14 Aralık 2011 Çarşamba

gebelik günleri...27+2


27 +2.
günler nasıl hızlı geçiyor.yiğitçimin sayesinde hiç boş kalıp bir kendimle başbaşa kalmıyorum.sıkılmaya hiç vaktim yok..
kuzum hasta.ama nasıl hasta....

birlikte 1,5 ay bir hastalık dönemi geçirdik.ben iyileştim benden sonra 2 defa daha ataklı hastalandı.1 defa antibiyotik kullandı..ve 3. defa yine öksürüğünü geçiremeyince aile hekimliğine değilde devlet hastanesindeki çok sevdiğimiz bir doktora gittik..her gittiğimizde yiğiği tombişim diye seviyor ve yiğitte o kadar olgun sohbet ediyor ki onunla hemşiresi izin versek yiyecek oğlumu:)

geçiremedik öksürüğü deyince kandan alerjisi varmı diye baktı..ve var..0-60 olan değer yiğitte 76 çıktı.artık ayrıntısını bilmiyorum.alerjik bir şurup yazdı.ve burun açıcı ,antibiyotik yazdı birde yanına.birde kanı hafiften düşük.kan ilacı kullanacağız...

e karnımdaki kuzuma gelince...göbeğim öyle büyüdüki..e kendimde karnım,belim,kalçam genişçe olduğundan oldukça geniş bir gebe görünüyorum..hayırlısı...

bugün itibari ile 8 kilo aldım..oldukça fazla..
çünkü ilk 4 ay hiç kilo almadım.ve bu 2,5 içinde 8 kilo almış olmam oldukça üzücü.ama kan hapı,elevit,balık yağı kapsülü ve tiroid hapı kullanmam iştahımı fena açtı..önümde rahat 2,5ay var ve ayda 3 kilo alırım diyorum.yaklaşık 17 kilo ile bitiririm ..böhüüü fazla ama olabilecek şeyi söylüyorum..aslında sınırlarımı ne geniş tutuyorum farkındamısınız..aç gözlüyüm,açımya her dakka ondan geniş tuttum:))

yavrum oldukça hareketli.özellikle idrar kesesine yaptığı darbelerle meşhur olacak bu yavrum.

.ismi konusunda ise karar vardık...
ben Tunç istiyordum.kısa isim tercihimdi.ve Ayaz ismini de beğeniyordum...ve eşim Ayaz a sıcak bakıyordu.bende ısrar edecek gücü kendimde bulamadım.birde Tunç ismine hitap şeklinde zorlanacağız diye düşündüm kendimce ve eşime bıraktım..yani yavrumuzun ismi Hasan Ayaz olacak.çok büyük ihtimalle.
ben ki anne-baba isimlerinden hoşlanmayan biri olarak birinci oğlun ismi Ali Yiğit olunca ,ikincisi de Hasan Ayaz olacak..kendimi alıştırıyorum şimdiden:))

2 Aralık 2011 Cuma

şikayetler,baş ağrıları,iç boşaltmaları,,çocuk çocuk çocuk

insan herşeyi doğru yaptığını düşünürken ortalık yanlışlarla doluysa ne hisseder??
valla ben bu çocuğumu 22 ay emzirdim diye böbürlenirken şu an beslenmesinin sıfır olduğunu görmek içimi burkuyor, hemde çok..
bak buraya yazıyorum karnımdaki yavruya 6 ay sadec anne sütü filan demicem 4 aydan itibaren ne bulursam yedircem.
-biraz önce yiğitin öğretmeni ile konuştum.
sabah okula gitmeden 3 çeşit şurup içirmek zorundayım ve aç içmesin diye kek ve süt içirdim.arkasından şurup içirdim ve hoop hepsini geri kustu,üstünün kusmuk olmasına mı üzüleyim,şurubu kustuğuna mı, yedirdiklerimi kustuğuna mı,ve aç/ilaçsız okula gittiğine mi yanayım...üstüne okuldaki kahvaltılıklarıda yemiyor(muş) ..

akşam okuldan gelince karın bel açık geliyor.kendi çişini yaptığından atleti içine koyamıyor.kontrolde edilmiyor anladığım kadarıyla.sonuç hastalık.bel-göbek açık geliyor eve.öğretmenine söyledim bir kontrol edin diye.

