10 Aralık 2010 Cuma

geciken oyuncak mimi:((

ahh oyuncak mimimiz vardı bir.sevgili bahriyecim mimlemişti de.ben vakit darlığından ve toparlayamamaktan yazamamıştım
halbuki çok beğenmiştim bu mimi
şimdi yazıyorum ahanda:))

yiğitin en sevdiği şey bu aralar puzzel ları.sabahtan akşama kadar oynayalım desem hayır demez.bugün yenisini aldık.daha fazla parçaları var.foto çekemedim.bir ara şeyederim:)


















tabi biz bunlarla başladık işe.hemen geçmedik zorlara.yaklaşık 1 yaşından beri çok severk oynuyor bunlarla.şimdi ara ara çıkarıyorum yine severek yapıyor.






bunlarla akşama kadar oynayabiliriz işte.
durun daha bitmedi...


birdede bunlar tabiki.bunlara son zamanlarda dahada sardı.havvanlı tamamda .sebzeliyi biraz karıştırıyor.yakındır bitmesi..


bu pedallı arabamız.pilsandan çok araştırdım.çok pahalı geldi bunun gibi büyücek olanları.bu baya ucuza geldi bana.evimizin yeni kalabalıklarından:)
bir odamız garaj zaten.2 bebek arabası.bir bisiklet ve bu araba..
bisikleti evein içinde oynayarak pedallarını çevirmeyi öğrendi.
şimdilerde dışarı çıkarıyoruz o pedal çevirerek bense koşarak dışarıdayız:)))


arab mezarlığımız var bi.eşime öyle diyorum da.alma alma--- diye bir yanıt geliyor hemen:))
araba mezarlığı diyemeyiz aslında.yiğit hiç bir oyuncağına zarar vermez.çook olduğu için böyle diyorum.




iş makineleri hayranlığımız devam ediyor.çöp arabası bulamadık ama bir.

bunlar da kitaplarımızın bir kısmı.bu aralar güzel bir kitaplık arayışındayım.yarısı çekmecelerde.yarışı odasında duruyorda yiğit benim gibi kıyamıyor kitaplarına.

bugün bim den yine araba aldık.bu seferkiler harbiden çok güzel.benim oynayasım geliyor da yiğitle güzel oynuyoruz.çocuk mutlu ben mutlu:)
resim çekemedim.o arabalarla uykuya yatıldığı için.
kaldırdıklarım cabası evimiz tam bir oyuncakçı dükkanı.ne yapacağız bunları biz.atalım diyorum yiğite.hayır diyor hemen.hiçbişeyi atmaya kıyamayan anası gibi....

8 Aralık 2010 Çarşamba

minik kuzu hasta



yiğit ne güzel 2,5 aydır hastalanmıyordu.
bende sevindirik olup her daim eşime ve anneme söylüyordum.
amaaa kendi elceezlerimle hasta ettim onu.
kaç sefer hasta insanlarla ve çocuklarla yakınlaştı ama yiğit hastalanmamıştı.daha 10 gün önce burnu yemyeşil akan bir kızla aynı fülütü bir o bir o çaldı da onda bile hastalanmamıştı.
ta ki ben çocuğa dolaptan yeni çıkmış yoğurt yedirene kadar.
çok sever kendileri yoğurdu.görünce biraz beklesin dedim olmadı.biraz ısıtsam ekşiyor.yesin bişey olmaz dedim.
ertesi gece öksürmeye başladı.dün değil ondan önceki gün fena öksürdü ve boğazı dolu ve de acıyormuş kendisi söylüyo:(((
hemen baktım kızarmış ve beyaz benekler var.
ben çok üzülüyorum hastalık durumlarında.çünkü yiğit hastalık durumlarında sabaha kadar uyumaz.ağlar.üstüme yapışır.
ateş olmadı ama boğazı kötü işte.
yiğit sebze çorbalarına bayılır.ne sebzesi olsa hiç hayır demez.hemen tavuk çorbaları,et suyu çorbarı yaptım ama doktora götürmeden içim rahat etmeyecekti.dün götürdüm ve yine antibiyotiği yapıştırdı:((
ve 250 mg lık.kilosuna göre öyle dedi.fazla bulmayın diye ekledi bir de doktor.
yiğit hiç sevdedi tadını.birde balgam şurubu verdi o ondan daha beter.kokusu bile kötü.
üzülüyorum bu hastalık durumlarında.en kısa zamanda geçmesi dileği ile......

