20 Aralık 2010 Pazartesi
ben bu aşkın.....
Yanlız kaldığım çok ender zamanlarda
niye bu kadar duygusalım??
niye sevgiye bu kadar açım??
sevilmediğimi hissettiğimde niye gücümü kaybetmiş-hasta hissediyorum kendimi??...diyorumda
sebebini buluyorum bu resime bakınca...
ben bu aşkın çocuğuyum
29 yıllık bir evlilik ,ama hala her fırsatta birbirine böyle bakan bir anne-babanın çocuğuyum.
çok aşık olup kaçarak evlenmişler,benimde hatırladığım çok fazla zorluklara göğüs gerip,hepsini aşıp bu aşkı hala taze saklıyorlar....
aşkı bize öğrettikleri için onlara teşekürü borç biliyorum..
18 Aralık 2010 Cumartesi
yeni bloğum merhaba
merhaba yeni bloğumm..merhaba kuzum yeni günlüğüne..
yeni blog açmamın sebebi herkesin bize ulaşmasını engellemek.özellikle istemediğim bir grup varki,bizi ordan gözlemleyip,yaptıklarımıza bakıp,hayatlarını bile bunlara göre düzenliyorlar..
güya fikir veriyorlar ama son rürat gereksiz fikirler ve kızdırıcı davranışları var..
en iyisi bu.eskisini yanlızca sen ve ben göreceğiz.
bizi sevenlere de burdan heber verip, bundan böyle burdan görüşeceğiz..
seni çok seviyorum bebeğim..
bu sayfa gibi bizde hayatımıza yeni bir sayfa açalım.....
yeni blog açmamın sebebi herkesin bize ulaşmasını engellemek.özellikle istemediğim bir grup varki,bizi ordan gözlemleyip,yaptıklarımıza bakıp,hayatlarını bile bunlara göre düzenliyorlar..
güya fikir veriyorlar ama son rürat gereksiz fikirler ve kızdırıcı davranışları var..
en iyisi bu.eskisini yanlızca sen ve ben göreceğiz.
bizi sevenlere de burdan heber verip, bundan böyle burdan görüşeceğiz..
seni çok seviyorum bebeğim..
bu sayfa gibi bizde hayatımıza yeni bir sayfa açalım.....
bugünlerde bizz
yiğit iyileşti şükür.antibiyotiği tam bitirmedik ama.
bu da benim eksi tarafım,hiç ilaç yanlısı değilim,e doktora niye gidiyorum o zaman..başka yolla geçirmeye çalışıyorum hep..
ben kendim için de öyleyim hiç ilaç almam.başım ağrısa bile uyurum geçer..
inşallah daha pahalıya patlamaz bu ilacı bitirmeme bize..yiğitime
nene limon kaynattım,zorla içirdim geçen hafta.anne acııı diye söylendi ama bir çay bardağı zorla içti kuzu bundan.içinde elma da var.

şu hırsızlık işi olmasaydı çok heyecenlanacağım şeyler olmuştu.
yiğite araya araya bir bez kitaplık bulamadım hazırından..
iyi dikiş dikerim ama annemlerdeki makineyi açınca yiğit başından gitmiyor.banada yapışık..biyere de gönderemiyorum haliyle..
dedim bende bir yere diktireyim.hayalimdekini anlattım.kadın önemsedi fikilerimi ama yinede tam istediğim şey çıkmadı ortaya..
kapımızın arkasına astık .
ben çok değişiklik yapan biri olatak evimizde hiçbirşeyin yeri sabit değildir.
en sabit olan yer kapı arkasıydı.
alçağa astıkki yiğitin boyu yetip istediği kitabı kendisi seçebilsin.
arkası sert deri.yanları da alengirli deri.cepleri de leopar yapmış kadın..:)
işte bu..

