27 Temmuz 2011 Çarşamba

parmağı kaçmış gözüne.(

fena halde canım sıkıldı.....
akşam 18:00 de yiğit kreşten geliyor.servisin kapısı açıldı ve yiğit avaz avaz ağlıyor.ne oldu diye söyleniyorum çünkü görüyorum aynı zamanda.yiğitin gözü kıpkırmızı.
öğretmen hemen arkadaşıyla oynarken gözüne eli kaçmı diyor ve başka bişey demiyor.
ben yiğiti kucakladım ve kapı kapandı hemen.ben tatlım halamı ağlıyorsun diyorum çünkü an az 1 saat önce olduğunu düşünüyorum.yiğit gözünü açamadığı gibi göz çevresi ve gözünün içi kıpkırmızı.

eve getirdim baktım ettim.açamıyor gözünü.karanlıkta ışığı açarsınya aynı öyle kamaşıyor sağ gözü.geçer diye bekledim bir yarım saat daha.banyo yaptırdım.yok hala aynı.sinir oldum.çocuk ne acıyor diyor ne ağlıyor sadece bakamıyor ve kucağıma yatmak istiyor.gözünü kapatıyor durmadan.

acaip sinirlerim bozuldu.
bana o an neden haber vermiyorlar.
hadi haber verilmedi neden sonrasında arayıp bilgi vermiyorsunuz....
ben aradım kendi öğretmenini.
arkadaşıyla oyuncak için koştururken parmağı gözüne kaçmış.buz koymuşlar ve önemsiz gördükleri için bana haber verilmemiş.
yönetim haber mermiş mişş..ben duymuyorum zaten eveleyip gevelenenleri..
ne kadar sakin olduğuma ben bile şaşırarak bir konuşma yaptım.içinde herşey barındırıyordu.anlayana.

sinirimden bolca ğalayarak çocuğu kaptığım gibi acile götürdüm.doktor baktı ve zedelenmiş olabilir diyerek antibiyotikli bir kremle ,göz damlası verdi.

yolda gelirken uyudu yavrum 20:00 de geldik ve uyumak istedi .yatıyor şimdi.
inşallah yarın sabah bişeyi kalmaz.

sabahta ben götüreceğim okula ve umarım iyi bir açıklamaları olur.
yoksa bu kıl annenin en sakin ve yumuşak ses tonuyla söyleyeceklerine onlar bile şaşıracak..

25 Temmuz 2011 Pazartesi

aklımı karıştıranlar bişeyler var...hamile ayşe stresi mi yoksa:)

yiğit cuma akşam kreşten geldi ve yanağında iki tırmak izi vardı.bırakan öğretmene sordum bilmediğini söyledi.eve gidip koluna baktım bir sürü çizik ve sinek ısırmışta kaşıyıp yara olmuş gibi delikli yara verdı 2 tane.şaşırdım.!!sordum yiğite.bilmiyor..üstünde durmadım.heralde düştü filan dedim.hala aklımda....
(yanlış anlaşılmasın ama niye oldu bunlar,nasıl oldu bana bildirmelerini isterdim)
(müdürleriyle konuşmuştuk yiğitle ilgili,kadın bana siz çok irdeliyorsunuz çocuğunuzla ilgili şeyleri dedi.yüzü düşük olsa acaba niye oldu,süzgün görünse açmı acaba diyorsunuz dedi.
varmı aksi bir anne acaba??? bunlar umrunda olmayan bir anne gerçekten varmı acaba??)

cuma gelince anne ben okula gitmicem diye başladı gene.ben cevap vermeyince 1000 defa üsteliyor aynı soruyu.bende 2 gün yok zaten tatlım dedim.tamam dedi.2 günün sonunda pazar akşamı anne yarın okul varmı dedi.var tatlım dedim.küçükten mızıldanıyor.ama ben takmayınca susuyor..
bu sabahta oldu aynısı.anne gitmeyeyim diyor ama servisi görünce koşturarak gidiyor.ah duygularım karmakarışık.