ve kadın başladı anlatmaya..
-evde ne yiyor yiğit dedi. evde ne pişerse dedim.evde elimden geldiğince iyi beslediğimi düşünüyorum kendimce.
okulda önüne ne koyulursa oyun oynuyormuş yiyecekle,yemeğin içine tükürüyormuş,hatta ileri gidip arkadaşlarının yemeklerinin içine tükürdüğü oluyormuş. kadın kızmakta haklı değilmi.laftan da anlamaz benim bu oğlum.yapma demekten alınmaz hiç..off ya ben nerde neyi yanlış yaptım..
ancak ve ancak ses mi yükseltmek lazım yapmaması gerekeni duymasını sağlamak için...
nasıl baş edilecek bu çocukla.

-okulda hiç çorba,peynir,sulu yemek,et yada sebze,domates,zeytin yemiyormuş...içecekleri hiç içmiyormuş..kahvaltıda sadece salatalık ve ekmek yiyormuş...öğlen de yada pilav ve makarna....ALLAHIM DELİ OLACAĞIM. önüne koymadan soruyormuş kadın yiyecekmisin diye.yiyeceğim diye alıp yemiyormuş,üstüne de tükürük yada yere atma oluyormuş....
ne var bunda diyebilirsiniz..e diğer çocukların hepsi yiyormuş yemeklerden.
diğer çocukların çalışan anneleri var.nasıl aşılandı bu yemek konusu.oynayıp,içine tükürmesi nasıl aşılacak.

evde kurallarımız sökmüyor.
çok canım sıkıldı çok.
bunların üstüne ben bir çocuk daha yapıyorum..
ve bu da erkek..

evde pişen yemeklerde evde ben yedirirsem yiyor.
kadın yiğitin çok kötü beslendiğini düşünüyor.evde nasıl peşine pervane olduğumu görse şaşırırdı.
hele de benim iyi beslediğimi düşündüğümü görse ,emzirdim bolca diye böbürlendiğimi görse ne düşünürdü bilemiyorum..
dün arkadaşım pazardan 3 klo avokado aldı.oğlu kahvaltıda 1 tane mutlaka yiyormuş.gün içinde de istediği oluyormuş.1 nar suyu içiyormuş..
2 lokma sağlıklı şeyi yedireceğim diye göbeğim çatlıyor benim....

40 ayını dolduran bir çocuk için gerideyim değilmi::.............

içimi boşalttım ,gidiyorum...başım çatlıyor...sevgiler

25 Kasım 2011 Cuma

İÇİMDENGEÇENLER

bugünlerde bir sevgi böcüğüyüm sormayın..oğlumu çok özledim bugün kreşteyken..

benim çamaşır mak.gene arıza yaptı.Geldiler ve yaptılar,oğlanın nevresimlerini istemiştim perşembe akşamı ((cuma belki götürürle mak. diye)) okuldan yıkadım ama kafa nerdeyse göndermeyi unutmuşum. ayrıcada tiyatrosu varmış okulda imzalanacak kağıt  varmış çantasına bakmadığım için unutmuşum.ikidir arıyor öğretmeni gönderecekmisiniz diye,eşimi apar topar gönderdim sabahın soğuğunda okula.battaniye+nevresimleride gönderdim..onun okulda kendi eşyalarından başka bişeyle uyumasına gönlüm razı gelmedi..eşim vardır orda bişey desede dikildim başına kalk diye..gözüm sulanıverdi birde.kalktı adam:)

ve ilk defa sevinçliyim yarın cumartesi diye.sabahı iple çekiyorum desem abartmış olmam:)

sonra geçtim pc nin başına resimlere baktım.ne kadar zamandır bakmıyorsam ne güzel resimleri varmış kuzumun.gün görmemiş şeyler de varmış.emzirirken filan.emmeyi bıraktırmadan önce resimler çekmişim.kocaman çocuk emiyor.22 ayında bıraktık emmeyi ve gidip gelip iki cok cok yapıyor.memeyi kapatınca arıza çıkarıyor filan.eşimle baktık fena hoşumuza gitti:)) 

sonra düşündüm ki yeterince tadını çıkaramamışım.oğluma bakarken aklım hep başka bişeylerle maşgul..resimleri çektiğim anları bile hatırlıyorum,ama hiç emzirmenin,oğlumun ne demeye çalıştığının önemi yokmuş..şimdi anlıyorum bunları..her yaptığı hereketi netten bakardım,huysuzuklarının bile bir tadı varmış....
tabi tadını çıkardım,sadece kendim baktım oğluma ben.ama yinede aklım hep başka biryerdeymiş,ev işlerine yetişmeye çalışmak,bir sonraki öğünü düşünmek gibi..