aktiviteler yapıyoruz bu arada.yağmur,fırtına derken çıkamadık evden bir süre.sıkıldı yiğit.
çıkartma yapıştırıyoruz bu aralar bolca.dolabının üstü hep çıkartma oldu.
hamurdan ne yapalım dedim kurt dedi.KURT mu?*
peki.bir kap dolusu kurt yaptık..yani kurt sever bir evlat hiç hayal etmemiştim.)))


oyuncak kutusunun üstünü kelebekle doldurduk.
onun tabiriyle KEBELEK..çok tatlı söylüyor.bazen bişeyi söylettirip söylettirip gülüyorum .o da beni güldürdüğünü anladı da.bücür ben kızınca bu numarayı yapıyor.
hey allahım ya.

bir avm nin çocuk için ayrılmış oyun köşesinde duvarda bu çıkartmayı gördüm çok hoşuma gitmişti.aldık yiğitle yapıştırdık.yiğit gelip gidip yıldızları söktü.dolabına aktardı.kedilerde düştü.şimdi orası dımdızlak.tek ay kaldı.aydede deyip onuda dolabına istiyor..o da düşer yakında.üstünden süngerle iyice bastırmak lazımmış yapıştırırken.
gerçi yiğitin minik parmaklarına hangi çıkartma dayanabilir.minicik parmaklarla benim açamadığımı hemen açıyor.
bantın ucu çıkmazsa yiğite veriyorum hemen çıkarıyor.
problemçözer bir kuzum oldu:)))
bu da benim eksi tarafım,hiç ilaç yanlısı değilim,e doktora niye gidiyorum o zaman..başka yolla geçirmeye çalışıyorum hep..
ben kendim için de öyleyim hiç ilaç almam.başım ağrısa bile uyurum geçer..
inşallah daha pahalıya patlamaz bu ilacı bitirmeme bize..yiğitime
nene limon kaynattım,zorla içirdim geçen hafta.anne acııı diye söylendi ama bir çay bardağı zorla içti kuzu bundan.içinde elma da var.
şu hırsızlık işi olmasaydı çok heyecenlanacağım şeyler olmuştu.
yiğite araya araya bir bez kitaplık bulamadım hazırından..
iyi dikiş dikerim ama annemlerdeki makineyi açınca yiğit başından gitmiyor.banada yapışık..biyere de gönderemiyorum haliyle..
dedim bende bir yere diktireyim.hayalimdekini anlattım.kadın önemsedi fikilerimi ama yinede tam istediğim şey çıkmadı ortaya..
kapımızın arkasına astık .
ben çok değişiklik yapan biri olatak evimizde hiçbirşeyin yeri sabit değildir.
en sabit olan yer kapı arkasıydı.
alçağa astıkki yiğitin boyu yetip istediği kitabı kendisi seçebilsin.
arkası sert deri.yanları da alengirli deri.cepleri de leopar yapmış kadın..:)
işte bu..
aktiviteler yapıyoruz bu arada.yağmur,fırtına derken çıkamadık evden bir süre.sıkıldı yiğit.
çıkartma yapıştırıyoruz bu aralar bolca.dolabının üstü hep çıkartma oldu.
hamurdan ne yapalım dedim kurt dedi.KURT mu?*
peki.bir kap dolusu kurt yaptık..yani kurt sever bir evlat hiç hayal etmemiştim.)))
oyuncak kutusunun üstünü kelebekle doldurduk.
onun tabiriyle KEBELEK..çok tatlı söylüyor.bazen bişeyi söylettirip söylettirip gülüyorum .o da beni güldürdüğünü anladı da.bücür ben kızınca bu numarayı yapıyor.
