5 Kasım 2011 Cumartesi

22.haftalık oldum


artık küçük yavru kendini iyice hissettiriyor.sabah ben uyanmadan o beni uyandırıyor.''bende burdayım diyor''..sevgili abisi gibi sabah körcüsü olacak kesin ..yiğit 1 yaşına kadar hiç 07:00 yi geçirmedi.
bu fasulye de 07:00 ci.
hareketleri nasıl anlamadım.yiğit tık tık diye karın duvarıma vururdu.
bu yavrum ben otururken idrar keseme sert darbeler atıyor ve resmen içim bir hoş oluyor.karnımın hemen her köşesinde kendileri.neresi,nasıl hareket ediyor kestirmek mümkün değil.şöyle bir vurup kaçıyor gibi:)))))
aynı dakikalar içinde bir sağ tarafa vuruyor bir sol tarafa ve idrar kesesine fena bir çarpıyor ki aşağı tarafta ve bacaklarımı kapatacak kadar değişik bir durum hissediyorum.doktora kontrolde soracağım.bu ne demesi diye:))

karnım iyice çıktı.5,5 ayı tamamladığım şu günlerde tam tamına 4 kilo aldım.:( bu gidişlede daha çok alırım.acı,ekşi,tuzlu,tatlı,.. envai çeşit besini birlikte yiyorum .ekşi yiyorum arkasından tatlı bişey görünce onu canım istiyor.sadece yine et ve tavuk hiç hoş gelmiyor.onuda sebze yemeklerine yada baklagillere kattığım kıyma yada etle çözmeye çalışıyorum.yada tavuk suyu ile pişirdiğim çorbalarla..
balık ise yapmayı canım istemediği için haftada yada 2 haftada bir yapıyorum.o sebeple balık yağı kapsülüne başladım.elevit e zaten devam ediyordum.ve folic asidide bırakmıştım.bir arkadaşımın önerisiyle tekrar başlamayı düşünüyorum.
geçen pazardan 3 kilo mandalina aldım ve ertesi günü yiğit için sıyunu sıkayım dediğimde kalmamıştı.benim gözüm dönmüş şekilde yememden dolayı bitmişti.:)
insan 2 tane ayırmazmı çocuğa:)

sabahları haftada 4 gün 40 dk yürüyüş yapıyorum.çok iyi geliyor.hava alıyorum sabah sabah.geçen seneki yürüyüş arkadaşlarım henüz hamile olduğumu anlamıyorlar.ben söyleyince yavaşlıyoruz onlarla:)

sanırım tüm hamilelik boyunca en rahat olacağım dönemdeyim.ilk 4 ay  bulantılarla geçti.sonrasında bu rahatlama dönemim.1 ay sonrada ağırlaşacak ve yavaş yavaş orama burama giren sancılarla uğraşacağım galiba.
şu an, her işimi rahatlıkla görüyorum ve kuş gibi hissediyorum kendimi şükür.hatta hamile olduğumu unutup koşar adım yapıyorum çoğu işimi.komşularım şaşkınlıkla bakıyorlar:)böyle gitmesini umuyorum hep.

31 Ekim 2011 Pazartesi

39 aylık YİĞİT

artık yürüyor,konuşuyor,şunları dedi,bunları dedi diye yazamayacağım için ;
geçen perşembe sahil
anaokuluna tam anlamıyla alıştı.ve bu beni çok mutlu ediyor.sabah benden önce kalkmamışsa ben kaldırınca anne nereye gidiyorum diyor''okula'' cevabını alınca tamam diyor, servise binerken beni 5-10 defa öpse de hiç problemsiz gidiyor.okuldaki ufak tefek şeyleri de ben sormuyorum artık öğretmene yiğit kendi anlatıyor.
bir kaç gecedir uykusundan ağlayarak sitemli uyanıyor.uykusu çok defa bölünüyor.ben yanındaysam nasibimi alıyorum.ya bir vurma ya bir sert dönüşle ..karnıma yastık koyuyorum ki tekme atmasın diye.
sabah beni yanında bulamamışsa anne neden kalktın yanımdan diyor.
açıklamayıda kabul etmiyor.
aslında yatağını odasını çok seviyor.bende yanında yatınca birlikte sıkışıyoruz,kolum bacağım uyuşuk ve ağrı içinde uyanıyorum.o da istediği gibi dönemiyor,yastığın altına kafasını koyup yatamıyor filan ama benimle yatmak istiyor yinede:)

