28 Mayıs 2011 Cumartesi

deniz mevsimini açtık


biz perşembe günü yine denize gittik.
ben sabah 1,5 saatlik sporun ardından güzel bir kahvaltı hazırladım ve eşimin kafasında dikildik yiğitle.öğleden sonrasının bozacağını bildiğimden erkenden gittik.
fakat bu sefer taş atmaya değil ha..yanıma yiğit için 3 kat kıyafet almıştım.
gidince kahvaltı yaptıktan sonra sahil dolmaya başladı.turistler buz gibi denize atlıyorlar,ben oturduğum yerden üşüyordum.
bizim oğlan ayağını sokup çekiyor,yanımıza gelip heyecenlanıyordu filan.bir ara bir baktımki dizine kadar girmiş.ilerlemeye çalışıyor.
yakaladım ve girme hayır demeye kalmadı,kendini bırakıverdi dalgalara-yere.kıyafetini çıkarmaya fırsatımız bile kalmadı,biz gülünce de tamam dedik.soğuk moğuk bizim oğlana kar etmiyor.
bende değiştirdim üstümü.girdik oğlumla denize..ama nefisti yaa.
soğuk filan da değil,girdikten sonra serin serindi.çok çok eğlendik..
yani bu yıl 26.05.2011 de deniz sezonunu açmış bulunuyoruz.hemde yiğitin yoğun katkılarıyla:))

yaklaşık 2 saat denizin içinde kaldık.ayağının yere değdiği yerlerde kendini tutturmuyor.hatta en sevdiği şey ayağının tuttuğu kadar ki yerde benim beklemem ve kendininde kıyıya kadar yürüyüp geri bana gelmesi.işte 2 saat boyunca bunu yaptık.sahili onun neşeli çığlıkları doldurdu..
çıkmamız gerektiği zamanda çok zorlandık.teni kırmızı kırmızı oldu artık.soğuktan..ama çıkmıyor.zor bela çıkardık bir ara ,geri koşarak kaçtı denize.sonunda ikna ettim ve çıktık.çokoprens verdim onu yedi.simit yedi.çok acıkmıştı tabi:)))


14 Mayıs 2011 Cumartesi

rahat batıyor bana...


günler nasılda hızlı geçiyor,hiç bişey anlamadan,jet gibi....

geçen hafta bir dağınıktım ki evde sormayın.mutfağı toplarsam o gün iyiydim.o sıralar kardeşim aradı abla yirmilik dişim çekilecek diye..çok korktuğunu bildiğimden bende gittim .yiğitle babası aşağıda beni beklediler.parkta oynadılar.
kardeşime iğne yapıldı 15 dk kadar bekledik.koltuğa oturduk  bizimki yaprak gibi titriyor.ben tornavida diyeyim adına-benzer bişey çıkardı ve başladı işleme.kardeşim elini ittriyor,adamın paçasını çekiyor filan.o derece korkuyor yani.neyse yaptı bişeyler ve dişi çekti.ama gözler karardı bizimkinde.ben raporunu yazdırayım diye beklerken kalktı kapıya gitti çıktı ve güm diye bir ses.bayıldı..ayağını kaldırdık,alkol filan koklattılar,olmadı.titriyo.dişçi koltuğuna gene çıktı.yarım saat yattı orda.kendine zor geldi.tansiyon 8-5 ...basit bir diş çekiminden hepimiz gerildik..kan kokusu midesini bulandırmış.bende kaldı 3 gün..sonra grip oldu kardeşim ve yiğitle devamlı yalaştıkları için benim tosuna da geçti grip 2 gün sonra.aslında grip denebilirmi bilmem.hapşurdu ,aynı gün burnu aktı,aynı gece huysuzlandı .ben tavuk çorbalarını dayadım.3 gün iştahı yoktu.ve ilaçsız toparladık.çok şükür..
aşağıda kan ter olması da cabası .aşağı inince 3 defa soyuyorum.yarım saate bir ter bezi değiştiriyorum.içtiği su dakikasına ter olarak çıkıyor:)

kardeşim gittikten sonra temizliğe başladım.camlar silindi,perdeler yıkandı.salonun,yiğitin odasını,yatak odasının şekilleri değiştirildi.çamaşır makinesinin hakkını nasıl öderim bilmem.heheheh
gerçi sağolsun yağmurlar bitmedi ve sildiğim camlar yeniden lekelendi ama içim rahat:)
koltuklar silindi,halılar yıkandı.tertemizim yani:)))

