3 Temmuz 2013 Çarşamba

AYAZ 16 aylık ve ben geldim:)

arada 2-3 taslak yazsam da yayınlamadan unutmuşum.
bu hayat var ya bu hayat biz anlamadan geçip gidiyor,geçsin gitsin dediğimiz andan itibaren ise kaybediyoruz.yakalayamayıp unutuyoruz geçen şeyleri.
 AYAZ ım 16 aylık oldu.12 dişi var.koşturuyor.abisi gibi pek konuşma sı hızlı değil bu dönem için.ama 2 yaştan sonra feci bir performans bekliyorum ondan da.abisi gibi susmayacak belli ki. kafa şişiren cinsten olacak aynı.
dede,baba,ağlarken anne diyor.canavar sesi çıkarıyor bolca aaaaarr diye.kuş sesi cit cit ağğ(al başka yok. ce e oyunu süper zaten.ama sandalyeye  oradan yemek masasına,harika çıkıyor. tv kapatıyor.çekmece ,karıştırıyor bolca.ve en büyük hobisi balkondan eşya atmaca.geçen benim iç çamaşırları attı kendisi.gidip topladım kırmızı bir şekilde...

bu aylarda tekrar Antalya ya taşınacağız.malum eşim Antalya da kaç aydır.ben çocuklarla evde yalnızım.
taşınmaktan helak olduk ama tek başıma çocuk büyütmekten sıkıldım.sadece benim çocuklarım(mış) gibi gelmeye başladı.

13 haziran da düğünümüz vardı.canım kardeşim evlendi.2 düğün yaptık.haliyle çok yorulduk(M) özellikle ben.2 çocuk bana baktı ben onlara.hala da kendime gelemedim

YİĞİT oğlum büyüdü.bu ay sonu 5. doğum günü.Diyorum ya hayat çok hızlı.ne zaman 5 yaş oldu.daha dün gibi her şey..2 senesi anaokulunu başarıyla bitirdi.bu yıl Antalya da bir devlet okulunun ana sınıfına gidecek.aynı müfredat büyük ihtimal ama ben oluma daha fazla vakit ayıracağım.okuması,yazmasına daha üstüne düşeceğim.

aslında Kumluca da hayat çok kolay,postane bankalar herşey 2 dklık mesafede.ama kocasızda olmuyor.her işi tek başıma yapıyorum.yorulduğumda bir tafra yapacak kimsem bile yok.ağlamak isteğimde omuz yok.çocuklar babasız büyüyor.zaman geri gelmeyecek.işte bıraksanız sabaha dert yanarım ben..

11 Ocak 2013 Cuma

evren duy beni.....




Hiç şaşmadan her zamanki gibi ve yine bütün antik kuntiklikler beni bulur(buldu da)
son ikisini anlatacağım çünkü hepsini yazarsam sayfalar dolusu çıkar:)

1-Dün balık yaptım canınız çekmesin,karşı apartmanda bir komşu var.yeni düşük yaptı.2 çocuğu var.ona da götüreyim balık dedim.allahım nasıl bir soğuk var.ayaz durmadan huysuzlanıyor,yiğit hasta gibi bir şey yemedi kıvrılıp duruyor.neyse gidip gelirim hemen dedim.telefon bile almadan anahtarımı alıp çıktım.asansörleri yok.4. kata çıktım.balığı verdim.tabağı boşaltırken geç filan dedi.ayaküstü iki çift laf ederken elektirik kesilmesin mi? oyy hemen gelir diyerekten oturduk.geleceği yok.telefonum da yok.tüm şehrin elektiriği kesildi yahu.kadının telefonu da tuvalete düşmüştü bir gün önce.karşıdan bakıyorum.eşim mumun yerini bilmiyor.çocuklar kıpırdak.ayazı ben zaptedemiyorum zaten.of içim yandı ordan.neyse çakmağını aldım arkadaşın.merdivenden zor bela indim.bizim apartmana geldim.4. kata tırmandım nefes nefese.bir kerede düştüm.ne küfürler ettim ama.eşim aynı düşündüğüm gibi durduramamış çocukları.giydirmiş bana bakmaya geliyormuş.iki çocuk ağlaşıyorlar eteğinde.gülsemmi ağlasammı bilemedim.......

2-Bugün annem geldi.çarşıda gezdik filan.sonra akşam onlara gidecektik.babam geçerken bizi alacaktı.herkes aşağı indi,ben de çocukların çorbasını alıp inecektim.annemle babam markete girmişler,eşim ayazı ensesine oturmuş yiğitin servisini bekliyor.yürüteci de aldı.annemlerde tutamazsak veleti diye.arabanın yanına koymuş eşim.ben gördüm araba hemen arkamda,arkam dönük yiğitin gelmesine bakıyorum.neyse geldi çocuk,geri bi döndük bizim yürüteç yok.arabanın yanındaydı oysa.allahım ara ara yok.çocuklara sorduk görmedik diyorlar.ne alaka yaa.2-3 metre uzağımızda.sinir oldum.sesimi yükselttim biraz.sonra düşündüm ne yapabiliriz diye.annemgil geldi.ayazı babama verdim.ön taraftaki markete kamera varmı sizin dedim.yan taraftaki zirai ilaççının var dedi.onlara sordum.girip baktık kameraya. tam 4 dk önce olmuş.ben öne döner dönmez bir kadın gelip yürüteci alıp yan apartmana girmiş ve merdivenin altına kapatıp koymuş yürüteci.amacı neydi bilemedim.izler izlemez gidip baktım ki orda.ama gözlerimden ateş saçıyorumdur o kadar sinirlendim.adamlar içinde bebek yoksa öenmseme apla diyorlar:) gülüyorlar.ama o kadını bir yakalasam affetmicem kesinlikle.saçını başını yolcam.arkamı döner dönmez ya.başı kapalı,uzun bir hırkası var.yüzünü göremiyorum.etrafa bakıp hızlıca apartmana koydu yürüteci.gittik annemlere adamlara teşekür edip...
ya bu memlekette daha fena olaylar oluyor ama çoğu böyle salak sulak işler beni buluyor.bende mi var acaba bir cenabetlik durumları diyorum.yok pazarda telefonum çalınır,yok eve gelen tesisatçı tek taş yüzüğümü çalar....uzaaar gider

baştada dediğim gibi antik kuntik işlerin beni bulması sona ersin lütfen.evrene bu enerjiyi gönderiyorum ve allah daha beterinden saklasın diyorum........

29 Kasım 2012 Perşembe

ben bir salağım,evet yanlış duymadınız salak:((

of ne zamandır elim varmıyor bir türlü.oysaki aklımda ne çok şey biriktiriyorum..aklımda biriktirmekten kazan gibi kafamın içi...
ben en son olaya geleyim.evet evet salağım ben salak konusuna.
yiğit okuldan geldi.akşama kadar zırlayan ve abisini görür görmez muma dönen ayazı abisiyle birlikte odalarına oturttum.önüne oyuncak yığdım.kendim de internetin başına geçtim.yiğit arada bağırdı anne ayaz düştü diye.gittim kurtardım.(kendisi emeklemeye çalışıyor.tam yapamayınca yüzüstü yapışıp ağlıyor) neyse
tabi akşamları 2 saatte bir işeyen büyük oğlumu her seferinde tuvalete götürsem olmayacak diye pet şişeye işetiyorum.yatağının alt kısmına saklıyorum.her sabah değiştiriyorum.bugün unutmuşum.debelenen minik oğlanda gitmiş o şişeyi bulmuş....ayyhh ağlamak geliyor her hatırladığımda.
dışından yalamış.kemirmiş.benim büyük eşşoğlusu oğlumda bana seslenmemiş.ben enayisi hala oyalanıyorum.akşama kadar yoruldum diyorum kendi kendime.al sana dinlen demezler mi??
o şişeyi alıp oturma pozisyonuna geçmiş benimki.kemirmiş kemirmiş....
üstüne çıkmış nasıl yaptıysa be çişler yatağın altına sızmış.üstü hep çiş olmuş ayazın.
yarım olan şişe boşalmış.gittim ağzı ıslak.yuttumu diye ağzını kokladım filan ama gözüm dönmüştü...ya ne demek o kadar oyuncağın arasından git onu bul.yiğit niye bişey demiyor bana.ben niye yanlarında değilde diğer odadayım..
ayazı kaptığım gibi banyoya götürüp yıkadım.
sonra hemen tanıdığımız bir dahiliye doktoru var onu aradım ağlaya ağlaya,bişey olmaz dedi.yutsa dahi bişey olmaz dedi.
inanasım gelmedi.çocuk doktorunu aradım.o da bişey olmaz dedi.rahatladımmı hayır.emzirdim.doydu yine emzirdim.

işte başımızdan bugün böyle bişey geçti.ben üzüntümü nasıl anlatacağımı bilemiyorum şu an...

18 Ekim 2012 Perşembe

haberler

yine yine hayat hızla geçiyor.son yazdığımın üstünden 2,5 ay geçmiş.çocuklar büyüyor ve ben yaşlanıyorum.geçen bir yazı okudum kadınlar 29 yaşına gelince yaşlanma endişesi başlıyormuş diye.ben 30 umdayım ve hakikaten de yaşlanma endişesi başladı.korkuyorum kırışmaktan,şişman kambur durmaktan,ellerimin çirkinleşmesinden vs..zamanı yavaşlatmanın bir yolu çıksa keşke....

