20 Eylül 2010 Pazartesi

17.09.2010 nurturia antalya anneleri buluşması

cuma günü nurturia antalya anneleri buluşması vardı.
cam piramitin yanındaki parkta buluştuk.
ben gittiğimde kimse yoktu,10 dk sonra yasemin ve pınar (tatlıları gazigan ve efe)geldiler,daha önceden yaseminle tanışıyorduk bloktan pınarlada hemen kaynaştık,
sanırım çocuklu anneler ,helede yaşları yakın çocukları olan anneler hemen kaynaşıyolar, paylaşacak çok şey var,
daha sonra afet,ilal, feyzan ve hande de geldiler
çocuklar ardı ardına parkta kaydırak,salıncak ,merdiven bırakmadılar oynamadık...
biz anneler az sohbet edebilsekte,ilk buluşma için paylaşımlar güzeldi,zevkli geçti

yiğite bak,resim çekilmemek için yırtıyor kendini,orda da ağlayacak bir sebep buldu benim kuzum


aaa bana bak yaww,ne vardı bukadar gülecek hatırlayamadım...çocuğu ağlamaktan yırtılır,anası ağzını sonuna kadar açar güler:))))




bunlar yaseminin makinesinden çekilen resimlerdi..
bunlarda benimkiler:))



tontiklerimiz kaydıraktan kayarken.:))
hepsine maşallah


bu yaseminden,,çok güzel çıkmış kuzumm




yavrularımız da böyle oynadılar,,
avuç içi kadar kumda çok güzel oyunlar oynadılar,eve toz kir içinde geldik,,,,
güzel zaman geçirdik,kış için planlarımız var,
malum burası antalya,bigün kış olsa öteki gün yaz olur,güzel günlerde dışarda,diğer günlerde kapalı mekan yada evlerimizde buluşma kararları ile ayrıldık,
yorucu ve bir o kadarda mutlu bir gündü benim için

14 Eylül 2010 Salı

ilklerin günü

bugün kuzuşla sabah kalktık,hemen ayakkabıları getirdi aşşaaa dedi.
yok daha neler...
gözümü açar açmaz ayakkabısını burnuma sokacaktı nerdeyse.
sonra buzdolabı açmış ve meyve suyu çıkarmış,oğlum kahvaltıdan sonra dedim...
ve git sen yine köpük aletini getir.şu momomuçu...
sonra hortum getirdi.bolkon yıkayacakmışız.off
sabah sabah nasıl bir enerjiyle uyandıysa aklına gelen tüm işleri arka arkaya sıraladı.bende hepsine aynı enerjiyle neden olmaz anlattım...kendimide tebrik ettim,hiç birinde ağlamadı tamam dedi,

neyse yiğitin kahvaltısından sonra,oynadık biraz oyuncaklarla.
sonra aşağı indik yoğun ısrar üzerine,ekmek aldık birazda aşağıda oyuncak alışveriş arabasını sürdü.
sıkılınca gelip babamızı kaldırdık,kahvaltı ettik,yiğit tıkabasa karpuz yedi,sonra pazara gittik,eşim bıraktı bizi,ve ne var yoksa herşeyden aldık,
portakal canavarına 7 kg portakal aldık,(kendileri 7 aylıktan beri her sabah taze sıkılmış portakal suyu içer)
elma canavarı elma istedi alma aldık, yok muz istedi muz aldık,
ve üzüüm dedi pazarda ,normalde pek yemiyoruz diye almayacaktım ,hiç yemeyen yiğit bir küçük salkımı mideye indiriverdi oracıkta ve 2 kg aldım,yol boyu ve evdede üzüm yemeler devam etti,
işte ilkin birisi bu:))))

ikinci ilkimizde yiğit caillou seyretti.tabi benim anlatmamla.
bitane kayu kitabımız var.kayu sirkte..yiğit bayılarak dinliyor ve resimlerinden çok hoşlanıyor ama çizgi filmini pek sevmemişti.birlikte izleyince biraz daha iyi gibi..
ne okumamı istiyorsun seç getir deyince kayuuu diyor.bende okunuşu gibi yazdım burda.daha kolay:))))


bunları yaptık bugün,ve yiğit telafuzu iyi olmasa da birsürü yeni kelime öğrendi.ayşegülcüğüm bir ara demişti.nasıl yetişeceksin öğrendiği kelimeleri yazmaya demişti,şimdi aynı öyle oldu.her kelimeyi biliyor artık,herşeyin adını biliyor.söylüyor da dilinin döndüğünce,cümle kurmaya hala geçemedik desem yeridir.
-anne aydede
-anne kuş
-baba uyuyo
böyle kısa cümleler işte,
yakında artacağını düşünüyorum,kitaplarımıdaki ve çevremizdeki herşeyin adını biliyor..istediklerine evet-istemediklerine hayır diyor.ağlayarak hayır demeye getirmeler azaldı.
kendi fikrini kesinlikle biliyor ve sunuyor,ağlayarak halledemeyeceğini biliyorsa şirinlik yapıyor.gelip anne öp diyor,
nasıl dayanılır ki:))))

****aaa bu arada cuma günü nurturia antalya anneleri buluşması var.çok güzel geçecek inşallah.yiğitin ve benim yeni arkadaşlarımız olacak.iple çekiyoruz cumayı:))))

10 Eylül 2010 Cuma

bizim kuşlarr




















eskiden kuşlardan çok korkardım,allah kuşlardan korkuyorum diye eşimi çıkardı galiba karşıma,,



















