10 Mart 2011 Perşembe

içe aktarım

tüm izleyenlerimden özür dilerim şimdiden.eski bloğumu yenisine kayıt ettiğim için yayınlar şimdi.bir görüntü kirliliği yaratacak...

olduda bitti-ohh

(yiğit 3,5 aylık)(bir aşıdan sonra)


ayın 7. sinde olan hepatit A aşımızın 2. dozunu bugün yapıldık...
ah kuzum alıştıya annesinin iğne yemesine..odaya girdik , ebe kafasını sevince kıyamet koptu.bana-babasına şikayet ediyor kafamı elledi, ellemesin diye..
-diğer ebe bu iğne kimin diye sordu?
-anneye iğne yapıııcak,kolu uff oocak, dedi
ama yanıldı,kucağıma aldım kolunu açmaya çalıştım direndi.babasıyla zor tuttuk.iğne yapılırken kafamı sevmesiiiinn diye ağladı uzunca bir süre..:)
aşıdan sonra şekerli sakızını verdik(cacan şakış onun diliyle)
son aşımızdı bu..oh bee..

hastalıkları olan çocuklar-bebekler içinde üzüldüm bu aşıda..hiç aklıma gelmemişti bu kadar üzüleceğim
bir aşıda odayı yıkacaktı nerdeyse yiğit...
ve içim çok acıdı canının acıdığımı bildiğim için:(
neyseki bitti.saydımda 22 aşı olmuş doğduğundan şimdiye kadar..olduda bitti durumları ohh dedirtti bana..inşallah okula kadar başka yok...

7 Mart 2011 Pazartesi

hasta mı? ne? bilemedim..

geçen hafta salı annemlerdeyken yan komşunun çocuklarıyla oynasın diye çıkardım yavruyu.ama çocukların ikiside hastaydı.gidemedim de geri eve.burunları akıyor ve hapşuruyorlardı.
yiğit çok yaklaşmadı ve açıkhavada oynadılar ama yinede kaptı sonunda şifayı.

cumartesi akşamı huysuzlandı.ama hiç hastalık belirtisi yoktu.tüm gece uyumadı.döndü,sebepsiz yere ağladı.
yok ayağı kaşınmışmış,yok kitabı yataktan aşağı o bırakacakmış, yatağın kenar tarafına yatmak istemiş,daha çok su istiyormuş bardakta ama az içecekmiş filan gibi sebeplere ağladı durdu tüm gece.

ve pazar gün sıkılıyoruz diye alışveriş merkezine gittik.orda gözler sulu sulu bakıyordu bana.iştahı yoktu.nihayetinde hapşurmaya başladı.
eve geldik yemek yedirdim 2,5 saat uyudu.kalktığında ateşi vardı.
Yiğit doğdu doğalı 3. ateşlenişi. başka  boğaz-kulak enfeksiyonları geçirdik ağır ama  ateşlenme olmuyor nedense.
akşam hiç hareketli değildi.meraklı minik dergisi ve daha 3 tane kitap aldık onlara baktık.ilgili ama ateşliydi.
ilaç vermek istemedim.bekledim.gece 1:00 de ateşi arttı. 38,5 u geçti bende soydum ve 1 kaşıkta ibufen verdim.yatakta atlet ve bezle uyudu sonraki 1 saat boyunca.ve ateşi düştü.

neler oluyor anlamıyorum...savaşıyor küçük bedeni hasta olmak ve olmamak arasında galiba.
üstüne birde bisikletten düştü dişi ağzının içini kesti kanattı,çenesi morardı. saatlerce kucağımda nazlandı da durdu.hiç sorun etmez düşmeleri oysa.
bende sabah tavuk çorbası yaptım .sabah ve öğlen bunu yedi.bakalım kalkınca durumlar nasıl olacak..

allahım hasta olmasın yavrularımız.bütün çocuklar sağlıklı olsunlar...en baş duam bu...

