9 Ocak 2011 Pazar

Bu pazar ''Antalya'' ve ''Yiğit''

Tıngır mıngır gidiyoruz yine:))
hayatımızda olan şeyleri bir çırpıda yazayım da yiğitin tarihine geçireyim fazla depolamadan dedim:))

halamız 12 gün sonra geçen çarşamba gitti...
evimizde sakin Yiğit'le başbaşa kaldık..
hastalığı iyileşti çok şükür.antibiyotiği bu sefer tamamını bitirdik..çok az burun akıntısı var.onu da önemsemiyorum.geçecek ..
o gece kardeşim ve nişanlısı emre gelmişlerdi. balık yaptık canınız çekmesin.Yiğit götürdü balıkları.ben zevkten dört köşe dolaşırken tuvalete götürdüm.eşofmanını çektim koşa koşa onların yanına dönecekken kapıda ayağı kaydı ve salonun kapısına burunüstü tosladı:(((
gitti dedim.kafa göz patladı.nohut burnu dağıldı.
sadece dudağı patlamış iyice inceledikten sonra farkettim.dili kesilmiş ve kocaman şişti dudak.çok kanadı.morardı da..
üzüntümden başıma ağrılar girdi.neyseki kendi çabuk unuttu da rahatladım...

yiğitte hiç olmayan şeyler oluyor.büyüyor diyorum .bir yandan hoşuma giderken ,bir yandan da hüzünleniyorum..
yiğit bu zamana kadar hiç hayali oyun oynamadı..yani olmayan birşeyden oyun çıkarmadı.
ama geçen günlerde benim bir tokamı almış ve elindeydi.başka bir araçla havaya kaldırmış ve anneeee bak balık tuttum diyor..:)))

legoları üst üste koyar hepsini kullanırdı da ne yaptığını söylemez yada bişey koymazdı adını.
şimdi yaptıklarının bir ismi var.hemde benim yardımım olmadan koyduğu isimler. cami,tren vb..

giyinme konusunda da değişiklikler var.
bu zamana kadar hiç kıyafet seçmemişti kendine.(ben de seçmesi için yönlendirmemiştim)
ben ne giydirsem giydi.ama geçenlerde pantolonunu kendi seçti.yani benim yardımım olmadan,sen seç demeden , anne o değil bu dedi.üstü içinde kendi seçimi olan şeyi aldı.ben hatta niye o, bu olsun dedim karavanamı yapıyor diye.
hayır değil.seçmeye başlamış beyefendi..

hiç kullamadığımız ,benimle birlikte söylemediği kelimeler biliyor ve tam yerinde kullanıyor.eklerle birlikte..
bugün sahilde oldu.teyzesiyle birlikte şaşırdık konuşmalara ..insanın çok hoşuna gidiyor..

legoları ne zamandır kaldırmış olduğum oyuncaklarının arasındaydı . değişiklik olsun diye masanın üstüne döktüm.amaan ne oynamaktır o.
uzun süre yanlız oynadı.bende gidince zevkini çıkardık legoların.

yüzüne bakmadığı legoları değere bindi. herbir parçasını ayrı kullandı:))



bugün hava çok güzeldi.sabahtan işlerimi halledip attık kuzumla kendimizi sokaklara..yürüyerek kapalı yola gittik.simit ayran yaptı yiğit.
meraklı minik sorduk büfelere.yokmuş gelmemiş henüz yeni sayısı.yarın gideriz yine.
telefon çaldı.kardeşim konyaaltı sahilinde dolaşıyoruz alalım sizi de dedi.gelip aldılar bizi.ahh ne güzeldi hava..yiğit abartısız 1 saat kum oynadı..güneşin tadını çıkardı...yürüyüş yaptık.denize girenler vardı sahilde.

yiğit burda uzunca bir süre bir kapakla oynadı.gören kum görmemiş der benim kuzuya ..kardeşim bile abla sen parka götürmüyormusun çocuğu dedi yaa.parktan eve getiremiyorum ki...
arada takılır yanlız bizim kuzu...gözü bendedir ama yanlızlığıda sever..

antalya işte dedim kendi kendime..sahilinde bu mevsimde yüzenler var.
20 km sonra dağında kar var. kayak yap.

seviyorum memleketimi...