çarşamba günü sahile gittik.sahilde kahvaltı yaptık.malum yiğitin denize taş atma sevdası işe yarıyor.
tüm

kış boyunca sahilden eksik kalmadık:)

moskof cariye hürrem i 3. defa bitirdim dün..

sabah sporları devam.06:15 --7:45
arası na çektim.uzattım yani..
ve 8 kilo vermiş bulunuyorum..son zamanlarımda dombili olduğum için şimdi eski kilolu halimdeyim.yani incecik değilim 8 kilo vermiş olduğumu duyunca böyle sanmayın ..şöyle bir 15 kilo fazlam daha var.yavaş yavaş veririm heralde.ama şu iştah olmasa.gözümün önünden dizi dizi pizzalar,tatlılar geçiyor,kuruyemişlere de dayanamam.napalım bigün yiyip daha çok spor yapıyorum,yada hiç eve almıyorum ki yenmesin...


geçen yiğit ben gelmeden uyanmış eve gelince bizim dış kapı açık.yiğit ağlıyor.koştum ki babasının kucağında yatakta ikisi.ne oldu dedim.yiğit bezine kaka yapmış.ve popsuna yapışmış ya kaka.çok rahatsız.babasına kaka yapcam diye çemkirmiş ama benim uykucu koca duymadım bişey diyor.sen yoksun diye ağladı sandım diyor.uyku sersemliği yaklaşık 1 saat sürdüğü için..neyse sabah sabah çocuğu yıkadım..

yiğit çok sıkıldı evden.annemlerle hiç bu kadar arayı uzatmamıştık.anne kumlucaya gidelim diyor.annade dede evine dötürsün bizi diyor.onlarıda bizim evde istemiyo.biz gidelim istiyor.ben şımarmasına pek izin vermiyorum ya.annemlerde şımarabiliyor.yani sevgileriyle şımartıyorlar.çok istiyor bu aralar ama çalışyor annemler.napcaz orda.

evimde ayaklarımı uzatıp yatmak istiyorum.tv izlemek.miskinlik yapmak istiyorum.yoruldum geçen hafta ya.atamadım hala da yorgunluğu.

birde arkadaşlarımla konuşuyorum.bu ara hepimizde bişey var.mesela eşim denize götürüyor,eğleniyoruz.tamam ne ala.eve geliyorum ki yine canım sıkılıyo.hiç gitmemişim gibi.bir bitkinlik,bir memunsuzluk,mutsuzluk hakim.eskiden olsa bir küçük mutluluk 1 hafta yeterdi.heyecen mı bitti,bilmiyorum.
mesela yiğit artık bir birey.söyleneni yapıyor,anlıyor,arada küçük anlaşmazlıklar var ama,genel olarak öğreneceği pek bişeyde yok..
acaba diyorum ben yine kaşınıyormuyum.bişeyler kolaylaşınca ben sıkılıyorum galiba.kendime iş çıkarmak istiyorum.
evet evet ben anladım ki ben zoru seviyorum.