4 Mart 2011 Cuma

31. ay da bitti.

oh be açıldı blog yeniden..kim nereye yazıyor bilmiyorum ama.yazanlarınkini okuyorum yine.farkında olmadan ne kadarda çok bağlanmışım buraya.güvenmişim kapanmayacağına.elimin altında sonsuza kadar günlüğüm olacak diyordum.çok üzüldüm kapandığında,ayşegülcüm tarif edip bende açana kadar.

son postumda yiğitin çiş işlerinin geriye döndüğünü anlatmıştım.itiraf etmeliyimki bende iyice bunalıma girmiştim.havalar kapalı,yiğit sürekli mızmız,eşimi göremiyorum işleri yüzünden.yanlızlık boğdu beni.
annemlere gittik açıldım biraz.annemlerde yiğit aynı hareketlere devam edince bende aynı şekilde çıkışıp ta annemde bunları görünce beni kendime getirdi baya.neyse yine şikayet edecek değilim kuzuyu..
iyileşme oranı büyük ve ben bunu sakinleşmeme ve sabrıma bağlıyorum.

eve geldik ve gelmemizle birlikte yiğit büyüdü sanki.
her konuda anlaşıyoruz.mızmızlanmalar yine var.ama anlatıyorum büyük bir sabırla ve susuyor,uygun davranıyor..
anladımki yiğit hiç kavga bilmiyor.1 yaşları civarında kimi görse ittirirdi.annemlerde parkta bir kız ittirdi,ağladı,büyük bir çocuk vurdu ağladı,yan komşunun çocuğu bağırdı,bağırma diye yalvardı,....
ben çocuğumu her dakka şikayet ederken baktımki yiğit en uysalı,sarılmaya çalışanı,uslusu kalıverdi.
beni sakinleştiren sebeplerden biri de bu oldu sanırım.


aslında bu postu yiğitin 31. ayında yaptıklarını yazmak için açmıştım ama.içimden ne geliyorsa yazıyorum...

yiğit hızla öğreniyor.sesimiz yükselse bağırma diyor.
tavşanım tavşanım şarkısını,
dandini dandini dastana ,
mini mini bir kuş donmuştu
bir gün birgün bir çocuk şarkısını ezberledi.
1 den 20 ye kadar sayıyor,günleri,ayları,ve ingilizce 10 a kadar sayıyor,
dedesinin arabasındaki Kubat cd sindeki ince ince,dura dura bir sel,ve en sonundaki evlendir beni şarkısını biliyor ve sözlerini devamlı tekrarlıyor evde,
2 tekerkekli bisikletimiz yok ama kendi 3 tekerleklisini arkadaşıyla değişiyor ve  sürerken ben arkasından koşmakla yetişemiyorum.
her duyduğunu tekrarlıyor,duygularını çok rahat dile getiriyor,taklitlerine gülmekten kırılıyoruz.
diğer odadan benim yanıma koşarak gelip öpmeye geldim seni diyor:)

ve en önemlisi annemlerden geldiğimizden beri bez bağlamadım.sık sık çişe tutuyorum ve kaçırmaları yok oluverdi.öğlen uykularında yine bağlamamaya başladım.gece bağlıyorum ama. kendim kalkamayacağım için çişiyle boğulmasın çocuk:))).

annemlerde 10:00 a kadar uyuyarak bir ilke imza attı.bu güne kadar sabah saat 8:00 i bile yatakta geçirmeyen ben ve yiğit saat 10 larda kalktık.
sabah yağmur atıştırırken 2 saat yürüyüş yaptık.
akarsuya portakal kabuğu attık.
elimizi serin sulara daldırdık.
ördekleri kovaladık,
tavuklara yem attk,
yumurta topladık,
dağdan çiçek topladık
orda da denize gittik......kendimize geldik.
kahvaltılarını hep çok güzel yaptı yiğit.folluktan alınmış yumurta ve ağaçtan kendi topladığımız portakalların sularını içti..

31. aymızıda böylece doldurmuş olduk.

