27 Kasım 2010 Cumartesi

yeniden eskiye

ohh yiğit uyudu bende bişeyleri yazayım unutmadan...
öncelikle fotoğraf makinamızı annemlerin arabasında unutmuşuz resim yükleyemeyeceğiz.bi sonraki postta görürsünüz
çok güzel resimler var amaaaa...

bugün nurturia anneleriyle buluştuk .çok güzeldi..7 anne,7 çocuk,,bol eğlenceli,bol mamalı bir buluşma oldu..feyzanın evinde buluştuk...çok eğlendi çocuklar,herşeyi 2,5 saate sığdırdık:))



geçen pazartesi yani 22/11/2010 da annemler bize geldi..
ertesi gün sabah Aydın a yol çıktık.daha yola çıkar çıkmaz ilk 5 km de yiğit arıza çıkardı..ben görmeden matarasının içindeki suyu yarıya indirmiş.oyun için..ve 6,5 saatlik yolda her 10 km de anne çiş dedi.

e kaptırdımı giden benim sevgili eşim tamam duralım deyip 5 km daha gidiyor.çocuk ağlayarak çiş deyince duruyor.

geze geze gittik böylece.bool yemeli içmeli bir yolculuk oldu.
narenciyeci anne ve oğul olunca bolca mandalina portakal yendi arabada.

kucaktan inmeyen yiğit uyudu biraz da..
saat 15,30 gibi kayınvaldemlerdeydik..hemen yemek yedik..yiğit herkese kendini sevdirdi.
görümcemin oğlu var.3 e giden bolca oynadılar.ama yiğit fazla sıkıntıya gelemezya.hemen gıcık oldu çocuğa,,pek yaklaştırmadı bi süre sonra.akşam erken uyuttum.bizde geç saatlere kadar sohbet ettik.fırsat bulamıyoruz ki iki laf edelim adamla:))))

ertesi gün kalkıp kahvaltı ettik.yiğit tüm marifetlerini gösterdi herkese..ve gram bişey yemedi..akşama kadar..kuşadasına gittik.hava bozuk olsada benim en sevdiğim havalardır...
bool gezdik,turladık sokaklarda.sahilde gemiler,kocaman bayraklar gördü yiğit.bayıldı.
kestane aldık,yiğit parkta oyuncaklarla uğraştı...
yorgun olarak yola koyulduk..

geri dönerken meşhur çöp şişten yedik tanıdık bir yerde..
yiğit uyuyordu bu arada..tanıdık diye ordan pilav ve ayran da aldık kuzuya.
uyanınca arabada yedi..

tren müzesi gördük ..ama dışarıdan şubat ayında gideceğiz.eşimin yıllık izni var
ve eşim oraya götürecek bizi.yiğit çok sever eminim..vakit dardı şimdi..

o akşam 23:00 te evdeydik.yorucu ve güzeldi..

kısa tatilimiz böyle geçti..
fotolar sonra..

21 Kasım 2010 Pazar

bayram mayram geçti gitti//geziyoruz



bizi gören hep geziyorsunuz der.ama ne gezdiğimden,ne yediğimden içtiğimden bişey anlamıyorum..
pazartesi annemlere gittik.arefe günü sanki bana bayramlardan daha anlamlı gelir.yolculuğumuz olaylı başladı zaten.bayram kalabalığından dolayı tıkış tıkış otobüsle yolculuk ettik.yiğit tepemde.üstüne mızıldanma,çişim geldi,acıktım,suuu demeler...neyse oyalıyorum bişeyle 2 dk sonra yine arıza çıkarıyo.neyseki bizi karşılamaya annane ,dede birlikte gelince unuttu herşeyi,
yeni öğrendiği herşeyi kuş gibi ötüverdi onlara..