sıkıntı olacakki uğraşayım,rahat batıyor..delimiyim neyim





6 Mayıs 2011 Cuma

yuhh

sonunda bu da oldu:))
önce arka sepetini üstüne çıkarak kırdı,babası telle bağladı oraya.sonra üst tentesi vardı onu çıkardık.çok kızıyordu.ayak koyacak yerleri çıkardık sonra kendi sürmeyi öğrensin diye.bu arada arkadan ittirilen aparatı kırıldı da babası kaynak yaptırmıştı.sonra önündeki müzik bozuldu.pili bitti sandık meğer öyle olmamış bozulmuş. daha sonra arkalığı çıktı.cıvatası kaybomuş eşim onuda telle bağladı.
derken yiğit bisiklete binip tekerleklerini çevireyi öğrendi.daha hoyrat kullanmaya başladı.kaç defa tekmeleyip havuzun içine attı. geçen haftalardan beri tekerleğinin yanında bir vidası gevşeyip pedal çıkıyordu ben yanımda sokakta yıldız tornavida çıkarıp tamir ediyordum..
ve sona yaklaşmışız demekki üstündeyken çat diye bir ses çıktı ve yiğit hemen kalktı bisiklet oartadan ikiye ayrılmış.demir kırılmış..yuhh demekten kendimi alamadım:))
sonrada ön sepetini kırmış aynı gün.son hali bu işte.eşim artık telle bağlayamaz değilmi..? kaynak yaptır dedim bakalım.:))

yürütecimizde böyle olmuştu..yürüteci şöyle kaliteli plastiğinden olsun diye pahalıya bile almıştım.ama benim oğlan içinde 2 ay lök gibi oturdu.indireyim dedim inmedi:)
sonu buna benzemişti.tam ortasından çatlamıştı da eşim yine telle bağlamıştı.sonra parça pinçik olana kadar bindi.yani toplamda 4 ay bindi ve o hale geldi...

bizim baston pusetimizde 2. yılını yeni doldurdu ve toplamda 7-8 defa garantiye gitti.allahtan garantisi çok güzel.kargoyla kapıdan alınıp çok kısa sürede kapıya teslimdi..ön ayak koyma lastiği kırıldı.vidaları düştü sık sık.gayette güzel bir pusetti..

büyük arabamızsa çalınmıştı.aynısının yenisini aldık.onda henüz bişey yok...
elimize geçeni itinayla parçalarız yani:))))

1 Mayıs 2011 Pazar

33 aylık olduk

bol bol sulu boya oynuyoruz bugünlerde
geçenki duygu fırtınasından sonra yine yazıyorum ya.ve kendi yazdıklarımdan utanarak yazıyorum.nasıl sabırlı olamadım.poposuna patlatacağıma kandırsaydım ya.eve getirseydimya diye kendime kızdımda kızdım.hatta yüzünü birden dönüvermesiyle tırnağım yüzünü çizdiya.kızardı yeri.herkeslere annem yüzümü uff yaptı demesi yokmuydu.babasına, telefonda annane-dedeye söylemesi ..ne diyeceğimi bilemedim.ama napalım geçti gitti,tekrarlarını istemiyoruz ve bende daha sabırlı olacağıma kendime yüzlerce kere söz verdim zaten...
hatta yiğitle o olaydan sonra çok defa gurur duydum..başka arkadaşlarla alışveriş merkezlerine,çarşıya,oyuncakçılara gittikte yiğit ne kadar akıllı uslu olduğunu bana kanıtladı..birçok huylarıyla özendiğim arkadaşlarımın çocukları ise çok şaşkınlık yarattı.kıyaslama değil ama ben ki yiğiti hep çok fena diye adlandırırken aslında katlanamayacağım şeyler değilmiş yaptıkları demekten kendimi alamadım..
bir meth ediyorum bir mat ediyorum.ne deyim kendime işte,:)))

neyse yiğit 33 aylık oldu ..ve geçenki yaşadığımız kötü olayı unutmamı sağlayacak yeni ve güzel davranışlar kazanmış durumda.gene dışarıda bağırıyor gördüklerine,bisikletini paylaşmaktan hala hoşlanmıyor,var gücüyle çemkiriyor herkeslere ama napalım.geçecek geçecek  : D

konuşması çok çok ilerledi.ricalar,günaydınlar,seni çok seviyorumlar havada uçuyor.
kendi isteklerini çok net söylüyor .başka bişeye kolayca yönleniyor ama.inatçı değil.tatlı dil yılanı deliğinden çıkarırı lafı yiğitte oldukça işe yarıyor da anası biraz tatlı dilli olsa keşke:))