NOT: Antalya fotoları bu günden..

4 Ocak 2011 Salı

gökte iki ay

dün yiğit uyurken kendime bir kahve yaptım ,perdeyi sonuna kadar açtım ve dışarıyı seyre daldım.
hava karardı kararacak.
ve gökyüzünde iki tane ay vardı..yanlışmı görüyorum acaba dedim.iyice inceledim..
anlam veremedim..hemen resimledim...ilginç değilmi???




3 Ocak 2011 Pazartesi

2011 böyle başladı

kaç gün önce parmak boyası diye deliriyordu.
hava çok soğuk.
biliyorum ki parmak boyası parmaklarda kalmayacak.ama ne yapayım  oynasın doyasıya,
o da, ben de mutlu olalım istedim.ve bu görüntüler ortaya çıktı



yiğitin boya kıyafetleri bunlar..
çok sever parmak boyasını.bu görüntüler en temiz olanlar.sonuna doğru cıvıttı ve yüzünün hertarafı boya oldu..yüzünü geçtim de,halımızın hertarafı da boya oldu....e annesi yıkar nasıl olsa.


yılbaşı günü hiçte özel bir gün gibi geçmedi.tek güzel yanı annem,babam,kardeşim,canım kuzum yanımdaydı.eşim herzamanki gibi çalışıyordu:(
akşamüstü geldiler yemek yedik.yiğit le oynadık.güldürdü bizi derken saat 11 de yiğiti uyutmaya götürdüm ve gidiş o gidiş:)
1 ocak günü gözümü açtım:))))
napim gündüzden yorulmuşum..
annemgile dedim gezelim çıkıp diye.soğukta yiğit hasta gitmeyelim dediler.
bende bayılmışım kuzuyla birlikte.
tüm yıl uyuyacakmıyım şimdi????

1 ocak 2011 e sabahına dinç kalktık kuzuyla.gezdik gezdik.annemgil de bize ayak uydurdular.akşam oluncaya kadar sokaklarda avm lerdeydik.yiğit hastaydı biraz ama gezme olunca hastalık mastalık kalmadı..

ve eve gelince kargomuzun geldiğini gördük.çook sevinerek hemen açtık ve işte:...

canım arkadaşım fikriye den bir istekte bulunmuştum.gönderdi sağolsun..
babamda evdeydi 5 dk.da kurdu masasını sandalyesini çok beğendikk..

en çokta yiğit fikriyecimin hediyesini beğendi.hepsini teker teker saydı önce,iplere bir anlam veremedi ama anlatınca başından kalkmıyor şimdi.çok sevdik çook teşekür ederim canım..birde sanberk yiğite bir yılbaşı kartı atmış.açtı baktı benimki içini.
oku diye buyurdu.okudum bende:))
sanberkin resmini gösterdim ona.bak bu arkadaşın yazmış sana bu kartı dedim. aaaaa diyerek gülümsedi:))
inşallah yüzyüze de görüşürlerde ortalığın tozunu attırırlar:))

bir puzzel daha aldık kuzuya.buraya koymayacaktım resmini bile.çünkü bir seferde yaptı.ben oyna diyerek içerde bıraktım .tek sefer oynadıktan sonra.içeriye tekrar döndüğümde tamamlanmış gördüm .off dedim.
yine almak mı gerek şimdi..

