18 Kasım 2011 Cuma

23+4


23 bitti.23+4 den devam:)
valla hızla geçiyo bugünler.neden mi?? çünkü yiğit var.kuzum bütün akşamımı dolduruyor.eşim zaten 14:30 da işe gidiyor.16:30 da da yiğit geliyor.o gelene kadar evi topla,yemek yap derken vakit geçiveriyor..

bu günlerde bazı sıkıntılarım var.yiğite hamileliğimin son günlerinde sağ popoma inanılmaz bir ağrı saplanıyordu.yürümek,hareket etmek eziyetti.
şimdi isa sağ popoma hafif olara ,bacağımın çamaşırıma yakın iç kısmına ise şiddetli olarak ağrılarım var.ağırlaşmakla birlikte normal sayılan bu ağrılar erken geldi bana.yanlış pozisyonda yatmaktan,hareketsizlikten filan değil.nasıl bişey anlamıyorum.çok rahatsız ediyor.umarım ilerleyen zamanlarda bana çok çektirmez..
yerden bişey almak bana eziyet,o sebeple eşimi ve yiğiti organize ediyorum,yere bişey atmak yok.yerdekileri bana gitmeden kaldırıyorlar..eğer o gün iş yapmışsam gecesine ağrılarla uyuyacağım demektir.

kendimi şimdiden ağır hissetmeye başladım bile.kesin bir 4 kilo aldım.üstü ise kahvaltıma,su içmeme bağlı olarak değişiyorgün içinde.

çarşamba günü aile hekimliğinde kan verdim.tsh ye de bakılacak..perşembe yani dün de ünv. hastanesinde doppler usg vardı.organlarının ayrıntılı incelenmesi deniyormuş bu haftalar içinde.
yiğitte hep ayrıntılı ultrasonu olan bir doktora gittiğimden bunu bilmiyordum..
ayrıca o yiğitin doktoruna yine gidiyorum ben zaten.3 koldan inceleniyorum..
yiğitin o doktoru çok özenli bakıyor,bize anlata anlata her organını ,bilmediğimiz şeyleri bile uzun açıklamalarla anlatıyor ondan onu tercih ediyorum,ünv hastanesine gitme sebebim ise epidural doğum istemem.ünv.hastanesinde de epidural doğum yapacağım kısmetse....

minik yavru gayet iyi,sağlıklı,kıpır kıpır,etkiye tepkili...yan yatarken hafif karına bastırsam hemen haber veriyor.iki minik topukla düzgün yat uyarısı alıyorum:)))
sabah 7 de kalk uyarısı alıyorum,acıktım mı diyor yoksa abimi uyandırma zamanı kalk hadi annecim mi diyor bilemiyorum:))
geriniyor galiba içimde,rahatına düşkün bir oğlan olacak.ayaklarıyla ittiriyor artıca karşıdan da bakşa bir organ hissediyorum.yani sağ ve soldan iki hareket,geriniyor a bağlıyoum bende

artık yüzünü gözünü merak etmeye başladım.yiğite mi benzeyecek nasıl olacak.yiğit görünüş olarak tıpkı babası ama huy olarak tıpkı ben..bakalım bu yavru nasıl olacak..huy olarak zora alışmıştım yiğit sayesinde.böyle devam etse problem olmaz yanüü..değişik olmasından çekintiliyim ben:))

650 gr olmuş beyimiz:)

şöyle idrar kesesine doğru kroşeler var şuan da da:))

5 Kasım 2011 Cumartesi

22.haftalık oldum


artık küçük yavru kendini iyice hissettiriyor.sabah ben uyanmadan o beni uyandırıyor.''bende burdayım diyor''..sevgili abisi gibi sabah körcüsü olacak kesin ..yiğit 1 yaşına kadar hiç 07:00 yi geçirmedi.
bu fasulye de 07:00 ci.
hareketleri nasıl anlamadım.yiğit tık tık diye karın duvarıma vururdu.
bu yavrum ben otururken idrar keseme sert darbeler atıyor ve resmen içim bir hoş oluyor.karnımın hemen her köşesinde kendileri.neresi,nasıl hareket ediyor kestirmek mümkün değil.şöyle bir vurup kaçıyor gibi:)))))
aynı dakikalar içinde bir sağ tarafa vuruyor bir sol tarafa ve idrar kesesine fena bir çarpıyor ki aşağı tarafta ve bacaklarımı kapatacak kadar değişik bir durum hissediyorum.doktora kontrolde soracağım.bu ne demesi diye:))