hey allahım ya.
bir avm nin çocuk için ayrılmış oyun köşesinde duvarda bu çıkartmayı gördüm çok hoşuma gitmişti.aldık yiğitle yapıştırdık.yiğit gelip gidip yıldızları söktü.dolabına aktardı.kedilerde düştü.şimdi orası dımdızlak.tek ay kaldı.aydede deyip onuda dolabına istiyor..o da düşer yakında.üstünden süngerle iyice bastırmak lazımmış yapıştırırken.
gerçi yiğitin minik parmaklarına hangi çıkartma dayanabilir.minicik parmaklarla benim açamadığımı hemen açıyor.
bantın ucu çıkmazsa yiğite veriyorum hemen çıkarıyor.
problemçözer bir kuzum oldu:)))
12 Aralık 2010 Pazar
pazar yazım
haftasonlarını pek sevmem oldum olası.
bana kalabalık olan, hep yeni başlangıçları,hereketliği anımsatan pazartesiyi severim en çok....
ama bu haftasonum gayette güzel geçti.
cumartesi sabah erkenden kalktık yiğitle.amaaan o ne soğuk yaa.
çocuklu olmanın verdiği durumla mı yoksa gençlikten mi hissedememişim bilmem ama en soğuk hava geldi bana şimdiye kadar ANTALYA DA.
her şartta dışarıya çıkabilecek olan ben, yiğitle asla bu soğukta dışarı çıkmam...
yani 1 güncük çıkmadık:))
işte cumartesi sabahtan işlerimi yaptım yiğitle mısır patlattık odasında yiyordukki kapı çaldı.oleyyy annemler gelmiş.
hoş beşten sonra yiğit kıpır kıpır bi dakka durmuyor.babamı sıktı üstüne atlamaktan güçten kuvvetten kesti. bende hadi bari migrosa gidelim dedim.kalkıp gittik.
ama dondukki ne donmak.yiğiti sardım sarmaladım ama biz donduk.ne soğuk vardı..
inanın minicik elbiselerle ,kısa kollularla dolaşanlar vardı.
ya ben soğuğu bimiyorum,ya insanlar çıldırmış olmalı..
eve dönünce türk kahvesi yapayım dedim.anneciğim çok sever.
yaptım salona koyup içeri gittimki geldğimde yiğit kahveyi dökmüş.
babam panik oldu ,ben birazcık kızdım.o kadar geniş alanda kahvenin yanını seçmişmiş oturmak için de,ondan dökmüş (dedesinin koruması bu)
neyse dedim bidaha yaptım.annem minderde oturdu yerde yiğitle oyun oynuyorlardı..kıpırtı(bu yiğit) bir o tarafa bir bu tarafa derken ikinci kahveyi de döktü.bu sefer kızmadım.dumur oldum sadece.
inat ettim içeceğim o kahveyi bugün.
babam acaip oldu gitti yattı.annemle bidaha kahve yaptık ve kıpırtıya rağmen içtik.hehehe
bugünde sabah kakaaa diyen bir sesle uyandım.hemen gözüm kapalı tuvalete gittik.ağlıyo.oğlum ne oldu.yok ağlıyo.iyi ağla dedim..
yaptı.yıkandık paklandık o ağlamayla:))
annemler oruç tutuyo.kardeşim geldi.yiğite kahvaltı yaptırdım.sonra biz yaptık ve başka bir avm nin yolunu tuttuk..koçtaştan cepli kumaş şeylerden baktım.istediğim gibi değil.dolandık.her gezmemiz yiğite yarıyor..
bu hafta alınanlar bunlar;