30 a kadar sayıyor,ayları ,günleri sayması daha net ve hızlı,ingilizce 20 ye kadar sayıyor.''yallah şöför yallah'' şarkısını söylüyor yeni olarak .hehehe..kitap okurken ben duruyorum o devam ediyor.tv izlemesi günde yarım saat toplamda ,sıkılıyor hemen.
öğlen uykuları 1 saat 15 dk ya indi.uyumak istemiyor,ama akşamları 10:30 da uyumuş oluyor.gündüz az uyuduğu için ben erkene çekiyorum yani.sabah 7:30 da ayakta...

ben sporu sabahları yapıyorum artık.sabah 6:20 de evden çıkıp 7:30 da geliyorum eve.yiğit tam kalkmış oluyor.kahvaltı faslından sonra dışarı faslı başlıyor.eski titiz ayşeden eser kalmadı ama.yemeklerimizi yapıp,ortalığı toplayabiliyorum sadece.derin temizlik ise artık yok:))
bende tv izlemiyorum,kitap okuyup,nete giriyorum o kadar...eşimi görmüyoruz yiğitle ben.işte hayatımız bundan ibaret...

ileriki günlerde bir sürprizimiz olabilir..merak edin azıcık:)))

ay bize geçmişim yanlışlıkla.yiğiti anlatıyordum değilmi:))
annem çalışmaya başladı yiğit durmadan annane -dede soruyor,sürekli birileri bize gelsin ve gitmesin istiyor.bizde gidelim ama oyuncakları biz oynayalım istiyor..geçen bir arkadaşım ısrar etti gel bir çay içelim diye.normalde gitmiyorum ben ev gezmesine..
baranlar da geldi.arkadaşımın çocuğu 5 yaşında ve otizm tedavisi görüyor.bizimkinlerin yaşında gibi ama ilerlemesi..baranla yiğit ondan baskın çıkınca bisiklet,oyuncak kavgaları çıkıpta,çocuğun elinden bütün oyuncaklarını alınca,yüzüne var gücüyle bağırınca çocuk afalladı baya.bende biz kaçalım diyerekten çayımı yarım bırakıp kaçar gibi dışarı attık kendimizi...
böylede bir huyu var.alışma süreci var yiğitin.ilk gördüğü kişileri pek sevmez.ama bir zaman geçirsin ,bizden beller ve herşeyini paylaşır...hatta yalarcasına öper durur:))

havalar güzelleşince ve belediyemiz sağolsun yakınımıdaki parkları yenileyip,toprak-çakıl takviye edince pamuk gibi kabaran parkta oynamak zevki saat 20:00 lere kadar sürüyor..hatta birazda bisiklet sürüyor 21:00 de yukarıdayız .bir yemek, bir kitap ,diş fırçalama ,yiğit uyumuş oluyor....
işte 33 ayını dolduran kuzu böyle...
3 yaşına 3 ayımız kaldı .çok şey bekliyorum bu 3 yaşındaki yiğitten ben...yaz da geliyor.hayat başka bir güzel görünmeye başladı gözüme....

bu resmi sona koydumki canınız çekmesin..geçen hafta babam geldi ve biz aksu ya gittik bir kasa çilek aldık.çilek tarlasından yeni toplanmıştı...