karnım iyice çıktı.5,5 ayı tamamladığım şu günlerde tam tamına 4 kilo aldım.:( bu gidişlede daha çok alırım.acı,ekşi,tuzlu,tatlı,.. envai çeşit besini birlikte yiyorum .ekşi yiyorum arkasından tatlı bişey görünce onu canım istiyor.sadece yine et ve tavuk hiç hoş gelmiyor.onuda sebze yemeklerine yada baklagillere kattığım kıyma yada etle çözmeye çalışıyorum.yada tavuk suyu ile pişirdiğim çorbalarla..
balık ise yapmayı canım istemediği için haftada yada 2 haftada bir yapıyorum.o sebeple balık yağı kapsülüne başladım.elevit e zaten devam ediyordum.ve folic asidide bırakmıştım.bir arkadaşımın önerisiyle tekrar başlamayı düşünüyorum.
geçen pazardan 3 kilo mandalina aldım ve ertesi günü yiğit için sıyunu sıkayım dediğimde kalmamıştı.benim gözüm dönmüş şekilde yememden dolayı bitmişti.:)
insan 2 tane ayırmazmı çocuğa:)

sabahları haftada 4 gün 40 dk yürüyüş yapıyorum.çok iyi geliyor.hava alıyorum sabah sabah.geçen seneki yürüyüş arkadaşlarım henüz hamile olduğumu anlamıyorlar.ben söyleyince yavaşlıyoruz onlarla:)

sanırım tüm hamilelik boyunca en rahat olacağım dönemdeyim.ilk 4 ay  bulantılarla geçti.sonrasında bu rahatlama dönemim.1 ay sonrada ağırlaşacak ve yavaş yavaş orama burama giren sancılarla uğraşacağım galiba.
şu an, her işimi rahatlıkla görüyorum ve kuş gibi hissediyorum kendimi şükür.hatta hamile olduğumu unutup koşar adım yapıyorum çoğu işimi.komşularım şaşkınlıkla bakıyorlar:)böyle gitmesini umuyorum hep.

31 Ekim 2011 Pazartesi

39 aylık YİĞİT

artık yürüyor,konuşuyor,şunları dedi,bunları dedi diye yazamayacağım için ;
geçen perşembe sahil
anaokuluna tam anlamıyla alıştı.ve bu beni çok mutlu ediyor.sabah benden önce kalkmamışsa ben kaldırınca anne nereye gidiyorum diyor''okula'' cevabını alınca tamam diyor, servise binerken beni 5-10 defa öpse de hiç problemsiz gidiyor.okuldaki ufak tefek şeyleri de ben sormuyorum artık öğretmene yiğit kendi anlatıyor.
bir kaç gecedir uykusundan ağlayarak sitemli uyanıyor.uykusu çok defa bölünüyor.ben yanındaysam nasibimi alıyorum.ya bir vurma ya bir sert dönüşle ..karnıma yastık koyuyorum ki tekme atmasın diye.
sabah beni yanında bulamamışsa anne neden kalktın yanımdan diyor.
açıklamayıda kabul etmiyor.
aslında yatağını odasını çok seviyor.bende yanında yatınca birlikte sıkışıyoruz,kolum bacağım uyuşuk ve ağrı içinde uyanıyorum.o da istediği gibi dönemiyor,yastığın altına kafasını koyup yatamıyor filan ama benimle yatmak istiyor yinede:)

hafta sonları sadece evde geçmiyor bunu anladım.
geçen perşembe eşim izinliydi denize gittik.sahilde vakit geçirdik.meyve adık yanımza,yiğit denize taş attı.
cuma 29 ekim di.toplu olarak şiirlerini söylediler((atatürk yoktu)) sonra eve geldik..parka gittik
cumartesi çarşıdaydık.lcw park,gezdik dolandık.
pazar tiyatroya gittik.sonrası nurturia annelerimle 2 yaş kutlaması yaptık.çok dolu ve güzel vaktilerdi..
yiğit tiyatroda (pinokyo)


nurturia 2 yaş günü kutlaması(lara balık evi)




