6 Nisan 2011 Çarşamba

kısacık memleket tatili.....

geçen cuma annemlere gittik.kardeşim,yiğit ben....bizim her dakikamız macera.daha bir anlamış oldum..evden dolmuşa bindik.daha o dakka başladı.hava o kadar sıcaktı ki anlatamam.millet kısa kolluları-askılıları çekmiş..pencereler açık.benim yiğit üşüdüm kapatsınlar pencereleri demezmi.montum nerde diye bas bas bağırıyor.millet gülse mi ters ters mi baksa karar veremediler..:)

neyse ordan otobüse geçtik.ordada ne biliyorsa bağıra bağıra saydı..100 km lik yolda millet benim 'yiğitçim lütfen' dememden ,yiğitin de ağzına her geleni yüksek sesle söylemesinden ,en sesli gülmelerinden bayıldı:))
ne diyor biliyormusunuz..nerden duydu-öğrendi bir türlü bilmiyorum.''aloo dötün kaç kilo''..bunu anladılarmı bilmem.ama anlamamak için sağır yada türkçe bilmemek lazım:))
neyse yolculuk boyunca ağlamadı ya ben ona dua ettim.hep güldü:))

kardeşim yeni bir işe başlıyor.yaz sezonu geldiği için çok tempolu çalışacak ve vakti olmayacak diye.3-4 gün tatil yapalım dedik.önce bir otel aradık.fakat tamda 1 nisan itibari ile sezon açıldığı için gereksiz bir pahalılık vardı.biz daha güzel eğleniriz dedik ve kendi tatilimizi kendimiz yarattık..

cumartesi günü erkenden kalktık.kahvaltımızı çok güzel yapıp çıktık evden.saat 10 da çıkmıştık...hava harikaydı.annemler kumluca da oturuyorlar.kumlucadan finike ye geçtik.köprü başında yiğit balıklara ekmek attı..marinadan gemilere baktık.ve ilk defa memi değilde gemi demeye başladığını fark ettim:))
finike den.35 km uzaklıkta olan ve sahil yolundan gidilen demre ye geçtik.demre nin merkezinde dolaştık.Noel Baba müzesine gittik.gezdik.ordan da limana gittik.gemi yapımını izledi yiğit ve bayıldı.en sevdiği aktivitelerden biri olan denize taş atma işini gördü.tam 1 saat.aralıksız...gidiyoruz diye uzunca bir süre zırladı..
demre den yine sahil boyunca devam edilen 40 km uzaklıktaki Kaş a gittik.kaş ın yukarı dan manzarası bir harikaydı.son ünv.yıllarında gitmiştim.2003 te:)hiç değişmemiş.hatta yaz sezonu başlamamış bile.yinede çok severek gezdik.oturduk biryerde yemek yedik.yiğit kaldırımlarda gönlünce koştu.dar sokaklarda araba çıkıverecek diye korkmadım değil.yiğitte mızmızlanmadı değil.ama idare ettik çokta zevk aldık.ve geri dönmek üzere yola çıktık.dönüş yolunda olan kekova sapağına girdik.valla yol bitmeyecek gibi geldi bir ara.dağ bayır girdik çıktık.sonunda kocaman bir dağın arkasından çıkıveren puslu denizi ve çok sayıdaki yatları gördük.
babam arabayı park etti.gideniniz varmı bilmiyorum ama badem ağaçlarının içinden geçilen yolu,denizin iyotlu kokusu,taşların yosunlu görüntüsü,hafif dalgalar sıcacık insanlarıyla sahil çocuğu olan beni bile cezbetti...
benden yiğite geçen deniz sevgisi yatlara binme arzusunuda getirmiş olacakki yiğit o yattan bu yata geçti durdu.hiç korkmadan sallanan giriş kapılarından koşa koşa geçti. e tombik ve sevimli bir 2,5 yaş grubuna kim hayır der ki.herkes girsin abu tosuncuk dediler.ve bizi sevindirdiler.))
yine bir taş atma seramonisi gerçekleşti tabi..bir lokantanın açılışı sebebiyle yüksek sesteki müziğe yiğit ritimleriyle tempo tuttu..kenerlarda yazmalardan elbise dikip satan-incik boncuk ve envai güzel takı,süs eşyası satan hanımlarda cabasıydı güzelliklerin..tadına doyamadan ayrıldık ordan da...yine badem ağaçlarının arasından evimize geldik..finike de durup yiğiti parkta oynatacaktık.ama uyudu..evet doğru duydunuz ilk defa uyudu.çok yorulmuştu..eve vardığımızda bile yukarı çıkarıp annemlerin genişçe yatağına attım.hala uyuyordu.3,5 saat uyudu:)))))ben çok zevk aldım bu durumdan.. 
demre de yatlara bakan yiğit

