elletmezken...
baran yanlışlıkla üstüne bastı ve kurdun içi dışına çıktı.(üff iğrencim)
bizimkiler çok şaşırdılar.
kurdu aradılar,

hiç ölmekle ilgili bişey söylememiştim yiğite.
anlatmak istememiştim henüz böyle bir konuyu.
ve kurt öldü dedi arkadaşım.

_yiğit: hıı???

sonra anne turt öldüü..diye geldi,bi benim yanıma ,bi mefta kurdun yanına...
sabah kaltı babasına anlattı.
çok etkilendi

üstüne ölen balığımızın yemini buldu çekmecede,
balığı hatırladı,aradı,
babası birde onun için öldü deyince,,

ölmek deyiminin yatmak hareket etmemek ,yada ortadan kaybolmak olduğunu düşünüyor şimdi .. kullanabilirim artık zor durumlarda:))

23 Ekim 2010 Cumartesi

kreş tecrübesi???


resim oraya ait

bizim evin yakınlarında bir kreş açılmıştı.
ne zamandır orayı görmeye gitmek istiyordum,kısmet bugüneymiş.
arkadaşla hem çocuklar sevecekmi,hemde ortamını bir görelim dedik.
ve girişten itibaren herşeyi olduğu gibi yazacağım..

kapıyı çaldık gayet güleryüzlü ,ortayaşlı bir hanım açtı.
galoşlarımızı giydik ,çocukların ayakkabılarının altını ise şöyle bir ıslak mendille sildikten sonra buyur edildik.sahibinin odasıymış.
kadın, kocası ve oğluyla birlikte işletiyorlarmış.
burayı görmeye geldik,arka sitede oturuyoruz filan dedik.ordan gelen 4-5 çocuk var dedi,hepsini tanıyoruz ,anne babalarıyla birlikte.
bu birinci cümlesi oldu.
ikinci cümlesi ise fiyat 400 tl dir dedi hemen.
çok şaşırdım ben.şakşınlığımı da gizlemedim.
bu arada bizim çocuklar diğer odalara atladılar.kadın hemen kalkıp işte burası eski oyun odamız dediboş odayı göstererk.yanında tuvalet vr.bir tane küçük boy klozet,yanında iki küçük boy lavabo.
temiz görünüyordu.
çocuklar aşağıdaymış yemek yiyorlarmış...
neyse biz konuşurken çocuklar yukarı çıktılar.eller yıkandı filan.ve televizyon odasına geçtiler.küçük koltuklar ve karşıda tv.çizgifilm açıldı.izledi bazısı oturup.
kadına tv izlettiriyormusunuz dedim bundan önce ,kem küm etmişti,cevabı tam alamamıştım yani,böylelikle gördüm,ama çocuklar izlerken açıklamasını yaptı.az izliyorlarmış.kendiside karşıymış tv ve bilgişsayara.

uyku vakitleri gelmiş çocukların.
yatmaya geçti çocuklar,hani eski oyun odası dediği yeri hem oyun odası hem portatif yataklı bir yatak odası olarak kullanıyorlarmış.portatif yataklar konuldu.
yataklar şezlong gibi.hani bez sandalyeler açılırya,aynısı.açılmış ve yere sıfır hali.
kız yanyana diziverdi hemen.üstlerinede incecik çarşaf,3 tanesine 1 çarşaf birde.
hava soğuk üşümezlermi dedim.yok dedi çalışan kız.

kreş bir apartman dairesinin 2 katına yapılı.zemin kat var bir de.(oyun ve yemek salonu)o sebeple odalar küçük ve hepsi birbirine yakın odalar.
ben bodrum katı,oyun odasını görmek istedim,indik.resmen bodrum kat yani,yeni açıldı kreş.yani hiç kış geçmedi orda daha.kışın kesin üşürler.nasıl ısıtacaklar kocaman zemin ve soğuk katı bilemedim,
kenara masa atmışlar çocuklar makarna yiyorlardı.üstüne yoğurt dökülmüş.
kadın arkadaşıma anlatıyordu kreşin işleyişini.ben gezmekle ilgilendim,

sütü açıktan,pazardan alıp kendileri kaynatıyorlarmış.yoğurdu da kendileri yapıyormuş..daha bişey demedim üstüne artık.bilemedim...