 İnanç ın ballı Teo su ve Yiğit sevgi selinde
yani dolu geçince hafta sonu batmıyor.ama sadece evdeysek,küsmeler,sitemler,sen konuşma,gülme anne,seni sevmiyorum,odana git sen.benim odama gelme sakın.diye diye beni öldürüyor akşama kadar aynı muhabbetler.çoğu zaman bende sakin yaklaşıyorum.hatta bişey demiyorum kendiğilinden düzeliyor ama bazen de bende sinirleniveriyorum.olmadık yerde kendini yere atınca bende sakin kalamıyorum...

çoğu zaman arkadaş bana.yolda giderken sohbet ediyoruz.birden yolda durup sana sarılcam annecim diyor.
eşim işe giderken 'oğluuumm diye seviyor ve yiğitte aynı tonda'' babaaammm diyor.çok hoşlanıyoruz bu durumdan
geçen eşim banyoya girerken benden havlu istedi yiğitte kendinden istendiğini sandı ve ' git kendin alsana baba ama dedi.biz bakıştık.benim lafımdı genelde bu.havlular banyoda ve genede benden istiyor adam diye kızardım eşime..anladımki kapıyor birileri.tüm kelimeleri tonlamasıyla birlikte kayda alıyor.

okulda deve cüce öğrenmişler,bildiği şarkıları iyice pekiştirmiş.yeniden söylüyorlar galiba orda.hoşuna gidiyor.daha bir bilerek söylüyor.sarkının sözlerinin anlamınıda düşünerek söylüyor.pazara gidelim,bir gün birgün bir çocuk  filan gibi..evde durmadan bunları söylüyor.
okula başladı başlayalı sabahları 1 bardak süt içiyor.yiğit 22 ay anne sütü aldı ve sonrasında asla inek veya keçi sütüne alıştıramamıştım.biraz zorlama biraz da tv yardımı ile süt içiyor artık.ama ben içiriyorum ve hiç istemiyor.ben ısıtıp getirince iteklemeyle.bunada şükür.

saatler geri alındı ve sabah iyi oldu aslında uykusunu alarak kalkıyor ama akşam okuldan gelince hava kararıyor ve dışarı çıkmaya vakit kalmıyor.9 da uyuyor yiğit ve 5 te gelince 4 saat vakit geçirmek zor oluyor.sıkılıyor aynı şeylerden .tabi bende..

işte 39 aylık yiğit böyle.daha çok ayrıntı var.ne kadar çok bilinçli oldu,nasılda büyük adam edalarında konuşmaları ve halleri var.şaşırtıcı sorular ve cevaplarla adeta büyük gibi.
ama nihayetinde huysuzlularını,yanlış davranışlarını,diretmelerini de hesaba katarsak o henüz 3 yaş 3 aylık.daha doğalı bu kadar yıl oldu ve ne kadar büyük,şeyler katettik.
annelik çok zor ve harika bişey.
2 . defa yaşayacağım.hem gözüm korkuyor,hem heyecendan ölüyorum







29 Ekim 2011 Cumartesi

gözümün döndüğü anlar var...

şöyle bir içimi dökesim geldi..

yaklaşık 1 aydır benim çamaşır makinesi çalışırken evin içinden jet geçiyoruş gibi oluyordu.sallanıyordu .
beni bilen bilir,herşeyi yıkayan,bir giydiğini asla ikinciye yıkamadan giymeyen ve çocuğuna -kocasına da giydirmeyen biriyim.hiç balkondan çamaşırım eksik olmaz.katlanacak hep bir kurumuşlarım vardır....
ve benim makinem bozuldu...
eşim çağıralım tenik servis diyordu da ben geçiştiriyordum,sonunda çağırdım cuma gün.
bilmem nereleri bozulmuş da götürdüler makineyi,ve bugün getirdiler.(((
ne kadar çok sevindim,zira yiğitin çok birikti,benim ki keza öyle,hafta sonu diye nevresim takımları geldi çocuğun okuldan ve napcaz,yarın da pazar.öff
kurdular makineyi ve denediler,bingo!!! çalışmıyor .denedi 1 saat kadaradam .bişeyleri taktı takıştırdı olmuyor.gene götürdüler makinemi.ne kadar çok sinir olduğumu anlatamam....
birde sonrasında eşimle konuştum,işyerindeki teknik servislere sormuş bu kadar para edermiydi diye.ederdi demişler ve dahası da var,o arızalar hep tekrarlar,yeni makine alsanız daha iyi edersiniz demişler..valla bağırasım geldi avaz avaz..ha tamir ücretide 250 tl ..
arkadaşım getir ben atarım dedi de valla mecburiyetten yiğitin birkaç eşofman altını ve nevresimlerini verdim.yıkıyor şimdi..