çocuklarda büyüyor.daha dün doğdu gibi büyük oğlum ama 4 yaşını 3 ay geçti bile..küçük olan ise daha az önce doğdu gibi:))) 7,5 aylık oldu bile.yaşına gelmesine ne kaldı..araya sıkıştırayım bende yaşlanıyorum.off harbiden ya yaşlanmak istemiyorum ben..

7 yıl oturduğumuz benim gelin olduğum evden ayrılmak yiğiti üzdü.ayazın 40 ı yeni çıkmıştı.sonra oradan da taşındık 2 aydır şehiri terkedip ilçeye yerleştik iş için..ayaz şu 7,5 aylık ömründe 3 ev gördü garibim..yiğit bu taşınmaları hazmedemedi ve zıvanadan çıktı. hiç birşey onu mutlu edemedi .psikiyatriye götürdüm.şu mutluluk şuruplarından verdi bitane.dozu çok düşük aslında ama benim oğlanı açtı.okulun ilk haftası yiğitin deliliğinde nasibini alan bütün çocuklar ,servis şöförü ,hostes rahata kavuştular böylece..bu yılki okulumuzda aynı anaokulu tarzında ve öğretmeni bu yıl atanan küçücük bir kız.kotarmaz demiştim,çocukların önünde ağlamış 2 defa falan.ama neyseki çözüldü işler.öğrencileri diğer velilere şikayet eden biriydi,çeviremez demişti herkes ama yanılmışız gayet iyi oldu sonradan.yiğit yan benim çılgın oğlan okula hevesle gidiyor.öğretmenini anlata anlata bitiremiyor filan.öğretmende ondan razı..bu çözüldüya allah bozmasın inşallah..

ufaklık tam hareketlendi.sabah 07:00 de göz açılıyor.9 a kadar oyalanıyor.dakka başı meme emiyor.ek gıdaları reddediyor.sadece tatlı meyveler ilgisini çekiyor.karpuz,armut,elma gibi.asla kahvaltıyı sevmiyor.zorla yedirmek istemiyorum yiğitte yaptığım gibi.ama bişey yemezse de vicdan yapıyorum.allahtan emziriyorum ve kilosu iyi.yoksa kafayı yemelik bir durum yememesi.
günde 3defa uyuyor.1 er saatlik uykular.akşamda 21:30 da uyumuş oluyor.hasta değilse gece 2 yada 3 kere uyanıyor.
dün ilk diimizi gördüm.ama benim çocuklar antik napim.köpek dişi çıktı yavrumun.üstüne yiğitte ayazda hasta.salya sümük.yiğite grip aşısı yaptırdım bu yıl.olmazlar dedim ama daha ilk ağza grip oldular.e grip ve diş birleşince ben insanlıktan çıkıştım.yanlızlıktan iflahım kesildi.yiğite gık desen fena alıngan.herşey paşam,harikasın,akıllısın demekle yaptırılıyor.allahım kimse bana gaz vermiyor ben napayım..

benim küçük oğlan emeklemiyor,hatta hiç yüzüstü yatmak istemiyor.ama tutunup kalkmasına az kaldı.denemeler son gaz devam.benimle oyun oynuyor,tepkimi ölçüyor bişey yapıp.komiklik yapıyorsam hemen gülüyor.erkeklere dayanamıyor.dedesi başta bütün erkeklere hasta.benden bıktı çocuk napsın:)
of yazsam sabaha yazarım.arkası yarın deyip, bundan sonra aksatmadan her durumu yazacağım...

6 Ağustos 2012 Pazartesi

AYAZ 5 AYLIK


hızlı geçen günlere yetişemeyen bir ayşe ile daha karşı karşıyasınız..
benim minik 5 aylık oldu bile.ve ben ayazla ilgili 3 aydır yazmıyorum.çok değişti benim minik yavrum.sevmeye doyamıyorum.özellikle yanlız olduğumuz dışarıdan bir uyaranın olmadığı anlarda tam bir lokum oluyor benim tostiğim..
1 ay önce kilosu 9.630 gr dı.ebemiz boy ölçmüyor malesef. ama gelişimi % nin üstünde .obeze doğru koşuyor.ama anne sütü ile beslenen tostoslar da bu normal karşılanıyor.ek gıda için acele etme dense de birinci oğlumda böyle bir hataya düştüm ikincide ne bulursam vereceğim dedim.inat ettim başladım ek gıdalara.pek hevesli görünmese de benim tos tos minik miktarlarda veriyorum meyvesini yoğurdunu.çorbaya geçmedik henüz.yeni bir tencere alacağım onun için:)fikrim bu:))

karpuz suyu,elma suyu ve püresi,şeftali püresi,yoğurt muz püresi verdim şimdiye kadar..1 yemek kaşığı bile fazla geliyor.1 defa kahvaltılık,yedi.yumurta sarısı ve peynir.yememek için ağladı sıpa:))

2,5 aylıkken dönmeye başladı,yüzüstü yatmaktan nefret ettiğinden abisi gibi emeklemeyecek galiba,ama ayağının üstüne basmaya çok hevesli.hatta yatmaktan hiç haz etmeyen ya kucakta ya da yere basmaya hevesli bir cücüğüm var.4. ayın başlarında bişeye uzanıp tutmaya çalışıyordu.şimdilerde tak diye atlıyor atmaca gibi.10 gündür ayaklarını yakalıyor.bişey tutmuş gibi bir diğer elini tutup inceliyor.ayağını ağzına sokmasına 2 cm filan kaldı:))ah bi soksa cap cup emecek:))

uyku düzenini tutturduk.sabah 7 de kalkıyor.an geç 45 dk sonra şekerleme yapıyor.1 saat kadar.uyanıyor.gece 1,5 saat sonra gene uykusu geliyor yatıyor 1 saat.daha sonra öğleden sonra 2 saatlik bir uyku düzeni tutturduk.öğleden sonrakine abisinide uyutuyorum ve çok iyi oluyor.o saatte ya ev topluyorum,ya yemek bulaşık pc başı derken vakit geçiveriyor.bide aşk ı memnu var tabi.tekrarını izliyorum:)

uyanıyorular.biraz oyalanıp siteye iniyoruz.21:00 gibi çıkıp çocukları yıkayıp cumba yatak.hayatım bundan iberet oldu.market alışverisi bende.iki çocuk aynı anda ağlıyor,aynı anda susayıp acıkıyorlar bazen ama genelde kotarıyorum..

sağolsun yiğit oğlum bazen destek bazen sonuna kadar köstek..geçen kardeşin ağlarsa haber ver dedim.onların odasına bir süpürge tutayım dedim.yırtınmış böcek de büyük böcek haber vermemiş.e ben oyun oynuyorum.bu Ayazla ilgilenmek istemiyorum dedi cevaben...peki..

geceleri 2 saatte bir uyanıyor.emip uyuyor.bazen gece 3-4 te kalkıp cin gibi bakıyor yada ensesine kadar kaka yapmış halde ağlıyor,temizleyim emzirince tekrar uyuyor.sabahları mis gibi kokuyor.uyanınca birbirimizi seviyoruz.
yiğite deli oluyor onun her hareketine deli gibi çırpınıyor,seviniyor.yan yana yattıklarında ondan ilgi görmek çok hoşuna gidiyor.elindeki renkli oyuncaklara uzanıyor,yiğit beklemediği gürültü yapınca gözlerini kocaman açıp izliyor.( kapıyor zaar fenalıklarını abisinin) yandım ki ne yandım..

çok kucakçı bir bebek oldu ayaz.uyanık olduğu tüm zaman kucakta olacak.yatıp etrafı izleyeyim modunda değil.hele büyük bebek arabamızdan nefret ediyor.yiğitin eskimiş baston arabasını çıkardım .içine oturur pozisyonda kaykılık yatırıyorum onda azıcık duruyor bari..
eline kuru ekmek veriyorum emiyor çok ta hoşuna gidiyor hırs yapıyor yerken onu..karpuz suyu içiriyorum..en sevdiği ek gıdanın başında geliyor.

arada emzirme yastığının içine oturtturuyorum.tabiki oturamıyor ama hevesli böyle bedensel aktivitelere..yiğitle kıyaslarsak şöyle.yiğit 10 aya kadar pek hareketli olamayn bir bebekti.daha sonra patladı gitti:) ayaz onu çoktan geçti.ileriki dönem ne olur bilemiyorum.zıpırın önde gideni olacağa benziyorya bakalım hayırlısı...