haftanın 3 günü 270 tl.5 günü 400 tl imiş.biz sormadan kendisi söyledi..servis dahil.

yiğit pek sevmedi açıkçası.
ortamı hiç sıcak gelmedi bana da.oyuncak göremedim ortalıkta.yere oturacakları birşeyler yok.ısıtma sistemini düşünmemişler.
2 tane yaş grubu var.2-3 yaş/// ve üstü

arkadaşım göndermek istedi birazoğlunu bir kaç ay.
ben başka yerler de bakacağım 3 yaş sonrası için..

oyun grubu sordum,yokmuş öyle bişey.daha pahalı olur size dedi kadın gene,paradan bahsetti hep, her sorduğum soruya.

SONUÇ: oyun odalarının zemin katta olması hiç hoşuma gitmedi,güneş görmeyecekler,yataklar çok rahatsız göründü..
çocuğunu yıllardır kreşe gönderen tecrübeli bir arkadaşım aslında memmun ordan.daha kötü yerler gördüm diye anlatır hep.
ama bilemedim işte
siz neler dyorsunuz bu anlattıklarıma karşı??????

21 Ekim 2010 Perşembe

2 konulu post:))

1.konumuz gezmelerimiz
geçen cumartesi akşamı annemle telefonda konuştuk,yarın izinliyim hadi atlayın gelin dedi.ama akşam olmuştu.saat 19:00.karanlık çoktan oldu.yiğit uyuyordu.ama çılgın ayşe dururmu,çocuğu kaldırdım meyveyi tıkıştırdım ağzına,apar topar hazırlandık çıktık yola.20:30 da bindik arabaya ,babacığım aldı,otobüsün en arka köşesi kalmış,yiğit kucağımda ,tam göbeğimde oturdu giderken ,,off daha yolculuk başlamadan başladı arıza çıkarmaya..yandaki kadın şeker verdi ,önce ben yok istemez dedim vermiyorum ben şeker dedim ,az sonra geri istedim çünkü çığlıklar ve incem,kalkcam demeler başladı yiğitten...
neyse gittik annemgile,,


bunları dönerken çektim.yağmur bulutları vardı,en sevdiğim hava...

yiğit için annem sofrasını kurmuş biz gidene kadar.mısırlar çeşit çeşit yerini almış yer sofrasında,oturarak yedi,sonra uykusu gelince yatarak yedi,uykusundan mayıştı ama annemgilden ayrılmamak için uyumadı geç saate kadar.

******************************
2. konunumuz oyuncaklarımız.


ne zaman bir avm ye gitsek soluğu d&r da alırız ve kitap almadan,hatta bu seriden almadan çıkmıyoruz,bunlarda yeni,yiğit bayılarak okutuyor.


geçende bunu aldık,bı-oya kalemleriyle kolayca daire çiziyor,kalem tutması gelişsin,değişik oyuncak olsun dedim.bolca surat çizip,oyalanıyoruzz


geçen hafta Bim e geldi,3-4 tane almışlığımız var ama kırıldı ,işlevini yitirdi diye yeni aldık.çok ucuz buldum birde.2 tl.


aa bunu ne zamandır ben istiyordum.içindeki kavramları tek tek biliyor .ama baştaki resim topluluğunu içindekilere göre yanyana dizmece olarak oynanıyor bu da.yiğitin ilk ilgisini çekmez puzzllar ,sonradan da bırakmaz,o aşamaya gelmek üzereyiz.


dün eve gelince baktım ki odasında bozmayayım dedim,amaan baktımki tüm arabaları dökmüş,yanyana dizmiş ve bakıyor,sayıyor,hepsini okşaya okşaya oynuyor,özlemiş belliki,
sonradan kadraja sığmayan arabalara ve giden paracıklara baktım da,oyuncak moyuncak yok bundan sonra bu yiğite
daha arkadaşlarında kalanlar ve koltuk kanepenin altına gidenler de cabası..



çok okuyorum çook .gözlerim bozulacak.kıpırdamadan durduğu 3-4 saniyeden birinde..



aa yeni araba aldık.hava atmadan geçemicimmm..binip çokca geziyoruz bugünlerde.ben dedim kırmızı alalım diye.ama yiğit gri almak istedi.
allah herkese nasip etsin,
oyuncakçılarda 7 tl dir kendileri:)))))