şimdi ise gene dokunamam ama yaklaşabilirim..bu bile büyük gelişme,4 yılımı aldı bu kadar yaklaşmak bile

çok güzel değilmi....


















bunlar bir aile..anne,baba,çocuk,sohbet ediyorlar galiba,beyaz olan çocuk:)))











yiğitin favori rengi,herzaman gidince bu renk kuşları ellemeyi ister.


yavru bir kuş,uçmayı henüz bilmiyor,dolayısıyla yiğitin tam fovorisi,


















kuş henüz yem yemeyi de bilmiyor,annesi yediriyor,ama benim hayvan sever oğlum yem yedirmeye çalışıyor kuşa..kuşta ilk yemini yiğitin elinden yemiş bulunuyor..



son olarak yiğit kuşu öpüyor ve kuşlarımızı böylece rahat bırakıp çıkıyoruz ordan,bin defa gene geleceğimize dair yiğite söz vererek..bıraksak akşama kadar sıkılmadan durur yanlarında.babasının oğlu:)))

bizde hayat

hayat geçip gidiyor...
yiğit durmadan büyüyor..biz yaşlanıyoruz,
bana herzaman bişeyleri bekliyormuşum gibi gelir..tabi anın da tadını çıkarmaya çalışırım ama işte nerden kaldı bu bende bilmiyorum hep bişeyleri bekleme hissi:))düşündüm de şimdi kışı bekliyormuşum gibi geliyor....

yiğit durmadan öğreniyor,oyun oynuyor..
puzzlları yanyana koyup ikisine birden hızla yerleştirme yapıyor ve isimlerini söylüyor


arefe günü öğlen annemlere gittik,kardeşim,emre,yiğit ben,eşimin işleri vardı gelmedi..
yiğit kaç gündür -momomuç- diyor.allahım ne diyo ne diyo diye anlamaya çalışıyorum,ama anlamak ne mümkün,anlamıyorum annem diyorum ağlıyor bu sefer..annemlere giderken çamyuva da pazara rastladık,yiğit yolda yesin diye bişeyler alalım dedik veeeee -momomuçun- ne olduğunu tam da bu anda anladık:)))))
oyuncakçının önünden geçerken bağırmaya başladı,zıplayıp,ellerini çırpıyor,çığlıklar atıyor,ve mommumuuuuç diye bağırıyor en önemlisi...meğerse baloncuk diyormuş,kendinden sulu milyon baloncuk yapan bişey görmüş biyerde.aman allahım aldık onu ve arabanın klimasında oynadık,annemgilde saaterce oynadık.....


e bizde yiğit kadar güldük..baloncukları yakalamaya çalıştık,,
o akşam yemekten sonrada eve döndük,

dün akşamüstü yiğiti kankası Baran lara götürdüm, özlemle biz sohbet ederken,yavrularda oynadılar,
2 aylık bir annane gezisinden sonra geçen hafta dönmüşlerdi,yiğit arkadaşını çok özlemişti..dönüşüne çok sevindi..
bu fotoda koşturmaktan öylesine yoruldularki çubuk kreker arası verdik ve kuzu kuzu oturup tv seyrediyorlar,evin hali ise görülmeye değer:)))

7 Eylül 2010 Salı

hepatit A aşısı oldukk

1 aydır yaptırmak istiyordum,dün ise bayramdan sonraya bırakmamak için bugüne plan yaptım yiğitin hepatit a aşısı işini...

geçen sebebini anlayamadım ama başım fena halde döndü,2 gün yataktan kalkamadım,gözümü bile kapatınca ev dönüyordu,tansiyona baktık filan normal..dedimki gene kan değerlerimi düştü acaba..

yiğiti kıştan beri kilo boy ölçtürmesi yaptırmamıştım..doğduğundan beri 1 yaşına kadar her ay takipleri yapıldı ve yazılı duruyor,1 yaşından sonra ise 3-4 ayda bir yapıldı,kıştan beride yaptırmadım o da aklımdaydı ne zamandır...

hepsini topladık sağlık ocağında aldık soluğu sabah sabah..kendime tahlil yaptırdım,yarın alınacak..
yiğitin aşısını yaptırdık..bir sonraki dozu 6 ay sonra (7.mart.2011)
((ayrıca internette araştırdım ve 2-6 yaş arası yaptırmak gerekliymiş,2 den önce türkiye de tavsiye edilmiyormuş..sebebi anneden alınan antikorları öldürüyormuş bu aşı,o sebeple 2 yaşından sonra yapılmalıymış..))

sonra ölçümleri yapıldı yiğitin ve tam bir tosun olduğu tescillendi bir kez daha..
((16,5 kg-95 cm boy)) gelişimi iyi hatta normal üstü:)) diyor ebemiz,,genetik bu işler:)))

veeee yiğitin saçlarını kestirdik,,keltoş oldu oğlum
yiğitin saçı uzayınca güzel görünmüyor bana,avrupa yakasındaki burhan bey gibi oluyor :)))




ne çok şey yapmışız bugün yaa..
.
.
.

6 Eylül 2010 Pazartesi

....

hiç tanımadığım halde nehir için çook üzülenlerdenim,dün ilk okuduğumda hemen bloğuna baktım ve uzun zamandır rahatsız olduğunu tüm bloğunu bir nefeste okuyarak anladım,,

allah mekanını cennet etsin küçük meleğin...

herzaman böyle olmazmı ,bişeylerin hatırlatması gerekmezmi sevdiklerimizin değerini ,,birkez daha anladım sevdiklerimin değerini...

sevgili küçük nehir in ailesine sabırlar diliyorum bir kez de burdan..