7 Aralık 2010 Salı

annesinin kopyası ve yardımcısı yine iş başında

balkonu yıkamıştım.
yiğit odasında oyun oynuyordu.
10-15 dk sonra odasına baktım yoktu...
yiğit diye seslendim,ses yok..odalara baktım yok..
bir ses duydum uzaklardan.balkona baktımki yiğit benim söylediğim şarkıyı söyleyerek,benim terliğimi giyip balkonu yıkıyor..
amanın çok fena oldu bu çocuk:))


2 Aralık 2010 Perşembe

aydın gezisi fotoğraflarıyla:)

yiğitle aydına gitmeden bir antalya turu yaptık.bişeyler almak gerekiyordu..
kankası baran ile durup durup bol bol hasret giderdiler.
birbirlerine sevgilerini gösteriyorlar..kucaklaşıp öpüşüyorlar her fırsatta


bu resim annemlerin evinin civarında bir yet.suyu dağdan geliyor herkes burdan su doldurup içiyor.yiğit taş attı bolca oraya.doğası çok güzel.sonbahar görüntüleriçok güzel..


ve aydın yolculuğu



dedesinin arabasına binmek yiğit için paha biçilmez bişey.
hele öne yanlız binmek dahada paha biçilmez.
ama arkaya oturmak zorundasın diye anlatmaya başlarken ağlamalar başlıyor.
ne yapıp edip arkaya geçiriyorum ama bir sinir harbi yaşıyoruz.
ali dedesinin evinin önündeki traktörü görünce ayrılmadı baya bir yanından.
gidip iyice inceledik.hatta bindik.çok büyüktü gerçekten.ben bile bu kadar büyük bir traktör görmemiştim



bunlar kuşadasından görüntüler.sabah erkenden kalkıp kuşadasına gittik.hava baya soğuk ve kapalıydı.yiğit bişey yemedi akşama kadar diye içim hep buruktu ama olsun.yiğit çok eğlendi.
kumruları kovaladı biraz.daha sonra limandaki gemilere baktı.lazım değil şekeri yerken...





kuşadasının bende güzel hatıraları vardır.çok güzel zamanlar geçirdik burda..
benim dolaştığım sokaklarda yiğit dolaştı.hatıralarımla birlikte yiğiti takip ettim yollarda...

27 Kasım 2010 Cumartesi

yeniden eskiye

ohh yiğit uyudu bende bişeyleri yazayım unutmadan...
öncelikle fotoğraf makinamızı annemlerin arabasında unutmuşuz resim yükleyemeyeceğiz.bi sonraki postta görürsünüz
çok güzel resimler var amaaaa...

bugün nurturia anneleriyle buluştuk .çok güzeldi..7 anne,7 çocuk,,bol eğlenceli,bol mamalı bir buluşma oldu..feyzanın evinde buluştuk...çok eğlendi çocuklar,herşeyi 2,5 saate sığdırdık:))



geçen pazartesi yani 22/11/2010 da annemler bize geldi..
ertesi gün sabah Aydın a yol çıktık.daha yola çıkar çıkmaz ilk 5 km de yiğit arıza çıkardı..ben görmeden matarasının içindeki suyu yarıya indirmiş.oyun için..ve 6,5 saatlik yolda her 10 km de anne çiş dedi.

