3 Ocak 2011 Pazartesi

2011 böyle başladı

kaç gün önce parmak boyası diye deliriyordu.
hava çok soğuk.
biliyorum ki parmak boyası parmaklarda kalmayacak.ama ne yapayım  oynasın doyasıya,
o da, ben de mutlu olalım istedim.ve bu görüntüler ortaya çıktı



yiğitin boya kıyafetleri bunlar..
çok sever parmak boyasını.bu görüntüler en temiz olanlar.sonuna doğru cıvıttı ve yüzünün hertarafı boya oldu..yüzünü geçtim de,halımızın hertarafı da boya oldu....e annesi yıkar nasıl olsa.


yılbaşı günü hiçte özel bir gün gibi geçmedi.tek güzel yanı annem,babam,kardeşim,canım kuzum yanımdaydı.eşim herzamanki gibi çalışıyordu:(
akşamüstü geldiler yemek yedik.yiğit le oynadık.güldürdü bizi derken saat 11 de yiğiti uyutmaya götürdüm ve gidiş o gidiş:)
1 ocak günü gözümü açtım:))))
napim gündüzden yorulmuşum..
annemgile dedim gezelim çıkıp diye.soğukta yiğit hasta gitmeyelim dediler.
bende bayılmışım kuzuyla birlikte.
tüm yıl uyuyacakmıyım şimdi????

1 ocak 2011 e sabahına dinç kalktık kuzuyla.gezdik gezdik.annemgil de bize ayak uydurdular.akşam oluncaya kadar sokaklarda avm lerdeydik.yiğit hastaydı biraz ama gezme olunca hastalık mastalık kalmadı..

ve eve gelince kargomuzun geldiğini gördük.çook sevinerek hemen açtık ve işte:...

canım arkadaşım fikriye den bir istekte bulunmuştum.gönderdi sağolsun..
babamda evdeydi 5 dk.da kurdu masasını sandalyesini çok beğendikk..

en çokta yiğit fikriyecimin hediyesini beğendi.hepsini teker teker saydı önce,iplere bir anlam veremedi ama anlatınca başından kalkmıyor şimdi.çok sevdik çook teşekür ederim canım..birde sanberk yiğite bir yılbaşı kartı atmış.açtı baktı benimki içini.
oku diye buyurdu.okudum bende:))
sanberkin resmini gösterdim ona.bak bu arkadaşın yazmış sana bu kartı dedim. aaaaa diyerek gülümsedi:))
inşallah yüzyüze de görüşürlerde ortalığın tozunu attırırlar:))

bir puzzel daha aldık kuzuya.buraya koymayacaktım resmini bile.çünkü bir seferde yaptı.ben oyna diyerek içerde bıraktım .tek sefer oynadıktan sonra.içeriye tekrar döndüğümde tamamlanmış gördüm .off dedim.
yine almak mı gerek şimdi..

27 Aralık 2010 Pazartesi

BİZDEN HABERLER


ah öksürük geçmedi gitti..kaç gün önce başlayan sevgili öksürüğüme sesleniyorum burdan.aldığım antibiyotik ve şurup etkili olsun artık.ne gece yatabiliyorum,ne rahat nefEs alabiliyorum.bitsede kurtulsam.

yiğitle bişeyler yapalım dedik.sevgili arkadaşım ayşegül ve kızı  duru dan kopya çektik ve pirinçli mercimekli ortaya karışık bir  kardan adam yaptık.

sonra hızımızı alamadık ve mercimek yılbaşı ağacı  yaptık:))
ama ağaçta tosladık.beğenmedik.mercimekleri fırlattık attık.zaten getirdiklerim yetmedi.yiğit avuç avuç saçtı etrafa.ben hoşlanmadım bu durumdan ve bakliyat aktivitesi sona eriverdi:)


cumartesi sabah görümcem geldi.bir süre bizde kalacağa benziyor..yiğitin durumunu tahmin edersiniz.bir önceki postumda yazmıştım.bize bir başkası gelirse durumumuzun ne olacağını..
herşeyi 2 günde yaşadık...her istediği yada istemediği şeyler için  avaz avaz bağırıyor.yerlere yatıyor,,

görümcem sigara içiyor.ben yiğitin yaklaşmasını istemiyorum sigara içerken.kadının ağzının içine düşüyor..ne yapsam oyalayamıyorum..bu sefer o hadi annenin yanına git deyince kızılca kıyamat kopuyor.
offf ben çok sıkılıyorum bu durumlarından yiğitin....normali yok.ya abartacak çok gülecek,yada ağlayıp tepinecek.ortası yok...

