9 Ağustos 2010 Pazartesi
yine bir parmak boyası daha


ne yapalım sıcakta su aktivitesinden ve klimalı odaya kapanmaktan başka şeyler yaratamayınca bolca kirlenmece oyunu oynuyoruz,aslında sevmiyor ellirinin kirli olmasını ,,fakat gel görki çocukta sıkılmış durumda aynı şeyleri yapmaktan,
site içine inmekten hoşlanmaz oldu,aktivite istiyor,değişik ortam istiyor,bol oyuncaklı bir yer istiyor vs.....
parmak boyası yapalım deyince hemen konsolun çekmecesinden kağıtları çıkarıyor,kocaman sehpayı salonun ortasına çekmeye kalkıyor,eski sofra bezini arıyor yani olaya yeterince sahiplenici yaklaşıyor yavrum..
sevinçle el çırpıyor,hemen bir öncekilerde kirlenmiş atletini çıkarıyoruz,hiç sorun çıkarmadan giyiyoruz:))

birde yiğit oyun hamurundan hoşlanmıyordu,geçen arkadaşında gördü ve hemen oynamaya başladı ,hatta ileri gidip merdaneyle açmaya bile kalktı,
yiğit hoşlanmıyor diye almıyordum eve,sağolsun arkadaşım verdi biraz o kendi evinde yapıyor kızı çok severek oynadığı için..neyse o akşam alt komşunun kızı geldi ve onunda hayvan şekilleri yaptılar,yemek yaptılar..komşu kızı bak yiğit bu yemek dedi,güya tencereye yemek yapmış,bizimki hımm diyip ağzına attı bitane .tuzlu hamuru çıkardı hemen tabi ama çok komikti..yemeee diye bağırdı komşu kızı..birazda ondan korkmuş olacak bıraktı oynamak istemedi
bugün çarşıya gidelim dedik arkadaşla çocukları arabalara atıp,onun çocuğunu gönderdiği kreşe gidelim dedik,,gittik kreş kapalı. yanındaki başka bir kreşe gittik,pedagog bir beyle görüştük,arkadaşımın soruları vardı
bende yiğiti gözlemledim,baktım hiç yabancılık çekmiyor,bazı çocuk yeni ortamda utanır sıkılır da sonradan alışır yok..ne demek utanmak çekinmek,:((
hemen oyun odasına daldı,bir arabaya biniyor,yastıkların üstünde koşturuyor,elinde başka oyuncaklar,gören bizim evde oyuncak kıtlığı var sanır..zavallı çocuk hiç oyuncak görmemiş der..oyuncakçı dükkanlarını aratmayan,hatta oyuncaktan bize yakında oturacak yer kalmayacak olan evimizde yiğit bey oyuncak görmemiş gibi saldırsın olacak iş değil,
neyse sevdiğini anladım tabi orayı,göndermek istesem bensiz gitmeyi kabul edermi bilmem ama gidince çok zevk alacağı kesin,oyun gruplarını sordum filan şimdilik bakalım,eylül-ekim gibi kesin bir bilgiye sahip olacağım
enerjisine yetişemediğim oğlumu bir oyun grubuna götürmek zevkli olabilir diye düşünüyorum
parmak boyamız babamızın gelmesiyle son buldu allahtan,ellerini sileyimde sevgili babasının omuzunda bir zıplasın diye sil sil diye peşimde dolandı,silmekle geçermi doğru banyoya,tabi babası eşliğide,
buda yarattığı şaheserler,.....
3 Ağustos 2010 Salı
......deniz,gezme,yorulmak....
dün dolu dolu geçti,kardeşimin arkadaşı geldi adanadan.hepbirlikte arabaya atlatıp,deniz senin,avm ler benim gezdik durduk..ve çok yorulduk,yiğitin huysuzluklarıda cabası,
bir gün önce bahçeye çıkardım ve koştu terledi,üstünede bahçede hasta arkadaşının su şişesini kafasına dikivermesi sonucu hasta olacak eyvah diye korkularımdan sonra dünki huysuzlanmaları hastalık habercisi sandım,gerçi hala tehlike geçmiş sayılmaz ama bakalım,dikkat etmeye çalışıyorum
yiğit çok tombul bebek olduğu için bebekliğinde hiç salopet giydiremedim,bol alsan uzun gelir,paçası normal olanlarda tombik kalça ve bacak arasına olmaz derken normale döndü diye yiğite salopet almaktı ne zamandır düşüncem,aldım sonunda ve giydirdim...aman allahım sanki battaniye örttüm üstüne çocuğun,ağlıyor çıkar diye,yırtacak gibi çekiştiriyor,zorla giydirdim dil döktüm çok yakışıklı oldun diye:)))