hafta sonları sadece evde geçmiyor bunu anladım.
geçen perşembe eşim izinliydi denize gittik.sahilde vakit geçirdik.meyve adık yanımza,yiğit denize taş attı.
cuma 29 ekim di.toplu olarak şiirlerini söylediler((atatürk yoktu)) sonra eve geldik..parka gittik
cumartesi çarşıdaydık.lcw park,gezdik dolandık.
pazar tiyatroya gittik.sonrası nurturia annelerimle 2 yaş kutlaması yaptık.çok dolu ve güzel vaktilerdi..
yiğit tiyatroda (pinokyo)


nurturia 2 yaş günü kutlaması(lara balık evi)




 İnanç ın ballı Teo su ve Yiğit sevgi selinde
yani dolu geçince hafta sonu batmıyor.ama sadece evdeysek,küsmeler,sitemler,sen konuşma,gülme anne,seni sevmiyorum,odana git sen.benim odama gelme sakın.diye diye beni öldürüyor akşama kadar aynı muhabbetler.çoğu zaman bende sakin yaklaşıyorum.hatta bişey demiyorum kendiğilinden düzeliyor ama bazen de bende sinirleniveriyorum.olmadık yerde kendini yere atınca bende sakin kalamıyorum...

çoğu zaman arkadaş bana.yolda giderken sohbet ediyoruz.birden yolda durup sana sarılcam annecim diyor.
eşim işe giderken 'oğluuumm diye seviyor ve yiğitte aynı tonda'' babaaammm diyor.çok hoşlanıyoruz bu durumdan
geçen eşim banyoya girerken benden havlu istedi yiğitte kendinden istendiğini sandı ve ' git kendin alsana baba ama dedi.biz bakıştık.benim lafımdı genelde bu.havlular banyoda ve genede benden istiyor adam diye kızardım eşime..anladımki kapıyor birileri.tüm kelimeleri tonlamasıyla birlikte kayda alıyor.

okulda deve cüce öğrenmişler,bildiği şarkıları iyice pekiştirmiş.yeniden söylüyorlar galiba orda.hoşuna gidiyor.daha bir bilerek söylüyor.sarkının sözlerinin anlamınıda düşünerek söylüyor.pazara gidelim,bir gün birgün bir çocuk  filan gibi..evde durmadan bunları söylüyor.
okula başladı başlayalı sabahları 1 bardak süt içiyor.yiğit 22 ay anne sütü aldı ve sonrasında asla inek veya keçi sütüne alıştıramamıştım.biraz zorlama biraz da tv yardımı ile süt içiyor artık.ama ben içiriyorum ve hiç istemiyor.ben ısıtıp getirince iteklemeyle.bunada şükür.

saatler geri alındı ve sabah iyi oldu aslında uykusunu alarak kalkıyor ama akşam okuldan gelince hava kararıyor ve dışarı çıkmaya vakit kalmıyor.9 da uyuyor yiğit ve 5 te gelince 4 saat vakit geçirmek zor oluyor.sıkılıyor aynı şeylerden .tabi bende..

işte 39 aylık yiğit böyle.daha çok ayrıntı var.ne kadar çok bilinçli oldu,nasılda büyük adam edalarında konuşmaları ve halleri var.şaşırtıcı sorular ve cevaplarla adeta büyük gibi.
ama nihayetinde huysuzlularını,yanlış davranışlarını,diretmelerini de hesaba katarsak o henüz 3 yaş 3 aylık.daha doğalı bu kadar yıl oldu ve ne kadar büyük,şeyler katettik.
annelik çok zor ve harika bişey.
2 . defa yaşayacağım.hem gözüm korkuyor,hem heyecendan ölüyorum







29 Ekim 2011 Cumartesi

gözümün döndüğü anlar var...