ve bugün......
misafiri çok severim ama cinlerim tepemdeyken ve çat kapı yapıldığında biraz değişebiliyorum....
eşim tam işe gidecek ve onun arkasından yiğitle dışarı çıkacağız ve uzun bir yürüyüşün ardından bişeyler almam gerekiyor..
yemek hazırladım ve yiğit babasını gördü diye şımarıklığın dibinde avazı çıktığınca evin içinde bağırıp koşturuyor.bende onu doyurmak ve kendim bişeyler yemek için çaba sarfederken kapı çaldı.kim o dedim.benim dedi.sen kimsin kardişim??neyse geldiler.asansör açıldı .yan siteden sadece bir merhaba dediğim bir kadın.aylardır da görmedim.annesindeymiş meğer.sadece bu paylaşımımız olmuş.napıyosun dedi ,tabi 2,5 yaşında nerdeyse yiğit kadar hareketli ve henüz laftan anlamayan bir oğlu var.
ben yemek yiyoruz işte ve dışarı çıkacaktık biraz sonra dedim ama yinede geçmek istedi içeri kadın.arkasından çocuğu hemen yiğitin odasına daldı ve 4 oyuncak sepetinin tersini çevirdi.yiğit deli oldu.napıyorsun güzel davran oyuncaklarıma dedi.
habersiz gelmiş oldukları için oyuncaklarından en değer verdiklerini ve kırılınca kıyametler kopacak şeyleri kaldıramadım.doğruca büyük helikopteri kapmış çocuk ve pervanesinden birini koparmış.ben yetiştiğimde yiğit çok sinirlenmiş bağırıyordu.çocuk ondan yırtıcı oynamak için cebelleşiyor ve anneside aval aval bakıyordu.ayriyeten de bıktım bu çocukların oyuncak kavgalarından diyordu......
aynı anda bu hengamede yemek yiyemedim,çocuğum yemek yiyemedi,yiğiti yemek yemesi için mutfağa aldım.çocuk içeriyi talan ediyordu.al sende çocuğunu buraya yemek yesin diyorum dinlemiyor kadın.kırmış birsürü arabasını yiğitin.
ben karnımdan eğilemiyorum dağıtmasak oyuncaklarımızı diye yiğite söyleniyorum yiğitim zavallım bakıyor bana.hala alınmıyor birileri.yemeğe oturdu kadın ve hiç çocuğuna bişey demiyor.ben gidip tatlım oyuncakları dağıtmıyoruz ,salonda bir iki bişey oyna hadi dedim.ağladı çocuk.kadın gelip bişey demedi bilyormusunuz...
benim cinler daha fena geldi.
yiğit kovuyor bunları,anne dağıttı evimizi gitsinler diyor,kadın gülüyor.
ben iyice gerildim,ne yiğit ne ben,ne eşim bişey yemedik ve dışları çıkacaktık.arkadaşım bekliyor bizi.eim işe aç gitti.
çocuğum aç aç çıktı evden
gelen hanım evimi talan ettirdiği çocuğunu alıp biz gene geliriz diyerek gitti.
arkasından oturup bir güzel ağladım
eşim alma o zaman eve dedi çok bilmiş çok bilmiş.
karnımdan eğilemiyorum,yere oturup zor oluyor toplamak,ve olan şeye bak ya.aylardır görmediğim biri evime geliyor ve benim zaten tepemde olan aklımı dahada tepeme çıkarıyor...