23 Şubat 2011 Çarşamba

el gider mersine......

yiğit doğmadan önce benim adımı kokoş koymuştu arkadaşlarım..işe geç kalsam bile rimel,allık,ruj sürmeden sokağa adımımı atmazdım.ayda 2 kere saçımı boyatmışlığımvar..kuaförden çıkmazdım.
şimdi geride kaldı o günler..

geçen yan apartmanın altındaki kuaförden randevu aldım.altı üstü kaş için haa.bakım değil yanlış anlaşılmasın..pala remziye dönmüştüm..yekpare olmuştu kalın kaşlarım..saatine de geç kaldım diye paldur küldür çıkıyordumki, kapıyı çekiverdim ve çekmemle birlikte dışarıda kaldık tosunla ikimiz.anahtar içeride kaldı yaa.eşimin gelmesine 9 saat vardı daha.sinir oldum.üstelik yağmur yağıyor.

yok yaramıyor bana kendim için bişey yapmak.saf ayşe dedim kendi kendime.
hırsızlık olayları kolay oluyor bizim sitede.önce çilingire,sonra kuaföre gitme kararı aldım.yağmur öyle hızlandıki,yiğit arabasında yağmurluğu üstünde keyif alıyor resmen kafama taş gibi düşen yağmurdan ve benim homurdanmalarımdan:))bende güldüm bolcana:))..
hep düşünürdüm anahtara dikkat et ayşe ,ya kapatırsan dışarda kalısanız derdim.kaldık işte.neyse 20 tl cik sıkışmış kapıya..verdim rahatladım:)


************************************************************

hep kuzuyu şikayet ediyorum gibi oluyor son zamanlarda ama bunu yazmazsam tarihe geçiremeyeceğim..
çiş işleri iyice sarpa sardı..tam 2 yaşında öğrendiği tuvalet eğitiminde 2,5 yaş itibari ile çuvallamış bulunuyoruz.ne yiyor ne içiyorsa yiğit çişini tutamıyor.minicik su sesi duysa salıveriyor.tutamıyor.şimdi daha iyi anlıyorum.
önce gece gündüz bez bağlamıyordum.12 saat bile işememişliği oldu ama şimdi her 10 dk da yapıyor.
sonra uyanınca bağladım uykuda gene yapmıyordu.(el gider mersine,biz gideriz tersine)
ve şimdi tamamen beze geri döndük.
bugünden itibaren hiç çıkarmamaya karar verdim bezi.dolduruyor tamamen.vaktince değiştirmezsem eşofmanına çıkıyor ya.o kadar yani.prostatmı oldun oğlum ? a benim güzel çocuğum??
çiş gelince söyle diyorum.çiş diyor.koşa koşa tuvalete gidiyoruz. yani gidemiyoruz yolda(2 metre en fazla)salıveriyor.
bazen bezli haldeyken beze yapmıcam diye ağlıyor.çıkarıyorum/çıkarıyordum.onu da söylemez oldu 2 gündür.gelince salıyor..
şişe koydum kapıya.çiş varmı deyince pet şişeye yapıyoruz banyo kapısında.ama şişeyle filan olacak iş değil bu..beze geri döndük biz..anne bez bağlama.kötü bez diyor bide.e kötü de sen altına yaparsan, bende burda çamaşırcı kadınmıyım.kurusa dert değil.altını değişririrken kaçmasa /köşe bucak yiğit kovalamasam/dert değil.her seferinde banyoda popoyu yıkarken hasta olacak diye düşünmesem dert değil de değil...