şöyle bir içimi dökesim geldi..

yaklaşık 1 aydır benim çamaşır makinesi çalışırken evin içinden jet geçiyoruş gibi oluyordu.sallanıyordu .
beni bilen bilir,herşeyi yıkayan,bir giydiğini asla ikinciye yıkamadan giymeyen ve çocuğuna -kocasına da giydirmeyen biriyim.hiç balkondan çamaşırım eksik olmaz.katlanacak hep bir kurumuşlarım vardır....
ve benim makinem bozuldu...
eşim çağıralım tenik servis diyordu da ben geçiştiriyordum,sonunda çağırdım cuma gün.
bilmem nereleri bozulmuş da götürdüler makineyi,ve bugün getirdiler.(((
ne kadar çok sevindim,zira yiğitin çok birikti,benim ki keza öyle,hafta sonu diye nevresim takımları geldi çocuğun okuldan ve napcaz,yarın da pazar.öff
kurdular makineyi ve denediler,bingo!!! çalışmıyor .denedi 1 saat kadaradam .bişeyleri taktı takıştırdı olmuyor.gene götürdüler makinemi.ne kadar çok sinir olduğumu anlatamam....
birde sonrasında eşimle konuştum,işyerindeki teknik servislere sormuş bu kadar para edermiydi diye.ederdi demişler ve dahası da var,o arızalar hep tekrarlar,yeni makine alsanız daha iyi edersiniz demişler..valla bağırasım geldi avaz avaz..ha tamir ücretide 250 tl ..
arkadaşım getir ben atarım dedi de valla mecburiyetten yiğitin birkaç eşofman altını ve nevresimlerini verdim.yıkıyor şimdi..

ve bugün......
misafiri çok severim ama cinlerim tepemdeyken ve çat kapı yapıldığında biraz değişebiliyorum....
eşim tam işe gidecek ve onun arkasından yiğitle dışarı çıkacağız ve uzun bir yürüyüşün ardından bişeyler almam gerekiyor..
yemek hazırladım ve yiğit babasını gördü diye şımarıklığın dibinde avazı çıktığınca evin içinde bağırıp koşturuyor.bende onu doyurmak ve kendim bişeyler yemek için çaba sarfederken kapı çaldı.kim o dedim.benim dedi.sen kimsin kardişim??neyse geldiler.asansör açıldı .yan siteden sadece bir merhaba dediğim bir kadın.aylardır da görmedim.annesindeymiş meğer.sadece bu paylaşımımız olmuş.napıyosun dedi ,tabi 2,5 yaşında nerdeyse yiğit kadar hareketli ve henüz laftan anlamayan bir oğlu var.
ben yemek yiyoruz işte ve dışarı çıkacaktık biraz sonra dedim ama yinede geçmek istedi içeri kadın.arkasından çocuğu hemen yiğitin odasına daldı ve 4 oyuncak sepetinin tersini çevirdi.yiğit deli oldu.napıyorsun güzel davran oyuncaklarıma dedi.
habersiz gelmiş oldukları için oyuncaklarından en değer verdiklerini ve kırılınca kıyametler kopacak şeyleri kaldıramadım.doğruca büyük helikopteri kapmış çocuk ve pervanesinden birini koparmış.ben yetiştiğimde yiğit çok sinirlenmiş bağırıyordu.çocuk ondan yırtıcı oynamak için cebelleşiyor ve anneside aval aval bakıyordu.ayriyeten de bıktım bu çocukların oyuncak kavgalarından diyordu......
aynı anda bu hengamede yemek yiyemedim,çocuğum yemek yiyemedi,yiğiti yemek yemesi için mutfağa aldım.çocuk içeriyi talan ediyordu.al sende çocuğunu buraya yemek yesin diyorum dinlemiyor kadın.kırmış birsürü arabasını yiğitin.
ben karnımdan eğilemiyorum dağıtmasak oyuncaklarımızı diye yiğite söyleniyorum yiğitim zavallım bakıyor bana.hala alınmıyor birileri.yemeğe oturdu kadın ve hiç çocuğuna bişey demiyor.ben gidip tatlım oyuncakları dağıtmıyoruz ,salonda bir iki bişey oyna hadi dedim.ağladı çocuk.kadın gelip bişey demedi bilyormusunuz...
benim cinler daha fena geldi.
yiğit kovuyor bunları,anne dağıttı evimizi gitsinler diyor,kadın gülüyor.
ben iyice gerildim,ne yiğit ne ben,ne eşim bişey yemedik ve dışları çıkacaktık.arkadaşım bekliyor bizi.eim işe aç gitti.
çocuğum aç aç çıktı evden
gelen hanım evimi talan ettirdiği çocuğunu alıp biz gene geliriz diyerek gitti.
arkasından oturup bir güzel ağladım
eşim alma o zaman eve dedi çok bilmiş çok bilmiş.
karnımdan eğilemiyorum,yere oturup zor oluyor toplamak,ve olan şeye bak ya.aylardır görmediğim biri evime geliyor ve benim zaten tepemde olan aklımı dahada tepeme çıkarıyor...