şimdi tanrı misafiri diye düşünenleriniz olacaktır.bende öyle diyerek kendimi sakinleştiriyorum ama inanın görseniz halimi.değer verdiği oyuncaklarının kırılmasına çok çok üzülen oğlumu görünce dahada sinir oluyorum...
neyse ben güzel bir uyku çekeyimde saknleşeyim.yarın çok güzel bir gün bizi bekliyor.
yarın güzel nurturia annelerimle buluşacağım,tiyatronun ardından,bir restorana gidip pasta keseceğiz filan,ayrıntılar fotolarla gelir..

24 Ekim 2011 Pazartesi

20. haftayı bitirdim

yarı yarıya düşürdük gebeliği. 20. hafta da bitti.
artık karnım bariz çıktı.ve 2,5 kilo almışım net.boğazım fena halde açıldı.
hala bulgur pilavı,pirinç pilavı ve makarna yiyemiyorum.ama olsun.zaten lazım da değil.
onun yerine sabah 2 simitle yarım kilo peynir,domates-salatalık,100 zeytin ve sahanda 2 yumurta,bal  yiyebilirim ..işte bende kilo yapacak şeyler de bunlar.
çikolata yok,abur cubur zaten yemem.bisküvi tarzı yiyecekler midemi kaynatır oldum olası.e peki nerden kilo alıyorum diye düşününce bu kahvaltılıklar karşıma çıkıyor.
balık yemek istiyorum,ama yapacak birilerini de istiyorum.kendim yapınca birden iştahım kesiliyor.
eti oldum olası olsada yesem dememişimdir,ama bu kahvaltılıklar varya işte bana en büyük kilo sebepleri..
kısır yapıp 5 tabak yiyorum,yanına yine kahvaltılık,sahanda yumurta ise her öğün tüketebilieceğim bir şey..

birde arada fast food yiyorum.yiğitte hiç kola,fast food tüketmemiştim.ama bu yavruda normal hayatımdaki  gibi besleniyorum.yani çok dikkat etmeyerek.burger king işi soslar dan da yiyorum.sabahları süt içiyorum 1 bardak ve normal oranda su tüketiyorum.çok su içmiyorum yani.1,5 litreyi geçmiyordur.
yiğite hamileliğimde göbeğimde çatlak yok denecek kadar azdı.sadece yanlarda 1-2 bişeydi.ama 23 kilo almasam olarda olmayacaktı demekki:(((
bu gebeğimide ise 10 kilo fazlayla başladığım için göbeğimi ve bacak kısmını hep nemlendiriyorum ,inşallah yine az hasarla kapatabilirm:))
gerçi çok önemi yok bunların,güzel bir doğum olsun,bebek sağlıklı olsun gerisi kabul edilecek şeyler fakat hepsini düşünüyor işte insan:))


benim bu ikinci yavrunun hareketleri hissedemeyeceğim kadar az.o kadar ki yani,geçen hafta doktora gitmeyi düşündüm.tıkabasa bişeyler yediğim halde hareket etmedi.tam hazırlandım gideceğim hissettim hareketlerini.
doktorum ultrasona bakarken yiğitin kaç kilo doğduğunu sordu.3.300 gram doğmuştu.1-2 hafta önde gördü karnımdaki bebeğimi.iri olacağa benziyor dedi.hani daha küçükse ,kasları gelişmemişse ondan hissedemiyorum hareketlerini diyeceğim ama yok o da değilmiş.sonra aklıma şey geldi.şimdi zaten kilolu başladım hamileliğime.(10 kg fazlayla)  göbek çevrem önceki gebeliğime göre daha yağlı.o da olabilirmi de diyorum..belki de daha uslu,uykucu bir bebek olacak diyorum....nihayetinde gayet sağlıklı giden bir gebelik,hareketleri de geç hissedivereyim..

daha hiç bir alışveriş yapmadım.sonlara doğru uzun kollu bodyler filan alacağım.yeni 1-2 zıbın takımı ,1-2 penye battaniye,alt açma battaniyesi,yeni nevresim takımı filan.topu topu alacaklarım bu kadar.yiğit yaz bebeği olduğu için alttan çıtlı askılı body ve bebek beziyle geçirdi tüm minikliğini..fakat yeni yavru kışa gelecek.nasıl olacak bakalım.değişik tecrübe olacağı için heyecenlıyım..