kaş ın yukarıdan görünüşü


kekova da deniz hayranı oğlum

tur yatlarına koşar adımlarla binen yiğit


yatın dümenini kaptan edasıyla oynayan yiğit
 işte otelde tatil yapmaktan kat be kat daha güzel geçen bir gün....

ben pazar günü yani ertesi gün hastalandım.bir halsizlik,mide bulantısı, isal musallat oldu..sabahtan akşama kadar uyudum.odada klimayı açtım.üstüme kat kat giyindim.2 battaniye 1 yorgan örttümde hala ısınamadım.birde annemlere misafir geleceği tuttu o gün biri geldi biri gitti.ben yataktan kalkamadım.hiç bişey yemedim..babam çok üzüldü o akşam acile gittik.serum takıldı.hiç öyle önemli bişey değil.soğuk algınlığı başlangıcı filan dedi.ilaç yazdı ama ben almadım ilaçları..ertesi güne çok iyi olarak kalktım yataktan:))

o yattığım bütün gün yiğit ara ara yanıma gelip ıslak dudaklarıyla yanağımı yüzümü gözümü öptü öptü gitti.anne hasta dedi başımda ve annanesi -teyzesini hiç üzmedi.onlarla uyudu,yemek yedi ve hiç sesini duymadım..ne kadar büyümüş uyumlu bir çocuk olmuş dediler..gelenlere şeker ikram etmiş.hoşgeldiniz demiş.ama kendini elletmemiş.öptürmemiş.iyi iyi aferin dedim:))))

salı güneş açınca yiğiti parka götürdük.sabah 10 da çıkılan evden akşam 4 te döndük.aralarda markete girildi.kamyon kürek alındı.kocaman bir park var.her oyuncak güzel.hepsine defalarca bindi.eve gelip banyo yaptırıp uyuttum yine..
ve çarşamba yani bugün evimizdeyiz.yiğit eve gelir gelmez bir bisiklete bindi,sonra 3 tekerlekli bisiklete geçti.pedallı arabaya bindi.büütn oyuncakları elden geçirdi.yatağına girip çıktı..babasını özlemiş.peşinde dolandı durdu.aşağı inelim demeler..indik.ve sitede o kadar çok çocuk vardıki.yiğiti zor takip ediyorum içlerinde.doyasıya oyun oynadı.sonra komşu kızı Beyza da bize geldi.evi talan ettiler.bende mutfağı toparladım..annesi almaya geldiğinde saat 21:00olmuştu.pırasa yemeği yeyip uyudu....

+ geleyim fasulyenin faydalarına.oğlum beni hiç mutsuz etmedi tatilimiz boyunca..çişini hiç kaçırmadı.yanımızda pet şişe taşıdık.ama hiç kaçırmadan hep söyledi sağolsun :D
+ her zırlamasını anlatmakla ,sakin davranmakla atlatabildik.
+ annem evin altına salıncak kurdu.parktaki ön korumalılardan değil ha.bildiğiniz ipten ve düz.elleriyle kenarlardan kavrayarak bolcana sallandı.ara ara gece 23:00 te hadi sallanmaya inelim desede afferim çektim oğluma...
+ hastayken yaptıkları beni zaten mutlu etti.
+ büyümüş edasıyla birşey rica ettiğimde şimdi olmaz.tv seyrediyorum gibi itirazlarda bulundu.sebep-sonuç yaptı yani...
daha ne diyeyim.biraz büyüdü işte..oluyoruz yavaş yavaş:))

hayat bazen zorlasa da çok güzel...herşey için tüm iyilikler içinde , tüm terslikler içinde şükürler olsun..











