6 Ekim 2010 Çarşamba

ANNELİĞİN HARİKA YÖNÜ


Annelik hamilelikle başlıyor,arkasından doğum büyük heyecan!!!
Amaa emzirmek varya emzirmek anneliğin asıl başlangıcı bana göre..
Bebekle arada kurulan büyük bağların başı..

Sezeryandan uyanırken çok ağlamışım,Gözümü açtığımda ise yavruyu gördüm.
Eşimin kucağındaydı.Hemen istedim güzel yüzünü görmek için.
Ağzı memeyi arıyordu.Hemen emzirme pozisyonunu denedim.Emmeyi bilmeyen küçük yavru ve meme başı olmayan ben başaramadık bu işi.
Üstelik pozisyon ayarlayamadım .Başını memeye göre ayarlamayı beceremedim.
(Hoş uzun zaman beceremedim bu pozisyon işini ya o da başka)

En büyük sorun da sütün olmamasıydı.Gelecek diye uyardı hemşire ve diğer doğum yapmış olanlar.
Hatta meme başını sıkmaya süt kanallarını uyarmaya başladılar.
Acıdan ölecek gibi oldum, sezeryan yeri bile o kadar acımadı doğrusunu söylemek gerekirse.
Üstüne de bebek feryat figan ağlıyordu acıkmış olduğu için,saatler geçti doğumun üstünden hala 1 damla bile süt ememedi benim kuzu.

O gün annemle kavga bile ettik.Annem menapoz döneminde sinirli,ben yeni doğum yapmışım,bebek ememiyor ,ben tutamıyorum gerektiği gibi bebeği.
Sinir harbi yaşadık.

Doktor geldi ve bu bebek aç hemen mama verin dedi. Tosuna 1 çay bardağı mama yaptık ve yemen hüpletti hepsini,arkasından uyudu.

Ben kolay pes etmem.

Herkes durulunca memeyi süt için çalıştırmaya başladım,ÇOK ACIDI..Acısın önemli değildi,süt gelsindi sadece..
1 saat sonra beklenen oldu.Ağız dediğimiz sevgili mucize sıvı geldi,
O arada yavru da uyandı ve başladık tekrar çabalara.

Bu sefer sonuç geldi,yapıştı yavru memeye ve bir daha bırakmadı.Pozisyon hep dert oldu ,ama aç olan ve onu doyurmak isteyen azimli annesi bir şekilde başardık.
Yara oldu 1-2 hafta kadar.Ben acıdan ağladım ama pes etmedim.
Sağolsun memeler de benim yüzümü kara çıkarmadılar ve süt geldi bolca.
3.300 doğan yavru hemen tombikleşti.
Anneciğimin komposto,çorba ve meyve salatalarının da hakkını yememek gerekir..

ilk 6 ay sadece anne sütü ile besledim tosunu.

Hayatımda annelikle birlikte emzirmeninde çok büyük mutluluklar yaşattığını söylemem gerekir.
Emzirirken göz göze gelmek,bebeğin okşamaları ve onunda sütün tadından ve doyma halinden aldığı zevk anlatılmaz yaşanır.
Hayatta her kadının yaşaması gereken bir duygu ve görsellik ....
Emerek doyan kuzumu seyrederken binlerce defa şükrettim, mutluluktan ağladım,bu duyguları yaşamak bana da nasip olduğu için...

Yavrumu sütümle besleyebilmenin zevkini 22 ay tattım.
Sık emdiği için yapışık ikiz olmuştuk, ek gıdalardan yeteri kadar yemiyordu ve her 5 dk inmişti emme istekleri,bende yeter dedim ve bitirdik emme işini..
Hala özlediğim olur.bidaha bebeğim olursa daha uzun emzirmek istiyorum...

Ayşe ARSLAN
http://ayseyigitarslan.blogspot.com/

28 Eylül 2010 Salı

kuzu büyümüş haberim yok


pazar günü annemler geldi,yiğitte bende çok hasta değildik o gün,
hastaydık belki farkında değildik sevincimizden.
yiğit annane ve dedesine,bende annemle babama sevindik..şımardık:)))
çok güzel bir gün geçirdik,dışarda bir kahvaltı faslından sonra bir avm ye attık kendimizi...orda da gezdik,yiğitin arabası yoktu yanımızda.kah yürüdü,kah kucakta genellikle koştu ama..
keşke annemlere yakın otursak dedim her saniye içimden
o kadar çok sevgiyle büyüdükki biz,
sığınacak bir kucak,sarılacak bir kol olmadan eksik hissederim kendimi şimdilerde, gereklidir bana hep..
çocukken babamla kahveye giderdim,ava bile gittim ...
kız çocuksun götürmem demedi.beni kırmamak için..şımarık değil ama nazlı büyüdük..
doğumumda uyanırken babacığım ağlıyordu...
yiğitte böyle büyüyor..çok bol sevgi ile...