yiğit oyun hamuruyla oynamayı pek sevmiyor.bende sevsin istiyorum.
bu minik seti aldım , belki oklavasıyla açıp,bıçakla keserek vakit geçiririz.

bir önceki postta bahsetmiştim.yeni puzzelmiz bu.severek yapıyor.odasındaki oyuncakları zuladakilerle değiştirme zamanımız geldi..sıkıldı herşeyden.

meraklı miniği de aldık.fikriyeciğim söylemişti.yiğitte iş makinelerini seviyor diye.
yiğit bunu görünce hemen--ooo çimin abafı ---dedi.(tercümesi çimento arabası oluyor)herkesi güldürdü.kartların hepsini toplayıp.kafasını üstünden atarak.hopp dedi..
her yeni oyuncağa önce ilgisiz sonra yapışır benim oğlum

son olarak bunları aldık.seriyi tamamlayacağız anlaşılan..çok seviyoruz bunları.uzun olması hikayesinin olması,kitaptaki karakterlerin isimleri yiğitin ilgisini çekiyor.
birde alacak kitap bulamadım ,yani beğenemedim desem...şu kitap mimlerine bir göz atsam iyi olacak galiba..
birde şu an kullandığımız klavye ve mause aldım.kablosuz olanları yiğit koltuğunun altına alıp gezmeye çıkıyor.yolda başına işler açıyordu.sonunda bozdu:((
bende kablolu aldım şimdi..bakalım bunların başlarına neler gelecek..
bana kalabalık olan, hep yeni başlangıçları,hereketliği anımsatan pazartesiyi severim en çok....
ama bu haftasonum gayette güzel geçti.
cumartesi sabah erkenden kalktık yiğitle.amaaan o ne soğuk yaa.
çocuklu olmanın verdiği durumla mı yoksa gençlikten mi hissedememişim bilmem ama en soğuk hava geldi bana şimdiye kadar ANTALYA DA.
her şartta dışarıya çıkabilecek olan ben, yiğitle asla bu soğukta dışarı çıkmam...
yani 1 güncük çıkmadık:))
işte cumartesi sabahtan işlerimi yaptım yiğitle mısır patlattık odasında yiyordukki kapı çaldı.oleyyy annemler gelmiş.
hoş beşten sonra yiğit kıpır kıpır bi dakka durmuyor.babamı sıktı üstüne atlamaktan güçten kuvvetten kesti. bende hadi bari migrosa gidelim dedim.kalkıp gittik.
ama dondukki ne donmak.yiğiti sardım sarmaladım ama biz donduk.ne soğuk vardı..
inanın minicik elbiselerle ,kısa kollularla dolaşanlar vardı.
ya ben soğuğu bimiyorum,ya insanlar çıldırmış olmalı..
eve dönünce türk kahvesi yapayım dedim.anneciğim çok sever.
yaptım salona koyup içeri gittimki geldğimde yiğit kahveyi dökmüş.
babam panik oldu ,ben birazcık kızdım.o kadar geniş alanda kahvenin yanını seçmişmiş oturmak için de,ondan dökmüş (dedesinin koruması bu)
neyse dedim bidaha yaptım.annem minderde oturdu yerde yiğitle oyun oynuyorlardı..kıpırtı(bu yiğit) bir o tarafa bir bu tarafa derken ikinci kahveyi de döktü.bu sefer kızmadım.dumur oldum sadece.
inat ettim içeceğim o kahveyi bugün.
babam acaip oldu gitti yattı.annemle bidaha kahve yaptık ve kıpırtıya rağmen içtik.hehehe
bugünde sabah kakaaa diyen bir sesle uyandım.hemen gözüm kapalı tuvalete gittik.ağlıyo.oğlum ne oldu.yok ağlıyo.iyi ağla dedim..
yaptı.yıkandık paklandık o ağlamayla:))
annemler oruç tutuyo.kardeşim geldi.yiğite kahvaltı yaptırdım.sonra biz yaptık ve başka bir avm nin yolunu tuttuk..koçtaştan cepli kumaş şeylerden baktım.istediğim gibi değil.dolandık.her gezmemiz yiğite yarıyor..
bu hafta alınanlar bunlar;
yiğit oyun hamuruyla oynamayı pek sevmiyor.bende sevsin istiyorum.
bu minik seti aldım , belki oklavasıyla açıp,bıçakla keserek vakit geçiririz.
bir önceki postta bahsetmiştim.yeni puzzelmiz bu.severek yapıyor.odasındaki oyuncakları zuladakilerle değiştirme zamanımız geldi..sıkıldı herşeyden.
meraklı miniği de aldık.fikriyeciğim söylemişti.yiğitte iş makinelerini seviyor diye.
yiğit bunu görünce hemen--ooo çimin abafı ---dedi.(tercümesi çimento arabası oluyor)herkesi güldürdü.kartların hepsini toplayıp.kafasını üstünden atarak.hopp dedi..
her yeni oyuncağa önce ilgisiz sonra yapışır benim oğlum
son olarak bunları aldık.seriyi tamamlayacağız anlaşılan..çok seviyoruz bunları.uzun olması hikayesinin olması,kitaptaki karakterlerin isimleri yiğitin ilgisini çekiyor.
birde alacak kitap bulamadım ,yani beğenemedim desem...şu kitap mimlerine bir göz atsam iyi olacak galiba..
birde şu an kullandığımız klavye ve mause aldım.kablosuz olanları yiğit koltuğunun altına alıp gezmeye çıkıyor.yolda başına işler açıyordu.sonunda bozdu:((
bende kablolu aldım şimdi..bakalım bunların başlarına neler gelecek..
10 Aralık 2010 Cuma
geciken oyuncak mimi:((
ahh oyuncak mimimiz vardı bir.sevgili bahriyecim mimlemişti de.ben vakit darlığından ve toparlayamamaktan yazamamıştım
halbuki çok beğenmiştim bu mimi
şimdi yazıyorum ahanda:))
yiğitin en sevdiği şey bu aralar puzzel ları.sabahtan akşama kadar oynayalım desem hayır demez.bugün yenisini aldık.daha fazla parçaları var.foto çekemedim.bir ara şeyederim:)