bu arada 2 gündür çişini kendisi yapıyor.oyuncağına biri dokunda,binse filan ses etmiyor.ama dün sitede kendinden küçük bir çocuğa tokat attı.sonra yanlış yaptığını düşünerek özür diledi....
kreşten aç bilaç geliyor.ve doymak bilmiyor evde.
bir kere yatağına çişini kaçırmış başka hiç çiş kazası olmadı.kendi kendine yapmayı öğretmişler çok hoşuma gitti bu.
her geldiğinde yarın gitmek istemediğini söylüyor..
ama çok neşeli geliyor..
ağzının içinde çok fazla yara oluştu.aft değilde yara şeklinde.acaba çokmu aç kalıyor,çok mu üzülüyor aklımda dolanıyor sürekli bu konular.
asla yemeyeceği şeyleri yedi diye yazıyorlar.  reçelli ekmek,çikolatalı ekmek,dolma içi,yayla çorbası.....

gördüğünüz gibi kreşle ilgili aklım çok karışık.
kreşi ben seçtim ve halada beğeniyorum.her çocuğun yaşayacağı cinsten sorunlar yaşıyoruz.hatta yiğit umduğumdan kısa bir sürede alıştı.arkadaşlarına ve bize göre yabancı olan insanlarla uyumu kısa sürede iyileşti.
artık çığlık atmıyor diyebilirim
kendini yere atmıyor.yere oturup beni çileden çıkarana kadar yerde tepinmiyor.
istediğini rica ederek istiyor.
bunlar artıları..
ama işte her anne gibi aklım onda kalarak gönderiyorum....

şimdi başka bir sorun var.malum ben çalışacaktım ve saatleri uzun olsun diye tamamen özel bir kreşe göndermek istedim yiğiti.ama şimdi yeni bebek geliyor ve çalışma hayalleri suya düştü.
kreşimizin fiyatı bize ben çalışmadığım için biraz ağır gelecek.yeni bebeğin eklenmesiyle masraflarda kaçınılmaz..ben yiğiti bu kreşinden alıp devlet kreşine vereyim diyorum.hatta antalya da ödül almış biyer var.konuştum kontenjanıda var...190 tl.servisle 300 olacak....

ama asıl aklımın takıldığı acaba göndermesemmi sorusu.çocuk zaten hataının yarısı boyunca okuyacak.şimdiden bunaltmasammı sorusu var aklımda.bir taraftan da hamilelikte zorlanacağa benziyorum.ayrı bir postta yazacağım bunu..ve benim çocuğum oldukça zor bir çocuk...
ne öneriyorsunuz bana...
kendi özel fikirleriniz ne??

20 Temmuz 2011 Çarşamba

iyi -kötü ince çizgi

annesi tarafından zorla şıkıştırılan bir adet yiğit resmi.

bu ay nasıl bir aymış.iyi kötü herşey oldu.....

04.07.2011  yiğit kreşe başladı:  iki arada bi derede kaldım da sonunda anneminde yardımlarıyla yiğiti kreşe başlattık.  bende en az 15-20 gün sonra işe başlayacaktım.hatta bir iki yer bile vardı.yiğit ilk dört gün saatlik gitti.beşinci gün tam gün gitti fakat.aç bilaç hayatına devam etti.akşam almaya gittiğimde yaygarayı bastı.ikinci hafta sabahtan başlattık.fakat kreşin yıkılmasından korka korka.zira ses öyleydi.o haftanın çarşambasıda öyle geçti ama perşembeden itibaren iyileşmeye başladı.seve seve gitmeye devam etti.
giderken de hafiften gözler sulanıyor fakat gizlice siliyor.gitmek istiyor ama benden de ayrılmak istemiyor..
benim fazlaca sevdiğim bir öğretmeni işten ayrıldı.üzüldüm.çok düzgün bir kızdı..yiğit hala sayıklıyor.

