8 Mayıs 2010 Cumartesi

anneler gününde miniğim hasta



bu dördüncü oldu,,artık ne yapacağımı şaşırmış durumdayım,1 ay içinde 4. hastalanışı,
15-20 gün önce bir arkadaşımın çocuğu bizdeydi,yarım saatliğine bana bıraktı gitti,küçük bir işi vardı ,baktım bizimkiler oynarken yiğit gitti gitti çocuğu öptü,birde baktımki ekin ali nin burnu akıyordu,sildim yiğite de öptürmedim sonrasında ama 2 gün sonra yiğit hafiften başladı belirtiler göstermeye,arkadaşıma söyledim ekinin burnu akıyor dedim o da görmemiş önce,dikkat et sen dedim.o akşam arkadaşım aradı ve ekin in çok ateşlendiğini söyledi,ben kocaman bir of çektim çünkü hastalıktan yeni kalkmıştık,,

işte o gün bu gündür yiğit uğraşıyor bi gün iyi bi gün kötü ,,taki 5 gün öncesine kadar iyi sayılırmış meğer,bir başladıki huysuzluğa,ne yiyor ne içiyor,sürekli ağlıyor,burnu akıyor,hapşuruyor,istediği olmazsa kendini yerlere atıyor ,çırpınıyor,tek başıma olduğumdan bende iflas etmiş durumdayım,sabırla uğraşmak ne zormuşş doktora götürdüm yok bişeyi dedi,boğazında ve kulağında bişeyi yoktu o an, ateşi çıkarsa ilaç ver dedi ama öyle ilaca başlayacak bişey olmadığını söyledi,,şimdi ise yiğit öksürüyor,burnu çok tıkalı,2 gündür vitamin veriyorum,gün içinde durmadan meme istiyor,artık memede sütte kalmadı heralde,çekiyo ama bişey yutmuyor gibime geliyor,5 kere emiyor bi kere küçük yutuyor,çok üzülüyorum bu durumuna,kötümü bakıyorum dediğim bile oluyor,en küçük hareketinde çok fena terliyor,değiştirirken feryat figan,:((alt değiştirmek bile çok yorucu

ne çok şikayet ettim ama ,geçecek inşallah....şu yaz bir gelse,bugün yine yağmur yağdı,

dün hiç bişey yemedi akşama kadar,akşam bal kabağını haşlayıp içine tarhana saldım çorba yaptım onu yedi,gece sayısız kere meme emdi,bugün ise 3 öğün yedi sadece,,daha iyi gibi,yarın doktora götürücem tekrar,kulağına geçsin istemiyorum,arka arkaya 2 defa antibiyotik kullandık,daha kullanmak istemiyorum,,
anneler günü ile bağlantısı ise şu,,bir alt değiştirmek bile bayıltıcı gelebiliyor bazen,,annelerimiz bizi ne hallerde büyütmüş onu düşünüyorum durmadan bugünlerde,,bir çocuğu büyütmek ne zormuş,annelerimize karşı en küçük bir yanlış düşünce bile geçmemeli aklımızdan,kalplerini kırmak bir yana dursun,mümkünse hergün onlara yüzlerce kez teşekür etmeliyiz bizi bugünlere getirdikleri için,sabırla,sevgiyle,özenle bize baktıkları için,herkesin anneler gününü kutluyorum,,

3 Mayıs 2010 Pazartesi

Çocuğun moralini düzeltmek için neler yapabilirsiniz?


:))))))))))))

Çocuğun moralini düzeltmek için neler yapabilirsiniz?

