12 Kasım 2010 Cuma

hayvanat bahçesii //10.kasım 2010

birgün önceden hayvan ansiklopedisindeki hayvanların isimlerini bağırarak ,heyecenla babasına gösteren yiğite babası da dayanamadı ve tamam yarın hayvanat bahçesine gidelim dedi.yiğitle benden kocaman bir oley çıktı.bende çok severim hayvanat bahçesini dolaşmayı..
yiğit salı günü akşama kadar havvanat baççe dedi durdu.bende yarın annem,dedim durmadan:)

çarşamba babamısı kaldırdık,kahvaltı yaptık ve çıktık.hava süperdi.
bizimki evden çıkarken baloncuk aletinide bırakmadı elinden.tüm gün elinde tuttu.arada balonlar yapıp hayvanlara göndermeyi de ihmal etmedi.

burası hayvanat bahçesinin girişi.yiğit bizi bıraktı havvaaaan diye koşturdu önden .)






deveee,at (sesini de çıkardı) ayıı diyerek hepsiyle yakınen ilgilendi,keçiye yerden kablo yedirmeye teşebbüs etti.zor kurtardık hayvanı:)



yiğit hep kaplan sesi çıkarırdı,bizi korkutmaya çalışırdı.ama bak bu kaplan dedik ve kocaman kaplana baktı ve en az onun kadar güçlü bir ses çıkardı.kaplan bile geri döndü ve baktı.hehehe
kappaaan ziyaretimizden sonra kaplan arkamızdan çok güçlü kükredi.yiğit korkudan babasının kucağına yapıştı.biz bile tırsmadık desek yalan olur hani beklemiyorduk:)



tahmin edersinzki en çok maymunların önünde takıldık.çok tatlılardı ama ya.kucağıma alıp sevmek istedim bir an.uzaktan bir hayvansever olarak ben.:)
yiğit muz yerken baktı kaldılar.maymunlara verip eğleniriz düşüncesi ile 2 muz almıştım yanıma.birini maymunlara pay ettikten sonra yiğit kıskandı ve elinde muz yedi.maymunlar sayesinde onu başardık.:)



zebralar,flamingolar harikaydı.
herzaman görmediğimiz hayvanları görmek çok eğlendirdi bizi
tabi birde resimlerini cam arkası olduğundan iyi çıkmayan timsah ve envai çeşit yılanlar da vardı.yiğitle babası bolca seyrettiler onları.çok güzeldi herşey




Antalya nın yukarıdan çekilmiş resmi.isten dolayı pek görünmüyor ama muhteşem bir görüntüsü vardır gerçekte..
10 kasım nedeniyle bayraklar yarıya çekilmişti.yiğit anlayamadı bayrağın neden yarıda olduğunu.bayyak düştü dedi.önce güldük eşimle.sonra Atatürk dedeyi severmisin annem sen dedim.evveet dedi.
inşallah hep sevmesi ve onun yolunda yürümesi dileğiyle

11 Kasım 2010 Perşembe

güzel zamanlar

bu hafta dolu dolu geçti.ne yapacağımızı şaşırık.yiğite aktivite yaptırmaya gerek yok gibi.zaten kendi bulup geliyor ne istiyorsa ,bunu yapalım diyor.ya yap bozları,ya arabaları getirip otutuyor.asla hayır diyemiyorum.malum terrible two hallerinin getirdikleri:)

geçen almış benim gitarı eline( kabından nasıl çıkardıysa bilemiyorum,kocaman fermuarı sonuna kadar açması gerekli) babasına şarkı söylüyor,babası kırılır filan dedi,aman dededim bırak kırılıyorsa kırılsın,
yiğit biraz başımdan gitsin,biraz da değişik bişeylerle oynamış olsun..
ve olan oldu birazcık kırıldı:)
ama şu kareye baksanıza çok mutlu görünmüyormu??



bizim yatak odasında çok vakit geçirir oldu.penceresinden aşağı bakıyor bol bol.balkon site içine bakıyor.yatakodası penceresi ise yola,heralde arabaları,insanları seyrediyor.birde aşağı bol bol baloncuk yapıp gönderiyor.