31 Mayıs 2012 Perşembe

okula ziyaret

dün yiğit in okulunda sergi vardı.yıl boyu yaptıkları el işleri sergisi yapmışlar.benim kuzu pek bir şey yapmamıştır dedim içimden ama önemli olan yaptıklarını görmekten ziyade onu sevindirmekti.hazır eşim evdeyken değerlendirelim dedik.önce bir banka işimiz vardı.onu hallettik önce.ayazı slinge koydum.sihirli bir şey bu sling.girer girmez uyuyor ayaz:)
okula gittik.oğlanın haberi yoktu.sınıfa girdik.arkası dönük oyun oynuyor.az izlemek istedim diğer öğrenciler ayazı kucağımda görünce sevdiler.ben gidip yiğit in yanağını okşuyorum hiç bakmıyor.sıkıyorum bakmıyor.1 dk filan sonra bir döndü sevinçten bayılacaktı az kalsın.kardeşini ve babasını da görünce sevinçten zıplamaya başladı.
herkese gösterdi kardeşini,bakın hasan ayaz bu .benim kardeşim olur dedi bol bol:)
yılın başında girmiştim sınıfına.tüm öğrencileri hatırlıyorum.hepsi ağlayan minicik suratlı çocuklardı.ve dün gördüm ki hepsi nasılda büyümüş,boy atmışlar.
kardeş kardeş oyun oynuyorlar,alışmışlar birbirlerine.hepsini sevdim teker teker.
bir kızın annesiyle sohbet etmişliğim vardı.annene selam söyle dedim,bir diğer bende söyleyeyim mi dedi hemen:)
yavrum ya.çok masumlar.


yiğit ile ilgili öğretmeniyle çok konuşuruz.her seferinde sevgisini konuşmalarından anlarım kadının.ama ona da hak veriyorum ki hepsi canavar gibi çocuklar.yiğit in hep pek çekinmesi olmayan bir çocuk olduğunu söyler.ceza alacak olsa bile malesef yapacağını yapar.son zamanlarda yeni çözümler geliştirdi emel hanım.ama okul bitiyor.seneye göndereceğimize dair kağıtlar doldurdum.
bana yaz okulları ile ilgili fikirler verdi..
yani işte oğlumu sevindirdim diye ben sevindim.
haftaya çarşamba yılsonu gösterisi var.bakalım neler yapacaklar.okula hala gitmeyeceğim dediği oluyor ama sevdiğini de biliyorum.bitince boşluk olacak içinde .nasıl zaptedeceğiz bakalım tosunu evde:)

27 Mayıs 2012 Pazar

ayaz 3 aylık







Ayaz 3 aylık oldu.ben hala tutamıyorum zamanı.her gün dolu dolu,bir şeye yetişemeden, hiç bir şey tam olmadan geçiyor günler.sadece ayazı severek geçirdiğim günlerim oluyor.yiğit i okula gönderip sarmaş dolaş uyuduğumuz zamanlar oluyor.ve çok güzel.2 hafta sonra bitiyor bu günler.okulu kapanıyor.
geçen  kaşlarımı aldırdım,tam bitecekken ayaz bir ağlamaya başladı herkes korktu.bir yerine bişey mi oldu diye.yok bişey olmadı.benim 2 numaranın tarzı bu dediysemde pek korktular.hatta kuaför kızın eli ayağına dolaştı da 2-3 gün sonra gel yeniden alalım dedi.ha ben gidebildim mi hayır:!
yani demem o ki benim bu bücür uyanır uyanmaz deli gibi ağlıyor.hiç mırıldanma filan yok.gözünü açar açmaz en yüksek perdeden bağırıyor.kucağa alınmak istemiyor.hele yüzü bana dönük omzuma gelen cinsten kucaklanmaktan nefret ediyor.yüzü hep dışarı öne bakacak.



 meme emerken gözgözeyiz hep.ben emzirmenin faydalarından hoşlanan fakat emzirirken pek o zevki alamayan biriyim.o sebeple tv izlerim hep emzirirken.eğer ilgileneceğim bir şey yoksa sıkılırım çabucak.memeyi çekmek isterim:( ayaz bilinçli olarak bekliyor memede.
yiğit tabir yerindeyse lök gibi bir çocuktu 10 aya kadar.yer içer uyur du.ihtiyaçları giderilmezse ağlardı.ayaz hep gözüne bakılsın istiyor.uyanmadan ben hissedeyim de başında olayım.öyle sesime de sakinleşmiyor.
karpuz çıktı.yiğit karpuz canavarı olduğundan babası almış hemen.yiğite dilimlerken 3 çay kaşığı suyundana da ayaza içirim.o ne heves yaladı yuttu:) devamı gelmeyince ağladı.hemen meme tıkıştırdım ağzına:) bugün de evde yaptığım yoğurttan tattırdım.salatalık yalattım.yavaştan geçiyoruz yemelere.daha çok erken biliyorum ama.
güzdüz uykuları bölük pörçük olmasına rağmen gece iyi sayılır.4-5 saat kadar uyanmadan uyuyabiliyor.akşamları banyo yaptırırsam çok iyi.ama yaptırmazsam sık uyanıyor.
bir yaz gelemedi ki.banyosunu odasına küveti taşıyarak yapıyorduk.vazgeçtim.belmi dayanır herşeyi taşı filan.banyoya kuruveriyorum düzeni.havalar iyice ısınsa daha iyi olacak.
banyo yapmaya bayılıyor.hiç ses yok.gülücük bile attığı oluyor.





off derdimiz büyük aslında.pusette olmaktan nefret ediyor.aşağı abisini oynamaya indirince ağlıyor.ya meme dökülüyor ortaya,yada kucağa alınıyor.bugün avm ye gittim 2 çocuklu yürüyerek.yiğit yolda karşıya kendi geçmek istiyor, tek derdimiz bu.
ayaz büyümeye devam ediyor.her konuşulana gülmeler,ağzını bin şekle sokmalar,kahkaha atmaya başladı bile.ayakları üstünde 3-5 sn kalabiliyor.zıplamaya çalışıyor.sesler çıkarıyor.
şu emme olayını bir türlü ayarlayamadım.2 saatte bir değilde saat başı emiyor.uyku öncesi fena huysuzlanıyor.uykuya dalma işi felaket.ya memede dalıyor,yada ev tipi salıncakta.pışpışlama bitti.
yiğit kardeş sevgisi fazlaca.öpmek istiyor bolca,kulağını temizlerken o temizleyecekmiş, bir şey tattırmaya çalışırken yiğit tattıracakmış. yanlız kaldıklarında korkmuyor değilim aslında.ayaz yatıyorsa yiğitte yanına girmiş oluyor geldiğimde.üstüne düşecek diye ödüm patlıyor .çok bağırıyor,en büyük kavgalar bu sebepten.ayazın dibindeyken birden avaz avaz bağırıyor.çok korkuyor küçük.e benden lafı yiyor ama susuyor mu hayır.:(
en çokta ben anlamadan yaşlanmama üzülüyorum.kilo vermek istiyorum ama az yemek istemiyorum,spor yapmak istemiyorum şu zamanlarda.delürdüm galiba:)
böyle durumlar...

30 Nisan 2012 Pazartesi

bizde durumlar // ayaz 2 aylık

                                                   üstteki yiğit 2 aylık//alttaki ayaz 2 aylık

benim 2 numaralı kuzu 2 aylık oldu.
günlerim emzirmek,kaka temizlemek,gaz çıkarmak,kucakta dolanmak,büyüğüne laf anlatmak,onu çişe kaldırmak,işemişse değiştirmek,akşamüstleri onları dışarı çıkarmak ,dışarıda 5 saat kalıp sokaktaki en geç evine giren ünvanını kazanmak,kavga etmemesi için takip etmek,düştüyse teselli etmek,kavga ettiyse ayırmak ve diğer bilindik ev işleriyle geçiyor...
bakınız kendim için hiç bir şey yapmıyorum.eşim için hiçbirşey yapmıyorum.3 günde bir 5 dk lık duşlarla, her yemekten yarı tok bazende fırsat bu fırsat deyip kısacık zamanda ağzıma ne tıkıştırırsam karıma hesabı günlerle geçiyor.eşim gariban benimle alakası yok.yüzyüze görmedim çoktandır.iki laf edemedik.
ha haksızlık etmeyeyim bugün konuştuk.neyle ilgili.tabiki yiğit.dün yiğit dışarıda kendi yaşıtı bir kızın yüzüne taş attı.kızın burnunun üstü kesildi  feci kanadı.çok üzüldüm,üzüldük.

Ayaz ım iyi şükür.başlarda çok gazlı olacağını düşünmüştüm.çünkü kaç gece gaz sancısından uyumadık.ama onlar ilk ve son oldu.sonra hiç gazla ilgili sorun yaşamadık.emzirmeden sonra gazını çıkardım mutlaka ama.
istikrarlı emiyor.mamayı tamamen kesmiştik zaten.mama olsa kesin veririm ama yok.minicik milupa 20 tl.4 haftada bitmesi lazım.bitiremeyeceğimiz için anne sütüne talim:))bazen doymadığını düşünüyorum iki memeyide veriyorum.cılkını çıkarana kadar emiyor.sonra ben hemen  bolca su içiyorum ve uyuyorum toparlanıyor memeler:)

gece uykularımız da fena değil.ben yatırmasam bile 20:30 da fena bir huysuzlanmayla ışığı kapatım yattıkmı hemen uyuyor.şükürr.gündüz çok mızmızlıyor,uzun uyumuyor .bende bir banyo yaptırıyorum ohh mis.o zaman uykuyu daha çok uyuyor.gereksiz morarana kadar ağlamaları oluyor.ama kucak istediğini sanıyorum o zamanar.sevip öpüyorum.düzeliyor
ama beni düşündüren bişey var.birlikte yatıyoruz.eğer uykuya dalmazsa ben yanına yatıp emziği ağzına tıkayıp atkasına da bir body sini koyup( emziği emiyor fakat ağzında uzun tutamıyor,bende body ile tutturunca zevkle cokurdatıyor) sarmaş dolaş uyuyoruz.bana muhteşem geliyor.gecede 2 defa uyanıyor,uykuya emerken iyice dalarsa yatağına,dalmazsa yanıma.ben yatakodasının yolunu bilmiyorum tabi.. yiğitin yatağında yatıyoruz.yiğitte aynı odada yerde yatıyor.gece onu 3 defa çişe kaldırıyorum.uyku arasında bağırıp,sayıklamalarını durduruyorum.ayazın sesine hiç rahatsız olmadı şimdiye kadar...