tekerleme söylüyo kuzu..
kuzu kuzu mee,
bin tepeme,
hadi gidelim,
ayşe teyzeme
..hehehe
tabi bu kadar düzgün değil ama çook güzel,

fış fış kayıkçı ve karga karga gak dedi yi de söylüyo:)

konuşması oldukça gelişti ..bunlar çok hoşuma gidenler.tabi birde kalabalıkta kudurması var ki.o anlatılmaz yaşanır.
annem ,babam bile çok sevdikleri halde bunalabiliyorlar..

bayram işte böyle geçti.ha nasıl geçti desen hatırlamıyorum:)

babam arabasını değiştirdi ,uzun yola gitmek istiyo.ne zamandır değiştirmek istiyodu da annem izin vermiyordu.sonunda değiştirmiş babacığım.çocuk gibi sevinerek kullanıyor yeni arabasını.yiğit baş köşede.o öne binmek için bin takla atıyor.ben bindirmemek için.

işte bu fırsatı değerlendirmek için salı günü annem ,babam eşim ben.kardeşim,yiğit Aydın a gidiyoruzz.
Kuşadası filan bir tur yapıp geleceğiz.aslında bu kadar yol yiğitle çekilmez diyordum eşime hep.gidelim demelerini elimin tersiyle itiyordum.
annemlerle olunca bir nebze daha iyi.hele kardeşimin tepesinden inmediği için onun gelmesi daha süper oldu.

şimdi uyuyor kuzu.ben yine derin temizlik işlerindeyim.
vakit darlığından mim işlerine de bakamadım.en en kısa zamnada yazacağım.büyük bir zevkle.

yiğit puzzel işlerine sardı.birini yakaladımı hadi yapboşş.
birde hayvanat bahçesine gittiğimiz gün yiğite babası araba aldı .şu pedallılardan.
kaç zamandır her gördüğü yerde saldırıyor.üstünde çocuk varsa yaka paça indiriliyor.inmazse kendini yere atıyordu en hızlısından.
pilsan filan detaylı araştırma yaptım ve en uygununu aldım.
en sevdiği oyuncaklar-oyunlar miminde resmini koyacağım

12 Kasım 2010 Cuma

hayvanat bahçesii //10.kasım 2010

birgün önceden hayvan ansiklopedisindeki hayvanların isimlerini bağırarak ,heyecenla babasına gösteren yiğite babası da dayanamadı ve tamam yarın hayvanat bahçesine gidelim dedi.yiğitle benden kocaman bir oley çıktı.bende çok severim hayvanat bahçesini dolaşmayı..
yiğit salı günü akşama kadar havvanat baççe dedi durdu.bende yarın annem,dedim durmadan:)

çarşamba babamısı kaldırdık,kahvaltı yaptık ve çıktık.hava süperdi.
bizimki evden çıkarken baloncuk aletinide bırakmadı elinden.tüm gün elinde tuttu.arada balonlar yapıp hayvanlara göndermeyi de ihmal etmedi.

burası hayvanat bahçesinin girişi.yiğit bizi bıraktı havvaaaan diye koşturdu önden .)






deveee,at (sesini de çıkardı) ayıı diyerek hepsiyle yakınen ilgilendi,keçiye yerden kablo yedirmeye teşebbüs etti.zor kurtardık hayvanı:)



yiğit hep kaplan sesi çıkarırdı,bizi korkutmaya çalışırdı.ama bak bu kaplan dedik ve kocaman kaplana baktı ve en az onun kadar güçlü bir ses çıkardı.kaplan bile geri döndü ve baktı.hehehe
kappaaan ziyaretimizden sonra kaplan arkamızdan çok güçlü kükredi.yiğit korkudan babasının kucağına yapıştı.biz bile tırsmadık desek yalan olur hani beklemiyorduk:)



tahmin edersinzki en çok maymunların önünde takıldık.çok tatlılardı ama ya.kucağıma alıp sevmek istedim bir an.uzaktan bir hayvansever olarak ben.:)
yiğit muz yerken baktı kaldılar.maymunlara verip eğleniriz düşüncesi ile 2 muz almıştım yanıma.birini maymunlara pay ettikten sonra yiğit kıskandı ve elinde muz yedi.maymunlar sayesinde onu başardık.:)



zebralar,flamingolar harikaydı.
herzaman görmediğimiz hayvanları görmek çok eğlendirdi bizi
tabi birde resimlerini cam arkası olduğundan iyi çıkmayan timsah ve envai çeşit yılanlar da vardı.yiğitle babası bolca seyrettiler onları.çok güzeldi herşey