31 Mart 2011 Perşembe

ne bu şimdi???

yavru kuşum hasta.pazartesi günü hapşurdu akşama kadar.salı burnu aktı.çarşamba devam.perşembe günü ağzını aç dilini uzatta boğazına bakayım annem dedim.açtı ve beyaz benekler vardı.öksürmede başlamıştı.doktora götürdüm hemen.benekler çok değil dedi.ateş yok,burnu 2 gün tıkalıydı ama burun akıntısı fazla değil..ve aile hekimi hanım ne dedi biliyormusunuz 10 tane penisilin grubu iğne versem yaptırabilirmisiniz dedi....neden nedim.  neden bu rahatsızlığa penisilin iğne????   sorum havada kaldı...ne yazdınız diye sinir olarak tekrar ettim sorumu ve tamam iğne değil antibiyotik şurup yazdım dedi...
niye böyle oluyor yahu...
sevmiştim kadını ben.ilgili , açıklayıcı bulmuştum.
niye olduki şimdi bu??? 
 neden bu gibi soğuk algınlığına penisilin grubu iğne deyiverdi hemen...

şurubu içriyorum.adını sanını bilmediğim birşey.küçük boy ve 200 mg.e 200 mg verecektinde niye penisilin dedin şimdi ???

uzmanı olmadığım konularda birine bağlı kalmaktan nefret ediyorum.kendi irademi kullanarak çözümünü bulamıyorum ya..
geçermi bu rahatsızlığı ilaç kullanmadan dedim.kalın kaşlarını kaldırarak hayır dedi..
öksürüyor şu an duyuyorum..
e eğitimini almadığım konularda da söylenileni yapmak boynumun borcu..
peki nasıl güveneceğim...öyle paranoyak değilim güven konusunda ama bu penisilin grubu da nerden çıktı??????????????????????

__________________________

bu yukarıda yazdıklarım geçen hafta olmuştu..aile hekiminin verdiği antibiyotiği kullandık bitti..sümük bitmedi.öksürük arada var..ama genel olarak iyileşti diyebilirim...
nasıl düşünmeliyim bu konuda,sizler hasta yavrular için ne yapıyorsunuz??
ilaç yanlısı olmadım hiçbir zaman,korkularım bu sebebe dayanıyor..

32 aylık yiğit


yazdan kalma bir günden
 gene bir ayımızı daha geride bıraktık.eskisi gibi bunu da yapıyor-şunu da yapıyor diyemiyorum.öğrenmesi yavaşladımıdır nedir.yada ben eskisi gibi ilgilenmiyorum.
kendi kendine oyunlar yaratıyor .
puzzl işini biraz rafa kaldırdık.sıkılgan annesi yapmıyor.hatta dolabının en alt çekmecesini boşaltıp oraya sıraladık hepsini.doldu taştı çekmece.gözden ırak konusu galiba.

yanında bişey konuşaya gör,hemen bize karşı kullanıyor.bir iş konusu vardı benim.yiğiti kreşe gönderecektim.hemen ben ditmicem dedi.anne ben okula ditmem diyor beni dürtüp dürtüp..e dur bi daha ne iş kesinleşti,ne kreş bulundu,ben ditmem.daha ortada fol yok yumurta yokken başladı zorluk:)

konuşması uçarak ilerliyor.anne bu ne? ler başımı yiyor.allahtan sabır bende gani:)
topitop al,bonibon al,cacan şakış al...başka laf bilmiyor.yediği tüm abur cuburlar bunlardan ibaret ama.her dakka olsa yiyecek .hazır  meyve suyu filan hiç içmedi şimdiye kadar.ne kadar vermezsem karıma diyorum.birde teşfik edenler olmasa..ben vermeyeyim diyorum.babası illaki çantasında bulunduruyor.sıkıntıya gelemiyor adam.laf anlatmak yerine al sana sakız diyor.

odasında vakit geçirmiyoruz.karpuz topumuzla bolca golcülük oynuyoruz.balkondan çöp arabası,vinç,kamyon,beton karma arabası gibi envai çeşit arabalara bakıp ,bu ne yapıyor,ne renk lerle vakit geçiriyoruz.sitenin havuzlarını doldurmadılar henüz.içinde bisiklet sürüyor bolca..