iyi yanı biraz gelene gidene alışsın.belki bu süreçte normal olmayı da öğrenir..diyorum. umudum varmı?? yok

dün gece kardeşim geldi bide.nişanlısı ile birlikte.amaaan yiğiti hayal edebilen varmı???
ikisinde tepesinden inmedi.rahat çay bile içemediler.
yiğite ayakkabı almış teyzesi..e teyzesi alır da yiğit ne yapar.yatarken bile ayağından çıkarmaz..

sabah gözünü açar açmaz ayağına baktı..ayakkabıyı gece çıkarmıştım.onun için bi sabah konseri dinledik yiğitten.akşama kadar ayağındaydı evin içinde..



ve yiğit bugünlerde olur olmaz şeyler istiyor.aşeriyor desem değil.aç desem hiç değil.obur desem o hiç değil..
badem istedi avutamadım gecenin soğuğunda çıkıp büfelerde badem aradık..
geçen kurabiye istedi.tuzlusundan
bu gecede kek istedi.damla çikolata bulmuş dolaptan..uzatıp anne kek yap diyor bide ..
neyse yaptık birlikte...canınız çekmesin...



25 Aralık 2010 Cumartesi

29 aylık yiğit


29. aymızın bitmesine 6 günümüz var daha.
2,5 yaşında bir oğlum var diyeceğim bundan sonra soranlara..ne kadar ilginç birşey söylüyormuşum gibi geliyor.2,5 yaş..vay bee.

bence çok bilmişliğin başlangıç yaşı bu yaş.
sokakta çok bilmiş,insanı laflarıyla zora sokan bir çocuk görünce bir kızardımki..bu ne ki şimdi derdim.
ama benimki yetişiyor şimdi onların arasına.ve kızmak ne ki hoşuma gidiyor,hatta dört köşe oluyorum bu hallere ben hahaha

29 ay gelişimlerimiz şöyle.
hareket zaten vardı.kat eklendi buna sadece.daha bir ışık hızıyla yapıyor herşeyi.bir bakıyorum bisiklete,bir bakıyorum arabaya geçmiş,
yine bakıyorum orda yok.nerde diye ararken odasında puzzel oynuyor.yok beni çekiştiriyor balkona çıkalım diye,ordan sıkılıp ayakbı giycemmm diye bir bağırma duyuyorum kapıdan biyerden ..
işte bu kadar hızlı..
sabah kalkınca babasını sorar.yatakta görüp rahatladıklatan sonra bıdı bıdı konuşur,akşam ne yaptıksa onları söyler.efendime söyleyim;  -otur? -ne için? -oyun oynalm..-dur ocağa yumurta koyup geleyim annem..       -hayıyy ağlama sesi apartmanda herkesçe duyulur..-bebeğim kahvaltı yapcaksın hemen geliyorum
sonra arkamdan gelir.ev ayakkabıları giyilir.mutfağı talan ederken kahvaltı hazırlanır
klasik hergünkü olay.

17 kg,--98 boy 29 aylık gelişim için iyi diyor doktor.
herşeyi merak eder.kesici aletleri görünce ellemek ister fakat çocuk makaş ellemez-çocuk bıçak ellemez der:)
ama çaktırmadan ellemeye çalışır.
bir paket A4 kağıt alıp çekmeceye koyduk.aklına esince kalem bulup yazı yazar.bazende kalemle yine koltukları yazar ve aaaa yiğit koltuk yazdı der.
merdiven çıkıp inme hızı benden hallice..ona diyecek yok.top oynamayı çok seviyor..
anneyi severmisin soruma evet. ne kadar soruma çok . dememe bu kadayy der,kollarını açar.

beni öp derim.yanaklardan birer öper.birde yanaklarımdan vargücüyle kendine çevirip dudak der.
dudak öpülmez annem,hasta olursun derim.dudak deyip.gözlerini pörtletir ve zorla öper beni..

