16 Mart 2011 Çarşamba

şükürler olsun!!!!

başıktaki gibi ilk herşey için şükrediyorum bu aralar...nelerle karşılaştım bu aralar.birazda ondan şükrediyorum galiba....
önce hafta sonu annemle babam geldi.yiğite bisiklet almışlar.hemde istediğim boy.sürpriz.yiğite 3 yaş hediyesini önceden aldık yani:))yiğit bayıldı .ben ondan çok bayıldım.tepesinden inmiyor..gören aa nasıl biniyor bu bücür buna diyor ama e benim bücür haşarat bücür napayım..
iyi şeyler içinde kötü şeyler içinde şükürler olsun ilk başta....
bugün olan bişeyi yazmak istedim.çünkü içim çok doldu...
yiğit bisiklete biniyor sitede.yan siteden bir tanıdık-merhabalaştığımız bir arkadaş aradı.napıyosunuz diye.aşağıdayız diyince onlarda geldi..yiğitten 2 ay büyük oğlu var..çocuklar pek ısınamıyorlardı-daha doğrusu yiğit biraz baskın çıkıyor ve sürekli huzursuzluk olunca pek görüşmüyorduk...
neyse bu sefer anlaştılarda bizde sohbet etme fırsatı yakaladık kadınla...onun hayatını anlatmış olacağım biraz ama.çok etkileyici..şükür demem için-şikayet etmemem için kocaman bir sebep....

maddi olarak durumları çok çok iyi.evleri kendilerinin ve ben bişey vermek için kapıdan uğramıştım evine.çok güzel bir evi var.bir kaç tane araba ve işlettikleri araçlar var.yani maddi olarak üst düzeydeler.
kayınvaldeside aynı sitede fakat evleri ayrı.gelgelelim kendi evlerinde oturmuyorlar hatta kendi evlerinde yatmıyorlar.yemekleri ortak.kayınpederi ölmüş.kayınvaldesi genç denecek yaşta.50 yaşına gelmemiş henüz..ve çok çok baskın-diktatör..kızı durmadan tersliyor.kendi çocuğuna lafı eçmiyor kızın.çocuğun ne yiyeceğine-ne giyeceğine kayınvaldesi karar veriyor.hatta kızın evinde koltuğunun nerde duracağına bile kayınvaldesi karar veriyor.sürekli tersliyor.hizmetlisine bile bu kadar sert emir veremez heralde insan.(kendim gördüm bir defasında)
kız bidaha çocuk yapmak istiyor.maddi durumları iyi ve de tek çocuk istemiyor-çalışma şansı yok.ve buna bile kayınvaldesi karışıyor ..bebek olursa seni boşatırım diyor kıza...

işte her karşılaşmamızda bunları anlatıyordu kısacık sohbetimizde.1-2 aydan beri görmemiştim.bugün sabah gördüğümde şok yaşadım.kız 48 kiloya inmiş.öyle zayıflamışki tanıyamayacaktım az kalsın...gülüştük aa nasıl zayıfladın diye..sen gel 1 hafta bizde kal sen benden daha çok zayıflarsın dedi. gülüştük..

bir ara bana senin eşin içki içermi filan diye sordu..niyeki diye soramadan meğer kendi başından geçeni anlatmak için olduğunu anladım ve dinledim...
eşi çok  içiyormuş ve de içince dövüyormuş kızı..hatta geçen gazinodan eve sabah 6 da geldi ve beni tekmeleyerek dövdü dedi.önce atıyormu acaba dedim ama dayaktan sonra kendi çektiği bir resmini gösterdi.yüzü gözü mosmor..yemeği geç hazırladığı için dövmüş bikeresinde.öyle hafif değil tekmelerle girişiyormuş.kocasıda zebellah gibi bir adam görseniz.1.90 boyu var..ya inanamadım...kaynı da aynı evde.görmedimi kaynın vururken dedim.karşılarındaymış ve hiç karışmamış..dayaktan sonra kızın karşısına geçip yemek yemişler eşiyle birlikte ve kaynı kakılmışa benzemişsin demiş bide kıza....
anlatmakla bitmez bu hikaye.....