geçen asansör bozulmuş.tutturdu iki tekerlekli bisikleti aşağıda sürcem diye.allahım o ne ağır şey.7. kattan indirdim bir elim de yiğitin elinde.çıkarken asansör hala yapılmamış.aşağıdaki tanıdık dükkanlarda bırakalım dedim.kendini yere atmaya yeltenince tamam ayşe hammal zaten çıkarır diyerekten çıkardım 7 kata kadar.tabi bir elimde yiğite tahsis edildi:))

babası uyandığından itibaren evden gidene kadar peşinde.baba bu böylemi-şöylemi.sen ne yapıyon.nere didiyorus,bıdı bıdı bıdı..adam bunalıyor.ayşe allah sana sabır versin bu ne böyle diyor.ve arkasına bakmadan gidiyor evden.kızsa daha fena..benden çekiniyor. ben 24 saatimi bu çocukla geçiriyorum,sen 1 saat görüyorsun kızacakmısın diyorum da tırsıyor benden..

eşim sigara içiyor.yiğit birkeresinde onu taklit etti ve bende kızdım.sigara ağızı yara yapar,karnını ağrıtır,öksürürsün dedim.nerde sigara içen görse,yerde izmarit dahi görse bunları tekrarlıyor.anne ben sidada içmicem diyor...hatta dahada ilerletti ve babasına öptürmüyor. sidada duman kokuyo diyor.amcası geldi ona öptürmedi.hoşuma da gitmedi değil hani.. : D

yanında benden başka birisi olunca şımarıklığı tavan yapıyorduya hani.artık telefonda biriyle konuşurken kim olduğunu biliyorsa da yapıyor.zaten telefona biz cevap veremiyoruz.ilk yiğit cevap verip kim olduğunu bize söyleyip telefonu getiriyor.hakimiyet kurdu .çok gıcık oluyorum bazen.ver vermez.kim diye sorarsın söylemez..çarpasım geliyor yere telefonu..

hafızsı inanılmaz kuvvetli.kaç aydır annesinde olan bri arkadaşım vardı.onlara gidecektik asansöre bindik.yiğite kaça basacağız dedim.dört dedi .bu oyunu çokça oynarız.ama kime gideceğimizi biliyor.acaip şaşırttı beni. biz yedi,memet 3,baran dört ,semih emre 11 diyor.arkadaşlarının kaçıncı katta otuduğunu biliyor yani..boş hafızaya ne bulursa atıyorlar ve gerektiğinde kullanıyorlar..

geçen hafatki sinirlilik hali gözle görülür derecede azaldı.ben çareyi çocuğumu düzeltmekte değilde zora gireceği,sinirleneceği yerlere götürmemekte buldum çözümü..

ha yazmadan geçemeyeceğim.hergün anne benim kardeşim yok diyor.hatta evde orkestra gibi değişik sesler çıkararak benim kardeşim yoook diye ses çıkarıyor.ben tam kardeş işini rafa kaldırmışken çocuk dellendimidir nedir???

25 Mart 2011 Cuma

kurtlu ana -oğul

bir günümüz dolu geçmese olmaz bizim.annem telefon açmış kurtlu diyor bana.elinin çılgın çocuğuyla nereye gidiyorsun diyor..napayım elimdeki çılgın da benim gibi kutlu heralde:)

bugün sabah aç karnına tahlil verdim.10 tane kan iğnem bitmişti.üstünden bir 15 gün de geçti.bakalım yükselmişmi dedik.1 derece yükselmiş kendileri.üff.9.3 tü..10.3 olmuş..bunada şükür.haplarla devam edeceğiz.
öğlene kadar hastane,bisikletle sitenin içinde derken saati 3 yaptık.3 te de tahlili göstermeye gittik yine.dolmuşla gittik yiğitle.işimiz bittikten sonra hastanenin bahçesindeki kocaman parkta yiğit oynadı yarım saat kadar.fena rüzgar vardı.çok kalmak istemedim..sonra ne gördüm bir bilseniz.yiğitin bayılacağı bişeyy..HELİKOPTER.hastanenin bahçesinde 112 nin ambulans helikopteri.yiğite bir gösterdim.dakkasına dibinde aldık soluğu...