annem ve babam sırf onu görüp ,bir öpüp koklamak için günübirlik geliyorlar taa nerden.
pazar günü annem bana yiğiti uyutta biz kaçalım dedi..eve geldik saat 16:00 te.yiğite yatalım dedim kucakladım ve büyük bir hengameyle sarsıldım,kucağımdan yere atladı ve çılgın gibi ağlamaya başladı..annem kucakladı hadi yatalım dedi,yok yine aynısı,babam yaptı yok yine aynı..
kitap okuyalım yatakta yok.
hepimiz aynı yatağa yattık daha beter ağladı..
dedeeee,,, dedeeee haykırdı.
ayakta gözü kapanıyor uyumamak için neler yapıyor.gözü kıpkırmızı tık yok...

ve anladım ki benim kuzum büyümüş.
büyümüşte her konuşulanı anlamaya başlamış..
dinleyip kendi kafasından hesaplar yapmaya başlamış..
çocuğun yanında herşeyin konuşulmama zamanı gelmiş...

saat 20:30 da yarım saat anlatma sonucunda tamam dedi,yorgunluktan bayılma safhasında...
ve onlar gitti.suratı düştü,biraz içten içten ağladı,sarıldık ve 21:00 de uyumuştu.taa ertesi sabah kadar..sabah uyanıp telefonumu getirdi annane dedi.aradık konuştular,aynı içten ağlama devam etti telefonda...

neyseki ağlamaları çoğu yerde gereksiz olsada uzatmaz.anlatınca tamam der.
çok küçük bir sabırla en kötü zamanlar bile kolayca aşılır..

zor görünen yiğitin aslında kolay olduğunu biliyorum artık..
sabırsız ve çabuk sinirlenen annesini yiğitte tanıyor artık...son damlasına kadar huylarımız aynı ...

ve kendime nasihatım şu bu postta:
* iyi veya kötü her konuşulana dikkat edilecek..
* bol sabır hiç elden bırakılmayacak..

26 Eylül 2010 Pazar

bana bulaşmasa ayıp olurdu


ve nihayet bende hastayım..
yavruma bulmayayım kaç gündür bende de kulak,damak,burun kaşıntısı vardı,yiğit hasta olunca bana bulaşması 1 gün almadı..
ama ne hastalık...üfff
yiğite peditusa başlamıştım,şurup bitti..hafta sonu olduğu için nöbetçi eczane aramamız gerekti,eşim full yine,ve bende hastalanınca aramadım .tam olgunlaştık,
yarın sabah ikimizde doktora gideceğiz
tam tamına üfff
ben neysede yiğit hasta olmasa keşke.bir ilaç olsa içirsek,aşı gibi,,hiç bir enfeksiyon hastalığı olmasalar çocuklar.
tabi şu an saat 03:14 ve ben hayallerdeyim değilmi
üfff
ne dertli post oldu...nasıl olmasın.burnum tıkalı,akıyo,yiğit hırıltılı,eşimin beli çok ağrıyo,yiğit ilgi bekliyo ve benden başkasına gitmiyo..kitap okumamı istemiyo,başka oyalama ve yatarak dinlenme şansım yok,gündüz 1 saniye bile uyumadı..durmadan ağlıyo ve ben bitiğim
annem çalışıyo,kardeşim çalışıyo,burda olsalarda yiğit gitmez,yapışığız
inşallah antibiyotik kullanacak bişey değildir,daha kışın başında...yarın sabah 10 da doktordayız...
son üffff

25 Eylül 2010 Cumartesi

yiğit hasta


(bu resimde 10 aylık..burdada hastaydı kuzum,gözleri kıpkırmızı)

çarşamba günün acısı çıktı işte..o gün inanılmaz terledi,durdan anlamadı..durduramadım da.üstünü defalarca değiştirmeme rağmen üşüttü yinede..
dün akşama kadar hapşurdu..ben hemen anladım ama yapacak bişey yoktu,
dün öğlen uykusu yarım saatçikti:((
akşamüstü beklenen gerçekleşti ve burnu akmaya başladı,gece tıkandı,uyumadı ve sürekli ağladı
yiğitin hastalıklarıda böyle olur,saatlerce ağlar,gece uyumaz,sayıklar,durmadan döner....
peditus verdim ama olmadı,4 saat sonra birde 1,5 ölçek ibufen verdim gece 2 den sonra rahatladı ve bizim yatakta uyudu,sayıklamalar ve dönmeler eşliğinde..
eşm kucağına almak istiyor dahada ağlıyo bana yapışıyo,sayla sümük...off kıştan hiz hazetmiyorum bu yüzden,yoksa kendi başıma olsam kışa bayılırım..
grip aşısı yaptırsammı yiğite diye düşünmeye başladım,çekilmiyor çünki en ufak soğuk algınlığı bile..
bugünse biraz daha iyi gibi..şimdi uyuyor..yine sıkıntılı..