tabi biz bunlarla başladık işe.hemen geçmedik zorlara.yaklaşık 1 yaşından beri çok severk oynuyor bunlarla.şimdi ara ara çıkarıyorum yine severek yapıyor.





bunlarla akşama kadar oynayabiliriz işte.
durun daha bitmedi...

birdede bunlar tabiki.bunlara son zamanlarda dahada sardı.havvanlı tamamda .sebzeliyi biraz karıştırıyor.yakındır bitmesi..

bu pedallı arabamız.pilsandan çok araştırdım.çok pahalı geldi bunun gibi büyücek olanları.bu baya ucuza geldi bana.evimizin yeni kalabalıklarından:)
bir odamız garaj zaten.2 bebek arabası.bir bisiklet ve bu araba..
bisikleti evein içinde oynayarak pedallarını çevirmeyi öğrendi.
şimdilerde dışarı çıkarıyoruz o pedal çevirerek bense koşarak dışarıdayız:)))

arab mezarlığımız var bi.eşime öyle diyorum da.alma alma--- diye bir yanıt geliyor hemen:))
araba mezarlığı diyemeyiz aslında.yiğit hiç bir oyuncağına zarar vermez.çook olduğu için böyle diyorum.



iş makineleri hayranlığımız devam ediyor.çöp arabası bulamadık ama bir.