üşütüyormu acaba diyorum.kilotlu çorabı eksik etmiyorum, evin her tarafı minder.popuşa her daim iyi bakıyorum yani,,ev ayakkabısı ayaktan çıkmıyor,,

yaza doğru yeniden iyileşiriz belki.bir doktoramı götüreyim diyorum..
aynı şikayetlerle 1-2 ay önce üroloğa götürdüm yiğiti.labaratuvarda bir sorun varmış.tahliller çıkmadan doktor 4 kalem içacı yazıvermişti de.e tahliller çıkmadı niye yazdınız bunları deyip fırçamı atıp çıkıvermiştim dışarıya....
kime nasıl güveneyim şimdi.çişini tutamadı diye ,tahlillerini görmeden,4 kalem ilacıda bir kaşık çocuğa verecek değilim diye düşünüyorum..

beze devam o zaman.kendimi de yiğiti de yıpratmaya gerek yok değilmi.fikri olan??

22 Şubat 2011 Salı

daha bir saat önce.....

evet evet anladım ben.bu çocuk değişemeyecek bir ağlama karakterine sahip.yakınımızda bim var.oraya gittik..ah orda bir sorun ,bir ağlama zor aldım bişeyleri.sürekli gürültücü bir halde.sürekli bir talebi var.yaptığımı beğenmiyor,yanlış olduğunu bile bile gözüme baka baka yapıyor.

eve geldik.gram sessiz yeni aldığımız oyuncağı oynadı.ama ne zaman ki kapının sesini duydu babasının geldiğini anladı vay efendim kulaklarımız sağır olacak.oysaki sabah kahvaltıda yapmıştı aynısını da.bende yanlız kalınca anlatmıştım böyle yapmaması gerektiğini.beni çok iyi anlamış edasıyla tamam demişti.yook ben tam tersini söylemişim gibi eli minicik kalem izi oldu diye bas bas bağırmalar,suyu baba değilde anne doldursun diye yırtınmalar,ben tamam deyip dediğini yapıpta gerilmeye başlarken de bana kimse bakmasın diye feryatlar....biteceği yok bu gereksiz ağlamaların.

önce yaşına gelmedi diyordum, sonra dişleri çıkıyor dedim,yok olmadı 2 yaş sendromu dedim.2,5 yaş oldu artık.her lafı anlıyor,yanında konuşulanları iyice idrak edebiliyor.fısıltıyı bile anlayıp cevapını yapıştırıyor..eee ne bu??
ne zaman geçecek??
geçmeyecek ben biliyorum.her ağlaması bir öncekinden daha şiddetli,bir öncekinden daha gereksiz,anlamsız...
hani kendini ifade edemiyor diye sinirleniyor diyordum.kendini paşalar gibi de ifade ediyor..ne olcak şimdi..
başım çatlayacak gibi,....bırakıp çıksam bir hava alsam rahatlarım belki.onu da yapamıyorum.
kreşe verip çalışayım.akşamdan akşama göreyimde ağır gelmesin artık bu durum diyorum .onda da baksana yenisini yapma fikri aklıma düştü..vazgeçtim şu dakikalarda yenisini yapmaktan.
ben daha biriyle başedemezken bitane daha yüklenmek bana haksızlık değilmi??

iç sesim acıma kendine,sende böyle büyüdün diyor ama iç ses git geri....daha sesin çıkmasın....

bide az önce uyudu da ,uyurkende kitap okumadım.hemen de uyudu.içini çeke çeke..böyle masum bişeye nasıl da kızdım,bende karşısında hüngür hüngür ağladım.nasıl yenik düştüm gerginliğime..
acaba kalbini üzmüşmüyümdür kuzunun,acaba aklında kalırmı da.hatırlayıp üzülürmü tekrar....

20 Şubat 2011 Pazar

yazmayalı .....

yazmayalı baya olmuş.hızlıca geçen günlerimizi anlatayım..
yiğitle öyle eskisi gibi oynayamıyorum.sıkıntı basıyor.ve yiğit 5 dk oynadıktan sonra bişeye mızıldansa (ki mızıldanma değilde kendini yerlere atma şeklinde oluyor-ağzını sonuna kadar açıp anlaşılmayan şeyler söylüyor)sinirlerim bozuluyor.hatta ağlayan halini görünce başka odaya gidiyorum ki gerilmeyeyeim iyice.
eline kalem kağıt veriyorum onda da yine bana koşuyor bişeyler yapmak için.en çok el resimleri çiziyoruz.onun elini çizip üstüne bir saat ve yüzük konduruyoruz.
boyama kitapları aldık boyayalım diye,karalama kitabı oldu..