tabi yatak odasının olmazsa olmazı yatakta zıplama oyunu.ben görünce hoşlanmadığımı belli ediyorum ama babasıyla orda oyun oynuyorlar.çok hoşlanıyo.
e babayla geçirilen tüm vakitlerimiz altın değerinde olduğundan ses edemiyorum,
oynasınlar baride ne yaparlarsa yapsınlar diyorum
sonunda böyle görüntüler ortaya çıkıyor




tabiki vazgeçilmez aktivitemiz parmak boyası.evin neresine sakladıysam buluyor.hergün arıyor.çekmeceler,dolaplar,yüksek yerler.eninde sonunda bana sormaktan dilinde tüğ bitiyor.bende dayanamıyorum,
dün geceki parmak boyası aktivitemiz






dün hayvanat bahçesine gittik.harikaydı:))))
bir sonraki postum hayvanat bahçesi gezimiz

7 Kasım 2010 Pazar

3 lük YİĞİT



yiğiti herzamanki yiğit...
hareketli,ağlak, ammmaa
bir o kadarda dili çözüldü.3 kelimelikleri kuruyor cümleleri artık ekleriyle olmasa da,herkes anlayabiliyor benimnle birlikte:))
mesela Toyota reklamı varya( benim babam toyoto gibi adam)..
yiğiti ilk onu söyledi --babam toyota adam--- ne diyor acaba bu ya diyorum sonra çözdüm. beklemiyormuşum galiba yiğitten:)
şimdi çoğu şeyi söylüyo işte dilinin döndüğünce.
bir haftadır daha hızlandı gibi öğrenmeler,benim bunalımım aksine ..

geceleri benim kalkıp yiğiti çişe kaldırmam zorlaştı.kalkamıyorum gece,annemgilde de yatağı kirletmesi ihtimaline karşı gece bez bağladım kuzuya.altına yaparsa hastalanacak kesin.e napim ,
bi kötülüğünü görmedim şimdiye kadar ama.yiğit bezi görünce koşup yatıyor bez kötü diyor:)
ben bişey anlatmıyorum bezle ilgili.sabah kalkınca çoğu zaman bez kupkuru.yaptığı da oldu. 15 gündür deniyorum bunu.
sabah kalkar kalkmaz çişş diye bağırıyor hemen yapıyoruz.

kış saatiyle birlikte erken yatırmaya başladım,
21:30 da yatıyor(uz) :) ve sabah ta 7 de ayakta en geç.orası biraz gıcık ama odasında oyun oynuyor ben de onun yatağında yatıyorum biraz daha.

annemgile gitmemizin bir katkısı oldu fena halde dans ediyor.e 3 gün üst üste eğlenceye gidilirse oyun havalarının bolca çalındığı bir ev olduk..:)
bigün kınaya gittik,ikinci gün düğün,en son gün de annemin personel gecesi vardı.yiğit eğlensin diye gittik.
yiğitte oynadı bol bol arkadaş bulup ,yerlerde yuvarlanarak
belki bunalımım geçer diye hevesle gittim süslenip püslenip ,ama nafile hiç bir değişiklik olmadı
neyse okuyanları da sıkmadım umarım ruh halimle..:(

6 Kasım 2010 Cumartesi

bu aralar AYŞE


bu aralar kendimi biraz kendimle başbaşa bırakmaya karar verdim.
bazı dönemler içinde bulunduğum hayatım beni sarmaz,

bende başka hayatları okuyarak kendimi rahatlatırım.

bu aralar yine böyle bir dönemimdeyim ve bu kitabı buldum,ne zaman çıktı bilmiyorum ama beni çok sardı.

bundan öncede ''Moskof Cariye ''yi okumuştum,onu da çook beğenmiştim,

aslında hiç vakit yok okumak için ama kendime vakit yaratıyorum ...
böyle mutlu oluyorum

bu aralar bişeyler okumak isteyenlere tavsiyem budur.kesin okuyun kaçırmayın derim..