27 Aralık 2010 Pazartesi

BİZDEN HABERLER


ah öksürük geçmedi gitti..kaç gün önce başlayan sevgili öksürüğüme sesleniyorum burdan.aldığım antibiyotik ve şurup etkili olsun artık.ne gece yatabiliyorum,ne rahat nefEs alabiliyorum.bitsede kurtulsam.

yiğitle bişeyler yapalım dedik.sevgili arkadaşım ayşegül ve kızı  duru dan kopya çektik ve pirinçli mercimekli ortaya karışık bir  kardan adam yaptık.

sonra hızımızı alamadık ve mercimek yılbaşı ağacı  yaptık:))
ama ağaçta tosladık.beğenmedik.mercimekleri fırlattık attık.zaten getirdiklerim yetmedi.yiğit avuç avuç saçtı etrafa.ben hoşlanmadım bu durumdan ve bakliyat aktivitesi sona eriverdi:)


cumartesi sabah görümcem geldi.bir süre bizde kalacağa benziyor..yiğitin durumunu tahmin edersiniz.bir önceki postumda yazmıştım.bize bir başkası gelirse durumumuzun ne olacağını..
herşeyi 2 günde yaşadık...her istediği yada istemediği şeyler için  avaz avaz bağırıyor.yerlere yatıyor,,

görümcem sigara içiyor.ben yiğitin yaklaşmasını istemiyorum sigara içerken.kadının ağzının içine düşüyor..ne yapsam oyalayamıyorum..bu sefer o hadi annenin yanına git deyince kızılca kıyamat kopuyor.
offf ben çok sıkılıyorum bu durumlarından yiğitin....normali yok.ya abartacak çok gülecek,yada ağlayıp tepinecek.ortası yok...

iyi yanı biraz gelene gidene alışsın.belki bu süreçte normal olmayı da öğrenir..diyorum. umudum varmı?? yok

dün gece kardeşim geldi bide.nişanlısı ile birlikte.amaaan yiğiti hayal edebilen varmı???
ikisinde tepesinden inmedi.rahat çay bile içemediler.
yiğite ayakkabı almış teyzesi..e teyzesi alır da yiğit ne yapar.yatarken bile ayağından çıkarmaz..

sabah gözünü açar açmaz ayağına baktı..ayakkabıyı gece çıkarmıştım.onun için bi sabah konseri dinledik yiğitten.akşama kadar ayağındaydı evin içinde..



ve yiğit bugünlerde olur olmaz şeyler istiyor.aşeriyor desem değil.aç desem hiç değil.obur desem o hiç değil..
badem istedi avutamadım gecenin soğuğunda çıkıp büfelerde badem aradık..
geçen kurabiye istedi.tuzlusundan
bu gecede kek istedi.damla çikolata bulmuş dolaptan..uzatıp anne kek yap diyor bide ..
neyse yaptık birlikte...canınız çekmesin...



25 Aralık 2010 Cumartesi

29 aylık yiğit


29. aymızın bitmesine 6 günümüz var daha.
2,5 yaşında bir oğlum var diyeceğim bundan sonra soranlara..ne kadar ilginç birşey söylüyormuşum gibi geliyor.2,5 yaş..vay bee.

bence çok bilmişliğin başlangıç yaşı bu yaş.
sokakta çok bilmiş,insanı laflarıyla zora sokan bir çocuk görünce bir kızardımki..bu ne ki şimdi derdim.
ama benimki yetişiyor şimdi onların arasına.ve kızmak ne ki hoşuma gidiyor,hatta dört köşe oluyorum bu hallere ben hahaha

29 ay gelişimlerimiz şöyle.
hareket zaten vardı.kat eklendi buna sadece.daha bir ışık hızıyla yapıyor herşeyi.bir bakıyorum bisiklete,bir bakıyorum arabaya geçmiş,
yine bakıyorum orda yok.nerde diye ararken odasında puzzel oynuyor.yok beni çekiştiriyor balkona çıkalım diye,ordan sıkılıp ayakbı giycemmm diye bir bağırma duyuyorum kapıdan biyerden ..
işte bu kadar hızlı..
sabah kalkınca babasını sorar.yatakta görüp rahatladıklatan sonra bıdı bıdı konuşur,akşam ne yaptıksa onları söyler.efendime söyleyim;  -otur? -ne için? -oyun oynalm..-dur ocağa yumurta koyup geleyim annem..       -hayıyy ağlama sesi apartmanda herkesçe duyulur..-bebeğim kahvaltı yapcaksın hemen geliyorum
sonra arkamdan gelir.ev ayakkabıları giyilir.mutfağı talan ederken kahvaltı hazırlanır
klasik hergünkü olay.