önce yiğitin elini ben çizmiştim .oynadık biraz ve kendi haline bıraktım.

canım benim kendi kendine bunları çizmiş yaa.görünce sarıldım sıkıştırdım:))
bide tıynak,şaat çis anne diyor

günlerimiz sıkıcı geçiyor.benim temizlik hastalığım,ve evimizin durmadan dağılması.
benim kendimi hırpalar derecede yinede düzenli olmaya çalışmam,
mutfaktan nefret ettiğim halde sürekli mutfakta olmamla  geçiyor.
hava güneşli diye halı yıkadım yine.2 halı,2 yolluk.ama yağmur yağınca hepsi güme gitti.
yolluğun biri alt komşunun balkonuna düştü de almaya gitmedim.kandıncağız sermiş ,gördüm yine gitmedim,kurudu da kızıyla gönderdi. utandım valla.
o kadar titizleniyorum da bazen ne sallamacı oluyorum ben..
geçen kuşların içine girdim bende.yiğit te benim kadar gitmesine rağmen babasının peşinden ayrılmıyor dikkatimi çekti.babası şu kutuyu getir diyor.çırak gibi atlıyor.arkamda dolaş yardım et diyor.hiç sektirmeden yapıyor.vay be .ağır işler yaptırmak lazım demekki bu yiğit veletine.oyuncak vermekle olmuyormuş bu iş:)

dün babası giderken yiğite sordum;
-sende gitmek istermisin kuşların yanına ?
-evveet...dedi hemen kalktı.gözleri parladı resmen.montunu istedi.
-kuştan korykmam ben
-babacıım,eşaaat
-kuşa didoyoz

bu kadar hevesli işte.benim ondan sıkıldığım gibi,o da benden sıkılıyordur belkide.))))

geçen çarşamba yine denize gittik.yazın hadi neyse de kışın her hafta gittik nerdeyse bu yıl.
deniz kenarında evim olsun istiyorum.
benim çocukluğum deniz kenarındaki evimizde geçti.sabah 6 da kalkıp çıkardım arkadaşlarımla dışarı.denizden hiç çıkmazdık.dermiz buruşup pörsüyene kadar.
hatta acıkınca eve bile gelmezdim.annem bidaha göndermez diye.
sadece dişlerim,tırnaklarım ve gözlerimin beyazı beyazdı.bu karalığım burdan geliyor artık anladım ben:)
deniz aşkı da burdan geliyor bana.
ha birde su ürünleri mezunuyum.o mesleği seçmekte bu deniz aşkından gelmiş olsa gerek:))

geçen gittiğimizden  bu resim.
hatta yiğit denize taş atarken dalga gelip yiğiti devirdi.kafadan aşağı ıslandı yavrum.ağlayacaktı.görüntü benim çok hoşuma gitti güldüm diye o da gülmekle ağlamak arası bişey oldu da.güldü nihayetinde:)yedek kıyafet almıştım.kaldığı yerden devam etti taş atmaya temkini de alden bırakmayarak.

geçen hafta bolca parklardaydık.sabah 10:00 gibi çıkıp 13:30 da eve geldik.çevremizdeki parkların birini yenilemişler.tertemiz kum ve yeni aletler.ohh yiğit nasıl debelenmesin.
her gün zor birşey yapmak istiyor.zoru başarmak istiyor.
ben kaç sefer oğlum ordan abiler tırmanır dedimse dinletemedim.ilgilenmediğim bir sırada burdan çıkmayı başardı.çıkıncada bana gülüyor .hehehe diye.
kaydıraktan yüzüstü kayıyor.hatta yüzer şekilde kaymaya çalıştıda ben kızınca normale döndü.