 çok çok heyecenlandı kuzu.demir parmaklıklara tırmandı.anne binelim dedi. yalvardı..yarım saat kadarda helikoptere baktık..evin yolunu tuttuk..


 araştırma hastanesi bizim eve 7-8 km kadar.dolmuşla 10 dk ya geldiğimiz yolu,ben akıllısı yürümeye karar verdim.dümdüz yol zaten.bilen bilir..yüzüncü yıl dan mevlanaya doğru dümdüz.vitrin baka baka.parklarda 5 er dakka dura dura gittik eve.yiğit mızmızlandı.çünkü acıktı.bende inat ettim binmicem dolmuşa diye.yürüyerek eve geldik..üst geçitlerden bir o tarafa bir bu tarafa geçtik..güneş batarken üst geçitten yüzüncü yıl caddesi bu resim..

havuz gördük .taş attık.bu ördeklere simit verdik.

dün yiğitin saçlarını kestirdim..hep babasıyla birlikte gidiyorduk berbere.berber bizim evin altında..babasına mı şımarıyorda berber dükkanını yıkmaya çalışıyor saçları kesilirken dediğimden bu sefer yanlız gittik.yine yıkmaya uğraştı.sonuna doğru biraz daha sakinleşti.yıkmaya uğraşıyor derken gerçekten doğru.ben ve babası var gücümüzle tutuyoruz oğlanı..
kestirmesemmi dediğim oldu.ama çok terliyor,yapış yapış oluyor saçları.nihayetinde hallettik.çok da güzel oldu..

24 Mart 2011 Perşembe

yiğitten yeni haberler



yiğit havuzun içinde yeni bisikletine biniyor

gelişimini yazacağım kuzumun..
hatta bu yiğitin gelişimini anlatmakla birlikte bir iç dökme yazısı olsun bana..kendime kıyağım olsun..


2,5 yaş sonrası eskiye göre daha güzel diyebilirim..beni anlaması o kadar güçlü ki.işine gelmediği zamanlar yok değil.ama yanlızken iki yetişkin insan gibi anlaşıyoruz.hiç bir söylediğimi ikiletmiyor,gayet mantıklı hareketler yapıyor,yapmadıklarının sebebini açıklıyor,izin alıyor,teşekür ediyor,pardon diyor,günaydın,özür dilerim gibi nezaket gerektiren kelimeleri itinayla söylüyor...bir sonraki yapacağımız şeyi söylüyor,örneğin yatmaya hazırlanıyorsak ''kitap okuma zamanııı'' diyor.


gelgelelim evde veya çevrede en ufak bir insan olsun,yeterki bir olsun..başlıyor hareketler değişmeye 360 derece değişiyor.sanki bir düğmesi var , yada ayarı varda bozuluvermiş gibi,kablolar yanmış gibi hareket ediyor.
banada bir sabır geldi ki,erdim galiba:)  o kadar anlayış beklemiyordum kendimden.paralayıveresim gelmiyor,bir dinginlik geldi içime..
bikere bilgisayarı açamıyorum.böylemi olması lazım ya.basma diyorum basıyor,masa üstü simgelerini siliyor,kaydırıyor.kafasına göre bin tane yere tıklıyor,kısacası beni deli etmeye yetiyor bu davranışı.ama dedimya ben erdim..anlatıyorum,anlatıyorum,anlatıyorum.başka yere yönlendiriyorum, rüşvet veriyorum,,tehdit ediyorum!!!!!


taki düne kadar çok iyiydim.kısaca geçeyim olayı.yan sitede bisikletli yaşıt çocuklar var.yğiitle bir kız sürekli bisikletleri değişiyorlar.tamam buraya kadar iyi.ama kız bisikletinden inmiyor ,bu sefer değişmek istemiyor,ben bir söylüyorum,anlatıyorum,yalvarıyorum yok..nemi yapıyor;;kendini yere atıyor,kafasını kaldırıma vuruyor,gözünden yağmur gibi akıyor yaş,bisikletine yapışıyor kızın,vuruyorlar birbirlerine.kız buna vurunca dahada içleniyor...kendi bisikleti boşta.başkasının bisikleti için hareketlere bak..tüm insanlar gelen geçen bize bakıyor..ben dayanamayıp ''ben gidiyorum sen kal ve ağla'' diyorum.önüme geçip yapıyor bunları.e ayşe sabır taşımı???bitane patlatıyorum,daha fena ağlayarak,hatta siteyi yıkarak eve gidiyoruz.benim sinirim geçmiyor akşama kadar,hatta baş ağrım gece de devam ediyor.vurduğum için ayrı bir baş ağrısı ve pişmanlık..