dün öbür öğretmen ona kızmış.bizimki içerlemiş baya.neden kızdı diyorum.sütü döktüm diyor.iyi peki ben sorayım bir dedim.sabah servis gelince yiğit atladı 'hande bana bidaha kızma sakın' dedi.kızda döküldü hemen.'arkadaşlarına tükürürsen ve kollarını sıkarsan kızarım' dedi.o sahneyi gözümde canlandırdım.tatlıya bağladık ve vedalaştık...

yiğit acaip bişey oldu.kreşten öncede hereketliydi fakat gerçekten bişeyler oldu bu ara.3 gündür bana kan kusturuyor diyebilirim.servisten indiği anda ben ne yicem diyor.yemeği hazır ettiğimden gelince yiyor bişeyler .ama hemen sonrası başlıyor hereketlilik.bana bağırmalar,sinirli hareketler.defol anne,seni görmicem demeler.nerden duyuyor bunları,nasıl plak gibi çevirip çevirip söylüyor bilemiyorum.aklım ermedi bu hereketlere.elimden gelen sabrı göstermeye çalışıyorum ama biraz zor açıkçası..

bugün sonunda yöneticilerle konuştum.biraz diyalog kursunlar yakından gözlesinler de bir anlayalım olayı diye.anlaştık bakalım..inşallah düzelir bu hali..

10.07.2011:annemlerin evlilik yıldönümü:  30 yıl.koskoca 30 .yılları doldu yaa.ve babam anneme tek taş yüzük almış.ne romantiktir şu babam.annem bide bişey almadı diye kapris yapıyordu sabahtan.allahım yaa.biz daha 5. senede kutlamasakta olur zihniyetindeyken annemlerim 30 yılı hala kaprisli..bilemiyorum..nice 30 senelere inşallah:)))

12.07.2011 doğumgünüm:  evet 29 yaşımdayım..eskiden 29 yaş deyince ooo yaşlanmış -orta yaşa gelmiş derdim.29 yaşta artık yapacaklar listesi tamamlanmıştı bana göre.ve şimdi hala kendimi 23-24 lerde gibi hissediyorum.öyle olduğunu düşünüyorum kendimin..pehh ne hissedersen hisset 29 sun işte.yaşlı şey..

15.07.2011 hamileyim: kreşten sonra çalışacaktım ama adetim gelmedi.sevinsemmi üzülsemi bilemedim önce.hemen belirtileri başladı.bulantılar.sinirlilik hali.boğazım açıldı ayol.azıcık vermiştim fazlasıyla alacağım gibi görünüyor.yürüyen bir duba görmediyseniz hamileliğimin sonuna doğru bir resim koyarım..

yiğite söylemedim henüz.arada bizimde böyle küçük bir bebeğimiz olsun mu diyorum.hemen tamam diyor.gerçekleşince neler olur şimdiden düşünmüyorum.istemiyorum bunu..

dün doktora gittim.ilk tahlillerimi yaptırdım ve.TSH yüksek çıktı.Guatırım varmış.yoktu yeni peydah oldu.cuma gideceğim doktora.başladı maraton.stresli-problemli hamilelik en son istediğim şey..

mide bulantıları akşam olur benim.yiğitte de öyleydi.akşam 17:00 gibi başlayıp.gece 01:00 gibi doruklara çıkardı.aynen öyle bu da.eşimide ,yiğiti de ve karşıma çıkan kim çıkarsa boğmayı hayal ediyorum..


18.07.2011.eniştemi kaybettik: teyzemin eşi feci şekilde kaza yaptı.motorsikletle dolaşırken köpek kovalamış ve eniştemde düşüp başını taşa çarpmış.beyin kanaması.yoğun bakımda 3 günün sonunda kurtarılamadı ve bugün vefat etti.çok üzücü bir olay.daha 55 yaşında filandı..geride kalanları düşünemiyorum.