20 diş geçen ay tamamlandı.huysuzluklarını diş çıkarmalara bağlıyordum kendimce bir sebep bulmak için.şimdi dişte bitti.huysuzluklar 2 yaş sendromuna kaldı,onun üstüne yıkıyorum herşeyi şimdi.

puzzel becerisi iyice gelişti.bir kere görüyor ve o parçayı nereye koyacağını unutmuyor.o parça tek ayrı biyerde bile olsa alıp boş biryere bağlamadan da olsa yerine koyuyor.
karışık oldu ama anlatabilmişimdir inşallah bu durumu:)
yenilerini almak lazım da ben tembelim.oynamak istemiyorum bugünlerde.oyun kurmak içimden gelmez oldu.
hafızasını güçlü buluyorum aylar sonra bile daha önce okuduğumuz bir kitabın içindeki karakter isimlerini unutmuyor.
gün içinde kitaplarından bazı paragraflarını okuyo bana aklından.
kayu babasına, kaayuu diye seslendi diyor
domuş tuyyadan ev yaptı diyor.
evimizde kuş vardı ,şimdi gönderdim gerçi de-yere yem dökünce bana şikayet ediyordu .hala hatırlayıp
kuş mama dötme.ıııh diyor.ona kızıyormuş güya

başka çocuklarla oynamak istiyor.yolda sokakta çocuk görse .az bile olsa göz kontağı kursunlar oynamak için peşine takılıyor.cinsiyet farketmez.
kendi cinsiyetitin pek farkında değil.yani ayrımcılık yapmıyor.
kitapta kız ve erkeği ayırt ediyor ama kendisine uygulamıyor henüz.

kıyafetlerini kendi giyinmez.çıkarmayı sever ama bana yardım eder elini sokmada,kolunu kaldırmada.zorlanmam.
bişey giymemeyi tercih eder.tehditle,yada arkadaşların hasta diye kandırmakla bişey giydirebiliyorum.

ben oyununa karışınca hiç hoşlanmaz.ben ellemeyeceğim.onun verdiğini oynayacağım sadece.lider o olacak.komik sesler çıkarırsa kesin gülmek lazım.yoksa üstüme çıkarda zıplar..
yan yan bakıyor bugünlerde.mimikleri çok değişik.hiç düşünmediğim şeyler yapıyor.
hala herşeyin tadına bakıyor.ağzına sokuyor herşeyi.geçen kendi tırnak makasının arda tarafının tadına defalarca baktığı halde yine baktı..oğlum büyüdün sen.niye sokuyorsun ağzına diyorum.arkasını dönüp sokuyor yine.yani illaki bakacak tadına.

benden görüp tırnak yiyor.ben sıkıntıya girince elimi ağzıma sokarım.yiğitte daha ileri.dün acı oje sürdüm.önce aldırmadan soktu elini ağzına.acıı diye ağladı.bende anlattım.bundan sonra ağzına sokarsan elini dilin uff olur dedim.aklında tutuyor.bakıyor tam sokacak.uff anne sokma ağzına tıynakı diyor..

dil gelişimininde çok ilerlediğini düşünüyorum.2 yaşında sadece anne baba diyen yiğit, şimdi söylemediği şey yok gibi sanki.yani kelime haznesi geniş ama ben kullanım alanlarına göre demek istiyorum..
ortama sevdiği biri gelince meyabaa diyor.
çocuklara sakız dağıtan yaşlı bir dede var.yiğit onu seyrek görmesine rağmen.görünce yanına koşup.merabaa,şakış vey dedeee diyor.gülüyoruz hepimiz.
tv deki izlediği karakterlerin isimlerini biliyor.luli tv izliyor yiğit genelde.
çıkan her karakterin adını biliyor.hatta masallar,olaylar aynı olunca sıradaki olayı bile söylüyor.

nete taktı bugünlerde,kendi videolarını izlemek istiyor.hatta bilgisayarı kendi açıp masaüstü simgelerini kaydırmış herbirini başka yere.daha önce 2 defa bilgisayarı bozdu.üçüncü olmadan resimleri dvd ye almam lazım.

yiğitte hiç olmayan bişey çıktı ortaya.o benim..herşeye o benim diyor.
gerçekten istediği herşey onun..
ama geçen parkta aynı kepçe başka çocukta vardı.yiğit gözünü kısıp koştu ve kepçeye yapıştı.çocuk 4-5 yaşında.pustu kaldı.yiğit o beniiim diye çemkiriyor çocuğa.
ben hemen kendininkini götürdümde bıraktı zor bela.

geceleri hala birlikte uyuyoruz önce.an az iki kitap okunuyor.daha çok iserde ben uyuyorum okurken.kızıyor uyuklarsam eğer.yanından kalkıyorum yada kalkmıyorum.benim yorgunluğuma bağlı..