Antalya nın yukarıdan çekilmiş resmi.isten dolayı pek görünmüyor ama muhteşem bir görüntüsü vardır gerçekte..
10 kasım nedeniyle bayraklar yarıya çekilmişti.yiğit anlayamadı bayrağın neden yarıda olduğunu.bayyak düştü dedi.önce güldük eşimle.sonra Atatürk dedeyi severmisin annem sen dedim.evveet dedi.
inşallah hep sevmesi ve onun yolunda yürümesi dileğiyle

11 Kasım 2010 Perşembe

güzel zamanlar

bu hafta dolu dolu geçti.ne yapacağımızı şaşırık.yiğite aktivite yaptırmaya gerek yok gibi.zaten kendi bulup geliyor ne istiyorsa ,bunu yapalım diyor.ya yap bozları,ya arabaları getirip otutuyor.asla hayır diyemiyorum.malum terrible two hallerinin getirdikleri:)

geçen almış benim gitarı eline( kabından nasıl çıkardıysa bilemiyorum,kocaman fermuarı sonuna kadar açması gerekli) babasına şarkı söylüyor,babası kırılır filan dedi,aman dededim bırak kırılıyorsa kırılsın,
yiğit biraz başımdan gitsin,biraz da değişik bişeylerle oynamış olsun..
ve olan oldu birazcık kırıldı:)
ama şu kareye baksanıza çok mutlu görünmüyormu??



bizim yatak odasında çok vakit geçirir oldu.penceresinden aşağı bakıyor bol bol.balkon site içine bakıyor.yatakodası penceresi ise yola,heralde arabaları,insanları seyrediyor.birde aşağı bol bol baloncuk yapıp gönderiyor.




tabi yatak odasının olmazsa olmazı yatakta zıplama oyunu.ben görünce hoşlanmadığımı belli ediyorum ama babasıyla orda oyun oynuyorlar.çok hoşlanıyo.
e babayla geçirilen tüm vakitlerimiz altın değerinde olduğundan ses edemiyorum,
oynasınlar baride ne yaparlarsa yapsınlar diyorum
sonunda böyle görüntüler ortaya çıkıyor




tabiki vazgeçilmez aktivitemiz parmak boyası.evin neresine sakladıysam buluyor.hergün arıyor.çekmeceler,dolaplar,yüksek yerler.eninde sonunda bana sormaktan dilinde tüğ bitiyor.bende dayanamıyorum,
dün geceki parmak boyası aktivitemiz






dün hayvanat bahçesine gittik.harikaydı:))))
bir sonraki postum hayvanat bahçesi gezimiz

7 Kasım 2010 Pazar

3 lük YİĞİT



yiğiti herzamanki yiğit...
hareketli,ağlak, ammmaa
bir o kadarda dili çözüldü.3 kelimelikleri kuruyor cümleleri artık ekleriyle olmasa da,herkes anlayabiliyor benimnle birlikte:))
mesela Toyota reklamı varya( benim babam toyoto gibi adam)..
yiğiti ilk onu söyledi --babam toyota adam--- ne diyor acaba bu ya diyorum sonra çözdüm. beklemiyormuşum galiba yiğitten:)
şimdi çoğu şeyi söylüyo işte dilinin döndüğünce.
bir haftadır daha hızlandı gibi öğrenmeler,benim bunalımım aksine ..