ne bu yaa..gerçekten yapmaması gerekenleri nasıl öğreteceğiz.evde tembihleyerek gidiyoruz.tamam diyor.sonuç ortada.bir hareketine gerçekten delirdiğimi nasıl anlatacağım.tekrarında cezamı vereceğim.verdiğim ceza 2,5 yaşındaki bir çocuğa nasıl gelecek,yaptırımı olacakmı..o nasıl hissedecek..
dün akşama kadar bunlarla savaştım ,hatta bugünde savaşmamak için bir arkadaşa gittik .kalabalıkta olayım ki kafam bi dünya olmaktan çıksın.


haa orasıda ayrı bir senaryo..anlatacağım.iç dökme yazısıya.bende doldum ya.sabaha kadar yazsam içimi boşaltamam.
3 kadın 2 çocuk toplaştık bugün.kocalarımız kanka bizim .çok uzun yıllardır yedikleri ayrı gitmiyor..bizde sık görüşüyoruz böylece...9 aylık kız bebeği var birinin..yiiğit ev gezmelerini hiç sevmiyor.yolda bakkaldan cips aldım da sokabildim eve .biri saçına dokunsa kulakları sağır edecek şekilde bağırıyor.yanağını ellese daha fenası hareketler..millet korkuyor benim çocuğa yaklaşmaktan bişey söylemekten..hani dönem derdik şimdiye kadarki hareketlere.allaha yalvarıyorum buda bir dönem olsun.en çok geçmesini istediğim hareketi bu...yan baktın diye kavga ediyor herkesle.öff
neyse bebek uyuyormuş uyandı.çok sevindi yiğit.emziği vardı ağzında.gözüne kestirdi ,,gördüm bakışını.annesi mama yedirmek için çıkardı emziği ve anında yiğit kaptı.baksın dedim ses etmedim ama arkasını döndüğünde ben sohbet ediyordum.emmeye başlamış emziği.hareketleri yumuşadı birden.tabi saf ayşe sebebi olmalı bu sakinliğin desene.gözüme baka baka emziği emdi.arkadaşlar neler demedi.iğrenç,boklu yok.emmek için ölüyor.ben alırım yağmura yeni emzik dedim arkadaşa. emdi benimki gidene kadar emziği.


onunla da kalmadı.annesi bebeği yatırarak yemek yedirdi.benimki ağlıyo yerde o da bişeyler yiyecekmiş.
bezini aldı,yiğitte bez istedi.almışım yanıma iyiki.bağladık..yürütecini getiri benimki içine sığmaya sığmaya bindi.bebek yiğitin oyuncağını aldı sesli bir arabaydı oyuncak.yok efendim o beniim  diye çemkirmeler.kızı sıkıştırmalar.bebek peluş bebeği ağzına sokuyor.benimkid aynısını yapıyor.bebekten bebek kesildi..
şöyle bir düşündüm.bidaha bebeğim olsa bu beni deli ötesi eder.bir yardımcısız yeni bir bebek fikri ,,yiğit tekrar bebek olacağı için imkazsız gibi geldi bana..insan çıldırır bu sefer.


bez işinden de bahsedeyim azıcık..geçen ay tamamen beze geçmiştik.idrar tahlili yaptırdım bişey çıkmadı.yani bir enfeksiyon yok.ve ben bu 3-4 gündür hiç bez bağlamıyorum.çiş gelince söyle diyorum.gelip söylüyor.bez bağlayınca da söylemiyor.beze yapıyor..delüüüü...


velhasıl bu çocuk işi acaip zor bir iş yahuu..o hiçbişeyden eksik kalmasın diye ben kafayı üşüteceğim yakında.bitane daha yapıp hepten bakırköylük mü olayım yani..
bugün bir arkadaşım aradı.korunmayı bırakmışlar ikincisi için.o da beni ikna etmeye çalışıyor.kesinlikle çalışma,ikinciyi yap diye.allahım yaa.sana geliyorum.

