27 Nisan 2011 Çarşamba

ben kötü bir annemiyim???

bir çocuğun herşeyimi zor olur arkadaşım????
10 aya kadar fışkırtmalı kustu,yemesi problem,dişi problem ,2 yaş sendromu problem ötesi....
3 yaşına geldi azıcık değişmezmi??bende sabır taşımıyım allah aşkına??
anne aşağıya inelim bisiklet süreyim diyor.
tamam .iniyoruz ve daha asnsörde uyarıyorum bir önceki olayı hatırlatarak.gayette olumlu konuşuyorum.ama sanki hiç onları söylememişim gibi daha kapıda gördüğü 5-6 yaş grubu çocuğa çığlıkla bağırıyor,,uyarıyorum..susuyor
nereye gidelim?? beyzaya..tamam gidiyoruz,beyza uyuyor(beyza tüpçünün kızı,aynı yaştalar)dükkanın içine girip bağırmalar..
güzelce anlatıyorum.elini tutup dışarı çıkarıyorum.uyuyor annecim girmeyelim diye zor bela iknadan sonra havuza giriyoruz..havuzda 1,5 yaşında 2 bebek var..yiğitin bisikletine yaklaştılar diye bağırmalar,önce bisikleti var gücüyle yere fırlatmalar,daha sonra kendini aynı hızla betona atmalar....gidip ikna etmeye çalışıyorum..yok.aynı hızda bağırıp ağlayarak benim yanıma geliyor..ben tamam biz de evimize gidip oynayalım diyorum sonunda..onun içinde paçama yapışıp hayır diyor,,
peki bağırmadan oynayabiliriz,bebeklere yaklaşma o zaman,onlar henüz küçük,laftan anlamıyorlar diyorum yok diplerine sokuluyor yine,,aynı sahne
daha sonra havuzun kenarında yürüyen 4-6 yaş grubu çocuklara çığlıklar başlıyor,,,((yiğite gülümsediler diye))bu arada birsürü kadın var ve hepsi yiğitin huysuzluklarına ,gürültüsüne burun büküyor,,ve ben kesinlikle engel olamıyorum bu davranışlara..
bisikleti dışarı çıkarıyorum yok başkasının bisikletini istediği için aynı sahneler yaşanıyor sil baştan..
peki ben napıyorum ?? durmadan geriliyorum..eve gidelim,parka gidelim sözleri hiç başarılı olamıyor,orda duracak ama bağırıp,herkesi rahatsız edecek,benim sinirlerimi gerecek,kendi paçavra olana kadar yerlere atacak kendini,,,ben ne yapmalıyım,bir çuval gibi yere yığılıyor,ne güç yetiyor ne bişey....kendi başına oynamıyoretrafımda,yanına yaklaşan yandı.kulaklar sağır olur sesinden..kurabiye,elma,ıvır zıvır vereyim ye çabalarıda boşuna..
peki ben sabır taşımıyım
şu an sinirimden ağlıyorum..içimde bişey boğazımı sıkıyor
beyza içeride uyuyor,oraya gidip bağırmak isteyen yiğiti kadın yiğitçim dışarı çıkta oyna buraya gelme beyza uyuyor diye uyarıyor,
ben üzülüyor ve geriliyorum dahada çocuğuma laflar geçmiyor diye,,beyzanın bisikletini sürmek istiyorum diye ağlamaya başladı aynı sahneyle,beyzanın bisikletide evde kalmış..ve aynı sahnenin dahada gürültülü ve daha ağır bir yiğiti kaldırma çabalarıyla birlikte iki tane popoya yapıştırma yanyana geldi,gözüm dönmüştü artık...
yüzünü kendime doğru çevireyimde anlasın dedim kızdığımı iyice,tırnağım yüzünü çizdi,kolunu tutuyorum gidelim diye,yığılıyor yere tekrar,,
sabır taşı çatladı,,patlattım şöyle okkalısından ikitane poposuna
eve ağlayarak çıktı,ama ne ağlama tahmin edebilirmisiniz ki,,hiç sanmam???

ne bu yaa.
yaklaşık 1 haftadır aynı durum oluyor..ne yapmalıyım,nasıl davranmalıyım bilmiyorum..nasıl normal bir çocuk olacak,nasıl bir hal sergilemeliyim bu huysuz çocuğa karşı ben???

kötümü yetiştiriyorurm.iyi bir anne değilmiyimki benim çocuğum böyle ??
benim çocuğum niye sakin -yerli yerinde davranan -ağlayan bir çocuk değil????
niye bu gereksiz ağlamalar

şu an uyuyor..saat 18:45.yeni uyudu..uyanmasını istemiyorum 2-3 saat.görmek bile istemiyorum.sakinleşene kadar,kendimi sakinleştirene kadar görmek istemiyorum..