şimdi tanrı misafiri diye düşünenleriniz olacaktır.bende öyle diyerek kendimi sakinleştiriyorum ama inanın görseniz halimi.değer verdiği oyuncaklarının kırılmasına çok çok üzülen oğlumu görünce dahada sinir oluyorum...
neyse ben güzel bir uyku çekeyimde saknleşeyim.yarın çok güzel bir gün bizi bekliyor.
yarın güzel nurturia annelerimle buluşacağım,tiyatronun ardından,bir restorana gidip pasta keseceğiz filan,ayrıntılar fotolarla gelir..

24 Ekim 2011 Pazartesi

20. haftayı bitirdim

yarı yarıya düşürdük gebeliği. 20. hafta da bitti.
artık karnım bariz çıktı.ve 2,5 kilo almışım net.boğazım fena halde açıldı.
hala bulgur pilavı,pirinç pilavı ve makarna yiyemiyorum.ama olsun.zaten lazım da değil.
onun yerine sabah 2 simitle yarım kilo peynir,domates-salatalık,100 zeytin ve sahanda 2 yumurta,bal  yiyebilirim ..işte bende kilo yapacak şeyler de bunlar.
çikolata yok,abur cubur zaten yemem.bisküvi tarzı yiyecekler midemi kaynatır oldum olası.e peki nerden kilo alıyorum diye düşününce bu kahvaltılıklar karşıma çıkıyor.
balık yemek istiyorum,ama yapacak birilerini de istiyorum.kendim yapınca birden iştahım kesiliyor.
eti oldum olası olsada yesem dememişimdir,ama bu kahvaltılıklar varya işte bana en büyük kilo sebepleri..
kısır yapıp 5 tabak yiyorum,yanına yine kahvaltılık,sahanda yumurta ise her öğün tüketebilieceğim bir şey..

birde arada fast food yiyorum.yiğitte hiç kola,fast food tüketmemiştim.ama bu yavruda normal hayatımdaki  gibi besleniyorum.yani çok dikkat etmeyerek.burger king işi soslar dan da yiyorum.sabahları süt içiyorum 1 bardak ve normal oranda su tüketiyorum.çok su içmiyorum yani.1,5 litreyi geçmiyordur.
yiğite hamileliğimde göbeğimde çatlak yok denecek kadar azdı.sadece yanlarda 1-2 bişeydi.ama 23 kilo almasam olarda olmayacaktı demekki:(((
bu gebeğimide ise 10 kilo fazlayla başladığım için göbeğimi ve bacak kısmını hep nemlendiriyorum ,inşallah yine az hasarla kapatabilirm:))
gerçi çok önemi yok bunların,güzel bir doğum olsun,bebek sağlıklı olsun gerisi kabul edilecek şeyler fakat hepsini düşünüyor işte insan:))


benim bu ikinci yavrunun hareketleri hissedemeyeceğim kadar az.o kadar ki yani,geçen hafta doktora gitmeyi düşündüm.tıkabasa bişeyler yediğim halde hareket etmedi.tam hazırlandım gideceğim hissettim hareketlerini.
doktorum ultrasona bakarken yiğitin kaç kilo doğduğunu sordu.3.300 gram doğmuştu.1-2 hafta önde gördü karnımdaki bebeğimi.iri olacağa benziyor dedi.hani daha küçükse ,kasları gelişmemişse ondan hissedemiyorum hareketlerini diyeceğim ama yok o da değilmiş.sonra aklıma şey geldi.şimdi zaten kilolu başladım hamileliğime.(10 kg fazlayla)  göbek çevrem önceki gebeliğime göre daha yağlı.o da olabilirmi de diyorum..belki de daha uslu,uykucu bir bebek olacak diyorum....nihayetinde gayet sağlıklı giden bir gebelik,hareketleri de geç hissedivereyim..