27 Nisan 2011 Çarşamba

ben kötü bir annemiyim???

bir çocuğun herşeyimi zor olur arkadaşım????
10 aya kadar fışkırtmalı kustu,yemesi problem,dişi problem ,2 yaş sendromu problem ötesi....
3 yaşına geldi azıcık değişmezmi??bende sabır taşımıyım allah aşkına??
anne aşağıya inelim bisiklet süreyim diyor.
tamam .iniyoruz ve daha asnsörde uyarıyorum bir önceki olayı hatırlatarak.gayette olumlu konuşuyorum.ama sanki hiç onları söylememişim gibi daha kapıda gördüğü 5-6 yaş grubu çocuğa çığlıkla bağırıyor,,uyarıyorum..susuyor
nereye gidelim?? beyzaya..tamam gidiyoruz,beyza uyuyor(beyza tüpçünün kızı,aynı yaştalar)dükkanın içine girip bağırmalar..
güzelce anlatıyorum.elini tutup dışarı çıkarıyorum.uyuyor annecim girmeyelim diye zor bela iknadan sonra havuza giriyoruz..havuzda 1,5 yaşında 2 bebek var..yiğitin bisikletine yaklaştılar diye bağırmalar,önce bisikleti var gücüyle yere fırlatmalar,daha sonra kendini aynı hızla betona atmalar....gidip ikna etmeye çalışıyorum..yok.aynı hızda bağırıp ağlayarak benim yanıma geliyor..ben tamam biz de evimize gidip oynayalım diyorum sonunda..onun içinde paçama yapışıp hayır diyor,,
peki bağırmadan oynayabiliriz,bebeklere yaklaşma o zaman,onlar henüz küçük,laftan anlamıyorlar diyorum yok diplerine sokuluyor yine,,aynı sahne
daha sonra havuzun kenarında yürüyen 4-6 yaş grubu çocuklara çığlıklar başlıyor,,,((yiğite gülümsediler diye))bu arada birsürü kadın var ve hepsi yiğitin huysuzluklarına ,gürültüsüne burun büküyor,,ve ben kesinlikle engel olamıyorum bu davranışlara..
bisikleti dışarı çıkarıyorum yok başkasının bisikletini istediği için aynı sahneler yaşanıyor sil baştan..
peki ben napıyorum ?? durmadan geriliyorum..eve gidelim,parka gidelim sözleri hiç başarılı olamıyor,orda duracak ama bağırıp,herkesi rahatsız edecek,benim sinirlerimi gerecek,kendi paçavra olana kadar yerlere atacak kendini,,,ben ne yapmalıyım,bir çuval gibi yere yığılıyor,ne güç yetiyor ne bişey....kendi başına oynamıyoretrafımda,yanına yaklaşan yandı.kulaklar sağır olur sesinden..kurabiye,elma,ıvır zıvır vereyim ye çabalarıda boşuna..
peki ben sabır taşımıyım
şu an sinirimden ağlıyorum..içimde bişey boğazımı sıkıyor
beyza içeride uyuyor,oraya gidip bağırmak isteyen yiğiti kadın yiğitçim dışarı çıkta oyna buraya gelme beyza uyuyor diye uyarıyor,
ben üzülüyor ve geriliyorum dahada çocuğuma laflar geçmiyor diye,,beyzanın bisikletini sürmek istiyorum diye ağlamaya başladı aynı sahneyle,beyzanın bisikletide evde kalmış..ve aynı sahnenin dahada gürültülü ve daha ağır bir yiğiti kaldırma çabalarıyla birlikte iki tane popoya yapıştırma yanyana geldi,gözüm dönmüştü artık...
yüzünü kendime doğru çevireyimde anlasın dedim kızdığımı iyice,tırnağım yüzünü çizdi,kolunu tutuyorum gidelim diye,yığılıyor yere tekrar,,
sabır taşı çatladı,,patlattım şöyle okkalısından ikitane poposuna
eve ağlayarak çıktı,ama ne ağlama tahmin edebilirmisiniz ki,,hiç sanmam???

ne bu yaa.
yaklaşık 1 haftadır aynı durum oluyor..ne yapmalıyım,nasıl davranmalıyım bilmiyorum..nasıl normal bir çocuk olacak,nasıl bir hal sergilemeliyim bu huysuz çocuğa karşı ben???

kötümü yetiştiriyorurm.iyi bir anne değilmiyimki benim çocuğum böyle ??
benim çocuğum niye sakin -yerli yerinde davranan -ağlayan bir çocuk değil????
niye bu gereksiz ağlamalar

şu an uyuyor..saat 18:45.yeni uyudu..uyanmasını istemiyorum 2-3 saat.görmek bile istemiyorum.sakinleşene kadar,kendimi sakinleştirene kadar görmek istemiyorum..

