10 Eylül 2010 Cuma

bizim kuşlarr




















eskiden kuşlardan çok korkardım,allah kuşlardan korkuyorum diye eşimi çıkardı galiba karşıma,,



















şimdi ise gene dokunamam ama yaklaşabilirim..bu bile büyük gelişme,4 yılımı aldı bu kadar yaklaşmak bile

çok güzel değilmi....


















bunlar bir aile..anne,baba,çocuk,sohbet ediyorlar galiba,beyaz olan çocuk:)))











yiğitin favori rengi,herzaman gidince bu renk kuşları ellemeyi ister.


yavru bir kuş,uçmayı henüz bilmiyor,dolayısıyla yiğitin tam fovorisi,


















kuş henüz yem yemeyi de bilmiyor,annesi yediriyor,ama benim hayvan sever oğlum yem yedirmeye çalışıyor kuşa..kuşta ilk yemini yiğitin elinden yemiş bulunuyor..



son olarak yiğit kuşu öpüyor ve kuşlarımızı böylece rahat bırakıp çıkıyoruz ordan,bin defa gene geleceğimize dair yiğite söz vererek..bıraksak akşama kadar sıkılmadan durur yanlarında.babasının oğlu:)))

bizde hayat

hayat geçip gidiyor...
yiğit durmadan büyüyor..biz yaşlanıyoruz,
bana herzaman bişeyleri bekliyormuşum gibi gelir..tabi anın da tadını çıkarmaya çalışırım ama işte nerden kaldı bu bende bilmiyorum hep bişeyleri bekleme hissi:))düşündüm de şimdi kışı bekliyormuşum gibi geliyor....

yiğit durmadan öğreniyor,oyun oynuyor..
puzzlları yanyana koyup ikisine birden hızla yerleştirme yapıyor ve isimlerini söylüyor


arefe günü öğlen annemlere gittik,kardeşim,emre,yiğit ben,eşimin işleri vardı gelmedi..
yiğit kaç gündür -momomuç- diyor.allahım ne diyo ne diyo diye anlamaya çalışıyorum,ama anlamak ne mümkün,anlamıyorum annem diyorum ağlıyor bu sefer..annemlere giderken çamyuva da pazara rastladık,yiğit yolda yesin diye bişeyler alalım dedik veeeee -momomuçun- ne olduğunu tam da bu anda anladık:)))))
oyuncakçının önünden geçerken bağırmaya başladı,zıplayıp,ellerini çırpıyor,çığlıklar atıyor,ve mommumuuuuç diye bağırıyor en önemlisi...meğerse baloncuk diyormuş,kendinden sulu milyon baloncuk yapan bişey görmüş biyerde.aman allahım aldık onu ve arabanın klimasında oynadık,annemgilde saaterce oynadık.....


e bizde yiğit kadar güldük..baloncukları yakalamaya çalıştık,,
o akşam yemekten sonrada eve döndük,

dün akşamüstü yiğiti kankası Baran lara götürdüm, özlemle biz sohbet ederken,yavrularda oynadılar,
2 aylık bir annane gezisinden sonra geçen hafta dönmüşlerdi,yiğit arkadaşını çok özlemişti..dönüşüne çok sevindi..
bu fotoda koşturmaktan öylesine yoruldularki çubuk kreker arası verdik ve kuzu kuzu oturup tv seyrediyorlar,evin hali ise görülmeye değer:)))

7 Eylül 2010 Salı

hepatit A aşısı oldukk

1 aydır yaptırmak istiyordum,dün ise bayramdan sonraya bırakmamak için bugüne plan yaptım yiğitin hepatit a aşısı işini...

geçen sebebini anlayamadım ama başım fena halde döndü,2 gün yataktan kalkamadım,gözümü bile kapatınca ev dönüyordu,tansiyona baktık filan normal..dedimki gene kan değerlerimi düştü acaba..