çiş konusunda dertliyim.geçen kardeşim geldi.gözümün içine baka baka yaptı.devamı geldi.o günden beri söylemiyor arası bişey.bu da bir dönem diyorum.geceleri bağlamaya başlamıştım bez.geçen üst üste 3 gece unuttum ve hiç yapmadı.
benim çocuk değişik.gece değilde gündüz yapıyor altına.)

küçük-büyük  acı-tatlı gibi zıt kavramları biliyor üstünde çalışmamamıza rağmen.
bisikletini pedallarını çevirerek kullanıyor yaklaşık 2 aydır.
dün pedallı arabasınıda öyle kullandı.
renkler iyice pekişti.ara renkleri bilmiyor.sormuyor bende söylemiyorum..

bugünlerde mesleklere takmış durumda.ölye bir kitap alacağım .sayılardan 3-4-5-6-7-9-10 çok kullandıkları.
1-2 yi niye saymıyorsun diyorum.
sevmediğini belirten işaretler yapıyor.
ingilizce şeyler biliyor kardeşimden dolayı..ben ilgilenmediğimden kardeşim gelince bildiklerini sayıyor o gelince.yenilerini öğreterek gidiyor o da.

evde benden başkası varsa yiğiti tanıyamıyorum.dışarı çıkınca başka çocuk sanki.
herkes bana acıyarak bakıyor.bu çocuk haramıi gibi diyenler var.
durmadan ağlayan,saçını başını yolan,kendini yerlere atan bir çocuk var dışarda.
çıkıyorum bende birileriyle.yoksa sinirlerim harap oluyor.kendi kendimize takılıyoruz bugünlerde.
sadece yiğitle ben evdeysek harika oluyor.ama böylede olmazki.dönem dönem değilmi.?geçecek.(inşallah)

fotolar çarşamba günden.sahile gittik.hava harikaydı.eşimle sohbet etme fırsatı yakaladık birazcık.yiğit denize koşar adımlarla gidince.ve bir saat aralıksız denize taş attı....

21 Aralık 2010 Salı

cıvıtma durumları

bugünlerde gene dolu geçirdik zamanımızı. kardeşim izinliydi iki gün . yiğit için çuvalla altın buldu kadar oldu.:)
teyzesini çok sever.
bir o kadarda şımarır.
bir kaç örnek vereyim; 
1--çişini 2 yaşından beri hiç söylemediği olmadı.teyzesini görünce beyim ayakta gözümün içine baka baka 3 kere çişini yaptı. kardeşim biyere gidecek biz çişe gidince düşüncesi ya da teyzesi her dakka onunla ilgilensin diye yaptı.ama ne bu şimdi. yaparkende söylemiyor.şöyle gözucumla baktım.
birincisinde anlamadım tamam filan dedim.yıkadım ve değiştirdik.ikincisinde uyardım güzel bir dille.teyzen burda kalacak.bana ya da ona söyle diye. yapma başka eşofmanın kalmadı dedim.

yok hiç dememişim gibi ,haber vermeden ayakta-oturarak bıraktı yine gözüme bakarak.

dellenmeyimmi ben şimdi.kızdım ve hemen yoluna girdi işler.off işin garibi içimden hiç kızmak gelmiyor.

2--ocakta tencere var.şimdiye kadar hiç ocağa yaklaşmadı. kendi kendine yaklaşınca cıss.
yanayım anne dedi. ama bu kardeşim gelince ocaktaki yemek dolu ve sıcak tencerenin kulpundan çekti ya.inanamadım

başlarım senin dikkatine de çekmenede deyip yapıştırasım çok geldi gitti. ama ya yansa....
ya sabır çektim içimden .bu kız gidecek dedim.

attık kendimizi bolcana avm lere.yılbaşı süslemeleri filan geçirelim vakti yoksa bu çocuk iyice cıvıttı dedik.



ayy çok güzeldi.bu kutup ayıları uyuyor.nefes alıp verişleri görünüyor.çok tatlılar.insanın kucaklayası geliyor.


bunlarda müzisyen kutup ayıları.yiğit baya bir dolandı diplerinde:))


migrostan sonra karşıda birde lunapark var.sen nerden biliyorsun lunapark olduğunu.babası aylar önce bir götürmüştü de.kucakta yada arabada gezilmişti oralar.
naptın aklına mı kazıdın???
hemen nupark diye tutturdu.gittik.hepsine atlıyor.hava soğuk.minceeem diye tepiniyor.hemen herşeye bindi.
teyzemiz soğuktan dondu ben yiğitle koşturdum.kardeşime  foto.mak verdim. hadi sen iyi çekersin filan diye.yoksa dondu kızcağız da gitcem diye tutturdu:))hangisine kafa patlatayım ben..:)



20 Aralık 2010 Pazartesi

ben bu aşkın.....