şimdi çocuğuna bu kadar kinle konuşan bir anne hiç görmediniz değilmi??
bir iç dökme yazısı oldu benim için....
bu kadar üzgünken yazı yazmamak mı gerekiyor ne???

19 Nisan 2011 Salı

kayıt altı


kaleiçi marinadan bir görünüm..yürüyüşlerimizin gezmeye döndüğü anlar

nihayet yiğitin kankası baran geldi..geçen hafta hava kötü diye birde benim yürüyüşler yüzünden görüşemediler.ama dün akşam dibine vurdular..balkondan aşağı baktık ki baranla annesi aşağıda.indik bizde.off ne karşılaşmaydı o.koşup sarıldılar..duyamadık çoğunu ama bıdı bıdı bişeyler konuştular..
havuzun içinde bisiklete bindiler,kıkırdadılar.baran düştü.yiğit hemen kaldırmaya gitti,baran ağlayacak gibi olunca yiğitte attı kendini bisikletten düşmüş numarası yaptı:))
bize çıktık,akşam yemeği yedik,odasında devam etti oyunları.saat 22:00 ye kadar eğlendler.yiğitin üstünü tam üç defa değiştirdim.terden sırılsıklam oldu.ama mutlulukları görmeye değerdi...annesi götürmeye kalkıncada ben kalcam dedi.ağlaya ağlaya gitti..yiğit gece baran sayıkladı uykusunda.ne büyük sevgileri var..çok seviyorum ikisinide...

benim rejim ve spor son sürat devam ediyor..sabah kalkınca yiğitin kahvaltısını yaptırıyorum.kendim bolca su içiyorum hapımla .yarım saat sonra bende bişeyler yiyip çıkıyoruz.yürü allah yürü.bacaklarımın arkaları ağrıyana yada ayak ileklerim ağrıyana kadar yürüyorum.parkın birinde durup yiğitle top oynuyoruz,sallıyorum yiğiti,kaydırak.kondüsyon aletlerinde takılıyorum birazda.yiğite bişeyler yediriyorum.kendim elmamdan yiyorum ve geri yürüyoruz...
geçen yağmurda bile yürüdüm aldırmadan.yiğit yağmurluğun altında havuç yedi ben yürüdüm..

pazar günü aşağıya indik.arkadaş kocası filanda aşağıdalar.yiğit ekin ali ile oynamak istedi.adamında sütaş kamyoneti var.kapısını tamir ediyor..yiğitle çocuk kamyonetin içine bindiler.yiğit kenardaydı.kapısını kilitlemiş.müzik açık içeride.bende yanında bakıyorum hem kadınla sohbet ediyoruz..adam kapıyı açıp açıp kapatıyor.şöför koltuğunun orayı.sonra kapatı ve açamadı.kapı kilitlendi dedi.o kadar sakin ki..yiğitten tarafa geçti ve kilidi aç dedi yiğite.yiğit gülüyor hala...sonra ben gittim noldu deyince çocuklar içeride kilitli kaldılar.yiğite söylede kilidi açsın diyor.eki aliye söylüyo bakmıyo bile.yiğitin gücü yetmedi garibim..içeride bangır bangır müzik oldu kapılar kapanınca..sıcaktan terlemeye başladılar.yiğit ağlamaya başladı.......
adam üst üste söylüyor.yiğit beni dinleyecek adam gitmiyorki tepemden..suratına baktım sinirlenmiş....
sonra ben tarif ederken adam birden salak bunlar-gerizekalılar diye bağırdı.yiğitin suratı aniden dahada değişti ve feryat figan ağlıyo yavrum...e ne anahtarını üstünde bıraktın diye benim de bağırasım geldi ama,yiğit ağladığı daha doğrusu kendini kaybettiği için ağlamaktan ben uğraşmadım adamla..
sonra biryerlerden anahtar uydurdu kapıya da açtılar..
kuzum çok korktu.adamın panikli suratıno görüp kim korkmazdı ki.
şeytan dedi ki.adama bir laf söyle ki okkalısından.ama vazgeçtim çünki yiğite baktım sanki içeride 15 dk ağlayan o değilmiş gibi oyuına daldı.....
bide dedimki ne bindirdin çocuğunu dese ne diyeceğim.olur böyle kazalar diye kendimi yatıştırdım..bir tecrübe daha kattım hayatıma  :D