daha hiç bir alışveriş yapmadım.sonlara doğru uzun kollu bodyler filan alacağım.yeni 1-2 zıbın takımı ,1-2 penye battaniye,alt açma battaniyesi,yeni nevresim takımı filan.topu topu alacaklarım bu kadar.yiğit yaz bebeği olduğu için alttan çıtlı askılı body ve bebek beziyle geçirdi tüm minikliğini..fakat yeni yavru kışa gelecek.nasıl olacak bakalım.değişik tecrübe olacağı için heyecenlıyım..

geceleri dönerken rahatsız olmaya hafiften başladım.uyanınca yiğit üstünü açtımı acaba diye birden kalkmalarım vardı.şimdi aniden kalkınca kasığıma ağrı girince hatırlayıveriyorum hamile olduğumu da usturuplu kalkıyorum yataktan.şükür uykularım düzene girdi.hatta çok uyumaya başladım diyebilirim.yiğitle 21:00 de yatıp ara ara kalkarak sabaha kadar uyuyorum.iyice dinlenmiş olarak kalkıyorum.

yiğit ara ara gelip kardeşim büyümedimi anne demeye devam ediyor.büyümedi annem diyorum.daha var diyorum.karnımın büyüdüğünün farkında değil.bendeki fiziksel değişiklik o na gayet normal geliyor galiba.hala onu kucaklıyorum.kaldırıyorum.ben uyutuyorum mecbur onu.olası tekmelerden kendimi korumaya çalışarak.çünkü iyi tekmeleri vardır.

işte 20. haftanın özeti bunlar.ilerleyen haftalarda görüşmek üzere..

21 Ekim 2011 Cuma

biraz daha kreş macerası

biraz daha kreşten haberler yazayım...

bu hafta pazartesi eğitime gittim yine.eşim bıraktı bizi.yiğit çantasını çeke çeke 'sende gel içeri'  dedi,sınıflara anne-babaların girmesi yasak,akşam evde görüşürüz dedim ve  kapıdan bıraktım ,problemsiz gitti sınıfına.çok hoşuma gitti.bende eğitime girdim onun arkasından.
sonraki günler zorlamayla bindi sabah servise.dün ve bugün hiç ağlamadan bindiriyorum  ve harika bişeymiş.onu gönderdikten sonraki stres beni mahvediyordu..ağlarken ''bana seni seviyorum de anneeee'',demesinimi yoksa ''sarıl banaaa'' demesinimi anlatayım.:)

okulda yine Caner in ona vurduğunu söylüyor ama bende vurdum diyor.öğretmeniyle ne zamandır konuşmamıştık sınıftaki hallerinden.bugün aradım tam da caner in ailesiyle görüşmedelermiş.az sonra o beni aradı..
yine kavga işleri devam ediyormuş.hafta başı kötüydü diyor.bir gün çok uyumlu,öteki gün bambaşka hırçın diyor kadın.çözemiyor o da.
biraz şikayet eder gibi konuştu,bende de sabır kalmıyor bazen dedi..
bende daha çok küçükler olabilir böyle şeyler diye yaklaştım bu sefer..ve hemen çark etti.tabi canım filan dedi.zamana bırakalım dedim.baktı netim o da alttan alıverdi hemen.
ayrıca 'belliki yiğite emek verilmiş,kendini ifadesi,olaylara yaklaşımı,eğitime ilgisi çok dedi.ama bu hırçınlık ve takıntıları da haledilek bişey dedi arkasından...