Yanlız kaldığım çok ender zamanlarda

niye bu kadar duygusalım??
niye sevgiye bu kadar açım??
sevilmediğimi hissettiğimde niye gücümü kaybetmiş-hasta hissediyorum kendimi??...diyorumda
sebebini buluyorum bu resime bakınca...

ben bu aşkın çocuğuyum

29 yıllık bir evlilik ,ama hala her fırsatta birbirine böyle bakan bir anne-babanın çocuğuyum.

çok aşık olup kaçarak evlenmişler,benimde hatırladığım çok fazla zorluklara göğüs gerip,hepsini aşıp bu aşkı hala taze saklıyorlar....
aşkı bize öğrettikleri için onlara teşekürü borç biliyorum..

18 Aralık 2010 Cumartesi

yeni bloğum merhaba

merhaba yeni bloğumm..merhaba kuzum yeni günlüğüne..
yeni blog açmamın sebebi herkesin bize ulaşmasını engellemek.özellikle istemediğim bir grup varki,bizi ordan gözlemleyip,yaptıklarımıza bakıp,hayatlarını bile bunlara göre düzenliyorlar..
güya fikir veriyorlar ama son rürat gereksiz fikirler ve kızdırıcı davranışları var..
en iyisi bu.eskisini yanlızca sen ve ben göreceğiz.
bizi sevenlere de burdan heber verip, bundan böyle burdan görüşeceğiz..
seni çok seviyorum bebeğim..
bu sayfa gibi bizde hayatımıza yeni bir sayfa açalım.....

bugünlerde bizz

yiğit iyileşti şükür.antibiyotiği tam bitirmedik ama.
bu da benim eksi tarafım,hiç ilaç yanlısı değilim,e doktora niye gidiyorum o zaman..başka yolla geçirmeye çalışıyorum hep..
ben kendim için de öyleyim hiç ilaç almam.başım ağrısa bile uyurum geçer..
inşallah daha pahalıya patlamaz bu ilacı bitirmeme bize..yiğitime

nene limon kaynattım,zorla içirdim geçen hafta.anne acııı diye söylendi ama bir çay bardağı zorla içti kuzu bundan.içinde elma da var.



şu hırsızlık işi olmasaydı çok heyecenlanacağım şeyler olmuştu.
yiğite araya araya bir bez kitaplık bulamadım hazırından..
iyi dikiş dikerim ama annemlerdeki makineyi açınca yiğit başından gitmiyor.banada yapışık..biyere de gönderemiyorum haliyle..
dedim bende bir yere diktireyim.hayalimdekini anlattım.kadın önemsedi fikilerimi ama yinede tam istediğim şey çıkmadı ortaya..
kapımızın arkasına astık .
ben çok değişiklik yapan biri olatak evimizde hiçbirşeyin yeri sabit değildir.
en sabit olan yer kapı arkasıydı.
alçağa astıkki yiğitin boyu yetip istediği kitabı kendisi seçebilsin.
arkası sert deri.yanları da alengirli deri.cepleri de leopar yapmış kadın..:)
işte bu..


aktiviteler yapıyoruz bu arada.yağmur,fırtına derken çıkamadık evden bir süre.sıkıldı yiğit.
çıkartma yapıştırıyoruz bu aralar bolca.dolabının üstü hep çıkartma oldu.
hamurdan ne yapalım dedim kurt dedi.KURT mu?*
peki.bir kap dolusu kurt yaptık..yani kurt sever bir evlat hiç hayal etmemiştim.)))



oyuncak kutusunun üstünü kelebekle doldurduk.
onun tabiriyle KEBELEK..çok tatlı söylüyor.bazen bişeyi söylettirip söylettirip gülüyorum .o da beni güldürdüğünü anladı da.bücür ben kızınca bu numarayı yapıyor.
hey allahım ya.


bir avm nin çocuk için ayrılmış oyun köşesinde duvarda bu çıkartmayı gördüm çok hoşuma gitmişti.aldık yiğitle yapıştırdık.yiğit gelip gidip yıldızları söktü.dolabına aktardı.kedilerde düştü.şimdi orası dımdızlak.tek ay kaldı.aydede deyip onuda dolabına istiyor..o da düşer yakında.üstünden süngerle iyice bastırmak lazımmış yapıştırırken.
gerçi yiğitin minik parmaklarına hangi çıkartma dayanabilir.minicik parmaklarla benim açamadığımı hemen açıyor.
bantın ucu çıkmazsa yiğite veriyorum hemen çıkarıyor.
problemçözer bir kuzum oldu:)))