şimdi çocuğuna bu kadar kinle konuşan bir anne hiç görmediniz değilmi??
bir iç dökme yazısı oldu benim için....
bu kadar üzgünken yazı yazmamak mı gerekiyor ne???

19 Nisan 2011 Salı

kayıt altı


kaleiçi marinadan bir görünüm..yürüyüşlerimizin gezmeye döndüğü anlar

nihayet yiğitin kankası baran geldi..geçen hafta hava kötü diye birde benim yürüyüşler yüzünden görüşemediler.ama dün akşam dibine vurdular..balkondan aşağı baktık ki baranla annesi aşağıda.indik bizde.off ne karşılaşmaydı o.koşup sarıldılar..duyamadık çoğunu ama bıdı bıdı bişeyler konuştular..
havuzun içinde bisiklete bindiler,kıkırdadılar.baran düştü.yiğit hemen kaldırmaya gitti,baran ağlayacak gibi olunca yiğitte attı kendini bisikletten düşmüş numarası yaptı:))
bize çıktık,akşam yemeği yedik,odasında devam etti oyunları.saat 22:00 ye kadar eğlendler.yiğitin üstünü tam üç defa değiştirdim.terden sırılsıklam oldu.ama mutlulukları görmeye değerdi...annesi götürmeye kalkıncada ben kalcam dedi.ağlaya ağlaya gitti..yiğit gece baran sayıkladı uykusunda.ne büyük sevgileri var..çok seviyorum ikisinide...

benim rejim ve spor son sürat devam ediyor..sabah kalkınca yiğitin kahvaltısını yaptırıyorum.kendim bolca su içiyorum hapımla .yarım saat sonra bende bişeyler yiyip çıkıyoruz.yürü allah yürü.bacaklarımın arkaları ağrıyana yada ayak ileklerim ağrıyana kadar yürüyorum.parkın birinde durup yiğitle top oynuyoruz,sallıyorum yiğiti,kaydırak.kondüsyon aletlerinde takılıyorum birazda.yiğite bişeyler yediriyorum.kendim elmamdan yiyorum ve geri yürüyoruz...
geçen yağmurda bile yürüdüm aldırmadan.yiğit yağmurluğun altında havuç yedi ben yürüdüm..

pazar günü aşağıya indik.arkadaş kocası filanda aşağıdalar.yiğit ekin ali ile oynamak istedi.adamında sütaş kamyoneti var.kapısını tamir ediyor..yiğitle çocuk kamyonetin içine bindiler.yiğit kenardaydı.kapısını kilitlemiş.müzik açık içeride.bende yanında bakıyorum hem kadınla sohbet ediyoruz..adam kapıyı açıp açıp kapatıyor.şöför koltuğunun orayı.sonra kapatı ve açamadı.kapı kilitlendi dedi.o kadar sakin ki..yiğitten tarafa geçti ve kilidi aç dedi yiğite.yiğit gülüyor hala...sonra ben gittim noldu deyince çocuklar içeride kilitli kaldılar.yiğite söylede kilidi açsın diyor.eki aliye söylüyo bakmıyo bile.yiğitin gücü yetmedi garibim..içeride bangır bangır müzik oldu kapılar kapanınca..sıcaktan terlemeye başladılar.yiğit ağlamaya başladı.......
adam üst üste söylüyor.yiğit beni dinleyecek adam gitmiyorki tepemden..suratına baktım sinirlenmiş....
sonra ben tarif ederken adam birden salak bunlar-gerizekalılar diye bağırdı.yiğitin suratı aniden dahada değişti ve feryat figan ağlıyo yavrum...e ne anahtarını üstünde bıraktın diye benim de bağırasım geldi ama,yiğit ağladığı daha doğrusu kendini kaybettiği için ağlamaktan ben uğraşmadım adamla..
sonra biryerlerden anahtar uydurdu kapıya da açtılar..
kuzum çok korktu.adamın panikli suratıno görüp kim korkmazdı ki.
şeytan dedi ki.adama bir laf söyle ki okkalısından.ama vazgeçtim çünki yiğite baktım sanki içeride 15 dk ağlayan o değilmiş gibi oyuına daldı.....
bide dedimki ne bindirdin çocuğunu dese ne diyeceğim.olur böyle kazalar diye kendimi yatıştırdım..bir tecrübe daha kattım hayatıma  :D