işte dün sabah erkenden denize gittik,giderken arabada yapıştı bana,neyseki kardeşim ilgisini eksik etmedi sağolsun,denize girince bütün sıkıntı geçti,gülücükleriyle sevindirdi bizi,şezlongun üstünde değişik pozlar vermeyi ihmal etmedi yiğit bey bana...ağzında da sakız olduğu için yamuk yumuk resimler...

sonra sıcaktan bunaldık ve attık kendimizi deepo ya,gezdik diyemeyeceğim,yiğiti sırtlamaktan hiç gezemedik,
giderken arabasını yük etmeyelim,yürüyor nasıl olsa dedik hata ettik,yürümedi bizimki,alışveriş merkezindede emanet araba yoktu,almışlar hep...sonra tırtıldan korkan yiğit bindi ve hiç inmek istemedi,3 turcuk biniverdi.1 i bedva oldu 4 tur bindi,oyyyy

bir gün önce bahçeye çıkardım ve koştu terledi,üstünede bahçede hasta arkadaşının su şişesini kafasına dikivermesi sonucu hasta olacak eyvah diye korkularımdan sonra dünki huysuzlanmaları hastalık habercisi sandım,gerçi hala tehlike geçmiş sayılmaz ama bakalım,dikkat etmeye çalışıyorum
yiğit çok tombul bebek olduğu için bebekliğinde hiç salopet giydiremedim,bol alsan uzun gelir,paçası normal olanlarda tombik kalça ve bacak arasına olmaz derken normale döndü diye yiğite salopet almaktı ne zamandır düşüncem,aldım sonunda ve giydirdim...aman allahım sanki battaniye örttüm üstüne çocuğun,ağlıyor çıkar diye,yırtacak gibi çekiştiriyor,zorla giydirdim dil döktüm çok yakışıklı oldun diye:)))

işte dün sabah erkenden denize gittik,giderken arabada yapıştı bana,neyseki kardeşim ilgisini eksik etmedi sağolsun,denize girince bütün sıkıntı geçti,gülücükleriyle sevindirdi bizi,şezlongun üstünde değişik pozlar vermeyi ihmal etmedi yiğit bey bana...ağzında da sakız olduğu için yamuk yumuk resimler...

sonra sıcaktan bunaldık ve attık kendimizi deepo ya,gezdik diyemeyeceğim,yiğiti sırtlamaktan hiç gezemedik,
giderken arabasını yük etmeyelim,yürüyor nasıl olsa dedik hata ettik,yürümedi bizimki,alışveriş merkezindede emanet araba yoktu,almışlar hep...sonra tırtıldan korkan yiğit bindi ve hiç inmek istemedi,3 turcuk biniverdi.1 i bedva oldu 4 tur bindi,oyyyy

1 Ağustos 2010 Pazar
----2 bitti----.31.07.2008
kuzum doğalı 2 yılı geride bıraktık,
hamile olduğumu öğrendiğimde biraz düşündüm,hazırlıksız yakalamıştın kuzum beni,iyi bir anne olabilirmiyim,sana layık bir annelik yapabilirmiyim diye çok düşündüm,seni iyi besleyebilirmiyim,seninle bıkmadan,sabırla ilglenebilirmiyim,seni hayatımın odak noktası yapabilirmiyim diye 2 koca gün düşündüm,ve karar verdim...seni kucağıma almak için geri kalan günlerimi sabırla beklemeye ve seni içimde en iyi şekilde büyütmeye çalıştım,söz verdim kendime,sağlıklı mutlu bir hayat sağlayacağıma sana,
ve 2 koca yıl geçti annem ,sen benimsin,gerçeksin,kucağıma alıp kokladığımda hayatımda duyduğum en güzel kokusun,sana baktığımda hayatımda gördüğüm en güzel şeysin,bir yerin acısa benim daha çok acır,sen gülünce senden daha çok gülerim
sen benimsin
iyiki doğdun,iyiki allahım seni bana verdi