17 kg,--98 boy 29 aylık gelişim için iyi diyor doktor.
herşeyi merak eder.kesici aletleri görünce ellemek ister fakat çocuk makaş ellemez-çocuk bıçak ellemez der:)
ama çaktırmadan ellemeye çalışır.
bir paket A4 kağıt alıp çekmeceye koyduk.aklına esince kalem bulup yazı yazar.bazende kalemle yine koltukları yazar ve aaaa yiğit koltuk yazdı der.
merdiven çıkıp inme hızı benden hallice..ona diyecek yok.top oynamayı çok seviyor..
anneyi severmisin soruma evet. ne kadar soruma çok . dememe bu kadayy der,kollarını açar.

beni öp derim.yanaklardan birer öper.birde yanaklarımdan vargücüyle kendine çevirip dudak der.
dudak öpülmez annem,hasta olursun derim.dudak deyip.gözlerini pörtletir ve zorla öper beni..

20 diş geçen ay tamamlandı.huysuzluklarını diş çıkarmalara bağlıyordum kendimce bir sebep bulmak için.şimdi dişte bitti.huysuzluklar 2 yaş sendromuna kaldı,onun üstüne yıkıyorum herşeyi şimdi.

puzzel becerisi iyice gelişti.bir kere görüyor ve o parçayı nereye koyacağını unutmuyor.o parça tek ayrı biyerde bile olsa alıp boş biryere bağlamadan da olsa yerine koyuyor.
karışık oldu ama anlatabilmişimdir inşallah bu durumu:)
yenilerini almak lazım da ben tembelim.oynamak istemiyorum bugünlerde.oyun kurmak içimden gelmez oldu.
hafızasını güçlü buluyorum aylar sonra bile daha önce okuduğumuz bir kitabın içindeki karakter isimlerini unutmuyor.
gün içinde kitaplarından bazı paragraflarını okuyo bana aklından.
kayu babasına, kaayuu diye seslendi diyor
domuş tuyyadan ev yaptı diyor.
evimizde kuş vardı ,şimdi gönderdim gerçi de-yere yem dökünce bana şikayet ediyordu .hala hatırlayıp
kuş mama dötme.ıııh diyor.ona kızıyormuş güya

başka çocuklarla oynamak istiyor.yolda sokakta çocuk görse .az bile olsa göz kontağı kursunlar oynamak için peşine takılıyor.cinsiyet farketmez.
kendi cinsiyetitin pek farkında değil.yani ayrımcılık yapmıyor.
kitapta kız ve erkeği ayırt ediyor ama kendisine uygulamıyor henüz.

kıyafetlerini kendi giyinmez.çıkarmayı sever ama bana yardım eder elini sokmada,kolunu kaldırmada.zorlanmam.
bişey giymemeyi tercih eder.tehditle,yada arkadaşların hasta diye kandırmakla bişey giydirebiliyorum.

ben oyununa karışınca hiç hoşlanmaz.ben ellemeyeceğim.onun verdiğini oynayacağım sadece.lider o olacak.komik sesler çıkarırsa kesin gülmek lazım.yoksa üstüme çıkarda zıplar..
yan yan bakıyor bugünlerde.mimikleri çok değişik.hiç düşünmediğim şeyler yapıyor.
hala herşeyin tadına bakıyor.ağzına sokuyor herşeyi.geçen kendi tırnak makasının arda tarafının tadına defalarca baktığı halde yine baktı..oğlum büyüdün sen.niye sokuyorsun ağzına diyorum.arkasını dönüp sokuyor yine.yani illaki bakacak tadına.