yani ne yazsam düşündüklerimle ilgili bilemiyorum..bu ne kadar acı ...
biz kendi yağımızla kavrulan bir aileyiz..maddi olarak normal kategorisindeyiz..zaten böyle olupta durumumuz onlar kadar iyi olacağına hiç olmasın daha iyi..en katlanamayacağım şeyse kayınvaldeyle bir hayat olurdu heralde..helede o kız gibi durmadan terslenmek-dayak ...
kıyaslama yapmak istemem ama insanın elinde olmuyor yapmamak..
ne çocuğuyla gerektiği gibi ilgilenebiliyor,ne kocasıyla yanlız kalıp bir sohbet edebiliyor,ne evini dilediği gibi dağıtıp-toplayabiliyor vsssssss.....
çocuğu sürekli zorla bişeyler yediriyorlar-kayınvaldesinin talimatıyla.  çocuk 18 yalıkken yürüdü.hala anne-baba diyor sadece .çiş eğitimine başlamayı düşünemiyor bile.seneye belki diyor.kendi ne zaman öğrenirseymiş..Kv talimatıyla.ve bu çocuk şu an 34 aylık.her çocuğun gelişimi aynı yada ileri olacak diye bişey yok tabiki ama hep kucakta tutuluyor çocuk,ağlatılmamaya çalışılıyor....
biz orda sohbet ederken kayınvaldesi kendi evinin balkonundan bize bakıyordu.daha doğrusu çocuğa bakıyor,ağlarsa kayınvaldem çok kızar,düşerse kızar diye dibinden ayrılmıyor,mızıldansa ağlama neolur diye yalvarıyor,,şımarıklıklarına katlanıyor,gerektiği gibi bir terbiye bile veremiyor.kadın balkondan bağırıyor gelsin yemek yedircem diye...off bana daral geldi...

bende burda sıkıntıdan patlıyorum.sabah kalkıp gerekirse eşime kahvaltı bile hazırlamadan dışarı çıkıp istediğim yere gidebiliyorum.çocuğum benim yanımda,nasıl istersem öyle yetiştiriyorum.evimi istediğim gibi dağıtıyorum,şunu yap diyen kimsem yok.eşim birkere demez ki annemleri niye aramıyosun?yemek yok?gel-git?
kocaman bir şükürler olsun diyorum.hayatta olduğum-sağlıklı olduğum-sevdiklerim yanımda olduğu için..hesap verecek kimsem olmadığı için.....

10 Mart 2011 Perşembe

içe aktarım

tüm izleyenlerimden özür dilerim şimdiden.eski bloğumu yenisine kayıt ettiğim için yayınlar şimdi.bir görüntü kirliliği yaratacak...

olduda bitti-ohh

(yiğit 3,5 aylık)(bir aşıdan sonra)


ayın 7. sinde olan hepatit A aşımızın 2. dozunu bugün yapıldık...
ah kuzum alıştıya annesinin iğne yemesine..odaya girdik , ebe kafasını sevince kıyamet koptu.bana-babasına şikayet ediyor kafamı elledi, ellemesin diye..
-diğer ebe bu iğne kimin diye sordu?
-anneye iğne yapıııcak,kolu uff oocak, dedi
ama yanıldı,kucağıma aldım kolunu açmaya çalıştım direndi.babasıyla zor tuttuk.iğne yapılırken kafamı sevmesiiiinn diye ağladı uzunca bir süre..:)
aşıdan sonra şekerli sakızını verdik(cacan şakış onun diliyle)
son aşımızdı bu..oh bee..

hastalıkları olan çocuklar-bebekler içinde üzüldüm bu aşıda..hiç aklıma gelmemişti bu kadar üzüleceğim
bir aşıda odayı yıkacaktı nerdeyse yiğit...
ve içim çok acıdı canının acıdığımı bildiğim için:(
neyseki bitti.saydımda 22 aşı olmuş doğduğundan şimdiye kadar..olduda bitti durumları ohh dedirtti bana..inşallah okula kadar başka yok...