e kaptırdımı giden benim sevgili eşim tamam duralım deyip 5 km daha gidiyor.çocuk ağlayarak çiş deyince duruyor.

geze geze gittik böylece.bool yemeli içmeli bir yolculuk oldu.
narenciyeci anne ve oğul olunca bolca mandalina portakal yendi arabada.

kucaktan inmeyen yiğit uyudu biraz da..
saat 15,30 gibi kayınvaldemlerdeydik..hemen yemek yedik..yiğit herkese kendini sevdirdi.
görümcemin oğlu var.3 e giden bolca oynadılar.ama yiğit fazla sıkıntıya gelemezya.hemen gıcık oldu çocuğa,,pek yaklaştırmadı bi süre sonra.akşam erken uyuttum.bizde geç saatlere kadar sohbet ettik.fırsat bulamıyoruz ki iki laf edelim adamla:))))

ertesi gün kalkıp kahvaltı ettik.yiğit tüm marifetlerini gösterdi herkese..ve gram bişey yemedi..akşama kadar..kuşadasına gittik.hava bozuk olsada benim en sevdiğim havalardır...
bool gezdik,turladık sokaklarda.sahilde gemiler,kocaman bayraklar gördü yiğit.bayıldı.
kestane aldık,yiğit parkta oyuncaklarla uğraştı...
yorgun olarak yola koyulduk..

geri dönerken meşhur çöp şişten yedik tanıdık bir yerde..
yiğit uyuyordu bu arada..tanıdık diye ordan pilav ve ayran da aldık kuzuya.
uyanınca arabada yedi..

tren müzesi gördük ..ama dışarıdan şubat ayında gideceğiz.eşimin yıllık izni var
ve eşim oraya götürecek bizi.yiğit çok sever eminim..vakit dardı şimdi..

o akşam 23:00 te evdeydik.yorucu ve güzeldi..

kısa tatilimiz böyle geçti..
fotolar sonra..

21 Kasım 2010 Pazar

bayram mayram geçti gitti//geziyoruz



bizi gören hep geziyorsunuz der.ama ne gezdiğimden,ne yediğimden içtiğimden bişey anlamıyorum..
pazartesi annemlere gittik.arefe günü sanki bana bayramlardan daha anlamlı gelir.yolculuğumuz olaylı başladı zaten.bayram kalabalığından dolayı tıkış tıkış otobüsle yolculuk ettik.yiğit tepemde.üstüne mızıldanma,çişim geldi,acıktım,suuu demeler...neyse oyalıyorum bişeyle 2 dk sonra yine arıza çıkarıyo.neyseki bizi karşılamaya annane ,dede birlikte gelince unuttu herşeyi,
yeni öğrendiği herşeyi kuş gibi ötüverdi onlara..




tekerleme söylüyo kuzu..
kuzu kuzu mee,
bin tepeme,
hadi gidelim,
ayşe teyzeme
..hehehe
tabi bu kadar düzgün değil ama çook güzel,

fış fış kayıkçı ve karga karga gak dedi yi de söylüyo:)

konuşması oldukça gelişti ..bunlar çok hoşuma gidenler.tabi birde kalabalıkta kudurması var ki.o anlatılmaz yaşanır.
annem ,babam bile çok sevdikleri halde bunalabiliyorlar..

bayram işte böyle geçti.ha nasıl geçti desen hatırlamıyorum:)

babam arabasını değiştirdi ,uzun yola gitmek istiyo.ne zamandır değiştirmek istiyodu da annem izin vermiyordu.sonunda değiştirmiş babacığım.çocuk gibi sevinerek kullanıyor yeni arabasını.yiğit baş köşede.o öne binmek için bin takla atıyor.ben bindirmemek için.

işte bu fırsatı değerlendirmek için salı günü annem ,babam eşim ben.kardeşim,yiğit Aydın a gidiyoruzz.
Kuşadası filan bir tur yapıp geleceğiz.aslında bu kadar yol yiğitle çekilmez diyordum eşime hep.gidelim demelerini elimin tersiyle itiyordum.
annemlerle olunca bir nebze daha iyi.hele kardeşimin tepesinden inmediği için onun gelmesi daha süper oldu.