28 Ekim 2010 Perşembe

kış oyunları

malum kışın gelmesiyle sokaklardaki vakitlerde azaldı,yağmur yağıyor,günler kısaldı.
bizde akşamları çıkıyoruz ama karanlıkta pek bişey anlamıyor yiğit.
odaya kapandığımız vakitlerde bizde verimli şeyler yapmaya çalışıyoruz.
yiğite kalsa hep güzel oyunlar oynayacak ama bana sıkıntılar geldi bu aralar.

rahat biyere oturmak yada yatmak.kitap ,gazete okumak istiyorum..

boya yapıyoruz bugünlerde çokça.
yada kalemtıraşla kalem açıyoruz bol bol:))

kademdadaş diyor bizimki.
ağzından düşürmediği kelime bugünlerde.
momomuç bitti..
kademdadaş başladı:))


annesinin muhteşem resim yeteneğiyle,oğlunun muhteşem boyaması işte...:)
anne çizdik bitane,saçlarını sarıya boyayalım dedim,hemen sarıyı aldı boyadı.
eteğini ve buluzunuda boyadık.bittii dedi.ayakkabılarını yeşile boyayacaktı fakat sebebini anlayamadığım bişeye sinirlendi ve ağlama faslıyla boyama olayı kapandı.



geçenlerde puzzl aldım yiğite bitane de.20 parça,yiğit çok severek oynuyor.
şimdiye kadar birlikte,hatta ben buldum parçalarını ,şimdi tontişim kendi bulmaya başladı.kendi bulunca oley yapmayı ihmal etmiyor



bu da bitmiş hali.
elinden gelse akşama kadar hiç ara vermeden bunu oynayabiliriz.bana daral geliyor aynı şeyi söylemekten.
o da benim laflarımı kapmış.

bulalıım-bakalıım-boynu,tos tapan çeçii-- diyor.
birde ineeek.kajlaaar.:))

26 Ekim 2010 Salı

turt öldüüü


yiğitin kankası vardıya..Baran...onunla bir sarmalandılarki son zamanlarda sormayın gitsin..
kavgalarda oluyor.oyuncak kavgalarımız çoğaldı.eskiden ellerinde birer oyuncak olursa biri diğerine veriri,değişirlerdi.
şimdi diğerinin elinde ne varsa ,onun için bağırıyor,ağlıyor,kendini yere atıyor.
bizde özlemcimle elimizden gelen sakinliği gösterip arayı bulmaya çalışıyoruz.
zira o kavgalar hiç yaşanmıyormuş gibi 1 dk sonrada can ciğer kuzu sarması oluyorlar..
sarılıp üp üpp diye birbirlerini öpüp kokluyorlar.

dün gündüz parka hep aynı şeyleri aldık yanımıza,araba,tır tır, kovalara aynı,
hiç birini oynamayıp yerden buldukları bir taş için kavga ettiler,
daha doğrusu yiğit baranın elindeki taşı istiyor,yerden başka taş veriyorum yok illaki oymuş,çekiştiriyorlar taşı,
olmadı ağladı bir de yaa
taş için!!!!!!

akşamları kocişler evde olmadığı için,bir kase üzüm,4-5 mandalina kapıp iniyorz aşağı.site olduğu için güvenli ve de bol alan var.piknik masalarına oturup,hem sohbet ediyor hem çocukları eğliyoruz işte.
birbirlerindende ne çok şey öğreniyorlar şaşırıp kalıyoruz:))

dün akşam yine oturuyoruz,kocaman bir kurt gördük.
toplaştık başına ve kıvrılışını izledik,arada elleme çabaları da oldu,
olmaz,pis,uf olur diye elletmezken...
baran yanlışlıkla üstüne bastı ve kurdun içi dışına çıktı.(üff iğrencim)
bizimkiler çok şaşırdılar.
kurdu aradılar,

hiç ölmekle ilgili bişey söylememiştim yiğite.
anlatmak istememiştim henüz böyle bir konuyu.
ve kurt öldü dedi arkadaşım.

_yiğit: hıı???

sonra anne turt öldüü..diye geldi,bi benim yanıma ,bi mefta kurdun yanına...
sabah kaltı babasına anlattı.
çok etkilendi

üstüne ölen balığımızın yemini buldu çekmecede,
balığı hatırladı,aradı,
babası birde onun için öldü deyince,,

ölmek deyiminin yatmak hareket etmemek ,yada ortadan kaybolmak olduğunu düşünüyor şimdi .. kullanabilirim artık zor durumlarda:))

23 Ekim 2010 Cumartesi

kreş tecrübesi???