29 Temmuz 2010 Perşembe
geç olsun güç olmasın

erkek çocuklar kız çocuklara göre daha geç konuşur diye bir bilgi var,doğruluğunu bilmiyorum ama yiğit bazı konularda tembel olduğu gibi bu konudada tembellik etti galiba,ama az kaldı bi sus oğlum diyeceğim günler,
yiğit 11 aya kadar emeklemedi,11 ay geçmiştiki emekledi,fakat kilolu bir bebekti ki 13 aylıkken koşuyordu,
yürüteç aldığımızda 7 aylıktı,fakat benim kuşum yürüteçi amacı gibi kullanmadı,geri geri gezdi uzun bir süre evin içinde,popuşunu kaldırmak ise uzun bir süresini aldı
yürümeye başladıklatn sonra ise ki yürümek denirse adeta koşuyordu,halada her gittiği yere yürümez koşar,arkasından en hızımla koşsam yetişemem
konuşma tembelliğini anlatacağım,10 aylıkken bana bilinçli olaran günde 1000 defa anne diyen çocuk demez oldu,1 aydır anneee diyor şimdilerde,e napim benim çocuğum önce bir tembel sonra durdurana aşkolsun her konuda
söylediği kelimeleri yazacağım unutmak istemiyorum,hep unutmam ben bunu diyorum ama bir bakmışım yenileri eklenince unutmuşum davranışlarını,gerçi yaşıtları ne çok şey söylüyor hatta yetişkin insan gibi konuşanlar bile var ama napim dedimya tembel benikisi,
bir kaç aya kadar birden profesör kesileceğini tahmin ediyorum
anne
baba
dede
annani_-annane
tezzi_teyze
a-bi_abi
babannii_babanne
alkiş_alkış
kardiş_kardeş
çekiceç_çekirdek
karpuf_karpuz
hu_su
aloo_alo
çiçeeç-çiçek
çeççe_kepçe
momanniz-domates
üç_dört_beş
kapı-
köppü_köprü
tiktak-saat
kahvi_kahve
mamoniz_mayonez
keççaç-ketçap
kuş
gel
hadi
kalk
dittii-gitti
oku
titap_kitap
okuu_okul
kaka
çiş,
kötü,pis,meme,pipi,çüç,döt(bunlar ayıpmış kendince)_ben söylemedim ama arada bana söyleyip ne diyeceğimi tartıyor,bide gülüyor
eşek,öküz_bunları çocuklardan duydu)
koyye_kolye
çöççü-çöpçü
kova
kum,taş
mama
ekmik_ekmek
ciçs_cips
aklıma gelmeyenler ve adını döylemeden sadece sesini çıkardığı kelimeler de vardır
2 kelimeliklere çok geçemedik daha
anne gel,anne hu(su),baba kuş(babası kuşun yanına gitmiş),baba iş(babası işe gitmiş)
hatırladıkça yazacağım yada yeni kelimeler öğrendikçe,
unutmak istemiyorum bu anıları
son üç kaldı
yiğitin huysuzluğu başlayalı 1 ayı geçmişti,ne şikayet ettim,ne bunalıma girdim ama yaaa,4 gündürde tavan yaptı,ne diller döküyorum,hayatımda konuşmadığım kadar anlatıyorum oğluma herşeyi,anlıyor,tamam diyor ama çocuk işte...
2 yaş sendromu dedim,ne zaman kadar sürecek bu böyle diye kafa patlattım,i
en sonunda da meyvesini gördüm dün,son dört azıdan 1. si patlamış,yeri kıpkırmızı ve güzel incimiz arasından çıkmış,
ve başımızdan kaç olay geçti:(((üzülerek yazacağım,parka götürüyorum sık sık,orda mutlu oluyor,enerjisini atsın,gece bari güzel uyusun diyorum,patkta biyere tırmanma ayaklarını da yerden kesme yeni modamız,