şimdi uyuyor kuzu.ben yine derin temizlik işlerindeyim.
vakit darlığından mim işlerine de bakamadım.en en kısa zamnada yazacağım.büyük bir zevkle.

yiğit puzzel işlerine sardı.birini yakaladımı hadi yapboşş.
birde hayvanat bahçesine gittiğimiz gün yiğite babası araba aldı .şu pedallılardan.
kaç zamandır her gördüğü yerde saldırıyor.üstünde çocuk varsa yaka paça indiriliyor.inmazse kendini yere atıyordu en hızlısından.
pilsan filan detaylı araştırma yaptım ve en uygununu aldım.
en sevdiği oyuncaklar-oyunlar miminde resmini koyacağım

12 Kasım 2010 Cuma

hayvanat bahçesii //10.kasım 2010

birgün önceden hayvan ansiklopedisindeki hayvanların isimlerini bağırarak ,heyecenla babasına gösteren yiğite babası da dayanamadı ve tamam yarın hayvanat bahçesine gidelim dedi.yiğitle benden kocaman bir oley çıktı.bende çok severim hayvanat bahçesini dolaşmayı..
yiğit salı günü akşama kadar havvanat baççe dedi durdu.bende yarın annem,dedim durmadan:)

çarşamba babamısı kaldırdık,kahvaltı yaptık ve çıktık.hava süperdi.
bizimki evden çıkarken baloncuk aletinide bırakmadı elinden.tüm gün elinde tuttu.arada balonlar yapıp hayvanlara göndermeyi de ihmal etmedi.

burası hayvanat bahçesinin girişi.yiğit bizi bıraktı havvaaaan diye koşturdu önden .)






deveee,at (sesini de çıkardı) ayıı diyerek hepsiyle yakınen ilgilendi,keçiye yerden kablo yedirmeye teşebbüs etti.zor kurtardık hayvanı:)



yiğit hep kaplan sesi çıkarırdı,bizi korkutmaya çalışırdı.ama bak bu kaplan dedik ve kocaman kaplana baktı ve en az onun kadar güçlü bir ses çıkardı.kaplan bile geri döndü ve baktı.hehehe
kappaaan ziyaretimizden sonra kaplan arkamızdan çok güçlü kükredi.yiğit korkudan babasının kucağına yapıştı.biz bile tırsmadık desek yalan olur hani beklemiyorduk:)



tahmin edersinzki en çok maymunların önünde takıldık.çok tatlılardı ama ya.kucağıma alıp sevmek istedim bir an.uzaktan bir hayvansever olarak ben.:)
yiğit muz yerken baktı kaldılar.maymunlara verip eğleniriz düşüncesi ile 2 muz almıştım yanıma.birini maymunlara pay ettikten sonra yiğit kıskandı ve elinde muz yedi.maymunlar sayesinde onu başardık.:)



zebralar,flamingolar harikaydı.
herzaman görmediğimiz hayvanları görmek çok eğlendirdi bizi
tabi birde resimlerini cam arkası olduğundan iyi çıkmayan timsah ve envai çeşit yılanlar da vardı.yiğitle babası bolca seyrettiler onları.çok güzeldi herşey




Antalya nın yukarıdan çekilmiş resmi.isten dolayı pek görünmüyor ama muhteşem bir görüntüsü vardır gerçekte..
10 kasım nedeniyle bayraklar yarıya çekilmişti.yiğit anlayamadı bayrağın neden yarıda olduğunu.bayyak düştü dedi.önce güldük eşimle.sonra Atatürk dedeyi severmisin annem sen dedim.evveet dedi.
inşallah hep sevmesi ve onun yolunda yürümesi dileğiyle