geceleri dönerken rahatsız olmaya hafiften başladım.uyanınca yiğit üstünü açtımı acaba diye birden kalkmalarım vardı.şimdi aniden kalkınca kasığıma ağrı girince hatırlayıveriyorum hamile olduğumu da usturuplu kalkıyorum yataktan.şükür uykularım düzene girdi.hatta çok uyumaya başladım diyebilirim.yiğitle 21:00 de yatıp ara ara kalkarak sabaha kadar uyuyorum.iyice dinlenmiş olarak kalkıyorum.

yiğit ara ara gelip kardeşim büyümedimi anne demeye devam ediyor.büyümedi annem diyorum.daha var diyorum.karnımın büyüdüğünün farkında değil.bendeki fiziksel değişiklik o na gayet normal geliyor galiba.hala onu kucaklıyorum.kaldırıyorum.ben uyutuyorum mecbur onu.olası tekmelerden kendimi korumaya çalışarak.çünkü iyi tekmeleri vardır.

işte 20. haftanın özeti bunlar.ilerleyen haftalarda görüşmek üzere..

21 Ekim 2011 Cuma

biraz daha kreş macerası

biraz daha kreşten haberler yazayım...

bu hafta pazartesi eğitime gittim yine.eşim bıraktı bizi.yiğit çantasını çeke çeke 'sende gel içeri'  dedi,sınıflara anne-babaların girmesi yasak,akşam evde görüşürüz dedim ve  kapıdan bıraktım ,problemsiz gitti sınıfına.çok hoşuma gitti.bende eğitime girdim onun arkasından.
sonraki günler zorlamayla bindi sabah servise.dün ve bugün hiç ağlamadan bindiriyorum  ve harika bişeymiş.onu gönderdikten sonraki stres beni mahvediyordu..ağlarken ''bana seni seviyorum de anneeee'',demesinimi yoksa ''sarıl banaaa'' demesinimi anlatayım.:)

okulda yine Caner in ona vurduğunu söylüyor ama bende vurdum diyor.öğretmeniyle ne zamandır konuşmamıştık sınıftaki hallerinden.bugün aradım tam da caner in ailesiyle görüşmedelermiş.az sonra o beni aradı..
yine kavga işleri devam ediyormuş.hafta başı kötüydü diyor.bir gün çok uyumlu,öteki gün bambaşka hırçın diyor kadın.çözemiyor o da.
biraz şikayet eder gibi konuştu,bende de sabır kalmıyor bazen dedi..
bende daha çok küçükler olabilir böyle şeyler diye yaklaştım bu sefer..ve hemen çark etti.tabi canım filan dedi.zamana bırakalım dedim.baktı netim o da alttan alıverdi hemen.
ayrıca 'belliki yiğite emek verilmiş,kendini ifadesi,olaylara yaklaşımı,eğitime ilgisi çok dedi.ama bu hırçınlık ve takıntıları da haledilek bişey dedi arkasından...

öğretmeni asıl arama sebebim'' yiğit dün gece sayıklayarak,ağlayarak uyandı hep.yanında yatmak zorunda kaldım.okulla ilgili sayıkladı durdu.gündüz olan olayları hatırlıyor galiba..
tutuldu her tarafım.göbekte büyüdükçe sığamıyoruz artık tek kişilik yatağa.sabah ağrılarla uyandım.
ama uyanınca herşey güzeldi.hiç terslenmedi yiğit.sütünü içti.6-7 bebe bisküvisi yedi .caillou seyretti 5 dk ve gönderdim.