10 Nisan 2011 Pazar

kilo sorunu

nerden başlamalı ki yazmaya....
çok uzun hikaye...bari bloğumu ilgilendiren kısımdan başlayayım.

hamilelikle birlikte kilo almaya başladım.boyuma göre normal sayılabilecek bir kiloda başladım hamileliğe.
ilk 4 ay nerdeyse hiç almadım.çalıştığım departman gereği ise 4. aydan sonra boğazım açıldı,kötü gelen kokular zamanla beni çekmeye başladı.yedim yedim.7. ayda tüm hamileliğim boyunca almam gereken kiloyu almıştım malesef.son iki ay da evde geçti.al sana top gibi bir ayşe.yuvarlanarak gidiyordum tam tamına.neyse buraya kadar idare eder.

doğumdan sonra eve geldim tartıldım ve tam tamına 7 kilo gitmişti..emzirme süresincede hiç dikkat etmedim kiloma.ama emzirmenin hikmeti 5 kilo daha gitti sevgili oğlum 2 yaşına gelene kadar..
ya sonrası.YA SONRASIIIIIIAAAAA diye bağırasım var kendime..
yedim de yedimki demekki bu kiloya geldim..
annem az yedi dedi,kardeşim ,kocam dedi yok dinlemedin.hatta kötü anladım.çemkirdim yediğimde gözünüzmü var diye:))

1 nisan bizim evlilik yıldönümümüzdü.ama evde olmayışımdan dolayı perşembe günü eşim yemeğe götürdü.ve ben nefes almadan yedim önümdekileri.az kalsın patlayacaktım:)
ne dalga geçti eşim sen eve yürüyerek gel diye.yine batmadı bana bu laf güldüm..

cuma sabahı kalktığımda ise bana bişeyler oldu..tartıya çıktım ve son geldiğim kilo nerdeyse doğuma gittiğim kiloydu ve ben şok geçirdim.silkelenip kendime geldim..acilinden sıkı bir diyet ve spora başladım..
cuma-cumartesi-pazar itibariyle 4 kilo gitmiş bulunuyor....
nasıl oldu bilmiyorum..

pasta ,börek,tatlı,reçel ,pekmez gibi yiyecekler kesinlikle yok..
3 litre su içiyorum..
ekmek her öğün 1 dilimi geçmiyor.
makarna yada pilav varsa 4 kaşık yiyorum .o zaman ekmek yok..
ara öğünlerde mutlaka meyve yiyorum.elma yada küçük bir portakal.
yemeğe 1 bardak su ve salata ile başlıyorum..
ve günde en az 2 km yürüyorum..

işte bunlarla 3 günde 4 kilo gitti bile..ayda 4 kilo hedefliyorum şimdilik.biliyorumki önce hızlı gidip sonra bir duraklamaya gireceğim.o nedenle ilk hızlı giden kiloyu takmıyorum.ve diyetime sıkı sıkı bağlıyım..hiç ödül vermemeyi planlıyorum kendime ..
 bana şans dileyin..

kilomu yazmıyorum şimdilik.istediğim kiloya geldiğimde paylaşacağım ...

6 Nisan 2011 Çarşamba

kısacık memleket tatili.....

geçen cuma annemlere gittik.kardeşim,yiğit ben....bizim her dakikamız macera.daha bir anlamış oldum..evden dolmuşa bindik.daha o dakka başladı.hava o kadar sıcaktı ki anlatamam.millet kısa kolluları-askılıları çekmiş..pencereler açık.benim yiğit üşüdüm kapatsınlar pencereleri demezmi.montum nerde diye bas bas bağırıyor.millet gülse mi ters ters mi baksa karar veremediler..:)

neyse ordan otobüse geçtik.ordada ne biliyorsa bağıra bağıra saydı..100 km lik yolda millet benim 'yiğitçim lütfen' dememden ,yiğitin de ağzına her geleni yüksek sesle söylemesinden ,en sesli gülmelerinden bayıldı:))
ne diyor biliyormusunuz..nerden duydu-öğrendi bir türlü bilmiyorum.''aloo dötün kaç kilo''..bunu anladılarmı bilmem.ama anlamamak için sağır yada türkçe bilmemek lazım:))
neyse yolculuk boyunca ağlamadı ya ben ona dua ettim.hep güldü:))