22 Eylül 2010 Çarşamba

gezmeye doyduk

bugün babamız izinliydi..dünden bisürü planlar yapmış
sabah kahvaltıya götürdü,,larada biyer var.çok seviyoruz,,doğayla iç içe,hayvanlar var,çiçek,böcek,toprak...
kardeşim de geldi,e daha ne olsun yiğite,,,babası,annesi,teyzesi...hayvanlar,....ÖZGÜRLÜK









biz uzuun bir kahvaltı yaptık,yiğit karabiber döktü bardağa biraz,kürdanları oynadı,bi tane bardak kırdı,
neyseki tanıdık yer,yiğiti seviyolar,o da sonuna kadar kullanıyor..

bir ara bir tavuktan korkmuş dolaşırken,--anneee kork,baba kork,tezze kork diye diye yanımıza seğirtti:))))hepimizi sıralıyor arka arkaya ki,hepimiz onunla ilgilenelim:))
2,5 saatte 5 defa çiş yaptı:))

kahvaltıdan sonra, karşı avm ye gittik, yiğit oyun parkında döktürsün diye,
e babayı yakalamışken bırakmak olmaz değilmi ama,,



orda da babasıyla oynadı,,
yolda gelirken uyukladı,eve geldik ve bayıldı bizimki

akşam yemeğinden sonra,baba bizi tekrar çarşıya götürdü...
suların dansını izledik cumhuriyet meydanında,,su dansını bir ara videolayıp koyacağım buraya,akşam vakit olmadı yiğitle koşturmaktan
yorgunluktan bayılmak üzereydi ki,eve geldik 1 kitapta yine bayıldı bizimki:))

babamıza burdan teşekür ediyoruz,
tekrarı 5-6 ay aradan sonra yada seneye yaza tekrarlanır artık böyle bir günün
eee bunada şükür,ne yapalım

21 Eylül 2010 Salı

yiğit/babası--babası/yiğit



yiğit anne karnında 8 aya kadar yüzünü göstermedi..6. aydada kafa aşağı geldi ve doğum yoluna doğru girdi,8. ayda doktor zorlu uğraşlardan sonra bir küçük yüz karesi yakalayabildi nihayet,,ve dediki ayşecim babasının tıpkısını doğuracaksın...
eşim sevinmiş ve keyiflenmişti,nerden bileyim gerçekten de aynısını doğuracağımı....

NASIL BENZİYORMU???

şimdilerde bana döndü biraz,yoksa doğduğunda ve sonrasında tıpkınında tıpkısı babasıydı...

20 Eylül 2010 Pazartesi

17.09.2010 nurturia antalya anneleri buluşması

cuma günü nurturia antalya anneleri buluşması vardı.
cam piramitin yanındaki parkta buluştuk.
ben gittiğimde kimse yoktu,10 dk sonra yasemin ve pınar (tatlıları gazigan ve efe)geldiler,daha önceden yaseminle tanışıyorduk bloktan pınarlada hemen kaynaştık,
sanırım çocuklu anneler ,helede yaşları yakın çocukları olan anneler hemen kaynaşıyolar, paylaşacak çok şey var,
daha sonra afet,ilal, feyzan ve hande de geldiler
çocuklar ardı ardına parkta kaydırak,salıncak ,merdiven bırakmadılar oynamadık...
biz anneler az sohbet edebilsekte,ilk buluşma için paylaşımlar güzeldi,zevkli geçti

yiğite bak,resim çekilmemek için yırtıyor kendini,orda da ağlayacak bir sebep buldu benim kuzum


aaa bana bak yaww,ne vardı bukadar gülecek hatırlayamadım...çocuğu ağlamaktan yırtılır,anası ağzını sonuna kadar açar güler:))))




bunlar yaseminin makinesinden çekilen resimlerdi..
bunlarda benimkiler:))



tontiklerimiz kaydıraktan kayarken.:))
hepsine maşallah


bu yaseminden,,çok güzel çıkmış kuzumm




yavrularımız da böyle oynadılar,,
avuç içi kadar kumda çok güzel oyunlar oynadılar,eve toz kir içinde geldik,,,,
güzel zaman geçirdik,kış için planlarımız var,
malum burası antalya,bigün kış olsa öteki gün yaz olur,güzel günlerde dışarda,diğer günlerde kapalı mekan yada evlerimizde buluşma kararları ile ayrıldık,
yorucu ve bir o kadarda mutlu bir gündü benim için