
:))))))))))))
--Öncelikle huysuz, yaramaz, ya da bazı kibar insanların dediği gibi "aşırı hareketli" bir çocuğunuz olduğunu düşünmekten vazgeçin. Bu durum çocuğunuzun bir karakter özelliği değil, sadece içinde bulunduğu bir duygu durumu. Morali bozuk, düzelecek.
--Bunu fark (ya da kabul) ettiğinizde muhtemelen duyacağınız ilk duygu suçluluk olacaktır.
--Moralinin bozuk olma nedenini kestirebiliyor musunuz? Düzeltebiliyorsanız en hızlı çözüm bu olacaktır. Düzeltilebilecek bir şey değilse de hemen moralinizi bozmayın. Şartlarımızı değiştiremeyebiliriz, ama şartların bizim davranışlarımızda yaptığı olumsuz etkileri azaltabiliriz. --Çocuklar sanki şartlardan çok bizim davranışlarımızdan etkileniyor gibiler.
--Morali bozuk diye huyuna gitmeye çalışmak işleri ters teptirebilir. Normalde tolerans göstermediğiniz bir şeye tolerans gösterirsiniz, buna da olumsuz tepki alırsanız, yaranamıyorum gibi hissederek daha kötü davranabilirsiniz. Ya da sizi toleranslı görerek, bakalım sınırlarımızı biraz test edelim diye daha zorlayıcı davranabilir. Biz çocuğu çok bunalttık diye kemerleri gevşetme moduna geçmiştik ve yalnız bizi değil, okuldaki öğretmenleri de test etmeye niyetlenmişti. Kurallarınız çocuğun yaşına göre katı kaldıysa yumuşatılabilir elbette.
--Çocuğunuzun morali bozuksa, onunla ilgilenmek zor olduğundan ona önyargılı yaklaşmanıza yol açabilir. Şimdi yemeği vereceğim yemeyecek, üstünü giyinmeyecek gibi. Bu önyargıyı üzerinizden atıp birlikte geçirdiğiniz zamanın tadını çıkarmaya çalışın. Siz onunlayken her şeyi unutup keyif almaya başladıkça, onun da canını sıkan şeylerin üzerinde fazla durmamaya başladığını farkedeceksiniz.
--Bunu kaç ayrı konu için önerdim bilmiyorum ama, bol bol dışarı çıkartın, temiz hava almasını ve hareket etmesini sağlayın.
--Müzik çalın, birlikte tepinin dans edin.
--Fış fış kayıkçı gibi, fiziksel temas, hareket, göz teması ve müzik içeren oyunlar oynayın.
--Canının sıkıldığını hissettiğinizde onu anladığınızı belli edin, ona bunu "hay allah, yanıma mı yatmak istemiştin" şeklinde ifade edin. Ama ona acımayın. Tüh vahlar, yavrum benim zavalllıcık'lar onun da kendisini "Küçük Emrah" moduna bağlamasına yol açabilir. Bunun yerine "ne yapalım yavrum hayat böyle, gel biz hoplamamıza bakalım" tarzı bir yaklaşım daha uygun olacaktır. Aslında buna bir çeşit dikkat dağıtma da diyebiliriz ama "ben ne diyorum, bu kadın ne diyor" şeklinde bir etki bırakması pek iyi olmaz. "Canım sıkkın olursa, anneme, babama giderim, beni anlarlar, içimi açar, neşemi yerine getirirler" etkisi daha iyi olur :)