yiğiti kıştan beri kilo boy ölçtürmesi yaptırmamıştım..doğduğundan beri 1 yaşına kadar her ay takipleri yapıldı ve yazılı duruyor,1 yaşından sonra ise 3-4 ayda bir yapıldı,kıştan beride yaptırmadım o da aklımdaydı ne zamandır...

hepsini topladık sağlık ocağında aldık soluğu sabah sabah..kendime tahlil yaptırdım,yarın alınacak..
yiğitin aşısını yaptırdık..bir sonraki dozu 6 ay sonra (7.mart.2011)
((ayrıca internette araştırdım ve 2-6 yaş arası yaptırmak gerekliymiş,2 den önce türkiye de tavsiye edilmiyormuş..sebebi anneden alınan antikorları öldürüyormuş bu aşı,o sebeple 2 yaşından sonra yapılmalıymış..))

sonra ölçümleri yapıldı yiğitin ve tam bir tosun olduğu tescillendi bir kez daha..
((16,5 kg-95 cm boy)) gelişimi iyi hatta normal üstü:)) diyor ebemiz,,genetik bu işler:)))

veeee yiğitin saçlarını kestirdik,,keltoş oldu oğlum
yiğitin saçı uzayınca güzel görünmüyor bana,avrupa yakasındaki burhan bey gibi oluyor :)))




ne çok şey yapmışız bugün yaa..
.
.
.

6 Eylül 2010 Pazartesi

....

hiç tanımadığım halde nehir için çook üzülenlerdenim,dün ilk okuduğumda hemen bloğuna baktım ve uzun zamandır rahatsız olduğunu tüm bloğunu bir nefeste okuyarak anladım,,

allah mekanını cennet etsin küçük meleğin...

herzaman böyle olmazmı ,bişeylerin hatırlatması gerekmezmi sevdiklerimizin değerini ,,birkez daha anladım sevdiklerimin değerini...

sevgili küçük nehir in ailesine sabırlar diliyorum bir kez de burdan..

4 Eylül 2010 Cumartesi

uyku çilemizz

ne güzeldi bebekken uyku düzeni...
gerçi başka problemleri vardı,kusma (amaaan o başka çileydi canım) (her emmeden sonra ağzından burnundan kusardı yiğit,reflü değildi,ama kusan bir bebekti işte)



çok uzun uyurdu,emzirmek için zorla uyandırırdım:))her bulduğu yerde uyurdu



bugünlerdeyse başka oldu uykular,
kitaplarımız başucumuzda,oku diyor başka bişey demiyor,3-5-7 yetmiyor,hepsini aynı iştahla okumamı istiyor,
resimlerde de bişeyler soracakmışım,hele de sayfa atlamak ne mümkün,ezbere biliniyor hepsi,
hergün aynı kitaplar,kızlar tatilde,küçük kurbi,poni dodi,acı biber çat çat,pamuk prenses...vs..vss..
artık benim gözüm kapanıyor,fal taşı onlan onun gözleri ise hala açık ve ben dalınca anneeee diyor,yüzümü sarsıyor,
inanamıyorum yaa,gündüz bir çile,gece ayrı bir çile,
biraz önce sonuncusunu yaşadık,ya ağlama ya azarlamayla uyuyor,
hiç yorgunluktan,uykusunun gelmesinden uyuduğunu göremeyecekmiyim allahım,
yada bir kere babasıyla sarmalanarak uyumasını...


uyanırkende baktı ben yanında yokum,aynı zırıltı devam,uyanır uyanmaz oku,başlıyor aynı ,oğlum profesörmü olacaksın diyorum artık,
acaba başka oda ya mı koysam kitapları,uyurken 1 tanesini mi alsam yanımıza??
şimdi geldi bu fikir aklıma,çile çekiyorum resmen..



belki gerçekten uykusu yok,ama uyuması lazım,
anlatıyorum büyümek için uyumak lazım,bak herkes uyuyor vs...
uykudan önce verilen vaatler de ,hiç sökmüyor,-parka gideceğiz,sevdiği arkadaşa gideceğiz,boya yapacağız,yok sökmüyor bugünlerde hiç bişey,uyumasın yeterki,
geceleride ışığı kapattıktan sonra--annee su,annee çiş,babasını sormalar,annanesini sormalar,ben uyuyup gidiyorum yiğit cin gibi,allahtan gece uyanmıyorda,bu çile katlanılmaz değil

çözümü herşeyde olduğu gibi zaman galiba,bu zaman ne zaman ............