45 günlükken bana gülmeye başladı düdük.nasılda mutlu oluyor insan.o güzel duyguları tekrardan yaşamak harika.şimdi laf olsun da güleyim diyor.yakın mesafe  konuşan herkese ağzı kulaklarında.beni babasını,abisini çok iyi tanıyor.yiğite bakmak için boynu tutuluyor bazen.
allah varki yiğitin en değerli şeyi ise kardeşi tabi.hiç kıskançlık görmedim ben büyük oğlumdan.2 hafta önce çubuk kraker yedirmek istiyordu.ileride çok iyi anlaşacaklarından eminim:)

bu arada ben taşındım.20 nisan 2012 cuma taşındık.eski evimize gelin gitmiştim ben.seviyordum ama artık sıkılmıştım da.eve sığmıyordu artık eşyalar.e içinde otururkende azaltamıyordum.şimdi taşındık ve attımda attım.daha atılacak şey çok.
bebekle toplanabildiğim kadarıyla toplandım.babam temizlik için yardım etti.yiğit okuldayken taşındık.ertesi günde yerleştim.baya yoruldum.bebek çok huysuzluk etti.ama oldu bitti.mutluyuz yeni evimizde.almam gereken bazı şeyler var ama iki çocukla ne kadar yapabiliyorum orası ayrı..




28 Mart 2012 Çarşamba

AYAZ 1 AYLIK

ayaz//28.03.2012
 benim kara kuzum 1 aylık oldu bile.nasıl geçti bu 1 ay bunu da anlamadım desem...
aslında sıkıntılı günlerimizde oldu.doğduğunda süt hemen hızlı gelmedi diye mama almıştık.meme uçlarıda yara olunca gecede 1 defa vermeye başladım hep.açım diye yırtındığı anlarda kurtarıcı oluyordu.aslında açım diye yırtındığından da emin değildim ya neyse.elini emmesi her daim açlık belirtisi değil.bunu anladım geçen günlerde..
birde insan ister istemez kıyas yapıyor birinci çocuğuyla.yiğit 15 dk emer,bir meme bitiminde doyar ve uyurdu.hatta yarısını geri kusardı.
ayaz kuzusu 1 memeden sonra doymamış oluyor,ikinciyi veriyorum.doymazsa yorulayım da uyuyayım demiyor.çığlık çığlığa bağırıyor.elin ayağına dolaşıyor ve doyurmak için her yola başvurabiliyorsun..

nihayetinde 16. günde doktora götürdüm yavruyu.doğum sarılığı geçmemiş dedi.1. ayında tekrarlanacak dedi.kilosu 3.780 gr.dı.çiş ve kakası iyi olduğundan doyduğunu düşündü doktor ve mama asla verme dedi.fakat yaygaracı oğlum aynı hız devam ettiğinden hiç tecrübesi olmayan anne gibi ben mamaya devam ettim gün aşırı.20. günde strese girdim iyice ve mamayı bir çırpıda kestim.şükürki sütümde iyileşti.yani ben beslenmeme,uykuma dikkat edince çoğaldı.birde iki memeyide emzirip sabah saatlerinde dinlenince çoğaldığını hissettim sütün.

bugün ayaz doğalı 1 ay oldu.aşıdan geldik biraz önce. ve kilosu 4.900 gr.bingoo..çok sevindim.zaten zıbın tarzı kıyafetler küçük gelmeye başlamıştı yenileri çıkacak meydana:))
aşıdan sonra ağladı minik baya.can acısı ağlamasıydı.emzirdim.içini çeke çeke emdi canımın içi.

uykuları fena değil.uykuya dalmada bazen ciddi sorun yaşıyoruz.tilki uykusu var çoğu gece ve gündüzde.çok yoğun gaz sancısı yok.sancı çekince bacaklarını karnına bastırarak hareket ettiriyorum ve alttan çıkıyor.ayaz çok kaka yapıyor.emiyor ve zıçıyor:) istisnasız:) bir öncesinden akıllanmayan ben hep kaza yaşıyorum.dün hemen alıvereyim dedim ve yatağa yaptı.fışkırtmalı olarak yapınca yatağın file şeysinden halıya sıçradı.1 saat temizlik yaptım.

yiğit,ayaz ben aynı odada yatıyoruz.bildiği bütün pislikleri yaparak hastalıktan kurtulamayan benim bir numara büyük oğlum bize bulaştırmak için oldukça çaba sarfediyor hastalığı.sonsuz bir sümük hakim kendisinde.ardı arkası kesilmiyor.öksürük cabası.arada sırada altına yapıveriyor sonuna kadar tutup tutup .okuldan gelince el yüz yıkanacak diyorum.boşa konuşuyorum.yüzümüze öksürüp,hapşuruyor birde bilinçlice:)
ama allah var kardeşini çok seviyor.hiç kötü bir davranışını görmedim.hiçbir kıskançlığına şahit olmadım.en fazla kendiyle ilgilenmem için ağlasın anne ağlasın.ilgilenme onunla dedi.sonra dayanamayıp benden önce koştu ona bakmaya.

açıkçası ikisine birlikte yetişmek 2 katı bir güç ve zaman gerektiriyor.biri altına yapmışken diğerininde kakası gelmiş olabiliyor.biri meyve yemek isterken diğeri aynı zamanda acıkmış oluyor.tam okula göndermek için hazılanırken birini diğeri bas bas ağlıyor kucağa alınmak için.tam akşam yemeği zamanı 1 saat uzuun uzuun emmek istiyor küçük..
ve ben akşamın nasıl olduğunu anlamıyorum.sabah sanarken saat çoktan 14:00 oluveriyor bile.


annem gittiğinden beri kahvaltıları eşim hazırlıyor sağolsun.yiğiti ben hazılıyorum eşim bindiriyor servise.ben akşamüstü bebekle inip alıyorum.yiğit okuldan gelince kesin bir posta aburcubur yiyor.yemesine izin vermezsem seni sevmiyorum laflarıyla beni fena tahrik ediyor.sonu iyi olmuyor.moral bozukluğuyla yatağa gidiyoruz.
annem gittikten sonra yatma saatlerini ayarlayamadım.gece 24:00 leri buldu uyumamız.şimdi ne dizi ne bişey izliyorum.saat 20:00 gibi yatağa gidiliyor ve 22:30 da uyunuyor.gene geç.işte tam bir hayattan vazgeçiş şu annelik.

2 çocuklu olmak ise paha biçilmez.bir birine bir diğerine bakıp içimde kelebeklerin kanat çırptığını hissediyorum.seviniyorum kendi kendime:))

13 Mart 2012 Salı

yiğit&ayaz

yiğit in kardeşiyle ilgili aklından geçenleri bilemiyorum,tahmin bile edemiyorum.küçücük aklından neler geçiyor acaba..varlığına alıştımı-gidecekmi sanıyor..ama güzel hayalleri var.büyüyünce beraber gemiye ,kepçeye ve uçağa bineceklermiş:))
ona asla kızmadı şimdiye kadar.onun varlığını sorumlu tutmadı syaşanan sorunlardan.ona hiç şiddet uygulamaya kalkmadı.hep çok nazik davrandı.onu hep komik buluyor.gaz çıkarınca kahkahalarla gülüyor:)
ama ona yapılanları az da olsa kendisine de yapılmasını istiyor.
sabah emzirdim gazını çıkarıyordum ki benide yap dedi.öbür omzuma da yiğit yaslandı gülle gibi geldi ayaz dan sonra:) yiğitin de gazını çıkardım.numaradan geğirme sesi bile çıkardı :)

en zoru gece uyumalarımız.ben yiğitin yatağında uyuyorum.aslında sezeryan yerimin sancıması azaldı ben yere geçsem iyi olacak..
yiğit yerde başka yatakta yatıyor.uyumadan da bana benim yanımda yat diyor.kitap okumalarımız azaldı.hatta bazen okumuyorum.üzülüyorum ama bir düzene sokana kadar böyle.napalım..
saat 21:00 de odaya geçiyoruz ama yiğit yatakta zıplıyor.minik emiyor ama zırıldayıp ilgi istiyor.ya kaka yapıyor.biz saat 23:00 te hala uyuyamamış oluyoruz.ben bir aşağı bir yukarı inip çıkıyorum.

geçen tam minik uyudu derken yiğitin yanındayken ağladı ayaz ve yiğit ne dese beğenirsin:  ağlasın anne ağlasın bakma  ona....gülsemmi ağlasammı bilemedim:)

birde yiğitle çok çatışıyorduk.ben gergin,yetişemeyen biri oldum çıktım.yiğit şımarık bir çocuk olmuştu.bir karar verdim ve daha yumuşak olmaya karar verdim.dün akşam uyguladım ve sonuç diğer günlere göre harikaydı.ne ben ona yapma-etme dedim, ne o abartı şeyler yaptı.tv izlemye çok hevesliydi.dün akşam tel aliden sonra kapatıcaz dedim ve kapattık.ben de izlemedim tv.kale,şato yaptık.iyi de oldu..
allahım ban güç ve sağlık ver,yavrularımla gereği gibi ilgilenebileyim..dingin ve mutlu bir anne olayım.başka bişey istemem....