19.07.2011.eşim kaza yaptı:  bu tarafik kazaları içimi acıtıyor.zaten duygularım çok yoğun bugünlerde.birde eşim  çıktı.dün izinliydi ve doktora gittik.tahliller için.dönüşte beni eve bıraktı ve işlerini halletmeye gitti.akşam yemeğe gelecekti.yiğiti kreş dönüşü karşılayacaktı.gelmedi gitti.aradım gelcem 1 saate dedi.ama söylemiyor.saatler geçti yok.dışarı çıkıp geldim kaç saat geçti yine yok.en son akşam 22:30 da geldi ve üstü başı kan.sıyrıkları var.kendine bişey olmamış allahtan .ama trafik cezası yemiş okkalısından.işte bende ona cırladım.dikkatsizsin filan diye..gece uyumadım..

hayat ne tuhaf.birgün varsın birgün yok..geride kalanlar için çok zor hayat.allah sevdiklerimizden koparmasın bizi.zamanasız ayrılıklar yaşatmasın..



17 Temmuz 2011 Pazar

6 haftalık bir yavru kuş

evet ya hamileyim.
ve bu da plansız..bunun abisi de plansız olmuştu.
hatta ilkinde adet tarihimi bile hatırlamıyordum.üstünde baya düşündükten sonra tahmini bişey söyledik doktora..
o kadar düzenlidir benim adet efendi..
bu ise aklımda. 6 haziran 2011..son zamanlarda sıcaklardan mı bilmem düzensizleşmişti.
ve Bam..hamileyim..
bu ara ben çok kararsızlık yaşamıştım bir bebek daha yapalımmı,yoksa çalışıp kariyer mi yapayım diye ve ben yiğiti kreşe başlatarak kariyeri seçmiştim tam.planlar yapmıştım.yiğit 1 ayda maksimum alışsa kreşe diye o arada ben iş bakacaktım,hatta hali hazırda vardı bişeyler..

çocuk alıştı derken geciktim.kondurmak istemedim.11.07.2011 de bir test yaptım fakat eşimin göremediği 2. çizgiyi ben gördüm.ama emin olamadım.5 gün sonra tekrarladım ve sonuç ortada.

15.07.2011
kariyer mariyer suya düştü..
eşim havalarda.planlar yapıyor.kendi kendine konuşuyor.
yiğitte biraz tecrübesizdik.anlamamıştık hiçbişey.
bunda biraz daha planlı gitmeyi düşünüyorum...

ahh ne yaptım ben diyorum bir dakika düşünüp.sonra yok yok iyi oldu diyorum.
bebek kokusunu özledim.
minik bir bedene dokunmayı özledim.
benden bir parça daha olacağı için farklı bir ruh halindeyim.
nasıl bişey olacak fikri şimdiden meraklandırıyor beni..
allah izin verirse mart başı gibi dünyaya gelecek..ve abisiyle arasında 3,5 u 1 ay geçen bir yaş olacak.

yiğit kreşe gidiyor.biz bütçemizi yiğitin kreşe gideceği şekilde ayarlamıştık.bakalım zaman bize iyi gelsin inşallah.herşey yolunda gitsin.lütfen lütfen

14 Temmuz 2011 Perşembe

çaramba,perşembe

evet kreş mevzuunda devam edelim.
2 haftamız bitiyor ve benim zıçması problemli oğlumun hala bir gaita ve boğaz kültürü testini yaptıramadık.
geçen cuma,pazts,salı,çarşamba ve bugün olmak üzre her sabah kahvaltıyı evde yaptı yaa.kahvaltıdan sonra yapar dedim yapmadı.pazar gün akşam yaptı.o günden beride yapmadı.dün akşam yaptı.o da saat 20:00 de ve kaskatı olarak.off niye kötü bunu sindirim sistemi.ye dedğini yemez.yada yemesi güzel olunca da böyle keçi b..ku gibi yapar..:(