öğretmeni asıl arama sebebim'' yiğit dün gece sayıklayarak,ağlayarak uyandı hep.yanında yatmak zorunda kaldım.okulla ilgili sayıkladı durdu.gündüz olan olayları hatırlıyor galiba..
tutuldu her tarafım.göbekte büyüdükçe sığamıyoruz artık tek kişilik yatağa.sabah ağrılarla uyandım.
ama uyanınca herşey güzeldi.hiç terslenmedi yiğit.sütünü içti.6-7 bebe bisküvisi yedi .caillou seyretti 5 dk ve gönderdim.

kitap okuyorlarmış ve yiğit hepsini biliyormuş,kendini çok ifade ettiğini söyledi,huysuzluklarının yanında kendini öyle iyi anlatıyormuş ki karşılıksız bırakamıyormuş öğretmen ve diğer yardımcılar.
yardımcı kadınların bile bir seslenmeden,sevmeden geçemediklerini söylüyor öğretmen.
serviste de neşe kaynağıymış.en gürültücü,hemen kendini farkettiren bir çocuk fakat uyumlu da.tersleyen tüküren ama bir o kadar da sevilen çocuk..nasıl hepsini başarıyor bilmem.
servis şöförü ve hostes 'yiğit uykumuzu açıyor valla,bizi çok güldürüyor,eğlenerek gidiyoruz diyor''.valla benim çocuktan mı bahsediyorlar diye düşünüyorum bazen..herkese annemin karnında kardeşim var.ama uyuyor,büyümedi daha diyormuş:))

cumartesilerimiz güzel geçiyor ,ama pazar mutlaka bir arıza çıkarıyor.devamlı evdeyken neler yapıyormuşuz unuttum ben.nasıl başa çıkıyormuşum diyorum.tevekkeli değil depresyon aşamasına gelmem zaten.
eşimin olduğu gün kabusum.sürekli bağıran evin içinde koşturan bir çocuk oluyor.eşyaları yere atabiliyor,yemek yemiyor,abur cubur yemek istiyor.
babası da bunu hiç anlamıyor.hep ikisinin arasında köprü olmak zorunda kalıyorum.çok yoruluyorum.eşim vurdu kırdı filim izlemek isterken yiğit çizgifilm açalım diyor.ikiside birbirine kafa tutuyor.
ben arayı tv yi kapatıp oyun oynayalım demekte buluyorum.yiğit uyuyor eşip oflayıp pufluyor.yada ikisini dışarı gönderiyorum.yoksa bende çıldırma noktasına geliyorum.

bugünlerde bolca meraklı minik kartları oynuyoruz.yada suluboya..
dedesi yeni 3 tane iş makinesi oyuncağı aldı.elinden düşmüyor,gece karnıma battıda yataktan çıkardım.senmisin çıkaran..feryat figan geri aldık koynumuza ..

bizden haberler böyle..

18 Ekim 2011 Salı

canım gitti..

duygusallığın tavan yaptığı şu dönemimde hiçbir maddenin önemsizliğini bir kez daha anlamış bulunuyorum.

17.10.2011 de kardeşim,canım,herşeyim maldiv adalarına gitti çalışmak için.
aslında iyi de yaptı,kariyer yapsın,yurtdışına gitsin gezsin görsün.ama kalbime geçiremedim işte hala..canım gitti,canımdan can gitti..
önce koskocaman bir valiz hazırladı,hala alamadıkları ,sığdıramadıkları vardı.sonra vazgeçti,havası nasıl olsa hep yazmış,minik bir valize doldurdu eşyalarını,laptopunu,fotoğraf mak. aldı yanına.
o kadar takısı,kremleri,kıyafetleri,ayakkabıları herşeyleri kaldı,3-5 şort,3-5 tişört le gidiverdi.
hayat herşeyin güzelini versin güzel gözlüme,,..
 maldivler çok güzelmiş,hele gideceği otel muhteşem...kısacası 1 yıl görüşemeyeceğiz ve onu şimdiden özledim..sanki kardeşimde benim çocuğummuş gibi hissederdim hep.6 yaş küçük benden ve bebekken ben bakardım ona.sanki yiğit gitti uzak biryere ve ben o kadar buruk kaldım geride...
hala odasını toplamadım.yatağını bozmadım,çıkardığı kıyafetleri aynı yerinde,tokaları banyoda,kaldırmaya toplamaya bir türlü içim elvermiyor..dün sabahın köründe çıktım evden ve akşam geldim.aklımda durmasın diye..
gideceği günün gecesinde yiğite kitap okudu,yiğit yarında bunu oku dedi ona.ve ben muslukları açıvermiştim.