bugün kuzumu okuldan gelince kucağımda tuttum 1 saat.o da özlemiş mi ne,hiç itirazsız o da mayıştı,ellerini kafasını kokladım bol bol.bedenini kucakladım.ne kadar çok seviyorum bunu bir kere daha anladım,öyle bir sevgi değil ama tenini kokluyorum,nasılda sevdiriyor kendini:))

canım benim...şöyle bir 3 ay sonra sevgim ikiye bölünecek,yiğiti istediği gibi sevemeyeceğim,yan tarafta viyaklayan başka bir canımıniçi olacak birde...allaha dua ettim bütün gün ..bana sabrımı versin,tadını çıkarma imkanı versin,kötü duygular ve bedensel rahatsızlıklarla uğraşmayayım diye....hiç kötü düşünmüyorum hiçbirşeyi aslında..

22 Kasım 2011 Salı

ohh miss...

geçen hafta cuma annemlere gitmeye karar verdim.çünkü annemi şuracıkta olmasına rağmen 1,5 aydır görmedim.çok özledim..en önemlisi de yiğit çok özledi.annemlerin evini çok özledi..otla çöple oynamaya,tavuklara bakmayı özlemişti.topladık tası tarağı gittik.

o zamana kadar arada gelen bacak içi ağrım yolda azmış olacakki arabadan inince muhteşem bir ağrım oldu.annemlere gidince yattım bütün hafta sonu...

yiğit...yiğit gider gitmez sesini duyurmak,dikkat çekmek için fazlaca gürültücü oldu.1 saat içinde herşeyi karıştırdı annemlerde.her odayı didik didik gezdi..ve sonra eve gidelim demeye başladı:)   yaptıkları karşısında dayanamayınca sesimin yükseldiği anlar oldu..annem şaşırdı kaldı yiğite..
babam gelince işten güreştiler,ama az sonra kavgaya başladı yiğit.en ufak şeyde git dedim,seni sevmiyorum lafları havada uçuştu..oysaki bunları hallettik sanıyordum.son zamanlarda o kadar uyumlu(yuz) ki sormayın.okulda ,dışarıda heryerde fazlasıyla iyiyken annemleri görünce bunları yapması beni çok fazla şaşırttı,üzdü..

cumartesi çok işimiz vardı..annem tarhana yaptı.kaç zamandır canımın çektiği anne gözlemesi yaptı..off ne mühtişti öyle.) yiğit arızaya devam etti tabi.bu halimde bir yukarı bir aşağı çıkarttı beni.
salıncağı beğenmedi,yardım edin demiş duymadık,çay bisküvi yemek istemiş annem eli işte gidip onu yapmaya koşturdu.bunlar yetmezmiş gibi misafir geldi. her kafadan bir ses çıkmaya başlayınca annemin kafası attı.yiğit üstüne tükürmeye başladı,ayakkabısını fırlattı herkese......daha neler neler.kaç defa demir kapıyı çarptı çok hızlı..eli sıkışsa kesin çok büyük zarar görürdü yavrum.ama anlatamadım,sesimi duyuramadım bir türlü ona.kızmak,ses yükseltmekte hiç işe yaramadı,çok alttan almakta işe yaramadı..resmen bunalımdaydı hafta sonu...
eve gelince o akşamda devam etti arıza.pazartesi sabah okulda küçük bir arıza çıktı ama neyseki normale döndü sonra.
neyse ben fotolara gireyimde biraz soluklanın..


annecimin tarhanası.ıslak hali tabi bu.kurutup toz haline getirecek..

canınız çekmesin..sacda gözleme yaptı annme bana özel:)

bunlar sadece kıymalı değil,peynirli de var.
birde toz tarhana böreği yapar annem.müthiş olur gerçekten...