11 Mart 2012 Pazar

..bir gün daha

sanırım hergünümüzü yazacağım.maceradan maceraya atılıyoru çünkü.

dün akşam arkadaşım aradı yarın sana geleceğim diye.1,5 yaşında bir kızı var yiğiğin hiç sevmediği,bize her geldiğinde oyuncakları dağıtan,çok çığlık atan çok tatlı bir kız.ama yiğit sevmiyor.
sonra bir komşum aradı ben gelcem diye.

sabah kalktım ve hazırlık yaptım.annem varken gelen giden koymuyordu.ikramları o hazırlayıp veriyordu ve yiğit olmuyordu evde.allahım evin altı üstünde şuan.dahası onlar geldikten sonra minik durmadan kıpırdandı,doymak bilmedi..eşim öğlene kadar evde.ikramları ona hazırlattım.servisi bile yaptı sağolsun.sonra herkes çayını kendi aldı.
ama yiğiti zaptetmek zordu.küçük kızı iteledi durdu.oyuncaklarını vermedi.üstelik yiğitin dergilernden birini yırtınca kovuldular...
şu an uyuttum ikisinide.aslında benimde yatmam lazım ama kafam şişmiş durumda.burda kafa dağıtıyorum.evi bile toplamayacağım.

banyo yaptım 3. günün sonunda.yüzüm gözüm açıldı valla.eşim akşam gelince bana bakıp gülerek sarılıyor.içinden ne geçiriyor bilmiyorum ama..
sabah yiğiti alıp çıktı dışarı.1 saat gelmediler.ilaç gibi geldi..

sabah yiğit anne yarın okula gitmesemya dedi.niyee diye sesim yükseldi. çocuk daha sormaz heralde gitmeyeyim diye.  :))))

10 Mart 2012 Cumartesi

iki çocuklu olmak..

annem gitti:((
evet lale devri bitti sanırım.şu an yiğit yok babasının dışarıda banka işleri vardı ona takıldı gitti.evde tam bir gürültü canavarı.sanırım sesini duyurmaya çabalıyor.ben o gürültü yapınca bişey demeyim diye önce duymazdan geliyorum ama gürültünün boyutu Ayaz ı korkutunca mecbur uyarmak zorunda kalıyorum.yiğitin de tam istediği bu.üstelik hiç dinlemeden aynı gürültüye devam ediyor..

anneme yapılan şımarıklıklardı şimdiye kadar. annem gidince daha iyi olacak kesin..yada umutluyum öyle olmasından..
yiğiti yönetmek adına annemin gitmesi iyi olacak ama benim için tam bir fiyasko olacak annemin gitmesi.mutfaktan nefret ediyorum.sanırım bir süre yumurta,ve kahvaltılıklar arasında gidip geliriz.dolaba yemek yapıp bir iki gün yemek hiç tarzım olmadığından annemin gitmesi bana çok koyacak:(
gerçi burdan ısparta daki teyzemin yanına gitti.ordan belki tekrar gelir diye hayal ediyorum.ama aç tavuk kendini buğday ambarında görür misali bu durumum:)

yiğit tam kardeşini emzirmeye başlarınca ya onu kucaklıcam ,yada oyun onayalım diyor.kıskançlıkmı henüz anlamadığım davranışları var ama onunla ilgili bişeyden onu sorumlu tutumadı hiç.hep ilgili.nazik ona karşı.kardeşimi çok seviyorum deyip duruyor.

ben yiğiti emzirirken yiğit boşta kimi bulduysa benide sen kucakla diyor.kucaklıyoruz bizde.yavru annennedeyken bana geliyor.kedi gibi sürtünüyor.herzamanki ilgiden bişey eksilmedini görüncede uzaklaşıp rahatlıyor.
ben son zamanlarda karnımdan yere oturamıyordum.şimdi oturunca ahşap bloklarla çok güzel oyunlar kuruyoruz..bantlarla yuvalmaca oynuyoruz.fotoğraf mak.taktı bu ara birde.bolca resim çekiyor.

pazartesi okula gitmicem diye kıyamet koptu.göndermedik
salı gitti.
çarşamba gitti ama servise binerken bir çocuğa sinir olup deli gibi ağlayarak gitti .
perşembe çok mutlu gönderdim.ama 1 saat sonra okuldan öğretmeni arayıp hemen okula gelin yiğit kafasını masaya vurdu ceviz gibi şişti dedi.hemen babası apartopar gitti getirdi ki ne cevizi yumurtadan daha büyük ,mor ve üstü kanamış.buz tutturmamış.öğretmenini arayıp iyice sordum nasıl olmuş diye .araba sürerken oldu diyor.görememiş tam.biraz kızgın konuştum telde.uzunca konuştuk başka şeylerden de.allahım çocuk işleri ne kadar da zor dedim sonra.benim oğlum öyle hareketli ki okulda daha hareketli biliyorum.allah yardımcımız olsun ne deyim.
cuma sorunsuz gitti geldi.babası karşılayınca daha mutlu oldu.bütün akşam da bizi üzmedi.şükür.

annem yiğit doğduğunda 10. gün gitmişti.
ayaz da ise 12. günde gitti. şanslıyım dimi:)

09.03.2012.. yani 11. gün göbüşü düştü küçük oğlumun.tuzladık annemle.güzel bir banyo yaptı yavrum.öncesinde de bir defa yapmıştı.

iki çocuklu hayat bundan sonra başlıyor işte.bugün onları yanlzı uyuttum.benimde fena uykum vardı.önce miniği emzirdim gazını aldım.yatırdım.uyumamış bir halde.
sonra yiğitin yanına yatıp kitap okudum.bu arada minik vikvikledi.kalkıp baktım.yiğit uyuyunca minği uyumamış halde alıp yatağa geçtim.ağzına emmek istemediği emziği tıkıp uyutmaya çalıştım.kendim bayılmışım o ara.her 10 dk kalkıp emziği tıktım.minik benim yanımda diye uyanıklıkla uyur arası takıldı o bir saat.
ilk yanlız günümüz biraz zor geçti.yiğiti akşam yemeği için doyumak filan.gözüm biraz korkuyor açıkçası.anneme kızıyorum içten içe 12. günde gittiği için.daha banyosu filan var bu işin.off.ağlayasım bile var.zor tutuyorum kendimi.....

7 Mart 2012 Çarşamba

miniğim 10 günlük


doğuma gün sayarken 10 günlük oldu bile benim küçük oğlum..
doğum kilosu 3.180 gr.dı.ilk gün az emdiği için mamaya başladık.doğduğu gün 4 kez kaka yaptı velet:) sonrasındada devam etti bolca kaka yapması.sütüm tabi hemen gelmedi.humana filan fasafiso.normal zamanında geliyor süt.sezeryanda 3-4 günde geliyor yani..birincisinden de gördüğüme göre..
ayaz doğduğunun ertesi günü 3.020 gr a düştü ve emzirme ebesi telaşlandı 5 tane 50 mg lık şırıngalarla mama hazırladık ve onları 2 gün içinde tüketecektik.ben pek verme yanlısı olmasamda verdim.sütüm yoktu çünkü.ertesi günü hemen 3.030 gr oldu kuzu.vermediğine hatta 10 gr aldığına çok sevindi ebe.ben sevinemedim.ne bu böyle minicik gramlarlamı ilerleyeceğiz yahu...bunada şükür tabi.
cuma günü aile hekimliğine gittik.doktor muayene etti  ve sarılığı var dedi.topuk kanıda almadı.hemen dakikasına hastaneye gidip tahlil vermek istedik.doktorumuz vermeyin takip edelim dedi.dayanamayıp pazar günü acilden kan tahlili yaptırdık ve sınırda sonuç.bol emzirme ve takip..

salı günü topuk kanı aldırdık.çok ağladı yavrum.ve son kilo durumu 3.330 gr olmuş.yiğitin doğum kilosuna ulaşmış yani:)
bundan sonra iyi performans bekliyorum kuzumdan...

geleyim fasulyenin faydalarına.iki çocuklu olmak açıkçası zor.çok güzel ama zor.yiğit tekken ona yetişemediğimi söylüyordum ama şimdi hiç yetişemiyorum.allahtan henüz annem burda ve ben hiç mutfağa girmiyorum.yemek pişip önümüze geliyor.sofra toplanıyor,bulaşıklar yıkanıyor.mutfak her daim pırıl pırıl.annem gidinde kurtlanacağımdan eminim:)

nerde nasıl yatacağız diyordum.yiğitin odasını yatakhane gibi kullanıyoruz şimdilik.arıza çıkardı biraz.nerde benim oyuncalarım diye.onun yatağında ben yatıyorum sezeryan yerim çok acıyor çükü.birde kasılıyorum geceleri.yiğitle annem yerde yatak yaptılar.bebekte yatağında.her ıngaladığında annem kucaklıyor.10 dk ya kadar ben kalkıyor(du)m.şükür bugün itibari ile çok iyiyim.
gece altına yapan yiğiti ben soyuyorum,çişe ben kaldırıyorum.miniğe zamanında ben müdahale edebiliyorum.
göbeği hala düşmedi.bir düşse diye gözüne bakan annem göbeği düşünce kaçacak çünkü:)
allah kimseyi yanlız bırakmasın.böyle özel zamanlarda bakan birinin olması şart çünkü..