ve en son böyle yaparken ben foto çekeyim dedim,elleri terlemiş kuzumun,sırtüstü yere düştü,kafası çakıllrdan sıyrıldı ve kanadı,üzüntümü anlatamam,kucağımda ovaladım kafasını,aciyoo diye ağlıyo,anneee diye ağlıyo,eve getireyim dedim gelmek istemedi,suyla ovaladım biraz acısını unuttu...bu fotoda eninin kayıp düşeceği an:((((

dün LCW ye gittim arkadaşımın oğluna hediye bakacaktım,yiğit merdivenlerde 1-2 basamakta oyun oynuyordu,yapma deyince kendini yere atıp avzı çıktığı kadar bağırdığı için yapma demeyimde izleyeyim dedim,bir baktım yok,2 kat yukarı çıkmış,ve aralarda yerlerde yatıyor,yuvarlanıp oynuyor,deli gibi aradım,çok telaşlandım,kimse görmemiş,gülüp koşturuyor aralarda,bulduğumda sorunca da bişey olmamış gibi bakıyor,oyyyy
bizde macera bitmez,akşam evin yanındaki parka götürdü babası,dün izinliydi ,yiğit huysuz diye birlikte vakit geçirelim dedik,bu sefr çok çok heyecenlıydı,gece olduğu için alnını demire vurmuş,sabah kalktığımda alnı şişti ve morrr..düşününce çıkardım,
şu dişler neler yapıyor bize,,çıksada normal hayatımıza dönsek,,,
dün denize gittik birde müthiş eğlendi şişme bota koydum onu,kendim yanında yüzme çabalarını görmek sevindirici,hiç korkmuyor artık hatta içinden çıkmamak için huysuzlanıyor,
2 yaş sendromu dedim,ne zaman kadar sürecek bu böyle diye kafa patlattım,i
en sonunda da meyvesini gördüm dün,son dört azıdan 1. si patlamış,yeri kıpkırmızı ve güzel incimiz arasından çıkmış,
ve başımızdan kaç olay geçti:(((üzülerek yazacağım,parka götürüyorum sık sık,orda mutlu oluyor,enerjisini atsın,gece bari güzel uyusun diyorum,patkta biyere tırmanma ayaklarını da yerden kesme yeni modamız,


ve en son böyle yaparken ben foto çekeyim dedim,elleri terlemiş kuzumun,sırtüstü yere düştü,kafası çakıllrdan sıyrıldı ve kanadı,üzüntümü anlatamam,kucağımda ovaladım kafasını,aciyoo diye ağlıyo,anneee diye ağlıyo,eve getireyim dedim gelmek istemedi,suyla ovaladım biraz acısını unuttu...bu fotoda eninin kayıp düşeceği an:((((

dün LCW ye gittim arkadaşımın oğluna hediye bakacaktım,yiğit merdivenlerde 1-2 basamakta oyun oynuyordu,yapma deyince kendini yere atıp avzı çıktığı kadar bağırdığı için yapma demeyimde izleyeyim dedim,bir baktım yok,2 kat yukarı çıkmış,ve aralarda yerlerde yatıyor,yuvarlanıp oynuyor,deli gibi aradım,çok telaşlandım,kimse görmemiş,gülüp koşturuyor aralarda,bulduğumda sorunca da bişey olmamış gibi bakıyor,oyyyy
bizde macera bitmez,akşam evin yanındaki parka götürdü babası,dün izinliydi ,yiğit huysuz diye birlikte vakit geçirelim dedik,bu sefr çok çok heyecenlıydı,gece olduğu için alnını demire vurmuş,sabah kalktığımda alnı şişti ve morrr..düşününce çıkardım,
şu dişler neler yapıyor bize,,çıksada normal hayatımıza dönsek,,,
dün denize gittik birde müthiş eğlendi şişme bota koydum onu,kendim yanında yüzme çabalarını görmek sevindirici,hiç korkmuyor artık hatta içinden çıkmamak için huysuzlanıyor,
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)