annemlerin mısır tarlası.şu an tam yemelik.getirdim eve biraz da.yiğit doymuş olduğundan buzluğu boyladılar:)

annemlerin evi 2 katlı müstakil ev.önünde bir dönüm arazi var.yemelik herşeyi buraya diker annem.
tavuk besliyor,yiğitin yumurtaları hep ordan gelir taze taze köy yumurtası.bende otlanıyorum artık:)

bunlara herkes farklı birşey diyor.bizim buralarda amme denir.ben severek yiyorum.1 tane yesen akşama bişey yeme.fena şişkinlik yapıyor..bu arada fazlası nasıl saklanı bilen varsa bir söylesin???

bıldırcın yumurtaları....bunlar bizim kuş dükkanından..eşim 15 tane bıldırcın aldı.bize yetiyor yumurtaları..yiğit hiç sevmedi ama rada kakalıyorum omletin içine:)

e daha ne olsun..hamilelik ve çocuktan farklı bişeyler yazayım dedim ama olmadı yiğiti gene kaktırdım aralarda:)))

18 Kasım 2011 Cuma

23+4


23 bitti.23+4 den devam:)
valla hızla geçiyo bugünler.neden mi?? çünkü yiğit var.kuzum bütün akşamımı dolduruyor.eşim zaten 14:30 da işe gidiyor.16:30 da da yiğit geliyor.o gelene kadar evi topla,yemek yap derken vakit geçiveriyor..

bu günlerde bazı sıkıntılarım var.yiğite hamileliğimin son günlerinde sağ popoma inanılmaz bir ağrı saplanıyordu.yürümek,hareket etmek eziyetti.
şimdi isa sağ popoma hafif olara ,bacağımın çamaşırıma yakın iç kısmına ise şiddetli olarak ağrılarım var.ağırlaşmakla birlikte normal sayılan bu ağrılar erken geldi bana.yanlış pozisyonda yatmaktan,hareketsizlikten filan değil.nasıl bişey anlamıyorum.çok rahatsız ediyor.umarım ilerleyen zamanlarda bana çok çektirmez..
yerden bişey almak bana eziyet,o sebeple eşimi ve yiğiti organize ediyorum,yere bişey atmak yok.yerdekileri bana gitmeden kaldırıyorlar..eğer o gün iş yapmışsam gecesine ağrılarla uyuyacağım demektir.

kendimi şimdiden ağır hissetmeye başladım bile.kesin bir 4 kilo aldım.üstü ise kahvaltıma,su içmeme bağlı olarak değişiyorgün içinde.

çarşamba günü aile hekimliğinde kan verdim.tsh ye de bakılacak..perşembe yani dün de ünv. hastanesinde doppler usg vardı.organlarının ayrıntılı incelenmesi deniyormuş bu haftalar içinde.
yiğitte hep ayrıntılı ultrasonu olan bir doktora gittiğimden bunu bilmiyordum..
ayrıca o yiğitin doktoruna yine gidiyorum ben zaten.3 koldan inceleniyorum..
yiğitin o doktoru çok özenli bakıyor,bize anlata anlata her organını ,bilmediğimiz şeyleri bile uzun açıklamalarla anlatıyor ondan onu tercih ediyorum,ünv hastanesine gitme sebebim ise epidural doğum istemem.ünv.hastanesinde de epidural doğum yapacağım kısmetse....

minik yavru gayet iyi,sağlıklı,kıpır kıpır,etkiye tepkili...yan yatarken hafif karına bastırsam hemen haber veriyor.iki minik topukla düzgün yat uyarısı alıyorum:)))
sabah 7 de kalk uyarısı alıyorum,acıktım mı diyor yoksa abimi uyandırma zamanı kalk hadi annecim mi diyor bilemiyorum:))
geriniyor galiba içimde,rahatına düşkün bir oğlan olacak.ayaklarıyla ittiriyor artıca karşıdan da bakşa bir organ hissediyorum.yani sağ ve soldan iki hareket,geriniyor a bağlıyoum bende

artık yüzünü gözünü merak etmeye başladım.yiğite mi benzeyecek nasıl olacak.yiğit görünüş olarak tıpkı babası ama huy olarak tıpkı ben..bakalım bu yavru nasıl olacak..huy olarak zora alışmıştım yiğit sayesinde.böyle devam etse problem olmaz yanüü..değişik olmasından çekintiliyim ben:))