--Öncelikle huysuz, yaramaz, ya da bazı kibar insanların dediği gibi "aşırı hareketli" bir çocuğunuz olduğunu düşünmekten vazgeçin. Bu durum çocuğunuzun bir karakter özelliği değil, sadece içinde bulunduğu bir duygu durumu. Morali bozuk, düzelecek.
--Bunu fark (ya da kabul) ettiğinizde muhtemelen duyacağınız ilk duygu suçluluk olacaktır.
--"Benim yüzümden böyle oldu". Bu duyguyu hemen kovalayın. Olumlu düşünmeye çalışın, "oh, çocuğum düzelecek". Belki bunu atlatınca duygusal olarak biraz daha güçlenecek, büyüyecek.
--Moralinin bozuk olma nedenini kestirebiliyor musunuz? Düzeltebiliyorsanız en hızlı çözüm bu olacaktır. Düzeltilebilecek bir şey değilse de hemen moralinizi bozmayın. Şartlarımızı değiştiremeyebiliriz, ama şartların bizim davranışlarımızda yaptığı olumsuz etkileri azaltabiliriz. --Çocuklar sanki şartlardan çok bizim davranışlarımızdan etkileniyor gibiler.
--Morali bozuk diye huyuna gitmeye çalışmak işleri ters teptirebilir. Normalde tolerans göstermediğiniz bir şeye tolerans gösterirsiniz, buna da olumsuz tepki alırsanız, yaranamıyorum gibi hissederek daha kötü davranabilirsiniz. Ya da sizi toleranslı görerek, bakalım sınırlarımızı biraz test edelim diye daha zorlayıcı davranabilir. Biz çocuğu çok bunalttık diye kemerleri gevşetme moduna geçmiştik ve yalnız bizi değil, okuldaki öğretmenleri de test etmeye niyetlenmişti. Kurallarınız çocuğun yaşına göre katı kaldıysa yumuşatılabilir elbette.
--Çocuğunuzun morali bozuksa, onunla ilgilenmek zor olduğundan ona önyargılı yaklaşmanıza yol açabilir. Şimdi yemeği vereceğim yemeyecek, üstünü giyinmeyecek gibi. Bu önyargıyı üzerinizden atıp birlikte geçirdiğiniz zamanın tadını çıkarmaya çalışın. Siz onunlayken her şeyi unutup keyif almaya başladıkça, onun da canını sıkan şeylerin üzerinde fazla durmamaya başladığını farkedeceksiniz.
--Bunu kaç ayrı konu için önerdim bilmiyorum ama, bol bol dışarı çıkartın, temiz hava almasını ve hareket etmesini sağlayın.
--Müzik çalın, birlikte tepinin dans edin.
--Fış fış kayıkçı gibi, fiziksel temas, hareket, göz teması ve müzik içeren oyunlar oynayın.
--Canının sıkıldığını hissettiğinizde onu anladığınızı belli edin, ona bunu "hay allah, yanıma mı yatmak istemiştin" şeklinde ifade edin. Ama ona acımayın. Tüh vahlar, yavrum benim zavalllıcık'lar onun da kendisini "Küçük Emrah" moduna bağlamasına yol açabilir. Bunun yerine "ne yapalım yavrum hayat böyle, gel biz hoplamamıza bakalım" tarzı bir yaklaşım daha uygun olacaktır. Aslında buna bir çeşit dikkat dağıtma da diyebiliriz ama "ben ne diyorum, bu kadın ne diyor" şeklinde bir etki bırakması pek iyi olmaz. "Canım sıkkın olursa, anneme, babama giderim, beni anlarlar, içimi açar, neşemi yerine getirirler" etkisi daha iyi olur :)

1 Mayıs 2010 Cumartesi

büyüyor,büyüdükçe herşer dahada bir güzelleşiyor

emziği bırakmamızın 14.günü bugün,,oh bee ne büyük rahatlıkmış,hiç eksikliğini aramadık desem yeridir,tıpa gibi hiç ağzından çıkarmıyordu,mikroplarda cabası....
dil gelişimindede ilerleme kaydettiğini düşünüyorum,,her söylediğimi tekrarlıyor,ya da tekrarlamaya çalışıyor,,
2-3 gündür yiğit değişik arkadaşlar da edindi,çok hoşlanıyor bu durumdan, eskiden ittirme gibi bağırma gibi huyları vardı,artık yok,,çok hoşlanıyorum bundan,sevgi dolu artık,,sevdiklerini öpmek istiyor,benide koklayarak burnunu yanağıma dayayarak öpüyor,çok sevince de ısırıyor beni,minicik bir ısırma,dikkatimi çekmek yapma demem için,cilveleşiyor sıpa,,
onu çok seviyorum

30 Nisan 2010 Cuma

davulcu yiğit


bu da davulcu yiğit:))))
geçen çarşıda arkadaşımla gezerken bu minik davulları gördük,sokakta yapıp satıyorlardı,,alıverdik hemen,yiğitte arabasında bu davulu çaldı hep,,görenler bu senin oğlan davulcu olur vallhi dediler,,,bide sadece çalmadı şarkı da söyledi yanında,,işte yiğit şarkıları anlaşılmayan ezgili bağırmalara şarkı diyoruz biz:))