kardeşim yeni bir işe başlıyor.yaz sezonu geldiği için çok tempolu çalışacak ve vakti olmayacak diye.3-4 gün tatil yapalım dedik.önce bir otel aradık.fakat tamda 1 nisan itibari ile sezon açıldığı için gereksiz bir pahalılık vardı.biz daha güzel eğleniriz dedik ve kendi tatilimizi kendimiz yarattık..

cumartesi günü erkenden kalktık.kahvaltımızı çok güzel yapıp çıktık evden.saat 10 da çıkmıştık...hava harikaydı.annemler kumluca da oturuyorlar.kumlucadan finike ye geçtik.köprü başında yiğit balıklara ekmek attı..marinadan gemilere baktık.ve ilk defa memi değilde gemi demeye başladığını fark ettim:))
finike den.35 km uzaklıkta olan ve sahil yolundan gidilen demre ye geçtik.demre nin merkezinde dolaştık.Noel Baba müzesine gittik.gezdik.ordan da limana gittik.gemi yapımını izledi yiğit ve bayıldı.en sevdiği aktivitelerden biri olan denize taş atma işini gördü.tam 1 saat.aralıksız...gidiyoruz diye uzunca bir süre zırladı..
demre den yine sahil boyunca devam edilen 40 km uzaklıktaki Kaş a gittik.kaş ın yukarı dan manzarası bir harikaydı.son ünv.yıllarında gitmiştim.2003 te:)hiç değişmemiş.hatta yaz sezonu başlamamış bile.yinede çok severek gezdik.oturduk biryerde yemek yedik.yiğit kaldırımlarda gönlünce koştu.dar sokaklarda araba çıkıverecek diye korkmadım değil.yiğitte mızmızlanmadı değil.ama idare ettik çokta zevk aldık.ve geri dönmek üzere yola çıktık.dönüş yolunda olan kekova sapağına girdik.valla yol bitmeyecek gibi geldi bir ara.dağ bayır girdik çıktık.sonunda kocaman bir dağın arkasından çıkıveren puslu denizi ve çok sayıdaki yatları gördük.
babam arabayı park etti.gideniniz varmı bilmiyorum ama badem ağaçlarının içinden geçilen yolu,denizin iyotlu kokusu,taşların yosunlu görüntüsü,hafif dalgalar sıcacık insanlarıyla sahil çocuğu olan beni bile cezbetti...
benden yiğite geçen deniz sevgisi yatlara binme arzusunuda getirmiş olacakki yiğit o yattan bu yata geçti durdu.hiç korkmadan sallanan giriş kapılarından koşa koşa geçti. e tombik ve sevimli bir 2,5 yaş grubuna kim hayır der ki.herkes girsin abu tosuncuk dediler.ve bizi sevindirdiler.))
yine bir taş atma seramonisi gerçekleşti tabi..bir lokantanın açılışı sebebiyle yüksek sesteki müziğe yiğit ritimleriyle tempo tuttu..kenerlarda yazmalardan elbise dikip satan-incik boncuk ve envai güzel takı,süs eşyası satan hanımlarda cabasıydı güzelliklerin..tadına doyamadan ayrıldık ordan da...yine badem ağaçlarının arasından evimize geldik..finike de durup yiğiti parkta oynatacaktık.ama uyudu..evet doğru duydunuz ilk defa uyudu.çok yorulmuştu..eve vardığımızda bile yukarı çıkarıp annemlerin genişçe yatağına attım.hala uyuyordu.3,5 saat uyudu:)))))ben çok zevk aldım bu durumdan.. 
demre de yatlara bakan yiğit

kaş ın yukarıdan görünüşü


kekova da deniz hayranı oğlum

tur yatlarına koşar adımlarla binen yiğit


yatın dümenini kaptan edasıyla oynayan yiğit
 işte otelde tatil yapmaktan kat be kat daha güzel geçen bir gün....