resim oraya ait

bizim evin yakınlarında bir kreş açılmıştı.
ne zamandır orayı görmeye gitmek istiyordum,kısmet bugüneymiş.
arkadaşla hem çocuklar sevecekmi,hemde ortamını bir görelim dedik.
ve girişten itibaren herşeyi olduğu gibi yazacağım..

kapıyı çaldık gayet güleryüzlü ,ortayaşlı bir hanım açtı.
galoşlarımızı giydik ,çocukların ayakkabılarının altını ise şöyle bir ıslak mendille sildikten sonra buyur edildik.sahibinin odasıymış.
kadın, kocası ve oğluyla birlikte işletiyorlarmış.
burayı görmeye geldik,arka sitede oturuyoruz filan dedik.ordan gelen 4-5 çocuk var dedi,hepsini tanıyoruz ,anne babalarıyla birlikte.
bu birinci cümlesi oldu.
ikinci cümlesi ise fiyat 400 tl dir dedi hemen.
çok şaşırdım ben.şakşınlığımı da gizlemedim.
bu arada bizim çocuklar diğer odalara atladılar.kadın hemen kalkıp işte burası eski oyun odamız dediboş odayı göstererk.yanında tuvalet vr.bir tane küçük boy klozet,yanında iki küçük boy lavabo.
temiz görünüyordu.
çocuklar aşağıdaymış yemek yiyorlarmış...
neyse biz konuşurken çocuklar yukarı çıktılar.eller yıkandı filan.ve televizyon odasına geçtiler.küçük koltuklar ve karşıda tv.çizgifilm açıldı.izledi bazısı oturup.
kadına tv izlettiriyormusunuz dedim bundan önce ,kem küm etmişti,cevabı tam alamamıştım yani,böylelikle gördüm,ama çocuklar izlerken açıklamasını yaptı.az izliyorlarmış.kendiside karşıymış tv ve bilgişsayara.

uyku vakitleri gelmiş çocukların.
yatmaya geçti çocuklar,hani eski oyun odası dediği yeri hem oyun odası hem portatif yataklı bir yatak odası olarak kullanıyorlarmış.portatif yataklar konuldu.
yataklar şezlong gibi.hani bez sandalyeler açılırya,aynısı.açılmış ve yere sıfır hali.
kız yanyana diziverdi hemen.üstlerinede incecik çarşaf,3 tanesine 1 çarşaf birde.
hava soğuk üşümezlermi dedim.yok dedi çalışan kız.

kreş bir apartman dairesinin 2 katına yapılı.zemin kat var bir de.(oyun ve yemek salonu)o sebeple odalar küçük ve hepsi birbirine yakın odalar.
ben bodrum katı,oyun odasını görmek istedim,indik.resmen bodrum kat yani,yeni açıldı kreş.yani hiç kış geçmedi orda daha.kışın kesin üşürler.nasıl ısıtacaklar kocaman zemin ve soğuk katı bilemedim,
kenara masa atmışlar çocuklar makarna yiyorlardı.üstüne yoğurt dökülmüş.
kadın arkadaşıma anlatıyordu kreşin işleyişini.ben gezmekle ilgilendim,

sütü açıktan,pazardan alıp kendileri kaynatıyorlarmış.yoğurdu da kendileri yapıyormuş..daha bişey demedim üstüne artık.bilemedim...

haftanın 3 günü 270 tl.5 günü 400 tl imiş.biz sormadan kendisi söyledi..servis dahil.

yiğit pek sevmedi açıkçası.
ortamı hiç sıcak gelmedi bana da.oyuncak göremedim ortalıkta.yere oturacakları birşeyler yok.ısıtma sistemini düşünmemişler.
2 tane yaş grubu var.2-3 yaş/// ve üstü

arkadaşım göndermek istedi birazoğlunu bir kaç ay.
ben başka yerler de bakacağım 3 yaş sonrası için..

oyun grubu sordum,yokmuş öyle bişey.daha pahalı olur size dedi kadın gene,paradan bahsetti hep, her sorduğum soruya.

SONUÇ: oyun odalarının zemin katta olması hiç hoşuma gitmedi,güneş görmeyecekler,yataklar çok rahatsız göründü..
çocuğunu yıllardır kreşe gönderen tecrübeli bir arkadaşım aslında memmun ordan.daha kötü yerler gördüm diye anlatır hep.
ama bilemedim işte
siz neler dyorsunuz bu anlattıklarıma karşı??????