neyse bu konuyu geçeyim
salı günü akşam evde ertesi gün kreşe gitmeyeceğim diye avaz avaz ağladı.ağlamayı geç.tepindi.tepinmeyi geç ıkınmaktan suratı kıpkırmızı oldu..anıra anıra ağladı.bişey demiyoruz.övmüyoruz kreşi.ertesi sabah oldu.hazırlamaya çalışayım diyorum.aynı olay tekrarlanıyor.kreşe değil de doktora gidelim diyor.tamam bir kağıt verelim dedik oraya.tmm dedi.önüne gelince bana diyorki.''biz babamla bekleyelim sen ver de gel'' allahım içimde gülüyorum.dudağımı ısırıyorum daha fazla gülmemek için.neyse kapı önündede aynı sahne canlanınca kandırdılar bir şekilde soktular içeri.
o akşam servisle geldi eve.acaip hoşuna gitmiş.hatta ben aşağı 2 dk geç indim.serviste gözler suslu suslu aldım.evimize geldik incem diyormuş...
o gece ertesi gün gitmeyi kabul etti.hafiften gözleri sulanıyor ama gitmeyi kabul etmiş artık.beninm ve babasının kararlılığından mı,yoksa seviyormu artık bilemedim.dün de sinemaya gitmişler.kungfu panda 2 filmine.sinemeya hiç gitmemişti yiğit.çok güzel durmuş.yükses sesten etkilendi galiba.sonuna kadar izlemiş bide filmi:)))))
bugünde sorun çıkarmadan bıraktık .hafif gözleri doluyor ama bize göstermeden siliyor yaşı bide.çözemiyorum sebebini..çokta acıklı geliyor bu sahne

bende ki durumlarda şöyle.
alışmaya başladım galiba yiğitin yokluğuna.hatta hoşuma mı gitmeye başladı ne?


11 Temmuz 2011 Pazartesi

pazartesi sendromlu yiğit // kreş //11.07.2011

8 temmuz günü yuvadaki yiğitten bir resim..
defile varmış.yiğit bir anlam verememiş.aval aval bakması ondandır:)
öğretmeni çekmiş bu resmi.

iki günlük tatilden sonra -ki bu  bizim için iyi bir hafta sonuydu.denize gittik.parkta vakit geçirdik.
dün gece hapşurmaya başladı.vücüdünda bir mikrop var ama neden oluyor bilmiyorum.ilaçsız geçirdiğimden midir nedir tekrarlıyor kolayca.burnu koyu akıyor yine.dün gece klimayı kapattığım saniye çığlık çığlığa geri kalktı.açtım klimayı sabaha kadar bende.babasıda onun odasında yattı üstünü kontrol etmesini tembihledim ..

sabah uyandık ve ben çorba yapayım dedim.yaptım yedirdim ki,yuvası için sağlık belgelerini yaptıracaktık.kaka ve boğaz kültürü işini yaptıramadık.kaka yapmadı.yuvaya gidebilir sağlık raporunu alalım dedik.aile hekimliği pazartesi olması nedeniyle tıklım tıklımdı.sırayı aldık.o arada babasıyla ikametgahı filan çıkardılar.resim çektirdik derken yine geldik aile hekimliğine.allahım bir dursana yaa.sebile basıyor.gür sesiyle çığlık atıyor.sevenlere bana bakmayın,sevmeyin diye bağırıyor.ya da abartılı şekilde gülüyor.
fotoğrafçıdakileri hiç anlatmayayaım.ana yola çıkmaya çalıştı en kötüsü bu.

o kadar çok kızdım ki.en az 10 tane çocuk vardı ve hiç biri bu hareketleri yapmıyordu.doktorun kapısını açmaya çalışıyor-perdeyi çekiyor.ellerini yerlere sürtmeye başlarınca ve o pis ellerle ağzına elinin yarısını sokunca bende ipler koptu kızdım.

ha tabi sabahtan erken kalktı ve evde de ben okula gitmicem demeler neler neler.duymazlıktan geliyorum.dürtüp söylüyor gitmeyeceğini.bide açıklamasını yapıyor.''okul güzel değil-ben sevmiyorum'' hiç ses etmedim.