ben pazar günü yani ertesi gün hastalandım.bir halsizlik,mide bulantısı, isal musallat oldu..sabahtan akşama kadar uyudum.odada klimayı açtım.üstüme kat kat giyindim.2 battaniye 1 yorgan örttümde hala ısınamadım.birde annemlere misafir geleceği tuttu o gün biri geldi biri gitti.ben yataktan kalkamadım.hiç bişey yemedim..babam çok üzüldü o akşam acile gittik.serum takıldı.hiç öyle önemli bişey değil.soğuk algınlığı başlangıcı filan dedi.ilaç yazdı ama ben almadım ilaçları..ertesi güne çok iyi olarak kalktım yataktan:))

o yattığım bütün gün yiğit ara ara yanıma gelip ıslak dudaklarıyla yanağımı yüzümü gözümü öptü öptü gitti.anne hasta dedi başımda ve annanesi -teyzesini hiç üzmedi.onlarla uyudu,yemek yedi ve hiç sesini duymadım..ne kadar büyümüş uyumlu bir çocuk olmuş dediler..gelenlere şeker ikram etmiş.hoşgeldiniz demiş.ama kendini elletmemiş.öptürmemiş.iyi iyi aferin dedim:))))

salı güneş açınca yiğiti parka götürdük.sabah 10 da çıkılan evden akşam 4 te döndük.aralarda markete girildi.kamyon kürek alındı.kocaman bir park var.her oyuncak güzel.hepsine defalarca bindi.eve gelip banyo yaptırıp uyuttum yine..
ve çarşamba yani bugün evimizdeyiz.yiğit eve gelir gelmez bir bisiklete bindi,sonra 3 tekerlekli bisiklete geçti.pedallı arabaya bindi.büütn oyuncakları elden geçirdi.yatağına girip çıktı..babasını özlemiş.peşinde dolandı durdu.aşağı inelim demeler..indik.ve sitede o kadar çok çocuk vardıki.yiğiti zor takip ediyorum içlerinde.doyasıya oyun oynadı.sonra komşu kızı Beyza da bize geldi.evi talan ettiler.bende mutfağı toparladım..annesi almaya geldiğinde saat 21:00olmuştu.pırasa yemeği yeyip uyudu....

+ geleyim fasulyenin faydalarına.oğlum beni hiç mutsuz etmedi tatilimiz boyunca..çişini hiç kaçırmadı.yanımızda pet şişe taşıdık.ama hiç kaçırmadan hep söyledi sağolsun :D
+ her zırlamasını anlatmakla ,sakin davranmakla atlatabildik.
+ annem evin altına salıncak kurdu.parktaki ön korumalılardan değil ha.bildiğiniz ipten ve düz.elleriyle kenarlardan kavrayarak bolcana sallandı.ara ara gece 23:00 te hadi sallanmaya inelim desede afferim çektim oğluma...
+ hastayken yaptıkları beni zaten mutlu etti.
+ büyümüş edasıyla birşey rica ettiğimde şimdi olmaz.tv seyrediyorum gibi itirazlarda bulundu.sebep-sonuç yaptı yani...
daha ne diyeyim.biraz büyüdü işte..oluyoruz yavaş yavaş:))

hayat bazen zorlasa da çok güzel...herşey için tüm iyilikler içinde , tüm terslikler içinde şükürler olsun..











31 Mart 2011 Perşembe

ne bu şimdi???

yavru kuşum hasta.pazartesi günü hapşurdu akşama kadar.salı burnu aktı.çarşamba devam.perşembe günü ağzını aç dilini uzatta boğazına bakayım annem dedim.açtı ve beyaz benekler vardı.öksürmede başlamıştı.doktora götürdüm hemen.benekler çok değil dedi.ateş yok,burnu 2 gün tıkalıydı ama burun akıntısı fazla değil..ve aile hekimi hanım ne dedi biliyormusunuz 10 tane penisilin grubu iğne versem yaptırabilirmisiniz dedi....neden nedim.  neden bu rahatsızlığa penisilin iğne????   sorum havada kaldı...ne yazdınız diye sinir olarak tekrar ettim sorumu ve tamam iğne değil antibiyotik şurup yazdım dedi...
niye böyle oluyor yahu...
sevmiştim kadını ben.ilgili , açıklayıcı bulmuştum.
niye olduki şimdi bu??? 
 neden bu gibi soğuk algınlığına penisilin grubu iğne deyiverdi hemen...