7 Mart 2011 Pazartesi

hasta mı? ne? bilemedim..

geçen hafta salı annemlerdeyken yan komşunun çocuklarıyla oynasın diye çıkardım yavruyu.ama çocukların ikiside hastaydı.gidemedim de geri eve.burunları akıyor ve hapşuruyorlardı.
yiğit çok yaklaşmadı ve açıkhavada oynadılar ama yinede kaptı sonunda şifayı.

cumartesi akşamı huysuzlandı.ama hiç hastalık belirtisi yoktu.tüm gece uyumadı.döndü,sebepsiz yere ağladı.
yok ayağı kaşınmışmış,yok kitabı yataktan aşağı o bırakacakmış, yatağın kenar tarafına yatmak istemiş,daha çok su istiyormuş bardakta ama az içecekmiş filan gibi sebeplere ağladı durdu tüm gece.

ve pazar gün sıkılıyoruz diye alışveriş merkezine gittik.orda gözler sulu sulu bakıyordu bana.iştahı yoktu.nihayetinde hapşurmaya başladı.
eve geldik yemek yedirdim 2,5 saat uyudu.kalktığında ateşi vardı.
Yiğit doğdu doğalı 3. ateşlenişi. başka  boğaz-kulak enfeksiyonları geçirdik ağır ama  ateşlenme olmuyor nedense.
akşam hiç hareketli değildi.meraklı minik dergisi ve daha 3 tane kitap aldık onlara baktık.ilgili ama ateşliydi.
ilaç vermek istemedim.bekledim.gece 1:00 de ateşi arttı. 38,5 u geçti bende soydum ve 1 kaşıkta ibufen verdim.yatakta atlet ve bezle uyudu sonraki 1 saat boyunca.ve ateşi düştü.

neler oluyor anlamıyorum...savaşıyor küçük bedeni hasta olmak ve olmamak arasında galiba.
üstüne birde bisikletten düştü dişi ağzının içini kesti kanattı,çenesi morardı. saatlerce kucağımda nazlandı da durdu.hiç sorun etmez düşmeleri oysa.
bende sabah tavuk çorbası yaptım .sabah ve öğlen bunu yedi.bakalım kalkınca durumlar nasıl olacak..

allahım hasta olmasın yavrularımız.bütün çocuklar sağlıklı olsunlar...en baş duam bu...

4 Mart 2011 Cuma

31. ay da bitti.

oh be açıldı blog yeniden..kim nereye yazıyor bilmiyorum ama.yazanlarınkini okuyorum yine.farkında olmadan ne kadarda çok bağlanmışım buraya.güvenmişim kapanmayacağına.elimin altında sonsuza kadar günlüğüm olacak diyordum.çok üzüldüm kapandığında,ayşegülcüm tarif edip bende açana kadar.

son postumda yiğitin çiş işlerinin geriye döndüğünü anlatmıştım.itiraf etmeliyimki bende iyice bunalıma girmiştim.havalar kapalı,yiğit sürekli mızmız,eşimi göremiyorum işleri yüzünden.yanlızlık boğdu beni.
annemlere gittik açıldım biraz.annemlerde yiğit aynı hareketlere devam edince bende aynı şekilde çıkışıp ta annemde bunları görünce beni kendime getirdi baya.neyse yine şikayet edecek değilim kuzuyu..
iyileşme oranı büyük ve ben bunu sakinleşmeme ve sabrıma bağlıyorum.

eve geldik ve gelmemizle birlikte yiğit büyüdü sanki.
her konuda anlaşıyoruz.mızmızlanmalar yine var.ama anlatıyorum büyük bir sabırla ve susuyor,uygun davranıyor..
anladımki yiğit hiç kavga bilmiyor.1 yaşları civarında kimi görse ittirirdi.annemlerde parkta bir kız ittirdi,ağladı,büyük bir çocuk vurdu ağladı,yan komşunun çocuğu bağırdı,bağırma diye yalvardı,....
ben çocuğumu her dakka şikayet ederken baktımki yiğit en uysalı,sarılmaya çalışanı,uslusu kalıverdi.
beni sakinleştiren sebeplerden biri de bu oldu sanırım.


aslında bu postu yiğitin 31. ayında yaptıklarını yazmak için açmıştım ama.içimden ne geliyorsa yazıyorum...