kitap okuyorlarmış ve yiğit hepsini biliyormuş,kendini çok ifade ettiğini söyledi,huysuzluklarının yanında kendini öyle iyi anlatıyormuş ki karşılıksız bırakamıyormuş öğretmen ve diğer yardımcılar.
yardımcı kadınların bile bir seslenmeden,sevmeden geçemediklerini söylüyor öğretmen.
serviste de neşe kaynağıymış.en gürültücü,hemen kendini farkettiren bir çocuk fakat uyumlu da.tersleyen tüküren ama bir o kadar da sevilen çocuk..nasıl hepsini başarıyor bilmem.
servis şöförü ve hostes 'yiğit uykumuzu açıyor valla,bizi çok güldürüyor,eğlenerek gidiyoruz diyor''.valla benim çocuktan mı bahsediyorlar diye düşünüyorum bazen..herkese annemin karnında kardeşim var.ama uyuyor,büyümedi daha diyormuş:))

cumartesilerimiz güzel geçiyor ,ama pazar mutlaka bir arıza çıkarıyor.devamlı evdeyken neler yapıyormuşuz unuttum ben.nasıl başa çıkıyormuşum diyorum.tevekkeli değil depresyon aşamasına gelmem zaten.
eşimin olduğu gün kabusum.sürekli bağıran evin içinde koşturan bir çocuk oluyor.eşyaları yere atabiliyor,yemek yemiyor,abur cubur yemek istiyor.
babası da bunu hiç anlamıyor.hep ikisinin arasında köprü olmak zorunda kalıyorum.çok yoruluyorum.eşim vurdu kırdı filim izlemek isterken yiğit çizgifilm açalım diyor.ikiside birbirine kafa tutuyor.
ben arayı tv yi kapatıp oyun oynayalım demekte buluyorum.yiğit uyuyor eşip oflayıp pufluyor.yada ikisini dışarı gönderiyorum.yoksa bende çıldırma noktasına geliyorum.

bugünlerde bolca meraklı minik kartları oynuyoruz.yada suluboya..
dedesi yeni 3 tane iş makinesi oyuncağı aldı.elinden düşmüyor,gece karnıma battıda yataktan çıkardım.senmisin çıkaran..feryat figan geri aldık koynumuza ..

bizden haberler böyle..

18 Ekim 2011 Salı

canım gitti..

duygusallığın tavan yaptığı şu dönemimde hiçbir maddenin önemsizliğini bir kez daha anlamış bulunuyorum.

17.10.2011 de kardeşim,canım,herşeyim maldiv adalarına gitti çalışmak için.
aslında iyi de yaptı,kariyer yapsın,yurtdışına gitsin gezsin görsün.ama kalbime geçiremedim işte hala..canım gitti,canımdan can gitti..
önce koskocaman bir valiz hazırladı,hala alamadıkları ,sığdıramadıkları vardı.sonra vazgeçti,havası nasıl olsa hep yazmış,minik bir valize doldurdu eşyalarını,laptopunu,fotoğraf mak. aldı yanına.
o kadar takısı,kremleri,kıyafetleri,ayakkabıları herşeyleri kaldı,3-5 şort,3-5 tişört le gidiverdi.
hayat herşeyin güzelini versin güzel gözlüme,,..
 maldivler çok güzelmiş,hele gideceği otel muhteşem...kısacası 1 yıl görüşemeyeceğiz ve onu şimdiden özledim..sanki kardeşimde benim çocuğummuş gibi hissederdim hep.6 yaş küçük benden ve bebekken ben bakardım ona.sanki yiğit gitti uzak biryere ve ben o kadar buruk kaldım geride...
hala odasını toplamadım.yatağını bozmadım,çıkardığı kıyafetleri aynı yerinde,tokaları banyoda,kaldırmaya toplamaya bir türlü içim elvermiyor..dün sabahın köründe çıktım evden ve akşam geldim.aklımda durmasın diye..
gideceği günün gecesinde yiğite kitap okudu,yiğit yarında bunu oku dedi ona.ve ben muslukları açıvermiştim.

öğlen taksiye bindirip gönderdik eşimle.eşim işe gidiyordu ve havaalanı bize uzak,geri gelmem çok zor ve aynı anda fırtına ve yağmur başlamıştı.yani gidemedim yolcu etmeye..
hiç gitme diyeceğimi düşünmezdim,gitme dedim ona,ben bu hormonlarımla ne edicem..gitti eşimle eve geldik ve o gün hiç konuşmadım.dudaklarım titredi durdu,gözlerim kızarığı hiç geçmedi...
inşallah hayırlısı olur onun için bu uzak kalmamız..


17.10.2011-13:00