şurubu içriyorum.adını sanını bilmediğim birşey.küçük boy ve 200 mg.e 200 mg verecektinde niye penisilin dedin şimdi ???

uzmanı olmadığım konularda birine bağlı kalmaktan nefret ediyorum.kendi irademi kullanarak çözümünü bulamıyorum ya..
geçermi bu rahatsızlığı ilaç kullanmadan dedim.kalın kaşlarını kaldırarak hayır dedi..
öksürüyor şu an duyuyorum..
e eğitimini almadığım konularda da söylenileni yapmak boynumun borcu..
peki nasıl güveneceğim...öyle paranoyak değilim güven konusunda ama bu penisilin grubu da nerden çıktı??????????????????????

__________________________

bu yukarıda yazdıklarım geçen hafta olmuştu..aile hekiminin verdiği antibiyotiği kullandık bitti..sümük bitmedi.öksürük arada var..ama genel olarak iyileşti diyebilirim...
nasıl düşünmeliyim bu konuda,sizler hasta yavrular için ne yapıyorsunuz??
ilaç yanlısı olmadım hiçbir zaman,korkularım bu sebebe dayanıyor..

32 aylık yiğit


yazdan kalma bir günden
 gene bir ayımızı daha geride bıraktık.eskisi gibi bunu da yapıyor-şunu da yapıyor diyemiyorum.öğrenmesi yavaşladımıdır nedir.yada ben eskisi gibi ilgilenmiyorum.
kendi kendine oyunlar yaratıyor .
puzzl işini biraz rafa kaldırdık.sıkılgan annesi yapmıyor.hatta dolabının en alt çekmecesini boşaltıp oraya sıraladık hepsini.doldu taştı çekmece.gözden ırak konusu galiba.

yanında bişey konuşaya gör,hemen bize karşı kullanıyor.bir iş konusu vardı benim.yiğiti kreşe gönderecektim.hemen ben ditmicem dedi.anne ben okula ditmem diyor beni dürtüp dürtüp..e dur bi daha ne iş kesinleşti,ne kreş bulundu,ben ditmem.daha ortada fol yok yumurta yokken başladı zorluk:)

konuşması uçarak ilerliyor.anne bu ne? ler başımı yiyor.allahtan sabır bende gani:)
topitop al,bonibon al,cacan şakış al...başka laf bilmiyor.yediği tüm abur cuburlar bunlardan ibaret ama.her dakka olsa yiyecek .hazır  meyve suyu filan hiç içmedi şimdiye kadar.ne kadar vermezsem karıma diyorum.birde teşfik edenler olmasa..ben vermeyeyim diyorum.babası illaki çantasında bulunduruyor.sıkıntıya gelemiyor adam.laf anlatmak yerine al sana sakız diyor.

odasında vakit geçirmiyoruz.karpuz topumuzla bolca golcülük oynuyoruz.balkondan çöp arabası,vinç,kamyon,beton karma arabası gibi envai çeşit arabalara bakıp ,bu ne yapıyor,ne renk lerle vakit geçiriyoruz.sitenin havuzlarını doldurmadılar henüz.içinde bisiklet sürüyor bolca..

geçen asansör bozulmuş.tutturdu iki tekerlekli bisikleti aşağıda sürcem diye.allahım o ne ağır şey.7. kattan indirdim bir elim de yiğitin elinde.çıkarken asansör hala yapılmamış.aşağıdaki tanıdık dükkanlarda bırakalım dedim.kendini yere atmaya yeltenince tamam ayşe hammal zaten çıkarır diyerekten çıkardım 7 kata kadar.tabi bir elimde yiğite tahsis edildi:))

babası uyandığından itibaren evden gidene kadar peşinde.baba bu böylemi-şöylemi.sen ne yapıyon.nere didiyorus,bıdı bıdı bıdı..adam bunalıyor.ayşe allah sana sabır versin bu ne böyle diyor.ve arkasına bakmadan gidiyor evden.kızsa daha fena..benden çekiniyor. ben 24 saatimi bu çocukla geçiriyorum,sen 1 saat görüyorsun kızacakmısın diyorum da tırsıyor benden..