benden görüp tırnak yiyor.ben sıkıntıya girince elimi ağzıma sokarım.yiğitte daha ileri.dün acı oje sürdüm.önce aldırmadan soktu elini ağzına.acıı diye ağladı.bende anlattım.bundan sonra ağzına sokarsan elini dilin uff olur dedim.aklında tutuyor.bakıyor tam sokacak.uff anne sokma ağzına tıynakı diyor..

dil gelişimininde çok ilerlediğini düşünüyorum.2 yaşında sadece anne baba diyen yiğit, şimdi söylemediği şey yok gibi sanki.yani kelime haznesi geniş ama ben kullanım alanlarına göre demek istiyorum..
ortama sevdiği biri gelince meyabaa diyor.
çocuklara sakız dağıtan yaşlı bir dede var.yiğit onu seyrek görmesine rağmen.görünce yanına koşup.merabaa,şakış vey dedeee diyor.gülüyoruz hepimiz.
tv deki izlediği karakterlerin isimlerini biliyor.luli tv izliyor yiğit genelde.
çıkan her karakterin adını biliyor.hatta masallar,olaylar aynı olunca sıradaki olayı bile söylüyor.

nete taktı bugünlerde,kendi videolarını izlemek istiyor.hatta bilgisayarı kendi açıp masaüstü simgelerini kaydırmış herbirini başka yere.daha önce 2 defa bilgisayarı bozdu.üçüncü olmadan resimleri dvd ye almam lazım.

yiğitte hiç olmayan bişey çıktı ortaya.o benim..herşeye o benim diyor.
gerçekten istediği herşey onun..
ama geçen parkta aynı kepçe başka çocukta vardı.yiğit gözünü kısıp koştu ve kepçeye yapıştı.çocuk 4-5 yaşında.pustu kaldı.yiğit o beniiim diye çemkiriyor çocuğa.
ben hemen kendininkini götürdümde bıraktı zor bela.

geceleri hala birlikte uyuyoruz önce.an az iki kitap okunuyor.daha çok iserde ben uyuyorum okurken.kızıyor uyuklarsam eğer.yanından kalkıyorum yada kalkmıyorum.benim yorgunluğuma bağlı..

çiş konusunda dertliyim.geçen kardeşim geldi.gözümün içine baka baka yaptı.devamı geldi.o günden beri söylemiyor arası bişey.bu da bir dönem diyorum.geceleri bağlamaya başlamıştım bez.geçen üst üste 3 gece unuttum ve hiç yapmadı.
benim çocuk değişik.gece değilde gündüz yapıyor altına.)

küçük-büyük  acı-tatlı gibi zıt kavramları biliyor üstünde çalışmamamıza rağmen.
bisikletini pedallarını çevirerek kullanıyor yaklaşık 2 aydır.
dün pedallı arabasınıda öyle kullandı.
renkler iyice pekişti.ara renkleri bilmiyor.sormuyor bende söylemiyorum..

bugünlerde mesleklere takmış durumda.ölye bir kitap alacağım .sayılardan 3-4-5-6-7-9-10 çok kullandıkları.
1-2 yi niye saymıyorsun diyorum.
sevmediğini belirten işaretler yapıyor.
ingilizce şeyler biliyor kardeşimden dolayı..ben ilgilenmediğimden kardeşim gelince bildiklerini sayıyor o gelince.yenilerini öğreterek gidiyor o da.

evde benden başkası varsa yiğiti tanıyamıyorum.dışarı çıkınca başka çocuk sanki.
herkes bana acıyarak bakıyor.bu çocuk haramıi gibi diyenler var.
durmadan ağlayan,saçını başını yolan,kendini yerlere atan bir çocuk var dışarda.
çıkıyorum bende birileriyle.yoksa sinirlerim harap oluyor.kendi kendimize takılıyoruz bugünlerde.
sadece yiğitle ben evdeysek harika oluyor.ama böylede olmazki.dönem dönem değilmi.?geçecek.(inşallah)

fotolar çarşamba günden.sahile gittik.hava harikaydı.eşimle sohbet etme fırsatı yakaladık birazcık.yiğit denize koşar adımlarla gidince.ve bir saat aralıksız denize taş attı....