yiğitle ilgili şeyler yazmak istiyorum aslında ama sayfalar çıkacak diye korkuyorum..doğum sırasında onun için çok endişelendim.babasıyla kalamaz dedim.bal gibi de kaldı.ha kudurmuş baya ama babasına her saat başı telefon açıp sabırlı olmasını asla kızmamasını yoksa benim çok üzüleceğimi söyledim.gece uyanık olduğumdan arayıp çişe kaldırmasını,ne yediğini hep rapor aldım.sık sık yiğitle konuştum.ve yiğittin soğukkanlı bir çocuk olacağını anladım babası gibi.benim gibi takıntılı ve aşırı duygusal olmasından iyidir diye sevindim:)

birde ayrı kaldığımız 2 gece 3 gün boyunca onu çok özledim.hiçbir gece ayrı kalmadık.allah kimseyi yavrusundan ayırmasın yaa.ne kadar zor,sonucunda ortaya güzel bir iş çıkacaksa bile..yiğiti her düşünüşümde burnumun direği sızladı.nasıl bir duygu annelik diye düşünmeden edemedim::

eve geldiğimizde ise zor ayağa kalkıyor olmama rağmen onu kapıda karşıladım.yiğit bana şöyle bir bakıp hemen kardeşini görmeye fırladı odaya.karşılaşma anları çok güzeldi.gülümseyerek dokunmak istedi yiğit ayaz a:)
emzirme işlemi ise onu çok şaşırttı.ben anlattım açıklamalı.bende emmek istiyorum dedi ama benim yüzüme bakıp olumsuz karşılamadığımı görünce emmekten vazgeçti:)
kardeşinin pipisini görünce rahatladı,kakasını görünce o tuvalete yapamaz içine düşer poposu küçücük dedi kendi kendine:))
ağladığını görünce telaşlanıp bana haber veriyor her seferinde.
emziğini görünce emdi 1-2 saniye.biberonununda tadına baktı:(
eldivenini eline geçirdi:)

birde yiğit hastalandı yine.fena öksürüyor be burun akıntısı var.banada bulaştı.şükür bebekte bişey yok ama kokmuyor değilim.doktora götürdü babası  yiğiti.boğaz kulak temiz.ventolinin hapını kullanıyor.rahatladı biraz.

ben yiğite annecim kardeşinin yüzüne öksürme diyorum ya...
bu akşam ayaz ı hıçkırık tuttu.o hıçkırdıkça yiğit 2 m uzağında bana şikayet ediyor.
'' annee kardeşim yüzüme öksürüyor'' diye
bende'' ayazcım abinin yüzüne öksürme hasta olur '' diyorum.yiğit rahatlıyor..
allahım tiyatroya bak ya.yiğitte tiyatro yaptığının farkında ama hoşuna gidiyor.
off yazacak çok şey var.aklıma geldikçe karalayayım bari ben...

1 Mart 2012 Perşembe

doğum

ayazım geldi hoşgeldi

kısaca bir doğum hikayesi geçmek istedim.etkisinden hala kurtulamadım ve çektiğim sıkıntıyı unutmamak adına kaleme almak istedim...

sabah 8:00de hastanedeydik.fakat sistem yoktu ve hasta girişi yaptıramadık.saat 10 da beklemekten sıkılınca doktor acilden giriş yaptırttırdı,doğumhaneye gittik.sadece sorular soracaktım çünkü bilgilendirme yapılmıyor.doğumhaneye girince hasta bakıcı tuttu beni hemen hazırlamaya başladı çünkü seni bekliyorlar dedi bana.bende annemi aradım kapıyı,yiğitle konuşacaktım,eşimle vedalaşacaktım hiçbirini yapamadım..
ama bunun yanında gayette pozitiftim çok neşeliydim,ve hiç heyecan,korku yoktu.niye olsun giricem ve bebeğimi koklayacaktım doğar doğmaz.ben hazırlandım ve yatağa yatırılıp bekleme odasına götürüldüm.tek başıma 1,5 saat orda bekledim ..yavaştan moralim bozulmaya başladı çünkü kimse hala beni bilgilendirmedi ve gelen giden olmadı.çok üşüdüm orda.
moralim bozuldukça bozuldu ve yiğiti çok özlediğimi düşünüp dahada moralimi bozup ağlamaya başladım oracıkta.yarım saat ağladım sessizce .belimdeki o ağrılar olmasa yataktan inip çıkacaktım ordan kolumda iğne,serumla.hasta bakıcı tesadüf geçerken beni ağlar görünce ne oldu dedi.konuşamadım.ailemi görmek istediğimi söyledim.hemen hazırlanma odasına tekrar götürdü beni çünkü yüzüm gözüm şişmişti ağlamaktan.hemen eşimi çağırdı,annem babam geldi yanıma.onlar beni teselli ettiler biraz.eşim çok panikledi.çok üzüldü .o kadar neşeli girince doğuma beni doğurmadan o halde görünce sinirlendi hastaneye.hemen gidelim dedi.başka biryerde doğum olsun dedi.köküne kadar sabırlı ben fevri davranamam hiçbir zaman beklemeyi devam ettirdim...
sonra hemşire gelip saat 12:00 oluyor bu saat beni doğuma alacaklarını söyledi. ve beni götürdü yine yatakta.o beklediğim saatlerde ameliyathaneyi  acil hastalar için kullandıkları açıklamasını yaptı beklememin sebebi için.neyse benim moralim yine yükseldi.geç olsun güç olmasın diye kendi kendimi teselli ediyordum durmadan..
doğum masasına çıktım.sipinal için iğne hazırlanıyordu.başımda ise beni getiren hemşire,ve sadece hasta bakıcı olduğunu anladığım bir erkek vardı.daha sonra bir kadın daha geldi onun da doktor olduğunu anladım.
üşümeye başladım ben,titremeye döndü sonra bu durumum.heyecanlandım sonra.oturma pozisyonuna geçirildim ve iğneyi batıracağını söyledi doktor.batırdı ve müthiş acıdı.ödem olduğunu konuştular ve neden bayılmayı tercih etmediğimi sordular.bende bunun benim ikinci gebeliğim olduğunu ve genel anesteziden kötü şekilde uyandığımı söyledim ve o sebeple 9 ay ünv.hastanesine  devam ettiğimi söyledim.
1,2,3,4,5 inci kez iğne batırdı ve her deneme hüsrandı. sonra artık sinirlendim ve niye yapamadıklarını sesimi yükselterek sordum ama sağlıklı bir cevap alamdım.arada bana yine sordular genel niye istemediğimi 2 denemeden sonra ben tamam artık çok acıdı dedim ve genel yapmalarını istedim.bu arada o hasta bakıcının kolunu morarttım.ağladım ve moralim yerle bir oldu.
genel yap dememi bekliyormuşçasına hemen kabul ettiler ve yatırdılar.hazırlamaya başladılar.ve sonrası malum.
yine genel anestezi sonrası kabusum başladı.uyanırken müthiş acılar.sayıklamalar...
kadın doğum servisine yatağa alınışım ,herşey battı bana o dakikalar.çalan telefonlar,cevaplarken sesli konuşanlar,yan yataktakinin öksürmesi,su sesi,herşey herşey..eşimin kucağında oğlumu gördüm ama bakasım bile gelmedi.
anlattım daha sonra olanları aileme eşim köpürdü...
neyseki ağrı kesicilerden sonra kendimi iyi hissetmeye başladım.
yavrumu kucağıma aldığımda kokusunu duyunca acılarım hafifledi,memeye yaklaştırınca emmeye hevesini bir kuzum olduğunu görünce daha da mutlu oldum ve kısa zamanda eski neşeme kavuştum..
yiğiti aradım biraz kendime gelince .sesini mutlu duyunca keyfim yerine geldi.
3.180 gr bir kuzu dünyaya getirdim.boyunu bilmiyorum.sanırım 50-51 gibi birşey,arada konuşmaları duydum gibi.doğum saati konusunda hiç fikrim yok .13:05 te bayılıyordum.13:30 a kadar olmuştur heralde.

sonuç içime dolan sevgi haksızlığa uğramışlık hissimi azalttı.

daha ünv.hastanesi ile ilgili sevmediğim çok şey oldu..mesela doğum yatakhanesinde bebeki hastalar ile kadın doğum ile ilgili yatan diğerleri aynı yerdeler.80 yaşındaki kanamalı ve başka hastalıkları olan kişilerle aynı odada kaldık.3 kişilik odadaydık.ama 8 kişilik yataklarda vardı.bebeklilerle ağır hastalar aynı odada kaldılar.erkekler istedikleri zaman ziyaretçilerdi.kapılar devamlı açıktı.hastalara yeterli ilginin gösterilmediğini düşünüyorum..daha neler neler.ama bunu başka zaman paylaşırım.