10 Nisan 2011 Pazar

kilo sorunu

nerden başlamalı ki yazmaya....
çok uzun hikaye...bari bloğumu ilgilendiren kısımdan başlayayım.

hamilelikle birlikte kilo almaya başladım.boyuma göre normal sayılabilecek bir kiloda başladım hamileliğe.
ilk 4 ay nerdeyse hiç almadım.çalıştığım departman gereği ise 4. aydan sonra boğazım açıldı,kötü gelen kokular zamanla beni çekmeye başladı.yedim yedim.7. ayda tüm hamileliğim boyunca almam gereken kiloyu almıştım malesef.son iki ay da evde geçti.al sana top gibi bir ayşe.yuvarlanarak gidiyordum tam tamına.neyse buraya kadar idare eder.

doğumdan sonra eve geldim tartıldım ve tam tamına 7 kilo gitmişti..emzirme süresincede hiç dikkat etmedim kiloma.ama emzirmenin hikmeti 5 kilo daha gitti sevgili oğlum 2 yaşına gelene kadar..
ya sonrası.YA SONRASIIIIIIAAAAA diye bağırasım var kendime..
yedim de yedimki demekki bu kiloya geldim..
annem az yedi dedi,kardeşim ,kocam dedi yok dinlemedin.hatta kötü anladım.çemkirdim yediğimde gözünüzmü var diye:))

1 nisan bizim evlilik yıldönümümüzdü.ama evde olmayışımdan dolayı perşembe günü eşim yemeğe götürdü.ve ben nefes almadan yedim önümdekileri.az kalsın patlayacaktım:)
ne dalga geçti eşim sen eve yürüyerek gel diye.yine batmadı bana bu laf güldüm..

cuma sabahı kalktığımda ise bana bişeyler oldu..tartıya çıktım ve son geldiğim kilo nerdeyse doğuma gittiğim kiloydu ve ben şok geçirdim.silkelenip kendime geldim..acilinden sıkı bir diyet ve spora başladım..
cuma-cumartesi-pazar itibariyle 4 kilo gitmiş bulunuyor....
nasıl oldu bilmiyorum..

pasta ,börek,tatlı,reçel ,pekmez gibi yiyecekler kesinlikle yok..
3 litre su içiyorum..
ekmek her öğün 1 dilimi geçmiyor.
makarna yada pilav varsa 4 kaşık yiyorum .o zaman ekmek yok..
ara öğünlerde mutlaka meyve yiyorum.elma yada küçük bir portakal.
yemeğe 1 bardak su ve salata ile başlıyorum..
ve günde en az 2 km yürüyorum..

işte bunlarla 3 günde 4 kilo gitti bile..ayda 4 kilo hedefliyorum şimdilik.biliyorumki önce hızlı gidip sonra bir duraklamaya gireceğim.o nedenle ilk hızlı giden kiloyu takmıyorum.ve diyetime sıkı sıkı bağlıyım..hiç ödül vermemeyi planlıyorum kendime ..
 bana şans dileyin..

kilomu yazmıyorum şimdilik.istediğim kiloya geldiğimde paylaşacağım ...