31 Ağustos 2010 Salı

en zengin yiğit 25 aylık bugün...

yiğit doğduğundan beri herşey onun üstüne,
--aman ses olmasın uyanır,bu gece huysuz onun yanına kıvrılırım,çocuk üşüdü klima aç,çocuk yandı klima aç,yemekler ona göre yapılır,evin düzeni zaten keza onun üstüne,biyere gidilecekse en büyük valiz onun olur vs. bu liste uzaaar gider.bütün ebeveynler bizim gibidir diye düşünüyorum:)
dün babamız çok yorgun olmasına rağmen beyefendinin isteği üzerine denize gittik,2 saat boyunca suyun içinde ördek gibi çırpındı,eşim ondan daha çok yoruldu,bende kenarda hakem gibi onu yap bunu yap talimat verdim:))



bugün eşim uyusun sabah birkerecik dedim,(gece 2 de geliyo ve kuşlara gidiyo,3 te yattı diyelim,) sabah 8:00 de yiğitin çığlık ve babaaaaa babaaaaa diye bağırmalarıyla uyanmasın istedim
topladım tası tarağı hadi oyun parkına dedim,avm ye (laura)attık gene kendimizi,
yiğit ordan oraya zıpladı,koştu,koşturdu,,birazcık olsun attı enerjisini



oyun oynarken en hararetli yerinde
ayyaaan ayyaaan diye söylendi yanıma gelip, gittik ayran aldık,içildi, sonra oyuna devam, sonra kubiyye kubiyye dendi allahtan kurabiye götürdüm yanımda (ama 7 tahıllı değil ,onu yemiyor,)verdim yedi,enerjisi bitenene kadar oynadı,tanıdık kızlar var orda çalışan (özge-neşe)bende onlarla güzel sohbetler ettim,dağıttık kafaları biraz,iyi geldi


sonra yiğit bulmaca çözdü,ağzının ayranıyla:)))karaladımı desem,yok yok çözdü:)))



sonra ordan çıktık ve yan avm ye (shemall)geçtik,D&R a bakmaya,yiğite o minik hikayelerden almaya gittik,içeriklerine baktık ve 3 tanecik daha seçiverdik..(bu seri halinde de satılıyor ama açıkta var,içine bakmadan almak istemiyorum,çünki hikayelerinin hepsi aynı ayarda güzel değil )


birde yiğitin tutturmasıyla bunu alıverdik,,aslında 1 kitap ,arkalı önlü yapışık,,baktı ve anında sevdi.ben baktım güzel hikayeleri ve resimleri var,



demem o ki en zengin yiğit,sevgininde,somut şeylerinde en güzel yeri onun:)
allah sevgisini hep içimde-- varlığını herzaman yanımda tutsun:))
yiğitim bugün 25. ayını doldurdu,,nice 25 aylara bebeğimm

29 Ağustos 2010 Pazar

7 tahıllı kurabiye



sabah erken kalktık kuzumla ,erken kahvaltı yapıyor diye 10 gibi acıkıyor tekrar ve elma,havuçtan sıkıldığı için çubuk kraker yemek istiyor ,bende istemiyorum ,abartıyor bazen

neyse bende bir kurabiye yapayım dedim,7 tahıllı un,pekmez,yoğurt ve tereyağından işte bu kurabiye çıktı..daha öncede normal undan yapıyordum..
7 tahıllı un birazcık tuzlu o sebeple ilk yiyince farklı geliyor ama yiğit çok severek yedi,hemde 2 tane yedi ve doydu, arasındaki tahılları çok sevdi..