bunlar da kitaplarımızın bir kısmı.bu aralar güzel bir kitaplık arayışındayım.yarısı çekmecelerde.yarışı odasında duruyorda yiğit benim gibi kıyamıyor kitaplarına.
bugün bim den yine araba aldık.bu seferkiler harbiden çok güzel.benim oynayasım geliyor da yiğitle güzel oynuyoruz.çocuk mutlu ben mutlu:)
resim çekemedim.o arabalarla uykuya yatıldığı için.
kaldırdıklarım cabası evimiz tam bir oyuncakçı dükkanı.ne yapacağız bunları biz.atalım diyorum yiğite.hayır diyor hemen.hiçbişeyi atmaya kıyamayan anası gibi....
halbuki çok beğenmiştim bu mimi
şimdi yazıyorum ahanda:))
yiğitin en sevdiği şey bu aralar puzzel ları.sabahtan akşama kadar oynayalım desem hayır demez.bugün yenisini aldık.daha fazla parçaları var.foto çekemedim.bir ara şeyederim:)
tabi biz bunlarla başladık işe.hemen geçmedik zorlara.yaklaşık 1 yaşından beri çok severk oynuyor bunlarla.şimdi ara ara çıkarıyorum yine severek yapıyor.
bunlarla akşama kadar oynayabiliriz işte.
durun daha bitmedi...
birdede bunlar tabiki.bunlara son zamanlarda dahada sardı.havvanlı tamamda .sebzeliyi biraz karıştırıyor.yakındır bitmesi..
bu pedallı arabamız.pilsandan çok araştırdım.çok pahalı geldi bunun gibi büyücek olanları.bu baya ucuza geldi bana.evimizin yeni kalabalıklarından:)
bir odamız garaj zaten.2 bebek arabası.bir bisiklet ve bu araba..
bisikleti evein içinde oynayarak pedallarını çevirmeyi öğrendi.
şimdilerde dışarı çıkarıyoruz o pedal çevirerek bense koşarak dışarıdayız:)))
arab mezarlığımız var bi.eşime öyle diyorum da.alma alma--- diye bir yanıt geliyor hemen:))
araba mezarlığı diyemeyiz aslında.yiğit hiç bir oyuncağına zarar vermez.çook olduğu için böyle diyorum.
iş makineleri hayranlığımız devam ediyor.çöp arabası bulamadık ama bir.
bunlar da kitaplarımızın bir kısmı.bu aralar güzel bir kitaplık arayışındayım.yarısı çekmecelerde.yarışı odasında duruyorda yiğit benim gibi kıyamıyor kitaplarına.
bugün bim den yine araba aldık.bu seferkiler harbiden çok güzel.benim oynayasım geliyor da yiğitle güzel oynuyoruz.çocuk mutlu ben mutlu:)
resim çekemedim.o arabalarla uykuya yatıldığı için.
kaldırdıklarım cabası evimiz tam bir oyuncakçı dükkanı.ne yapacağız bunları biz.atalım diyorum yiğite.hayır diyor hemen.hiçbişeyi atmaya kıyamayan anası gibi....
8 Aralık 2010 Çarşamba
minik kuzu hasta

yiğit ne güzel 2,5 aydır hastalanmıyordu.
bende sevindirik olup her daim eşime ve anneme söylüyordum.
amaaa kendi elceezlerimle hasta ettim onu.
kaç sefer hasta insanlarla ve çocuklarla yakınlaştı ama yiğit hastalanmamıştı.daha 10 gün önce burnu yemyeşil akan bir kızla aynı fülütü bir o bir o çaldı da onda bile hastalanmamıştı.
ta ki ben çocuğa dolaptan yeni çıkmış yoğurt yedirene kadar.
çok sever kendileri yoğurdu.görünce biraz beklesin dedim olmadı.biraz ısıtsam ekşiyor.yesin bişey olmaz dedim.
ertesi gece öksürmeye başladı.dün değil ondan önceki gün fena öksürdü ve boğazı dolu ve de acıyormuş kendisi söylüyo:(((
hemen baktım kızarmış ve beyaz benekler var.
ben çok üzülüyorum hastalık durumlarında.çünkü yiğit hastalık durumlarında sabaha kadar uyumaz.ağlar.üstüme yapışır.
ateş olmadı ama boğazı kötü işte.
yiğit sebze çorbalarına bayılır.ne sebzesi olsa hiç hayır demez.hemen tavuk çorbaları,et suyu çorbarı yaptım ama doktora götürmeden içim rahat etmeyecekti.dün götürdüm ve yine antibiyotiği yapıştırdı:((
ve 250 mg lık.kilosuna göre öyle dedi.fazla bulmayın diye ekledi bir de doktor.
yiğit hiç sevdedi tadını.birde balgam şurubu verdi o ondan daha beter.kokusu bile kötü.
üzülüyorum bu hastalık durumlarında.en kısa zamanda geçmesi dileği ile......
7 Aralık 2010 Salı
annesinin kopyası ve yardımcısı yine iş başında
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)