öğlen taksiye bindirip gönderdik eşimle.eşim işe gidiyordu ve havaalanı bize uzak,geri gelmem çok zor ve aynı anda fırtına ve yağmur başlamıştı.yani gidemedim yolcu etmeye..
hiç gitme diyeceğimi düşünmezdim,gitme dedim ona,ben bu hormonlarımla ne edicem..gitti eşimle eve geldik ve o gün hiç konuşmadım.dudaklarım titredi durdu,gözlerim kızarığı hiç geçmedi...
inşallah hayırlısı olur onun için bu uzak kalmamız..


17.10.2011-13:00


10 Ekim 2011 Pazartesi

bebeğe isim sorunsalı

ne zamandır bu konuyla ilgili bir yazı yazmak istiyordum kısmet bugüneymiş...

şimdi eşimle yeni nişanlıyız eşimin evine gittik(ayrı şehirlerdeyiz). otururken kv çocuk olursa benim adım konulacak deyiverdi.
bende çok toyum.22 yaşında çılgın mı çılgın .eşim o zaman fena aşık bana.üstüme titriyor.
annesine ne diyorsun gibi baktı.kv de de benden cevap bekliyor.bende daha çok erken anne bunlar için dedim.
10 torunu var o gün itibariyle ve hepsi kız.birtanesinin adı da kendi adı değil.ben sordum senin adını koyan olmadımı hepsi kız dedim.bilmediğimden soruyorum.daha tanımadıklarımda var aralarında.hepsi ayrı memleketlerde.yada unutuyorum isimlerini kızların.neyse koymamışlar adını suratı düştü bu konuda.
sonra sen koymazsan zaten oğlum koyar benim adımı dedi.ben nişanlıma baktım.valla arada kaldı .tv seyrediyor.bizi duymuyor bile.bende duymazdan geleceğim ama adımla hitap edip edip aynı konu üstünde dönüyor kv.
ben antalya ya gelince unutamadım bu konuyu.daha tanımıyorum doğru düzgün ailelerini.anasının ağzına bakan bi adam mı diye tartıp duruyorum.annesi bize ,herşeye karışacakmı diye kurup duruyorum.
neyse evlendik biz 8-9 ay sonra.düğünden sonra yine gittik onlara ve aynı konu yine döndü.ben tanıyorum ya artık herkesi senin adını niye koymadılarki dedim. sen talep etmedinmi??
ettim de herkes bildiğini yaptı dedi.hatta bana sormadılar bile dedi.
bende beni safça gördün sen de heralde dedim.:))güldük hepimiz..kv de dahil:))

kv ile aram hiç kötü olmadı.sağolsun iyidir.zaten iki elin parmağını geçmez görüştüğümüz 6 yıl içinde.ama her gördüğünde de üzecek bişeyler yapar.pat diye laflar söyler.kıracağını,üzeceğini düşünmez laflarının.bende az değilim hiç altında kalmam laflarının.ama yinede kırılıp,küsme olmaz.hele oğluna ne o beni söyle ne de ben onu.telefonda saygı içinde konuşur kapatırız.

yiğitin erkek olacağını duyduğunda hemen adı ali olacak dedi tabiki.11 inci torun geliyor ,ilk erkek.tabi ben itiraz etmedim isimde.ama yiğit ismi de benim uzun zamandan beri sevdiğim isim olunca eşimde bana itiraz etmedi.ikisini birlikte koyduk.
offf ne laflar etti.yiğitin doğumunda gelen her misafire ali olacaktı ismi de ayşe g..tüne yiğiti taktı filan diye.oysa ali için  eşim olmasa da olur bile dedi de bende babasını kırmak istemedim.ben ikisini birlikte koyalım dedim.böyle dediğimi de eşim annesine söyledi ama inanası gelmedi kayınvaldenin.