yiğit hızla öğreniyor.sesimiz yükselse bağırma diyor.
tavşanım tavşanım şarkısını,
dandini dandini dastana ,
mini mini bir kuş donmuştu
bir gün birgün bir çocuk şarkısını ezberledi.
1 den 20 ye kadar sayıyor,günleri,ayları,ve ingilizce 10 a kadar sayıyor,
dedesinin arabasındaki Kubat cd sindeki ince ince,dura dura bir sel,ve en sonundaki evlendir beni şarkısını biliyor ve sözlerini devamlı tekrarlıyor evde,
2 tekerkekli bisikletimiz yok ama kendi 3 tekerleklisini arkadaşıyla değişiyor ve  sürerken ben arkasından koşmakla yetişemiyorum.
her duyduğunu tekrarlıyor,duygularını çok rahat dile getiriyor,taklitlerine gülmekten kırılıyoruz.
diğer odadan benim yanıma koşarak gelip öpmeye geldim seni diyor:)

ve en önemlisi annemlerden geldiğimizden beri bez bağlamadım.sık sık çişe tutuyorum ve kaçırmaları yok oluverdi.öğlen uykularında yine bağlamamaya başladım.gece bağlıyorum ama. kendim kalkamayacağım için çişiyle boğulmasın çocuk:))).

annemlerde 10:00 a kadar uyuyarak bir ilke imza attı.bu güne kadar sabah saat 8:00 i bile yatakta geçirmeyen ben ve yiğit saat 10 larda kalktık.
sabah yağmur atıştırırken 2 saat yürüyüş yaptık.
akarsuya portakal kabuğu attık.
elimizi serin sulara daldırdık.
ördekleri kovaladık,
tavuklara yem attk,
yumurta topladık,
dağdan çiçek topladık
orda da denize gittik......kendimize geldik.
kahvaltılarını hep çok güzel yaptı yiğit.folluktan alınmış yumurta ve ağaçtan kendi topladığımız portakalların sularını içti..

31. aymızıda böylece doldurmuş olduk.

23 Şubat 2011 Çarşamba

el gider mersine......

yiğit doğmadan önce benim adımı kokoş koymuştu arkadaşlarım..işe geç kalsam bile rimel,allık,ruj sürmeden sokağa adımımı atmazdım.ayda 2 kere saçımı boyatmışlığımvar..kuaförden çıkmazdım.
şimdi geride kaldı o günler..

geçen yan apartmanın altındaki kuaförden randevu aldım.altı üstü kaş için haa.bakım değil yanlış anlaşılmasın..pala remziye dönmüştüm..yekpare olmuştu kalın kaşlarım..saatine de geç kaldım diye paldur küldür çıkıyordumki, kapıyı çekiverdim ve çekmemle birlikte dışarıda kaldık tosunla ikimiz.anahtar içeride kaldı yaa.eşimin gelmesine 9 saat vardı daha.sinir oldum.üstelik yağmur yağıyor.

yok yaramıyor bana kendim için bişey yapmak.saf ayşe dedim kendi kendime.
hırsızlık olayları kolay oluyor bizim sitede.önce çilingire,sonra kuaföre gitme kararı aldım.yağmur öyle hızlandıki,yiğit arabasında yağmurluğu üstünde keyif alıyor resmen kafama taş gibi düşen yağmurdan ve benim homurdanmalarımdan:))bende güldüm bolcana:))..
hep düşünürdüm anahtara dikkat et ayşe ,ya kapatırsan dışarda kalısanız derdim.kaldık işte.neyse 20 tl cik sıkışmış kapıya..verdim rahatladım:)


************************************************************

hep kuzuyu şikayet ediyorum gibi oluyor son zamanlarda ama bunu yazmazsam tarihe geçiremeyeceğim..
çiş işleri iyice sarpa sardı..tam 2 yaşında öğrendiği tuvalet eğitiminde 2,5 yaş itibari ile çuvallamış bulunuyoruz.ne yiyor ne içiyorsa yiğit çişini tutamıyor.minicik su sesi duysa salıveriyor.tutamıyor.şimdi daha iyi anlıyorum.
önce gece gündüz bez bağlamıyordum.12 saat bile işememişliği oldu ama şimdi her 10 dk da yapıyor.
sonra uyanınca bağladım uykuda gene yapmıyordu.(el gider mersine,biz gideriz tersine)
ve şimdi tamamen beze geri döndük.
bugünden itibaren hiç çıkarmamaya karar verdim bezi.dolduruyor tamamen.vaktince değiştirmezsem eşofmanına çıkıyor ya.o kadar yani.prostatmı oldun oğlum ? a benim güzel çocuğum??
çiş gelince söyle diyorum.çiş diyor.koşa koşa tuvalete gidiyoruz. yani gidemiyoruz yolda(2 metre en fazla)salıveriyor.
bazen bezli haldeyken beze yapmıcam diye ağlıyor.çıkarıyorum/çıkarıyordum.onu da söylemez oldu 2 gündür.gelince salıyor..
şişe koydum kapıya.çiş varmı deyince pet şişeye yapıyoruz banyo kapısında.ama şişeyle filan olacak iş değil bu..beze geri döndük biz..anne bez bağlama.kötü bez diyor bide.e kötü de sen altına yaparsan, bende burda çamaşırcı kadınmıyım.kurusa dert değil.altını değişririrken kaçmasa /köşe bucak yiğit kovalamasam/dert değil.her seferinde banyoda popoyu yıkarken hasta olacak diye düşünmesem dert değil de değil...