eşim neyseki bugün benden daha anlayışlıydı da.hallettik işleri.gittik kreşe.daha sokağına girince başladı bağırmaya.yere yığılıyor.gözyaşlarını silmek için yetişemiyor babası.o kadar hızlı akıyor o yaşlar.
kucakta girdi nihayetinde.ben hiç ses etmiyorum.bana abanmasına izin vermiyorum.zaten 2 dk önce beni doldurmuş..
kucakta girdi ve 3-5 kişi onu iknaya çalıştı.en sevdiği kitabını çıkardık meydana gene ağladı.birisi kandırarak çıkardı yukarı da rahatladık.kameradan baktık.dinliyor güzel güzel.ama eminim arada bolca arıza çıkaracaktır.
ben nasıl dolduysam eşime ben gidelim artık dedim.
çıktık kreşten bakalım.
şu an saat 13:00 uykuya yatmış olmaları gerek.
yemek yedimi acaba.

akşam servisle bırakmalarını söyledim.dayanamayıp kendim de gidebilirim ..

7 Temmuz 2011 Perşembe

kreş günlüğünden

yiğit in nerde olduğunu söyleyeyim.?öğretmenlerin​ karşısındaki çocuklardan sarı tişörtlü olanı..durmadan öğretmenlere sarıldı durdu.açlıktan ölmek üzere o anda.tansiyonu düşmüş vaziyette.hareketleri acaip yavaş..yarın tam gün alacaklar..tümden poku yedik yani anlayacağınız

dünkü kreş günümüz ayrıntılarıyla şöyle.

kahvaltıya gittik.saat 9:00 da ordaydık.kreşin kapısından içeri girince'' hayır anne burası güzel değil dedim sana'' demeler başladı.müdüre hanım kapıda karşıladı yiğitin öğretmeniyle birlikte.ama ne yaptılarsa içeri sokmaya ikna edemediler.sonra elindeki arabasını arkadaşlarına gösterme vaadi ile yukarı çıktılar kahvaltıya ..kahvaltıda kofleks vardı ve yiğit hiç ağzına sürmüş değildir.süt zaten içmez biliyorsunuz.
yukarıda ağlama faslı başladı.biz kameradan bakıyoruz.normal kahvaltı teklif ettiler.e yiğit normal kahvaltıda etmez
.ben içimden diyorum ki müdüre kadın şimdi pok yesin diyecek:)) belki demiştir içinden:)onu yemez bunu içmez.

içimden üzüldüm aslında bu duruma.oysa ki alıştırabilirdim bazı yöntemlerle..

kahvaltıdan aç kalktı ve oyun odasına geçtiler.oyun oynadı ve aç olduğu için (12 saat tir--öğlene kadar15 saat olmuştu)huysuzdu.kısa aralarla hep birilerine sarılmak istedi.ve saat 10:00 gibi arıza arttı.çünkü ölüyor açlıktan.bende müdür odasında ölüyorum çocuğuma acımaktan:)sonra arattırdım.bidaha kahvaltı teklifi sunalım diye.öğretmeni reddetti.öğlen yemeğini beklesin diye.şimdi kahvaltı yerse --ki onuda yemeyecekti biliyordum--öğlene gene masaya otumayacak dedi.(öğlen sanki yedi)tamam dedim..

öğlene kadar iyi geçti sonra.yukarıdaki video da öğlen yemeği öncesi hemen.
öğlen yemeğinde nohut ,bulgur pilavı ve salata vardı.bütün yemek boyunca ağladı.öğretmenine sarılmak istedi.ve hiç bir şey yemedi.
öğretmeni durmadan anlattı bişeyler.

yemek sonrası aşağıya indirdi onu ve beni görünce yiğit içli içli ağlamaya devam etti. ne zaman kapıya gittik sustu.kendi ayakkabısını buldu ve önceki günler içeri terliğini orda bırakmak istememişti.kendi bırakmak istedi bu sefer.eşim evin kapısından girerken konuşturmak için ''öğretmeninin adı ne oğlum dediğinde..''burcu öğretmen '' cevabımızı aldık.hiç beklemiyordum.çok ta komik söylüyor duysanız:))
işte böyle gelişmelerle döneceğim:)