650 gr olmuş beyimiz:)

şöyle idrar kesesine doğru kroşeler var şuan da da:))

5 Kasım 2011 Cumartesi

22.haftalık oldum


artık küçük yavru kendini iyice hissettiriyor.sabah ben uyanmadan o beni uyandırıyor.''bende burdayım diyor''..sevgili abisi gibi sabah körcüsü olacak kesin ..yiğit 1 yaşına kadar hiç 07:00 yi geçirmedi.
bu fasulye de 07:00 ci.
hareketleri nasıl anlamadım.yiğit tık tık diye karın duvarıma vururdu.
bu yavrum ben otururken idrar keseme sert darbeler atıyor ve resmen içim bir hoş oluyor.karnımın hemen her köşesinde kendileri.neresi,nasıl hareket ediyor kestirmek mümkün değil.şöyle bir vurup kaçıyor gibi:)))))
aynı dakikalar içinde bir sağ tarafa vuruyor bir sol tarafa ve idrar kesesine fena bir çarpıyor ki aşağı tarafta ve bacaklarımı kapatacak kadar değişik bir durum hissediyorum.doktora kontrolde soracağım.bu ne demesi diye:))

karnım iyice çıktı.5,5 ayı tamamladığım şu günlerde tam tamına 4 kilo aldım.:( bu gidişlede daha çok alırım.acı,ekşi,tuzlu,tatlı,.. envai çeşit besini birlikte yiyorum .ekşi yiyorum arkasından tatlı bişey görünce onu canım istiyor.sadece yine et ve tavuk hiç hoş gelmiyor.onuda sebze yemeklerine yada baklagillere kattığım kıyma yada etle çözmeye çalışıyorum.yada tavuk suyu ile pişirdiğim çorbalarla..
balık ise yapmayı canım istemediği için haftada yada 2 haftada bir yapıyorum.o sebeple balık yağı kapsülüne başladım.elevit e zaten devam ediyordum.ve folic asidide bırakmıştım.bir arkadaşımın önerisiyle tekrar başlamayı düşünüyorum.
geçen pazardan 3 kilo mandalina aldım ve ertesi günü yiğit için sıyunu sıkayım dediğimde kalmamıştı.benim gözüm dönmüş şekilde yememden dolayı bitmişti.:)
insan 2 tane ayırmazmı çocuğa:)

sabahları haftada 4 gün 40 dk yürüyüş yapıyorum.çok iyi geliyor.hava alıyorum sabah sabah.geçen seneki yürüyüş arkadaşlarım henüz hamile olduğumu anlamıyorlar.ben söyleyince yavaşlıyoruz onlarla:)

sanırım tüm hamilelik boyunca en rahat olacağım dönemdeyim.ilk 4 ay  bulantılarla geçti.sonrasında bu rahatlama dönemim.1 ay sonrada ağırlaşacak ve yavaş yavaş orama burama giren sancılarla uğraşacağım galiba.
şu an, her işimi rahatlıkla görüyorum ve kuş gibi hissediyorum kendimi şükür.hatta hamile olduğumu unutup koşar adım yapıyorum çoğu işimi.komşularım şaşkınlıkla bakıyorlar:)böyle gitmesini umuyorum hep.

31 Ekim 2011 Pazartesi

39 aylık YİĞİT

artık yürüyor,konuşuyor,şunları dedi,bunları dedi diye yazamayacağım için ;
geçen perşembe sahil
anaokuluna tam anlamıyla alıştı.ve bu beni çok mutlu ediyor.sabah benden önce kalkmamışsa ben kaldırınca anne nereye gidiyorum diyor''okula'' cevabını alınca tamam diyor, servise binerken beni 5-10 defa öpse de hiç problemsiz gidiyor.okuldaki ufak tefek şeyleri de ben sormuyorum artık öğretmene yiğit kendi anlatıyor.
bir kaç gecedir uykusundan ağlayarak sitemli uyanıyor.uykusu çok defa bölünüyor.ben yanındaysam nasibimi alıyorum.ya bir vurma ya bir sert dönüşle ..karnıma yastık koyuyorum ki tekme atmasın diye.
sabah beni yanında bulamamışsa anne neden kalktın yanımdan diyor.
açıklamayıda kabul etmiyor.
aslında yatağını odasını çok seviyor.bende yanında yatınca birlikte sıkışıyoruz,kolum bacağım uyuşuk ve ağrı içinde uyanıyorum.o da istediği gibi dönemiyor,yastığın altına kafasını koyup yatamıyor filan ama benimle yatmak istiyor yinede:)