eşim sigara içiyor.yiğit birkeresinde onu taklit etti ve bende kızdım.sigara ağızı yara yapar,karnını ağrıtır,öksürürsün dedim.nerde sigara içen görse,yerde izmarit dahi görse bunları tekrarlıyor.anne ben sidada içmicem diyor...hatta dahada ilerletti ve babasına öptürmüyor. sidada duman kokuyo diyor.amcası geldi ona öptürmedi.hoşuma da gitmedi değil hani.. : D

yanında benden başka birisi olunca şımarıklığı tavan yapıyorduya hani.artık telefonda biriyle konuşurken kim olduğunu biliyorsa da yapıyor.zaten telefona biz cevap veremiyoruz.ilk yiğit cevap verip kim olduğunu bize söyleyip telefonu getiriyor.hakimiyet kurdu .çok gıcık oluyorum bazen.ver vermez.kim diye sorarsın söylemez..çarpasım geliyor yere telefonu..

hafızsı inanılmaz kuvvetli.kaç aydır annesinde olan bri arkadaşım vardı.onlara gidecektik asansöre bindik.yiğite kaça basacağız dedim.dört dedi .bu oyunu çokça oynarız.ama kime gideceğimizi biliyor.acaip şaşırttı beni. biz yedi,memet 3,baran dört ,semih emre 11 diyor.arkadaşlarının kaçıncı katta otuduğunu biliyor yani..boş hafızaya ne bulursa atıyorlar ve gerektiğinde kullanıyorlar..

geçen hafatki sinirlilik hali gözle görülür derecede azaldı.ben çareyi çocuğumu düzeltmekte değilde zora gireceği,sinirleneceği yerlere götürmemekte buldum çözümü..

ha yazmadan geçemeyeceğim.hergün anne benim kardeşim yok diyor.hatta evde orkestra gibi değişik sesler çıkararak benim kardeşim yoook diye ses çıkarıyor.ben tam kardeş işini rafa kaldırmışken çocuk dellendimidir nedir???

25 Mart 2011 Cuma

kurtlu ana -oğul

bir günümüz dolu geçmese olmaz bizim.annem telefon açmış kurtlu diyor bana.elinin çılgın çocuğuyla nereye gidiyorsun diyor..napayım elimdeki çılgın da benim gibi kutlu heralde:)

bugün sabah aç karnına tahlil verdim.10 tane kan iğnem bitmişti.üstünden bir 15 gün de geçti.bakalım yükselmişmi dedik.1 derece yükselmiş kendileri.üff.9.3 tü..10.3 olmuş..bunada şükür.haplarla devam edeceğiz.
öğlene kadar hastane,bisikletle sitenin içinde derken saati 3 yaptık.3 te de tahlili göstermeye gittik yine.dolmuşla gittik yiğitle.işimiz bittikten sonra hastanenin bahçesindeki kocaman parkta yiğit oynadı yarım saat kadar.fena rüzgar vardı.çok kalmak istemedim..sonra ne gördüm bir bilseniz.yiğitin bayılacağı bişeyy..HELİKOPTER.hastanenin bahçesinde 112 nin ambulans helikopteri.yiğite bir gösterdim.dakkasına dibinde aldık soluğu...



 çok çok heyecenlandı kuzu.demir parmaklıklara tırmandı.anne binelim dedi. yalvardı..yarım saat kadarda helikoptere baktık..evin yolunu tuttuk..


 araştırma hastanesi bizim eve 7-8 km kadar.dolmuşla 10 dk ya geldiğimiz yolu,ben akıllısı yürümeye karar verdim.dümdüz yol zaten.bilen bilir..yüzüncü yıl dan mevlanaya doğru dümdüz.vitrin baka baka.parklarda 5 er dakka dura dura gittik eve.yiğit mızmızlandı.çünkü acıktı.bende inat ettim binmicem dolmuşa diye.yürüyerek eve geldik..üst geçitlerden bir o tarafa bir bu tarafa geçtik..güneş batarken üst geçitten yüzüncü yıl caddesi bu resim..

havuz gördük .taş attık.bu ördeklere simit verdik.

dün yiğitin saçlarını kestirdim..hep babasıyla birlikte gidiyorduk berbere.berber bizim evin altında..babasına mı şımarıyorda berber dükkanını yıkmaya çalışıyor saçları kesilirken dediğimden bu sefer yanlız gittik.yine yıkmaya uğraştı.sonuna doğru biraz daha sakinleşti.yıkmaya uğraşıyor derken gerçekten doğru.ben ve babası var gücümüzle tutuyoruz oğlanı..
kestirmesemmi dediğim oldu.ama çok terliyor,yapış yapış oluyor saçları.nihayetinde hallettik.çok da güzel oldu..