şu an iki çocuklu bir anne olmanın mutluluğunu taşıyorum..
yiğitin kardeşini gördüğündeki halini başka posta bırakıyorum.
ilk 2 çocuklu ve evde geçirdiğim gecemide başka posta bırakıyorum..
içimden geçen güzel duyguları da sonraya bırakıyorum..
bundan sonra bol maceralı bir ayşe ile karşınızda olacağım
şimdilik sevgiler

26 Şubat 2012 Pazar

ben yarın doğuruyormuyum şimdi????

günler bitti.doğum yarın.geçen günlerde yiğit için oldukça tedirgindim eser kalmadı.baktım ki başlarının çaresine bakabilecekler yiğitle babası.
daha doğrusu yiğit gene hasta.boğazı kırmızı bir şekilde şişmiş halde.4 gün boyunca gece ve gündüz benim canıma okudu biraz gaddralaştım galiba ona karşı.
ayakkabılarını fırlatıyor içeri doğru,oyuncakları evin heryerine dağıtıyor,kağıt kırpıyor gezerken,dışarıda en ufak şeyde yerlerde debeleniyor,herşeye ağlıyor,gecenin 3 ünden kalkıp yemek yicem diyor,getirdiğini beğenmiyor...bu listeyi devam ettirsem sayfalarca çıkar..kısacası beni çok yordu 5 gündür bende onun ben yokken ne yapacağını daha az düşünmeye başladım:)

nedense kendimi fazla enerjik hissettim 3-5 gündür.cuma günü kendimi çarşıya attım,o kadar çok gezdim yürüdüm ki,antalyanın altını üstüne getirdim.keyif yaptım.son eksikleri tamamladım filan.eve dönerken annem aradı gelmiş:) bana sürpriz yapmış.bugün gelecekti normalde..
kadını geldiğine pişman ettik gerçi.yiğit huysuzluklarını hemen gösterdi,eziyet etti resmen kadına.ben kızınca annem daha şaşırdı.

misafir geldi,yiğit büyün oyuncakları salona yığdı,çocuğun üstüne çıktı,koltuk minderlerini ortaya yığdı,yiyecekleri bilerek yere attı,hatta üstünden geçti ve ne oldu? ben çıldırdım.daha bir sabırsız oldum 4 gün eziyetin sonunda...neyse neyse.napim benim çocuğumda böyle.şımarığın en önünde gideni..

yarın için pekte heyecanlı değilim..gerçek hissim şu ki yarın doğurmak istemiyorum.karnımdaki hareketlerini iyice sindiremedim.yarım kaldı bişeyler.hazır değilim sanki.kendimi tecrübeli hissetmiyorum,bişeyler eksik ama ne???

yiğit için dün de avm ye gittik.yemek yedik,oyun parkında baya vakit geçirdik.oyuncakçıdan çıkamadık..bişeyler aldık
beyefendi bu seti beğendi ve avm den bunu aldık önce..

sonra eve geldik ben nette dolanırken yapmak istediğim sürprizi unuttum ve bir koşu evden çıkıp çarşıya gittim.o sırada yiğitle annemle uyuyordu.gidip bu ahşap blok setini aldım oğluma.doğumdan sonra hastaneye gelirse vereceğim.gelmezse eve gelince veririm diye düşündüm.çok severek oynayacağından eminim..

bugün resimler çekilmek istiyordum ama hiç fırsatımız yok malesef.eşim çalışıyor.babam akşam gelecek.yiğit huysuz kralı.annam aşağı indirdi onu.ben yanlızım şu an evde.
aslında duygusal şeyler yazmam lazım.sonra düşününce neden böyle yapmadım şöyle olmadı diyeceğim.biliyorum ama yapamıyorum şu an.çok farklı duygularım.duygulu değilim desem daha uygun olur sanırım..

başlığı görünce heyecenlanıp duygu yüklü şeyler yazacağımı sanmış olabilir ama büyük çocuğunu şikayet eden ve yarın doğuruyorum ama hiç heyecen yok diye bir yazı okuyorlar ve kimsenin okuyası gelmiyordur eminim...

yatağı 3 gün önce kurduk,kıyafetlerini dolaba yerleştirmedim hala.silinip yerleştirilecek.hala yiğitin odasında bebek yatağı ve yiğitle eynı odadamı yatacağız emin değilim.salya sümük akıyor burnu yiğitin.banada bulaştırdı biraz tabi..

en basitinden şöyle ki.bizi acaip maceralı,bol itişip kakışmalı günler bekliyor.sizi de eğer ki okursanız bol maceralı yazılar bekliyor....
sağlıcakla kalın:))

22 Şubat 2012 Çarşamba

SON 3 GÜN


gözlerim buğulu görüyor.o kadar çok şiştim ki...
sanki bir iğne değse poff diye patlayacakmışım gibi hissediyorum .
ayaklarımı görmek istemiyorum,durduk yerde acıyorlar.ayağımın üstündeki deri çatlamış yaaa.işin komiği krem süremiyorum.karnımdan asla eğilemiyorum.
aynaya bakmak istemiyorum,yüzüm fana halde şiş..neyse neyse doğumdan sonra geçecek tabiki bunlar..
son günler dayanmalıyım..
sonucunda mükemmel bir iş çıkaracağımdan eminim çünkü:)))

birazdan kuaföre gidicem,saç ,baş,bakım işlerini halledicem.saçlarımı kestirip boyatacağım.belki ondan sonra aynaya bakınca kendimi daha iyi hissederim.:)

dün çok güzel bir gündü benim için.sevgili nurturia annelerim bana geldiler.
gelen gelemeyen herkese teşekür ederim,bu son duygulu günlerimde bana eşlik ettiğiniz için çok mutlu oldum.

betül,ilal ve tatlı kızı,deniz ve tatlı kızı,yasemin, esra ,feyzan ve yakışıklı oğlu,afet ve yakışıklı oğlu bana geldiler..güzel sohbetli saatler geçirdik..
hediyelerine bayıldık,oğlum gece kalkıp kalkıp hediyesine baktı:)
aa bende ilalcimin bana kendi elleriyle dikip getirdiği emzirme yastığını eşime anlata anlata bitiremedim hala ağzım kulaklarımda:))


 yiğitim hediyesini açarken

 bunlar ayak değil zaten

yastığım çok güzel ama değilmi:)

21 Şubat 2012 Salı

37+2 ( SON 5 GÜN)

evet resimden de görüldüğü üzere sona gelmiş bulunuyorum..
öncede belirttiğim gibi ben yiğiti 40. haftayı doldurduğum zaman doğurduğumdan bunu 38 bitince doğuracağımdan çok önce oluyor,erken doğuruyormuşum hissi yarattım kendimde..
doktoruma sordum erken doğurmayayım dedim,ama ikinciler daha erken oluyormuş,daha öncesi birde sezeryansa böyle olmalıymış ki bir kazaya uğramayalım..
üstelik gelişimini tamamladı benim ikinci tosun maşallah.tersti döndü mesela.3 kg da geçti daha ne bekleyelim dedi doktor.e bende tamam dedim.zira artık bel ağrısına dayanacak halim kalmadı.
yiğit gecede en az 4 defa çişe kalkıyor,kalkmazsa yatağa yapıyorki en fenası,değiştirirken çok problem çıkarıyor.gebelik ilerledi diye uykularım çok bölünüyor zaten,aynı pozisyonda 2 saatten fazla yatarsam uyuşuyor her tarafım yada kramp giriyor bacağıma kalçama..
27 si gelmeyecek gibiydi.ve 5 günümüz kaldı....

bugün son NTS vardı.hastaneye bir gittim.birisi bozulmuş bana 6 kişi var ve sandalyeler acaip rahatsız.beklemedim yani yaptırmadım son NTS mi.

doğumla ilgili en ufak bir korkum yok.sadece meme başı yarasından tırsıyorum azıcık,çünkü acıyor şimdiden..
ne kesilmekten ne yeni bebek bakımından korkuyorum,ne diğer ağrılardan,kanamadan...

tek bir korkum var..yiğit benim olmayacağım 2 gece (öyle olur diyorum kendimce) ne yapacak.şimdiye kadar hiçbir gece ayrı kalmadık.hiçbir gece kalktığında benden başkasını görmedi yanında.gece uyandığında babasını görünce bastı ağlamayı..ne hata etmişim diyorum şimdi.gecede 4 defa çişe kalkan çocuk babayla nasıl vakit geçirecek 2 koca gece.
üstelik babamız çok heyecanlı doğum için,oldukça sabırsız bugünlerde,ve yiğit te sabır zorlayan cinsten bugünlerde..babası iş yoğunluğundan dolayı pek inceliklerini bilmiyor yiğitin..önüne tv açmasını istemem,vurdu kırdı film izlesin istemem,sağlıklı beslesin isterim,asla hiçbir sebeple sesini yükseltsin istemem.annem benim yanımda olacak ve bakacak başka kimsemizde yok...
işte doğumla ilgili en korktuğum şey bu..
bunu birine anlattığımda bana çok şaşırıyor,kendini düşünmeyip düşündüğüne bak diyorlar..işte bende böyleyim..

evimi temizledim dip köşe..ne çok yapılacak şey varmış..yardımcı tutsaydım da beğenmezdim ama değdi pırıl pırıl oldu evim doğum öncesi..allah sağlıkla oturmayı nasip etsin inşallah.
bu kış sağlığın ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladım,nefes alırken bile şükür edilmeli bence ..