29 Nisan 2010 Perşembe

pis böcek

sabah yiğiti aşağı indirmiştim oynamaya,arkadaşlarınıda görünce çok sevindi,heyecanlandı çok mutlu oldu,koştururken karıncaları gördü havuzun kenerında,,oturdu bakarken kalkmak istedi,elini yere koydu ve kalkmasıyla birlikte anne anne diye bağırıp ağlamaya başlaması bir oldu,,anladım bişey olduğunu ve böceğin iğnesini çıkardım küçük parmağından,,çok üzüldümm,,apartmanın önüne geldim ama elektrikler kesilmiş,asansör çalışmıyor,eve gidip fenistil sürmem gerekiyordu,eşime bağırdım balkondan baksın diye duymadı,telf,çaldırdım duymadı:((( ,minik parmağı hemen şişti ve morardı,arıydı heralde,,1. kattaki komşu hemen attı kremi,,sürdük ağlaması geçti,,sonra babası çıktı balkona hemen aşağı geldi baktık ve bişeyi yoktu,geçti,mucizevi kremi çok sevdim,hiç kullanmaya gerek olmamıştı bu güne kadar,,,
yiğit iki durup bir durup babasına gösterdi parmağını

25 Nisan 2010 Pazar

bizim 23 nisan'ımızz


sabah o kadar çok erken kalktı ki;; sanırım gözünü açtığında yabancı bir yerde olduğunu anladığı için erkenden kalktı,saat 6 idi.neyseki annemlerde çok erken kalkar,dedesinyle oynadı,çok güldü o sebeple teysezide sesine dayanamadı ve hepimiz o satte kaltık:))

bayrama götürücem annem seni dedim,gezme olsun yiğite tabi ,kahvaltısını iştahla yaptı,giyinirken zorluk çıkarmadı bana,,cuma olduğu için önce bimden yapbozlarımızı aldık,arabada onunla oyalandı sonra bayram yerine gittik,,yiğit haşlama mısırı çok sever,yanımda götürdüm ara öğününü de orda yaptı,dedesi helikopter tır tır aldı ona,en sevdiği oyuncağı oluverdi,gece de onunla yatacak elinden gelse:)


çocukları büyük sevinçle izledi,resim çekemedik onlardan çünki çok çok kalabalıktı,,yiğite sahip çıkmaktan etrafa fazla bakamadım,ve yiğitin tepkisini ölçmekten de tabi,,çok seviçliydi kuzum,o kadar kalabalığı ilk defa görüyordu,,daha öncekileri bu kadar çok anlamamıştır,ne olduğunu anlattım ona,gürültü pek hoşuna gitmedi zaten,,bende onu lunaparka götürdüm,hemen trene bindi,favorisi,sonra dönme dolaba bindik birlikte,ben korktum vallahi,ama yiğit hiç korkmadı ,yanında ben varım diye düşündüm,helikopter tırtırını sürdü alanda bol bol,çarşıda ayran içti,açma yedi birazda,oyuncak motorsiklet aldım bitanede,bayılıyo bugünlerde,,sesini çıkarıyo bide,güldürüyo bizi,


bir yıl daha geçmiş oldu,,çok duygulandım ben 23 nisanda,sanki gösterileri yiğit yaptı,yaptığı günlerde gelecek inşallah,bakalım ne yaparım,şimdiden bu kadar çok duygulandığıma göre:)bütün çocuklarımızın bayramı kutlu olsun

20 Nisan 2010 Salı

kısır ve makarna ziyafeti:))

dün arakadaşım gelecekti,o kek yapacaktı bende kısır yapayım dedim,tabi bizimki dururmu,geçti hemen başına,birazını  ayırdım ve kaşık verdim,yesin diye   ,hertarfa döke saça yedi vallahi,

o sandalyeyide çok amaçlı kullanıyor,elimizi yıkamaya gidelimmi annem diyorum,hemen kollarını açıyo,kıvırmaya çalışıyor,ve hemen sandalyesini kapıp geliyor,lavabonun önüne gidiyor,,su oynayacakya:))konsolun önündeki teyibi kurcakalamak için,cd leri kurcalamak için,mutfak tezgahına çıkmak için,ve daha birçok şey için sandalye hep yanında,,:))

birde bugün kuru fasulye yaptım,az ondan yedi,doymayacağın bildiğim için,makarnada yaptım,görünce oooo diyo :))çok severmiş,,hemen önlğü taktık ve yemeye başladı,çatalla kocaman lokmalarla yedi önce sonra didikledi,en son içine çekmeye başladı spagettiyi,babasıyla çok güldürdü bizide,kendide gülüyor tabii,,hemen fotolarını çekeyim dedim,bide poz veriyo,,şımarıklık yapacakmış
buda makarnacı kuzu,,
sitede havuzun içinde betona düştü burnu sıyrıldı,dün arkadaşının scoterine bindi benim yardımımla,bugünde şarjı motorsiklet varmış bi abinin,arkasına bindi,babasıyla 2 saat gezdiler,ondan mutlusu yoktu,,badana boya yaptı eşim bügün,yiğit kovanın içine girdi adidas ayakkabılarla,:)) biz güldük diye bide bardak getirmiş kirecin içine daldırmış ayran sanıyormuş onu,,deli yaa,elinden zor kaptık,