21 Aralık 2010 Salı

cıvıtma durumları

bugünlerde gene dolu geçirdik zamanımızı. kardeşim izinliydi iki gün . yiğit için çuvalla altın buldu kadar oldu.:)
teyzesini çok sever.
bir o kadarda şımarır.
bir kaç örnek vereyim; 
1--çişini 2 yaşından beri hiç söylemediği olmadı.teyzesini görünce beyim ayakta gözümün içine baka baka 3 kere çişini yaptı. kardeşim biyere gidecek biz çişe gidince düşüncesi ya da teyzesi her dakka onunla ilgilensin diye yaptı.ama ne bu şimdi. yaparkende söylemiyor.şöyle gözucumla baktım.
birincisinde anlamadım tamam filan dedim.yıkadım ve değiştirdik.ikincisinde uyardım güzel bir dille.teyzen burda kalacak.bana ya da ona söyle diye. yapma başka eşofmanın kalmadı dedim.

yok hiç dememişim gibi ,haber vermeden ayakta-oturarak bıraktı yine gözüme bakarak.

dellenmeyimmi ben şimdi.kızdım ve hemen yoluna girdi işler.off işin garibi içimden hiç kızmak gelmiyor.

2--ocakta tencere var.şimdiye kadar hiç ocağa yaklaşmadı. kendi kendine yaklaşınca cıss.
yanayım anne dedi. ama bu kardeşim gelince ocaktaki yemek dolu ve sıcak tencerenin kulpundan çekti ya.inanamadım

başlarım senin dikkatine de çekmenede deyip yapıştırasım çok geldi gitti. ama ya yansa....
ya sabır çektim içimden .bu kız gidecek dedim.

attık kendimizi bolcana avm lere.yılbaşı süslemeleri filan geçirelim vakti yoksa bu çocuk iyice cıvıttı dedik.



ayy çok güzeldi.bu kutup ayıları uyuyor.nefes alıp verişleri görünüyor.çok tatlılar.insanın kucaklayası geliyor.


bunlarda müzisyen kutup ayıları.yiğit baya bir dolandı diplerinde:))


migrostan sonra karşıda birde lunapark var.sen nerden biliyorsun lunapark olduğunu.babası aylar önce bir götürmüştü de.kucakta yada arabada gezilmişti oralar.
naptın aklına mı kazıdın???
hemen nupark diye tutturdu.gittik.hepsine atlıyor.hava soğuk.minceeem diye tepiniyor.hemen herşeye bindi.
teyzemiz soğuktan dondu ben yiğitle koşturdum.kardeşime  foto.mak verdim. hadi sen iyi çekersin filan diye.yoksa dondu kızcağız da gitcem diye tutturdu:))hangisine kafa patlatayım ben..:)



20 Aralık 2010 Pazartesi

ben bu aşkın.....



Yanlız kaldığım çok ender zamanlarda

niye bu kadar duygusalım??
niye sevgiye bu kadar açım??
sevilmediğimi hissettiğimde niye gücümü kaybetmiş-hasta hissediyorum kendimi??...diyorumda
sebebini buluyorum bu resime bakınca...

ben bu aşkın çocuğuyum

29 yıllık bir evlilik ,ama hala her fırsatta birbirine böyle bakan bir anne-babanın çocuğuyum.

çok aşık olup kaçarak evlenmişler,benimde hatırladığım çok fazla zorluklara göğüs gerip,hepsini aşıp bu aşkı hala taze saklıyorlar....
aşkı bize öğrettikleri için onlara teşekürü borç biliyorum..