yarın nurturia annelerim bana gelecekler.yaklaşık 12 anne ve yarısı kadarda yavru.çok heyecenlıyım gelecekleri için.hatıraları çok seviyorum,özellikle bugünlerde..duygusallığım tavanda..
resimlerle birlikte bir post yazarım inşallah..

hastanede doğuma giderken anneme-babama-eşime diyeceğim lafı bile hazırladım..''bana bişey olursa yiğite iyi bakmalarını,onu kimsenin üzmesine izin vermemelerini,ona hiç kızmamalarını tembih edeceğim''..evet evet duygusallığım tavan yapmış iyice değilmi..

yüzüm gözüm şişti,ayaklarım pofidik,ve kilomu yazmasam daha iyi..
eşime ben bu hamilelikten bişey anlamadım dedim.o da bişey anlamadığını söyledi,çünkü ikimizin de tüm aklı ve vakti yiğit üstüneydi.eşim benimle doktora gelmedi bu gebelikte.hastanede içeri almıyorlar erkekleri.kış olması dolayısıyla ben 10 kat giyiniyorum,adam beni sadece oflayıp puflarken gördü yani..

işte böyle..çoğu haftamı yazmaya çalıştım,sanki eksik bişeyler var hala bu gebeliğimde.yapamadığım şeyler var sanki,aslında en doğru laf doyamadım..hep bu benim son gebeliğim dedim ama sanki son olmayacakmış gibi geliyor şimdi nedense.doyamadım ben evet evet doğru laf bu..
duyar gibiyim dur doğsunda büyürken aynı şeyleri söyleyebilecekmisin olabilir tabi:))))

15 Şubat 2012 Çarşamba

mimlendim:)

 nihancım bir mim göndermiş.çok geç gördüm.cevaplamaktan zevk duyarım...

1- Sence çok anlamlı bir söz...
Bir kadın, anne olana kadar çocuktur ...Strindberg 

2- Makyajında olmazsa olmazın... allık..tombik yanaklarıma yakıştığını düşünüyorum :)

3- Uyguladığın güzellik tüyosu nedir... hiç hiç yok malesef.hele doğurmak üzere olan bir gebe olarak elime krem bile sürmekten acizim:) ama göbüşümü çatlamasın diye kremliyorum:))

4- En sevdiğin çiçek... kasımpatılara bayılırım.kokusu banaçok  hoş gelir:)

5- Nefret ettiğin bir şey... sözünü öylesine söyleyen,yapmayacağı şeyleri bile söz veren insanlar son zamanlarda tahammül edemediğim şey..

6- En çok sevdiğin iltifat... gülüşümü içten bulanlara sırıtmaktan kendimi alamam:)

7- Favori kitabın... BAY BELKİ .. diye bir kitap vardı.linkini bulamam ama arka arkaya defalarca okuyabilirim

8- Sana görünüş olarak yakın bulduğun ünlü... tanıdık bir kız Bülent Ersoy a benzetmişti .aklıma geldikçe kızarım o kıza ve hala konuşmak istemem gördüğümde:))
9-Herkesin sevdiği ama senin sevmediğin bir ürün...  sütaşın süzme peynirine herkes bayılıyor.ben bir peynir canavarı olmama rağmen hiç hzaetmiyorum o peynirden..

10- Şu an en çok almak istediğin kozmetik ürün... çatlak kremiiii:) fazla çatlamadım ama halihazırdalardan işe yarayan varsa hemen hepsini almak isterdim.
bende bu mimi ayşegül, nihal, bahriye,fikriye ve aleve gönderiyorum..cevapları ise merakla bekliyorum:)

14 Şubat 2012 Salı

36+1 ve doğum

bu hafta heyecan haftası bana...kısa kısa herşeyi yazayım da tarihe geçsin.geçen haftaları hep hastalıkla geçirdim ama bu minik yavru ne zaman ondan bir işaret istesem hep verdi:)
acaba ona bişey olurmu endişesi taşıdığım anlar oldu.çünkü 1000lik antibiyotik içtim.üzüldüm bu duruma ama yapacak bişey yoktu.benim durumumda içilmesi gerekiyordu.hala ağrıyor sağ tarafım.gece yatamıyorum,yatarsam kalkamıyorum.inleme sesleriyle hareket ediyorum ama şükür ki daha iyiyim.
dün doktora gittim.nts ye girdim.ultrason yapıldı.yaklaşık 1,5 ay önce makat pozisyonundaydı.ama dönmüş.kafası aşağıda şimdi. 2.900 gr olmuş.
ve yazayım sonunda 27 şubat 2012 tarih doğumlu bir oğlum daha olacak....
evle ilgili yapacaklarım bitmedi,valiz tam hazır değil,neyi bekliyorum ve nasıl olacak sıkıntıdayım.elim ayağım dolaştı sanki..
üstüne gün almak için doktora gittim ya.yiğit 40. haftayı doldurmuş 41 den gün alırken ve ben normal diye ısrar ederken sezeryana birden karar verilmiş bir şekilde doğmuştu...
bunda doktor şu gün doğsun dedi birden.ben en az 1 hafta daha geç bekliyordum.
gün verirken hastaların yattığı bölümde bir odada verdi tarihi.ve ben yanlızdım,kendimi çaresiz hissettim.herşey gözüme zor göründü.yiğiti yanlız bırakacakmışım da gidecekmişim gibi şeyler kurdum.ona haksızlık oluyormuş gibi geldi..aklımdan türlü saçmalıklar geçti.
sezeryandan sonra nasıl olacağı geçti..ameliyat olacağım tekrardan.ağrılarım olacak.evi çekip çeviremeyeceğim....
kısacası herbişeye yetemeyeceğimi düşünüyorum
.biliyorum yetemeyeceğim ve bunun zorunda da değilim zaten ama korkuyorum..
biliyorum aslında doğumdan sonra herşey kendi sırasında,nizamında gerçekleecek ama gebe psikolojisimidir nedir:)
depresyona girmekten korkuyorum galiba en çok.2 çocuklu olmaktan da korkuyorum.ikisiyle başa çıkamazsam diye korkuyorum.başa çıkamayıp şartellerimin atacağı andan ve sonrasından korkuyorum:)) off ne çok korkuyormuşum ama yaa.döktüm gene içimi...

amaa bir taraftan da çok mutluyum.içimden herşey çok daha güzel olacak hisleri var.sadece benim endişelenesim geldi heralde:)

ayaklarım şişti.tombik bir kaplumbağaya benziyor ayaklarım.be sadece 4 gün önce şiştiler.ayakkabı ve terliklere olmadıkları gibi.2 dk ayakta kalsam sızlıyorlar.
oldukça kilo aldım.yürürken bebek zorluyor beni artık.birden aşağı baskı yapıp oturmama sebep oluyor.ağırlık öne doğru beni çekiyor bende kendimi geri atmaktan belimin neresinde olduğunu anlayamadığım ağrılar çekiyorum...

ve yiğit hala gecede 5 defa çişe kalkıyor.4 defa kalksa yatağa işiyor:( ve değiştirikende büyüüük problem çıkarıyor.gece çişi için babasını karşısında görse kıyamet kopar..altına yaptığından suçluluk duygusuna kapılıp daha fazla eziyor beni..geçen hafta annem varken çıplak kaç defa odasından kaçtı.kendine vurma girişimleri oldu.yere yatıp giydirme çabalarını reddetti.ve ben yattığım yerden sadece duydum onları.hiç kımıldayamadığımdan müdahale edemedim.içim acıdı bu duruma da.
allah herkese sağlık versin..

bir plan yapmalıyım.pazartesi günü sabah hepimiz annem,babam,eşim,yiğit ben evden çıkacağız ve hepimiz yiğiti okula bırakacağız.ben sınıfına götürüp bırakacağım.ve durumu net bir şekilde anlatacağım.belki bir iki gün önceden anlatırım biraz biraz. hareketliliğinden ve haylaz davranışlarından beni anlaması zor oluyor oğlumun bu ara.olgun davranamıyor.seziyormu bilmem benim halimi de kendini ikinci plandamı hissediyor anlayamıyorum.ama fena bir gürültücülük ve haylazlık söz konusu davranışlarında..
akşamına babası okuldan alır ve yemek yedirir.dedeside yanında olacak.eşimi ve babamı iyice tembihlemem lazım.tv seyredip onu ihmal etmemeleri için.yiğit doğduğundan beri hiç ayrı bir gece geçirmedik.ona bunu hissettirmemeliler,haylazlık yaparsa çok iyi geçinmeliler..

anne olmak böyle bişeymiş.bir can çıkacak benden ve ben hala bir önceki canı düşünüyorum.hiç kendimi hesaba katmadan..yiğite yemek yapmalıyım,başkasının yaptığını severek yemez.oyun oynasınlar o gece onunla.benim yanıma gelebilirlermi bilmiyorum.ama çok istiyorum kardeşini görsün..ama beni hasta gibi görmesin.üzülür o..

minik yavrunun adı yılan hikayesine döndü bu arada.Hasan ... olacak ama noktalıları kestiremiyorum...derken eşim Ayaz da ısrarlı..ben o kadar sıkıldım ki kararsızlıktan.neye kendimi alıştırsam adam bişey buluyor.ayaza dönüyo..bende babasına bıraktım.nüfus cüzdanını çıkarıp getirince göreceğim ismini yavrumun.ve büyük bir ihtimalle hasan ayaz...napalım sağlıkla gelsin inşallah yavrum...