şimdi hamile olduğumu duyunca bana ne hayırlı olsun evladım dedi.ne bişey.hiç lafı açılmadı şimdiye kadar.4.5 aylık hamileyim daha bununla ilgili konuşmadık yani kv ile.ama oğluna soruyor hep.bulantılarıma üzülüyor filan.ama bana bişey denmiyor nedense.

eşimle biz hep konuşuruz.kız olursa asla anne baba adı olmaz demiştim hamile kalmadan önce.öyle de olacaktı ama eşim anneciğine ezik kalabilirdi.zira annesinin fikrini biliyor.sülaledeki son doğurgan kadın benim ve kız olurda ya adını koymazsak onun adı konulmadan ölürse filan halimiz nice olur:)  çok önemli bir adı varya kv nin.konulmazsa gözü açık giderdi valla.

bebeğin cinsiyetinin erkek olduğunu öğrenince(dün öğrenmiş) hemen aradı beni tebrik etti.erkek olacakmış dedi.çok sevinmiş filan.bu ne sevgi böcüklüğü anlamadım bende. 4.5 aydır nerdeydin sen .onu da babanın adı koyarsın artık dedi.bakalım daha düşünmedik dedim.ama babanın adı yakışıyor dedi.allahım ya bikere de karışma.

aslında karışır ama diretmez.dilinin ucunda bütün sözleri.planlanmış düşünülerek söylenmiş şeyler değil.lafı söyleyip unutanlardan.öyle bir kadın olduğunu evliliğim içinde anladığımdan bir tehlikesi olmadığından bakalım deyip geçiştiriyorum hep.eşim zamnanında böyle yaptığında beni oyalıyormu acaba annesinin dediğini yapacakta diyordum.çok karışacak bize heralde diyordum ama hiç öyle olmadı.şükür.
bir isim konusu da böylece bitti.kız olsaydı bebek kavga çıkacaktı heralde.kv nin şekeri çıkacaktı.üzüntüden hasta olacaktı filan.neyseki kurtuldu hasta olmaktan :)))

bu arada benim babamda isminin konulmasını ister.biz iki kız kardeşiz .kardeşim daha bekar.
babamın adı da dedesinin adı.ama babam benim adımı koy demez.istediğini ben bilirim içinden.
soyu devam ettirmek adına mı böyle düşünüyorlar bilmem.ama soy böylemi devam ettirilir.ya da soyun devam etmese ne olur.kraliyet soyundan sanki:))))
gerçekten anlayamıyorum isminin konulmasını isteyenleri..senin adın olsa ne olur olmasa ne olur.çokmu beğeniyorsun adını.çok mu önemli hissediyorsun kendini.bebeğime senin adınla seslenmem hoşuna mı gidecek.ne yani.??kızıyorum da.sen yaşadın ve gidiyorsun.benim çocuğumun adı niye senin adın olsun ki.üstelik diretenlere yada isim koymada hak iddia edenleri dövesim geliyor.

annesi bilir bence çocuğuna en iyi ismi.hatta herşeyi.9 ay karnında taşı,bulantılar,kilolar,emzirme,hastalandığında perişan ol,doydumu,açmı kaldı,şu besini almazsa ne olur diye diye beynin patlasın.taa uzaktan biri hak iddia etsin üstünde.

hamileliğin etkisi mi bilmiyorum ama bazen bir çocuğun sadece anneye ait olduğunu düşündüğüm oluyor.bizim babamız pek ilgili olmadığından mıdır nedir bu konularla zamansızlığı yüzünden ben bu konuda böyle düşünüyorum.gerçekten onların yapabileceği şeylerde sınırlı.isteselerde bazı şeyleri illaki anne yapabilir.
durum böyle olunca bir anne çocuğuyla ilgili ne söylüyorsa öyle olmalı.

örnek vereyim hemen.yiğiti bu sabah kaldırdım.üstünü giydirdim.1000 tane soru arasında.gitmicemler arasında.sende geller arasında.çişini yaptırdım.süt ısıttım bebe bisküvisi ile yedirdim.çantasını hazırladım ve çıktık kapıdan.asansörde ağlamasına ben eşlik ettim.bin laf anlatarak servise bindirdim.arkasından düşünceler içinde kalan bendim.acaba ne yapıyor diye düşünen bendim.
ve eşim uyuyor.hiç sesimizi duymamıştır eminim.