üşütüyormu acaba diyorum.kilotlu çorabı eksik etmiyorum, evin her tarafı minder.popuşa her daim iyi bakıyorum yani,,ev ayakkabısı ayaktan çıkmıyor,,

yaza doğru yeniden iyileşiriz belki.bir doktoramı götüreyim diyorum..
aynı şikayetlerle 1-2 ay önce üroloğa götürdüm yiğiti.labaratuvarda bir sorun varmış.tahliller çıkmadan doktor 4 kalem içacı yazıvermişti de.e tahliller çıkmadı niye yazdınız bunları deyip fırçamı atıp çıkıvermiştim dışarıya....
kime nasıl güveneyim şimdi.çişini tutamadı diye ,tahlillerini görmeden,4 kalem ilacıda bir kaşık çocuğa verecek değilim diye düşünüyorum..

beze devam o zaman.kendimi de yiğiti de yıpratmaya gerek yok değilmi.fikri olan??

22 Şubat 2011 Salı

daha bir saat önce.....

evet evet anladım ben.bu çocuk değişemeyecek bir ağlama karakterine sahip.yakınımızda bim var.oraya gittik..ah orda bir sorun ,bir ağlama zor aldım bişeyleri.sürekli gürültücü bir halde.sürekli bir talebi var.yaptığımı beğenmiyor,yanlış olduğunu bile bile gözüme baka baka yapıyor.

eve geldik.gram sessiz yeni aldığımız oyuncağı oynadı.ama ne zaman ki kapının sesini duydu babasının geldiğini anladı vay efendim kulaklarımız sağır olacak.oysaki sabah kahvaltıda yapmıştı aynısını da.bende yanlız kalınca anlatmıştım böyle yapmaması gerektiğini.beni çok iyi anlamış edasıyla tamam demişti.yook ben tam tersini söylemişim gibi eli minicik kalem izi oldu diye bas bas bağırmalar,suyu baba değilde anne doldursun diye yırtınmalar,ben tamam deyip dediğini yapıpta gerilmeye başlarken de bana kimse bakmasın diye feryatlar....biteceği yok bu gereksiz ağlamaların.

önce yaşına gelmedi diyordum, sonra dişleri çıkıyor dedim,yok olmadı 2 yaş sendromu dedim.2,5 yaş oldu artık.her lafı anlıyor,yanında konuşulanları iyice idrak edebiliyor.fısıltıyı bile anlayıp cevapını yapıştırıyor..eee ne bu??
ne zaman geçecek??
geçmeyecek ben biliyorum.her ağlaması bir öncekinden daha şiddetli,bir öncekinden daha gereksiz,anlamsız...
hani kendini ifade edemiyor diye sinirleniyor diyordum.kendini paşalar gibi de ifade ediyor..ne olcak şimdi..
başım çatlayacak gibi,....bırakıp çıksam bir hava alsam rahatlarım belki.onu da yapamıyorum.
kreşe verip çalışayım.akşamdan akşama göreyimde ağır gelmesin artık bu durum diyorum .onda da baksana yenisini yapma fikri aklıma düştü..vazgeçtim şu dakikalarda yenisini yapmaktan.
ben daha biriyle başedemezken bitane daha yüklenmek bana haksızlık değilmi??

iç sesim acıma kendine,sende böyle büyüdün diyor ama iç ses git geri....daha sesin çıkmasın....

bide az önce uyudu da ,uyurkende kitap okumadım.hemen de uyudu.içini çeke çeke..böyle masum bişeye nasıl da kızdım,bende karşısında hüngür hüngür ağladım.nasıl yenik düştüm gerginliğime..
acaba kalbini üzmüşmüyümdür kuzunun,acaba aklında kalırmı da.hatırlayıp üzülürmü tekrar....