23 Mart 2011 Çarşamba

kilo almamın sevgili sebepleri

ee ben kaç zamandır diyorum ,kilo aldım diye niye ??sebebi bunlar..

geçen hafta yiğit tuzlu kuyabe diyor başka bişey demiyor.pastaneye gidiyoruz.alıyoruz.e yetişemiyoruz..bide çok yağlı olduğu için yedirmek istemiyorum..kendim yapıvereyim dedim..bildiğiniz tuzlu kuru pasta..şükür bu bitti başka istemedi..


 sabahları adam kahvaltıda değişik şeyler istiyor hergün. bende dolapta ne varsa değerlendireyim dedim.yufkayla tava böreği.içinde ıspanak,bol soğan ve lor peyniri ve kıyma var.eşim yedi.yiğit hayatta sokmaz ağzına börek türü..



aynı gün öğleden sonra misafirim vardı.pırasa ve ıspanakla içini hazırladığım fırında yaptığım börek bu da..tarifi yok.uydurdum genel bişey..valla 2 kişi geldiler.yetmedi bu börek çok beğenildi.


 ne zamandır ekmek makinesi diye eşimin kafasını yiyorum.nisan 1 evlilik yıldönümümüz.alacaktı.gerek kalmadı.başka bişey isteyebilirim:))
marketten aldığımız ekmeklerin içi hamur.hijyen konusuda malum.uno ekmek alıyoruz.saklaması zor.
birde annem kendi ürettiği mısır unlarından getirdi bolca.değerlensin diye normal un ve mısır unundan bu ekmek çıktı.yiğite bu ekmekten yedircem bundan sonra.üstelik içinde 2 köy yumurtası ve süt var..pek sevmese de ekmek adına bunu yiyor artıkın.
ekmek yapma makinesine de gerek kalmadı ya hem kalabalık.en çok ona seviniyorum....


 yine aynı tarifle içinde mısır unu yok sadece.pişi yaptım.çocuk hergün karışım yemekten öğürecek yakında.portakal suyuyla 2 pişi ..kahvaltı öğünü tamamdır.

canınız çekmesin diyeyim şimdiden...e bende kiloları boşunamı alıyorum.eşim de bunları ye ye sonra diyetisyene gitcem de ,spor salonuna gitcem de diye bana söylenir:(((üüüü

22 Mart 2011 Salı

bizim pazarımız SALI olur.....

bugün eşim izinli..ve dün gece bana sabah sizi denize götüreyim dedi.yiğit denize taş atmaya bayılırya hani.bende tamam dedim öylesine..sabah bişey dürttü beni ve erkenden kalktım yiğite kahvaltı yaptırdım ve bize hazırlamak için sıvadım kolları.tabakları koyarken eşimin geceki söylediği aklıma geldi ve kahvaltılıkları saklama kaplarına koydum.çayı termosa koydum.çocuğu giydirdim kendim hazırlandım ve dikildim adamın karşısına..saat 9:30 da:)) hayır diyemedi tabi..


evde olsa sabah patates-omlet filan isterdi izinli gününde ama açık alanda ne olsa yiyecekti sevgili eşim..

 yiğit tosunu hemen sahile girer girmez eline hatta kucağına taşları topladı.oğlum denizin tam kenarında da var taş burdan alma dediysem de bir kucak taşla sahile indik.hemen koyuldu işe:))
 poz verdi.bol bol..anne düşeceem dedi.bende ay düşme diye tedirgin oldum.yalancıktan:))
 denizde yüzenler vardı..hatta bir amca dibimizden geçti de yiğit alık alık baktı adama.anne bak adam diye fısıldayarak gösterdi.çok acaip geldi denize gitmesi adamın.unutmuş garibim geçen seneyi..

babası bacakları sıvayıp suya girince bendeee dedi ve girdi.su soğuktu biraz ama girsem alışırdım..hazırlıklı olsaydım girerdim çok büyük ihtimalle.o kadar sıcakti ki hava..yiğit bir ara anne ıcakk dedi.))