geceleri benim kalkıp yiğiti çişe kaldırmam zorlaştı.kalkamıyorum gece,annemgilde de yatağı kirletmesi ihtimaline karşı gece bez bağladım kuzuya.altına yaparsa hastalanacak kesin.e napim ,
bi kötülüğünü görmedim şimdiye kadar ama.yiğit bezi görünce koşup yatıyor bez kötü diyor:)
ben bişey anlatmıyorum bezle ilgili.sabah kalkınca çoğu zaman bez kupkuru.yaptığı da oldu. 15 gündür deniyorum bunu.
sabah kalkar kalkmaz çişş diye bağırıyor hemen yapıyoruz.

kış saatiyle birlikte erken yatırmaya başladım,
21:30 da yatıyor(uz) :) ve sabah ta 7 de ayakta en geç.orası biraz gıcık ama odasında oyun oynuyor ben de onun yatağında yatıyorum biraz daha.

annemgile gitmemizin bir katkısı oldu fena halde dans ediyor.e 3 gün üst üste eğlenceye gidilirse oyun havalarının bolca çalındığı bir ev olduk..:)
bigün kınaya gittik,ikinci gün düğün,en son gün de annemin personel gecesi vardı.yiğit eğlensin diye gittik.
yiğitte oynadı bol bol arkadaş bulup ,yerlerde yuvarlanarak
belki bunalımım geçer diye hevesle gittim süslenip püslenip ,ama nafile hiç bir değişiklik olmadı
neyse okuyanları da sıkmadım umarım ruh halimle..:(

6 Kasım 2010 Cumartesi

bu aralar AYŞE


bu aralar kendimi biraz kendimle başbaşa bırakmaya karar verdim.
bazı dönemler içinde bulunduğum hayatım beni sarmaz,

bende başka hayatları okuyarak kendimi rahatlatırım.

bu aralar yine böyle bir dönemimdeyim ve bu kitabı buldum,ne zaman çıktı bilmiyorum ama beni çok sardı.

bundan öncede ''Moskof Cariye ''yi okumuştum,onu da çook beğenmiştim,

aslında hiç vakit yok okumak için ama kendime vakit yaratıyorum ...
böyle mutlu oluyorum

bu aralar bişeyler okumak isteyenlere tavsiyem budur.kesin okuyun kaçırmayın derim..

28 Ekim 2010 Perşembe

kış oyunları

malum kışın gelmesiyle sokaklardaki vakitlerde azaldı,yağmur yağıyor,günler kısaldı.
bizde akşamları çıkıyoruz ama karanlıkta pek bişey anlamıyor yiğit.
odaya kapandığımız vakitlerde bizde verimli şeyler yapmaya çalışıyoruz.
yiğite kalsa hep güzel oyunlar oynayacak ama bana sıkıntılar geldi bu aralar.

rahat biyere oturmak yada yatmak.kitap ,gazete okumak istiyorum..

boya yapıyoruz bugünlerde çokça.
yada kalemtıraşla kalem açıyoruz bol bol:))

kademdadaş diyor bizimki.
ağzından düşürmediği kelime bugünlerde.
momomuç bitti..
kademdadaş başladı:))


annesinin muhteşem resim yeteneğiyle,oğlunun muhteşem boyaması işte...:)
anne çizdik bitane,saçlarını sarıya boyayalım dedim,hemen sarıyı aldı boyadı.
eteğini ve buluzunuda boyadık.bittii dedi.ayakkabılarını yeşile boyayacaktı fakat sebebini anlayamadığım bişeye sinirlendi ve ağlama faslıyla boyama olayı kapandı.



geçenlerde puzzl aldım yiğite bitane de.20 parça,yiğit çok severek oynuyor.
şimdiye kadar birlikte,hatta ben buldum parçalarını ,şimdi tontişim kendi bulmaya başladı.kendi bulunca oley yapmayı ihmal etmiyor



bu da bitmiş hali.
elinden gelse akşama kadar hiç ara vermeden bunu oynayabiliriz.bana daral geliyor aynı şeyi söylemekten.
o da benim laflarımı kapmış.

bulalıım-bakalıım-boynu,tos tapan çeçii-- diyor.
birde ineeek.kajlaaar.:))