hafta sonları sadece evde geçmiyor bunu anladım.
geçen perşembe eşim izinliydi denize gittik.sahilde vakit geçirdik.meyve adık yanımza,yiğit denize taş attı.
cuma 29 ekim di.toplu olarak şiirlerini söylediler((atatürk yoktu)) sonra eve geldik..parka gittik
cumartesi çarşıdaydık.lcw park,gezdik dolandık.
pazar tiyatroya gittik.sonrası nurturia annelerimle 2 yaş kutlaması yaptık.çok dolu ve güzel vaktilerdi..
yiğit tiyatroda (pinokyo)


nurturia 2 yaş günü kutlaması(lara balık evi)




 İnanç ın ballı Teo su ve Yiğit sevgi selinde
yani dolu geçince hafta sonu batmıyor.ama sadece evdeysek,küsmeler,sitemler,sen konuşma,gülme anne,seni sevmiyorum,odana git sen.benim odama gelme sakın.diye diye beni öldürüyor akşama kadar aynı muhabbetler.çoğu zaman bende sakin yaklaşıyorum.hatta bişey demiyorum kendiğilinden düzeliyor ama bazen de bende sinirleniveriyorum.olmadık yerde kendini yere atınca bende sakin kalamıyorum...

çoğu zaman arkadaş bana.yolda giderken sohbet ediyoruz.birden yolda durup sana sarılcam annecim diyor.
eşim işe giderken 'oğluuumm diye seviyor ve yiğitte aynı tonda'' babaaammm diyor.çok hoşlanıyoruz bu durumdan
geçen eşim banyoya girerken benden havlu istedi yiğitte kendinden istendiğini sandı ve ' git kendin alsana baba ama dedi.biz bakıştık.benim lafımdı genelde bu.havlular banyoda ve genede benden istiyor adam diye kızardım eşime..anladımki kapıyor birileri.tüm kelimeleri tonlamasıyla birlikte kayda alıyor.

okulda deve cüce öğrenmişler,bildiği şarkıları iyice pekiştirmiş.yeniden söylüyorlar galiba orda.hoşuna gidiyor.daha bir bilerek söylüyor.sarkının sözlerinin anlamınıda düşünerek söylüyor.pazara gidelim,bir gün birgün bir çocuk  filan gibi..evde durmadan bunları söylüyor.
okula başladı başlayalı sabahları 1 bardak süt içiyor.yiğit 22 ay anne sütü aldı ve sonrasında asla inek veya keçi sütüne alıştıramamıştım.biraz zorlama biraz da tv yardımı ile süt içiyor artık.ama ben içiriyorum ve hiç istemiyor.ben ısıtıp getirince iteklemeyle.bunada şükür.

saatler geri alındı ve sabah iyi oldu aslında uykusunu alarak kalkıyor ama akşam okuldan gelince hava kararıyor ve dışarı çıkmaya vakit kalmıyor.9 da uyuyor yiğit ve 5 te gelince 4 saat vakit geçirmek zor oluyor.sıkılıyor aynı şeylerden .tabi bende..

işte 39 aylık yiğit böyle.daha çok ayrıntı var.ne kadar çok bilinçli oldu,nasılda büyük adam edalarında konuşmaları ve halleri var.şaşırtıcı sorular ve cevaplarla adeta büyük gibi.
ama nihayetinde huysuzlularını,yanlış davranışlarını,diretmelerini de hesaba katarsak o henüz 3 yaş 3 aylık.daha doğalı bu kadar yıl oldu ve ne kadar büyük,şeyler katettik.
annelik çok zor ve harika bişey.
2 . defa yaşayacağım.hem gözüm korkuyor,hem heyecendan ölüyorum